Seyahat Markaları için Etkileşimli İçerik En Etkili Pazarlama Aracı

Bu, Londra merkezli içerik pazarlama ajansı Kaizen tarafından Expedia, Skyscanner, Marriott International, Delta Airlines, TUI ve daha fazlası dahil olmak üzere seyahat markalarından alınan 2.000 içeriğinin analizine dayanan bir rapordan gelen birincil bilgidir.

Ajans, SEO istatistiği açısından belirli bir içerik parçasını neyin başarılı kıldığını belirlemek için makaleler, infografikler, etkileşimli araçlar ve kılavuzlar, videolar ve influencerların yazılarını analiz etti.

Kaizen Pazarlama Yöneticisi Jess Lang; “Etkileşimli içerik, SEO amaçlarının en güçlü içeriğidir. Bunun nedeni, yüksek düzeyde referans alanlarına sahip olmasıdır. Pek çok farklı web sitesinin içeriğe yeniden bağlanması veya içeriği kendi web sitelerinde öne çıkarması çok sevildi. Ayrıca sosyal paylaşımlarda diğer içerik türlerinden daha iyi performans gösterdi. Ortalama olarak, bir etkileşimli içerik parçası 4000’den fazla kez paylaşıldı; ancak bir influencer’ın ürettiği içerik yalnızca yaklaşık 150 kez paylaşıldı” dedi.

Lang, bu bulgunun, influencerlarla çalışmanın arama motorları için içeriği optimize etmenin etkili bir yolu olduğu varsayımına sahip olan markalar için değerli bir bulgu olduğunu söylüyor.

Ayrıca; “Influencerlar seyahat ile çok uyumludur. Bir influencerı harika bir tatile göndermek bir marka için tipik bir örnek. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, raporumuzun tamamen SEO tabanlı olmasıdır. Bir influencerın yaratacağı marka farkındalığını hesaba katmıyor. Muhtemelen oldukça iyi performans gösterirlerdi. Ancak, Google’daki gerçek sıralamalar açısından, influencer gönderilerinin en kötü içerikler oldukları tespit edildi” dedi.

Çalışma, seyahat sektöründeki en yaygın içerik türü olan Infografiklerin sosyal paylaşımlar için etkileşimli içerik açısından ikinci sırada yer aldığını ve ayrıca yönlendiren alan adları ve URL dereceleri açısından iyi sonuçlar verdiğini ortaya koydu.

Lang; “Infografikler, seyahat markalarının içeriğe ilişkin bir yöntem olarak kullanmaları için hala son derece düşük maliyetli ve etkileşimli olarak geliştirme anlamında çok fazla zaman da almıyorlar” dedi.

Video içeriği, etkileşimlerde yalnızca benzersiz backlinking bağlantı alanlarını kazanmak için ikinci sırada yer alıyor ve yüksek URL dereceleri elde edilebilir. Ancak raporda, videoların öncelikli olarak marka bilinirliğinin, örneğin; geleneksel SEO metriklerinden ziyade YouTube görünümleri aracılığıyla gerçekleştirilmesinin değeri belirtiliyor.

Kaizen analistleri de içerik manşetlerini ele aldı ve soru olarak yazılanların sosyal medya platformlarında daha yüksek oranda paylaşıldığını buldu. Analiz edilen içeriğin % 13’ü en az bir soru kelimesi içeriyordu ve “nasıl”, SEO’nun oluşturulmasında genel olarak en çok kullanılan ve en etkili olanıydı.

Lang; “Bunun gerçekten ilginç olduğunu düşündük, çünkü bu sadece seyahat içeriğiyle ilgiliydi, yani SEO açısından beklentiniz “ nerede” ya da “ne zaman” olabilir; ancak “nasıl” sorusu en SEO dostu soru” dedi.

TripAdvisor Sosyal Medyaya Odaklanıyor.

Başkan ve CEO Stephen Kaufer, TripAdvisor’ın sosyal bileşenini yüz milyonlarca aylık kullanıcıdan oluşturacağını; onları diğer sosyal medya sitelerinden uzaklaştırmaya çalışmayacağını belirtti.

Phocuswright Araştırma Direktörü Maggie Rauch, TripAdvisor’ın planladığı revizyonun “iddialı” olduğunu ve bunun, birkaç start-up’ın dahil olduğu bir alanda, gezginler için bir sosyal medya sitesi oluşturduğuna dikkat çekiyor ve Bu erken girişimlerde, “tutunma ve para kazanma” ile ilgili sorunlarla karşılaştıklarını söylüyor. TripAdvisor’a göre ise halihazırda var olan büyük bir topluluğa sahip olmasında avantaj var.

“Yine de, gezginler seyahat fotoğraflarını ve videolarını paylaşmak için başka bir sosyal mecra istiyor mu?” Eğer öyleyse, TripAdvisor’ın getirdiği yayıncı içeriği bu boşluğu dolduracak mı?”

Atmosfer Araştırma Grubu Kurucusu ve Sektör Analisti Henry Harteveldt, modern sosyal medya manzarasının yaratılmasına yardımcı olmak için TripAdvisor’a güvendiğini belirtti.

Kendisi; “Tüketicileri otellerin, restoranların ve diğer seyahat işletmelerinin kendi değerlendirmelerini ve yorumlarını incelemeye davet eden ve bir şekilde seyahat sosyal medyasında bir öncü olarak şansı hak eden ilk web sitelerinden biri. Bunu gözden kaçıramayız” dedi.

