Enuygun.com Kurucu Ortağı Çağlar Erol Röportajı

Enuygun.com Kurucu Ortağı ve Uzakrota Travel Summit 2018 konuşmacılarından Çağlar Erol ile sektör üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

1997 yılında Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldum. 1999 yılında yine Boğaziçi Üniversitesi’nde MBA programını tamamladım. Mezun olduktan sonra bir süre yurt dışında çalıştım. Türkiye’ye döndükten sonra eşim Nihan Çolak Erol ile birlikte Türkiye’nin ilk online business networking platformu cember.net’i kurduk. Çember.net’in XING grubuna satışından sonra yine eşimle birlikte Enuygun‘u hayata geçirdik. Karşılaştırma sitesi olarak ve 4 kişiyle başladığımız bu yolculukta bugün artık 150 kişinin çalıştığı Türkiye’nin en büyük online uçak bileti sitesi konumuna yükseldik. Farklı uçuş seçeneklerini karşılaştırarak size en uygun bileti kolayca satın almanızı sağlayan Enuygun’da her ay yüz binlerce uçak bileti satışı gerçekleştiriyoruz. Bugün ülkemizde satılan her 100 yurt içi uçak biletinin yaklaşık 10’u Enuygun üzerinden satın alınıyor. 3 milyondan fazla kişinin indirdiği ‘Uçak Bileti by Enuygun‘, Türkiye’nin en fazla tercih edilen seyahat uygulamalarından. Yurt dışında ise Almanya, İngiltere gibi ülkelerde Wingie markasıyla hizmet veriyoruz.

Enuygun.com olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Enuygun olarak ülkemizde uçak bileti satın alım alışkanlıklarını değiştiren, “disrupt eden” ve pazara ve ürünlere yön veren bir hizmet sunduk. Önümüzdeki dönem için hedefimiz, uçak bileti alanındaki liderliğimizi ülkemizde sürdürmek, ama bunun yanı sıra bilgi ve tecrübemizle bir dünya oyuncusu olmak. Wingie markasıyla Avrupa pazarına bir süre önce girmiştik. Önümüzdeki dönem yepyeni ürünlerle ve stratejilerle bu pazarlarda varlığımızı güçlendirmeyi, yeni ülkelere girmeyi hedefliyoruz.

Enuygun’da ise uçak biletinin yanı sıra online otel rezervasyonuyla ilgili de çalışmalarımız var. Ayrıca seyahati kolaylaştıracak pek çok yeni projelerimiz de bulunuyor.

Online uçak bileti dikeyine odaklanan bir firma olarak son yılların en gözde teknolojilerinden mobilin Enuygun.com’daki yeri nasıl? Toplam trafik ve dönüşümler içinde mobil kanalın payı ne durumda?

Enuygun.com’dan uçak bileti satın almalarında en çok işlem mobil uygulamalar üzerinden oluyor. Son iki yıldır mobil artık web sitesinin önüne geçti. İşlemlerin %70’den fazlası mobil cihazlardan yapılıyor. Uçak Bileti by Enuygun uygulamamızı 3 milyondan fazla kişi indirdi. Yani mobil, bizim için artık öncelikli kanal.

Türkiye özelinde seyahat söz konusu olduğunda tüketicilerin satın alma davranışlarını hangi faktörlerin daha çok etkilediğini düşünüyorsunuz?

Ülkemizde seyahat özelinde tüketicilerin önceliği tabi ki fiyat. Uygun fiyatlı uçuşları bulmak için de Enuygun gibi bir servis tabi ki tercih ediliyor. Ancak uygun fiyat tek başına yeterli değil. Bilinçli ve vakti dar günümüz teknoloji insanı için kolay kullanım ve ek servisler çok önemli. Enuygun’un başarısının bir sırrı da, bizim turizm şirketinden önce internet şirketi olmamız. Kullanım kolaylığı, erişilebilirlik, güvenli alışveriş, tüketicinin her zaman Enuygun’un desteğine güvenebileceğini bilmesi, tercihte çok büyük etkenler.

Bunun yanı sıra ek servislerin de tercihte çok önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de ilk olarak Enuygun’un başlattığı bilet iptal güvencesi ile promosyon biletleri dahil biletinizi önceden satın aldığınızda sigorta yaptırabiliyor ve uçuşunuzdan 3 saat öncesine kadar gerekçesiz iptal ettiğinizde, bilet ücretinin %90’ını iade alabiliyorsunuz. Bir diğer uygulamamız fiyat alarmı sayesinde de gitmek istediğiniz yer için daha uygun fiyatlı bilet çıktığında sizi bilgilendiriyoruz ve istediğiniz uygun fiyatlı uçuşa kolayca ulaşmanızı sağlıyoruz. Kullanım kolaylığı, karşılaştırma hizmeti, arka plandaki 7/24 müşteri hizmetleri desteği gibi faktörler, kullanıcı davranışlarını etkiliyor.

Seyahat alışkanlıkları hem Türkiye’de hem de dünyada farklı eğilimler odağında şekillenmeye devam ediyor. Siz Enuygun.com olarak sürekli değişiklik gösteren tüketici beklentilerine nasıl karşılık vermeye çalışıyorsunuz?

Biz Enuygun’da kullanıcılarımızın kendileri için en uygun uçuşu en uygun fiyatla bulması ve güvenle satın alması için çalışıyoruz. Ama bir teknoloji şirketi olarak, bunu çok daha öteye de taşıyoruz. Enuygun’da aradığınız güzergahtaki uçuşun fiyatlarını tarihe göre grafik olarak görebilir, ayrıca fiyat alarmı kurarak fiyat değişikliklerinden hızla haberdar olabilirsiniz. Mobil uygulamamızda kredi kartınızı ve yolcu bilgilerinizi saklayarak sadece 1 dakika içinde dilediğiniz uçuşu satın alabilirsiniz. 7 gün 24 saat çalışan ücretsiz müşteri hizmetlerimize ulaşarak uçuşunuzla ilgili kolayca destek alabilirsiniz. Yeni servisimiz Enuygun Gezgin ile belirli bir zaman aralığında, bütçenizi belirterek, sizin dilediğiniz tarzda bir gezi için uçuş önerilerini listeleyebilir, böylece özgürce seyahat seçiminizi yapabilirsiniz. Blockchain ile geliştirdiğimiz ENCoin ile kart puanlarınızı Enuygun’a aktarabilir, daha uzun bir süre uçuş satın almak için kullanabilirsiniz. Bütün bunları ve yaklaşan başka pek çok projemizi, beklentisi çok yüksek, teknolojiyi seven, bilet bulmaya harcayacağı fazla zaman ve parayı başka yerlerde harcamayı tercih eden günümüz kullanıcısını mutlu etmek için geliştiriyoruz.

Sizce 2018 yaz dönemi Türkiye e-ticareti açısından nasıl geçecek?

Bu yaz, seçimler nedeniyle planlamaların değiştiği, sadece izin zamanlarının değil başka değişkenlerin de dikkate alındığı bir dönem oldu. Ayrıca son dönemde döviz kurlarındaki hızlı yükseliş de tüm ticareti olumsuz etkiledi. Turizm özelinde baktığımızda, dövize bağlı olarak yükselen bilet fiyatları seyahat planlarını olumsuz etkileyebilir. Bu da hem online hem offline satışı etkileyecektir. Diğer taraftan iç turizmde bizim şu ana kadar gözlemlediğimiz, yükselen fiyatlara rağmen aktivitenin oldukça yüksek olduğu yönünde. Yani kurlar belki de e-ticarette en az turizm sitelerini etkileyecek.

Her sosyal ağın seslendiği kitle farklı ve bu sitelerin birbirinden net olarak ayrışan dinamikleri var. Enuygun.com olarak bu durumu nasıl bir stratejiye dönüştürüyorsunuz?

Her sosyal ağı kendi dinamiklerine uygun kullanmak bizim için önemli bir konu. Bu sebeple tüm mecraları kullanım şekillerimiz değişiyor. Facebook sosyal medyadaki ana üssümüz. Burada seyahat çatısına uygun bir dille satış ve marka iletişimi yürütüyoruz. Instagram, yarattığı kaliteli görsel algısıyla birlikte bizim için bir ilham verme kanalı. Burada, genellikle yazı kullanmadan, görseli ön plana çıkararak iletişim yürütüyoruz. Linkedln kanalını kurumsal haberlerimizi ve işbirliklerimizi duyurmak için kullanıyoruz. Twitter ise, dünyada da olduğu gibi, bir şey anlatmaktan çok, dinlemek ve sürekli ya da potansiyel kullanıcılara destek vermek için kullandığımız bir kanal haline geldi.

Sosyal medya ve dijital PR stratejinizde öne çıkan ilkeler ve uygulamalar nelerdir?

Tüm iletişim kanallarımızda olduğu gibi, sosyal medya ve dijital PR’da da doğru bilgi vermek, basit ve anlaşılır konuşmak ve sektörün öncü karakterlerinden biri olarak 10 yılın sonunda kurduğumuz güven bağını samimiyetle devam ettirmek değişmez ilkelerimizden.

Uçak bileti satışı ve dijital PR ilişkisi arasında sizce nasıl bir bağlantı var?

Dijitalde etkin olmak gün geçtikçe önem kazanıyor. İletişim kanalı olarak dijital mecralardaki görünürlük, bilinirliği ve uzun vadede satışları olumlu etkiliyor. PR çalışmalarımızda dijital mecraları da ağırlıklı olarak kullanıyoruz ve bunun faydasına inanıyoruz. Satış üzerinde direkt bir etkisi olup olmadığını ölçemesek  de marka bilinirliği anlamında sağladığı faydanın göz ardı edilemeyecek oranda olduğu düşüncesindeyiz.

Flyexpress Türkiye Acentalar Satış ve Pazarlama Müdürü Burcu Tekbaş Röportajı

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz?

1982, Ankara doğumluyum. Türkiye’nin  eski  ve köklü Turizm Fakültelerinden biri olan Mersin Üniversitesi Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik bölümünden mezunum. Üniversite sürecim başlar başlamaz sahadaki deneyimin çok önemli olduğuna inandığım için okul yıllarım ile eş  zamanlı olarak  iş hayatına başladım.18 yıllık  sektör deneyimimin 9 yılı resort oteller ve  marka zinciri olan şehir otellerinde  Satış & Pazarlama yöneticisi olarak, son 9 yılı da B2B iş modeli ile Seyahat Acentaları ile iş birliği sağlayan Tur operatörlerinde Kurumsal İletişim, Dijital Pazarlama ve Aktif Saha Satış süreçlerinin geliştirilmesinden sorumlu olarak görev aldım. 2016 Yılından beri Fly Express’te Türkiye Acentalar  Satış ve Pazarlama  Müdürü olarak çalışıyorum.

Bize biraz Flyexpress hakkında bilgi verebilir misiniz?

Fly Express;  Seyahat acentalarına, portföyünde yer alan  yurtdışı paket tur ürünlerinin  tedariğini sağlayan ve aynı zamanda yurtdışı destinasyon ofisleri ile de hizmet veren Türkiye’nin en büyük Uluslararası Tur Operatörlerinden biridir.

Şirketimizin merkezi İstanbul’dadır. Amsterdam, Bangkok, Dubai, Kiev, Paris ve St. Petersburg’da destinasyon ofislerimiz bulunmaktadır.

İş ortaklığı yaptığımız Türkiye’deki seyahat acentalarının müşterilerine sunabileceği uygun bütçeli tur programları ve seyahat ürünlerini  tedarik etmenin yanı sıra Yurtdışı Destinasyon ofislerimiz ile de  MICE alanında hizmet veren acentaların  tüm hizmet taleplerini, onların adına gerçekleştiriyoruz.

İş modelimiz gereği sadece Seyahat Acentalarına hizmet vermekteyiz. Stok alımlarımızın yıl bazında  sayıca fazla olması nedeni ile uygun bütçeli ve her sene yenilenen tur programları ile yurtdışı kültür turlarında ilkleri gerçekleştiren bir geçmişe ve deneyime sahibiz.

Fly Express; aynı zamanda  global bir marka olan Carson Rezidor  Oteller grubunun Türkiye Global Satış Temsilcisi ve yine global bir marka olan Fly Dubai Havayollarının Türkiye Distribütörüdür.

Flyexpress olarak sektördeki hedefiniz  ve  konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Uzun yıllar boyunca  seyahat acentaları ile gerçekleştirmiş olduğumuz iş birliğimiz; sektörde ilkleri gerçekleştiren farklı  tur programları ile bilinen ve alım gücü yüksek bir tur operatörü konumunda olmamızı sağladı.

Oluşturduğumuz  tedarikçi tur operatörü iş modeli ile bir çok destinasyonda benzer iş modeli  yapılanmalarını  görmek, doğru iş yaptığımızın ve   bu iş fikrinin öncüsü olduğumuzun da ispatıdır.

Son yıllarda; ülkemizin  coğrafi konumu nezdinde olumsuz olarak değerlendirilebilecek pek çok süreci;  etkin operasyonel kararların yanı sıra yurtiçi ve yurtdışı iş ortaklarımız ile  olan güçlü iş birliğimiz sayesinde  olumlu bir şekilde yönettik ve  bu durumun sektördeki  gücümüzü ve konumumuzu tekrar pekiştirdiğini gözlemledik.

Önümüzdeki en yakın süreç için hedeflerimiz;  ürün  portföyümüzde yoğun olarak yer alan farklı birkaç ülkede de yeni destinasyon ofislerimiz ile hizmet verebilmek, her sene olduğu gibi yine farklılaştırdığımız tur programlarımız ile pazardaki varlığımızı devam ettirebilmek, yeni geliştirdiğimiz ve geliştirmeye devam ettiğimiz rezervasyon ve satış sistemimiz ile de faaliyet alanı dışında olsa bile her seyahat acentasının  ürünlerimize kolayca  ulaşmasını sağlayıp büyüyen partner acenta iş birliği ağımızı geliştirmektir.

Genellikle hangi bölgelerde hizmet sağlıyorsunuz? 

Yurtdışı  Destinasyon ofislerimizin  yer aldığı , Hollanda, Lüksemburg, Fransa, Rusya, Ukrayna, Tayland ve  Birleşik Arap emirliklerinin yanı sıra İspanya ve İtalya kültür turu programları ile incentive organizasyonlarını yoğun olarak gerçekleştirdiğimiz başlıca destinasyonlardır ancak bu destinasyonlar ile sınırlı değiliz.

Son 10 yılda özellikle İber Yarımadası başta olmak üzere Avrupa’nın büyük bir kısmı,  Belarus, Azerbaycan, Kazakistan, Moldova,Özbekistan, Romanya, Sırbistan, Maldivler,Vietnam, Kamboçya, Singapur, Hindistan veAmerika hizmet verdiğimiz diğer destinasyonlardır.

Paket oluşturmayı planladığınız bir bölgenin tanıtımı için ne gibi faaliyetler gösteriyorsunuz?

Geçmişten devam eden bir süreç ile günlük ve aylık bilgilendirmeler ile acentalarımıza ulaşıp, talepler doğrultusunda ofisimizde yada acentalarımızı ziyaret ederek destinasyon eğitimleri vermekteyiz. Ayrıca bölgelerden sorumlu sahada aktif çalışan acenta yetkililerimiz bulunmaktadır.Onların düzenli ziyaretleri ile hem acentalarımızı bilgilendiriyor hemde ihtiyaçlarına yönelik iş geliştirme süreçleri planlıyoruz.

Türk turistin seyahat şekli son yıllarda değişmeye başladı bu tur paketlerinize de yansımaya başladı mı?

Özellikle genç neslin  ve daha  önce bir çok kez seyahat etmiş turist kitlesinin kendine özgü seyahat planları yaptığını ve bağımsız hareket etmeyi tercih ettiğini gözlemliyoruz. Ancak  büyük şehirlerimiz dışındaki pekçok ilimizde yurtdışı seyahat deneyimi hala az ancak  hersene artış gözlemliyoruz. Ailesi ile birlikte seyahat eden tursit kitlesi ise  hala yurtdışı kültür turu programlarına  bir tur operatörü eşliğinde katılmayı tercih ediyor.

Fly Express olarak  her sene  programlarımızın içeriğini büyük oranda değiştirerek hem ürünlerimizi farklılaştırıyor hem de destinasyondaki farklı bölgelerin farklı kültürel alışkanlıklar ile birlikte deneyimlenmesini sağlamayı hedefliyoruz.

Bireysel seyahat programı hazırlayan turistin  destinasyonlarda  yaşayabildiği olası güvenlik sıkıntıları nedeni ile tekrar bir tur operatörü  ile birlikte  seyahat ettiği ölçümleyebildiğimiz  istatistiklerimiz arasında yer almaktadır.

Yurtdışında “Duygusal turizm” deyimi ortaya çıkmaya başladı, paketlerinizde bunu ön plana çıkarmaya başladınız mı?

Tarafımıza bildirilen müşteri deneyimleri ışığında son 3 yıldır programlarımızda oldukça fazla düzenleme yaptık.İlk hedefimiz zamanın etkin ve fazla yorucu olmadan  yönetilebildiği yol haritaları oluşturmak oldu. Rehber kadromuzun profesyonelliği ve destinasyona ilişkin deneyimlerini etkin aktarabilmesi takip ettiğimiz  bir başka süreçti.Programlarımızı ekstra düzenlediğimiz turlarımız ile zenginleştiriğimizde mutlaka damak tadına yönelik bir aktivite ile birleştiriyoruz yada öneriyoruz. Ayrıca turistlerin kendi deneyimleri ve anıları için programlarımızda panaromik turlar sonrası mutlaka şehir turları ile serbest zaman geçirmelerini sağlıyor , keyif alabilecekleri her detayı rehberlerimiz eşliğinde aktarıyoruz.

Duygusal Turizm’in macera sürecini ise Destinasyona özgü olarak mutlaka her programımızda deneyimleme şansı mevcuttur.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Vitenam, Kamboçya’nın  yanı sıra Tayland, Malezya, Japonya ve Singapur’un yer aldığı Uzakdoğu tur programları, İber Yarımadası ve birçok yeni açılan otel zinciri ile Dubai ön planda olmaya devam edecektir. Bu sene ile birlikte tekrar Türkiye Pazarı için Rusya’nın ve Beyaz gecelerin ön plana çıkacağını gelen talepler nedeni ile görmekte ve planlamaktayız.

Ayrıca son dönemlerde Azerbaycan ve Özbekistan için de programlar oluşturmaya devam ediyoruz.

Son olarak; Dünya’nın pek çok noktasına ulaşımda uçuş süreleri  ve imkanları nedeni ile  çok şanslı bir Coğrafya’dayız ve pekçok destinasyon keşfedilmek için bekliyor.Bu konuda üretmeye ve  Türkiye turizmine katkı sağlamaya devam ediyor olacağız.

Nereden Nereye Kurucusu Erol Demirtaş Röportajı

Neredennereye.com kurucusu Erol Demirtaş ile online tüketiciler üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Yaklaşık 20 yıldan bu yana kurumsal şirketler için internette projeler ve danışmanlıklar yaptım. Hurriyetemlak, Hurriyetoto, Yenibiriş gerçekleştirdiğim projelerden bazıları.

Aslında internet işlerinin başlangıcı 1999 yılında nerdennereye ile oldu. 2014 yılından itibaren de sadece Neredennereye ile ilgileniyorum.

Bize biraz Nereden Nereye hakkında bilgi verebilir misiniz?

Nereden Nereye 1999 yılında, Türkiye’nin ilk tatil ve seyahat rehberi  olarak kuruldu. İnternet kullanımın artması ile büyüyen Nereden Nereye online olarak otobüs ve uçak bileti satışı yapmaya başladı. 2015 yılında bir Rocket Internet girişimi olan  Clickbus Türkiye ile güçlerini birleştirdi. Nereden Nereye, bulunduğunuz yerden gitmek istediğiniz yere taşımacılık hizmeti veren firmaları listeleyip, yolcuya en uygun fiyat seçeneğini  ve zaman aralığını sunar. Bunun yanı sıra otobüs firmalarının tek bir portföy altında toplayıp karayolu yolcu taşımacılık hizmetinin kolaylaştırılmasını sağlamaktadır. Nereden Nereye’nin verdiği  hizmet sayesinde  yolcular, gitmek istediği noktaya hizmet veren kaliteli firmaları; yolculuk süresi, hizmet kalitesi ve fiyat açısından karşılaştırma, seçme  ve online olarak bilet satın alma imkanına kavuşmuşlardır..

Nereden Nereye  olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Nereden Nereye online ulaşım alanında gerek Türkiye’de bir ilk olması gerekse de aldığı yatırımlardan dolayı önemli bir yere sahiptir. Ziyaretçilerimiz Nereden Nereye üzerinden 180’den fazla otobüs firmasının otobüs biletlerini online satın alabilmektedir. Rakiplerimiz arasında bünyesinde bu kadar fazla otobüs firmasının biletini online satın alabileceğiniz başka bir platform yoktur.  Bunun yanı sıra ziyaretçilerimiz 700’den fazla  havayolu’na ait uçak biletine de kolayca ulaşabilmektedir. Nereden Nereye’nin hizmetlerinden ayda ortalama 2 milyonun üzerinde ziyaretçi faydalanmaktadır.  Bu ziyaretçiler sadece Türkiye’den değil, dünyanın pek çok ülkesinden bilet satın alıyor.

Online uçak ve otobüs bileti dikeyine odaklanan bir firma olarak son yılların en gözde teknolojilerinden mobilin Nereden Nereye ’deki yeri nasıl? Toplam trafik ve dönüşümler içinde mobil kanalın payı ne durumda?

2017 yılı için konuşursak  toplam trafiğimizin %80’e yakın mobil  cihazlardan geldi. Dönüşüm oranı olarak bakarsak mobil cihazların dönüşüm oranın masa üstü cihazlara göre daha yüksek olduğunu ifade edebilirim. Nereden Nereye kullanıcıları  mobil app’den daha çok mobil web üzerinden satın alma yapmayı tercih ediyorlar.

Türkiye özelinde seyahat söz konusu olduğunda tüketicilerin satın alma davranışlarını hangi faktörlerin daha çok etkilediğini düşünüyorsunuz?

Türkiye’de otobüs bileti satışları, özellikle dini bayramların olduğu  dönemlerde ve yarı yıl tatillerinde artış göstermekte olduğunu söyleyebiliriz. Kullanıcılar  bilet satın alırken bilet fiyatının yanı sıra, yolculukta kullanılan otobüsün  özelliklerine de çok dikkat ediyor,  internet bağlantısı, multimedya ekranı, ikramlar, koltuk düzeninin 2+1 olması gibi etkenler otobüs bileti tercihinde belirleyici ve satın alma kararını direkt olarak etkiliyor.

Seyahat alışkanlıkları hem Türkiye’de hem de dünyada farklı eğilimler odağında şekillenmeye devam ediyor. Siz Nereden Nereye olarak sürekli değişiklik gösteren tüketici beklentilerine nasıl karşılık vermeye çalışıyorsunuz? 

Nereden Nereye  olarak  kullandığımız yazılımlar ve yaptığımız testler ile kullanıcının site içindeki  davranışları gözlemliyor ve elde ettiğimiz verileri analiz ederek yazılım ekibimiz ile birlikte kullanıcı deneyimini artırmak için kullanıyoruz. Yaptığımız geliştirmeler sayesinden Nereden Nereye üzerinden 2dk içinde biletinizi satın alabilir 30 sn’de iptal edebilirsiniz. NeredenNereye.com üzerinden bilet satın alırken dilerseniz  yolculuğunuzu sigortalayabilir ve  biletinizi ücretsiz sms olarak alabilirsiniz. Yola çıkmadan önce gideceğiniz yerdeki hava durumunu öğrenebilir, yolculuk saatinden önce hatırlatma sms’i alırsınız.

Sizce 2018 yaz dönemi Türkiye e-ticareti açısından nasıl geçecek?

Hareketli geçeceği çok açık, Türkiye’de online otobüs bileti payı %15’ler civarında, online uçak bileti satışları bir önceki yıla göre %27 arttı,  sektör  sürekli bir büyüme eğiliminde. 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri nedeniyle tatil planların ertelenmesi seçimler tamamlandıktan sonra bir hareket getirecektir inancındayım.

Her sosyal ağın seslendiği kitle farklı ve bu sitelerin birbirinden net olarak ayrışan dinamikleri var. Nereden Nereye olarak bu durumu nasıl bir stratejiye dönüştürüyorsunuz?

Nereden nereye olarak  sosyal mecralarda ki paylaşımlarımızda temel de bir farklılık yok. Facebook, pek çok markanın sosyal medya iletişiminde ilk sırada olmasına rağmen, yeni açılan iletişim kanalları sosyal medya  stratejimizi değiştirmemize, yeniden şekillendirmemize neden oluyor. Facebook sayfamızda günde 1 içerik paylaşarak takipçilerimize ulaşırken Twitter hesabımızda  yine aynı şekilde 1 tweet ile takipçilerimize kendimizi hatırlatıyoruz. Sosyal medya kanallarının kullanıcı profili son yıllarda belirgin değişiklikler göstermeye başladı. Facebook’un yaş ortalaması yükselirken Instagram ve Twitter daha genç bir kullanıcı profiline sahip. Bu belirgin farklılıklar bizim paylaştığımız görselin, içeriğin kullanılan platforma göre farklılık göstermesine neden oluyor.

Geri dönüş bakımından hangi sosyal ağ ve faktörleri önemsiyorsunuz?

Geri  dönüş açısından bakarsak etkileşim ve geri dönüşüm açısından Facebook ve Instagram önemi oldukça büyük. Geçtiğimiz yıllarda değişen Facebook reklam stratejisi sayfaların etkileşim oranlarını önemli  oranda düşürdü. Nereden Nereye için  Facebook geri dönüşümü oldukça verimli bir kanal olmaya devam ediyor. Takipçilerimize  dokunmak, farklı görseller ve farklı bilgiler ile seyahat kültürü sağlamak için en iyi yol Facebook ve Instagram’dan geçiyor denilebilir.

Sosyal medya ve dijital PR stratejinizde öne çıkan ilkeler ve uygulamalar nelerdir?

PR  çalışmalarının çoğu güçlü bir itibar algısı için yapılmaktadır . Nereden Nereye markasının itibarına zarar verebilecek, sosyal medyada herhangi bir “kriz” yaratması olası durumların önüne geçmek için hızlı, etkin müşteri ilişkileri stratejisi izlemeye özen  gösteriyoruz. Sosyal medya kanalları üzerinden gelen yorum, eleştiri, şikayet en fazla 10 dakika içerisinde cevaplanıyor  ve çözüm üretiliyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Yolcular için  firma seçimi, bilet satın alma, otobüse ulaşma, yolculuk esnasında oluşabilecek sorunlar gibi tüm adımlarda otobüs yolculuğunu  daha keyifli hale getirme arzusundayız. Bu nedenle yolcularımızdan aldığımız geri bildirimlerle çalışmalar yapıyor ve bunları firmalarda paylaşıyoruz.

Japonya Merkezli SkyHub’ın Outbound Group Departman Müdürü Orhan Durmuş Röportajı

Dünyanın en büyük 20 turizm şirketi arasında olan Japonya merkezli H.I.S Travel bünyesindeki SKYHUB’ın Outbound Group departmanı müdürü Orhan Durmuş ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Teşekkürler, ben Orhan DURMUŞ, Skyhub Outbound Group departmanı müdürüyüm. Uzun yıllardır sektörün içinde bulunan, işini büyük keyifle yapan, en büyük hobisi de yeni ülkeler keşfetmek ve mutfaklarını deneyimlemek diyebilirim.

Bize biraz SkyHub hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünyanın en büyük 20 turizm şirketi arasında olan, Japonya merkezli H.I.S Travel bünyesindeki SKYHUB, Türkiye de dahil olmak üzere dünya çapında 65 ülke, 275 şehir ve 520 ofisleri aracılığıyla sadece acentelere kaliteli ve güvenilir hizmet sunuyoruz.

SkyHub olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Skyhub olarak sadece acentelere hizmet veriyoruz. Tüm çalıştığımız partner acentlerimizin operasyon yükünü hafifletiyoruz. Türkiye’de ki partner acentelerimizin dünyanın birçok noktasındaki ofislerimiz ile toptancı konumundayız.

Genellikle hangi bölgelerde hizmet sağlıyorsunuz? 

 Tüm Asya, Japonya, Kore, Vietnam, Avustralya, Yeni Zellanda, Laos, Kamboçya, Sri Lanka,Tayland, Malezya, Ortadoğu Dubai, Ürdün, Mısır, Lübnan, Fas Malezya, Filipinler, Küba, Güney Amerika gibi aklınıza gelebilecek her yerde kendi ofisimiz var. Sadece Amerika’da 13 tane ofisimiz var. İtalya ve İspanya başta olmak Avrupa’da da çok ciddi bir yapılanmamız var. İran, Azerbaycan, Yunanistan ve Dubai gibi yeni açılan ofislerimiz var ki bunların bazıları Türkiye ofisimiz tarafından yönetiliyor.

Paket oluşturmayı planladığınız bir bölgenin tanıtımı için ne gibi faaliyetler gösteriyorsunuz?

Paket oluşturmayı düşündüğümüz bölgeler için Info gezileri başta organize ediyoruz. Bölgenin görülmesi satışının da daha bilinçli ve kolay yapılmasını sağlıyor. Sürekli emailingler ile bilgilendirmeler, bölge ile detaylı bilgiler göndererek partnerlerimizin bölgeyi daha tanıyarak satış yapmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Türk turistin seyahat şekli son yıllarda değişmeye başladı bu tur paketlerinize de yansımaya başladı mı?

 Açıkcası klasik yapılan turların dışına çıkılması ile birlikte farklı deneyimler ile organize edilen turların daha hızlı satıldığını gördük. Başta deneyim turları olmak üzere, kimsenin yapmadığı farklı şeyleri düşünüp programlarına ekleyen acentelerimiz daha hızlı yol almaya başladı. Ünlüler ile gurme turları, tadım turları, çeşitli macera turları gibi daha özellikli turlar üreten acentelerimiz çok hızlı şekilde gelişerek büyümeye devam ediyorlar. Bunu net olarak gözlemleyebiliyoruz.

Yurtdışında “Duygusal turizm” deyimi ortaya çıkmaya başladı, paketlerinizde bunu ön plana çıkarmaya başladınız mı?

Açıkcası biz toptancı konumunda olduğumuz için daha uygun fiyatlı turlar organize ediyoruz diyebilirim. 2019 planlamalarımızda daha fazla içi dolu, farklı deneyimlerin olduğu paketlerimizi ön plana çıkaracağız. Bu arada bir çok partnerimizin kapalı gruplarına da hizmet veriyoruz.  Macera turları, Deneyim turları yapan partnerlerimizin satışlarını kolaylıkla yaparken aynı şeyleri tekrarlayan acentelerimizin satışlarının azaldığını gördük. Örneğin; Hindistan turunda programa bir Hint düğünü ekleyip, lokal bir hint evinde ağırlanıp akşam yemeği alınması, Japonya’da misafirlerine lokal kıyafetler giydirerek belli bir bölgeyi bu şekilde gezip resimler çekilmesi gibi tur programa  eklenen deneyimler çok ilgi çekici hale geldi. Ve bu tip paketlerin hızlıca satıldığını insanlar tarafından tercih edildiğini gördük.

Önümüzdeki yaz döneminde sizce hangi destinasyonlar ön plana çıkacak?

Önümüzdeki yaz döneminde ön plana çıkacak destinasyonlar; Dubrovnik, Beyrut, Zagreb, Bakü, Bali, Budva, Marakeş, Malta, Yunan adaları, Atina, Bled Gölü diyebilirim.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Hani derler ya;  keşfetmekle geçen günler, gerçek mutluluk günleridir diye.  Daha fazla mutluluk için günlerimizi yeni keşifler ile geçirelim.

Intrepid Group Çatısı Altındaki PEAK DMC’nin Ülke Müdürü Çağlar Gökgün Röportajı

Intrepid Group çatısı altında faaliyet gösteren PEAK DMC’nin Türkiye ve Kıbrıs Ülke Müdürü Çağlar Gökgün ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

İsmim Çağlar Gökgün. 1986 İznik – Bursa doğumluyum ancak aslen Ayvalık’lıyım. Adnan Menderes Üniversitesi Seyahat İşletmeciliği ve Turist Rehberliği bölümünü bitirdikten sonra Beykent Üniversitesi’nde Yönetim ve Organizasyon master’ı yaptım. 2008 yılından beri Intrepid Group – PEAK DMC Istanbul’da çalışmaktayım. 2008-2012 yılları arasında Turist Rehberliği, 2012-2014 yılları arasında Satın Alma – Rezervasyon Müdürlüğü yaptım. Ağustos 2014’den beri şirketin Genel Müdür pozisyonundayım. Son 2 yıl içerisinde farklı ofislerle (Kathmandu, Marakeş, Meksiko City, Guilin vs.) ortak projelerde yer aldım.

Bize biraz Peak DMC hakkında bilgi verebilir misiniz?

PEAK DMC, Intrepid Group çatısı altında hizmet veren bölge ofislerinin (Destination Management Company) yer aldığı şubeler topluluğudur. PEAK DMC Istanbul da 21 bölge ofisinin Türkiye’de ve  KKTC’de incoming operasyonu düzenleyen bir parçasıdır. 2013’den beri hizmet vermekte olan PEAK DMC Istanbul, genel olarak Avustralya, Yeni Zelanda, ABD, Kanada, İngiltere vs. gibi ülkelerden gelen misafirlere, ortalama 12 kişilik ufak gruplarda, sürdürülebilir turizm mantığından uzaklaşmadan, misafirlerin rehber kitaplardan bulamayacakları seyahat deneyimlerinin yaratıldığı ürünler sunan bir incoming acentasıdır.

Peak DMC olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

PEAK DMC Istanbul olarak sektördeki en büyük hedefimiz, sürdürülebilir turizm manifestosundan uzaklaşmadan, ülkemizdeki tüm turizm paydaşlarıyla ortaklaşa yürüteceğimiz seyahat deneyimleri yaratmak. Sektördeki konumumuz da ülkemizde kültür ve butik turizm olarak adlandırılan kulvarlarda faaliyet gösteren bir şirket durumunda.

Genellikle hangi bölgelerde hizmet sağlıyorsunuz?

Bir incoming acentası olarak ülkemizde operasyonumuzun en yoğun olduğu bölgeler genel olarak İstanbul, Kapadokya, Selçuk/Kuşadası, Çanakkale, Pamukkale, Kaş ve Fethiye olarak listelenebilir.

Paket oluşturmayı planladığınız bir bölgenin tanıtımı için ne gibi faaliyetler gösteriyorsunuz?

Şirket kültürümüze bağlı olarak tanıtımda kullandığımız ilk ve en önemli materiyal, insan faktörüdür. Misafirlerimiz ülkemizde seyahat ederken diğer turistlerin olduğu bölgelerde veya tesislerde bulunmak yerine, yerli halkın bulunduğu bölgelerde ve tesislerde bulunmak istemektedirler. Bizler de bu beklentileri karşılamak için birçok yaratıcı fikirle ortaya programlar ve ürünler çıkartmaktayız.

Ülkemize gelen turistin seyahat şekli son yıllarda değişmeye başladı bu tur paketlerinize de yansımaya başladı mı?

Şirketimizin tarzı ve değerleri web sitesi kanallarıyla ayrıntılı olarak anlatılmış olduğundan dolayı, bizim ürünlerimizle seyahat eden misafirlerin beklentilerinde çok ciddi bir değişiklik olmadığını belirtmeliyim. Deneyimlediğimiz en önemli değişiklik, gelişen online bilgi ağları sayesinde misafirlerimizin çok daha fazla  bilgiye ulaşabildikleri gerçeği ve bu durumun da ürünlerimizi bir araya getirirken bizim işimizi zorlaştırdığıdır. Yine de bir köy konaklaması veya bir ‘cooking class’ programı hazırladığımızda aldığımız haz ve geri dönüşler gerçekten çok pozitif.

Önümüzdeki yaz döneminde sizce hangi destinasyonlar ön plana çıkacak?

Son yıllarda yükselen Gurme Turizm’in etkileriyle incoming yapan şirketlerin, kuvvetli yemek ve şarap kültürü olan bölgelere yoğunlaşacağını düşünüyorum. Bu parallelde Ayvalık, Bozcaada, Hatay, Şirince, Urla vb.  Şehirlerde daha fazla yabancı misafir görmeye başlayacağımızı tahmin ediyorum.

Maxser DMC Yurtdışı Turlar Müdürü Umutcan Sarıgül Röportajı

Balkanlar ve Ukrayna ağırlıklı olarak çalışan ve çevre bölgelerdeki Uzakrota etkinliklerinin de organizatörü olan tur operatörü Maxser DMC’nin Yurtdışı Turlar Müdürü Umutcan Sarıgül ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Merhaba, 1982 Gaziantep dogumluyum, ilkokul, ortaokul ve liseyi Türkiye’de okuduktan sonra üniversite eğitimimi yurtdışında almaya karar verdim.

2004 yılında yurtdışı eğitimimi almak için Ukrayna’ya taşındım ve Rus Dili Edebiyatı bölümünü bitirdikten sonra Rusça dili üzerine master yaptım.

Ukrayna’da yaşadığım yıllarda Turizm sektörü ile tanıştım ve her gün biraz daha tecrübe kazanarak çalışmaya devam ediyorum, Bugünkü noktada ürün geliştirme, pazarlama, müşteri ağı kurma ve yönetme konusunda Maxser DMC’de çalışıyorum.

Bize biraz Maxser DMC hakkında bilgi verebilir misiniz?

Maxserdmc 2016 yılında kurulmuş olup tecrübesi uzun yıllara dayanan ekibi ile Balkan ülkeleri (Sırbistan, Bosnahersek, Makedonya, Arnavutluk, Kosova ve Karadağ) ve Ukrayna’da (Kiev-Lviv-Kharkıv-Odessa-Zaporijya-Dnipro)sejour, incentive ve mice gruplar için sadece acentalara hizmet veren bir dmc firmasıdır.

Satış ve pazarlama stratejisi B2B olan firmamızın bahsetmiş olduğumuz destinasyonlardaki havayolu firmaları, oteller, restaurantlar ve transfer firmaları ile yapmış olduğu yıllık kontratlar sayesinde en iyi koşullarda ve en iyi kalitede hizmet vermeyi kendisine ilke edinmiştir.

2014 yılından günümüze destinasyonlarda yerel ekibi ve Istanbul’daki ana ofisimiz ile acentalara hızlı ve güvenilir hizmet vermekten mutluluk duyuyoruz. Maxserdmc “Maximum service Maximum happiness – Maximum servis Maximum Mutluluk” sloganı ile yola çıkmış ve bu zamana kadar sahip olduğu referanslarla bu hizmet kalitesini kanıtlamış bir dmc firmasıdır.

Maxserdmc olarak Türkiye’nin her bölgesindeki meslektaşlarımıza hizmet vermekten dolayı mutluluk duyarız.

Maxser DMC  olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Maxserdmc olarak sektördeki hedefimiz, tecrübeli, çalıştığı destinsayonları ve misafir beklentilerini iyi analiz eden ve bilen, eksiksiz müşteri memnuniyeti odaklı ve herzaman sloganını “Maximum service Maximum happiness – Maximum servis Maximum Mutluluk” olarak  kendisine ilke edinmiş bir firma olarak Türkiye’de bölge farkı gözetmeksizin bütün acentalarımıza ve meslektaşlarımıza hızlı ve sorunsuz hizmet vermektir.

Genellikle hangi bölgelerde hizmet sağlıyorsunuz? 

Maxserdmc bütün Balkan ülkeleri yanı sıra Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Mosdova ve bunun gibi bir çok destinasyonda hizmet vermektedir.

Paket oluşturmayı planladığınız bir bölgenin tanıtımı için ne gibi faaliyetler gösteriyorsunuz?

Paket oluşturduğumuz destinasyonlarımızda, sosyal medya ağı, mailing, turizm fuarları, turizm etkinliklerini kullanarak çalıştığımız bölgeleri tanıtmaya çalışıyoruz, aynı zamanda bu bölgeler için yapmış olduğumuz profesyonel kataloglarla acentalarımıza kısa ve anlaşılır bir dille bölgelerimizi tanıtıyoruz.

Türk turistin seyahat şekli son yıllarda değişmeye başladı bu tur paketlerinize de yansımaya başladı mı?

Türk turistlerin seyahat şekli son yıllarda hızla gelişen teknoloji ile birlikte değişmeye başladı. Bunu sadece Türk turistler diye ayırmak ne kadar doğru olur bilemem ama global turizmde sosyal medyanın paylaşım hızı ve gücü sayesinde insanlar gidecekleri yerler hakkında bilgilere hemen ulaşabilmekte ve geniş online hizmet ağınıda kullanarak kendi programlarını kendileri yapabilmektedirler. Geniş online hizmet ağı derken, online uçak bileti almak, online booking sitelerinden kalınacak yerleri ayarlamak, bir çok online transfer şirketlerinden transfleri ayarlamak günümüzde o kadarda zor değil. Bu tarz online hizmetler tabiki acentaların ve tur operatörlerinin satışlarını olumsuz etkilenmekdir. Tabiki bunun yanında bu online hizmetlerin eleştirilecek bir çok tarafı olduğunuda belirtmek isterim. Online olarak alınmak istenilen hizmetin kalitesi, güvenilirliği ve memnuniyeti nasıl olur diye soracak olursanız bu tamamen gitmek istediğiniz bölgeye göre bir şans oyunu gibidir derim. Paket tur satan acentalar ve tur operatörlerinin ortak hedefi güvenli, misafir memnuniyeti odaklı, en önemlisi gidilecek olan bölgenin bir rehber eşliğinde olması ve son olarak alınacak olan hizmetin standartlarının sözleşme içeriğinde olması nedeni ile turizm sektöründe acenta ağının hiç bir zaman bitmeyeceği kanaatindeyim.

Önümüzdeki yaz döneminde sizce hangi destinasyonlar ön plana çıkacak?

Önümüzdeki yaz döneminde balkan destinasyonlarının ön plana çıkacağını düşünüyorum, bunun yanında Karadağ, Yunanistan ve Hırvatistan gibi denize kıyısı olan destinasyonlar Türkiye’de Antalya’ya alternatif olacaktır. Aynı zamanda Gürcistan, Azerbeycan gibi destinasyonlarda Türk turizm piyasasında yaz için alternatif destinasyonlar olmaya başladı. Gelecek için alternatif destinasyonlar ise Rusya – Türkiye arasındaki vize muhafiyetinin kalkması ile birlikte Soçi, Krasnodar olabilir.

 

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği Başkanı Burak Pehlivan Röportajı

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği Başkanı ve 2017 yılı Kasım ayında düzenlediğimiz Uzakrota Travel Summit konuşmacılarından Burak Pehlivan ile Ukrayna seyahat sektörü üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Endüstri mühendisiyim. On beş yıldır, Ukrayna’nın da içinde bulunduğu Doğu Avrupa ülkeleri ve eski Sovyet coğrafyası olarak nitelendirebileceğimiz bölgeyle profesyonel yönetici ve girişimci olarak ilgilendim, ilgileniyorum. Bu on beş yılın ilk altısında İstanbul merkezli olarak inşaat ve makine sektörlerinde yöneticilik yaptım, 2009 sonrası ise ağırlıklı olarak Kiev’de yaşıyorum. Mühendislik, ekipman tedariği, satış sonrası hizmetler ve yenilenebilir enerji alanlarında, Ukrayna’da iş yapıyorum.

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin(TUİD) iki yıldır başkanlığını yapıyorum. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu(DEİK) bünyesindeki Dünya Türk İş Konseyi’nin(DTİK), Ukrayna temsilcisiyim ve Avrasya Komitesi üyesiyim. Ukrayna’da önden gelen sermaye sahibi ülkeler olan Amerika, Çin, Almanya, Türkiye, Fransa ve Büyük Britanya’nın ülkedeki işinsanları dernek ve odalarının kurduğu üst konseyinin de kurucu yönetim kurulu üyesiyim. Beşiktaş’lıyım ve kurucu başkanı olduğum Ukrayna Beşiktaşlılar Derneği’nin, kuruluşundan beri başkanlığını yapıyorum. Sivil toplumla, iş yaşamım arasında bugüne kadar iyi bir denge kurmayı çok şükür başardım.

Bize biraz TUID hakkında bilgi verebilir misiniz? TUID, şu anda kaç şehirde hizmet veriyor?

TUİD, 2004 yılında Kiev merkezli olarak, Ukrayna’daki Türk girişimcilerini, Türk iş insanlarını ve Türkiye ile işi olan Ukraynalı firmaları bir çatı altında toplamak için kuruldu. Bugün 200’e yakın üyemiz var ve Ukrayna’daki Türk sermayesinin %90’dan fazlası TUİD çatısı altında temsil ediliyor. Kurulduğumuz günden beri büyük-küçük firma ayrımı yapmadık. Ülkemize mal olmuş büyük işletmelerimizin, holdinglerimizin Ukrayna’daki iştirakleri, temsilcilikleri de, ülkedeki küçük çaplı Türk şirketleri de üyelerimiz arasında.

Ukrayna’da Türk sermayesi, diğer birçok ülkede olduğundan farklı olarak yalnız gıda, tekstil, inşaat gibi Türkler’in genel olarak başarılı olduğu sektörlerde değil, Ukrayna ekonomisinin hemen hemen her alanında faaliyet gösteriyor, ekonominin birçok alanına başarıyla dokunuyorlar. Kişisel bakım ürünlerinden, makineye, enerjiden, inşaata, kozmetikten, ilaca birçok sektörde Türk firmalarının pazarın en üstündeki oyuncular arasında görüyoruz.

Ukrayna Türk iş dünyamızın bir başka şansı ise, birçok uluslararası kurum ve kuruluşun başında Türk yöneticilerin olması. Bu yöneticilerin birçoğu derneğimize üye olup, yetkili kurullarımızda görev alarak, organizasyonumuzun iyi yönetişim standartlarının yükselmesine yol açarken, bize önemli vizyon ve katkı sağlıyorlar. Kiev merkez ofisimizin yanı sıra, Doğu Ukrayna’da Harkiv, Güney Ukrayna’da Odessa, Zaporoje, Herson, orta Ukrayna’da Vinnitsa ve Batı Ukrayna’da Lviv’de şubelerimiz var. Ayrıca, İstanbul’da da, ülkemizde iş yapacak, yapan Ukraynalı girişimcilere yardımcı olmak için bir temsilciliğimiz bulunuyor. TUİD olarak, Ukrayna’da faaliyet gösteren Türk işadamları dernekleri arasında aynı ülkede en geniş şube ağına sahip derneğiz. Aynı şekilde, Ukrayna’da da tüm yabancı ülke işadamı dernekleri arasında da en çok şubeye sahip kurumuz.

TUID olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz? 

TUİD olarak öncelikli hedefimiz, Türkiye’nin Ukrayna’daki, Ukrayna’nın ise Türkiye’deki imajının daha da yukarıları çıkması için çalışma yürütmek. Bu imajın, algının, ekonomiye, kültüre, sanata, turizme ve spora ilişkin boyutları var. Tabii ki bizim açımızdan ilk sırada ekonomi geliyor. Siyasi ilişkilerimiz her ne kadar Ukrayna ile tarihinin en iyi dönemini yaşasa da, bu ilişkiler ekonomik bağlarla, karşılıklı ticaretle desteklenmediği taktirde, bu ilişkilerin bu seviyeden daha ileri taşınması da sürdürülebilirliği de riske girer. Bunun için, müzakereleri 2007 yılından beri devam eden Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması’nın imzalanması için biz de dernek olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.  Son iki yılda, 20’den fazlasını Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçimizin de teşrifleriyle onurlandırdığı 100’ün üzerinde etkinliği Türkiye’nin ve Ukrayna’nın farklı şehirlerinde gerçekleştirdik.  Yine bu faaliyetlerin birçoğunda Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması gündeme getirildi.

2011 yılında arkadaşlarımızla, TUİD yönetimine seçildiğimizde yurtdışında örnek, model bir işinsanları derneği olmak gibi iddialı bir hedefle yola çıkmıştık. Son yıllarda birbiri ardına aldığımız ödüller,  öncü bir Türk işinsanları derneği olarak nitelendirilmemiz,  TUİD’in yurtdışındaki diğer Türk işinsanları dernekleri arasında gördüğü teveccüh bu uğurda en azından yol aldığımızı gösteriyor.

Bünyenizde bulunan turizm şirketleri var mı? Bu firmalar Ukrayna’da ne gibi hizmetler veriyorlar.

Turizm ve inşaat firmaları, bulundukları ülkelerde genel olarak dernekçilikten uzak duruyorlar. Bunun nedeni, çok yoğun ve proje odaklı iş temposuna sahip olmaları olduğu kadar, personelin zaman zaman kendini ülkeyle içselleştirememesiyle de alakalı olabiliyor. Ülkedeki, büyük Türk turizm operatörleri arasında derneğimizin maalesef üyesi bulunmuyor ancak daha küçük çaplı turizm firmaları üyelerimiz arasında mevcut. Biz, Ukrayna’da inşaat firmalarının bahsettiğim trendini büyük oranda kırdık, Ukrayna’daki büyük Türk inşaat firmaları üyemiz, önümüzdeki dönemde turizm alanına da bu anlamda yoğunlaşacağız.

Ukrayna’nın bilinmeyen birçok bölgesini Türkiye’den gelecek yatırımcılara da tanıtmaya çalışıyorsunuz, peki bu bölgelerin turizm anlamında gelişmesi için de çalışmalarınız oluyor mu?

Bölgelerin tek tek turizm potansiyelinin geliştirilmesi için açıkçası spesifik bir proje yürütmüyoruz. Ancak çeşitli etkinliklere paralel, Türkiye’den gazeteci arkadaşlarımızı, televizyon kanallarını zaman zaman farklı bölgelerde misafir ediyoruz. Kişisel bloğumda kendim de, Ukrayna içinde yapmış olduğum gezileri büyük bir keyifle kaleme alıyor, videolar hazırlıyorum.

Ukrayna’dan Türkiye’ye 1 milyonu aşkın turist gelirken Türkiye’den Ukrayna’ya yalnızca 270 bin turist geliyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Türkiye, Ukrayna’yı yeni yeni tanıyor. Ayrıca, muhteşem bir ülkemiz var ve canlı bir iç turizme sahibiz. Cennet vatanımızın tamamını gezmeye, turizm potansiyelini keşfetmeye neredeyse bir ömür gerek. Ukrayna ise görece sert bir iklime sahip ve insanlar yoğun çalışma temposunun sonucunda güneşli ülkelere gitme eğilimindeler. Ayrıca, Ukrayna içindeki turizm altyapısı yeterince gelişmiş değil, buna Ukraynalılar’ın daha önce keşfetmedikleri İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirleri tanımaya başlamaları da eklenince, son birkaç yılda Ukrayna’da, Türkiye’ye müthiş bir turizm patlaması yaşandı. Bu yıl, Türkiye’yi ziyaret eden Ukraynalı sayısı tarihte ilk kez 1,5 milyonu geçecektir. Türk lirasındaki değer kaybına rağmen, Ukrayna’ya gelen vatandaşlarımızın sayısının da iki yüz elli binin altına düşmeyeceğini umuyorum ki, vatandaşlarımızın, pasaportsuz, kimlik kartıyla bile giriş yapabildiği bu ülkede  gerçek potansiyel çok daha büyük.

Ukrayna’ya gelen Türk turist için yaz dönemi önerileriniz var mı? 

Kiev çok güzel bir şehir ancak, Lviv’i ve Kamanyets Podolski’yi de mutlaka gündemlerine almalılar. Özellikle bizim Kamaniçe adını verdiğimiz ikincisi saklı bir cennet. Yine Bukovel, kayak tutkunlarını mutlaka görmesi, denemesi gereken bir destinasyon.

Türk turist Ukrayna’da en fazla nereleri ziyaret ediyor?

Ukrayna ile Türkiye arasında haftada 100’ün üzerinde uçak seferi var ve Türk havayolları şirketleri yalnız başkent Kiev’e değil, Lviv, Odessa, Harkiv, Zaporoje ve Herson gibi şehirlere de uçuyorlar. Kiev, elbette bu şehirler arasında en popüleri. Yeşili, şehrin her yerine dağılmış parkları kompakt, gezilmeyi kolaylaştıran şehir planlamasıyla, Avrupa’nın en büyük beş metropolünden biri olan Kiev, diğer metropollerden olumlu olarak farklılaşıyor. 988 yılında, Slavların Ortodoksluğu kabul ettiği, 11. yüzyılda Avrupa’nın en büyük ikinci şehri olan Kiev, bin beş yüz yıllık tarihinde çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış, özel bir şehir. Şaşırtacak kadar çok sayıdaki güzel ve kaliteli restoranları, yalnız Ukrayna mutfağına ilişkin değil, birçok dünya mutfağına sahip menüleriyle yemek tutkunlarına hitap ederken, şehir adeta bir kafe cenneti. Müzeler, ibadethaneler, tarihi yapılar, galeriler ve Andrivskiy Yokuşunda kurulan sanat pazarı ise tarih ve sanat tutkunlarını hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

Türk turistlere son olarak tavsiyeleriniz neler,  eklemek istedikleriniz var mı?

Ukrayna, özellikle Lviv, Kamaniçe gibi şehirleriyle, Prag, Budapeşte, Varşova, Bratislava gibi Orta ve Doğu Avrupa şehirlerine aşina, yeni yerler, tatlar arayan turistler için çok daha uygun fiyatlarla gezilme imkanı sunan bir ülke. Güvenlik sıkıntısı yok, yabancılara karşı pozitif bakış açısı var, iletişim kolay. Ailenizle birlikte güzel, farklı, ekonomik ve rahat bir  tatil geçirmek için iyi bir seçim.

Travel PR Kurucusu Sarp Özkar ile Turizm Pazarlaması Üzerine

Turizm sektörüne yönelik PR hizmeti sağlayan Travel PR ajansının kurucusu Sarp Özkar ile turizm sektöründeki pazarlama üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

1993 yılından bu yana profesyonel olarak yöneticilik pozisyonlarında görevler alıyorum. Sektöre rehber olarak giriş yaptıktan sonra, İremtur, Astro, Asya Tur gibi sektörün büyük tur operatörlerinde, Satış ve Operasyon yöneticisi konumlarında çalıştım. En 12 yıl boyunca da Prontotour marka yönetiminden sorumlu oldum ve sırasıyla Satış ve ardından Pazarlama müdürlüğü görevlerini başarıyla yürüttüm. Dünyada 90’ın üzerinde ülkeyi keşfederken, bu seyahat ettiğim ülkelerin yarısına yakınında basın gezileri organize ederek, gazetecilerle birlikte “Destination Marketing” çalışmalarına da imza attım. 25 yıllık turizm ve 12 yılı aşkın medya iletişimi deneyiminin gücünden yola çıkarak ile 2015 senesinde Prontotour’daki görevimden ayrılıp, Turizm sektörünün Marketing ve PR şirketi olacak olan Travel PR’ı hizmete soktum.

Turizm özelinde hizmet veren bir PR Ajansı kurma fikri nasıl doğdu?

Halen turizm sektörü genelinde pazarlama profesyonellerine yeterince önem verilmiyor. Tur Operatörlerinde Satış Müdürü, Operasyon Müdürü, Bilet Müdürü, Incoming ve Yurtiçi Müdürleri, hatta Vize Müdürleri bile çalışıyor iken, Pazarlama titrinin hakkı verilerek çalıştırılan personeller istihdam edilmiyor. Maalesef pek çok firma için Marka yönetimi kavramı hep ikinci planda, varsa yoksa o gün satmak, günü kurtarmak…

Geçmişte Tur operatörü sahipleri reklam vereyim telefon çalsın mantığını çok seviyorlardı ancak Medya İletişimi şirkete uzun vadede katkı yapacağından, bu alana eğilmiyorlardı. 2005 yılında turizmde PR çalışmalarına başladığımda, birçok acente, havayolu ve büyük otellerin dahi PR ajansı yoktu. Bugüne kadar çalıştığım en vizyoner patronlarımdan biri olan Ali Onaran Bey geleceği görmüş ve daha o dönemden benim gibi maliyeti yüksek bir personeli bu işe angaje etmişti. Ne de iyi etti ki, işe başladığımda çalıştığım firmayı yer cilası firması sananlar, 3 sene kadar sonra yurtdışına tabii ki onunla gidilir demeye başlamıştı. Ve tabii sektörde satış rakamları bazında liderlik de gelmişti. Kısa zamanda gazeteler, dergiler, TV hatta radyolarda bile turizm profesyonellerinin de dikkatini fazlasıyla çekmiş olacak ki, 2007-2008’den itibaren yavaş yavaş PR ajansları ile sektör daha çalışmaya başladı.

Bu aşamada şunu gördüm: Turizm patronları veya yöneticileri, bir PR Ajansı ile çalışıyorlar hatta çok ciddi para verip, piyasanın en iyisi olduğu bilinenler arasından seçim yapmalarına karşın, hep şikayet ediyorlardı. İki büyük şikayet sebebi vardı. Birincisi turizmcinin dilinden ve derdinde anlamayan iletişimciler olduklarını belirtiyorlar, ikincisi de her birkaç ayda PR Ajansının müşteri temsilcisi değiştiriyor olmasıydı. Medya iletişim sektöründeki bu sirkülasyon nedeniyle tam markamızı öğrettik, alışıyor artık dedikleri noktada yeni bir müşteri temsilcisini karşısında gören Turizm şirketlerinden bana yoğun bir talep gelmeye başladı. Sonunda, hem turizmci olmam, hem de marka yönetimi-medya iletişim alanındaki bu çok ciddi tecrübelerimi  Turizm sektörüne hak ettiği hizmeti sunabilmek adına değerlendirmek istedim. Önce Only Travel Marketing’i, ardından da Travel PR şirketini kurdum.

PR hizmeti nedir ve bu hizmeti alan Turizmcilerin kazançları ne olacak?

Öncelikle PR, Pazarlamanın olmazsa olmaz bir unsurudur. PR yapılma amacı öncelikle bir yerlerde haberim çıksın, o gün daha fazla satayım değildir. Stratejik İletişim Planlaması yapılarak, markanın konumlandırmasına giden yolda yapılan 360 derece pazarlama faaliyetlerinin, algı yaratma konusunda en güçlü desteklerinden biridir. Markalaşmaya giden yolda, izlenecek strateji ve yol haritasına göre doğru mecralarda, doğru söylemlerde, tam yerinde ve zamanında yapılacak söylemlerle, pazarlamaya destek vermesi gereken önemli bir güçtür. En önemli hedef, istenilen Marka konumlandırmasına ulaşabilmek ve bu konumlandırmasına ulaştıktan sonra rakiplerle sahip olduğu aynı ürünü daha pahalıya rahatlıkla sattırabilmektir. Zira markalaşma süreci istenilen şekilde tamamlandığında, güçlü markaya daha fazla para ödendiği gibi, sizin markanıza da daha fazla ödeyecekler.

Travel PR olarak ne tarz firmalara hizmet veriyorsunuz?

Travel PR, tur operatörleri, Kalkınma Ajansları, Turizm Tanıtma Ofisleri, Cruise-Nehir turu şirketleri, küçük-büyük, zincir oteller, havayolları, havalimanları, uçak-otel arama portalları gibi turizmin içindeki birimler adına medya iletişimi ve markalaşma süreçlerinin yürütüyor. Turizm sektörü dışındaki hiçbir müşteri ile çalışmıyor ve gelecekte de çalışmayacak.

Şuan hangi firmalarla çalışıyorsunuz?

Avrupa’nın en büyük kruvaziyer şirketi olan MSC Cruises, bir ILab Holding şirketi olan Türkiye’nin otel arama motoru Neredekal.com, dünyanın en iyi havayollarından olan Singapur Havayolları, dünyanın en iyi havalimanlarından biri olan Changi Airport, Singapur Turizm ofisi, Malezya Turizm ofisi ve tabii ki Türkiye’nin en iyi seyahat pazarlama zirvesi olan Uzakrota Travel Summit ile çalışıyoruz.

Diğer PR ajanslarına göre sizin sunduğunuz faydalar neler?

25 yıllık Turizm deneyimimiz ve 12 yılı aşkın Medya İletişimi-Marka Yönetimi tecrübelerimiz sayesinde, Turizm terminolojisine hakimiz. Bu sebeple, Turizmciyi en iyi anlayan PR Ajansı olduğumuzu iddia ediyoruz. Klasik PR ajanslarından bu tecrübelerimiz sayesinde ayrışıyoruz. Turizme hakimiyetimiz sayesinde Sömestre, Kayak, Yılbaşı, Bayram, Yaz tatili, Erken Rezervasyon gündemi ne zaman? ve bu dönemler için satışlar ne zaman başlıyor? gibi turizmin pek çok dinamiğine hakimiz.

Hem geleneksel PR, hem de dijital PR çalışmalarını ciddi anlamda değerlendiriyoruz. Sosyal medyada etkileşimi yüksek kişilerle deneyimler-workshop’lar yapabiliyoruz, mecralarda turizmin öğelerini daha güzel gösterebileceğimiz fotoğraf galerileri-video çalışmaları, özel röportaj ve mecralar için nitelikli içerik oluşturma gibi konularda çalışıyoruz. Ve bunları yaparken, iddia ediyoruz ki Turizm terminolojisine hakim ve Turizmciyi en iyi anlayan PR ajansıyız. Bizimle çalışan Turizm markaları, bu PR Ajansı’na No-Show’u, DBL-TWN ayrımını anlatmaları gerekmeyecek. Sadece stratejimize konsantre olup, birlikte aynı hedefe koşmak üzere çalışacağız.

Bunu yaparken de, Turizm pazarlama tecrübemiz sayesinde, PR haricinde de yapılması gereken genel giderler kontrolü, medya-planlamsa satın alma gibi pek çok konuda tavsiyede bulunacağımızdan, birçok konuya izin verildiği ölçüde müdahil olup, markamıza PR haricinde de destek sağlıyoruz.

Progo Kurucu Ortağı Kerem Çoban Röportajı

Araç çağırma uygulaması Progo Kurucu Ortağı Kerem Çoban ile ulaşım teknolojileri üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bize biraz PROGO hakkında bilgi verebilir misiniz?

PROGO en yalın tanımıyla A noktasında B noktasına seyahatinizi gerçekleştirmenizi sağlayan bir mobil applikasyon ve web uygulamasıdır. PROGO, şu an için 9 ilde özel dizayn edilmiş Mercedes Vito ve Sprinter marka araçlarla şehir içi ve şehirler arası yolculuk hizmetini ekonomik fiyatlara sunabilen yeni bir akıllı yolculuk uygulamasıdır.

Bulunduğunuz noktadan gitmek isteğiniz lokasyonu seçtiğinizde yolculuğa henüz başlamadan fiyatını alabildiğiniz yolculuk sırasında değişmeyen bir fiyatlandırma algoritmasına sahip PROGO aynı zamanda yasal mevzuatlara uygun ve güvenli hizmet sunuyor.

Konvansiyonel taşımacı iken PROGO fikri ortaya nasıl çıktı?

Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için ulaşım büyük bir problem bununla birlikte tatil bölgelerinde ve havaalanı transferlerinde de ciddi zorluklar yaşanıyor. Geleneksel taşımacılık sektöründeki 20 yıllık deneyimlerimizle insanların hayatını kolaylaştıracak çözümler bulma fikri bizi bu yola çıkardı. PROGO’yu dünyadaki dijital dönüşüm bir parçası olarak görebilirsiniz kendi alanında PROGO’yu benzersiz kılanda aslında geçmişten gelen bilgi birikiminin teknoloji ile birleşmesidir. İş modelimizi teknolojiye uyum sağlayan değil mükemmeli yakalan, geleceğe yön verecek modeller geliştirecek şekilde tasarladık.

Uygulamayı ne kadar zamanda geliştirdiniz? Arkasında kaç kişilik bir ekip var?

On iki aylık bir analiz ve yazılım sürecinden geçen PROGO, kendi bünyesinde 7 kişilik yazılım ve arge ekibi ile 8 kişilik dış kaynak yazılım ekibi olmak üzere toplam 15 kişilik Türk mühendislerinden oluşan bir IT ekibinin çalışmalarıyla ortaya çıktı. Buna ek olarak farklı uzmanlık alanlarına sahip 7 çalışma arkadaşımızla toplam 22 kişilik bir kadrodan oluşuyor.

Müşteri deneyimlerinden yola çıkarak geliştirdiğimiz PROGO kullanıcılarının alışkanlıklarını, isteklerini öğrenen ve ona göre öneriler sunan yolculuk sırasında araç ile ilgili tüm bilgileri merkez serverlarla paylaşan bu verilere göre aksiyon alabilme yeteneğine sahip sürekli gelişen bir yapay zekaya sahip.

“UBER’e yerli rakip olarak çıktık” diye lansman yaptınız, gerçekten hedefiniz UBER’i geçmek mi? Hangi noktalarda UBER’den ayrılıyorsunuz?

PROGO iş modeli olarak diğer uygulamalardan tamamen ayrılıyor. PROGO kendi araçlarıyla ve bu işi meslek olarak yapan özel eğitim almış şoförleriyle hizmet veriyor. Araç bekleyen kullanıcı değil, aracın kapıda hazır beklediği exclusive bir hizmet için, planlı yolculuk hizmeti sunuyoruz. Yolculuk öncesi akıllı hesaplama algoritması sayesinde gidileceğiniz mesafenin fiyatını öğrenebiliyorsunuz.

Şoförlerimiz kapınızı açıyor, varsa bavullarınız yerleştiriyor, daha önce değindiğim gibi exclusive bir hizmet sunmak ekonomik olmak kadar önemli PROGO için.

PROGO İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Antalya, Muğla’da aynı anda hizmet veren tek uygulama olma özelliğine de sahip bu İstanbul’da evinden PROGO ile havaalanına giden bir kullanıcımızın Muğla yada Antalya’da havaalanında yine PROGO tarafından karşılanıp yazlığına veya oteline bırakılması anlamına geliyor.

Servisinizin yasal durumu nedir? Türkiye’de son dönemde yasal olmadığı gerekçesiyle ceza alan çok sayıda servis var, biliyorsunuz.

PROGO yasal mevzuat ve kanunlara uygun şekilde gerekli tüm belgelere sahip %100 yerli büyük bir yatırımın ürünü, bugün 1.200 aracıyla yollarda, vergisini Türkiye’de ödeyen ülke ekonomisine değer katmaya odaklanmış bir anlayışa sahip.

Taksicilerin UBER’e olan tepkisi sizi korkutmuyor mu?

PROGO iş modeli işaret ettiğiniz tepkilerin gerçekleşmesinden oldukça uzak, PROGO planlı yolculuk hizmeti sunuyor. Taksi ve benzeri kamusal ulaşım hizmetleri gibi elinizi kaldırdığınızda binebileceğiniz bir ulaşım uygulaması değil. Bu bağlamda aynı kulvarda yer almadığı gibi rakipte olmuyor.

Türkiye’deki paylaşım ekonomisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yeni oyuncular için yer var mı?

PROGO’nun sunduğu exclusive hizmetin erişilebilirliğinin, geleneksel yöntemlerle benzer fiyat aralığında olmasının, arkasında verimlilik düzeyi yüksek bir paylaşım ekonomisi planlaması var. Paylaşım ekonomisinin ana mantığı satın almak değil ihtiyacın süresince kullanıldığı kadar ücret ödemektir. İnternetin erişim gücü ve buna bağlı iş modelleri bize ekonomik olarak erişemeyeceğimiz ürün yada hizmetlere sahip olma şansı tanıdı. Paylaşım ekonomisi ile her alanda yeni girişimcilere yeni iş alanları açacağı kuşkusuz.

Fest Travel Genel Müdürü Zekeriya Şen; “Seyahat Acenteciliği Ölmedi.”

Bazı uzman kişiler seyahat acentacılığının öleceğini iddia ediyorlar, yer yer de yanılmıyorlar. Hatta VHS-BETA gibi tamamen silip yok olacağını iddia eden korkunç senaristlerde var. Elbette abartının sınırı yok. Tüm bu teknolojik gelişmelere, kendi kendine seyahat planlama kurgularına, her şeyin internet üzerinden satın alınabileceği bir devirde bile hala seyahat acentaları üzerinden yapılan işlen tüm piyasanın 3’te 1,5’u kadar. Neredeyse yarı yarıya. Evet yıl 2015 ama bu veri somut olarak ortada. Bazılarına göre 3’te 1’i kadar. Olsun ama yukarı da bahsettiğim uzman kişiler bunun farkında bile değiller bence.

Acentalar internetin yapamayacaklarını yapabilen bir kurum.  İnternet ile rekabet içerisinde olmalarından dolayı da fiyat konusunda eskisi gibi tekel olmayıp daha makul seviyelerde, hatta bazen çok daha uygun fiyatlı olabiliyorlar. Genel fotoğrafa bakarsak eski usul acentaların etkin oldukları on ana konuyu şöyle sıralayabiliriz:

Cidden iyi bir fiyat alıp almadığınızı tartabiliyorlar

Normalde iç hat biletlerinde pek acentaya ihtiyacınız yok. Daha sık seyahat ettiğiniz için bunu havayolları firmasının sitesinden veya bilumum uçak bileti satan kurum sitelerinden alabiliyorsunuz. Ancak iş Atlantik aşırı veya Avrupa olunca durum biraz değişiyor. Orada bir uzmanın bilgisine ihtiyaç duyuyorsunuz. Evet aynı koşullarda yine benzer sitelerden alabilirsiniz fakat para yükseldikçe aklınızda bazı ilave sorular oluşuyor ve bunun cevaplarını internet size veremiyor. Karşınıza çıkan 700 USD’lik bilet fiyatının makul olup olmadığını öğrenmek istiyorsunuz. Acentalar bu konuda sizinle empati kurabiliyor.

Acentalar bir ülkede nereye gitmeniz gerektiğini, kiminle orada dolaşmanızın uygun olacağını biliyor.

Dünyamızın en havalı, bilinen ilk 30-50 şehrine gitmediğinizi düşünün. O zaman bir bilir kişiye ihtiyacınız var. Ona danışıp güzergahınızı belirlemeniz gerekiyor. Ortaya çıkan yine güven meselesi. Oturup tonlarda farklı yorum, bilgi okuyabilirsiniz. Bunu işleme almanız, zamanınız ve emeğinizden yiyecektir. Seyahat Acentaları bu bölgeye çok fazla gezi ve operasyon kurguladığı için bu bilgilere ulaşmanız her zaman daha kolay. Örnek vermem gerekirse geçen gün bir arkadaşımın arkadaşı arıyor. Normalde telefona çıkmam ama boş bulundum işte. Bana sorusu şu: “biz Bali gibi bir yere gitmek istiyoruz, her şeyi ayarladık ama bize başka benzer bir yer önerir misin. Bu arada şu kişinin selamı var.” Madem her şeyi yaptın ne diye soruyorsun git Bali alternatifi neresi var sen araştır. Yok, ama işte burada güven devreye giriyor. Veya kendine güvensizlik, hani çok iyi bir gezgindin.

Sırtınızı dayanabileceğiniz bir duvardır seyahat acentası

Hadi bakalım uçağınız ertelendi veya iptal oldu arayın bileti aldığınız ucuz internet sayfasını. Bakalım kim yardımcı olacak size. İptal olan uçağın sırasına girin ve biletinizi en uygun alternatife değiştirmek için uğraşın. Hadi diyelim havayollarına ulaştınız derdinizi anlatana kadar ya hat kesilir ya karşı taraftaki sizin kim olduğunuzu anlayana kadar cep telefonu faturanız patlama yaşar. Oysa seyahat acentası bir telefon uzaklıktadır. Sizin sırtınızı sıvazlar ve derdinize derman olur.

Uçakta yan yana oturamama derdi

Her şeyi sen yapıyorsun ya, ucuz olacak ya. Hadi bakalım al biletini ve dostlarınla yan yana oturmak için çırpın. Şansın varsa 2-3 dost yan yana düşersiniz yoksa yanına parmak tırnaklarını kesen temizleyen birisi de düşebilir. Hem o senden de az ödemiş olabilir uçak biletine. Seyahat acenten ise senin tüm taleplerini alır ve bir sanatçı gibi bunları tek tek işler, sana özel bir kurgu yaratır.

VIP (Very Important Person = Çok Önemli Kişi) bir kişi olmadan size VIP dünyasına sokabilirler

Aylardır dolu olan bir lokantaya yer bulabilirler. Bir konseri çok mu istiyorsunuz internet size “hayır yer yok” mu diyor, seyahat acentanız size yardımcı olabilir. Bir otelde sıkıntınız var, otel sizi dinlemiyor bile çünkü bunu aldın, ne ödediysen o. Oysa seyahat acentan sen daha fazla üzülme diye, hata senin olsa dahi, seni lüks veya süit odaya yükseltebilir. Yapsın bakalım bunu sana internet sayfası…

Seyahat Acentası senin için, senin cebinden çıkanı düşünür

En uygun havalimanına nasıl giderim? Hangi havalimanı bana daha uygun? Bu ve bunun benzeri sorulara internet sana robot cevap verir. Senin sonra telefona sarılıp dakikalarca bilgi toplaman gerekir. Sonra oturup hesap kitap yapman lazım. Ne dert ediyorsun ara seyahat acentanı oradaki uzman sana her şeyin planını çizsin.

Daha Uygun Fiyat Her Zaman Acentanda

Posta kutuna “şok fırsat” diye bir eposta düştü. Hemen heyecanlanma bunu seyahat acentan senden önce biliyordu. Lütfedip arasaydın da sorsaydın. Bu tür kampanyalardan seyahat acentan senden ve robotlardan önce haberdar olur ve bunu istersen seninle paylaşır. Hele hele karışık rezervasyonlar söz konusu olunca seyahat acentası her seferinde daha iyi bir kurgu ve fiyatla karşına çıkacaktır bunu unutma.

Seyahat acentası sadece otel veya uçak rezervasyonu yapmaz. Seyahat Acentası daha fazlasıdır.

Bir internet sitesine girersin ve “satın al” tuşuna basarsın. Aldığın ürünün köşesini, ucunu veya sonunu kesemezsin, oynatamazsın. Neyse odur. Peki diyelim ki bir safariye gideceksin, 3 kişi 6 kişilik araç istiyorsun, aynı zamanda butik otellerde kalacaksın ve buralarda Vegan yemeği yiyeceksin ve bir gece de bölgenin en lüks lokantasında yemek yiyeceksin. Ve hepsinin parasını da bir kalemde ödeyeceksin. Buyur şimdiden interneti aç ve çalışmaya başla.

Bir problem oldu ne yapacaksın

Seyahatinle ilgili bir sorun oldu, yarın kalacağın oteli bugüne alacaksın veya bir yerel rehber ile buluşacaktın onun saatini değiştireceksin. 5-6 yeri arayacağına, derdini anlatacağına çak bir telefon seyahat acentana ve hallet problemini.

24 saat hizmet

İnternet’ten aldın özel fiyatlı bir servis, hemen koşulu sana dayatır “koşulsuz, iadesiz.” Ölsen de sana iade yapmaz, daha 6 ay var dersin, kusura bakma koşullar dayatmasını savurur sana. Parayı öderken o tıkladığın kutucuk vardı ya o her şeydi şimdi fark edersin ve pişman olursun okumadığın için. Sistem seninle empati kurmaz, dinlemez, umursamaz, soğuktur ve vicdansızdır. Oysa seyahat acentan seni dinler, dertleşir, sakinleştirir, yok gösterir, ışık tutar ve elini sorunun halledilinceye kadar bırakmaz.