Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Tunus ve Yunanistan’daki Kargaşa Ortamı Turizmi Nasıl Etkiledi ?

Bir trajedi ya da kargaşa yaşandığında turizm bundan kötü anlamda etkilenir. Etkilenme miktarı yaşanan krizin yapısına ve medyadaki gösteriliş şekli gibi faktörlere bağlıdır.

Örneğin, Yunanistan’daki yakın zamanda yaşanan iktisadi düzensizlik ve Tunus’taki terör saldırıları medyanın dikkatini cezbetti ve sonuç olarak araştırmalar bu iki nokta için artarken rezarvasyonlarda ise düşüş yaşandı. Seyahat araştırma platformu Sojern‘de bu iki destinasyonun kargaşadan nasıl etkilendiğini sorgulamaya karar vermiş.

Tunus’taki Terör Saldırıları

Tunus’ta yaşananlar, istikrarsızlığın rezervasyonları nasıl da etkilediğinin sözlük anlamı gibi. Tunus’un Akdeniz kıyısındaki turist mıknatısı Susa’da Mart ve haziran aylarında yaşanan saldırılardan nasıl etkilendiğini ikincisinden başlayarak karşılaştırdık. 26 Haziran’da içinde 30 İngiltere vatandaşının bulunduğu 38 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısından sonra turizmde dalgalanma başladı. Sanılanın aksine, basında öne çıkmasıyla muhtemelen yolcuların merakını cezbetti dolayısıyla İngiltere ve İrlanda’dan Tunus’a yapılan uçuş araştırmaları %11 arttı ancak birkaç gün sonra bu oran %16 düştü.

Seyahat Arzusu Marttakinden Daha Düşük

Birleşik Krallık bazında geniş perspektifle seyahat rezervasyonlarına baktığımızda Haziranda yapılan saldırıların marttaki saldırılardan daha büyük bir etki uyandırdığı sonucu çıkıyor. Mart ayındaki müze saldırısından bir ay sonrasında rezervasyonlar %17 düşmüştü, hazirandaki saldırıdan sonraki düşüş ise %76 oranında yani Mart ayı rezervasyon hacminin %24’ü büyüklüğünde.

T0817SOJERNTUNISIA

Hükümetin yönlendirmelerinin de etkisi mevcut. Birleşik Krallık Yabancı İşler ve İngiliz Milletler Topluluğu Bürosu zorunlu yolculuklar dışında Tunus’a gidilmemesi tavsiyesinde bulundu. İrlanda da aynı tavsiyede bulunan ülkelerden birisi. Bunun sonucu olarak birçok tur operatörü ve hava yolları şirketi de İngiltere’den Tunus’a yapılan servisleri askıya aldı.

Bu uyarılara karşın, online aramalar 10 Temmuz’da fırladı ve saldırı günündeki aramaların iki katına çıktı. Bizler bunu Tunus’a gitmek isteyenlerin devletin uyarılarını dikkate alsa da Tunus’a ulaşmak için potansiyel güzergahları belirleme isteğinin bir sonucu olarak yorumluyoruz.

Aslında bu istek kısa sürdü. Çünkü 16 Temmuz’dan sonra bölgeye seyahat isteği saldırı öncesinin %60’ına gerileyerek yere çakıldı.

Yunanistan’daki Borç Krizi

Yunanistan dünyanın önde gelen tatil noktalarından birisi konumunda. Ekonomik kriz ve haziran ayındaki referandum ilanından önce Akdeniz’deki dört rakibi Hırvatistan, İtalya, İspanya ve Türkiye’ye nazaran güçlü bir ele sahipti. Ancak ekonomide tansiyon arttıkça, seyahat talebi düştü.

Seyahat isteği, Yunanistan’daki ekonomik bunalımın haziran ayı başlarında tekrar artmasıyla 510 düşüş yaşadı. Avrupa Birliği, IMF ve Yunanistan arasındaki toplantılarda tansiyon arttıkça, turizmdeki düşüş daha da arttı.
27 Haziran’da Yunanistan’daki referanduma müteakiben, ülkeye seyahat için yapılan internet aramaları Akdeniz piyasa ortalamasının %30 aşağısına düştü. 5 Temmuz’da yeni anlaşmanın imzalanmasıyla turizmdeki düşüş kendini toparlamaya başladı ancak açık tamamen kapanmış değil.

Tunus ve Yunanistan İçin Sırada Ne Var ?

Ülkedeki finansal zorluklara rağmen son 2 çeyrekteki küresel seyahat ilgisi fark edilir derecede dengeli vaziyette ve hala global sıralamada ilk 10 tatil bölgesinden birisi. Aynı zamanda Avrupalılar için de ilk 10’daki yerini koruyor. Ancak sıralamada ilk çeyrekte dördüncü, 2. çeyrekte ise sekizinci sıraya düşmüş durumda.

Yunanistan parasal birliği terk etse bile yunan parasının devalüasyonu sayesinde turizm bundan olumlu etkilenir.
Tunus’un hikayesi ise daha kasvetli. Turistlere yapılan terör saldırıları seyahatseverler ve devletler için ekonomik krizden daha endişe verici bir olay. Ancak bu da başa çıkılamaz bir durum değil. Deloitte’un Dünya Ekonomik Forumu’nda açıkladığı rapora göre politik huzursuzluk ya da şiddet olaylarından sonra turizmin toparlanma süreci son 15 yıldır giderek daha kısa sürüyor.

Sonuç olarak huzursuzluğun son bulduğunu varsayarsak iki ülke piyasası için de umut var. Her şeyden öte İzlanda 2008’de ve 2010’da iki krizle boğuşması çok uzak bir tarihe rastlamıyor. İzlanda, bugün Avrupalı ve ABD’li yolcuların ilgisini çekmekte en çok artış sağlayan 3 noktadan birisi konumunda. Haiti’yse 2010’da çok şiddetli depremle sarsıldığı halde ABD’de her gün artan ilgiyle akla ilk gelen tatil destinasyonlarından birisi.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir