The Wink Genel Müdürü Kris Carlson ile Butik Otellerin Instagrama Entegresi Hakkında Röportaj

The Wink Genel Müdürü Kris Carlson, sıfırdan yeni bir butik otel markası inşa ediyor. Projenin başlamasından sadece bir ay önce, Washington D.C.’de bulunan otel yeni fikirler, eğlenceli özellikler ve ilginç bir doğa getirerek projeye başladı.

Kendisinin Sosyal Medya konusundaki derin anlayışı sayesinde, The Wink‘in Instagram hesabı, otelin kişiliğini paylaşma ve otel misafirleri ile tanıştırma konusunda başarılı oldu.

Bir yılın altındaki operasyonlarda, Wink, köpek dostu bir ortam, yerel eğlenceye odaklanma ve her ziyaretçiye yönelik paketler ile bölgede dalgalar yatıyor.

Sojern Sit Down bu baskısında, ağırlama sektöründe eşsiz bir marka oluşturma konusunda Kris Carlson ile konuştu.

[Sojern]: Konaklama endüstrisinde geçirdiğiniz yıllar içerisinde işinizle ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

[Carlson]: İşimin en iyi kısmı insanlarla çalışmak; misafirlerin memnuniyetini görmek, bazen de daha da fazlası, personelimizin memnuniyeti. The Wink, farklı bir işgücüyle harika bir yer, bu yüzden çok eğlenceli ve heyecanlı. Gezginlerden ve personelden çok şey öğreniyorum.

[Sojern]: Butik oteli başlatırken marka bilinirliği oluşturmak için hangi süreçten geçtiniz?

[Carlson]: Aralık ayında The Wink’i başlatmak için projeye katıldım ve Ocak ayında piyasaya sürüldü. Farkındalık yaratmak için sadece bir ay ve bir hafta geçirdik. Web sitemizi ve dijital medyamızı hemen inşa etmemiz gerektiğini biliyordum. Önce marka kimliğine baktık – isim ve renkler / görseller üzerinde çalışıyoruz. Operasyonda hayata geçirilebilecek, alışveriş yapılabilir bir pazara ihtiyacımız vardı.

Her zaman bir değişim planı vardır, fakat en önemli husus marka kimliğidir ve ortaklarımızın bununla nasıl özdeşleştikleridir. Her şey dönüp dolaşıp markanın DNA’sına geliyor. İş ortaklarımız ve misafirlerimizin markayla ilişki kurmasını istediğimizden beri görseller ve verim için vizyonu gerçekten çok beğendik.

[Sojern]: The Wink’i başlatırken hangi zorluklarla karşılaştınız?

[Carlson]: Üstesinden gelmek zorunda olduğumuz gerçek bir meydan okuma, tutarlı ve güvenli bir otel zincirine ait olan ve eğlenceli bir butik otel alanına dönüştüren bir oteldi. Otelimizin yakında yenilenmesi, marka varlığını daha da artıracak ve tüm atmosferi değiştirecektir.

Bir de satın almak için çok fazla zaman ayırmak zorunda kaldık. Herkes markanın her türünü gördüğü zaman insanların markayı anlamaya çalışmasını sağlamak zorlaşıyor. Markanın ne olması gerektiğine dair önyargılı fikirlerle savaşmak zorunda kaldık.

Otelin Kişiliğini Göstermek için Sosyal Medyayı Kullanmak

[Sojern]: Otel kurarken The Wink markasını Instagram’a nasıl uyguladınız?

[Carlson]: Instagram kişiliği vitrine çıkarmak için harika. Başarılı hesaplar, reklamların takipçilerinin ilgisini çekmenin anahtarı olmadığını bilir. Kişilik görüntülenir ve kişiliğin içinde pazarlanabilecek şeyler vardır – ki bu The Wink ile gerçekleşiyor ve baştan beri istediğimiz şey budur. Enerjimiz ve eğlenceli bir deneyim gibi hissettiren şey sergileniyor. Otelde kültür olarak yapmak istediğimiz şeyleri koymak istedik ve umarım misafirler bu şeyleri yapmak ve onlardan ilham almak isterler.

[Sojern]: Ücretli ve organik sosyal medyaya nasıl yaklaştınız?

[Carlson]: Tabii ki, organik ve ücretli sosyal yaklaşıma yönelik büyük farklılıklar var. Bizim için organik reklam değil, hepsi kişilikle ilgilidir. Sokakta yürürken gördüğüm bir şeyin yazılara ilham kaynağı olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor. Bunu kesinlikle organik hale getiriyor. Ücretli sosyal bütçe nerede ve ne zaman odaklanacağına karar vermek için daha stratejik.

[Sojern]: Instagram üzerinde yeniden yayınlama etkileşimi artırabilir. Yeniden yayınlananları nasıl seçiyorsunuz?

[Carlson]: Instagram planımızın bir parçası olarak yeniden yayınlamayı markayı yansıtacak bir içerik seçerek uyguluyoruz. Bu gerçekten istenen frekansa uyuyor ve The Wink ile akış sağlanıyor. İnsanlar görsellere ve eğlenceye çekiliyor. Biz repost ettiğimizde, misafirimiz olan ya da bizim misafirimiz olmak isteyecek kişileri arıyoruz. Bir kullanıcının sahip olduğu takipçi miktarı gerçekten karar vermenin bir parçası değil. İyi bir fotoğraf çekmek, 12 takipçiye veya 200 bine sahip olmaktan daha önemlidir – insanlar görsellere ve eğlenceli yönlere çekilir.

[Sojern]: Konukların hikayelerini yeniden gönderiyorsunuz ve onları Instagram Highlights için arşivliyorsunuz. Instagram Hikayeleri’ni kullanarak yaşadığınız bazı önemli kazançlar nelerdir?

[Carlson]: Ayrıca konuk hikayelerini de yeniden yayınladık ve onları Highlights için arşivledik . Konuk yayınları her zaman heyecan verici. Genellikle bir noktada ilişki kurmak için geri dönerler. İştirakçiler kendilerini veya isimlerini görür ve severler. Sonuçta, sosyal medya bugün çok yoğun . İnsanlar kişisel dünyalarını ve iş dünyasını bir araya getiriyorlar çünkü bu gerçekten aynı şey, sosyal medya varlığınız sizi temsil ediyor.

Instagram ile Toplum ile bağlantı kurma

[Sojern]: The Wink çok toplum odaklı. Wink, topluma nasıl geri veriyor?

[Carlson]: Geri dönüp profilimize biraz eğlence katmanın en sevdiğim yollarından biri de Humane Rescue Alliance ile evlat edinme etkinliklerine ev sahipliği yapmak. Köpekleri ve yavruları için ev bulmak için ayda bir kez gelirler. Yaklaşık yarısı The Wink’de ortaklar tarafından evlat edinildi! Bu etkinlikler büyük birer başarıydı.

The Wink’te köpekleri seviyoruz. Bizim kişisel Wing köpek tarzı muamelemiz var. Bize geldiklerinde, köpek birası (tavuk ve sığır eti suyu), köpek yatakları ve diğer köpek konforları verilir. Washington D.C. genel olarak köpek dostu değil, ama bizim yerimiz öyle. Yüzmeyi seven köpekler için yakındaki iki adet köpek parkı, biri çitle çevrilmiş ve bir nehir tarafından yapılmıştır. Bölgede ayrıca bizim de uyguladığımız köpek dostu veranda oturma alanı bulunan birçok restoran bulunmaktadır.

[Sojern]: Bölgedeki etkinlikler hakkında mesaj yayınlıyorsunuz, bu, toplumla benzersiz bir şekilde nasıl bağlantı kurmanıza yardımcı oluyor?

[Carlson] Konuklarımızın etkinlik güncellemelerini gerçekten çok beğendiğini öğrendik. Herkes D.C.’de ne yapacağına bakabilir, ancak benzersiz ve farklı olanı bulamayabilirler. İş arkadaşlarımız, diğerlerinden daha fazla neler olduğunu biliyorlar yani onlardan tavsiye alıyorsunuz. Herkes Beyaz Saray’ı ve Smithsonian’ı biliyor; ama biz D.C.’nin iç işleyişini ve cool kısımlarını yani ağzının tadını bilenlerin gittikleri yerleri biliyoruz.

[Sojern]: Paketleri nasıl tanıtıyorsunuz?

[Carlson]: Farklı gezginler için çok çeşitli eğlence paketlerimiz var. Web sitemizde, dijital görüntü alanlarında ve Instagram’da tanıtılıyorlar. Kampanyaları bir pakete uyacak bireylere göre hedefleriz, örneğin; müzik severler, kitap kurdu ya da küçük çocukları olan aileler. Kendiliğinden paketlerin yalnızca birkaçını kendimiz alırız; fakat çoğu bir paket rezervasyon ve oda rezervasyonu yapar. Ya da paketi görüyorlar ve buna ihtiyaç duymadıklarına karar veriyorlar; ancak The Wink’deki değere bakıp sonunda bir oda rezervasyonu yaparlar. Farklı şeyleri tanıtmak için çevreyi değiştirerek taze tutarız. İnsanların paket rezervasyonu yapmadığı durumlarda gerçekten cesaretimiz kırılmıyor çünkü kaç kişinin baktığını ve ne sıklıkta oda rezervasyonlarına dönüştüğünü görüyoruz.

Bir Otel Markası Başlatmaktan Öğrenilen Dersler

[Carlson]: İşleri mükemmel yapmak gibi bir şey yoktur. Tekrar yapma şansı verilseydi, daha erken birkaç tane daha sosyal medya hesabı açabilirdim. Tatil sezonu boyunca, herkes tatildeyken büyük ilerleme kaydettik; ancak daha yoğun olabilirdik ve daha fazla gelir elde edebilirdik. Sojern, açtığımız bir pazarlama kanalının harika bir örneğiydi ve bu da muazzam bir şekilde yardımcı oldu. Görüntülü reklamcılıkla yalnızca altı ayda doğrudan rezervasyonlarda 87 bin dolar kazandı. Sojern’in RevDirect ™ ile ortaklığa başladık ve daha sonra Facebook ve Instagram’da reklam yayınlamaya başladık.

[Sojern]: Yepyeni bir otel başlatmaya yardımcı olmak için Instagram kullanımına ilişkin otelcilere en iyi üç ipucunu verebilir misiniz?

[Carlson]:

1.En kısa sürede başlayın.
2.Yayınlanan sürekli içerik miktarına sahip olduğunuzdan emin olun. Dolayısıyla, büyük boşlukların açığa çıkmasına izin vermeyin, insanlar ilgilerini kaybedebilir.
3.Eğlenceli şeyler yapmaktan korkmayın ya da çekinmeyin.

[Sojern]: The Wink’in Instagram planında ne var?

[Carlson]: Instagram planı için sonraki adımlarımız kesinlikle daha fazla video içerecektir. Daha etkileşimli olacağını umduğumuz bazı harika video çekimleri üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca eğlenceli insanlardan bazı öneriler de istiyoruz. Gelecek bir etkinliğimiz var, bu yüzden öneriler çok mutlu oluruz. Son olarak, Instagram’daki yenilemenin ayrıntılarını göstermek istiyoruz. Çılgın bir parti yerine, ortaya çıkan bir Instagram anı yaratmayı tercih ediyorum.

The Wink, rezervasyonların artmasına yardımcı olmak için Sojern RevDirect ™ ürünü ile çalışıyor.
Ürüne göz atmak için tıklayın.

Sojern’e Göre, Masaüstü Bilgisayar Kullanımı Seyahat Aramasını Halen Yönetiyor

Sojern’in seyahat markaları için her yıl üç ayda bir sunduğu rapor, milyarlarca seyahat niyeti sinyalini, gezginlerin rezervasyon davranışları ve onlara nasıl ulaşacaklarını analiz ediyor.

2018’in ikinci çeyreğinde Kuzey Amerika’da seyahat aramalarının% 72’si masaüstünde gerçekleşirken Asya-Pasifik’te bu oran % 67 ve Latin Amerika’da ise % 64 olarak gerçekleşti.

Masaüstü, dünyanın çoğunda hakim olmasına rağmen, iki bölgede mobil arama baskın. Avrupa’da, seyahat aramalarının% 53’ünün mobil cihazlardan gerçekleştiği, Orta Doğu ve Afrika’da ise bu oranın % 52 olduğunu görüldü.

Sojern Pazarlama Başkan Yardımcısı Jackie Lamping; “Mobil cihazlar küresel doygunluğa yakın olmasına rağmen seyahat planlama arama hacminde masaüstünün ağırlığını koruduğunu görmeye devam ediyoruz.

“Mobilin (çoğunlukla Facebook ve Instagram’da sosyal paylaşım aracılığıyla süren) hayal ve ilham aşamalarında artan bir rol oynadığına dair açık bir kanıt olsa da, gezginler daha ayrıntılı araştırma seçenekleri bulmak için masaüstüne geri dönüyor, fiyatları karşılaştırıyorlar ve sonuçta emin olarak bir karar alıyorlar” dedi.

Sojern verileri ABD’de seyahat aramalarının yalnızca% 28’inin son çeyrekte mobil cihazlardan geldiğini gösteriyor.

Lamping; “Çoğu tüketici, fiyat karşılaştırması alışveriş deneyiminin masaüstünde daha iyi olduğunu düşünüyor. Bunun nedeni, daha hızlı wifi, web sitesi yükleme süreleri, daha fazla içeriğe erişim veya birden fazla tarama penceresini eşzamanlı olarak açma yeteneğidir” diyerek ekledi.

Rapora ulaşmak için: https://www.sojern.com/travel-insights/2018-i3

Ortadoğu ve Afrikalı Gezginlerin Yaz Seyahati Trendi

Sojern’in en son Global Travel Insight raporu, etkili pazarlama kampanyaları planlamak için ihtiyacınız olan tüm yaz seyahat trendleriyle beraber çıktı. Burada, Orta Doğu ve Afrika’ya göz atıyoruz. Buradaki gezginlerin ilgisini çekmeye mi çalışıyorsunuz, işte bulduğumuz en gözde trendler:

  • En çok aratılan kalkış günleri Haziran ayının başı ve sonu

Ramazan bayramı bu yıl Haziran ayının 25’ine denk geliyor. Bu nedenle, Orta Doğu ve Afrika’daki birçok kişinin bu fırsatı kullanarak bayramı kutlamak için uzun bir hafta sonu geçirmesi şaşırtıcı değil.  Orta Doğu ve Afrika’daki gezginler için Haziranın 22’si ve 23’ü kalkış günlerinde en üstte yer alıyor. Aynı zamanda, 1 Haziranın da en çok aranan kalkış günü olduğunu görüyoruz, ki bu insanların ayın başında da seyahat etmek istediğini gösteriyor.

Peki, bu seyahat markaları için ne anlama gelir? Bu ani artışlar Haziran ayının ortasının daha sakin bir periyot olduğunu gösteriyor.  Pazarlama çabalarınızı bu yavaş dönemlerde rezervasyon almak için kullanın.

  • Bölgesel destinasyonlar erken seyahat plancıları için merak uyandırıyor

Londra, New York ve Paris gibi büyük şehirler Ortadoğu ve Afrika’dan gezginlerin favori yerleri arasında olmaya devam ediyor fakat başka şehirlerin de en çok arama yapılan yerler arasında olduğunu görebiliriz.  Bu yaz Amman ve Manila erken plancıların gözde şehirlerinden.

Peki, bu seyahat markaları için ne anlama geliyor? Ürdün ve ya Filipinler’de bir seyahat markası iseniz bunun avantajını kullanın. Doğrudan rezervasyon karşılığında özel yükseltmeler ve ya indirimlerle bu gezginleri rezervasyon yaptırmaya itin.

  • Yakın ya da uzakta bir süre uzaklaşmak istiyorlar

Uzak (%57) ya da kısa (%55) mesafe aramaların çoğu 12 gün uzunluğunda ya da daha fazla. Eğer Orta Doğu ve Afrika’dan gezginleri çekmek istiyorsanız uzakta uzun bir zaman dilimi harcamaya eğilimli olduklarını bilin. Bu nedenle, mesela, konaklama gibi kararlarını daha dikkatli inceleyeceklerdir.

Peki, bu seyahat markaları için ne anlama geliyor? Eğer bir otel markasıysanız, potansiyel konuğunuza sizden rezervasyonda yaptığında onu neler beklediğini göstermek için ilham verici videolar veya diğer ilgi çekici biçimlerle en iyi mal ve hizmetlerinizi öne çıkarın.

Yaz seyahati hakkında daha azla öneri ve iç-görü için raporu buradan indirebilirsiniz.

2016’nın İlk Çeyreğinde 2015 İle İlgili Bilmeniz Gereken 10 Şey

2015 son çeyrek raporunu iple çektiğinizi biliyoruz bu yüzden en güncel,en kapsamlı ve en göz alıcı raporu sizlere sunuyoruz.

Sojern 1 Ekim ve 31 Aralık tarihleri arasında tüketici davranışlarının nasıl değiştiğini görmek adına arama ve rezervasyon davranışları hakkında bilgi sunan bir milyardan fazla turizm isteği verisini inceledi. Sojern’in 2015 son çeyreği raporuna göre turizmde türbülansın eksik olmadığı bir yılın son günleri gibi gözükse de toparlanma emareleri de yok değil.

Rapora hızla göz atabilmeniz için can alıcı 10 noktayı sizler için özenle seçtik.

1.Olimpiyatlar Başarı Getirecek

Olimpiyatların desteği sayesinde ABDli yolcuların Rio de Janeiro’ya gitme isteği 58 sıra yükselerek 6. sıraya ulaştı. Brezilya da ülke olarak ABD’de 9 sıra ilerleyerek 14. sıraya, Avrupa’da ise 12 sıra yükselerek 5. Sıraya yükseldi.

2.Erken Rezervasyon Yaptıran Amerikalılar Uzun Yurt Dışı Seyahatlerini Seviyorlar

2016 ocak ve yaz dönemi için düşünülen uzun uçuşlar ile 12 gün veya daha uzun seyahatler planlandı ve rezervasyonlar Amerikalılar tarafından 2015’in sonlarına doğru yapıldı. Büyük oyna ya da eve dön değil mi ama.

3.Amerikalılar Hala Avrupalılar Kadar Yurt Dışına Çıkmıyor

En fazla %55’e ulaşan bir oranla, Amerikalıların %80’den az bir kısmı geniş bir zaman aralığında Avrupalılara oranla daha az deniz aşırı ülkelere seyahat etmişler. Amerikalıların %41’nin  2015’te izin kullanmadığını düşününce bu çok da büyük bir sürpriz değil.

4.Işıkların Şehri, Toparlanmanın da Şehri Olduğunu Gösterdi

25 Kasım itibariyle Kuzey Afrika ve Ortadoğu’dan Paris’e gitmek isteyen yolcuların artmasıyla, Paris, saldırının ardından toparlanma sinayalleri veriyor. 2 Aralık itibariyle seyahat isteği tüm bölgelerde pozitif verilerle güçlü toparlanma sinyalleri gösteriyor.

5.Lunar Yeni Yılı Asya-Pasifik’te Seyahati Artırıyor

Asya-Pasifik’teki seyahat aramaları tatilde daha da yaygınlaşıyor. Uçuşların yoğunlaştığı tarihler ise 5 ve 6 Şubat yani tatilden önceki cuma ve cumartesi günleri oldu. Haftalık seyahat aramalarında ise (bu tarihlerde) %240 oranında artış yaşandı.

6.Kış Depresyonundan Kaçmak İçin Yolcular Birleşik Krallık’tan Dubai’ye Gidiyor

Dereceler düştükçe Avrupalı yolcular rotalarını daha sıcak destinasyonlara çevirdi. İngilizler “Altın Şehir” Dubai’ye gitmeyi dört gözle beklerken bu sırada…

7.Dubai’de Olanlar Yönünü Güney ve Güneydoğu Asya’ya Çevirdi

2015 4. çeyrek araştırmalarına göre 2016’nın ilk ve ikinci çeyreğinde Dubaili yolcular en çok IMF’ye göre dünyanın en hızlı büyüyen iki ekonomisinin –Hindistan ve Filipinler- bulunduğu Güney ve Güneydoğu Asya’yı tercih edecek. Bu ülkeler her iki çeyrekte de dikkatleri üzerlerinde topluyorlar.

8.Avustralya ve Yeni Zelanda Vatandaşları da Yaz Tatillerini Güneydoğu Asya’da Geçirecek

Temmuzdan başlayıp ve Kasım 2015’e kadar olan süreçte Avustralyalı turistleri en çok cezbeden bölgeler Singapur, Hong Kong ve Bangkok olurken Yeni Zelandalı yolcuların yaz mevsimi için dikkatini çeken yerler ise Auckland, Guangzhou, Singapur ve Hong Kong oldu.

9.Avrupalı Yolcular Çift Olarak Seyahat Ediyor

Avrupalı yolcuların neredeyse yarısı (%47) Amerikalı yolcularınsa %33’ü çift olarak seyahat etmeyi tercih ediyor. Avrupalı yolcuların geneli iki kişi seyahati tercih ederken bu oran Almanlarda %48, Fransızlarda ise %45 oranında.

10.Ekim Ayı Arama ve Rezervasyonların En Yoğun Olduğu Ay Oldu

Ekim ayı araştırmalarda %37 ve rezervasyonlarda %38’le -tatil çılgınlığı başlamadan önce- çeyreğin en çok tercih edilen ayı oldu.

2015-Q4-Global-Travel-Insights-Infographic-Sojern-EN

TravelClick ve Sojern Ortaklık Kurdu

Lider konaklama hizmeti sağlayıcısı TravelClick, müşterilerine teknoloji bazlı pazarlama çözümleri sunmak için Sojern’i partner olarak seçti.

Bu haber halihazırda TravelClick ile çalışan değişik büyüklükteki oteller için gerçekten güzel bir haber: Oteller, Sojern’in veri merkezli pazarlama optimizasyon motoru ve seyahat isteği arşivine erişim sağlayarak doğru zamanda doğru müşteri kitlesine ulaşacaklar ve buna ek olarak daha fazla online ve mobil rezervasyon alabilecekler.

Sojern’in gerçek zamanlı hedefleme platformu 350 milyon yolcu profili ve milyarlarca seyahat isteği verisini filtreleyerek otellerin müşterileri tanımlamasına ve etkilemesine yardımcı olacaktır. TravelClick dünya çapında zincir otellerden, butik otellere binden fazla otelle dijital reklamcılık harcamalarını yönetmek ve optimize etmek için çalışıyor. Sojern’in becerilerini TravelClick’in müşteri portföyüyle birleştirmesi oteller açısından medya desteğiyle birlikte doğrudan online rezervasyonda yaşanacak artışa kesin gözle baktığımız çok mantıklı bir hareket olmuş.

Bunun güzel bir arkadaşlığın sadece başlangıcı gibi düşündüğümüzü, yazıyı sönük bulmanız riskine karşı söylemekte yarar var.

2016 Turizm Raporu: Belirsizliğe Hazırlıklı Olmak

Seyahat endüstrisi için eğer bir aksilik çıkmazsa 2016, huzursuzluğun ve öngörülemeyen olayların sonu olacak.

Yılın başlangıcından Şükran Günü’ne kadar olan süreçte insanların seyahat kararlarını etkileyen küresel gelişmeler yaşandı: Tunus’ta turistlere karşı düzenlenen iki korkunç saldırı (18 Martta Bardo Ulusal Müzesi’nde ve 26 Haziranda Susa şehri sahilinde), haziran ayındaki referandum kararından sonra Yunanistan’da başlayan ekonomik ve politik istikrarsızlıklar, Güney Kore’de mayıs ayından başlayıp temmuza kadar hızla yayılan MERS virüsü, 13 Kasımdaki Paris saldırısı ve yakın bir tarihte yaşanan San Berdino saldırısı.

Bu talihsizliklerin turizmdeki ilk etkileri görece daha ölçülebilirken, uzun dönemdeyse olayın vahametine, medyada yer alış biçimine ve her destinasyonun kendi özelliklerine göre değişkenlik gösteriyor. Bu olayların etkilerini anlamak, seyahatseverlerin 2016’da yaşanması muhtemel karışıklık ve kargaşaya da nasıl reaksiyon göstereceğini tahmin etmemize olanak sağlayacaktır.

T1228SOJERN_PREVIEW

İlk saldırıyı takip eden nisan ayında Avrupalı turistlerin uğrak noktası olan Tunus’a olan uçuşlar %17 oranında geriledi. İkinci saldırıdan sonra ise gerileme %76 gibi devasa bir orana ulaştı. Saldırganların nihai hedeflerine ulaşmalarının yanı sıra medyada ele alınış biçimi de Tunus’un turizm dinamikleri ve konaklama endüstrisi için bir felaket niteliğinde.

Tunus hükümetinin atakları önlemedeki başarısızlığı ve olayın artçılarını yönetememesi uzun dönemdeki toparlanmayı da etkilemiş durumda. Bir gözümüz her zaman için Tunus’a olan seyahat isteği verilerinde olduğu için, Sojern’in derlediği verilerin Tunus için saldırı öncesinden %60 geride seyrettiğini rahatlıkla söyleyebiliyoruz.

Öte yandan Paris’te eşine ender rastlanan saldırılardan biri yaşandıktan sonra bile endüstrinin kilit noktalarındaki toparlanma göze çarpıyor.

Seyahat isteği verilerine ülke bazında baktığımızda, Sojern’e göre, Avrupa merkezli İtalya, İspanya, İngiltere ve Almanya pazarlarında hala düşüş yaşanırken yine de toparlanma emareleri yok değil.  Kuzey Amerika ve Doğu Asya’da ise -istisnai bir şekilde- 25 Kasım itibariyle Paris’e gitme isteği haftalık %20’lik düşüş gösteriyor.

Saldırı sonrası %30 düşüş yaşanan ABD pazarı Paris için önemli pazarlardan biri

Halkın ileri gelenlerindeki sağlam duruş ya da kendi tercihleri sebebiyle Fransızlar, Paris’e tekrar seyahat etmeye kararlı ve bazıları bunu gerçekleştirdi bile. 25 Kasımı içine alan hafta Fransız yolcuların Paris’e gitme isteği tekrar eski seviyelere ulaştı ve saldırı öncesinin %20 üstüne çıktı.

Deloitte’un Dünya Ekonomik Forumu’nda açıkladığı verilere göre, politik veya iktisadi bir karışıklık ortamından sonra yaşanan toparlanma süresi son 15 yılda giderek kısalıyor.

2015’te yaşananları bir kenara bırakırsak, turizmciler 2016’da yaşanabilecek olaylara nasıl hazırlanmalılar?

Ek birkaç veri bunu anlamamıza yardımcı olabilir. 2010 depreminden sonra yerle bir olan Haiti’nin yaşanan kasvetten kurtulması 5 yılını aldı. Haiti, Amerikalı yolcuların tercih ettiği ilk 20 destinasyon arasına tekrardan 2015’te girebildi.(Haiti’ye uçuş araştırmaları, yılın 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %26 arttı ve aynı sürede Haiti’ye uçuşlar da %7 artış gösterdi.)

Skalanın diğer ucunda yer alan Güney Kore’nin MERS salgınına karşı gösterdiği reaksiyon çok daha hızlı ve etkili oldu. Öyle ki seyahat isteği verileri büyük bir düşüş göstermedi. 11 Haziran itibariyle, salgının başlamasının üzerinden 1 aydan az bir süre geçmişken (Olay ilk olarak 20 Mayısta raporlandı.) Almanya, İngiltere, ABD ve Japonya’da, Güney Kore’ye seyahat etme isteği eski seviyelere geliverdi.

İyi haber şu ki turizm, yaşanan trajedi ve ekonomik düzensizliklerden sonra her halükarda toparlanır. Ancak bunun ne kadar kısa sürede gerçekleşeceği ise yerel ve ulusal yetkililerin tutumuna ve medyanın olayları ele alış biçimine bağlı.

Her şeyden öte turizme emek harcayan profesyoneller, turizmi etkileyebilecek ve alışılmadık trendleri tetikleyecek dış gelişmelerden haberdar olmalılar. Bu durum, onların kayda değer tavsiyeler almasına ve 2016’da yaşanacaklar sonucu ortaya çıkması muhtemel fırsatları görmelerine yardım edecektir.

SG50: Bağımsızlığının 50. Yıl Dönümünde Singapur’un Seyahat Trendleri

9 Ağustos 2015 Singapur’un bağımsızlığının 50. yıldönümüydü (SG50 diye de adlandırılıyor) ve dört gün boyunca kutlandı. Sojern’in Singapur’a geliş ve gidişler hakkındaki öngörülerini içeren 2. Çeyrek Global Turizm Raporu 30 Ağustosta yayımlandı.

Rapor yayımlanalı çok oldu ancak yeniden gözden geçirmek ve son dakika yolculuklarını da hesaba katmak önemli gözüküyor. Ne derler bilirsiniz geçmişten ders çıkarmak gerek.

Tahminler ve Gerçekler: Beklentiler Tuttu, Son Dakikada Yola Çıkanlar Hacmi Artırdı

Singapurlular, Singapur’un bağımsızlığını da içine alan hafta sonu tatilini iyi değerlendirdiler. Öngürüleri doğrular biçimde tatile çıkmak için en çok tercih edilen gün bağımsızlık gününden önceki cuma günü oldu. Perşembe ise bir önceki haftaya nazaran %2.9 artışla çıkışlarda en çok artış yaşanan gün oldu.

Singapur’a gelişler bağımsızlık yıl dönümünde %15 artarken yılın diğer günlerini baz alan trendlerde ise ani yükselişler oldu. Örneğin 1 Ağustos Cumartesi günü bir önceki haftanın aynı gününe göre Singapur’a gelişler %42 arttı.

15b

Kim Geldi Kim Gitti( ve Nereye Gittiler)

Bulduğumuz trendleri incelerken fark ettik ki ülkeye giriş ve çıkış grafikleri yukarı yönlü kaymış.

Singapur Çıkışlı Seyahatler

Singapur’un Bağımsızlığının 50. Yıl dönümü (SG50), Lunar Yeni Yılı’ndan sonra turizmdeki en büyük ikinci yükseliş. 17-26 Temmuz arasındaki tatilden bağımsız olarak Kimlerin Singapur’dan ayrıldığını görmek için sadece 31 Temmuz-9 Ağustos arası 10 güne baktığımızda  tüm belli başlı, bilinen tatil destinasyonlarına Singapur çıkışlı seyahatlerin sayısının arttığı görülüyor.

6 Temmuz verilerine göre ülkeden belli süreliğine uzaklaşmak isteyen Singapurluların ilk 10 tercihinden 9’u Asya- Pasifik ülkeleri oldu. Bölge dışından ilk 10’a giren tek ülke ise Amerika Birleşik Devletleri oldu.

10 Temmuz verilerine göre ise Singapurlular tatillerini geçirmek için bu tarihte de hemen hemen yine aynı ülkeleri tercih etmişler. Doğrusu, uzun zamandır ilk kez dört günlük bir tatile rastlayan Singapurlular için bu tatil kaçırılmaz bir fırsattı.

15c

Singapur Varışlı Seyahatler

Yıldönümünün yaklaştığı günlerde Singapur’a gelen yolcular çoğunlukla Avrupa, ABD ve Uzak doğu ülkelerinden geldiler. Ancak bu listeyi Hong Kong ve Çin’in başı çektiği Asya-Pasifik ülkeleri son dakika seyahatleri ile sarstı.

Orta doğu, Güney ve Güneydoğu Asya’dan gelen yolcuların sayısında bu dönemde( 17-26 Temmuza kıyasla) azalma yaşandı. Ancak yolcu sayısındaki düşüş öngörülenden daha az oldu. Müslüman ülkeler özellikle de Orta doğu ülkelerinden gelen yolcuların sayısı %29 düşerken Güneydoğu Asya’dan gelen yolcu sayısı %4 düşüş yaşadı. Bu iki düşüş de bu tarihlerin Ramazan sonrasına rastlıyor oluşuyla alakalı olmalı.

Ancak Batı Avrupa’dan gelen yolcuların sayısı, belirgin bir oranla, %43 artmış.

15d

SG50 Seyahat Süreleri

  1. Sadece hafta sonunu bir yerlere kaçmak için kullananlar: %27 ile çoğunlukta olan bu grup 4-5 günü yurt dışında geçirdiler
  2. Tatile birkaç gün daha ekleyip yurt dışında geçirdikleri vakti uzatanlar: tatili uzatanlar 8 ile 11 gün arasında bir seyahat yaptılar. Bu grupsa tatilcilerin %20’lik kesimini oluşturdular.

Kapak Görseli: Sojern

Ankara Saldırısının Turizm Üzerindeki Etkileri

10 Ekim saat 10.04’ü gösterirken Ankara’da, iki bomba patlatıldı.

100’den fazla ölü, 400’den fazla yaralı vardı. Böyle trajediler kuşkusuz turizmi de etkiliyor. Raporlama firması Sojern kargaşanın Ankara’ya ve Türkiye’ye seyahat isteğini ve turizmdeki en yakın rakipleri Yunanistan ve Kıbrıs’ı inceledi.

Bombalamanın Olduğu Gün Türkiye’ye Seyahat Düştü

Seyahat isteği, çoğu zaman olayların medyanın dikkatini çekmesinden etkilenir. Bazı durumlarda, bir bölgenin basında çokça yer alması oraya olan merakı ve seyahat arzusunu artırır.

Google aramalarında Ankara kelimesine olan ilgi saldırı günü olan 10 Ekimde hızla arttı. 14 Ekimde ise arama sayıları tekrar normale döndü. Ankara adeta kargaşanın turizmi nasıl etkilediğinin sözlükteki tam karşılığı gibi.

Bombalamanın olduğu gün Birleşik Krallık’tanTürkiye’ye doğru olan günlük seyahat hacmi %8 düştü. 10 Ekimde sadece Ankara’ya olan günlük seyahat hacmi %6 düşüş yaşadı.

Diğer şehirlerimize olan seyahat isteği de düştü. Antalya %14 İzmir ise %13 düşüş yaşadı.

14 Ekimde Ankara uçuş aramalarında %12 düşüşle en dibi gördü. 15 Ekimdeyse Dalaman %19’la en kötü düşüşü yaşamış oldu.

Yunan Turizmi de Türkiye’ye Yapılan Saldırılardan Etkilendi

Turizmde, yolcuların bölgedeki alternatiflerinden biri olan Yunanistan’a seyahat isteği, saldırı gününden itibaren %4’lük haftalık düşüş yaşandı. İngiliz yolcuların Yunanistan’a seyahat isteği 13 Ekim’de %8 düşüş yaşadı. İngiliz yolcuların Türkiye’ye olan ilgisinin dibe vurduğu aşikâr. Ancak öyle görülüyor ki ilgideki bu düşüş artçı etkiler yaratarak Yunanistan2ı da etkilemiş durumda.

Saldırıyı takip eden günlerde Kıbrıs’ın oranlarında çok az bir düşüş yaşandı. Ancak bir hafta sonrasında, 16 Ekimde Kıbrıs’a  %7 düşüş gözlendi . Bunu 18 Ekimdeki % 10’luk düşüş takip etti.

10b

Türkiye Bir Hafta Sonra Toparlanmaya Başladı

19 Ekimden itibaren Türkiye ve Ankara merkezli uçuş aramalarının artmasıyla birlikte ülkemize karşı seyahat isteği arttı. Artış Türkiye geneli için %11, Ankara için %10 oldu.

Deloitte’in yakın bir zamanda Dünya Ekonomik Forumu’nda açıkladığı raporuna göre siyasi kargaşa ya da şiddet sonrası turizm verilerinin 15 yıldır giderek daha hızlı toparlandı.

Birçok trajedi ve ekonomik düzensizlikten sonra turizmin tekrar canlandığını sayısız örnekle tecrübe ettik. Yunanistan’ın ekonomik bir buhrandan geçiyor olması, seyahatseverlerin ilgisini olumsuz etkiliyor. Ancak 8 Temmuzdan sonraki göstergeler seyahat isteğindeki toparlanmayı işaret ediyor. Yunanistan yılın ikinci çeyreğinde 4. sıraya gerilese de hala Avrupalıların tercih ettiği en uğrak 10 noktadan birisi.

Turizm profesyonelleri için tüketici tercihlerini etkileyen bu gibi durumlarda yanyana durmak gerçekten çok önemli. Büyük veri sayesinde etkileri hemen görebiliyoruz. Bu görüşle kuşandığımızda ise bu tarz dalgalanmalara nasıl cevap vermemiz gerektiğini bilmek ve oyunu önde götürmek turizm porfesyonellerinin kolayca yapabileceği bir iş.

Seyahatin Geleceği

Bu cesur ve tutkulu başlık 2 Eylül’de Londra’daki StrategyEye’ın etkinliğinden bir alıntı. Sojern, Expedia ve HostelWorld ile birlikte gelecek yıllarda turizm sektörünü nelerin beklediği konusunda yolumuzu aydınlatan bir sunum yaptı. Ayrıca yeni gündeme gelen konular hakkında TripTease, Tripster, Hostmaker ve UnderTheDoormat’ın da içinde bulunduğu bir oturum gerçekleştirildi.

7aa

Turizm teknolojiyle sıkça etkileşim içinde bulunan sektörlerden birisi. Paylaşım ekonomisi piyasayı dönüştürdü ve konaklama imkanları Airbnb gibi şirketler sayesinde kıl çadırdan Fransız Alpleri’nde bir balon sepetine kadar yaygınlaştı. Turizmde bilgi akışının artması tüketicinin elini kuvvetlendiriyor.

StrategyEye’ın editörlerinden Tom O’Meara online turizme sadece 2015’te 880 milyon dolar yatırım yapıldığını belirtti.Tom’a göre yatırımcılar hala rezervasyon alanında yatırım potansiyeli görüyorlar. OneFineStay 2015’in 40 milyon dolar ile en çok yatırım alan 10 iş fikrinden birisi oldu. Airbnb ise 1.5 milyar dolarlık özel yatırım çekti.
StrategyEye’ın tahminlerine göre hava yollarının üzerindeki inovasyon ve sektörün geri kalanına ayak uydurması konusundaki baskı, rekabeti artırarak devam edecek. Seyahat merkezli uygulamaların artması ve 8 hava yolları firmasında halihazırda olan bedava Wifi uygulamasıyla birlikte markaların inovasyona daha çok odaklanması ve müşteriyi merkeze koyması gerekecek.

Satın Alma Süreci Hakkında Görüşler

Seyahat rezervasyonunun dijital patikası karmaşık ve parçalı bir halde. Sojern’in Avrasya, Afrika ve Pasifikten sorumlu yöneticisi Russell Young, seyahat araştırması ve rezervasyonunun gün geçtikçe değiştiğini belirtti. HostelWorld’ün pazarlama sorumlusu Ottakar Rosenberger, ortalama bir yolcunun seyahate çıkmadan önce 20 kez araştırma yaptığını ve araç sigortasındaysa bu rakamın 3 olduğunun altını çizdi.

Kod Adı: Kişiselleştirme

Kişiselleştirme teması ve yaklaşımı uyarlama sunuştu kendini gösteriyor. Expedia’nın pazarlamadan sorumlu müdürlerinden Andrew Cocker dengenin nasıl da tüketicinin lehine bozulduğunu bilgi kaynaklarının tamamının açık hale gelmesine bağlıyor: “Önceden tüketici rezervasyon yapmak için bir turizm acentasına başvurmak zorundaydı. “Bilgili tüketici denizinde boğulmak istemeyen seyahat firmaları, daha kişiselleştirilmiş mesajlar içeren tüketici merkezli bir modele geçiş yapmalılar. Cocker bunu ”Tüketici üzerindeki kontrol gücümüz tüm zamanların en düşündüğünde.Ancak verileri daha etkin ve doğru kullanıp doğru zamanda doğru mesajı vererek doğru yolcu kitlesini hedeflediğimizden emin olabiliriz. ” sözleriyle yorumladı.

Kişiselleştirme üzerindeki artan odaklanma sektörün geniş ölçüde bir inovasyonun kıyısında olduğunu gösteriyor. HotelTonight gibi şiketler mobil cihazlar üzerinden oda servisi sunmayı planlıyor. Hilton ise odaları akıllı telefonlar aracılığıyla 360 derece açılı görsellerden gördükten sonra seçmenize izin verecek. HostelWorld pazarlama yetkilisi Ottakar Rosenberger bu alanda daha fazla yenilik beklediğini ve bu alanın yatırıma çok açık olduğunu belirtti.

Mobil Cihazlar: Araştırmaya Evet, Rezervasyona Belki

Expedia’ya göre mobil cihazlara yöneliş yavaşlamış değil. Andrew Cocker seyahat rezervasyonlarının %30’unun mobil cihazlar üzerinden yapıldığının altını çizdi ve bu oranın gelecek sen %50 dolaylarına geleceğini belirtti. Mobil cihazlar üzerine yapılan araştırmalar hızla artarken mobil cihazlar üzerinden rezervasyona geçiş hızı nispeten daha yavaş.

Seyahat endüstrisinin nasıl da hızla geçiş yaptığını anlamak; Hostmaker’ın Airbnb’nin en büyük servis sağlayıcısı konumuna yükselmesi ve 12 ay içinde kâr ve zararını dengelemesi örneğinden yola çıkılarak bakıldığında gerçekten çok kolay. Bu sektör ayakta kalmak için sürekli yatırım çekmek ve yenilik yapma konusunda hazır. Seyahat firmalarıysa dönüşmeye ve müşteri ilişkilerini güçlendirmeye adapte olmaya ihtiyaç duyuyor. HostelWorld’ten Ottakar Rosenberger’in sözleriyle ifade etmek gerekirse: “ Seyahatlerin sadece 3’te 1’inin online rezerve edilmesi daha gidilecek çok yolumuz olduğunu gösteriyor.”

2015’te Küresel Seyahat Alışkanlıkları Nasıl Değişti?

Dünyanın önde gelen veri temelli seyahat pazarlama platformu Sojern, kullanıcı alışkanlıklarına dair küresel bir rapor yayımladı. rapora göre, tüm dünyada rezervasyon öncesi araştırma süresi uzarken, son dakika rezervasyonu yapan tatilcilerin sayısı da katlanarak artıyor.

Sojern tarafından tüm dünyada yaklaşık 1 milyar kullanıcıya ait verilerin incelenerek yapıldığı araştırma sonuçlarına göre, teknoloji ile beraber gelen değişiklikler, tatilcilerin otel ve uçuş gibi konularda farklı davranış kalıpları geliştirmesine neden oluyor.

Sojern’in Mülkiyet Departmanı Bölge Sorumlusu Kurt Weinsheimer, söz konusu oteller olunca kullanıcı davranışlarında 2 temel değişiklik gözlemlediklerini belirterek şunları söylüyor.

‘’Birinci bulgu kullanıcıların otel araştırmalarına uçak bileti için harcadıklarından daha fazla zaman harcamaya başlaması. Örneğin Amerikalı seyahatçilerin otel araştırmaları uçak bileti için harcadıklarından yüzde 25 daha fazla vakit alıyor. İkincisi ise her ne kadar araştırma süresi uzasa da, son dakika işlemlerinin katlanarak arttığı yönünde.’’

Amerikalı ve Avrupalı seyahatçilerin yüzde 5’i otel araştırmalarını tatile çıkacakları tarihten 7 ya da daha az gün önce yapsa da, söz konusu rezervasyon yapmak olunca bu oranlar artıyor ve Amerikalıların yüzde 13’ü, Avrupalıların ise yüzde 11’i rezervasyonlarını tatillerine 7 günden az kala yapıyor. Aynı eğitim uçak bileti işlemlerinde de geçerli ancak söz konusu uçuşlar olunca önceden satın alma oranı daha da kısalıyor.

LÜKS OTEL MÜŞTERİLERİ DAHA ÇOK ARAŞTIRMA YAPIP, AYNI GÜN REZERVASYON YAPIYOR

Otel araştırmaların yarısından fazlası rezervasyon tarihinden iki hafta önce yapılıyor. Rezervasyon öncesi yapılan araştırmaların sayısı, araştırılan odaların fiyat aralığıyla doğrudan orantılı: Oda fiyatı yükseldikçe yapılan araştırma sayısı artıyor.

Otel araştırmaya rezervasyon yapmadan 3 gün önce başlayan seyahatçiler arasında yer alan lüks segment müşterileri rezervasyon yapmadan önce ortalama 20 oteli incelerken, orta-üst segment müşteriler yaklaşık 12 inceleme yapıyor.

UÇUŞ SINIFI VE OTEL SEGMENTİ İLİŞKİSİNDE BÖLGESEL FARKLILIKLAR

Küresel ortalamaya bakıldığında, lüks otel müşterilerinin uçuşlarında diğer tüm segmentlerden daha fazla business ve first class uçuşları tercih ettiği görülüyor. Lüks otel müşterilerinin yüzde 15’i first class, yüzde 4’ü ise business class uçuşları tercih ediyor.

Araştırılan bölgeler arasında bu ilişki açısından Asya-Pasifik seyahatçileri ve daha düşük oranda olmak üzere Orta Doğulu seyahatçiler öne çıkıyor. Asya Pasifik seyahatçilerinin otel tercihleri ile uçuş tercihleri arasında kuvvetli bir bağ bulunuyor: Lüks otel müşterilerinin yüzde 26’sı, üst segment müşterilerinin yüzde 23’ü ve orta-üst segment müşterilerinin yüzde 20’si business class ile uçuyor. Orta Doğu’da ise lüks otel müşterilerinin yüzde 18’i ve üst segment otel müşterilerinin yüzde 17’si business class uçuşları tercih ediyor.

İŞ SEYAHATÇİLERİ EN FAZLA ASYA PASİFİK’İ TERCİH EDİYOR

Son iki çeyrekte, eğlence seyahatçileri dünyanın her yerine seyahat gerçekleştirdi. Asya Pasifik ve Orta Doğu’da Dubai, İstanbul ve Bangkok öne çıkarken, Amerika kıtasında ise ABD, Mexico ve Dominik Cumhuriyeti ilk sıralarda yer aldı.

İş seyahatçileri ise Hindistan ve Endonezya Asya Pasifik destinasyonlarına daha çok ilgi gösterdi. Popüler eğlence seyahati destinasyonları Mexico ve İspanya ise iş seyahatçilerinin ilk 10 tercihi arasında ancak son sıralarda yer bulabildi.

Sojern tarafından araştırmaya dair oluşturulan infografik:

sjrnotel

Kaynak: Turizm Güncel

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe