Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

2016 Turizm Raporu: Belirsizliğe Hazırlıklı Olmak

Seyahat endüstrisi için eğer bir aksilik çıkmazsa 2016, huzursuzluğun ve öngörülemeyen olayların sonu olacak.

Yılın başlangıcından Şükran Günü’ne kadar olan süreçte insanların seyahat kararlarını etkileyen küresel gelişmeler yaşandı: Tunus’ta turistlere karşı düzenlenen iki korkunç saldırı (18 Martta Bardo Ulusal Müzesi’nde ve 26 Haziranda Susa şehri sahilinde), haziran ayındaki referandum kararından sonra Yunanistan’da başlayan ekonomik ve politik istikrarsızlıklar, Güney Kore’de mayıs ayından başlayıp temmuza kadar hızla yayılan MERS virüsü, 13 Kasımdaki Paris saldırısı ve yakın bir tarihte yaşanan San Berdino saldırısı.

Bu talihsizliklerin turizmdeki ilk etkileri görece daha ölçülebilirken, uzun dönemdeyse olayın vahametine, medyada yer alış biçimine ve her destinasyonun kendi özelliklerine göre değişkenlik gösteriyor. Bu olayların etkilerini anlamak, seyahatseverlerin 2016’da yaşanması muhtemel karışıklık ve kargaşaya da nasıl reaksiyon göstereceğini tahmin etmemize olanak sağlayacaktır.

T1228SOJERN_PREVIEW

İlk saldırıyı takip eden nisan ayında Avrupalı turistlerin uğrak noktası olan Tunus’a olan uçuşlar %17 oranında geriledi. İkinci saldırıdan sonra ise gerileme %76 gibi devasa bir orana ulaştı. Saldırganların nihai hedeflerine ulaşmalarının yanı sıra medyada ele alınış biçimi de Tunus’un turizm dinamikleri ve konaklama endüstrisi için bir felaket niteliğinde.

Tunus hükümetinin atakları önlemedeki başarısızlığı ve olayın artçılarını yönetememesi uzun dönemdeki toparlanmayı da etkilemiş durumda. Bir gözümüz her zaman için Tunus’a olan seyahat isteği verilerinde olduğu için, Sojern’in derlediği verilerin Tunus için saldırı öncesinden %60 geride seyrettiğini rahatlıkla söyleyebiliyoruz.

Öte yandan Paris’te eşine ender rastlanan saldırılardan biri yaşandıktan sonra bile endüstrinin kilit noktalarındaki toparlanma göze çarpıyor.

Seyahat isteği verilerine ülke bazında baktığımızda, Sojern’e göre, Avrupa merkezli İtalya, İspanya, İngiltere ve Almanya pazarlarında hala düşüş yaşanırken yine de toparlanma emareleri yok değil.  Kuzey Amerika ve Doğu Asya’da ise -istisnai bir şekilde- 25 Kasım itibariyle Paris’e gitme isteği haftalık %20’lik düşüş gösteriyor.

Saldırı sonrası %30 düşüş yaşanan ABD pazarı Paris için önemli pazarlardan biri

Halkın ileri gelenlerindeki sağlam duruş ya da kendi tercihleri sebebiyle Fransızlar, Paris’e tekrar seyahat etmeye kararlı ve bazıları bunu gerçekleştirdi bile. 25 Kasımı içine alan hafta Fransız yolcuların Paris’e gitme isteği tekrar eski seviyelere ulaştı ve saldırı öncesinin %20 üstüne çıktı.

Deloitte’un Dünya Ekonomik Forumu’nda açıkladığı verilere göre, politik veya iktisadi bir karışıklık ortamından sonra yaşanan toparlanma süresi son 15 yılda giderek kısalıyor.

2015’te yaşananları bir kenara bırakırsak, turizmciler 2016’da yaşanabilecek olaylara nasıl hazırlanmalılar?

Ek birkaç veri bunu anlamamıza yardımcı olabilir. 2010 depreminden sonra yerle bir olan Haiti’nin yaşanan kasvetten kurtulması 5 yılını aldı. Haiti, Amerikalı yolcuların tercih ettiği ilk 20 destinasyon arasına tekrardan 2015’te girebildi.(Haiti’ye uçuş araştırmaları, yılın 2. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %26 arttı ve aynı sürede Haiti’ye uçuşlar da %7 artış gösterdi.)

Skalanın diğer ucunda yer alan Güney Kore’nin MERS salgınına karşı gösterdiği reaksiyon çok daha hızlı ve etkili oldu. Öyle ki seyahat isteği verileri büyük bir düşüş göstermedi. 11 Haziran itibariyle, salgının başlamasının üzerinden 1 aydan az bir süre geçmişken (Olay ilk olarak 20 Mayısta raporlandı.) Almanya, İngiltere, ABD ve Japonya’da, Güney Kore’ye seyahat etme isteği eski seviyelere geliverdi.

İyi haber şu ki turizm, yaşanan trajedi ve ekonomik düzensizliklerden sonra her halükarda toparlanır. Ancak bunun ne kadar kısa sürede gerçekleşeceği ise yerel ve ulusal yetkililerin tutumuna ve medyanın olayları ele alış biçimine bağlı.

Her şeyden öte turizme emek harcayan profesyoneller, turizmi etkileyebilecek ve alışılmadık trendleri tetikleyecek dış gelişmelerden haberdar olmalılar. Bu durum, onların kayda değer tavsiyeler almasına ve 2016’da yaşanacaklar sonucu ortaya çıkması muhtemel fırsatları görmelerine yardım edecektir.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir