Skyscanner’dan BAE’den Seyahat Eden Gezginlere Faydalı İpuçları

Tanınmış seyahat arama web sitesi ve uygulaması Skyscanner, Birleşik Arap Emirlikleri’nden gerçekleşirilen uçuş verilerinin haftanın en ucuz günü olarak Perşembe gününü gösterdiğine ve Cuma gününün uçmak için en pahalı gün olduğuna işaret ediyor.

Skyscanner, ortalama uçuş fiyatlarına dayanarak seyahat edenlerin Cuma günkü kalkıştan Perşembe günkü kalkışa geçerek yüzde 10 veya daha fazla tasarruf edebileceğini açıklarken, gezginler ayrıca asıl seyahat günlerinden bir gün önce veya bir gün sonra seyahat ederlerse tasarruf edebilirler. Skyscanner’ın Month View arama aracı, destinasyonlar için yolculara en uygun fiyatlı uçuşları bulmalarında yardımcı olabilir.

Skyscanner verileri, Cumartesi günlerinin uçuş rezervasyonu için en ucuz gün olduğunu, Çarşamba günlerinin ise rezervasyon gerçekleştirmek için en pahalı gün olduğunu da belirtti. Veriler, yolcuların Çarşamba günündense Cumartesi günü rezervasyon yaparak ortalama uçuş fiyatlarında yüzde iki tasarruf edebileceklerini ileri sürüyor.

Veriler ayrıca, geçen yıl 1 Nisan’da BAE’den yapılan dış uçuşların en yoğun yaşandığı gün olduğunun da altını çizdi. Genellikle Perşembe, seyahat için en yoğun gün, cumartesi ise en sessiz gün.

Uçuş rezervasyonu yaparken, BAE sakinlerine para tasarrufu yapmak için yakındaki farklı bir havaalanından uçmayı düşünmeleri öneriliyor. Birleşik Arap Emirlikleri‘nden Londra’ya Mart ayında uçan dört kişilik bir aile, havaalanı seçimini Abu Dabi’den Dubai’ye değiştirmeleri halinde 816 dolardan fazla tasarruf sağlayabilir. Gezginler arama yaparken yalnızca “yakındaki havaalanları ekle” yi tıklayıp kısa bir otomobil, otobüs veya tren yolculuğu ile önemli miktarda para tasarrufu yapıp yapmadıklarına bakmaları yeterli. Diğer bir boşluk, aynı havayolu ile yapılan rezervasyonların yerine, yolcuların bir havayolu ile uçup diğerine dönerek tasarruf edebileceği yönünde.

Bu arada, nereye gideceğine karar veremeyen sınırlı bir bütçeye sahip olanlar için, Skyscanner’ın Her Yerde Ara aracı, en ucuz destinasyonları bulmakta onlara yardımcı olabilir. 2019 yılında, BAE gezginleri için en iyi değere sahip destinasyonlar: Salalah, Umman (yüzde 40 fiyat düşüşü), ardından Las Vegas (yüzde 21 fiyat düşüşü) ve Muscat (yüzde 14 fiyat düşüşü). Diğer uygun fiyatlı hedefler arasında Larnaka, Kıbrıs; Taşkent, Özbekistan; Harare, Zimbabve; Los Angeles, ABD; Madurai ve Chandigarh, Hindistan; ve Sharm El Sheikh, Mısır oldu.

Son olarak, Skyscanner, iyi bir pazarlık elde etmenin en iyi yolunun, fiyatlar belirli bir rotada yükseldiğinde veya düştüğünde kullanıcıya bir bildirim gönderen bir fiyat alarmı kurarak fiyatları takip etmek olduğunu belirtti.

myGO Kontrat Müdürü Gülseli Hayal “Geceleme Sayısını Artırıyoruz.”

myGO Worlwide Belçika-Brüksel merkezli olan global bir rezervasyon portalı. Kısa bir süre önce, 2018 Mayıs ayında Türkiye ofisi faaliyete girdi. 2017’de henüz Türkiye’de fiili olarak varlık göstermiyor iken 35.000 oda gecelemesi yapan myGO, Türkiye ofisinin açılmasının ardından 2018’de, 6 aylık süreçte 65.000 oda/geceleme rakamlarına ulaşmış.

Ağırlıklı olarak Kuzey Afrika pazarından hem düşük bütçeli otellerle, hem de üst segment konseptlerde de rezervasyonlar alıyor. Hem leisure, hem de business gruplar ve FIT olarak da VIP portföye sahip bir şirket. Middle East pazarına kıyasla, Kuzey Afrika pazarının daha kaliteli ve otellerin daha fazla tercih edeceği bir misafir profiline de sahip… Özellikle İstanbul’daki otellere yüksek geceleme sayıları ile misafir bağlantısı yaptıklarından, çalıştıkları otellerin geceleme ortalamalarını yükselttiklerini de vurguluyorlar.

myGO Worldwide Kontrat Müdürü Gülseli Hayal, myGO’nun faaliyetleri ve otel partnerlerine kontrat esnasında/sonrasında sağladıkları faydaları şu şekilde ifade etti : “İstanbul’daki otellerde yabancı turistlerin geceleme sayıları 2-3 geceler iken, bizde İstanbul konaklaması 6 gece ortalaması ile gerçekleşiyor. Rezervasyon kapasitemizin %80’i İstanbul otellerine düşüyor… Fas, Tunus ve Cezayir’den Türkiye’ye yoğun bir uçuş trafiği var. Günde 30’a yakın uçuş var, bunların yarısını bile dolu düşünsek, Kuzey Afrika ülkelerinden günde ortalama 5.000 kişi İstanbul’a geliyor, bu gerçekten de iştah kabartan bir rakam. Kış döneminde bile her gün en az 50 oda rezervasyonu alıyoruz. Bu rezervasyonlarımız; alışveriş, kültür turu ve tur-transfer alan FIT müşterilerimizden oluşuyor.” dedi.

Kontrat yapıldığı an, otelinize anında rezervasyon düşer…

myGO Worldwide Kontrat Müdürü Gülseli Hayal sözlerine, “Başlangıcı Hotelbeds olmak üzere, sektörün önde gelen markalarında otellerle verimli işbirlikleri sağladım. Özellikle 10 yıla yakın bir zamandır tanıdığım otelcilerle artık iş ortağı değil, arkadaş olduk. Bunun myGO’da hızlı ilerleyebilmemiz için çok büyük bir etkisi oldu. Tecrübelerim, samimiyetin çok büyük bir kazanım olduğunu gösterdi. Ayrıca sadece myGO’da gördüğüm çok pozitif bir durumdan bahsetmek istiyorum. Daha kontratı yüklediğimiz anda birçok otelimiz anında rezervasyon aldı, bu beni çok şaşırtmıştı başlarda! Bugün ise; oteliniz myGO ile anlaşma imzalarsa, 5 dakika içinde kazanmaya başlıyorsunuz diye söze başlayabiliyorum. Global diğer wholeseller firmalara göre eğer ki aynı otelde bir tık daha iyi fiyatımız var ise veya otelin o an uzun süre konaklamaya yönelik bir kampanyası var ise, rakiplerimize göre çok daha hızlı rezervasyon alıp, otellerimize kazandırıyor ve otellerin geceleme sayılarını da hızla yükseltiyoruz. Daha önceki görüşmelerimde nadiren otel sahipleri ile tanışırdım ama otel sahipleri zaman içerisinde ofisimize kadar gelerek bizlere teşekkür etmeye başladılar.” şeklinde devam etti.

Tarihi Yarımada ve büyük otellerin de gözdesiyiz

Hayal, “Sistemimizde en çok İstanbul’da, tarihi yarımada bölgesi talep görüyor… Bu talebi karşılayabilmek adına 4 ay içinde, toplam 400 oteli kontratlarımıza ekledik. Bununla birlikte hemen her gelir grubundan misafirimiz olduğu için, Sirkeci-Laleli bölgesine de talep alıyoruz. Ayrıca büyük otellerin de gözdesiyiz! Zira farklı pazarlardan VIP gruplar getiriyoruz. Fildişi Sahilleri ve Umman Sultanlığı’ndan çok kaliteli gruplarımız oluyor, ayrıca myGO’nun sadakat programı kapsamında 600 kişilik exclusive bir müşteri kitlesi var. Bu kitle, Fas, Tunus, Cezayir, Fildişi Sahilleri ve Umman Sultanlığı ağırlıklı olmak üzere, daha çok bütçesi yüksek butik-özel kategori ve/veya 5 yıldızlı otelleri tercih eden misafirlerden oluşuyor. Birçoğu FIT olarak rezervasyon yaptırıyor, tur-transfer gibi hizmetleri de bizden satın alıyor. Bu değerli kitle içinde, daha üst segmentteki otellere giden küçük-büyük gruplar da yer alıyor. Üstelik sadece Leisure değil Business gruplar da getiriyoruz.” dedi.

Otellerimizi asla bekletmiyoruz

Otelci meslektaşlarımız myGO ile kontrat yapma aşamalarında hiçbir zahmetle karşılaşmıyorlar. Bizimle kontrat yaptıktan itibaren, otelin fiyatı aynı gün içinde sisteme yükleniyor ve hemen rezervasyon almaya başlıyorlar. Piyasada bizimle aynı işi yapan ve marka bilinilirliği yüksek birçok b2b rezervasyon portalı ise ortalama olarak kontrat süresinden itibaren 2 hafta içinde oteli sistemlerine açıyorlar. Biz son derece hızlı aksiyon alıyoruz, Türkiye ofisimizin gücünü kullanıp, aynı gün sisteme açılan otellerimize, hemen rezervasyon alma imkanı sunuyoruz. Kontratı sadece fiyat alma kısmında bırakmıyoruz. Sonrasında otellerden gelen talepleri de, mutlaka aynı gün cevaplandırıyoruz.

Extranet ile işlerini kolaylaştırıyoruz

myGO Worldwide Kontrat Müdürü Gülseli Hayal, “Channel Manager sisteminin bir benzeri olan extranet sistemimiz ile otellerin doluluk oranlarına göre fiyat değişikliği yapmak istemesi halinde, extranet üzerinden anında güncelleme yapabiliyorlar.” diyerek sözlerini noktaladı.

İngiltere, 2021 Yılına Kadar Hidrojenle Çalışan Trenleri Hayata Geçirebilir mi?

The Times’ın raporuna göre, İngiltere demiryolu ağı, 2021 yılı başlarında hidrojen yakıt hücresi teknolojisiyle çalışan trenleri hayata geçirebilir.

Raporda, 100’den fazla trenin hidrojen yakıt hücresi teknolojisiyle çalışan ilk filoya dönüştürülmesi için çok uluslu Fransız Alstom ile bir anlaşma yapıldığı belirtildi.

Times, 321 Sınıfı elektrikli trenlerin, araçların ön ve arka üçte birinin hidrojen gazı depolama tanklarını barındırabilmesi için dört taşıma treninden dönüştürüleceğini söyledi.

Bu trenler, Breeze markası altında, 2021 başlarında, yolcu trenleri ve banliyö hatlarında, muhtemelen kuzeybatı ya da kuzeydoğuda hayata geçecek.

Raporda, Ulaştırma Bakanlığı’nın “operatörlerin, elektrikli trenleri işletmek için gereken çok pahalı enerji hatları kurmaya gerek kalmaksızın dizel trenleri kullanmasına olanak sağladığı için” planları desteklediğini belirtti.

Alstom, ilk olarak geçen yıl Mayıs ayında İngiltere’ye hidrojen yakıtlı trenleri getirmeyi planladığını açıklayarak, “Hükümetin 2040’a kadar dizel demiryolu araçlarını kaldırma konusundaki ilk temel açıklamasına” atıfta bulunmuştu.

Şirket, “Eversholt Rail ile 321 Sınıfı elektrikli trenleri hidrojen işletimine dönüştürmeyi planlıyor, hidrojen tanklarını ve yakıt hücrelerini Britanya’nın en gelişmiş demiryolu araçları olarak ağda kanıtlanmış en iyi motorlu trenlere yerleştirmeyi planlıyor” açıklamasında bulundu.

Alstom ayrıca, Almanya’nın bölgesel demiryolu ağına hidrojenle çalışan trenler getirme sürecine de dahil oldu ve ilk trenler bu yılın sonlarında başlatılacak.

Alstom, hidrojen yakıt kullanımının avantajlarını vurgulayarak:

“Hidrojen sürdürülebilir elektrik ve elektroliz kullanarak veya endüstriyel proseslerle üretilebilir. Trendeki yakıt hücresi, su oluşturmak için hidrojen ve oksijen kombinasyonuyla elektrik üretir. Elektrik enerjisi, bataryalarda ortada depolanır ve tren, elektrikli bir çekiş gücüyle çalıştırılır. Tek egzoz, buhar ve yoğunlaştırılmış sudur” açıklamasında bulundu.

Küresel Paylaşımlı Araç Sektörü 61 Milyar Doların Üzerinde Bir Değere Sahip

On yıl önce var olmayan bir sektör olan paylaşımlı araç sektörü, şimdi 61,3 milyar dolar değerinde ve 2025 yılına kadar değeri 218 milyar dolara ulaşacak.

B2B araştırma firması Marketsandmarkets tarafından yayımlanan bir rapora göre, artan kentleşme ve azalan araç sahibi olma trendi sektörü beslemeye yardımcı oluyor.

Raporda, yalnızca Uber (Mart 2009’da kurulmuş olan) ve Lyft gibi paylaşımlı otomobil şirketleri değil; fakat aynı zamanda bisiklet ve scooter paylaşım hizmetleri gibi “mikro mobilite” çözümleri de yer alıyor.

Raporda, şirketlerin işe gidip gelen ya da iş için seyahat eden çalışanlara araç sağladığı “kurumsal araç paylaşımında” büyüme öngörülüyor. Kurumsal araç paylaşımı, şirketler tarafından, satın alınmış şirket araçları veya kiralık araç filosunun sürdürülmesine nazaran daha ekonomik bir alternatif olarak görülüyor.

Rapora göre, “Çalışanların aynı rotada seyahat etmeleri muhtemel olduğundan kurumsal araç paylaşımına olan talebin artması bekleniyor. Böylece eş yolcuyu kolayca ve daha az bekleme süresiyle bulmak çok daha kolay. Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomilerde artan nüfus ve artan kentleşme nedeniyle Asya / Okyanusya pazarında olması bekleniyor. Kentleşmenin ve trafik sıkışıklığının artması gibi faktörlerin paylaşımlı araç hizmetlerine olan talebi artırması da muhtemel.”

Küresel Anket, Online Ödeme Seçeneklerinden Memnuniyetsizliği Tespit Etti

İngiliz, Amerikan, Çinli, Fransız ve Alman gezginlerle yapılan bir anketin sonuçları, bu gezginlerin çevrimiçi tatil rezervasyonu yaparken istedikleri şekilde ödeme yapamadıkları için mutsuz olduklarını ortaya koydu.

YouGov ve e-ödeme sağlayıcısı ACI Worldwide tarafından gerçekleştirilen çevrimiçi anket ile 7.400 tüketicinin görüşleri alındı.

Ayrıca, şeffaf fiyatlandırma eksikliğinin gezginler için başka bir endişe kaynağı olduğu ve% 66’sının çok fazla gizli ücret olduğunu söylediği de belirtildi.

ACI Worldwide Küresel E-ticaret Çözümleri Başkanı Peter Moedlhammer; “Küresel seyahat endüstrisi, yıllık % 10’luk büyüme oranları ile yılda 2,2 trilyon dolar değerinde hızla büyüyen bir pazar.

“Piyasa, son on yılda, birçoğu dijitalleşmenin yönlendirdiği büyük değişiklikler geçirdi. Dijital kanallar, seyahat operatörlerini pazara yeni yollar sağlama konusunda güçlendirdi ve gezginler artık seçeneklerini çevrimiçi olarak araştırabiliyorlar ve ardından tatil rezervasyonları veya resmi tatiller için tam olarak nasıl ödeme yapacaklarını seçiyorlar. Şaşırtıcı olan, birçok tüketicinin, çevrimiçi seyahat müşteri sürecinden bir veya daha fazla yönden, bu ister fiyat şeffaflığı, rezervasyonda değişiklik yapma yeteneği veya isterse tercih edilen ödeme yöntemleriyle ödeme yapmak konusunda olsun mutsuz olması. Seyahat operatörleri bu çok rekabetçi pazarda etkin bir şekilde rekabet etmek istiyorlarsa, bu sorunları acilen ele almaları gerekiyor” dedi.

Seyahat edenlerin % 30’u çeşitli ödeme seçenekleri isterken, kredi kartları ve banka kartları (sırasıyla% 36 ve% 29) dünya çapında seyahatler için en popüler yöntem.

Anket bulguları PayPal‘in popüler bir seçenek olduğunu (çoğu ülkede ve dünya genelinde, yaş gruplarında % 17) da ortaya koydu.

Yerel ödeme yöntemlerini Almanya ve Çin’in tercih ettiği tespit edildi. Almanya’da tüketicilerin % 33’ü doğrudan banka havalesiyle ödeme yapmayı tercih ediyor, Çin’de ise % 78’i tercih edilen ödeme yöntemi olarak Alipay’i kullanıyor.

Ortalama olarak, yanıt verenlerin yaklaşık beşte ikisi (% 37) küresel olarak yılda bir ila iki kez seyahat ederken, beşte birden fazlası yılda üç ila beş kez seyahat gerçekleştiriyor.

Buna ek olarak, seyahat edenlerin % 65’i boş zaman seyahatleri için 320 ila 3.800 dolar arasında bir harcama gerçekleştiriyor ve yıllık olarak 1.300 dolardan fazla harcama yapılıyor.

Küresel olarak % 74’ü seyahat rezervasyonlarını dijital cihaz (bilgisayar, dizüstü bilgisayar veya cep telefonu) aracılığıyla yapmayı tercih ediyor ve ortalama olarak % 10’u ise şahsen rezervasyon yapmayı tercih ediyor. Seyahat karşılaştırma web sitelerinin önemli pazar payına sahip olduğu, seyahat edenlerin % 30’unun bu kanal üzerinden rezervasyon yapmayı tercih ettiği de tespit edildi.

Şeffaflık ve veri güvenliği ise, müşteri sadakati için hayati öneme sahip, katılımcıların % 66’sı şeffaf fiyatlandırma eksikliğini rahatsız edici olduğunu belirtti. Ayrıca % 32’si seyahat şirketlerinin kişisel bilgileriyle ne yaptıkları konusunda endişe sahibi ve % 34’ü operatörlerin daha şeffaf olması gerektiğini belirtti.

Ankette ayrıca, dünya çapında seyahat edenlerin %33’ü ya tatil yaparken ya da seyahat ederken dolandırıcılığa uğradığını açıkladı.

Dolandırıcılığa uğrayan gezginlerin arasında İngiliz gezginlerin sayısı (% 18) en düşük olurken, Almanların % 30’u, Amerikalıların % 36’sı, Fransızların % 35’i ve Çinlilerin % 61’i dolandırıcılık kurbanı olduğunu belirtti.

Moedlhammer; “Bulgularımız küresel olarak, çevrimiçi seyahat rezervasyonları söz konusu olduğunda gezginlerin en çok değer verdiği bir dizi kilit hizmet eğilimi olduğunu vurgulamaktadır.

“Yerel ve alternatif ödeme tercihlerinin yanı sıra dolandırıcılık ve güvenlik yalnızca satın almayı değil seyahat deneyimini de etkiliyor. Bu faktörler, gezginlerin operatör seçimini ve gelecekte bu tedarikçilere geri dönüp dönmeyeceklerini de etkiliyor. Aşağı yönlü maliyet baskıları ve seyahat operatörleri üzerindeki ağır tehditlerin baskısı nedeniyle, müşteri satın alma sürecini ve tercihlerini anlama ihtiyacı hiç bu kadar önemli olmamıştı” dedi.

Araştırmanın toplam örneklem büyüklüğü 7.433 yetişkin (1.250 ABD yetişkin, 2.032 Alman yetişkin, 1.004 Çinli yetişkin, 2.134 İngiltere yetişkin, 1.013 Fransız yetişkin) olup, bunların 5.283’ü gezgindir.

Saha çalışması 4 – 17 Temmuz 2018 tarihleri arasında yapıldı. Anket çevrimiçi yapıldı, rakamsal ağırlıklıydı ve belirtilen ülkelerdeki tüm yetişkinleri temsil ediyordu.

Kapak Fotoğrafı: Paytm

Singapurlu Gezginler Tatil için Kiralanan Evlerden Neler Bekler?

Singapurlu gezginler tatil evi kiralarken ne arıyor? Görünüşe göre, evden uzakta olmak; ama yine de evlerinde gibi hissetmek istiyorlarmış gibi görünüyor. Kiralık bir tatil evinde aranan ilk üç: mutfak, klima ve Wi-Fi erişimi.

Bir çamaşır makinesinin olması ve ortamın çocuk dostu olması da Singapurlu gezginlerin en çok aradığı beş özellik arasında bulunuyor.

Bunlar, tatil evi kiralama markası HomeAway tarafından hazırlanan, HomeAway Asya 2018 Eğilim raporunda bulunan ve geçen yıl seyahat eden şehir-devletinden gezginlerin en popüler Asya destinasyonlarında aradıkları temel özellikler hakkındaki bulgulardan bazıları.

Rapora göre, 2017 yılında gezginler arasındaki eğilim tüm evin kiralaması şeklide konaklama seçenekleri içindi ve bu kiralama tipi popülerlik kazanmaya devam etti. Singapurluların tercihi apartman daireleri, evler ve villalardı. Ağaç evler (+% 100), kabinler (+% 50) ve evler (+% 50) gibi benzersiz konaklamalara da ilgi arttı.

Singapurluların en çok ev kiraladığı yerler Kuala Lumpur, Bangkok ve Seul oldu. Kuala Lumpur, ilginç çok kültürlü yaşam biçimi, anıtlar, doğal çekicilikler ve çok çeşitli yemek seçeneklerinin bir araya geldiği bir yer olması sebebiyle tercih edildi. Bangkok, sıcak konukseverliği, çeşitli deneyimleri, canlı gece hayatı, lezzetli yemekleri ve uygun fiyatlı alışverişiyle kazandı. Seul ise hızlı ve başarılı gelişimi ile birlikte zengin tarihi sebebiyle tercih edildi.

Raporda açıklanan diğer bir eğilim ise söz konusu konaklama rezervasyonları olduğunda Singapurlu gezginlerin spontane davranuyor olmasıydı. Geçen yıl Singapurlular tarafından üç ila dört kişilik küçük bir grupta, yakın arkadaşlarla veya aile ile ortalama dört ila beş gece konaklamalı birçok kısa seyahat gerçekleştirildi.

Raporda, “Seyahate yalnızca bir ay ayıranların konaklama rezervasyonları ve gerçek kalışlarına bakıldığında, geleneksel yapılandırılmış tatil planlama pencerelerinin artık mevcut olmadığı söylenebilir” dendi.

HomeAway Gelişmekte Olan Pazarlar Kıdemli Direktörü Judith Davidson; “Asyalı gezginler tatil evi kiralama kavramına ısınıyor, çünkü bütün bir evi kiralamak, aile ve grupların seyahat etmesi için mükemmel bir yol” dedi.

Kendisi, bir otel konaklama masrafı ile aynı maliyet ile gezginlerin mutfak ve özel havuzlar gibi olanaklardan ve alanlardan çok daha fazlasını alabileceklerini de sözlerine ekledi.

Hostelworld 2020 Yılında Stratejik Gözden Geçirme Sonucunu Yayınladı

Hostelworld, 2020 yılında büyümeye dönüş yapma planları dolayısıyla bir sonraki yılı yatırımla destekliyor.

Bu planlama, Çevrimiçi Seyahat Acentası’nın Hostel Konaklamaları Genel Müdürü Gary Morrison tarafından yapılan altı aylık stratejik inceleme sonucunda ortaya çıktı.

Amaç, şirketin lider hostel-odaklı çevrimiçi rezervasyon platformu olarak konumunu yeniden doğrulamaktı. 31 Aralık’a kadar olan tüm yıl için kazanç [fvaök] olarak ortaya çıkan ayrıntıların beklentilere uygun olması bekleniyor.

Grup benzeri brüt rezervasyonlarda büyümenin, şirketin Ağustos ayındaki ara sonuçlarında belirtildiği gibi, destekleyici markalarında beklenen düşüşler göz önüne alındığında, tüm yıl boyunca sabit olması muhtemel.

Yeni strateji, Porto’daki firmanın geliştirme merkezinin genişletilmesini de içeriyor. Şirket, “Stratejik gözden geçirmenin bir parçası olarak tanımlanan girişimler, 2019 yılında, rezervasyonların 2020’de görülmesi beklenen büyümeyle ilave yatırım gerektirecek” dedi.

Gelecek yıl kazançta mütevazı bir büyüme planlanıyor

Şirket, “doğru müşteriye, doğru zamanda, doğru hostelin sağlanması” hedefiyle, sıralama düzeninde bir optimizasyon stratejisi yoluyla temel arama deneyimini “önemli ölçüde iyileştirme” yönünde çaba sarf etti.

Şirket; “Olumlu pazar dinamikleri, tamamen hostel odaklı bir işletmenin yararlanabileceği büyüme potansiyelini ortaya koyuyor. Hostelworld markasının gücü ve derinliği, değerli müşteri tabanı, iç yönetim yetenekleri, önemli veri varlıkları ve yerel uygulama geliştirmedeki gücü ile birlikte, işletmeyi sürdürülebilir büyümenin bir sonraki aşaması için iyi konumlandırıyor. Çekirdek platformda bir yatırım eksikliği ve hepsi uzun vadeli yatırım stratejisinin ele alınmasını hedefleyen kısa vadeli kazanç kolları üzerine odaklanan bir dizi odaklanma alanı tespit edildi” dedi.

Morrison, “Stratejik incelememin sonuçlarını ve çekirdek platformumuzu dengeleyip güçlendirmemizi ve Hostelworld’ü büyümeye döndürmemizi sağlayacak büyüme stratejimin ayrıntılarını açıklamaktan memnuniyet duyuyorum. Hostel sektörüne alakalı ve değerli müşteriler sunan güçlü ve güvenilir bir marka ile cazip ve büyüyen bir pazarda çalışıyoruz. Gezginler için hostel deneyimini ve çekirdek hostel ortaklarımızın yararına teknoloji teklifimizi geliştirmek için çaba göstererek temel ürünlerimize, platformumuza ve yeteneklerimize yatırım yapacağız. İş dünyasındaki enerji ve fırsatlar beni çok destekliyor ve önümüzde heyecan verici bir gelecek olduğuna inanıyoruz. Artık, işin güçlü temellerini oluşturmamızı, rekabetçiliğimizi artırmamızı ve hostel-odaklı lider bir çevirimiçi rezervasyon platformu olarak Hostelworld’ü sürdürülebilir büyümenin bir sonraki aşamasına götürmesi için önemli bir fırsattan yararlanmamızı sağlayacak bir strateji ve yönetim ekibine sahip olduğumuza inanıyorum” dedi.

Yerli Otel Mobil Uygulama Çözümü WeBee’den Otel Kullanım İnfografiği

1999 yılında kurulan ve Türkiye’nin mobil odaklı ilk şirketlerinden olan Done tarafından  iki milyon dolar harcanarak iki yılda geliştirilen WeBee’nin hazırladığı infografiği paylaşıyoruz. 

Done İletişim ve Bilgi Sistemleri CEO’su Dr. Özgür Zan, otellere yönelik geliştirdikleri Webee mobil uygulamasının işletmecilere de büyük avantajlar sağladığını hatırlatarak şu bilgileri veriyor: “Mobil uygulamamız sayesinde başlarında Demokles’in kılıcı gibi sallanan TripAdvisor’daki şikayet yorumlarını önceden görüp, şikayete konu olan durum düzeltilebiliyor. Webee’in anket ve geribildirim özellikleri, otelin, TripAdvisor’daki puanını yükseltiği gibi, günlük oda gelirinin de yüzde 11 artmasına yol açıyor.” olarak belirtti.

Egencia 2018’deki İlk 20 İş Seyahati Destinasyonunu Açıkladı

Egencia talep verilerine göre New York, iş seyahati gerçekleştirenler için arka arkaya dört yıl en popüler destinasyon olarak ilk sırada yerini aldı.

ABD şehri, en son 2014 yılında en üst sırada yer alan Londra’nın önünde yer alırken, Paris ise ilk üçte yer aldı.
Expedia’nın kurumsal seyahat markası Egencia, Paris’in Avrupa’daki iş merkezi statüsünü güçlendirdiğini ve Fransa’nın başkentine yapılan hava seyahatlerinin Ocak – Aralık ayları arasında % 20’den fazla bir artış gösterdiğini söyledi.

Genel olarak Asya, bu yılın ilk 10’unda dört şehirle ve geçen yıl sıralamalardan düşen Güney Kore’nin başkenti Seul’un yeniden ortaya çıkması ile ilk 20 içinde yedi sırada yer alıyor.

Ancak Egencia, New York’un hâkimiyetinin devam edebileceğini, verilerinin New York’a iş seyahati için yapılan uçuş rezervasyonlarının 2018’de Londra’ya yapılan rezervasyonlardan neredeyse % 10 daha yüksek olduğunu gösterdiğini belirtti.

Şangay, bu yıl uluslararası olarak iş için seyahat gerçekleştirmek amacıyla en çok seyahat edilen dördüncü ülke oldu. Ayrıca ilk 20’de Singapur, Hong Kong ve Tokyo sırasıyla altıncı, sekizinci ve dokuzuncu ve Pekin (15), Bombay (17) ve Seul (20) yer aldı.

Orta Doğu, Güney Amerika ve Kuzey Afrika’da Dubai on birinci sırada, Sao Paulo on sekizinci ve Kazablanka ise on dokuzuncu sırada bulunuyor.

Kuzey Amerika’da Kanada şehirleri iyi performans gösteriyor, Toronto beşinci sırada San Francisco, Şikago, Los Angeles ve Boston gibi şehirlere göre üstte yer alıyor. Kanada’nın nüfus bakımından en büyük ikinci şehri olan Montreal de iş seyahati gerçekleştirenler için en çok seyahat edilen dördüncü şehir oldu.

Egencia, 1 Ocak 2014 ve 1 Aralık 2018 arasında, toplam iş seyahati uçuş rezervasyonlarının dünya genelinde yaklaşık % 110 oranında arttığını açıkladı.

Aynı dönemde, Paris ve New York’a yapılan uçuş rezervasyonlarında % 120’den fazla, Londra için ise % 80’den fazla artış oldu. Singapur, uçuş rezervasyonlarında dünya genelinde en büyük artışı gördü ve rezervasyonlar son beş yılda % 160 arttı.

Egencia İngiltere Genel Müdürü Scott Chapman; “Son birkaç yılda, New York’a yapılan uluslararası iş seyahatlerinin hızla arttarak dünya çapında iş seyahatleri merkezi haline geldiğini gösterdi. Avrupa’da, küresel gezginler, Başbakan Macron’un Fransa’yı küresel bir ticaret merkezi olarak konumlandırması ile uyumlu olarak Paris’e daha fazla iş seyahati gerçekleştiriyor” dedi.

Egencia verileri, 1 Ocak 2014 ve 1 Aralık 2018 tarihleri arasında 60’tan fazla ülkedeki küçük, orta büyüklükteki ve çok uluslu şirketlerin uçuş rezervasyon ve rezervasyon eğilimlerini kapsıyor.

Egencia 2018’deki İlk 20 İş Seyahati Destinasyonu Listesi:

1. New York
2. Londra
3. Paris
4. Şangay
5. Toronto
6. Singapur
7. San Francisco
8. Hong Kong
9. Tokyo
10. Şikago
11. Dubai
12. Mexico City
13. Boston
14. Montreal
15. Pekin
16. Los Angeles
17. Mumbai
18. Sao Paulo
19. Kazablanka
20. Seul

HotelRunner İş Ortakları Başarı Direktörü Rıza Kaynak’tan “Dağıtım Kanalları ile İşbirliğini Yeniden Düşünmek”

Önceden sadece “olsa iyi olur” dediğimiz, son yıllarda ise “olmazsa olmaz” hale gelen online dağıtım ve kanal yönetim platformları artık her boyuttan tesis için paha biçilemez olan yazılımlar haline gelmiştir. Dahası, önceden sadece büyük otellerin  ya da otel zincirlerinin kullandığı kanal yönetim platformları ya da benzeri yazılımlar artık küçük ve butik oteller dahil her boyutta tesis için ulaşılabilir durumda.

Ana işlevi tesislerin fiyat ve müsaitliğini tek bir platform üzerinden düzenlemek olan kanal yönetim platformları sayesinde birden fazla online satış kanalı ve seyahat acentesine bağlanabilir ve envanterinizi yönetebilirsiniz. Bunun sonucunda, hem operasyonel verimliliğinizi artırır hem de çifte rezervasyon gibi, hem tesis hem de misafir için fazlasıyla sıkıntı yaratabilecek bir durumun önüne geçmiş olursunuz. Software Advice’ın yapmış olduğu araştırmaya göre, böyle bir durumda misafirlerin yaklaşık %80’i bir daha sizi tercih etmeyecektir, %44’ü ise sosyal medya platformlarında tesisle ilgili kötü yorumlarda bulunacaktır.

Kanal yönetim platformu kullanmanın diğer bir avantajı ise, günümüzde fazlasıyla değerli olan zamanın daha verimli bir şekilde kullanılabilmesine olanak tanımasıdır. Tek bir platform üzerinden fiyat ve müsaitlik yönetebilmek, farklı kanal ve Extranet’lerde gerçekleştirilen işlem süresini minimuma indirir. Gelen rezervasyon bilgilerinin farklı platformlar üzerinde kaydını tutmak ve güncellemek gereksinimi ortadan kalkar. Böylelikle hem oluşabilecek rezervasyon kayıpları önlenmiş hem he müşteri memnuniyeti arttırılmış olur.

Günümüzde kanal yönetim platformları, kendi işlevlerini geliştirerek ve genişleterek, çeşitli dağıtım kanallarına bağlanmanın yanı sıra, doğrudan rezervasyon almaya yönelik imkanlar da sunmaktadır. Platformunun sağlayacağı tam entegre rezervasyon modülü sayesinde, tesisler kendi web siteleri üzerinden rezervasyon alabilir ve karlılıklarını artırabilir. Böylece, tesisler web sitelerini de bir dağıtım kanalı haline getirebilir ve halihazırda kullanmakta oldukları platform üzerinden bütün işlemlerini yönetebilir.

Turizm sektörünün bir diğer yenilikçi gerçeği ise meta-arama platformlarıdır. 21. yüzyılda, seyahatini planlayan bir müşteri, artık tek bir seyahat acentesinden rezervasyon yapmaktansa bütün seçeneklerini tek bir platformda görüp değerlendirmeyi tercih etmektedir. Çağa uyum sağlayan dağıtım ve online satış yönetim platformları, stratejik anlaşmalar yaparak tesisler ve Google, Skyscanner ve Neredekal.com gibi meta-arama platformları arasında direkt ve dijital kontrat yapabilme imkanı da sunar. Böylelikle, tesisler uzun ve uğraşlı kontrat süreçlerini atlatarak, doğrudan bu platformlarda odalarını listeleyebilir, içerik yükleyebilir ve direkt rezervasyonlarını artırabilir.

Teknoloji, turizm sektörünü her geçen gün daha da ileriye taşıyor. Her yeni gelişme ve turizm işletmelerinden gelen talepler doğrultusunda, kanal yönetim platformları da kendini geliştirmek durumunda kalmaktadır. İleri seviye teknolojik altyapısı sayesinde bir kanal yöneticisinden çok daha fazlası olan HotelRunner platformu, online seyahat acentelerine bağlanma, meta-arama platformları ile entegre olma ve tam entegre rezervasyon modülü gibi ana işlevlerinin yanı sıra bünyesindeki tesislere Facebook Rezervasyon Modülü, Önbüro, Misafir İlişkileri ve Çağrı Merkezi Yönetimi ve Analitik Raporlama gibi pek çok özelliği de beraberinde sunar.