Yine de şöyle devam etti: “TripAdvisor’ın bu yeni türden platformu Facebook’a çok benzeyen bir görünüm ve his ile oluştururken karşılaştığı zorluk, Facebook’umuzun zaten var olması ve şimdi TripAdvisor 10 yıl ya da 10 yıldan daha fazladır var olan Facebook devrimine giriş yapıyor”

“Bu imkansız bir görev değil; fakat objektif olarak, tüketici davranışında bir değişiklik yapması ve onları teşvik etmesinin çok zor olacağını söylemeliyim” dedi.

Sosyal + etki

Yeni sosyal medya bileşenini duyurmasının yanı sıra TripAdvisor, platforma içerik eklemek üzere gerçekleştirdiği beta testinde 500 marka, influencer ve yayıncıyla birlikte çalıştığını söyledi.

Kaufer; “ne katılım için ne içerik için ödeme yapıyorlar, bunun yerine marka etkisinden yararlanıyorlar” dedi.

Discovery Lifestyle Studios Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Vikki Neil, bunun seyahat kanalının dijital içerik operasyonlarını da içerecek şekilde kanalı platforma çektiğini ve Tripadvisor’In çevrimiçi takibinin çok büyük olduğu belirtti.

Neil; “Bizim için yeni bir platformla denemeler yapmanın ve içeriğimizi benzersiz ve alakalı kitlelere sunmaya devam etmenin harika bir yolu. Bunun gibi yeni ortaya çıkan alanları deneyimlemeye hiç de yabancı değiliz ve Travel Channel’ın marka bilinirliğini TripAdvisor’ın kitlesi arasında nasıl arttırdığını görmeye de istekliyiz” dedi.

Morningstar Kıdemli Hisse Senedi Analisti Dan Wasiolek, TripAdvisor‘ın sosyal bir akış tanıtmak üzere yaptığı bu hamlenin, içeriğinden para kazanmak üzere bir dizi girişiminin bir parçası olduğunu söylüyor.

Wasiolek, son dönemde yapılan kullanıcı deneyimi iyileştirmelerine ve geçen yaz sitenin yalnızca inceleme ve derecelendirmeyle sınırlı olmayan bir rezervasyon sitesi olduğu konusunda tüketicileri eğitmeyi amaçlayan çok yıllık bir TV reklam kampanyasına da işaret ediyor.

Harteveldt, TripAdvisor’ın girişiminin işe yarayıp yaramadığını zaman gösterecek diyor.

“Bunun bir başarı olup olmadığını belirlemenin ne kadar zaman alacağından emin değilim” diyor ve ekliyor: “Altı ay veya daha az mı, yoksa bir yıl veya daha az mı veya yavaş yavaş ve potansiyel olarak birkaç yıl mı? ”

Zaman, TripAdvisor‘ın kendi sosyal medya bileşenini öne çıkaran tek site olup olmayacağını da gösterecektir.

Wasiolek, bir noktada Booking ve Expedia Grup’un benzer platformları tanıtacağına inandığını söylüyor.

“Gerçekten, bu şirketlerin üretmeye çalıştıkları şey, gezginlerin muhtemelen isteyecekleri her şeyi araştırmaları ve rezerve etmeleri için tek bir durak noktası ve bu hedefi geliştirebilecek her şeyin takip edilebileceğini düşünüyorum” diyor.

Harteveldt de gelecekte bir olasılık olduğunu söylüyor, ancak böyle bir platform yaratmak için gerekli yatırımın i yeterince büyük bir getiri sağlayıp sağlayamayacağını sorguluyor.

Ve eğer, TripAdvisor’un rakipleri olan diğer çevrimiçi devler kendi sosyal medya platformlarını tanıtmak istiyorlarsa Harteveldt; “hayatta kalabilmek ve uzun vadede başarılı olmak için birden fazla yer olup olmadığından emin değilim” diyor.

Harteveldt, sosyal platformunun temel olarak “1.0 sürümü” nün tanıtımı yapıldıktan sonra, önünde uzun bir yol var. Özellikle tüketicilere ve içeriklere katkıda bulunacak markaların, diğer sosyal medya sitelerinde büyük ölçüde var olduklarını göz önünde bulundurarak, tüketici kazanmak”çok zor” ve “burada hiçbir garanti yok” diyor.

Ancak, bu yılın sonunda resmi olarak başlatıldığında, aracıların siteyi kendi avantajlarına kullanması için bir aralık görüyor.

Harteveldt; “Bazı seyahat acenteleri için kendi uzmanlıklarını halka açık olarak paylaşabilecekleri daha iyi bir ortam olabilir. Asla bilemezsiniz, belki bazı seyahat acenteleri sonuç olarak bazı yeni müşterileri kazanacak kadar şanslı olacak. Burada bir sürü potansiyel ve fırsat görüyorum” dedi.

Dünya Ekonomik Forumu Seyahat ve Teknolojide Cinsiyet Eşitliği Raporu

Dünya Ekonomik Forumu, Deloitte ve McKinsey & Co. gibi diğer önde gelen kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar, gelişmiş operasyonel ve finansal performans, artan inovasyon ve daha fazlasını gerekçe göstererek, teknolojide cinsiyet çeşitliği ile oluşturulan ekiplerin olumlu etkilerini vurguluyor.

Bu araştırma Phocuswright’ın toplulukta bulunan kadın ve erkeklerin katılımından yararlanarak, kadın liderliğinin teşvik edilmesi söz konusu olduğunda seyahat teknolojisi ekosistemindeki şirketlerin nasıl olduklarını keşfetmesini sağlayacaktır.

Anketin sonuçları, 14 Kasım’da Los Angeles’taki Phocuswright Konferansı‘nda düzenlenen Kadın Liderlere Yönelik Girişim Kahvaltısı sırasında sunulacak ve PhocusWire‘da yayınlanacak.

Phocuswright inovasyona, yaratıcı düşünceye ve güçlü liderliğe bağlı bir endüstri ve toplumun bir parçası. Endüstrinin geleceğe doğru büyümek için en iyi ve en parlak olanının dümende olduğundan emin olması gerekiyor. Aşağıdaki kaynaklar tartışmaya ilginç bir bağlam getiriyor:

Ulusal Kadın ve Bilgi Teknolojileri Merkezi’ne göre, liderlik pozisyonlarında kadınlara sahip olmak, daha iyi takım dinamikleri, daha güçlü finansal performans ve daha yüksek verimlilik ile ilişkilidir.

Deloitte tarafından yapıln “Bilişim Teknolojisinde Cam Tavanı Kırmak” araştırmasına göre, gelişmiş operasyonel ve finansal performans, artan inovasyon ve daha fazlası gerekçe göstererek, teknolojide cinsiyete duyarlı ekipler için bir iş durumu oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu‘nun “Geleceğin İşleri 2018” raporuna göre, en çok ihtiyaç duyulan beceriler duygusal zeka, insan yönetimi, karmaşık problem çözme ve eleştirel düşünme becerileridir – ki bu beceriler kadınlara sıklıkla atfedilen becerilerdir.

McKinsey & Co. tarafından “Women Matter: Toplumsal cinsiyet çeşitliliği için iş ve ekonomik durum” araştırması ise yönetici topluluklarında güçlü kadın temsiline sahip şirketlerin, üst yönetiminde kadın bulunmayanlardan daha iyi performans gösterdiğini ortaya koyuyor.

Bu önemli anketi tamamlamak için lütfen 10 dakikanızı ayırın. Sizin samimi yanıtlarınız değerli ve elbette tüm katkılar tamamen anonim kalacak.

https://www.surveygizmo.com/s3/4631297/4fd8f5d46fd7

GBTA ve HRS’den Küresel Toplantı Raporu

 

Yeni araştırmaya göre, daha küçük veya “basit” iş toplantılarının büyük çoğunluğu, kurumsal rezervasyon araçlarıyla değil, doğrudan mekanlarla rezerve ediliyor.

Küresel İş Seyahatleri Birliği (GBTA) ve otel rezervasyon uzmanı HRS tarafından yürütülen küresel bir çalışma neticesinde; basit toplantılar organize edenlerin çoğunluğu doğrudan otel veya mekanı arayarak (% 67) veya mekanın web sitesi (% 28) aracılığıyla rezervasyon yaptığını ortaya koydu.

Katılımcıların sadece % 19’u bir toplantı ve etkinlik çevrimiçi platformu üzerinden rezervasyon yaptırırken, % 20’si organizasyonları veya seyahat yönetimi şirketi (TMC) tarafından sunulan bir çevrimiçi rezervasyon aracını, % 23’ü de bir yer hizmetleri hizmeti kullanmıştır. Doğrudan bir online seyahat acentesi üzerinden rezervasyon yaptırmak ise % 9’da  kalmıştır.

Elsehere, araştırmaya katılanların% 44’ünün “yönetilen” bir kurumsal kanal veya mekan araması yapmak için bir araç kullanmadığını ve bu katılımcıların % 77’sinin yalnızca otel kanallarına ve otellere alışveriş yapmak için tüketici kanallarına güvenmediğini gördü.

Genel olarak, organizasyonların çoğunluğu (% 52) herhangi bir yönetilen kurumsal kanalın dışında rezervasyon yaptı.

GBTA‘da araştırma direktörü Jessica Collison şunları söyledi: “Basit toplantılar, şirketler içinde önemli harcamalar yaratıyor – ancak bunlar çok zayıf bir şekilde yönetiliyor, potansiyel olarak düşük maliyetli şirketler, toplantı memnuniyeti ve hizmet-içi uyumluluk söz konusu.”

Basit toplantılar genellikle bir toplantı odası ve temel ses / görüntü olanakları gerektiren 10 ila 50 katılımcı arasında barındıran ve bazen de katılımcıların konaklaması için rezervasyon yapılmasını gerektirebilecek şekilde tanımlanır.

GBTA ve Meeting Professionals International (MPI) üyeleri arasında yürütülen çalışma, tüm küresel toplantıların% 50’sinin bu tanıma uygun olduğunu ortaya koymuştur – bu, tüm iş toplantılarının% 58’ini oluşturduğu Avrupa’da daha da yüksektir.

Örgütlerin yarısından fazlası (% 52) ayrıca, mekânları düzenlemek için elektronik ihale teknolojisini (e-RFP olarak bilinir) dağıtmaz ve bu tür bir süreci kullanmaya başlama planları yoktur.

Farklı türdeki katılımcıların davranışları arasında büyük farklılıklar vardı – toplantı profesyonellerinin% 54’ü tüm basit harcamaları izliyordu, ancak aynı şekilde seyahat yöneticilerinin sadece% 18’i aynı şeyi yapıyordu.

HRS için toplantı ve grup başkan yardımcısı Abbie Michaelson şunları ekledi:

“Alışveriş, rezervasyon ve mekan karşılaştırması için işlem dışı ölçümler, diğer kurumsal ihale alanlarında alarm zillerini kapattı.

“Bu bulgularla, sorumluların artık bu kategoride ölçülebilir değişiklikler uygulamak için mühimmatı var.”

Amadeus “Aktif Orta Yaş Üzeri Gezginlerin Beklentileri” Raporu

Amadeus, ‘Aktif Orta Yaş Üzeri Gezginleri Anlamak’ başlıklı raporunda, bu gezgin grubunun yaşam süreleri, hayat kalitesi ve harcanabilir gelirlerinin giderek artması nedeniyle pek çok sektörün ilgisini çekmeye başladığını ve bunun sonucu olarak bu gezginlerin seyahat etme kapasitelerinin de arttığını belirtti.

Seyahat etmek için daha fazla zamana ve isteğe sahip olan aktif orta yaş üzeri gezginler giderek büyüyen bir yolcu segmenti haline geldi. 190’dan fazla ülkede yılda 1,6 milyardan fazla kişinin yerel seyahat sağlayıcılarına bağlanmasına yardımcı olan ve teknolojisini 30 yılı aşkın süredir seyahat endüstrisi ile işbirliği içinde geliştiren Amadeus, yeni raporunda zaman içinde bu gezgin grubunun ihtiyaçlarının nasıl değiştiğine ve seyahat sektörünün bu değişime nasıl uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekti.

Raporda, yüksek gelir grubunun büyük bir oranının 65 yaşın üzerinde olduğuna ve bundan dolayı birçok gelişmiş ülkede seyahat etmeye bütçesi ve zamanı olanların bu yolcu grubu olduğuna değiniliyor.  Aktif orta yaş üzeri yolcular seyahat etmeyi yaşamdaki hedeflerini gerçekleştirmenin bir yolu olarak görüyorlar ve keşfe çıkmak için zamanlarının bol olduğu, sevdiklerine anlamlı deneyimler ve değerlerle dolu bir miras bırakma isteğiyle hayatı dolu dolu yaşamaya çalıştıkları belirtiliyor. Araştırmada, yolcuların seyahat planlaması ve düzenlemelerinin merkezinde insan etkileşimi olmasını istediklerine de dikkat çekiliyor. Bu yolcu grubuyla ilişkili üç ana başlık ise şöyle: Kendini Gerçekleştirme, Değerli Miras ve Güvenilir İlişkiler.

Hayallerdeki yapılacaklar listesini tamamlamak

Aktif orta yaş üzeri gezginler tek tip gibi değerlendirilmeyi reddediyorlar. İmkânsız diye bir şeyin olmadığına inanıyor ve hayatlarını dolu dolu yaşamaya çalışıyorlar. 50’li yaşların üzerindeki bu meraklı, açık fikirli ve aktif kişiler yolculuğu yaşamı zenginleştiren bir deneyim olarak görüyorlar.

Yeni bir sorumluluk yaşı

Çocuklarına bırakacakları miras, aktif orta yaş üzeri gezginler için paradan ya da maldan daha değerli. Odak noktaları artık geride ne bırakacakları değil, sevdiklerine neler öğretebilecekleri. Bu yaş grubundaki gezginler zaman ve enerjilerini aileleriyle olmaya ve onlara gerçekten anlamlı bir şeyler aktarmaya harcıyorlar.

İşlem değil ilişki

Teknolojiyi seven aktif orta yaş üzeri gezginler etkin araçların bir amaç değil araç olduğunu düşünüyorlar. Bu bakış açısını etraflarındaki dünyaya yayarken toplumdaki iletişimsizliği önlemek istediklerini, insan etkileşimini sevdiklerini dile getiriyorlar. Güvendikleri ve destek bekledikleri planlamacılar, uzmanlar ve satış danışmanları bu segmentte başlıca rol oynuyorlar.

Guatemala Turizm Kurulu Arttırılmış Gerçeklik Kampanyasıyla Turistik Çekicilik Sağlamaya Çalışıyor

Turizm birçok ülke için önemli bir ekonomik itici güç. Ilıman iklimi ve önemli tarihi alanlarına rağmen Guatemala ise yaygın bir tatil yeri olarak görülmüyor. Bu nedenle de ülkenin turizm kurulu, artırılmış gerçekliği kullanan yeni bir kampanya ile dikkat çekmeye çalışıyor.

Daha önce Paris’teki Charles De Gaulle Havalimanı için ortaya çıkan bu kampanya, JCDeaux ile birlikte geliştirildi. Reklamlar, Maya piramitleri ve Guatemala Şehir Merkezi gibi turistik mekânların çoğunu Guatemala’nın en ilgi çekici yerlerinden birkaçıyla birlikte öne çıkarıyor.

Birçok altyapı sorunu nedeniyle Guatemala, turizm sektörünü geliştirmekte yavaş kaldı. Son zamanlarda ise Orta Amerika ülkeleri kendilerini farklılaştırmak için çaba harcadılar. Bu nedenle de AR kampanyası Guatemala’nın uluslararası yolcular için ne sunduğunu ve görülmeye değer destinasyonları göstermesini sağlayan bir yöntem.

Sohbet Robotları, Tahmin Edilemeyen Bir Hızla E-Ticaretin Merkezine Oturuyor.

Sohbet robotları, konuşmanın dahil olduğu ticaretinin merkezinde yer alıyor ve çoğu e-ticaret markası için hızla gündelik hayatın bir parçası haline geliyor. Markaların ziyaretçileriyle etkileşim şeklini değiştiriyorlar ve benimseme oranları da hızla büyüyor.

Sohbet robotu teknolojisi gittikçe daha sofistike hale geliyor ve insan-müşteri destek ajanlarının yerini alan sohbet robotları konusunda tartışmalar devam ederken şüphesiz, çeşitli komutlara, sorulara ve hatta duygulara cevap verme becerilerinde daha “insan gibi” oluyorlar.

Birçok e-ticaret ekibi için “Kutsal Kase”, ziyaretçilerin hem masaüstü hem de mobil cihazlarda nasıl davrandığını ve gezinebildiğini gerçekten anlamak. Markalar, çeşitli derecelerde başarı ile on yıldan fazla bir süredir buna yaklaşıyorlar; ancak sohbet robotları etkileşimi söz konusu olduğunda ziyaretçilerin davranışlarını analiz etme bakımından çoğu ekip sohbet robotlarının etkinliğine dair karanlıkta. Bu da örgütlerin büyük çoğunluğu için büyük bir gri alan ve şüphesiz bir kayıp gelir kaynağıdır.

Fiyat ve ürünün yanı sıra, tüketicilerin kalpleri ve cüzdanları için rekabet edebilecek en iyi yollardan biri olarak deneyimin kalitesi kanıtlanmıştır: Tüketicilerin sohbet robotlarıyla etkileşime girme biçiminin devam etmesi, bir markaya aşırı derecede zarar verebilir.

UX’i Anlamak

Zayıf bir sohbet robotu deneyimi, hem marka etkileşimi hem de algıya zarar veren büyük bir kullanıcı hayal kırıklığına ve riske neden olacaktır. Kuruluşlar, ziyaretçilerin ilk günden itibaren sohbet noktalarıyla etkileşimde bulunma biçimlerini proaktif bir şekilde izlemeden ve optimize etmeden sohbet robotu teknolojisini sunmayı göze alamazlar.

Davranışsal analizi ölçebilme yeteneği, müşterilerin bir web sitesi üzerinden sohbet robotlarıyla nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamak için önemlidir. Şirketlerin problemli alanları hızlı bir şekilde tanımlamasına ve bunların ele alınabilmesini sağlamasının yanı sıra, kullanıcı davranışındaki eğilimlere dayalı deneyimi aktif olarak geliştirmelerini sağlar. Örneğin; ziyaretçilerin sohbet robotu yolculuklarının görsel bir haritasını görebilmek, sohbetin belirli bir aşamasında yüksek düşüşleri ve site çıkış oranlarını belirleyebilir.

Markalar, belirli ziyaretçi segmentlerinin kötü bir deneyimden sonra nasıl davrandıklarını da keşfedebilir. Siteye göz atmaya devam ediyorlar mı, bir satın alma işlemi yapıyorlar mı veya anında çıkıyorlar mı? Bu tür sorunları hızla tespit etme ve çözme yeteneği, gelir kaybını ve marka hasarını en aza indirmenin anahtarı olacaktır.

Markaların sohbet robotu UX analizini tam olarak kullanması, bir kullanıcının masaüstüne veya mobil yolculuğuna robotun dağıtımını gerçekleştirmek için en etkili zamanı keşfetmelerini sağlar. Daha fazla bilgi, ortaya çıkan soruların sırasını, çeşitli cevapların etkililiğini ve farklı ziyaretçi segmentlerinin bir sohbet robotu ile etkileşimde bulunma şekline ilişkin bilgilendirme yapabilir.

OUI.sncf, müşterilerin tren biletleri için rezervasyon yaptırabilecekleri bir sohbet robotu geliştirdi. Robot, Facebook Messenger’da, Google Assistant’da (ve eklenti olarak Google Home’da) ve kendi web sitesinde mevcuttur. OUI.sncf, bu teknolojinin erken benimseyicisi ve müşteriler belirli kalkış tarihlerini aramaktan sezon biletlerinin rezervasyonuna kadar her şeyi yapabilirler.

OUI.sncf Dijital Müşteri Deneyimi Direktörü Pascal Lannoo; “Bir UX analiz aracının entegrasyonu üzerinde çalışıyoruz, dijital UX ekipleri müşterilerin sohbet robotlarıyla etkileşimlerinde nasıl davrandıklarını görebiliyor. Bu da müşteri yolculuğunun bu yönünü geliştirmenin anahtarı olan değerli bilgiler sağlıyor.”

Lannoo; konuşmanın dahil olduğu ticaretinin sadece bir trendden daha fazlası olduğuna inanıyor:

“Bu, müşterilerimiz için gerçek bir yeni kişisel arayüz. Konuşmanın ek gelirler, artan katılım ve daha güçlü müşteri ilişkileri için önemli bir kanal olacağına gerçekten inanıyoruz” dedi.

Kendisi, bir analiz aracı kullanmanın, şirketin sohbet kullanıcısı ile neler yaşadığını anlamasına, ağrı noktalarını tanımlamasına ve çok daha hızlı tepki vermesine yardımcı olduğunu da ekliyor.

Sonuç

Sohbet ağları giderek olgunlaşan ve yaygın olarak kullanılan bir teknolojiye dönüşürken, gerçekte kuruluşların tüketicilerinin sohbet ticaretinin değerini en üst düzeye çıkarmak için sohbet robotlarıyla etkileşim biçimlerine ilişkin öğrenecekleri daha çok şey var.

Tüketicilerin gün geçtikçe daha fazla bilgi sahibi olmasından dolayı davranışları değişecek ve evrilecek; tıpkı son on yılda web sitelerinde olduğu gibi. Bu gelişmeyi takip etme ve anlama becerisi, şirketlerin bu deneyimi daha da geliştirmeleri ve sohbet yolculuklarının tüketici yolculuğuna girme şeklini daha iyi hale getirmeleri için önemli olacaktır.

Çin’deki Oteller Online Seyahat Acentalarını Radarına Aldı.

Çin’deki online otel rezervasyon endüstrisinin aylık aktif kullanıcı sayısı (MAU) ilk çeyreğe göre % 20.1 artışla 91.09 milyona ulaşmasıyla Çin’deki otellerin online otel rezervasyonlarına daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.

Trustdata‘nın Büyük Mobil Veri İzleme Hizmetinin araştırmasında Ctrip, Meituan Otelleri, Qunar, Tongcheng-eLong ve Fliggy gibi çevrimiçi rezervasyon platformlarının bu çeyrek için popüler ve hızlı büyüyen platformlar olduğunu ekledi. Bu oyuncular ikinci çeyrekte online otel rezervasyonlarının % 96,4’ünü oluşturdu.

Online otel rezervasyonunun rekabetçi manzarası, Ctrip gibi geleneksel OTA’lar ve Meituan Hotels’in pazara çıkması gibi süper platformlar ile net bir şekilde kesiliyor. Meituan Hotels, ilk sipariş ve oda gecesi Q2’de ilk sırada yer alıyor. Ctrip, Qunar ve Tongcheng-eLong’da kaydedilen kombine oda gecelerini geçti ve Q2 2018’deki pazar payının% 46.2’sini ele geçirdi.

Fliggy müşteri sadakati açısından ilk sırada yer alıyor. Meituan-Dianping ve Taobao, sırasıyla, gıda dağıtımı ve online alışveriş gibi yüksek frekanslı servislerle toplanan kullanıcı tabanları sayesinde Meituan Hotels ve Fliggy gibi süper platformlar, popülerlik kazanıyor.

Son olarak, Ctrip, seyahatle ilgili tüm hizmetleri sunan bir OTA’nın öncüsü. Yüksek yıldızlı otellerde Meituan Hotels ve Fliggy’e meydan okuyor. Ctrip’in ana kullanıcıları güçlü tüketim kapasitesine sahip orta yaşlılar iken, Meituan Hotels ve Fliggy kullanıcıları daha genç ve gelecekte büyük alım gücüne sahip olacaklar.

       

Milenyum Etkisi

Çinli 80’li, 90’lı ve 2000’li tüketiciler, konaklama rezervasyonlarının bu hızlı büyümesinde kritik itici güçlerdir. 2000’liler teknolojiyi kullanmakta ve eski nesillerin aksine bilgilerini çevrimiçi olarak paylaşmaktadırlar.

Milenyum çocukları eşsiz deneyimler için susadı. Daha sık olmamakla birlikte, hedefleri ve aktiviteleri ararlar ve bir fotoğrafı kanıt olarak almayı ve sosyal medyalarını yayınlamayı tercih ederler. Bu nedenle, taleplerini karşılamak ve kendi istekleri etrafında deneyimleri paylaşmak önemlidir.

Yabancı turistler, Çin’de daha az popüler olan yerleri keşfetmek için yalnız değiller. Yerliler de, ülkelerinin güzelliğini keşfedecekleri yaştalar. Yerel halk tarafından yapılan otel rezervasyonlarının oranı, 2012 yılının 2. çeyreğinde% 30’u aşmaktadır. Bu, çevrimiçi otel rezervasyonlarının gezginlerin yanı sıra yerel halk arasında da popülerlik kazandığını göstermektedir.

Sabre, Yeni Havayolu Platformunda Acentalar için Daha Akıllı Bir Yapı Sunuyor

Yeni fiyatlandırma ve gelir yönetimi yetenekleriyle desteklenen Platform, havayollarının farklı kanallardaki ürün ve hizmetlerini daha modern bir şekilde sunmasına ve satmasına yardımcı olmak için geliştirildi.

Sabre, platformunu ilk olarak Nisan ayında Dallas’taki “Travel Exchange” etkinliğinde tanıtmıştı.

Platformun temel özellikleri arasında, “Smartshop” adlı bir alışveriş motoru da yer alıyor. Bunun, sektörde geçmişte kullanılan önbellekleme teknikleri yerine, şirket içinde geliştirilen algoritmalara dayanan en hızlısı olduğunu iddia ediliyor.

Diğer bir özellik ise Sabre‘nin; pazarda daha hızlı büyümesine olanak tanıyan modernize edilmiş bir “API Stack” olarak tanımladığı “API Hub“dır. API Hub ayrıca, isteyen müşterilere kendi çevrimiçi deneyimlerini oluşturmaları için en yeni API’ları da açacaktır.

Platformun gelir optimizasyonu / yönetimi özelliği havayollarının tüketicilerinin halihazırda ne için alışveriş yaptıklarına ve tarihsel rezervasyon verilerini kullanmaktan ziyade rakip havayollarının ne yaptıklarına göre karşılaştırmaya dayalı kararlar almasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Bilgiler görsel bir formatta sunuluyor, böylece taşıyıcılar talebe göre fiyatlandırmayı hızlı bir şekilde ve en güncel piyasa verilerine dayanarak yapabilirler.

Temmuz ayında daha fazla iş birliği yapmak için PSS ve GDS unsurlarını bir araya getirmek üzere duyurulmuş olan Sabre Travel Solutions’ın “çıktıları”ndan biri de şirketin gelir optimizasyonu teknolojisindeki büyük miktardaki veriden daha iyi faydalanması oldu.

Acentalar için

Son bileşen ise havaalanlarındaki havayolu acenteleri için mobil cihaz tabanlı bir araç olmayı amaçlayan Digital Workspace (Dijital Çalışma Alanı). Teknoloji, acentelerin yolcuları kontrol etmelerini ve yardımcı hizmet sunabilmelerini sağlıyor.

Havayolu platformunun arkasındaki düşünceyi açıklayan Travel Solutions Başkan Yardımcısı Dave Shirk, bunun şirketin perakende ve dağıtım konusundaki yaklaşımıyla ilgili olduğunu söyledi.

Kendisi; “En büyük iki odak alanı; perakendecilik deneyiminin neye benzemesi gerektiği ile Amazon benzeri bir deneyimin nasıl oluşturulacağı ve alışveriş deneyiminin en iyisi olduğundan emin olmak. Bu sadece marjinal bir gelişme değil, bugün mevcut olan her şeyde 15 kat performans artışı demek” dedi.

Yine kendisi, Sabre‘nin havayolu müşterilerinin platformun ve vaatlerinin nihai hakimleri olacağını; ancak gelir yönetimi gibi unsurlarının da akademi ve havacılık dünyasından danışmanlardan oluşan Yolcu Menşei/Hedef Simülatör Araştırması (PODS) tarafından test edildiğini ekliyor ve: “Bir model oluşturduk ve herhangi bir zayıflık bulabilirler mi ve algoritmalar işe yarayacak mı diye test etmelerini istedik. Çünkü arkasında bilimin onayını istiyoruz” dedi.

eDreams ODIGEO, Seyahat için Duygusal Motivasyon Kaynaklarını İnceledi

Analiz, gezginlerin seyahat için ilham aldıkları aşamadan eve döndükleri zamana kadar, her seyahat esnasında deneyimledikleri altı kategoriye ayrılmıştır ve 15 duygunun altını çizmektedir.

The Meaningful Journey” adlı bir araştırmanın parçası olan bu araştırma İspanya, Fransa, İngiltere, Almanya, İtalya, Portekiz ve İsveç genelinde 3.600’den fazla insanın katıldığı IPSOS anketine dayanıyor ve eDreams ODIGEO’nun kullanıcı deneyimi laboratuvarından elde edilen verilerle de birleştirilmiş.

Motivasyon ve seyahat nedenleri

Seyahat dünyasında motivasyonlar, gezginlerin seyahat deneyimleri öncesinde, esnasında ve sonrasında nasıl hissettiklerinin yanı sıra neden yeni bir yer keşfetmeye karar verdiklerini de açıklıyor. Her gezgininin motivasyonu kendine özgü olsa da ve bu motivasyon, uzun tatiller ve hafta sonu gibi yapılan seyahat türüne göre değişiklik gösterse de eDreams ODIGEO, altı ana kategoride toplanmış olan ve çoğu geziyi etkileyen ana motivasyonları belirledi:

Seyahat kararlarını yönlendiren ana motivasyonlar

Zevk arayanlar: % 23

Kişisel zevki, eğlenceyi ve bireyselliği en üst düzeye çıkarma arayışı içindeler. Canlı hissetmek istiyorlar ve bazen sonuçlarını düşünmeden olayları akışına bırakıyorlar, Seyahat, onlar için bir çift olarak ya da arkadaşlarıyla macera anlamına geliyor.

Kişisel Bağ: % 23

Aile ile kaliteli zaman geçirmek için seyahat ediyor ve kişiler arası ilişkilerinin güçlendiğini hissediyorlar. Rahatlama ve günlük rutinden kaçış arıyorlar. Her zaman aile olarak; eşleri ve çocukları ile birlikte seyahat ediyorlar.

Benzersizlik: 15%

Kendilerini test etmek, sınırlarını zorlamak ve konfor bölgelerinin ötesinde yeni maceralar yaşamak için seyahat ediyorlar ki bu da kendilerini eşsiz hissettiriyor. Seyahat onların sosyal olarak tanınmasını sağlıyor. Kendilerini eşsiz hissettiren ve toplumları üzerinde olumlu bir etki yaratan egzotik yerleri tercih ederler. Yalnız veya arkadaşlarıyla ancak nadiren aileleriyle birlikte seyahat ediyorlar.

Ait olma Duygusu: % 14

Bir grubun parçası olarak hissetmek istiyorlar. Destinasyonun bir parçası olarak hissetmek için seyahat ediyorlar; kültürün ve günlük hayatın deneyimlenmesi için bir yerel gibi yaşıyorlar. Kendilerini olayların akışına bırakıyor ve yerel halkla etkileşim kurabilecekleri şehir veya kırsal bölgeleri tercih ediyorlar. Yalnız veya çift olarak; ancak nadiren çocuklarla seyahat ediyorlar.

Sakin ve Rahat: % 13

Kendilerini rutinden soyutlama ve stresten kurtulma arayışı içindeler. Her zaman güvende hissetmeye ihtiyaç duyuyorlar ve yükümlülüklerinden uzaklaşarak rahatlık arama ihtiyacı içindeler. Özellikle de sahil kesimlerine ya da sağlık merkezlerine çift olarak seyahat ediyorlar.

Kontrol ve Disiplin: % 12

Kendilerini rutinlerinden soyutlanmak istiyorlar; ama yeni bir rutinle! Seyahatlerini, titizlik ve düzen ile takip edilmesi gereken bir disiplin olarak çok akılcı bir şekilde planlıyorlar. Amaçları, duygusal taraflarını göstermemeye çalışarak ve durumu kontrol ederek tamamen güvende hissetmek.

Yaklaşık olarak her 4 kişiden biri (% 24)’ü İngilizlerden oluşuyor ve kendilerini “Kişisel bağ” gezgini olarak tanımlarlarken, her beş kişiden biri (% 20), kendilerini düşünmeden hareket eden “zevk arayanlar ” olarak tanımlıyor.

Bir gruba ait olma hissi“, dinlenmek ve rahatlamak da İngilizler tarafından (% 17) eşit oranda en önemli öncelikler olarak seçilmiş.

Coğrafi eğilimlere bakıldığında, Güney Avrupa ülkeleri (İtalya, İspanya ve Portekiz) için (sırasıyla % 26,% 24 ve% 23) “Zevk Aramak” motive ediciyken, İsveç (% 32) ve Fransa (% 26) gibi kuzey Avrupa ülkeleri için “Kişisel Bağ” motive edici. Aynı şekilde, Motivasyon kaynağı “Eşsizlik” olan kategorinin, Avrupa’nın diğer bölgelerine göre Akdeniz ülkelerinde daha yaygın olduğu görülüyor.

Gezgin ihtiyaçlarını anlamak ve çözmek için teknoloji

Çalışma, Avrupa’da türünün ilk örneği ve eDreams ODIGEO’nun Barselona ofisinde düzenlenen bir etkinlik ile uluslararası bir kitleye sunuldu. Şirket, aynı zamanda, gezgin ihtiyaçlarını anlamak ve çözmek için kullandığı teknolojileri de ortaya koydu. Toplu ve anonimleştirilmiş verilerin algoritmik analizi sayesinde, eDreams ODIGEO artık sistemde arama sonuçlarında gezginlerin görmek istediklerini tahmin eden 8 milyardan fazla günlük tahmin gerçekleştiriyor.

Makine öğrenimi sayesinde şirket, bir müşteriye uçuş sonuçlarını gösterme süresini % 88’e kadar azalttı. Şirketin müşterilerinin üçte birinden fazlası tek bir seyahat aramaktan daha fazlasını gerçekleştiriyor ve çoğu durumda bu en iyi fiyatları bulmak için farklı tarihlerin test edilmesini de sağlıyor. Makine öğrenimi sayesinde eDreams ODIGEO, artık bu tür arama modellerini gerçek zamanlı olarak ve % 80’in üzerinde bir doğrulukla, bir müşteri isteğini gerçekleştirmeden önce alternatif sonuçları öngörebileceğini ve sunabileceğini de anlıyor.

Şirket aynı zamanda, makinenin kendi başına öğrenmesine ve değişen ortamlara otomatik olarak uyum sağlamasına olanak tanıyan, otonom araçların gücüne sahip olanlara benzer son teknoloji güçlendirilmiş öğrenme algoritmalarını da tanıttı. Bu tür bir algoritma, eDreams ODIGEO‘nun testlerini ve yeni ürün ve hizmetlerinin lansmanını hızlandırmasına da yardımcı oluyor. EDreams, Opodo, GO Voyages, Travellink veya Liligo gibi markalarıyla arama yapan 18,5 milyon müşterisi ihtiyaç duydukları anda tüketicilere hem zaman hem de para tasarrufu sağlayan daha kişiselleştirilmiş bir deneyime erişebiliyor.

“Bir yolculuğu anlamlı kılan şey gerçekten kavramak”

EDreams ODIGEO’nun CEO’su Dana Dunne tarafından açıklandığı üzere; “Teknoloji, gezginleri anlamanın anahtarıdır ve tespit ettiğimiz gibi, her birey için bir seyahati anlamlı kılan şeyleri gerçekten kavramak için yalnızca işlevsel değil; fakat duygusal tetikleyicilere de bakmak çok önemlidir.

“Bu araştırmayı gerçekleştirerek, Yapay Zeka ve Kullanıcı Deneyimi aracılığıyla gezgin motivasyonları anlayışımızı geliştirerek, müşterilerimize gerçekten kişiselleştirilmiş bir seyahat deneyimi sağladığımızdan emin olabilir ve dünyayı daha fazla görmeye teşvik eden bir teklif sunmak için teklifimizi keskinleştirmeye ve geliştirmeye devam edebiliriz” dedi.

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe