Odamigo’nun Kurucusu Levent Apaydın Röportajı

Biz zaten tanışıp sohbet ettik ama, okurlarımız için kendinizden tekrar bahsedebilir misiniz*

Turizmle 1990’lı yılların başında tanışarak, incoming ile başlayan serüvenimi, Belçika’da yerleşik bir geleneksel tur operatörünün genel müdürlüğünü yaparken full charter Türkiye ve Türkiye dışı (Fas, Tunus, Mısır, Yunanistan vb) destinasyonlara outbound operasyon yaparak sürdürdüm. Sonrasında ilaç ve FMCG alanında faaliyet gösteren bir holdinge ait seyahat acentesinde MICE ve kurumsal seyahatler müdürlüğü görevini iki yıl boyunca üstlenip, resmi heyet, delegasyon ağırlıklı gruplara 80’e yakın ülkede eşlik etmek suretiyle destinasyon dağarcığımı genişlettim. 2011 yılı itibariyle de yalnızca seyahat acentelerine hizmet sunan online B2B seyahat ürünleri dağıtımı yapan ve Amadeus’un stratejik ortaklarından Odamigo Ways & Rooms’un kurucu yöneticiliğini yürütmekteyim.

Odamigo nedir? Kuruluş hikayesini dinleyebilir miyiz?

Daha önce de bahsettiğim gibi edindiğim tecrübe ile acentelerin ihtiyaçlarını gördüm ve bunu gidermek istedim. Hali hazırda kullanılan sistemlerden farklı, acentelerin zorlandığı noktalara odaklanan bir sistem oluşturmak niyeti ile yola çıktım. Bu isteğimi 2011 yılında gerçekleştirip, ufak bir ekip ile Odamigo ismi altında hizmete sunduk. Örnek olarak acenteler için konfirmasyon zorlu bir noktaydı ve ilk kez Odamigo ile rekonfirmasyon hizmeti ortaya çıktı. Yani sağlayıcıdan gelen konfirmasyonun üzerine bir de ilgili rezervasyona 1 ya da 2 gün kala ekstradan bir kontrol mekanizması kurduk ve acentelerin rezervasyonlar ile ilgili olağan sıkıntılarını oldukça azaltmaya başladık. Yahut otel ürünümüz dışında verdiğimiz bir diğer hizmet olan uçak biletlerinde ağırlığı her yerden rahatça yapılabilen biletleme işlemleri yerine ulaşılması zor veya normal koşullarda imkansız olan hava yolları ve rotalara verdik. Türkiye’de SIP’i olmayan, biletlenemeyen hava yolları, SOTO biletlemeler, düşük maliyetli hava yolları gibi acentelere engeller, olumsuzluklar, pürüzler yaşatan noktalara çözümler getirdik. Kurulduğumuz günden itibaren heyecanımızı hiç kaybetmedik ve vizyonumuzu paylaşabileceğimiz, turizm sektöründe yetişmiş kişiler ile büyüdük. Büyürken asla “tamam” demedik, kendimizi geliştirip, daha iyi hizmet vermeye çalışmaktan asla taviz vermedik. Geldiğimiz bu noktada da en büyük amacımız seyahat acentelerimizin ihtiyaçlarına çözüm getirmek. Onların da bizim de büyüdüğümüz, geliştiğimiz bir yapı içerisinde tüm sektörün ilerlediğini görmeyi temenni ediyoruz.

Şu anda Odamigo, acentelere ne tür hizmetler vermekte?

Şu anda acentelere uçak ve tren biletlerinde, otel rezervasyonlarında online olarak yardımcı olmaktayız. HelpDesk ekibimizle ise acentelerin her an yanındayız. Online platformlar aracılığıyla yapılması zor olan her şeyi de mümkün kılmaya gayret ediyoruz. Bir yolcu için olay sadece bir otele gidip orada konaklamak değil, yolculuğun tamamı bir deneyim, bunun farkındayız. Bagajdan kahvaltı eklemeye, grup rezervasyonlarına, bir ailenin bebeği için yakınlarda bir eczane istemesine, gerek iş gerek eğlence amaçlı herhangi bir organizasyona katılmayı düşünen yolcu için gerekli olan veya istek belirtilen bir alanda herhangi bir düzenlemeyi yapmaya…

Hatta müşterilerinin konaklayacakları yerdeki bir konser yahut bir spor organizasyonu için bilet almaya kadar her anlarında acentelerin yanındayız…

Odamigo’nun rakiplerinden farkları nelerdir? Neden acenteler Odamigo’yu tercih etmeli?

Öncelikle, Odamigo Otel ile 410.000’den fazla oteli tek platformda görüntüleyebilir, harita üzerinde elleriyle koymuşcasına rahat arama yapabilirler. Kafalarına takılabilecek herhangi bir problem için her an HelpDesk ekibimize ulaşabilirler. Kurumsal yolcularına online teklif hazırlayabilirler. Rakiplerimizden bir diğer farkımız olarak; acenteler, Odamigo ile her otel rezervasyonlarında talep etmeseler dahi rekonfirmasyon hizmeti alırlar. Otel kısmımız için en büyük avantajımız yapılan işin güvenilir olması. A+ kalitede hizmet sunması.

“Acentelerin hizmet kalitesini artırırken zamandan tasarruf etmelerini sağlıyoruz.”

Müşterilerinin olabildiğince sıkıntıdan, problemden uzak bir seyahat deneyimi yaşaması bizim en büyük önceliğimiz ve acentelere otel kısmında sunduğumuz en büyük avantajın bu olduğunu düşünüyorum. Ayrıca tek buton yardımı ile Amadeus’a ghost PNR yazımını sağlayarak acentelerin müşterilerine seyahat programlarını daha rahat hazırlamasına yardımcı oluyoruz. Yine aynı şekilde back-office entegrasyonları ile muhasebesel işlemlerde insan eliyle oluşabilecek hataları sıfıra indirip, işlemlerini çok daha hızlandırarak göz ardı edilmeye müsait zaman maliyetini düşürüyoruz. Sistemin birçok noktası aslında bunlara benzer çeşitli detaylarla dolu, rahatlıkla söyleyebilirim ki Odamigo ile çalışan bir acente diğer her şeyden önce hizmet kalitesini artırabilir ve zamandan büyük oranda tasarruf edebilir.

Bir de bilet kısmımız var tabii; acenteler uluslararası demir yollarına sadece Odamigo’dan ulaşabilir, böylelikle müşterilerine tren konforunu Odamigo güvencesiyle yaşatabilirler. Ülkemizde hala yeni yeni tanınmakta olan tren yolu ulaşımı aslında lokasyona göre uçağa kıyasla hem çok daha kolay, hem daha az vakit öldürücü hem de daha ucuz olabiliyor. Örneğin bir yolcu uçakla yolculuk yapacaksa öncelikle muhtemelen şehir merkezine biraz uzak kalan havalimanına gitmeli, üstelik kalkıştan bir süre de önce orada olmalı, bagaj ve güvenlik işlemlerini halletmeli ve beklemeli. Diğer yandan varış noktasında yeniden bagaj almak için beklemeli, sonra da yine şehir merkezinden uzak kaldığı için yeniden şehir merkezine yolculuk yapmalı. Birçok tren istasyonu şehir merkezinde bulunuyor ve metro hattına bağlı. Bu sebeple kalkışa az bir vakit kala istasyona kısa bir mesafeden ulaşıp, kalkış ve iniş noktalarında bekleme yaşamayıp vakitten kazanmak mümkün. Üstelik iş seyahatlerinde sürekli internet ve telefon bağlantısı, eğlence amaçlı seyahatlerde de manzara seyirleri cabası.

Uçak biletlerinde ise 250’den fazla düşük maliyetli hava yolunu aynı platformda bulmalarını sağlıyoruz. Diğer yandan sistemimizde veya herhangi başka sistemde bulamadıkları bir uçuş oldu diyelim, hemen helpdesk ekibimizle irtibat kurarak o uçuşa ulaşabilir, fiyat alabilir, biletleme yapabilirler. Elbette tek farkımız düşük maliyetli hava yolu sayısı değil. Bizim desteğimizle, diğer ülkelerin hava yolu şirketlerine yerel IATA fiyatlarıyla ulaşabilirler, sadece bir Türkiye acentesi değil adeta dünyanın her bir yanında şubesi veya iş ortağı olan acente olurlar. Yine bizim aracılığımızla SOTO biletlerde ise %40’a varan avantaj sağlayabilirler.

            “Uçaklar ve trenler bir arada”

Ve yeni duyurduğumuz, iki ulaşım yolunu aynı çatı altından buluşturan platformumuz Odamigo Tickets ile uçak ve tren biletlerini aynı yerden biletleyebilirler. Seçtikleri rotada hem uçak hem de tren seferlerini aynı anda, aynı ekranda görüntüleyip, böylelikle daha yaratıcı ve daha özel seyahat planları oluşturabilirler. Çeşitli ulaşım imkanları ile konaklama imkanını birleştirerek de belli paketlere bağlı kalmayıp kendi turlarını oluşturan acentelerimiz mevcut.

            “Odamigo Club Acentelere Ekstradan Kazandırıyor”

Bütün bunlara ek olarak alanında öncü olan Odamigo Club programımız sayesinde seyahat acentesi çalışanları artık her online işleminde puan kazanıyor ve bu puanları diledikleri gibi harcıyor. Herkes gibi biz de bir türlü puan biriktirilemeyen, birikse de kullanması zor olan, kullanılsa da yüzlerce alımdan sonra basit bir ödülle geçiştiren sistemlerden bıkmıştık. Bu sebeple geniş yelpazeli, herkesin rahatça kullanabileceği, gelişen bir sistem olarak Odamigo Club’ı sunduk. Şu ana kadar oldukça olumlu tepkiler alındı. Odamigo Club daha da gelişerek yoluna devam ederken acentelere ekstradan bir gelir de sağlıyor.

Odamigo’da herhangi uluslararası bir yatırım var mı? Gelecekte planlanan ülke açılımları olacak mı?

Odamigo, Türkiye’de yerleşik ve %100 Türk sermayesi ile kurulmuş bir firma. Özellikle son dönemlerde seyahat acentelerini ziyaret ederek hizmet vermek için didişen pek çok yabancı oyuncudan farklı olarak Türkiye’de vergilerini veren ve Türk olmanın sorumluluklarının farkında olan bir firma. Hali hazırda yurt dışında doğrudan ya da partnerleri aracılığıyla faaliyet gösterdiği ülkeler olmakla birlikte bu noktada ilerleyen günlerde farklı yatırımlar da söz konusu olacak.

B2B platformların geleceğini nasıl görüyorsunuz? Özellikle son dönemde kurumsal pazarda oldukça büyük bir hareketlilik var?

Küçücük bir odada bacası tıkalı yanan bir şömineden gelen dumanın gözgözü görmeyecek ve nefes almayı güçleştirecek şekilde yayıldığını ve B2B platformların birbirlerinin omzuna basıp yükselerek kendilerini bu odada acentelere göstermeye çalıştıklarını gözlemliyorum.

            “Doğal seçilim kaçınılmaz”

Zaman içinde doğal seçilimin kaçınılmaz olduğu kanaatindeyim. Nitekim bazı örneklerini gördük, görmekteyiz. Öncelikle ülkemizin istatistiki değerler açısından çok cezbedici olması yabancı firmaların bu alanda Türkiye’ye ilgi duymalarını sağlıyor. Aynı şekilde komple çözüm sunduğunu düşünen ve hızlıca hazırlanmış natamam yazılımlara yatırım yapan firmalar birbirlerinin satış temsilcilerini almaya gayret ederek portföy transferi yaptıklarına inanıyorlar. Bir taraftan da hesap edilmemiş büyük yatırımlar, indirimler ve gerçekçi olmayan kick back sözleşmeleri sürdürülebilir olmamaları yönüyle doğal seçilimi tetikleyici unsurların başında geliyor. Kanımca, seyahat acenteleri tercihlerini yaparken pek çok kriteri bir arada bulundurarak karar vermeliler. Kısa vadeli tutundurma taktikleri ile gözlerinin boyanmasına müsade etmemeli ve zor kazandıkları müşterilerini heba etmemeliler. İyi bir teknoloji; hızlı ve kaliteli, zor zamanda da yanlarında olan bir helpdesk, Türkiye’den, merkez bankası kurları ile faturalama, yurtiçi otellerde %8 KDV uygunluğu, en geniş içerik ve elbette rekabetçi fiyatları her zaman kararlılıkla talep etmeliler. Ancak ve ancak bu şekilde sektör kazanacak ve seyahat acenteleri son tüketici yani yolcunun memnuniyetini yükseltirken ihtiyaçlarının tamamını eksiksiz giderebilecektir.

Son olarak söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Şimdiye kadar Türkiye’nin değişik şehirlerinde sadece ürünümüzü tanıtma amaçlı olmayan ama sektörün bilinçlenmesi ve gelişmesi amacıyla eğitim konseptli toplantılar organize ettik. Ayrıca ben de şahsen, seyahat acentelerine özellikle kurumsal seyahat hizmetlerinin kurgulanması, optimize edilmesi ve tasarruf sağlanması konusunda eğitimler ve danışmanlık vermekteyim. Bu ve bunun gibi olası ihtiyaçlarda acentelerin yanında olduğumuzu ve olacağımızı ilave etmek isterim. Biz ya da bir başka b2b platformu tercih edeceklerinde dikkat etmeleri gereken hususların neler olduğunu şeffaf ve tarafsız bir şekilde dile getirmeye çalıştık, çalışacağız. Bu kriterleri yerine getirmekte eksik kaldığımız anda rekabetçi piyasa bizi merkezkaç kuvvetinin yaptığı gibi dışarıda tutacaktır. Bunun bilinciyle hareket etmeye devam edeceğimize söz veriyoruz.

Vakit ayırdığınız ve güzel sohbetiniz için çok teşekkürler.

Ücretsiz Uçak Bileti Kazanmak İster Misiniz?

Bu röportajı gerçekleştirdiğimiz Levent Apaydın’ın kurucu yöneticisi olduğu Odamigo’dan Pegasus Hava Yolları uçak bileti kazanmak için tıklayın.

Orange Cruises Ülke Müdürü Tolga Ünalsın Röportajı

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Hoşbulduk. Ben turizm sektörüne incoming ile başladım. İlerleyen zamanlarda Türkiye’nin önemli tur operatörlerinde yurtdışı turlar müdürlüğü yaptıktan sonra 2011 senesinde Malta merkezli Orange Cruises ile cruise sektörünü ile tanıştım ve o yıldan beri de Orange Cruises’ın Türkiye müdürlüğü görevini yapıyorum. Ayrıca yaklaşık 7 sene Voyager seyahat dergisinin turizm danışmanlığını yaptım.

Bize biraz Orange Cruises hakkında bilgi verebilir misiniz?

Orange Cruises Türkiye’de 2009 senesinden beri hizmet veriyor. Malta’da biri 1947 yılında kurulmuş olan Mondial ve 1950 yılında kurulmuş olan SMS turizm şirketlerinin resmi olarak 2011 senesinde yaptıkları şirket evliliği ile de Orange Travel Group kurulmuş oldu. Orange Cruises Türkiye de Orange Travel Group’a bağlı olarak faaliyetlerini göstermektedir. Önemli gemi şirketlerinin Türkiye temsilciliğini yapmaktayız.

Orange Cruises olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Sektörde gerekli güveni sağladıktan sonra şimdiki hedefimiz gemi turlarının seyahat eden toplumun birçoğunun seyahat kültürleri arasında yerini almasıdır ve daha çok gemi yolcusuna ulaşmaktır. Nüfus ile bağdaştırdığımızda cruise sektörü maalesef ülkemizde gerekli ilgiyi görmüyor. Oysaki hemen hemen aynı nüfus sayısı olan Almanya’da Türkiye’nin yaklaşık 25 katı cruise yolcusu her yıl gemi seyahatlerine katılıyor.

Sektörde bilinen, güvenilen ve her sene artan satışlarımız ile önemli bir oyuncu konumundayız.

Orange Cruises’in teknolojik yatırıma ayrılan bütçesi ne kadar?

Orange Travel Group olarak yaklaşık son 5 yıllık bir teknolojik yatırıl yapıldı. Bu da yaklaşık 1.2 milyon Euro oldu. Özellikle önemli gemi şirketlerinin sistemlerini tek bir platformda buluşturarak B2B olarak acentalara rezervasyon olanağı sağlayan bu sistem Malta’da kullanılmaya başlandı. Gerekli birkaç uyarlama ile de önümüzdeki günlerde bu sistemi Türkiye’de biz de kullanmaya başlayacağız.

Hangi markaların temsilciliklerini üstlendiniz?

Türkiye’de Costa Cruise, Hurtigruten, Norwegian Cruise Line, PG Cruises, Ponant Cruise, Silversea, Hapag Lloyds, Amawaterways, Disney Cruise’un temsilciliklerini üstlendik.

Cruise ile yolculuk Türkiye’de halen pahalı görünen bir kavram. Peki geçmişe göre bunu nasıl görüyorsunuz?

Evet hala maalesef bu şekilde biliniyor ama gün geçtikçe sektörü takip eden yolcular aslında bu kavramın da yersiz olduğuna tanıklık ediyorlar. Geçmiş yıllarda yolcu gemilerinin azlığı yeterli talebi karşılayamadığı için pahalı bir kavramdı. Fakat günümüzde arz ve talep dengesi birbirini karşıladığı için fiyatlar makul seviyede. Örneğin biz 14 gecelik Mauritius, Seyşeller, Madagaskar gemi turunu uçak dahil 1299 Euro’dan başlayan fiyatlar ile sattık geçtiğimiz Aralık ayı kalkışı için. Belki ilk etapta 1299 Euro pahalı gibi görünebilir fakat 13 gece gemide tam pansiyon konaklama, yaklaşık 10 saatlik uçak yolculuğu, transferler, tur lideri hizmetini düşündüğünüzde makul olduğunu görebileceksiniz. Acentalar da bu rakamı taksitlendirdiği için aslında ulaşılabilirliği daha da artıyorç

Cruise yolcularının en çok sorduğu sorular, tedirginlik duydukları konular neler oluyor ve ne gibi çözümler sunuyorsunuz?

Özellikle ilk kez seyahat eden yolcuların tabii ki daha çok soruları oluyor. Çünkü herşeyden önce yabancı oldukları bir seyahat biçimi ve risk almak istemiyorlar. Genelde kabinleri soruyorlar. Kabin farklılıklarını, gemide sıkılıp sıkılmayacaklarını, gemiden iniş ve binişleri, yabancı dilden kaynaklı tedirginlikleri gibi sorular geliyor. Bütün bunlar ile ilgili biz acentalara belirli zamanlarda eğitimler veriyoruz ki kendi yolcularına da bilgi sunabilsinler. Ayrıca gemi turlarımızın %95’i Türkiye’den bir tur lideri eşliğinde gidiyor. Dil konusunda tüm tedirginlikleri bertaraf ederek yolcuların kendilerini daha da güvende hissetmelerini sağlıyoruz.

Gemilerdeki teknolojiler seçimleri etkiliyor mu?

Açıkçası genç yolcular seçimlerinde bunu ön planda tutuyorlar. Teknolojik yönden daha gelişmiş gemiler gençlerin daha çok ilgisini çekiyor ve gemide vakit geçirirken teknolojik gemilerde sıkılmayacaklarını düşünerek seçim yapıyorlar. Zaten gemi firmaları da daha çok genç yolcuyu çekmek, sosyal medyada daha çok paylaşım yapılıp gemi tanıtımına da katkı sağlamak adına yeni gemilerini daha teknolojik yapıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde National Geographic’in gemi versiyonu olan Hurtigruten ile anlaşma gerçekleştirdiniz. Biraz bilgi alabilir miyiz?

Malta’da Hurtigruten yetkilileri ile bir araya geldik ve Türkiye de dahil olmak üzere temsilcilik yetkisini içeren anlaşma sağladık. Hurtigruten alışılagelmiş gemi yolculuklarından farklı konsept sunan keşif gezileri sunuyor. Özellikle Norveç kıyılarını kuzeyden güneye keşfedilmesini sağlayan hergün kalkışlı gemileri var. Kışın 12 günlük gemi yolculuğunda Kuzey ışıklarını görme garantisi veriyor. Şayet görülemezse 5 veya 6 günlük bir gemi turu hediye ediyor. Norveç dışında Grönland, İzlanda, Svalbard, Alaska, vb keşif yolculukları yapan rotaları var. Konularında uzman ekibi gidilen yerler hakkında sunumlar yapıyor, kara turlarına da bizzat kendileri katılıyorlar. Bu sene ve 2020’de inecek gemileri ise Hybrid teknolojisi kullanılarak üretiliyor ve doğa dostu gemiler olarak misyonu ile bağdaşıyor.

2019 yılında popüler olacağını düşündüğünüz destinasyonlar var mı?

2019’da özellikle kış aylarında Uzakdoğu rotalarının fiyat avantajı ile popüler olacağını düşünüyorum. Uzakdoğu rotalarında Maldivler, Sri Lanka, Hindistan, Singapur, Tayland, Malezya görülecek yerler arasında.

Onun dışında yaz ayları için de Baltık ve Norveç Fiyordları popüler destinasyonlar arasında yerini alacaktır.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Gemi yolculukları seyahat etmenin yolcu açısından avantajları bol yanı. Herşeyden önce kısa sürede birçok yer görülüyor. Genelde gece seyir edildiği için gündüzleri gözünüzü ayrı bir limanda açabiliyorsunuz. Bavulunuzu devamlı boşaltıp toplama derdiniz olmuyor. Çocuklu aileler için birçok gemi firması özellikle 17 yaşa kadar çocuklardan sadece vergi veya cüzi bir ücret alarak fiyat olarak da avantaj sunuyorlar. Gemi içi dinlenme ve eğlence alanları tercihinize göre size olanaklar sunuyor. Akşam yemeklerinde yemeğiniz masanıza servis ediliyor. Tabii açık büfe restoranını kullananlar ise istediği yemeği kendi seçerek yiyebiliyorlar. Kısacası avantajları bol olan bir seyahat biçimi olan cruise yolculuğunu mutlaka deneyimlemek gerekiyor.

Biggplus Şirketler Grubu CEO’su Enis Karslıoğlu Röportajı

Öncelikle hoş geldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz?

1986 yılında Hacettepe Üniversitesi, Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra 1993 yılında Northwestern University Kelloggs Business School GMP ve 1998’ de Harvard Business School’da Global Leadership programlarını tamamladım. Meslek hayatıma 1986 senesinde Sabah Gazetesi ile başlayıp; ATV, Eksen Yayıncılık, CINE5, Arbomedia şirketlerinde devam ettim ve uzun yıllar boyunca bu şirketlerde üst düzey yönetici olarak çalıştıktan sonra Aras Holding’in CEO’luğunu yaptım. Burada şirketin yeniden yapılandırma sürecinde bulundum.

1999 senesinde kurduğumuz Biggplus grubu ile birlikte toplamda 32 yıllık çalışma hayatımın 19 yılını Loyalty alanında gerçekleştirmiş bulunmaktayım. 99’dan beri yaklaşık 1500 loyalty projesini hayata geçirmiş bulunuyoruz. Buradaki müşterilerimiz bize artık teveccüh gösteriyor ve yurtdışındaki işlerimizi de yapın, oradaki projelerimizi de yürütün diyorlar. Bu sebeple biz de 8-9 ay kadar önce Orta Doğu’ya hizmet vermek için Dubai ofisini, birkaç ay önce de Avrupa bölgesine hizmet vermek için Amsterdam ofisini açtık. Bu bölgelerde aynı zamanda lojistik merkezleri açıyoruz, stoklar tutuyoruz ve aynı Türkiye’de yaptığımız gibi bu bölgelerde de hizmet vermeye başlıyoruz.

Bize biraz Biggloyalty hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bugüne kadar yürütmüş olduğumuz 1500’ün üzerindeki sadakat projesi ve içerisinde yazılımdan proje yönetimine, lojistik ve kargo sürecinden ürün tedarik zincir yönetimine ve çağrı merkezi yönetimine kadar A’dan Z’ye pek çok aşamayı kapsayan ticari pazarlama hizmetleriyle loyalty sektörünün Türkiye’deki lider firması olan Biggloyalty, oldukça tecrübeli ve profesyonel bir ekibe sahip. Her biri şirket çatısı altında geliştirilmiş, birbirini tamamlayan sadakat programlarına sahip olduğumuzdan bütün sadakat programlarını, bu yazılımlar ve uygulamalar üzerinden yürütüyoruz. Şu anda dört tane çok önemli ürünümüz var. Biggstars, çalışan ödüllendirme ve takdir programı; Biggclub, bayi teşvik ve ödüllendirme platformu; BiggyMobil son kullanıcı sadakat uygulaması. Bir de bu platformlardan toplanan tüm puanların harcandığı  ödün puan sitesi Biggrewards global e-ticaret portalımız var.

Biggloyalty olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Hem proje büyüklüğü hem de altyapı olarak loyalty sektöründe Türkiye’nin en güçlü şirketiyiz. Kendi yazılım ekiplerimizle loyalty proje çözümleri alanında en gelişmiş şirket olan Biggloyalty, yeni teknoloji ve çözümlerle yoluna yurt dışında da hızla devam ediyor. Yurtdışı yapılanma, IT ve insan kaynakları alanında yatırımlar yaparak grubumuzu büyütürken, grup firmamız olan Aristo ile birlikte çok ciddi bir şekilde TÜBİTAK ve Ar-Ge projeleri yapıyoruz. Kuruluştan itibaren iç pazarda her yıl büyüdük, bazı yıllar bu büyüme oranımız %80-%110 arasında yaşandı.

Türkiye, Avrupa ve MENA bölgelerindeki merkezlerimiz ve iş ortaklarımızla artık 95 ülkede hizmet vererek, Global Loyalty dünyasına adım atmış olduğumuzdan bundan sonraki asıl hedefimiz, uluslararası alanda Türkiye’ den çıkmış bir teknoloji markası olarak büyümek ve o noktada kalıcı olmak. Aynı zamanda Türkiye’nin global pazarda yer almak isteyen firmalarına hizmet vermek de bir diğer hedefimiz. Bu hedeflerimiz doğrultusunda 2018’in başında Dubai ofisimiz ile MENA bölgesine hizmet verecek 2 lojistik merkezimizi, Ekim ayı ile birlikte de Amsterdam ofisimizi ve lojistik merkezimizi açmış bulunmaktayız.

Acenta bayi ödüllendirme üzerine loyalty programınız mevcut mu? 

Bayi ödüllendirme sistemleri, şirketlerin satış ve dağıtım kanallarının ve ticari pazarlama yöneticilerinin, hem sell-in hem de sell-out aktiviteleri için yaptıkları en verimli ve önemli uygulamaların başında geliyor. Bayilerin performans ve verimliliklerini raporlayan bu sistem sayesinde şirketler, bayi sadakat ve satış performanslarını arttırmak için izleyebilecekleri stratejiyi belirleyebiliyorlar. Loyalty programı içerisinde bayilerin motivasyonunu arttıran kampanyaların yönetimi ve içeriği, yönetim platformu uygulaması ile takip ediliyor. Online sistemlerimiz üzerinden bayilerin performans ve verimlilikleri raporlanıyor ve toplanan Big Data ile CRM analizi yapılarak bayiye özel kampanyalar düzenlenebiliyor. Birçok sektörde olduğu gibi bayi ve satış noktası ödüllendirme ve sadakat projelerinde de başarılı sonuçlar ve satış artışları alıyoruz.

Seyahat sektöründe müşteri sadakatinin öneminden biraz bahseder misiniz?

Sadakat Programları, uzun vadede başarılı olmak isteyen tüm markaların vazgeçilmezi…
Eğer bir marka başarılı ve sevilen bir marka olmak istiyorsa bu işin önemli bacaklarından biri olan müşteri bağlılığına önem vermeli ve bu hizmet, hem markanın içinde hem de dışında profesyonel ekipler tarafından yönetilmelidir. Seyahat sektöründe bu bağ konusu daha da fazla öneme sahip; çünkü verilen hizmetleri düşündüğümüzde (otel konaklaması, tur, transfer vs.) bunların, müşteriler tarafından tekrar tekrar alınan hizmetler olduğunu görüyoruz. Acentalarla ilişkilerde çok önemli.

Sadakat programlarında; satışları arttırmak, yeni müşteri kazanmak, mevcut müşteriyi elde tutmak, satış noktasını yönetmek  vb.  satış ve pazarlama ile ilgili konular el ele yürür. Mevcut müşteriyi korumak yeni müşteri elde etmekten çok daha düşük maliyetlidir. Bizim hizmetlerimiz, tüm bu başlıklara işaret eder ve çözüm sağlar.

Bu alanda çalıştığınız bir marka var mı, ne gibi faydalar gördüler?

Hedef kitlemizi oluşturan bayilere, firma çalışanlarına ve son kullanıcıya özel loyalty programlarımızla ön plandayız. Bu kapsamda baktığımızda çalıştığımız markalardan bahsedecek olursak son kullanıcı alanında Türk Hava Yolları’nın Shop & Miles projesini söyleyebiliriz. 10 milyondan fazla üyesiyle dünyanın en büyük sadakat programlarından biri olan Shop&Miles, tamamı Biggloyalty tarafından yürütülen programla 95’ten fazla ülkeye yüzbinlerce hediye gönderimi sağlıyor. 30+ ana kategoride 25.000’den fazla ürün sunulması nedeniyle müşteri memnuniyetini en üst noktaya çıkaran proje, THY’nin müşterilerinin özel bir deneyim yaşamalarına ve markanın tüketicileriyle duygusal bir bağ kurmasına destek veriyor.

Çalışanlar için sunduğumuz RIXOS Çalışan Takdir ve Ödüllendirme projesinde ise yöneticiler, şirketteki başarılı kişilere puan veriyor ve puanlar, BIGGLOYALTY’nin tasarladığı ve tüm süreçlerini yürüttüğü internet sitesinde kullanılıyor. RIXOS Çalışan Takdir ve Ödüllendirme programı, Linkedin benzeri bir platform üzerinden tüm çalışanların takdir ve teşekkür ödüllendirilmelerinin görüntülenmesini, çalışanların birbirine şirket değerleri çerçevesinde teşekkür etmesini sağlıyor ve tüm aksiyonlar, objektif bir ortamda gerçekleşiyor.

Acente / bayi sadakat programlarına örnek olarak da The Ritz Carlton otelin booker uygulamasını örnek gösterebiliriz. Yoğun rezervasyon yapan firmaları, karar vericileri hedefleyen bu uygulama, diğer otellerin yerine The Ritz Carlton’ın tercih edilmesini teşvik ediyor.

Yakın dönemde yapılan anketlerden biri yeni bir müşterinin maliyetini 70 USD fakat var olan müşteriyi korumanın maliyetini 10 USD olarak göstermişti. Peki, markalar müşteri sadakatini artırmak için ne gibi yollar izlemeli?

Müşteri devamlı takdir edilmek istiyor. Müşteriyi mutlu etmenin birinci yolu tabii ki ürünü iyi yapmak; bu zaten her şirkette var olmalı. Sonrasında her müşteri takdir edilmek durumunda. Ben, Cine5 genel müdürlüğü yaptığım dönemde hep bizim mevcut müşterilerimiz bize de bir şey yapsana diye telefon ederdi. Müşteri bir değer yaratıyorsa, katkı sağlıyorsa mutlaka takdir edilmek istiyor. Bu durum üç hedef kitle için de geçerli. Çalışan takdir edilmek istiyor, başarısının görülmesini istiyor ve ödül bekliyor. Bayi, ben markaya yardım ediyorsam, markanın işini geliştiriyorsam benim buradan geri dönüş almam gerekli şeklinde bir beklenti içerisine giriyor. Müşteri de bir markaya sürekli sempati gösteriyorsa o markanın da onu takdir etmesini, sempati göstermesini istiyor. Bütün bu ilişkileri yönetmek için bizim dijital alt yapılara, ortamlara ihtiyacımız var. İşte bizim yaptığımız ürünler de bunu sağlıyor. Dolayısıyla sadakat projeleri, müşterinin kaybolmaması için gerekli! 1’e 7 maliyetine ben de katılıyorum; yani bir müşteriyi kaybetmenin maliyeti, yeni müşteri kazanırken çarpı yedidir. Bizim müşteri kaybetmek yerine “lifetime customer” dediğimiz hayat boyu müşteriler yaratmanın yollarını aramamız lazım. Bunlarla ilgili Harvard’da, Amerika’da çok önemli çalışmalar var. Bir müşteriyi bütün hayatınız boyunca nasıl tutarsınız şeklinde çalışmalar yapılıyor. Bizler ise çok çabuk kaybediyoruz. Müşteriyi kaybetmemek için mutlaka sadakat projelerinden birinin yapılması gerek.

Müşteri ilişkileri yönetiminin pazarlama faaliyetleriyle nasıl bir ilişkisi var?

Yaklaşık son 10-12 yıldır pazarlamada bir başlık çıktı: loyalty marketing executive, loyalty marketing manager, loyalty marketing president, CLO, Chief Loyalty Officer gibi… Pazarlamanın içerisinde loyalty marketing önemli hale geldi. Ticari pazarlamada bu iş zaten yıllardır geleneksel olarak yapılıyor, biz bunu dijital hale çeviriyoruz. Yani bayiyi alıp bir seyahate götürmek, bayiye hediye vermek geleneksel olarak yüzlerce yıldır var. Biz, bunları daha sistematik hale getiriyoruz. Teknolojik alt yapılar kuruyoruz ve dijital dünyada dijital data topluyoruz. Dolayısıyla yapmamak büyük hata! Pazarlama faaliyeti yapmadığınız zaman, ticari pazarlama faaliyeti yapmadığınız zaman zaten satışınızı arttırmanız, bayideki etkinliğinizi yükseltmeniz, bayi penetrasyonunuzu arttırmanız imkansız. Siz; bayi, çalışan ya da son kullanıcının davranışını değiştirmek için mutlaka bir sadakat çalışması yapmalısınız. Bunlar reklamın ve pazarlamanın tamamlayıcı unsuru. Dolayısıyla bizim bayi ödüllendirmede iş ortaklarımız ticari pazarlamalar, çalışan ödüllendirmedeki iş ortaklarımız insan kaynakları, son kullanıcıda da pazarlamacılar oluyor. Yani sadakat projelerini biz zaten pazarlamacılara gidip, çözüm olarak sunuyoruz. Onlarla birlikte ayağa kaldırıp, müşteri ödüllendiriyoruz.

E-ticarette müşteri payı denildiğinde akla iki konu gelir. Bunlardan ilki müşteri memnuniyeti, ikincisi ise müşteri sadakati. Bu bağlamda, turizmde e-ticaret müşteri ilişkileri yönetimi stratejileri hakkında bize neler söylemek istersiniz?

E-ticaret çok özel bir konu ve bu alanda ciddi bir tecrübemiz var. E-ticarette loyalty yaratmak gerçekten çok zor. Fiyatı müşteri çok kolay kontrol edebiliyor, kıyaslayabiliyor. Bir kere mutlaka rekabetçi olmanız lazım, sitenizin teknik olarak çok hazır olması lazım. Bir sürü başlığı var bunun. Ve en sonunda mutlaka sizinle alışveriş yapan müşteriyle bir bağ kurmalı, sürekli iletişim halinde olmalı ve sadakat projesi yapmalısınız. Bu turizm sektörü için de geçerli. Ben sektörleri birbirlerinden ayırmıyorum. Genel ürün satan bir site için de geçerli; Amazon bile Premium yapıyor. Dolayısıyla müşteri size nerede değer yaratıyorsa siz de o ortamda, o ortamın gerektirdiği teknolojilerle ona geri dönmelisiniz. İşin sonu hep değer katan müşteriye bizim de geri dönüp, takdir ve ödüllendirme ile cevap vermemiz. E-ticaret olduğu zaman burada dikkat edilmesi gereken nokta, çözümün de dijital ortamda olması, ödülün de dijital olması gerektiği. Buna dikkat etmek gerekiyor.

Müşteri sadakati yönetiminde sosyal medyanın yeri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Müthiş önemli bir soru aslında. Biz bilişsel esnek olalım, teknoloji değişiyor, dijital teknolojiler kullanılıyor dediğimiz zaman aslında bunları moda olduğu için söylemiyoruz. Hakikaten kullanmak için söylüyoruz ve ürünlerimizde, çözümlerimizde, yazılımlarımızda da kullanıyoruz. Sosyal medya çok önemli! Sizin müşteriniz eğer sizi sosyal medyada kendi çevresine pozitif götürmeye başlarsa müthiş olmaz mı? Yani eskiden beri hep “member gets member”, “body bring body” benzeri bir sürü proje yapıldı. Arkadaşını üye yap ya da komşunu getir üye yap gibi birçok kampanya yapılıyor. Yaptığımız yazılımlarda da biz hem son kullanıcı hem bayi tarafında bir içerik sitesi kuruyoruz. Bu içerik sitesinde de paylaşım yaptırtarak ya da beğendirerek içeriklerde müşteri veya bayilerimizin bizim içeriğimizi, bizim yarattığımız pazarlama aktivitelerini duyurmalarını istiyoruz. Duyururlarsa ekstra puan, ekstra mil kazanacaklarını söyleyerek, onları motive ettirerek bunu yaptırıyoruz. Bununla ilgili çok özel projeler var. Biz sosyal medyanın paylaşma, beğenme vb. özelliklerini sadakat projelerinde mutlaka kullanıyoruz; bu detay, çok önemli.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Öncelikle tüm değerli okuyucularınızın bilmesini isteriz ki loyalty uygulamaları alanında çok büyük bir tecrübeye ve birikime sahibiz. Standart uygulamalarımızın yanı sıra satış ve marka bağlılığını arttırmak için şirketlere özel projeler ve çalışmalar yürütüyoruz. Her şirketin verimliliğini arttırması, izinli vri tabanı oluşturması, satışlarını hızlandırması, penetrasyonda fark yaratması yani kısaca pazarlamada başarı elde etmesi için; çalışan, bayi ve müşteri olmak üzere saydığımız hedef kitlenin birine ya da tamamına sadakat projesi sunması gerekiyor. Biz de tecrübelerimizle şirketleri geleceğe taşıyacak çözümler üretip, onlara yardımcı olarak, rekabette öne geçmelerini sağlıyoruz. Okurlarınız konu ile ilgili bilgi ve detay almak isterlerse çekinmeden Biggloyalty proje ekiplerimizle iletişime geçebilirler.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü İrfan Önal Röportajı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü ve 30 Kasım’da gerçekleşecek Uzakrota Travel Summit (UTSIstanbul) konuşmacılarından İrfan Önal ile Turkey.Home projesi üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Ben Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürüyüm. Bu görevi 5,5 yıldır yürütüyorum. Bakanlığımızda yurt içinde ve yurt dışında çeşitli kademelerde yöneticilik görevleri yaptım. Bu yıl Bakanlığımızda 23. yılımı çalışıyorum. Özellikle Destinasyon yönetimi, destinasyon pazarlaması, ulusal turizm örgütleri, kültür endüstrisi, kültürel diplomasi, turizm diplomasisi ve çevre konularında çalışmalarım bulunuyor.

Bize biraz Turkey.Home hakkında bilgi verebilir misiniz?

Turkey Home projesi 5 yıl önce Tanıtma Genel Müdürlüğünce başlatılan bir tanıtım kampanyası ve ülkemiz adına tanıtım markası yaratmak için yürütülen bir projenin adıdır. Bir slogan veya logo çalışması değildir. Kültür ve turizm diplomasimizin güçlü bir kampanyası olarak bireyle iletişim kuran ve çağdaş enstrümanlarla bu iletişimi devamlı kılan bir stratejiye sahiptir. Ülkemizin tüm değerlerini içinde barındırarak yalın bir dil ve görünümle dünyaya ülkemizin ve insanımızın hikayelerini ulaştırmayı ve etkileşimine yardımcı olmayı amaç edinmiştir. Bu anlamda ülkemizin global imaj kampanyasıdır.

Turkey.Home projesinin tanıtımında ne gibi faaliyetlerde bulunuyorsunuz?

Ülkemizin ulusal turizm örgütü olarak yurt dışındaki tüm tanıtım ve pazarlama faaliyetlerimiz Turkey Home kampanyasının şemsiyesi altında gerçekleştirilmektedir. Kampanyanın sosyal medya hesapları dünyadaki benzer kuruluşlar arasında en önde gelen takipçi ve etkileşim sayılarına sahiptir. Bütün markalarla stratejik ortaklıklarımızı da ülkemiz adına Turkey Home markası temsil etmektedir. Bütün basın, kültürel faaliyetler, sektörel faaliyetler, reklam faaliyetleri Turkey Home markasının içeriğinde gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetler hem ülkemiz ve destinasyonlarımız, kültürümüz ve insanımız adına tanıtım ve iletişim faaliyetleri olmakta hem de Turkey Home markasının bilinirliğine yardımcı olmaktadır.

Meksika’nın Chicago’daki duvar yazıları, Palau’nun temiz sahilleri pazarlaması, Dominik’in 11 ayrı plajı pazarlamak için yarattığı projeler. Dünya’daki turizm pazarlama faaliyetleri viral pazarlamaya evriliyor. Peki Türkiye’nin bu alanda çalışmaları mevcut mu?

Turkey Home özellikle özgün ve içten bir duruş sergilemeyi amaç edinmiş bir kampanyadır. Bu amaçla başından itibaren kültür, sanat, müzik ve spor yoluyla insanlarla iletişim kurmayı, bu faaliyetleri insanlara ulaştırarak onların hayatına renk katma amacını stratejisinde önemli bir yere koymuştur.  Özellikle gastronomi, yürüyüş yolları ve festivaller ile ilgili olarak ürettiği etkileşimli projeler artık süreklilik kazanmış ve insanların çok fazla ilgisini çekmektedir. Bu gibi projeleri çeşitlendirerek sürdürmeyi planlamaktayız.

Türkiye’nin ana pazarları tekrar eski gücünü kazanmaya başladı. Peki alternatif pazarlar için de çalışmalarımız mevcut mu? Çin yakın gelecekte ana pazarımız olabilir mi?

Türkiye özellikle Çin, Hindistan, Güney Afrika, Brezilya gibi gelişen ve gelecekte daha da önemli hale gelecek pazarlara ilişkin yeni stratejilerini eyleme dönüştürmektedir. Bu yıl Çin’de Türkiye turizm yılıdır ve bununla ilgili pek çok tanıtım ve pazarlama projesi yürütmekteyiz. Her pazar için özel sektörümüzle birlikte çalışmaktayız ve özellikle bu pazarlara ilişkin yeni ürünler ve yeni destinasyonlarımızı ön plana çıkarmayı hedefledik. Çin’de hedefimiz pazara yeni ürünler ve yeni destinasyonlarımızı tanıtarak kişi başı harcamayı 2023’te 2000 USD seviyesine ulaştırmaktır.

Ülkemize gelen turistin profilinde ve seyahat odaklarında (Gurme, Deneyim ve Macera) son yıllarda değişim gözlenmeye başlandı. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?

Turizmdeki hızlı değişim ülkemize gelen turistlerin davranışlarında da görülüyor. Bu tüm destinasyonlar için geçerli bir olgu. Turizmde deneyim ön plana çıkıyor ve sizin de turiste bu deneyimi yaşatacak ürünler sunmanız gerekli. Ülkemiz turizm potansiyeli açısından çok zengin. Turizm endüstrisindeki ve turist davranışlarındaki değişimi iyi takip etmeli ve sektörel dinamiklerimizi ve turizm anlayışımızı buna göre kurgulamalıyız.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Turizm dünyada en hızlı büyüyen bir sektör olarak çok çeşitli sektörleri de etkilemekte ve etkilenmektedir. Bu noktada turizm yönetimi çok önemli bir konu olarak ortaya çıkmaktadır. Turizmi ülkemiz, insanımız ve ekonomimiz açısından doğru kurgulayabilmemiz ve potansiyelimizi en verimli şekilde kullanabilmemiz için  turizmi en doğru ve etkili bir şekilde yönetmeliyiz.

The Wink Genel Müdürü Kris Carlson ile Butik Otellerin Instagrama Entegresi Hakkında Röportaj

The Wink Genel Müdürü Kris Carlson, sıfırdan yeni bir butik otel markası inşa ediyor. Projenin başlamasından sadece bir ay önce, Washington D.C.’de bulunan otel yeni fikirler, eğlenceli özellikler ve ilginç bir doğa getirerek projeye başladı.

Kendisinin Sosyal Medya konusundaki derin anlayışı sayesinde, The Wink‘in Instagram hesabı, otelin kişiliğini paylaşma ve otel misafirleri ile tanıştırma konusunda başarılı oldu.

Bir yılın altındaki operasyonlarda, Wink, köpek dostu bir ortam, yerel eğlenceye odaklanma ve her ziyaretçiye yönelik paketler ile bölgede dalgalar yatıyor.

Sojern Sit Down bu baskısında, ağırlama sektöründe eşsiz bir marka oluşturma konusunda Kris Carlson ile konuştu.

[Sojern]: Konaklama endüstrisinde geçirdiğiniz yıllar içerisinde işinizle ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

[Carlson]: İşimin en iyi kısmı insanlarla çalışmak; misafirlerin memnuniyetini görmek, bazen de daha da fazlası, personelimizin memnuniyeti. The Wink, farklı bir işgücüyle harika bir yer, bu yüzden çok eğlenceli ve heyecanlı. Gezginlerden ve personelden çok şey öğreniyorum.

[Sojern]: Butik oteli başlatırken marka bilinirliği oluşturmak için hangi süreçten geçtiniz?

[Carlson]: Aralık ayında The Wink’i başlatmak için projeye katıldım ve Ocak ayında piyasaya sürüldü. Farkındalık yaratmak için sadece bir ay ve bir hafta geçirdik. Web sitemizi ve dijital medyamızı hemen inşa etmemiz gerektiğini biliyordum. Önce marka kimliğine baktık – isim ve renkler / görseller üzerinde çalışıyoruz. Operasyonda hayata geçirilebilecek, alışveriş yapılabilir bir pazara ihtiyacımız vardı.

Her zaman bir değişim planı vardır, fakat en önemli husus marka kimliğidir ve ortaklarımızın bununla nasıl özdeşleştikleridir. Her şey dönüp dolaşıp markanın DNA’sına geliyor. İş ortaklarımız ve misafirlerimizin markayla ilişki kurmasını istediğimizden beri görseller ve verim için vizyonu gerçekten çok beğendik.

[Sojern]: The Wink’i başlatırken hangi zorluklarla karşılaştınız?

[Carlson]: Üstesinden gelmek zorunda olduğumuz gerçek bir meydan okuma, tutarlı ve güvenli bir otel zincirine ait olan ve eğlenceli bir butik otel alanına dönüştüren bir oteldi. Otelimizin yakında yenilenmesi, marka varlığını daha da artıracak ve tüm atmosferi değiştirecektir.

Bir de satın almak için çok fazla zaman ayırmak zorunda kaldık. Herkes markanın her türünü gördüğü zaman insanların markayı anlamaya çalışmasını sağlamak zorlaşıyor. Markanın ne olması gerektiğine dair önyargılı fikirlerle savaşmak zorunda kaldık.

Otelin Kişiliğini Göstermek için Sosyal Medyayı Kullanmak

[Sojern]: Otel kurarken The Wink markasını Instagram’a nasıl uyguladınız?

[Carlson]: Instagram kişiliği vitrine çıkarmak için harika. Başarılı hesaplar, reklamların takipçilerinin ilgisini çekmenin anahtarı olmadığını bilir. Kişilik görüntülenir ve kişiliğin içinde pazarlanabilecek şeyler vardır – ki bu The Wink ile gerçekleşiyor ve baştan beri istediğimiz şey budur. Enerjimiz ve eğlenceli bir deneyim gibi hissettiren şey sergileniyor. Otelde kültür olarak yapmak istediğimiz şeyleri koymak istedik ve umarım misafirler bu şeyleri yapmak ve onlardan ilham almak isterler.

[Sojern]: Ücretli ve organik sosyal medyaya nasıl yaklaştınız?

[Carlson]: Tabii ki, organik ve ücretli sosyal yaklaşıma yönelik büyük farklılıklar var. Bizim için organik reklam değil, hepsi kişilikle ilgilidir. Sokakta yürürken gördüğüm bir şeyin yazılara ilham kaynağı olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor. Bunu kesinlikle organik hale getiriyor. Ücretli sosyal bütçe nerede ve ne zaman odaklanacağına karar vermek için daha stratejik.

[Sojern]: Instagram üzerinde yeniden yayınlama etkileşimi artırabilir. Yeniden yayınlananları nasıl seçiyorsunuz?

[Carlson]: Instagram planımızın bir parçası olarak yeniden yayınlamayı markayı yansıtacak bir içerik seçerek uyguluyoruz. Bu gerçekten istenen frekansa uyuyor ve The Wink ile akış sağlanıyor. İnsanlar görsellere ve eğlenceye çekiliyor. Biz repost ettiğimizde, misafirimiz olan ya da bizim misafirimiz olmak isteyecek kişileri arıyoruz. Bir kullanıcının sahip olduğu takipçi miktarı gerçekten karar vermenin bir parçası değil. İyi bir fotoğraf çekmek, 12 takipçiye veya 200 bine sahip olmaktan daha önemlidir – insanlar görsellere ve eğlenceli yönlere çekilir.

[Sojern]: Konukların hikayelerini yeniden gönderiyorsunuz ve onları Instagram Highlights için arşivliyorsunuz. Instagram Hikayeleri’ni kullanarak yaşadığınız bazı önemli kazançlar nelerdir?

[Carlson]: Ayrıca konuk hikayelerini de yeniden yayınladık ve onları Highlights için arşivledik . Konuk yayınları her zaman heyecan verici. Genellikle bir noktada ilişki kurmak için geri dönerler. İştirakçiler kendilerini veya isimlerini görür ve severler. Sonuçta, sosyal medya bugün çok yoğun . İnsanlar kişisel dünyalarını ve iş dünyasını bir araya getiriyorlar çünkü bu gerçekten aynı şey, sosyal medya varlığınız sizi temsil ediyor.

Instagram ile Toplum ile bağlantı kurma

[Sojern]: The Wink çok toplum odaklı. Wink, topluma nasıl geri veriyor?

[Carlson]: Geri dönüp profilimize biraz eğlence katmanın en sevdiğim yollarından biri de Humane Rescue Alliance ile evlat edinme etkinliklerine ev sahipliği yapmak. Köpekleri ve yavruları için ev bulmak için ayda bir kez gelirler. Yaklaşık yarısı The Wink’de ortaklar tarafından evlat edinildi! Bu etkinlikler büyük birer başarıydı.

The Wink’te köpekleri seviyoruz. Bizim kişisel Wing köpek tarzı muamelemiz var. Bize geldiklerinde, köpek birası (tavuk ve sığır eti suyu), köpek yatakları ve diğer köpek konforları verilir. Washington D.C. genel olarak köpek dostu değil, ama bizim yerimiz öyle. Yüzmeyi seven köpekler için yakındaki iki adet köpek parkı, biri çitle çevrilmiş ve bir nehir tarafından yapılmıştır. Bölgede ayrıca bizim de uyguladığımız köpek dostu veranda oturma alanı bulunan birçok restoran bulunmaktadır.

[Sojern]: Bölgedeki etkinlikler hakkında mesaj yayınlıyorsunuz, bu, toplumla benzersiz bir şekilde nasıl bağlantı kurmanıza yardımcı oluyor?

[Carlson] Konuklarımızın etkinlik güncellemelerini gerçekten çok beğendiğini öğrendik. Herkes D.C.’de ne yapacağına bakabilir, ancak benzersiz ve farklı olanı bulamayabilirler. İş arkadaşlarımız, diğerlerinden daha fazla neler olduğunu biliyorlar yani onlardan tavsiye alıyorsunuz. Herkes Beyaz Saray’ı ve Smithsonian’ı biliyor; ama biz D.C.’nin iç işleyişini ve cool kısımlarını yani ağzının tadını bilenlerin gittikleri yerleri biliyoruz.

[Sojern]: Paketleri nasıl tanıtıyorsunuz?

[Carlson]: Farklı gezginler için çok çeşitli eğlence paketlerimiz var. Web sitemizde, dijital görüntü alanlarında ve Instagram’da tanıtılıyorlar. Kampanyaları bir pakete uyacak bireylere göre hedefleriz, örneğin; müzik severler, kitap kurdu ya da küçük çocukları olan aileler. Kendiliğinden paketlerin yalnızca birkaçını kendimiz alırız; fakat çoğu bir paket rezervasyon ve oda rezervasyonu yapar. Ya da paketi görüyorlar ve buna ihtiyaç duymadıklarına karar veriyorlar; ancak The Wink’deki değere bakıp sonunda bir oda rezervasyonu yaparlar. Farklı şeyleri tanıtmak için çevreyi değiştirerek taze tutarız. İnsanların paket rezervasyonu yapmadığı durumlarda gerçekten cesaretimiz kırılmıyor çünkü kaç kişinin baktığını ve ne sıklıkta oda rezervasyonlarına dönüştüğünü görüyoruz.

Bir Otel Markası Başlatmaktan Öğrenilen Dersler

[Carlson]: İşleri mükemmel yapmak gibi bir şey yoktur. Tekrar yapma şansı verilseydi, daha erken birkaç tane daha sosyal medya hesabı açabilirdim. Tatil sezonu boyunca, herkes tatildeyken büyük ilerleme kaydettik; ancak daha yoğun olabilirdik ve daha fazla gelir elde edebilirdik. Sojern, açtığımız bir pazarlama kanalının harika bir örneğiydi ve bu da muazzam bir şekilde yardımcı oldu. Görüntülü reklamcılıkla yalnızca altı ayda doğrudan rezervasyonlarda 87 bin dolar kazandı. Sojern’in RevDirect ™ ile ortaklığa başladık ve daha sonra Facebook ve Instagram’da reklam yayınlamaya başladık.

[Sojern]: Yepyeni bir otel başlatmaya yardımcı olmak için Instagram kullanımına ilişkin otelcilere en iyi üç ipucunu verebilir misiniz?

[Carlson]:

1.En kısa sürede başlayın.
2.Yayınlanan sürekli içerik miktarına sahip olduğunuzdan emin olun. Dolayısıyla, büyük boşlukların açığa çıkmasına izin vermeyin, insanlar ilgilerini kaybedebilir.
3.Eğlenceli şeyler yapmaktan korkmayın ya da çekinmeyin.

[Sojern]: The Wink’in Instagram planında ne var?

[Carlson]: Instagram planı için sonraki adımlarımız kesinlikle daha fazla video içerecektir. Daha etkileşimli olacağını umduğumuz bazı harika video çekimleri üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca eğlenceli insanlardan bazı öneriler de istiyoruz. Gelecek bir etkinliğimiz var, bu yüzden öneriler çok mutlu oluruz. Son olarak, Instagram’daki yenilemenin ayrıntılarını göstermek istiyoruz. Çılgın bir parti yerine, ortaya çıkan bir Instagram anı yaratmayı tercih ediyorum.

The Wink, rezervasyonların artmasına yardımcı olmak için Sojern RevDirect ™ ürünü ile çalışıyor.
Ürüne göz atmak için tıklayın.

Prontotour İçerik ve Kurumsal İletişim Müdürü Mehmet Güneli Röportajı

Bize biraz Prontotour hakkında bilgi verebilir misiniz?

1993 yılında kurulan markamız, A grubu seyahat acentesi olarak turizm dünyasına hizmet veriyor. 87’den fazla ülkeye operasyon düzenleyen ve yılda yaklaşık 100 bin kişiye seyahat imkanı sağlayan tur operatörüyüz. Yurtdışı turlarda Türkiye’nin lideri konumundayız. İstanbul’da bulunan merkez ofisimiz, 35 yetkili acentemiz, İzmir’de bulunan şubemiz ve Türkiye’de yaklaşık 1.120 yerel satış noktamız ve 300’den fazla çalışanımızla turizm sektöründe faaliyetlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Ayrıcalıklı seyahat deneyimleri sunduğumuz ProntoPlus markamızla da gezginlere sıra dışı seyahat deneyimleri yaşatıyoruz. Yine gemi ile seyahat etmeyi sevenler için farklı rotalara dünyanın en seçkin cruise markaları ile gemi turları hizmeti veriyoruz. Ayrıca yurtiçinde düzenlediğimiz kültür turlarının yanı sıra seyahatseverlere yurtiçi otellerde konaklama hizmeti sunuyoruz. Büyük firma ve kurumların çözüm ortağı olan ve onların hayalini gerçekleştiren prontoMICE markamız da ayrı bir şirket olarak kendi kulvarında öncü olmuş durumda. Prontotour, Ali Onaran’ın deneyim ve vizyonu ile geleceğe dönük büyük adımlar atmaya devam ediyor.

Prontotour olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Kaliteli hizmet anlayışıyla müşteri memnuniyeti odaklı hizmet veren ve sektörde en fazla yurtdışı tur paketi çeşitliliği olan firmayız. Bu alandaki başarımızı artırarak devam ettirmek amacındayız. Yine yenilikçi ufkumuzu yurtiçi turlarımızda da gösterdiğimizi düşünüyoruz. Kültür turlarımız ile de fark yarattığımız kanısındayız. Her zaman kaliteli ve inovatif ürünler ortaya koyan bir marka olmayı hedefiyle yolumuza devam ediyoruz. Sektörde belirlediğimiz yeni rotalarla, geliştirdiğimiz yeni destinasyonlar ile seyahat trendlerine yön veriyoruz. Yurtdışı tatil seçeneklerini çeşitlendiriyoruz. Her yıl belirlediğimiz hedefler doğrultusunda büyümemizi sürdürüyoruz. 2018 yılında % 20 büyüme hedefi koyduk. İlk 8 aylık sürece baktığımızda döviz kurlarındaki dalgalanmalara rağmen yılsonunda hedefimizi tutturacağımızı söyleyebilirim.

Online seyahat ve tatil dikeyine odaklanan bir firma olarak iş modeliniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Satışlarının çoğunu acente ve merkez ofisten yapan ancak online satış kanalı da olan ve dijital dönüşüme inanan bir firmayız.

En fazla ilgi gören kategoriler hangileri?

İnternet sitemizde en çok yurtdışı turlarının ziyaret edildiğini söyleyebiliriz. Başta İtalya, Orta Avrupa, Balkanlar, İspanya ve Benelüks olmak üzere yurtdışı turları ilgi görüyor.

Son yılların en gözde teknolojilerinden mobilin Prontotour’daki yeri nasıl? Toplam trafik ve dönüşümler içinde mobil kanalın payı ne durumda?

Mobil uyumluluk ve yenilikler son yıllarda markaların öncelikleri arasında. Biz de çalışmalarımızda bu kanala öncelik veriyoruz. Bugün için toplam trafiğimizin yüzde 65 kadarının mobilden geldiğini söyleyebilirim.

Türkiye özelinde seyahat söz konusu olduğunda tüketicilerin satın alma davranışlarını hangi faktörlerin daha çok etkilediğini düşünüyorsunuz?

Tabii öncelikle tüketicilerin satın alma davranışlarında pek çok parametre olduğunu belirtmeliyim. Örneğin yeni bir eğilime bakarsak mesela son yıllarda Türkiye’de yaşayan tüketiciler konu seyahat olunca genelde, tecrübe etmiş kişilerden görerek ya da duyarak satın almaya yönlenmeye başladılar. Bu bağlamda sosyal medya bugün çok etkin bir konumda bulunuyor. Özellikle influencer dediğimiz fenomenler vasıtasıyla dünyanın her yerine gidilebileceği öngörüsü gelişiyor. Gençler daha çok seyahat etmeye başlıyor. Tabii burada doğru content ve yönlendirmeler de çok önemli. Seyahat mutlaka üzerine düşünülmesi, elbise gibi bazen ölçüsü alınarak planlanması gereken bir iş. Biz de sosyal medya ve internet sitesi gibi dijital platformları etkin ama doğru kullanan bir markayız.

Seyahat alışkanlıkları hem Türkiye’de hem de dünyada farklı eğilimler odağında şekillenmeye devam ediyor. Siz Prontotour olarak sürekli değişiklik gösteren tüketici beklentilerine nasıl karşılık vermeye çalışıyorsunuz?

Dediğim gibi sektörde trendleri takip eden ve trend yaratan bir markayız. Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Nelerin seyahatseverlerin ilgisini çekebileceğini analiz ediyoruz. Örneğin gemi ile vizesiz Yunan Adaları turunu ilk başlatan firmalardan biri biz olduk. Sonra tüm acenteler bu rotalara yöneldi. Bir destinasyonda farklı beklenti ve yaş grupları için çeşitlilik yaratmaya çalışıyoruz. 25 yıllık tecrübe ile tüketicinin ihtiyaçlarını biliyoruz ve dünyada olan bitenleri yakından takip ediyoruz. Bu çalışmalar doğrultusunda da seyahatseverleri farklı coğrafyalarla buluşturuyoruz. Mesela bu yıl Dünya Denizleri paketlerimizi tüketiciye sunduk. Seyşeller, Phuket, Phi Phi Adaları, Mauritius, Maldivler, Bangkok gibi rotalarda turkuaz sulara ve bembeyaz kumlara sahip dünyanın en ünlü plajlarını gezginlerle buluşturuyoruz. Yine çocuklar için eğitici ve öğretici PRONTOKIDS turlarımız mevcut.

Sizce 2018 yaz dönemi Türkiye e-ticareti açısından nasıl geçiyor?

E-ticaret tüm dünyada hızla yayılıyor ve şirketler de yatırımlarını bu kanala yapıyor. Güven, erişim gibi problemlerin her geçen gün giderilmesiyle önümüzdeki yıllarda daha da etkin hale geleceğini düşünüyoruz. Yeni kuşakların davranış örüntüleri ve tüketim eğilimleri de bu gelişime uygun. Bu alanda büyümenin devam edeceği ortada ancak konvansiyonel araçların da hala satın almada büyük bir öncelik taşıdığını ve bu refleksleri de içine alacak şekilde karar almanın önemli olduğuna inanıyoruz.

Her sosyal ağın seslendiği kitle farklı ve bu sitelerin birbirinden net olarak ayrışan dinamikleri var. Prontotour olarak bu durumu nasıl bir stratejiye dönüştürüyorsunuz?

Prontotour olarak ajanslarımızla birlikte sosyal mecraları en aktif nasıl kullanabileceğimizi tartışıyor ve bu yönde stratejiler geliştiriyoruz. Dinamik ve genç bir yapımızın olduğunu söyleyebilirim.

Geri dönüş bakımından hangi sosyal ağ ve faktörleri önemsiyorsunuz?

Aslında her kanalda olmaya çalışıyoruz ve çok amaçlı kullanıyoruz. Takipçilerimizi hem kampanyalar hem de yeniliklerden haberdar ederken merak ettikleri konularda da bilgilenmelerini sağlıyoruz. Son yıllarda Youtube bizim için öne çıkmaya başladı. Ancak Facebook, Instagram ve Twitter gibi sosyal mecraları çok aktif kullanıyoruz.

Sosyal medya ve dijital PR stratejinizde öne çıkan ilkeler ve uygulamalar nelerdir?

Çağın koşullarına uygun, güncel gelişmeleri, konuları esas alan yenilikçi, teknoloji odaklı bir bakış açısı ile sosyal medya ve PR projelerimizi hayata geçiriyoruz.

Singapore Airlines Türkiye E-Ticaret ve İletişim Uzmanı Natali Damar Röportajı

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz?

Merhaba, ben Natali Damar. 2011 yılında İstanbul Aydın Üniversitesi’nin İngilizce Mütercim Tercümanlık bölümünden mezun oldum. Planladığım kariyer hedeflerim  havacılık ile tanıştığımda tamamen değişti. Bu yıl sektörde 6. yılımı doldurdum.  2012 yılında başladığım Singapore Airlines Türkiye ofisinde şu anda E-Ticaret ve İletişim Uzmanı olarak görev yapmaktayım.

Bize biraz Singapore Airlines hakkında bilgi verebilir misiniz?

Singapore Airlines, dünyanin eon çok ödüllü havayolu olmasının yanı sıra birçok alanda ilklere imza atarak sektörun lideri olmuştur. Başarımız ürün ve hizmetlerdeki ‘mükemmelliyetcilik’ ilkesinden gelir.

Sektördeki ilklerimizden bahsetmek gerekirse bunlar;

  • İLK sıcak havlu servisi
  • 1970 yılında Economy Class’da İLK ücretsiz kulaklık, içecek ve yemek servisi
  • İLK uçak içi eğlence sistemi (KrisWorld)
  • 1984 yılında B747-300 ile Londra’dan Singapur’a İLK non-stop uçuş
  • 2004 Şubat ayında İLK en uzun non-stop uçuş Singapur – Los Angles
  • 2004 Haziran ayında İLK en uzun non-stop uçuş Singapur – Newark
  • 2007 yilinda İLK A380 Singapur – Sydney uçuşu

Yeri gelmişken tekrar altını çizmek isterim, İlk A350-900ULR Eylül’de teslim edilecek olup Ekim 2018’de Singapur – New York (Newark) arasında dünyanın en uzun direkt rekorunu tekrar kıracaktır.

Singapore Airlines  olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Singapore Airlines ailesine katıldığımda Finans bölümündeydim. Kişilik olarak daha dışa dönük, eğlenceli, yeni bir şeyler yaratmaktan keyif aldığım için Satış ve Pazarlama’nın bana daha uygun olduğunu düşündüm ve alanında isim yapmıs ve uzun yıllarını bu sektöre adamış Sevgili Derya Pekruh Gerçeker ile muhteşem ikili olduk. Şuan E-Ticaret ve İletişim Uzmanı’yım. Bu alanda aklınıza gelebilecek her şeyden sorumluyum ve önceliğim, ekip arkadaşlarımla Singapore Airlines’ı İstanbul pazarında duyurabildiğimiz kadar duyurmak ve daha iyi yerlere getirmek.

Singapore Airlines son dönemde teknolojiye yoğun bir yatırım gerçekleştiriyor. Peki son yılların en gözde teknolojilerinden mobilin Singapore Airlines’daki yeri nasıl? Toplam trafik ve dönüşümler içinde mobil kanalın payı ne durumda?

Akıllı telefonlar, sosyal medya, uygulamalar ve bağlantılı teknolojiler malum hızını kesmiyor ve her güne yeni bir gelişmeyle uyanıyoruz. Sizin de belirttiğiniz üzere havayolumuz şuan teknolojiye yoğun yatırım yapmakta. Bundan bahsetmek gerekirse, 2017 yılında müşterilerimiz için dijital hizmet kanallarını geliştirmek konusunda beta chatbot uygulamasını başlattık. Şuanda sadece Singapur Havayolları Facebook sayfasından erişilebilen ‘Kris’ adındaki robotumuz, ilerde singaporeair.com üzerinden de erişilebilir olacak. Facebook sayfamızı ziyaret eden veya şirkete Facebook Messenger üzerinden ulaşan müşterilerimiz Kris ile özel sohbet edebiliyor ve uçuş öncesi sorular ile ilgili destek alabiliyorlar. Bunun yanı sıra yolcularımız Google Home’dan uçuş bilgilerine evlerinden bile rahatlıkla sadece sesli bir komut ile hızlı ve kolay bir şekilde erişebilecekler.

İnovasyon merkezi için Lasalle Güzel Sanatlar Üniversitesi’yle işbirliği yapıyoruz. Bu işbirliği, Lasalle Mekan & Ürün Tasarım okulu son sınıf öğrencilerinin 2018 yılında açılması planlanan SIA Yenilik Laboratuvarı için önemli tasarımı konseptleri, yerleşim planları ve iç tasarım önerisi sunacakları bir yarışmaya ev sahipliği yapacak. öğrenciler bu deneyimin yardımıyla, teorik olarak öğrendikleri becerileri uygulamaya dökme şansına da sahip olacaklar.

Ayrıca, KrisFlyer millerinin perakende ortaklarımızda yapılacak gündelik harcamalarda kullanılabilmesine yardımcı olacak ve dünya genelinde bir ilk olan blockchain tabanlı havayolu şirketi sadakat dijital cüzdan imkânını başlatacağız. Bu yenilikçi teknolojiyi kullanan yeni KrisFlyer dijital cüzdan uygulamasının yaklaşık altı ay sonra piyasaya sürülmesi beklenmektedir. Bu sayede; kapsamlı KrisFlyer üyelik tabanı, katılımcı perakende satış noktalarındaki alışverişleri sırasında ‘dijital KrisFlyer millerini’ kullanabilecektir.

Günümüzde büyük çoğunluğumuz internete mobil üzerinden erişiyoruz ve şu bir gerçek ki alışverişin kalbi mobilde atmakta. Kullanıcılara hızlı ve güvenilir bir alışveriş deneyimi sunuyor. Havayolumuzun mobil satışları oldukça iyi. İleride türkçe mobil sitemizi kurduğumuzda bunun daha da artacağının farkındayız. Singapur merkezimizin doğrultusunda bunun için gerekli adımlar atılacaktır.

Türkiye özelinde seyahat söz konusu olduğunda tüketicilerin satın alma davranışlarını hangi faktörlerin daha çok etkilediğini düşünüyorsunuz?

Günümüzde meydana gelen teknolojik gelişmeler, ekonomi, toplumsal değişimler ve rekabetin yoğunlaşması üzerine ürün çeşitliliğinden pazarlama ve tanıtım tekniklerine kadar tüm adımları ön plana çıkarmıştır. 

Seyahat alışkanlıkları hem Türkiye’de hem de dünyada farklı eğilimler odağında şekillenmeye devam ediyor. Siz Singapore Airlines olarak sürekli değişiklik gösteren tüketici beklentilerine nasıl karşılık vermeye çalışıyorsunuz?

Yolcularımız bu alanda bize gerçekten çok yardımcı oluyor. Nasıl diye sorarsanız, inanın hem online hem offline tarafından gelen tüm yorumları dikkate alıyoruz. Ayrıca, her türlü hedefe uygun ürün sunmaya çalışıyoruz. Havayolu olarak yolcu tercihlerine göre uçuşlar gerçekleştiriyoruz. Örneğin, bölgesel kanadımız olan SilkAir ve düşük maliyetli havayolumuz Scoot ile farklı tercihlere hitap ediyoruz.

Sizce 2018 yaz dönemi Singapore Airlines e-ticareti açısından nasıl geçiyor?

Çok iyi. Finansal yılımızın sonuna gelmeden, üstelik Türkçe websitemiz olmamasına rağmen hedeflerimizin çok üzerindeyiz.

Geri dönüş bakımından hangi sosyal ağ ve faktörleri önemsiyorsunuz?

Şuanda havayolumuzun türkçe dilinde websitesi olmadığı için Facebook, müşterilerimize ve fanlarımıza ulaştığımız tek Türkçe kanalımız. Bu ağı olabildiğince kullanmaya çalışıyoruz. Ama sosyal medyanın kalbinin İnstagram’da attığinin da farkındayız ve bunun için de gerekli adımları atacağız.

Sosyal medya ve dijital PR stratejinizde öne çıkan ilkeler ve uygulamalar nelerdir?

Halkla ilişkiler bizim için en önemli unsurlardan biridir. Herkes çok iyi bilir ki kriz yaratmak çok kolaydır. Özellikle sosyal medya kullanıcıysanız. Sosyal medyada, markamızın itibarını zedeleyecek, kriz yaratacak veya krize maal olacak durumlardan uzak durarak müşterilerimizin karşısına emin, güçlü olarak hızlı bir şekilde geri dönüş yapıyoruz. Kanalımıza gelen negatif veya pozitif yorum fark etmeksizin  hepsini dikkate alıyoruz. Biz de hayır kelimesi yoktur. Mutlaka yapılabilecek bir şeyler mevcuttur. Bizi diğer havayollarından ayıran özellik de KALİTELİ ve KUSURSUZ MÜŞTERİ HİZMET anlayışıdır.

Uçak bileti satışı ve dijital PR ilişkisi arasında sizce nasıl bir bağlantı var?

Var olduğumuz online platformlarda imajımızı, markamızı ve ürünlerimizi daha yakından tanıtma fırsatımız oluyor. Daha fazla görünür olunca daha fazla müşteriye ulaşıyoruz.  Bunun sonucu da tabiki bilet satışlarımıza yanısyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Müşterilerimizin memnuniyeti bizim için çok önemli. Her zaman kendimizi geliştirmeye ve en iyiyi sunmaya devam edeceğiz.

Şimdiden bizi tercih eden tüm yolcularımıza iyi uçuşlar dilerim.

Tatilbudur.com Genel Müdür Yardımcısı Yekta Yenilmez Röportajı

Tatilbudur.com Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yekta Yenilmez ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

2012 yılından beri internet ve seyahat sektöründe çalışıyorum. Şu anda da Tatilbudur.com’da pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı olarak görev yapıyorum.

Bize biraz Tatilbudur.com hakkında bilgi verebilir misiniz?

20.yılını kutlayan Tatilbudur.com sektörün lider oyuncularından biri ve her geçen gün hızla büyümeye devam ediyor.
Türkiye pazarında rekabet ederken portföyümüzde yurt içi oteller, yurt dışı ve kültür turları, uçak bileti, transfer, kurumsal hizmetler gibi pek çok ürünü portföyümüzde barındırıyoruz. Ortaklarımız arasında Türkiye’nin köklü kurumlarından İş Girişim, Avrupa’nın büyük yatırım fonlarından MCI ve şirketimizin kurucu ortağı Bülent Kuş bulunuyor.

Tatilbudur.com  olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Sektörde lider oyunculardan birisiyiz ve hızla büyümeye devam ediyoruz.
2017 yılında bir önceki yıla göre %62 büyüme kaydettik, bu yıl da şu ana kadar %54’lük bir oran ile büyümeye devam ediyoruz.

Online seyahat ve tatil dikeyine odaklanan bir firma olarak iş modeliniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yurt içinde ve yurt dışında otel, tur, uçak bileti ve gemi seyahati gibi farklı ürünleri misafirlerimize sunuyoruz.
Online satışlarımız yanında misafirlerimize etkin bir hizmet sağladığımız çağrı merkezimiz ve Türkiye geneline yayılmış geniş bir acenta ağımız da bulunuyor.
Misafirlerimize verdiğimiz hizmette yüksek memnuniyet yakalamak bizim temel hedefimiz.

En fazla ilgi gören kategoriler hangileri?

En fazla ilgiyi yurt içi otel kategorisi görüyor. Özellikle Antalya bölgesinde yer alan her şey dahil oteller bizim portföyümüzde ana kategoriyi oluşturuyor.

Son yılların en gözde teknolojilerinden mobilin Tatilbudur.com’daki yeri nasıl? Toplam trafik ve dönüşümler içinde mobil kanalın payı ne durumda?

Mobil dönüşüm artık yadsınamaz bir gerçek ve Tatilbudur.com trafiğindeki mobilin payı da %70in üzerinde.

Türkiye özelinde seyahat söz konusu olduğunda tüketicilerin satın alma davranışlarını hangi faktörlerin daha çok etkilediğini düşünüyorsunuz?

Türkiye’de her geçen gün internetin ve mobil cihazların payı artıyor.  Ayrıca erken rezervasyon kampanyalarını da artık sektörde oturmuş bir durumda ve her geçen yıl bu kampanyalara da ilgi artıyor. Bunlar dışındaki satın alma davranışları ise yaşa, gelir seviyesine, evlilik ve çocuk gibi faktörlere bağlı olarak değişiklik gösteriyor.

Tatilbudur olarak misafirlerimize çok çeşitli tatil seçenekleri sunuyoruz ve web sitemizde her geçen gün daha fazla alternatif eklemeye de devam ediyoruz.

Marka sloganımız “daha fazla tatil” barındırdığımız tatil seçeneklerinin fazlalığına da gönderme yapıyor.

Seyahat alışkanlıkları hem Türkiye’de hem de dünyada farklı eğilimler odağında şekillenmeye devam ediyor. Siz Tatilbudur.com olarak sürekli değişiklik gösteren tüketici beklentilerine nasıl karşılık vermeye çalışıyorsunuz?

Trendleri sürekli olarak takip etmekle beraber marka olarak kendimiz de yeniliklere önem veriyoruz. Buna örnek olarak son dönemde hazırladığımız bir proje var: “Ünlülerle Geziyorum.”  Ünlülerin eşlik ettiği birbirinden farklı destinasyonlara turlar düzenliyoruz. Bu sayede misafirlerimiz medyadan takip ettikleri ve sevdikleri isimler ile bir araya gelme imkanı buluyorlar.

Sizce 2018 yaz dönemi Türkiye e-ticareti açısından nasıl geçecek?

Bu yıl şu ana kadar %54 büyüme gerçekleştirdik, umarız ekonomik koşullar ne olursa olsun büyümeye devam etmek istiyoruz.

Her sosyal ağın seslendiği kitle farklı ve bu sitelerin birbirinden net olarak ayrışan dinamikleri var. Tatilbudur.com olarak bu durumu nasıl bir stratejiye dönüştürüyorsunuz?

Her sosyal ağ bazında farklı stratejiler oluşturuyor ve buna göre iletişim dilleri geliştiriyoruz.
Sosyal medya kanalları sürekli büyüyen ve gelişen bir yapıya sahip; bu kanallar özelinde iletişim kampanyaları geliştirmeye çaışıyoruz.

Bu duruma son dönemde hazırlamış olduğumuz “TBT – Tatil Budurla Tatil” kampanyasını örnek verebiliriz.
Bu kampanyada her perşembe eski tatil fotoğraflarını paylaşan misafirlerimizden en güzel fotoğrafı seçilenlere yeni tatiller hediye ediyoruz.

Böylece de Instagramın en popüler hashtaglerinden TBT yi kendi markamızla örtüşmeye çalışıyoruz.
Bu yarışma sadece sosyal medya özelinde hazırlanan bir yarışma ve bir yılı aşkın süredir de devam ediyor.

Geri dönüş bakımından hangi sosyal ağ ve faktörleri önemsiyorsunuz?

Tüketiciye dokunabildiğimiz her mecrayı önemsiyoruz.

Sosyal medya ve dijital PR stratejinizde öne çıkan ilkeler ve uygulamalar nelerdir?

Her zaman yenilikçi olmaya ve gündemi yakından takip etmeyi hedefliyoruz.

Tatil satışı ve dijital PR ilişkisi arasında sizce nasıl bir bağlantı var?

Dijital transformasyon her sektörde gerçekleşiyor; tatil arama sürecinde de misafirlerimizin dijital ortamda sürekli olarak yanında olmamız gerekiyor. Bu nedenle bu bağlantının kuvvetli olduğunu düşünüyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Tatilbudur olarak sektörün en hızlı büyüyen markalarından birisiyiz; misafirlerimize kampanyalarımızı sürekli olarak takip etmelerini tavsiye ediyoruz.

Web sitemizde her an birbirinden farklı kampanyaları, indirimleri sürpriz şekilde görebilirsiniz.
Özellikle 20.yılımızı kutladığımız bu sene misafirlerimize birbirinden güzel sürprizlerimiz bulunuyor.

Atlasglobal Kurumsal İletişim ve Dijital Pazarlama Başkanı Evrim Onat Röportajı

Atlasglobal Havayolları’nda Kurumsal İletişim ve Dijital Pazarlama Başkanı ve Uzakrota Travel Summit konuşmacılarından Evrim Onat ile teknolojinin sektöre etkileri üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle hoş geldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Elbette. Yüksek İletişimciyim. 14 yıldır profesyonel olarak İletişim sektöründe çeşitli roller üstlendim. Kariyerimde hem kurum hem ajans tarafında, yerel ve uluslararası birçok bilinen markanın marka iletişimi, dijital iletişim ve e-ticaret alanlarında sorumluklarını taşıdım.  Şu anda, Atlasglobal Havayolları’nda Kurumsal İletişim ve Dijital Pazarlama Başkanlığı’nın yanı sıra kardeş markamız Atlasholidays’in de E-Ticaret Direktörlüğü görevlerini üstleniyorum.

Bize biraz Atlasglobal Havayolları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Atlasglobal Havayolları, bugün 28 direkt ve 26 aktarmalı sefer ile toplamda 54 noktaya uçuş gerçekleştiren bir full servis havayolu. Geçtiğimiz sene içerisinde dünyanın en saygın havayolu derecelendirme kuruluşu Skytrax’ten 4 yıldız alarak servis kalitesini kanıtlamış, bu sene yine skytrax tarafından Avrupa’nın en iyi 6. bölgesel havayolu seçilmiş ve dünyanın en iyi 100 havayolu arasına ismini yazdırmış bir havayolu. Ülkemizde iftiharla söz edebileceğimiz uluslararası bir marka konumundayız.

Atlasglobal Havayolları olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Atlasjet 2015 yılında yeni bir markalama çalışması ile Atlasglobal adını aldı. Bu çalışmanın temelinde yepyeni bir küresel vizyon yatıyordu. Bugün baktığımızda kapasitesinin %80’ini dış hat ve %20’sini iç hat uçuşlarına ayırmış uluslararası bir taşıyıcıdan söz ediyoruz. Uçtuğumuz tüm noktalarda misafirlerimize, yüksek kalitede seyahat imkanı sağlayabildiğimiz bir operasyona sahip olmanın gururunu yaşıyoruz.

2016-17 yıllarında bölgesel olarak zor günler geçiren turizm sektörünün 2018’de canlanan Rusya ve Avrupa trafiği ile birlikte büyük bir yükseliş trendi yakalaması, yeni havalimanımızın açılışı gibi pozitif gelişmeler ile birlikte bizim de büyüyerek yolumuza devam edeceğimizi öngörüyoruz.

2018 yılında filomuza 2 geniş gövdeli Airbus A330 ve 2 Boeing 737 kattık. Yıl sonuna kadar bir Airbus A330’un daha filomuza katılmasını bekliyoruz. 2019 yılında ise en az 5 uçak daha filomuza katılacak.

Atlasglobal Havayolları son dönemde teknolojiye yoğun bir yatırım gerçekleştiriyor. Peki son yılların en gözde teknolojilerinden mobilin Atlasglobal’daki yeri nasıl? Toplam trafik ve dönüşümler içinde mobil kanalın payı ne durumda?

Atlasglobal Havayolları, marka ruhunda oldukça vizyoner ve yenilikçi bir şirket. Gelişen teknolojinin tüketici alışkanlıklarını nasıl etkilediğini yakından takip ediyoruz. Bu noktadan yola çıkarak, geçtiğimiz sene kapsamlı bir dijital yeniden yapılanma operasyonuna başladık. Şu an hem UI/UX olarak yepyeni hem de yolcu ihtiyaçlarını önceliğe alan servisleri ile kullanıcıların hayatını kolaylaştıracak yeni web sitemiz live beta olarak hayatta. Yıl sonuna kadar buna mobil uygulamalarımız da katılacak. 2018 sonunda web, webmobil, APP, Iwatch, kiosklara varıncaya kadar tamamen yenilenmiş ve geliştirilmiş bir kullanıcı deneyimi ile tanışacak yolcularımız.

Türkiye özelinde seyahat söz konusu olduğunda tüketicilerin satın alma davranışlarını hangi faktörlerin daha çok etkilediğini düşünüyorsunuz?

Türk tüketicisi oldukça seçici ve iyi takipçi. Kendisine ne vadedildiğini gayet iyi anlıyor ve sizin de bu vaadi ne düzeyde gerçekleştirdiğinizi değerlendiriyor. Ücret ve karşılığında alınan hizmetin tatminkâr oluşu, uçakların zamanında kalkıyor olması, ikramlarınızın kalitesi ve hatta sunduğunuz bagaj taşıma imkanlarına varıncaya kadar birçok konuda değerlendiriliyorsunuz tüketiciler tarafından.

Rekabetten, piyasa koşullarından veya konjonktürden kaynaklanan zorluklarla ne kadar kuvvetli mücadele edebilir ve vadettiğiniz servis kalitesinden geri adım atmazsanız o derece sadık bir müşteri kitleniz oluyor. Bu nedenle tüm birimlerdeki personelimiz koşullar her ne olursa olsun 7/24 bizden beklenen kalitede bir yolculuk deneyimini sunmak için mücadele ediyor.

Seyahat alışkanlıkları hem Türkiye’de hem de dünyada farklı eğilimler odağında şekillenmeye devam ediyor. Siz Atlasglobal Havayolları olarak sürekli değişiklik gösteren tüketici beklentilerine nasıl karşılık vermeye çalışıyorsunuz?

Birçok sektörde farklı lokal kültürler için lokal çözümler üreterek servis verdiğinizde sorunun çözüldüğünü görürsünüz. Havacılıkta ise lokal diye bir unsur yok esasında. Dünyanın bir noktasından başka bir noktasına seyahat halinde olan milyonlarca insanın kendilerine has benzer bir seyahat kültürü oluşuyor. Servis ve hizmetler noktasında din/dil/ırk farketmeksizin oluşmuş bu ortak beklentilere, misafirlerinize kişisel tercih imkanları da sunarak en iyi şekilde cevap vermeye çalışıyorsunuz. Baktığınızda körükten uçağa doğru ilerleyen misafirimiz kim olursa olsun, dünyanın neresinden gelirse gelsin kendisine  vadedilen güleryüz ve kaliteli servisle karşılaşmak tek beklentisi. Bana göre, aslında biz onların yolculuklarına eşlik ediyoruz.

Pazarlama iletişimi odaklı baktığınızda ise farklı kültürle iletişim kurmak adına coğrafyaya göre  özelleştirilmiş, hedef kitlenin kültür ve değerleri ile örtüşen bağlam, dil ve kampanyalar kullanıyoruz.

Sizce 2018 yaz dönemi Türkiye e-ticareti açısından nasıl geçiyor ve geçecek?

Sadece yaz sezonu için genel bir değerlendirme yapmak doğru olmaz. Perakendeden finansa, sigortadan ulaşıma birçok sektörde e-ticaret operasyonları görüyoruz ülkemizde. Tüm bu servis ve ürünlerin satış dinamiklerini etkileyen farklı konjonktür ve piyasa koşulları var. Genel olarak kullanıcı alışkanlıkları, e-ticaretin güvenilirliği ve kullanıcı dostu teknolojilerin gelişimini ortak bir gelişme olarak düşünebiliriz. Gelişen ödeme sistemleri altyapıları, gelişen internet hızı ve altyapı erişimi, kişisel verilerin kullanımı ve eticaret ile ilgili gelişen hukuki altyapı gibi konuları düşündüğümüzde Türkiye, dünyada gerçekten örnek gösterilebilecek başarılara imza atıyor. Bu konuda özellikle son 10 sene içerisinde yer yer birçok batı ülkesini geride bırakacak bir süratle geliştik. Tusiad raporlarına göre bugün Türkiye’de e-ticaret pazar hacmi 30 Milyar TL’yi aşmış durumda. Seyahat biletleri ve tatil alışverişleri dâhil olmamakla birlikte 2017 yılı sonunda  bunun aşağı yukarı 18 Milyar TL’sinin perakende eticarete ait olduğu tahmin ediliyor. 2017 sonunda %66 olan online peneterasyon için 2020 TUIK öngörüsü %76 seviyelerinde. Online kullanıcıların henüz üçte birinin eticaret kullanıcısı olduğu ve artık dijital doğanlar neslinin de tüketici olarak ekosisteme katılacağı düşünüldüğünde gelecek için müthiş bir büyüme potansiyeli aşikâr. Yeterki ülkemizde bu büyümeye imkan sağlayacak nitelikli insan kaynağımız olsun.

Her sosyal ağın seslendiği kitle farklı ve bu kitlelerin birbirinden net olarak ayrışan dinamikleri var. Atlasglobal Havayolları olarak bu durumu nasıl bir stratejiye dönüştürüyorsunuz?

Kesinlikle doğru. Sosyal medyayı sürekli ölçümlüyor ve takip ediyoruz. Teoride sosyal medya çift yönlü ve simetrik iletişim mecralarından oluşuyor. Bu da, bu alanın bizim için sadece ileti girdiğimiz bir alan değil, aynı zamanda yolcularımızla birebir iletişim kurabildiğimiz bir fırsat alanı olmasını sağlıyor. Atlasglobal Havayolları’nda sadece kurumsal iletişim departmanı değil, yolcularımızla doğrudan ve dolaylı olarak temas hâlinde olan tüm birimlerimiz sosyal medya analiz, raporlama ve CRM operasyonları içerisinde tutulur ve kendilerini buradaki çıkarımlara göre geliştirirler.

Mecralardaki kullanıcı yapısının farklı olmasının demografik sebepleri olduğu gibi mecranın yapısal farklılıkları da kullanıcılara farklı şekilde hareket etme imkanı veriyor. Biz de bu nedenle Facebook, Instagram, Twitter, Linkedin, VK başta olmak üzere; uçtuğumuz ülkelerdeki tüm aktif sosyal mecralar için, farklı stratejiler ve günlük operasyonlar ile ilerliyoruz. Her zaman her sosyal mecra kanalında aynı iletileri paylaştığımızı göremezsiniz örneğin.

Geri dönüş bakımından hangi sosyal ağ ve faktörleri önemsiyorsunuz?

Sosyal medyada bizim için en büyük geri dönüş yolcularımızın mutluluklarına şâhit olmak. Orada 7/24 yaşayan bir organizma var. Bazen en duygulu anlarda yanlarında olduğumuzu sosyal medya paylaşımlarından görüyoruz ve bu durum yaptığımız işten büyük keyif almamızı sağlıyor.

Tabi bunun yanısıra günümüzde tüketici geridönüşleri için de aktif kullanılan biryer. Bu bağlamda çağrı merkezimiz dışında sosyal medya kanallarımız da yolcu şikayetlerini yönettiğimiz alanlar. Günün her saati Rusça, İngilizce ve Türkçe şikayet yönetimi yapan dedike bir ekibimiz var.

Sosyal medya ve dijital PR stratejinizde öne çıkan ilkeler ve uygulamalar nelerdir?

Bu alanda hâlihazırda yeni açılan destinasyonlarımızdan, servis ve ürünlerimizden haberdar ediyoruz takipçilerimizi. Zaman zaman mecralar özelinde kampanyalarımız da oluyor. 2018 son çeyreği için sosyal medyada büyük ses getireceğine inandığımız bazı dijital PR  projelerimiz var. Onlar sürpriz olsun.

Uçak bileti satışı ve dijital PR ilişkisi arasında sizce nasıl bir bağlantı var?

Uçak bileti satışı sadece iletişim diliyle algı yaratılarak gerçekleşecek bir satış değil. Herşeyden önce tükecinin sizden rasyonel beklentileri var ve her koşulda sizin bu beklentilere cevap verebilmeniz gerekiyor. Bu adımı gerçekleştirebildikten sonra, tüm mecra iletişimleri tüketicinin beklentilerine hangi hizmetlerle cevap verebildiğinizi göstermek hatta daha da önemlisi beklentilerinin üzerinde ne hizmetler verdiğinizi duyurmak adına önemli. Yolcularına temas edebilen, onların duygularını, isteklerini doğru anlayan ve hizmet olarak karşılayabilen bir havayolu öncelikli tercih edilir. Yıllardır yolcusunu en çok seven havayolu mottosuyla biliniyor olmamızın nedeni de bizim misafirlerimizle bu bağı kurabilmiş olmamızdır diye düşünüyorum.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

2018 yazının sektörümüze ve ülkemize bereketler getirmesini diliyorum. Sizlere de kaliteli içerikleriniz ve organizasyonlarınız ile Türk turizmine yaptığınız katkılardan dolayı teşekkür ediyorum.

TUCİAD Onursal Başkanı Koray Akgüloğlu Röportajı

TUCİAD Onursal Başkanı ve 2017 yılı Uzakrota Travel Summit konuşmacılarından Koray Akgüloğlu ile Çin turizmi üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle hoş geldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

  • 27 yıl C. Başbakanlık Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Ekonomi Bakanlığı üst düzey görevlerde bulundum.
  • Hong Kong ve Polonya’da Ticaret ve Ekonomi İlişkilerden sorumlu diplomat; Ticaret Ataşesi / Başmüşaviri olarak görev yaptım.
  • Türkiye – ÇHC İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneği (tuciad.org.tr ) Önceki Genel Başkanı ve halen Onursal Başkanlığını yürütmekteyim.
  • Türkiye, Avrupa ve Dünya Spor Federasyonlarında üst düzey görevlerde
  • Bugün, Polonya-Türkiye Ticaret Odası Onursal Üyeliği (ptcoc.eu) ve Centrum Danışmanlık (www.centrumdanışmanlık.com) çatısı altında dış ticaret ve yatırımlar konusunda firmalarımıza danışmanlık hizmetleri sunmaktayım.

Hizmet ihracatının önemini inandığım için Ekonomi Bakanlığı‘nda hizmet ihracatının bir genel müdürlük tarafından kapsamlı olarak bakılması konusunda Serbest Bölgeler, Yurtdışı Hizmetler ve Yatırım Genel Müdürlüğünün oluşumunda bizzat bulundum. Yeni kurulan söz konusu genel müdürlüğün ilk Genel Müdür Vekili olarak görev yaptım. Söz konusu Genel Müdürlükte başta sağlık hizmetleri; sağlık turizmi başta olmak üzere gastronomi, lojistik gibi turizm sektörüne doğrudan veya dolaylı etkisi olan alanlarda firmalarımızın desteklenmesi ve gelişimi için stratejilerin gelişimi için yapılması gereken çalışmaların altyapısını inşa ettik.

Bize biraz TUCIAD hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünya ticareti ve ekonomisinde Uzakdoğu Asya; özellikle Çin Halk Cumhuriyeti’nin artan önemine paralel olarak 2000’li yılların başında bir grup iş adamı ve bürokrat ile birlikte Türkiye – Çin Halk Cumhuriyeti İşadamları Dostluk ve Dayanışma Derneğini (TUCİAD) kurduk.

Vizyonumuzu, Türk ve Çin Halk Cumhuriyeti üye iş adamları arasında iletişimi kurarak, sorunsuz ve gelişen iş birliğini sağlamak, iletişim ve danışmanlık konularında referans noktası olmak şeklinde belirledik.

Felsefemizi de İki ülke halklarına; kültürel, ekonomik ve sosyal katkı sağlamaktır.

Derneğimizin amaçlarından bazıları;

  • Uzakdoğu Asya’daki ekonomik ve ticari gelişmeleri ülkemiz işadamlarına güncel ve düzenli olarak bilgi iletmek,
  • Ülkemizdeki ve ÇHC başta olmak üzere Uzakdoğu Asya’daki iş fırsatlarını karşılıklı olarak duyurmak,
  • Ülkemiz ve sözkonusu bölgenin iş kültürleri başta olmak üzere kültürel tanıtımlar yapmak,
  • Ülkemiz ve başta ÇHC olmak üzere Uzakdoğu Asya ülkeleri işadamlarının birlikte iş geliştirmesi ve ticari/ekonomik ilişkileri geliştirmesi için altyapı çalışmaları yapmak ve seminerler, konferanslar, ticaret heyetleri, fuarlar ve benzeri organizasyonları gerçekleştirmek,
  • İki ülke ekonomik ve ticari ilişkilerinin gelişmesi için fırsatlar, sorunlar, çözümler ve bunlara yönelik yapılması gereken çalışmalar hakkında görüş ve önerilerimizi ülkemiz ve ÇHC yetkililerine ulaştırmak,
  • İşadamlarının sözkonusu organizasyonlara katılımını kolaylaştıran turizm, organizasyon şirketleri ile işbirlikleri geliştirmek,
  • İşadamlarının iş geliştirir iken muhtemel sorunları önden bertaraf etmek ve güvenli, istikrarlı ilişkiler kurması amacıyla hukuk, dış ticaret, yatırım ve diğer ilgili alanlarda danışmanlık hizmetleri veren yerli ve yabancı kurum ve firmalarla işbirlikleri oluşturmak,
  • İki ülkede benzer amaçlar etrafında teşkilatmış ve faaliyette bulunan benzer sivil toplum kuruluşları ile işbirlikleri geliştirmek,
  • Üyemiz firma ve işadamlarının tecrübe ve bilgi birikimlerinden geliştirilen görüş ve önerilerimizi kamu ve özel alanda gerçekleştirilen     seminer,     konferans, çalıştay ve benzeri çalışmalarda ifade ederek katkıda bulunmak,
  • Öncelikle üyelerimiz arasında olmak üzere iki ülke işadamları arasında ortaklıklar, ortak projeler geliştirilmesi için gerekli çalışma ve girişimleri yapmak, şeklinde ifade edebiliriz.

TUCIAD, şu anda kaç şehirde hizmet veriyor?

Genel Merkezi Antalya’da olan TUCİAD, Ankara, İstanbul, İzmir, Isparta, Afyon, Bursa, Gaziantep, Samsun şehirlerinde temsilcileri, üniversitelerde temsilcilerimiz ve Şanghay, Hong Kong temsilcileri ile Uzakdoğu pazarları ile ilgili faaliyette bulunan işadamlarımızın yanında olmaya çalışmaktadır.

TUCIAD olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

TUÇİAD olarak hedefimiz ülkemiz ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi hedefine hizmet eden benzer sivil toplum kuruluşları ile bir birliktelik inşa ederek iki ülkenin işadamlarının en güçlü sesi olmak ve iki ülke halklarının refahına katkıda bulunan bilinen, etkili ve güçlü bir ihtisas kurumu olmaktır.

Bu çerçevede, 2000’li yılların başında kurulan Derneğimiz bugün;

  • İlgili kamu kurumları ( Bakanlıklar, Ticaret ve Sanayi Odaları, İhracatçı Birlikleri ve benzerleri) tarafından görüşleri ve değerlendirmeleri alınan,
  • Henüz değil ama ülke çapında faaliyet gösterme yolunda önemli kazanımlar sağlamış,
  • Benzer sivil toplum kuruluşları ile işbirlikleri oluşturmuş,
  • Türkonfed gibi önemli çatı sivil toplum kuruluşlara üye olarak ve ÇHC’deki sivil toplum kuruluşları ile işbirliği protokolleri imzalayarak iletişim ağını genişleten,
  • Fuarlara, konferans, seminer ve benzeri organizasyonlara üyelerinin katılımını sağlayarak kamuoyu oluşturma kabiliyetini geliştiren,
  • ÇHC’de temsilcilikleri ile ülke sınırlarını aşan faaliyetleri organize etme kabiliyetine sahip olan bir sivil toplum kuruluşudur.

Bünyenizde bulunan turizm şirketleri var mı? Bu firmalar Çin’de ne gibi hizmetler veriyorlar?

Firma Faaliyet
ANFAŞ Fuarcılık
Tekelioğlu Kilim Turizm-Ticaret
ITM Travel Turizm-Otelcilik
Uluslararası Kum-Heykel Festivali Turizm
Kemer Folklorik Yörük Parkı Turizm – işletmecilik
Denizimpark Turizm –İşletmeci
CO CO TOUR Turizm –İşletmeci
Trail Travel Turizm Turizm –İşletmeci

Çin’in bilinmeyen birçok bölgesini Türkiye’den gelecek yatırımcılara da tanıtmaya çalışıyorsunuz, peki bu bölgelerin turizm anlamında gelişmesi için de çalışmalarınız oluyor mu?

Bu alanda;

  • ÇHC’nin Ankara Büyükelçiliğinin destekleri ile Antalya’da kültürel tanıtım organizasyonları gerçekleştiriyoruz.
  • ÇHC’ye yönelik olarak fuarlara heyetler düzenlemekteyiz.
  • ÇHC’nin çeşitli bölgelerine turizm amaçlı olarak turlar organize etmekteyiz.
  • Derneğimiz bünyesinde bulunan Çince (Mandarin) dil kursları düzenliyor ve beraberinde Çin kültür tanıtımları faaliyetleri gerçekleştirmekteyiz.
  • Turizm fuarlarına Derneğimiz üyelerinin katılımını teşvik etmekteyiz.

Çin’den Türkiye’ye bu yıl 500 bini aşkın turist beklenirken Türkiye’den Çin’e çok kısıtlı bir sayı gidiyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

  • Türkiye’deki insanların genel tatil kültürüne ağırlıklı olarak Batı ülkeleri cevap verebilmektedir. Türk turist ağırlıklı olarak deniz, güneş, yemek ve tarih için yurtdışına çıkmaktadır.
  • Türk turistler bildikleri ve aşina oldukları kültürleri daha yakından tanımak için ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerini tercih
  • Ulaşım imkanları kolay, çok seçenekli ve karşılaştırmalı olarak ucuzdur.
  • Sayılı günden oluşan tatil sürelerinin en iyi değerlendirilmesi için genel olarak kısa zamanda ulaşılabilinecek yerler tercih edilmektedir.
  • Çin ile ilgili tanıtım, Avrupa ülkeleri ile karşılaştırmalı olarak çok daha azdır.
  • Vize almaya

Çin ve Türkiye arasındaki turizmin artış sağlaması için sizce neler yapılmalı?

  • Tanıtım faaliyetlerinin artırılması
  • Ulaşım imkanlarının artırılmalı ve ucuzlatılmalıdır.
  • Vize işlemlerinde kolaylık sağlanmalıdır.
  • Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliğinin geliştirilmesi; ilgili STK’ların tanıtımına katkıda bulunulmalı, üyelerine özel programlar düzenlenmeli, ortak kültürel programlar artırılmalıdır.
  • İki ülkede de diğer ülkenin kültürünü, tarihini, dilini öğrenen kişilere özel programlar düzenlenmelidir.
  • Eğitim programları organize edilmelidir. (Yaz okulları, öğrenci değişim programları, Çince öğretilen orta öğretim kurumlarına özel eğitim turları gibi).
  • İki ülkede de yerel yemeklerinin sunulduğu lokanta sayısı artırılmalıdır. Türkiye’de Çin ve Çin’de Türk lokantaları sayısı artırılmalıdır. Bu konuda Gaziantep Belediyesi gibi gastronomi alanında yatırım yapan belediyeler ile işbirliği geliştirilerek iki ülkede karşılıklı organizasyonlar gerçekleştirilmektedir.

Çin’e gelen Türk turist için önerileriniz var mı?

  • Çin’de Batı tarzı eğlence ve yemeklerden çok yerel kültürü tanıtıcı kültürel organizasyonlara ve yerel lokantaları
  • Çin turistik programları ağırlıklı olarak tarih ve kültür olduğu için ön bilgi edinerek
  • Yüz ölçümü büyük olan ÇHC’ne yapılacak turistlik ziyaretlerin programını yaparken ilgi alanlarına ve beklentilerine göre bölge seçimi yapılmalıdır. Birden fazla turla Çin tarihi, kültürünün tanınmasında fayda vardır.

Türk turist Çin’de en fazla nereleri ziyaret ediyor?

  • Pekin (Yasak Şehir, Çin Seddi, Yiheyuan Yaz Saray),
  • Şanghay (Pudong,Bund)
  • Hong Kong (Victoria Peak, Büyük Buda, Ocean park, Hong Kong Disneyland)
  • Xi’an (Qin Terra – cotta Savaşçıları ve Atları Müzesi)

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Bugün için potansiyelin çok gerisinde olan iki ülke arasındaki turizmin önümüzdeki yıllarda hızlanarak artacağına inanmaktayız.

  • Çinli turistin gelirleri artmıştır.
  • Çinli turistin yurtdışına seyahat isteği kuvvetlenmiştir.
  • İki ülke arasındaki ulaşım imkanları artmaktadır.
  • Türk turistin geleneksel Batı ülkelerine turistik programlara ilgisi ile karşılaştırmalı olarak Uzakdoğu ülkelerine yönelik ilgileri daha hızlı artmaktadır.
  • Ekonomik ve ticari ilişkiler istikrarlı gelişmektedir. Fuarlar, ticaret heyetleri ve benzeri organizasyonlar artmaktadır. İki ülkede artan iki ülke ürünlerinin tanıtım faaliyetleri ve tüketici tarafından daha büyük ölçüde kabulü ile turistlik ziyaret isteği artacaktır.
  • İki ülkede de gastronomi alanında faaliyetler artmaktadır. Yeşil çay kullanımı Türkiye’de artmaktadır. Çin lokantaları sayısı artmaktadır. Çin’de Türk lokantaları sayısının aynı ölçüde artmadığı bir gerçektir.
  • Az sayıda da olsa Türk ve Çin kültürünü yansıtan TV dizilerinin izlenmektedir. Bunun artarak devam edeceği
  • Kitap fuarları organizasyonları artmaktadır.
  • Türkiye’de Çinceyi yabancı dil eğitimi olarak veren okul sayısı artmaktadır.
  • Çin’de yüksek eğitimini alan öğrenci sayısında artış vardır.

Şeklinde sayabileceğimiz bazı beklentilerimiz ve bunlara ekleyebilecek birçok olumlu beklenti de dikkate alınca potansiyelin önümüzdeki yıllarda daha fazla değerlendirileceği ve turizm sektörünün gelişeceğini düşünmekteyiz.

TUÇİAD olarak, Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Kemal Koçak, Yönetim Kurulu Üyelerimiz ve tüm üyelerimizle bu inanç ile çalışmalarımıza artırarak devam ediyoruz…

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe