Japonya Merkezli SkyHub’ın Outbound Group Departman Müdürü Orhan Durmuş Röportajı

Dünyanın en büyük 20 turizm şirketi arasında olan Japonya merkezli H.I.S Travel bünyesindeki SKYHUB’ın Outbound Group departmanı müdürü Orhan Durmuş ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Teşekkürler, ben Orhan DURMUŞ, Skyhub Outbound Group departmanı müdürüyüm. Uzun yıllardır sektörün içinde bulunan, işini büyük keyifle yapan, en büyük hobisi de yeni ülkeler keşfetmek ve mutfaklarını deneyimlemek diyebilirim.

Bize biraz SkyHub hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünyanın en büyük 20 turizm şirketi arasında olan, Japonya merkezli H.I.S Travel bünyesindeki SKYHUB, Türkiye de dahil olmak üzere dünya çapında 65 ülke, 275 şehir ve 520 ofisleri aracılığıyla sadece acentelere kaliteli ve güvenilir hizmet sunuyoruz.

SkyHub olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Skyhub olarak sadece acentelere hizmet veriyoruz. Tüm çalıştığımız partner acentlerimizin operasyon yükünü hafifletiyoruz. Türkiye’de ki partner acentelerimizin dünyanın birçok noktasındaki ofislerimiz ile toptancı konumundayız.

Genellikle hangi bölgelerde hizmet sağlıyorsunuz? 

 Tüm Asya, Japonya, Kore, Vietnam, Avustralya, Yeni Zellanda, Laos, Kamboçya, Sri Lanka,Tayland, Malezya, Ortadoğu Dubai, Ürdün, Mısır, Lübnan, Fas Malezya, Filipinler, Küba, Güney Amerika gibi aklınıza gelebilecek her yerde kendi ofisimiz var. Sadece Amerika’da 13 tane ofisimiz var. İtalya ve İspanya başta olmak Avrupa’da da çok ciddi bir yapılanmamız var. İran, Azerbaycan, Yunanistan ve Dubai gibi yeni açılan ofislerimiz var ki bunların bazıları Türkiye ofisimiz tarafından yönetiliyor.

Paket oluşturmayı planladığınız bir bölgenin tanıtımı için ne gibi faaliyetler gösteriyorsunuz?

Paket oluşturmayı düşündüğümüz bölgeler için Info gezileri başta organize ediyoruz. Bölgenin görülmesi satışının da daha bilinçli ve kolay yapılmasını sağlıyor. Sürekli emailingler ile bilgilendirmeler, bölge ile detaylı bilgiler göndererek partnerlerimizin bölgeyi daha tanıyarak satış yapmasını sağlamaya çalışıyoruz.

Türk turistin seyahat şekli son yıllarda değişmeye başladı bu tur paketlerinize de yansımaya başladı mı?

 Açıkcası klasik yapılan turların dışına çıkılması ile birlikte farklı deneyimler ile organize edilen turların daha hızlı satıldığını gördük. Başta deneyim turları olmak üzere, kimsenin yapmadığı farklı şeyleri düşünüp programlarına ekleyen acentelerimiz daha hızlı yol almaya başladı. Ünlüler ile gurme turları, tadım turları, çeşitli macera turları gibi daha özellikli turlar üreten acentelerimiz çok hızlı şekilde gelişerek büyümeye devam ediyorlar. Bunu net olarak gözlemleyebiliyoruz.

Yurtdışında “Duygusal turizm” deyimi ortaya çıkmaya başladı, paketlerinizde bunu ön plana çıkarmaya başladınız mı?

Açıkcası biz toptancı konumunda olduğumuz için daha uygun fiyatlı turlar organize ediyoruz diyebilirim. 2019 planlamalarımızda daha fazla içi dolu, farklı deneyimlerin olduğu paketlerimizi ön plana çıkaracağız. Bu arada bir çok partnerimizin kapalı gruplarına da hizmet veriyoruz.  Macera turları, Deneyim turları yapan partnerlerimizin satışlarını kolaylıkla yaparken aynı şeyleri tekrarlayan acentelerimizin satışlarının azaldığını gördük. Örneğin; Hindistan turunda programa bir Hint düğünü ekleyip, lokal bir hint evinde ağırlanıp akşam yemeği alınması, Japonya’da misafirlerine lokal kıyafetler giydirerek belli bir bölgeyi bu şekilde gezip resimler çekilmesi gibi tur programa  eklenen deneyimler çok ilgi çekici hale geldi. Ve bu tip paketlerin hızlıca satıldığını insanlar tarafından tercih edildiğini gördük.

Önümüzdeki yaz döneminde sizce hangi destinasyonlar ön plana çıkacak?

Önümüzdeki yaz döneminde ön plana çıkacak destinasyonlar; Dubrovnik, Beyrut, Zagreb, Bakü, Bali, Budva, Marakeş, Malta, Yunan adaları, Atina, Bled Gölü diyebilirim.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Hani derler ya;  keşfetmekle geçen günler, gerçek mutluluk günleridir diye.  Daha fazla mutluluk için günlerimizi yeni keşifler ile geçirelim.

Intrepid Group Çatısı Altındaki PEAK DMC’nin Ülke Müdürü Çağlar Gökgün Röportajı

Intrepid Group çatısı altında faaliyet gösteren PEAK DMC’nin Türkiye ve Kıbrıs Ülke Müdürü Çağlar Gökgün ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

İsmim Çağlar Gökgün. 1986 İznik – Bursa doğumluyum ancak aslen Ayvalık’lıyım. Adnan Menderes Üniversitesi Seyahat İşletmeciliği ve Turist Rehberliği bölümünü bitirdikten sonra Beykent Üniversitesi’nde Yönetim ve Organizasyon master’ı yaptım. 2008 yılından beri Intrepid Group – PEAK DMC Istanbul’da çalışmaktayım. 2008-2012 yılları arasında Turist Rehberliği, 2012-2014 yılları arasında Satın Alma – Rezervasyon Müdürlüğü yaptım. Ağustos 2014’den beri şirketin Genel Müdür pozisyonundayım. Son 2 yıl içerisinde farklı ofislerle (Kathmandu, Marakeş, Meksiko City, Guilin vs.) ortak projelerde yer aldım.

Bize biraz Peak DMC hakkında bilgi verebilir misiniz?

PEAK DMC, Intrepid Group çatısı altında hizmet veren bölge ofislerinin (Destination Management Company) yer aldığı şubeler topluluğudur. PEAK DMC Istanbul da 21 bölge ofisinin Türkiye’de ve  KKTC’de incoming operasyonu düzenleyen bir parçasıdır. 2013’den beri hizmet vermekte olan PEAK DMC Istanbul, genel olarak Avustralya, Yeni Zelanda, ABD, Kanada, İngiltere vs. gibi ülkelerden gelen misafirlere, ortalama 12 kişilik ufak gruplarda, sürdürülebilir turizm mantığından uzaklaşmadan, misafirlerin rehber kitaplardan bulamayacakları seyahat deneyimlerinin yaratıldığı ürünler sunan bir incoming acentasıdır.

Peak DMC olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

PEAK DMC Istanbul olarak sektördeki en büyük hedefimiz, sürdürülebilir turizm manifestosundan uzaklaşmadan, ülkemizdeki tüm turizm paydaşlarıyla ortaklaşa yürüteceğimiz seyahat deneyimleri yaratmak. Sektördeki konumumuz da ülkemizde kültür ve butik turizm olarak adlandırılan kulvarlarda faaliyet gösteren bir şirket durumunda.

Genellikle hangi bölgelerde hizmet sağlıyorsunuz?

Bir incoming acentası olarak ülkemizde operasyonumuzun en yoğun olduğu bölgeler genel olarak İstanbul, Kapadokya, Selçuk/Kuşadası, Çanakkale, Pamukkale, Kaş ve Fethiye olarak listelenebilir.

Paket oluşturmayı planladığınız bir bölgenin tanıtımı için ne gibi faaliyetler gösteriyorsunuz?

Şirket kültürümüze bağlı olarak tanıtımda kullandığımız ilk ve en önemli materiyal, insan faktörüdür. Misafirlerimiz ülkemizde seyahat ederken diğer turistlerin olduğu bölgelerde veya tesislerde bulunmak yerine, yerli halkın bulunduğu bölgelerde ve tesislerde bulunmak istemektedirler. Bizler de bu beklentileri karşılamak için birçok yaratıcı fikirle ortaya programlar ve ürünler çıkartmaktayız.

Ülkemize gelen turistin seyahat şekli son yıllarda değişmeye başladı bu tur paketlerinize de yansımaya başladı mı?

Şirketimizin tarzı ve değerleri web sitesi kanallarıyla ayrıntılı olarak anlatılmış olduğundan dolayı, bizim ürünlerimizle seyahat eden misafirlerin beklentilerinde çok ciddi bir değişiklik olmadığını belirtmeliyim. Deneyimlediğimiz en önemli değişiklik, gelişen online bilgi ağları sayesinde misafirlerimizin çok daha fazla  bilgiye ulaşabildikleri gerçeği ve bu durumun da ürünlerimizi bir araya getirirken bizim işimizi zorlaştırdığıdır. Yine de bir köy konaklaması veya bir ‘cooking class’ programı hazırladığımızda aldığımız haz ve geri dönüşler gerçekten çok pozitif.

Önümüzdeki yaz döneminde sizce hangi destinasyonlar ön plana çıkacak?

Son yıllarda yükselen Gurme Turizm’in etkileriyle incoming yapan şirketlerin, kuvvetli yemek ve şarap kültürü olan bölgelere yoğunlaşacağını düşünüyorum. Bu parallelde Ayvalık, Bozcaada, Hatay, Şirince, Urla vb.  Şehirlerde daha fazla yabancı misafir görmeye başlayacağımızı tahmin ediyorum.

Maxser DMC Yurtdışı Turlar Müdürü Umutcan Sarıgül Röportajı

Balkanlar ve Ukrayna ağırlıklı olarak çalışan ve çevre bölgelerdeki Uzakrota etkinliklerinin de organizatörü olan tur operatörü Maxser DMC’nin Yurtdışı Turlar Müdürü Umutcan Sarıgül ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Merhaba, 1982 Gaziantep dogumluyum, ilkokul, ortaokul ve liseyi Türkiye’de okuduktan sonra üniversite eğitimimi yurtdışında almaya karar verdim.

2004 yılında yurtdışı eğitimimi almak için Ukrayna’ya taşındım ve Rus Dili Edebiyatı bölümünü bitirdikten sonra Rusça dili üzerine master yaptım.

Ukrayna’da yaşadığım yıllarda Turizm sektörü ile tanıştım ve her gün biraz daha tecrübe kazanarak çalışmaya devam ediyorum, Bugünkü noktada ürün geliştirme, pazarlama, müşteri ağı kurma ve yönetme konusunda Maxser DMC’de çalışıyorum.

Bize biraz Maxser DMC hakkında bilgi verebilir misiniz?

Maxserdmc 2016 yılında kurulmuş olup tecrübesi uzun yıllara dayanan ekibi ile Balkan ülkeleri (Sırbistan, Bosnahersek, Makedonya, Arnavutluk, Kosova ve Karadağ) ve Ukrayna’da (Kiev-Lviv-Kharkıv-Odessa-Zaporijya-Dnipro)sejour, incentive ve mice gruplar için sadece acentalara hizmet veren bir dmc firmasıdır.

Satış ve pazarlama stratejisi B2B olan firmamızın bahsetmiş olduğumuz destinasyonlardaki havayolu firmaları, oteller, restaurantlar ve transfer firmaları ile yapmış olduğu yıllık kontratlar sayesinde en iyi koşullarda ve en iyi kalitede hizmet vermeyi kendisine ilke edinmiştir.

2014 yılından günümüze destinasyonlarda yerel ekibi ve Istanbul’daki ana ofisimiz ile acentalara hızlı ve güvenilir hizmet vermekten mutluluk duyuyoruz. Maxserdmc “Maximum service Maximum happiness – Maximum servis Maximum Mutluluk” sloganı ile yola çıkmış ve bu zamana kadar sahip olduğu referanslarla bu hizmet kalitesini kanıtlamış bir dmc firmasıdır.

Maxserdmc olarak Türkiye’nin her bölgesindeki meslektaşlarımıza hizmet vermekten dolayı mutluluk duyarız.

Maxser DMC  olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Maxserdmc olarak sektördeki hedefimiz, tecrübeli, çalıştığı destinsayonları ve misafir beklentilerini iyi analiz eden ve bilen, eksiksiz müşteri memnuniyeti odaklı ve herzaman sloganını “Maximum service Maximum happiness – Maximum servis Maximum Mutluluk” olarak  kendisine ilke edinmiş bir firma olarak Türkiye’de bölge farkı gözetmeksizin bütün acentalarımıza ve meslektaşlarımıza hızlı ve sorunsuz hizmet vermektir.

Genellikle hangi bölgelerde hizmet sağlıyorsunuz? 

Maxserdmc bütün Balkan ülkeleri yanı sıra Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, Mosdova ve bunun gibi bir çok destinasyonda hizmet vermektedir.

Paket oluşturmayı planladığınız bir bölgenin tanıtımı için ne gibi faaliyetler gösteriyorsunuz?

Paket oluşturduğumuz destinasyonlarımızda, sosyal medya ağı, mailing, turizm fuarları, turizm etkinliklerini kullanarak çalıştığımız bölgeleri tanıtmaya çalışıyoruz, aynı zamanda bu bölgeler için yapmış olduğumuz profesyonel kataloglarla acentalarımıza kısa ve anlaşılır bir dille bölgelerimizi tanıtıyoruz.

Türk turistin seyahat şekli son yıllarda değişmeye başladı bu tur paketlerinize de yansımaya başladı mı?

Türk turistlerin seyahat şekli son yıllarda hızla gelişen teknoloji ile birlikte değişmeye başladı. Bunu sadece Türk turistler diye ayırmak ne kadar doğru olur bilemem ama global turizmde sosyal medyanın paylaşım hızı ve gücü sayesinde insanlar gidecekleri yerler hakkında bilgilere hemen ulaşabilmekte ve geniş online hizmet ağınıda kullanarak kendi programlarını kendileri yapabilmektedirler. Geniş online hizmet ağı derken, online uçak bileti almak, online booking sitelerinden kalınacak yerleri ayarlamak, bir çok online transfer şirketlerinden transfleri ayarlamak günümüzde o kadarda zor değil. Bu tarz online hizmetler tabiki acentaların ve tur operatörlerinin satışlarını olumsuz etkilenmekdir. Tabiki bunun yanında bu online hizmetlerin eleştirilecek bir çok tarafı olduğunuda belirtmek isterim. Online olarak alınmak istenilen hizmetin kalitesi, güvenilirliği ve memnuniyeti nasıl olur diye soracak olursanız bu tamamen gitmek istediğiniz bölgeye göre bir şans oyunu gibidir derim. Paket tur satan acentalar ve tur operatörlerinin ortak hedefi güvenli, misafir memnuniyeti odaklı, en önemlisi gidilecek olan bölgenin bir rehber eşliğinde olması ve son olarak alınacak olan hizmetin standartlarının sözleşme içeriğinde olması nedeni ile turizm sektöründe acenta ağının hiç bir zaman bitmeyeceği kanaatindeyim.

Önümüzdeki yaz döneminde sizce hangi destinasyonlar ön plana çıkacak?

Önümüzdeki yaz döneminde balkan destinasyonlarının ön plana çıkacağını düşünüyorum, bunun yanında Karadağ, Yunanistan ve Hırvatistan gibi denize kıyısı olan destinasyonlar Türkiye’de Antalya’ya alternatif olacaktır. Aynı zamanda Gürcistan, Azerbeycan gibi destinasyonlarda Türk turizm piyasasında yaz için alternatif destinasyonlar olmaya başladı. Gelecek için alternatif destinasyonlar ise Rusya – Türkiye arasındaki vize muhafiyetinin kalkması ile birlikte Soçi, Krasnodar olabilir.

 

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği Başkanı Burak Pehlivan Röportajı

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği Başkanı ve 2017 yılı Kasım ayında düzenlediğimiz Uzakrota Travel Summit konuşmacılarından Burak Pehlivan ile Ukrayna seyahat sektörü üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Endüstri mühendisiyim. On beş yıldır, Ukrayna’nın da içinde bulunduğu Doğu Avrupa ülkeleri ve eski Sovyet coğrafyası olarak nitelendirebileceğimiz bölgeyle profesyonel yönetici ve girişimci olarak ilgilendim, ilgileniyorum. Bu on beş yılın ilk altısında İstanbul merkezli olarak inşaat ve makine sektörlerinde yöneticilik yaptım, 2009 sonrası ise ağırlıklı olarak Kiev’de yaşıyorum. Mühendislik, ekipman tedariği, satış sonrası hizmetler ve yenilenebilir enerji alanlarında, Ukrayna’da iş yapıyorum.

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği’nin(TUİD) iki yıldır başkanlığını yapıyorum. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu(DEİK) bünyesindeki Dünya Türk İş Konseyi’nin(DTİK), Ukrayna temsilcisiyim ve Avrasya Komitesi üyesiyim. Ukrayna’da önden gelen sermaye sahibi ülkeler olan Amerika, Çin, Almanya, Türkiye, Fransa ve Büyük Britanya’nın ülkedeki işinsanları dernek ve odalarının kurduğu üst konseyinin de kurucu yönetim kurulu üyesiyim. Beşiktaş’lıyım ve kurucu başkanı olduğum Ukrayna Beşiktaşlılar Derneği’nin, kuruluşundan beri başkanlığını yapıyorum. Sivil toplumla, iş yaşamım arasında bugüne kadar iyi bir denge kurmayı çok şükür başardım.

Bize biraz TUID hakkında bilgi verebilir misiniz? TUID, şu anda kaç şehirde hizmet veriyor?

TUİD, 2004 yılında Kiev merkezli olarak, Ukrayna’daki Türk girişimcilerini, Türk iş insanlarını ve Türkiye ile işi olan Ukraynalı firmaları bir çatı altında toplamak için kuruldu. Bugün 200’e yakın üyemiz var ve Ukrayna’daki Türk sermayesinin %90’dan fazlası TUİD çatısı altında temsil ediliyor. Kurulduğumuz günden beri büyük-küçük firma ayrımı yapmadık. Ülkemize mal olmuş büyük işletmelerimizin, holdinglerimizin Ukrayna’daki iştirakleri, temsilcilikleri de, ülkedeki küçük çaplı Türk şirketleri de üyelerimiz arasında.

Ukrayna’da Türk sermayesi, diğer birçok ülkede olduğundan farklı olarak yalnız gıda, tekstil, inşaat gibi Türkler’in genel olarak başarılı olduğu sektörlerde değil, Ukrayna ekonomisinin hemen hemen her alanında faaliyet gösteriyor, ekonominin birçok alanına başarıyla dokunuyorlar. Kişisel bakım ürünlerinden, makineye, enerjiden, inşaata, kozmetikten, ilaca birçok sektörde Türk firmalarının pazarın en üstündeki oyuncular arasında görüyoruz.

Ukrayna Türk iş dünyamızın bir başka şansı ise, birçok uluslararası kurum ve kuruluşun başında Türk yöneticilerin olması. Bu yöneticilerin birçoğu derneğimize üye olup, yetkili kurullarımızda görev alarak, organizasyonumuzun iyi yönetişim standartlarının yükselmesine yol açarken, bize önemli vizyon ve katkı sağlıyorlar. Kiev merkez ofisimizin yanı sıra, Doğu Ukrayna’da Harkiv, Güney Ukrayna’da Odessa, Zaporoje, Herson, orta Ukrayna’da Vinnitsa ve Batı Ukrayna’da Lviv’de şubelerimiz var. Ayrıca, İstanbul’da da, ülkemizde iş yapacak, yapan Ukraynalı girişimcilere yardımcı olmak için bir temsilciliğimiz bulunuyor. TUİD olarak, Ukrayna’da faaliyet gösteren Türk işadamları dernekleri arasında aynı ülkede en geniş şube ağına sahip derneğiz. Aynı şekilde, Ukrayna’da da tüm yabancı ülke işadamı dernekleri arasında da en çok şubeye sahip kurumuz.

TUID olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz? 

TUİD olarak öncelikli hedefimiz, Türkiye’nin Ukrayna’daki, Ukrayna’nın ise Türkiye’deki imajının daha da yukarıları çıkması için çalışma yürütmek. Bu imajın, algının, ekonomiye, kültüre, sanata, turizme ve spora ilişkin boyutları var. Tabii ki bizim açımızdan ilk sırada ekonomi geliyor. Siyasi ilişkilerimiz her ne kadar Ukrayna ile tarihinin en iyi dönemini yaşasa da, bu ilişkiler ekonomik bağlarla, karşılıklı ticaretle desteklenmediği taktirde, bu ilişkilerin bu seviyeden daha ileri taşınması da sürdürülebilirliği de riske girer. Bunun için, müzakereleri 2007 yılından beri devam eden Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması’nın imzalanması için biz de dernek olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz.  Son iki yılda, 20’den fazlasını Türkiye Cumhuriyeti Kiev Büyükelçimizin de teşrifleriyle onurlandırdığı 100’ün üzerinde etkinliği Türkiye’nin ve Ukrayna’nın farklı şehirlerinde gerçekleştirdik.  Yine bu faaliyetlerin birçoğunda Türkiye Ukrayna Serbest Ticaret Antlaşması gündeme getirildi.

2011 yılında arkadaşlarımızla, TUİD yönetimine seçildiğimizde yurtdışında örnek, model bir işinsanları derneği olmak gibi iddialı bir hedefle yola çıkmıştık. Son yıllarda birbiri ardına aldığımız ödüller,  öncü bir Türk işinsanları derneği olarak nitelendirilmemiz,  TUİD’in yurtdışındaki diğer Türk işinsanları dernekleri arasında gördüğü teveccüh bu uğurda en azından yol aldığımızı gösteriyor.

Bünyenizde bulunan turizm şirketleri var mı? Bu firmalar Ukrayna’da ne gibi hizmetler veriyorlar.

Turizm ve inşaat firmaları, bulundukları ülkelerde genel olarak dernekçilikten uzak duruyorlar. Bunun nedeni, çok yoğun ve proje odaklı iş temposuna sahip olmaları olduğu kadar, personelin zaman zaman kendini ülkeyle içselleştirememesiyle de alakalı olabiliyor. Ülkedeki, büyük Türk turizm operatörleri arasında derneğimizin maalesef üyesi bulunmuyor ancak daha küçük çaplı turizm firmaları üyelerimiz arasında mevcut. Biz, Ukrayna’da inşaat firmalarının bahsettiğim trendini büyük oranda kırdık, Ukrayna’daki büyük Türk inşaat firmaları üyemiz, önümüzdeki dönemde turizm alanına da bu anlamda yoğunlaşacağız.

Ukrayna’nın bilinmeyen birçok bölgesini Türkiye’den gelecek yatırımcılara da tanıtmaya çalışıyorsunuz, peki bu bölgelerin turizm anlamında gelişmesi için de çalışmalarınız oluyor mu?

Bölgelerin tek tek turizm potansiyelinin geliştirilmesi için açıkçası spesifik bir proje yürütmüyoruz. Ancak çeşitli etkinliklere paralel, Türkiye’den gazeteci arkadaşlarımızı, televizyon kanallarını zaman zaman farklı bölgelerde misafir ediyoruz. Kişisel bloğumda kendim de, Ukrayna içinde yapmış olduğum gezileri büyük bir keyifle kaleme alıyor, videolar hazırlıyorum.

Ukrayna’dan Türkiye’ye 1 milyonu aşkın turist gelirken Türkiye’den Ukrayna’ya yalnızca 270 bin turist geliyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Türkiye, Ukrayna’yı yeni yeni tanıyor. Ayrıca, muhteşem bir ülkemiz var ve canlı bir iç turizme sahibiz. Cennet vatanımızın tamamını gezmeye, turizm potansiyelini keşfetmeye neredeyse bir ömür gerek. Ukrayna ise görece sert bir iklime sahip ve insanlar yoğun çalışma temposunun sonucunda güneşli ülkelere gitme eğilimindeler. Ayrıca, Ukrayna içindeki turizm altyapısı yeterince gelişmiş değil, buna Ukraynalılar’ın daha önce keşfetmedikleri İstanbul, İzmir, Ankara gibi şehirleri tanımaya başlamaları da eklenince, son birkaç yılda Ukrayna’da, Türkiye’ye müthiş bir turizm patlaması yaşandı. Bu yıl, Türkiye’yi ziyaret eden Ukraynalı sayısı tarihte ilk kez 1,5 milyonu geçecektir. Türk lirasındaki değer kaybına rağmen, Ukrayna’ya gelen vatandaşlarımızın sayısının da iki yüz elli binin altına düşmeyeceğini umuyorum ki, vatandaşlarımızın, pasaportsuz, kimlik kartıyla bile giriş yapabildiği bu ülkede  gerçek potansiyel çok daha büyük.

Ukrayna’ya gelen Türk turist için yaz dönemi önerileriniz var mı? 

Kiev çok güzel bir şehir ancak, Lviv’i ve Kamanyets Podolski’yi de mutlaka gündemlerine almalılar. Özellikle bizim Kamaniçe adını verdiğimiz ikincisi saklı bir cennet. Yine Bukovel, kayak tutkunlarını mutlaka görmesi, denemesi gereken bir destinasyon.

Türk turist Ukrayna’da en fazla nereleri ziyaret ediyor?

Ukrayna ile Türkiye arasında haftada 100’ün üzerinde uçak seferi var ve Türk havayolları şirketleri yalnız başkent Kiev’e değil, Lviv, Odessa, Harkiv, Zaporoje ve Herson gibi şehirlere de uçuyorlar. Kiev, elbette bu şehirler arasında en popüleri. Yeşili, şehrin her yerine dağılmış parkları kompakt, gezilmeyi kolaylaştıran şehir planlamasıyla, Avrupa’nın en büyük beş metropolünden biri olan Kiev, diğer metropollerden olumlu olarak farklılaşıyor. 988 yılında, Slavların Ortodoksluğu kabul ettiği, 11. yüzyılda Avrupa’nın en büyük ikinci şehri olan Kiev, bin beş yüz yıllık tarihinde çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış, özel bir şehir. Şaşırtacak kadar çok sayıdaki güzel ve kaliteli restoranları, yalnız Ukrayna mutfağına ilişkin değil, birçok dünya mutfağına sahip menüleriyle yemek tutkunlarına hitap ederken, şehir adeta bir kafe cenneti. Müzeler, ibadethaneler, tarihi yapılar, galeriler ve Andrivskiy Yokuşunda kurulan sanat pazarı ise tarih ve sanat tutkunlarını hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

Türk turistlere son olarak tavsiyeleriniz neler,  eklemek istedikleriniz var mı?

Ukrayna, özellikle Lviv, Kamaniçe gibi şehirleriyle, Prag, Budapeşte, Varşova, Bratislava gibi Orta ve Doğu Avrupa şehirlerine aşina, yeni yerler, tatlar arayan turistler için çok daha uygun fiyatlarla gezilme imkanı sunan bir ülke. Güvenlik sıkıntısı yok, yabancılara karşı pozitif bakış açısı var, iletişim kolay. Ailenizle birlikte güzel, farklı, ekonomik ve rahat bir  tatil geçirmek için iyi bir seçim.

Travel PR Kurucusu Sarp Özkar ile Turizm Pazarlaması Üzerine

Turizm sektörüne yönelik PR hizmeti sağlayan Travel PR ajansının kurucusu Sarp Özkar ile turizm sektöründeki pazarlama üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

1993 yılından bu yana profesyonel olarak yöneticilik pozisyonlarında görevler alıyorum. Sektöre rehber olarak giriş yaptıktan sonra, İremtur, Astro, Asya Tur gibi sektörün büyük tur operatörlerinde, Satış ve Operasyon yöneticisi konumlarında çalıştım. En 12 yıl boyunca da Prontotour marka yönetiminden sorumlu oldum ve sırasıyla Satış ve ardından Pazarlama müdürlüğü görevlerini başarıyla yürüttüm. Dünyada 90’ın üzerinde ülkeyi keşfederken, bu seyahat ettiğim ülkelerin yarısına yakınında basın gezileri organize ederek, gazetecilerle birlikte “Destination Marketing” çalışmalarına da imza attım. 25 yıllık turizm ve 12 yılı aşkın medya iletişimi deneyiminin gücünden yola çıkarak ile 2015 senesinde Prontotour’daki görevimden ayrılıp, Turizm sektörünün Marketing ve PR şirketi olacak olan Travel PR’ı hizmete soktum.

Turizm özelinde hizmet veren bir PR Ajansı kurma fikri nasıl doğdu?

Halen turizm sektörü genelinde pazarlama profesyonellerine yeterince önem verilmiyor. Tur Operatörlerinde Satış Müdürü, Operasyon Müdürü, Bilet Müdürü, Incoming ve Yurtiçi Müdürleri, hatta Vize Müdürleri bile çalışıyor iken, Pazarlama titrinin hakkı verilerek çalıştırılan personeller istihdam edilmiyor. Maalesef pek çok firma için Marka yönetimi kavramı hep ikinci planda, varsa yoksa o gün satmak, günü kurtarmak…

Geçmişte Tur operatörü sahipleri reklam vereyim telefon çalsın mantığını çok seviyorlardı ancak Medya İletişimi şirkete uzun vadede katkı yapacağından, bu alana eğilmiyorlardı. 2005 yılında turizmde PR çalışmalarına başladığımda, birçok acente, havayolu ve büyük otellerin dahi PR ajansı yoktu. Bugüne kadar çalıştığım en vizyoner patronlarımdan biri olan Ali Onaran Bey geleceği görmüş ve daha o dönemden benim gibi maliyeti yüksek bir personeli bu işe angaje etmişti. Ne de iyi etti ki, işe başladığımda çalıştığım firmayı yer cilası firması sananlar, 3 sene kadar sonra yurtdışına tabii ki onunla gidilir demeye başlamıştı. Ve tabii sektörde satış rakamları bazında liderlik de gelmişti. Kısa zamanda gazeteler, dergiler, TV hatta radyolarda bile turizm profesyonellerinin de dikkatini fazlasıyla çekmiş olacak ki, 2007-2008’den itibaren yavaş yavaş PR ajansları ile sektör daha çalışmaya başladı.

Bu aşamada şunu gördüm: Turizm patronları veya yöneticileri, bir PR Ajansı ile çalışıyorlar hatta çok ciddi para verip, piyasanın en iyisi olduğu bilinenler arasından seçim yapmalarına karşın, hep şikayet ediyorlardı. İki büyük şikayet sebebi vardı. Birincisi turizmcinin dilinden ve derdinde anlamayan iletişimciler olduklarını belirtiyorlar, ikincisi de her birkaç ayda PR Ajansının müşteri temsilcisi değiştiriyor olmasıydı. Medya iletişim sektöründeki bu sirkülasyon nedeniyle tam markamızı öğrettik, alışıyor artık dedikleri noktada yeni bir müşteri temsilcisini karşısında gören Turizm şirketlerinden bana yoğun bir talep gelmeye başladı. Sonunda, hem turizmci olmam, hem de marka yönetimi-medya iletişim alanındaki bu çok ciddi tecrübelerimi  Turizm sektörüne hak ettiği hizmeti sunabilmek adına değerlendirmek istedim. Önce Only Travel Marketing’i, ardından da Travel PR şirketini kurdum.

PR hizmeti nedir ve bu hizmeti alan Turizmcilerin kazançları ne olacak?

Öncelikle PR, Pazarlamanın olmazsa olmaz bir unsurudur. PR yapılma amacı öncelikle bir yerlerde haberim çıksın, o gün daha fazla satayım değildir. Stratejik İletişim Planlaması yapılarak, markanın konumlandırmasına giden yolda yapılan 360 derece pazarlama faaliyetlerinin, algı yaratma konusunda en güçlü desteklerinden biridir. Markalaşmaya giden yolda, izlenecek strateji ve yol haritasına göre doğru mecralarda, doğru söylemlerde, tam yerinde ve zamanında yapılacak söylemlerle, pazarlamaya destek vermesi gereken önemli bir güçtür. En önemli hedef, istenilen Marka konumlandırmasına ulaşabilmek ve bu konumlandırmasına ulaştıktan sonra rakiplerle sahip olduğu aynı ürünü daha pahalıya rahatlıkla sattırabilmektir. Zira markalaşma süreci istenilen şekilde tamamlandığında, güçlü markaya daha fazla para ödendiği gibi, sizin markanıza da daha fazla ödeyecekler.

Travel PR olarak ne tarz firmalara hizmet veriyorsunuz?

Travel PR, tur operatörleri, Kalkınma Ajansları, Turizm Tanıtma Ofisleri, Cruise-Nehir turu şirketleri, küçük-büyük, zincir oteller, havayolları, havalimanları, uçak-otel arama portalları gibi turizmin içindeki birimler adına medya iletişimi ve markalaşma süreçlerinin yürütüyor. Turizm sektörü dışındaki hiçbir müşteri ile çalışmıyor ve gelecekte de çalışmayacak.

Şuan hangi firmalarla çalışıyorsunuz?

Avrupa’nın en büyük kruvaziyer şirketi olan MSC Cruises, bir ILab Holding şirketi olan Türkiye’nin otel arama motoru Neredekal.com, dünyanın en iyi havayollarından olan Singapur Havayolları, dünyanın en iyi havalimanlarından biri olan Changi Airport, Singapur Turizm ofisi, Malezya Turizm ofisi ve tabii ki Türkiye’nin en iyi seyahat pazarlama zirvesi olan Uzakrota Travel Summit ile çalışıyoruz.

Diğer PR ajanslarına göre sizin sunduğunuz faydalar neler?

25 yıllık Turizm deneyimimiz ve 12 yılı aşkın Medya İletişimi-Marka Yönetimi tecrübelerimiz sayesinde, Turizm terminolojisine hakimiz. Bu sebeple, Turizmciyi en iyi anlayan PR Ajansı olduğumuzu iddia ediyoruz. Klasik PR ajanslarından bu tecrübelerimiz sayesinde ayrışıyoruz. Turizme hakimiyetimiz sayesinde Sömestre, Kayak, Yılbaşı, Bayram, Yaz tatili, Erken Rezervasyon gündemi ne zaman? ve bu dönemler için satışlar ne zaman başlıyor? gibi turizmin pek çok dinamiğine hakimiz.

Hem geleneksel PR, hem de dijital PR çalışmalarını ciddi anlamda değerlendiriyoruz. Sosyal medyada etkileşimi yüksek kişilerle deneyimler-workshop’lar yapabiliyoruz, mecralarda turizmin öğelerini daha güzel gösterebileceğimiz fotoğraf galerileri-video çalışmaları, özel röportaj ve mecralar için nitelikli içerik oluşturma gibi konularda çalışıyoruz. Ve bunları yaparken, iddia ediyoruz ki Turizm terminolojisine hakim ve Turizmciyi en iyi anlayan PR ajansıyız. Bizimle çalışan Turizm markaları, bu PR Ajansı’na No-Show’u, DBL-TWN ayrımını anlatmaları gerekmeyecek. Sadece stratejimize konsantre olup, birlikte aynı hedefe koşmak üzere çalışacağız.

Bunu yaparken de, Turizm pazarlama tecrübemiz sayesinde, PR haricinde de yapılması gereken genel giderler kontrolü, medya-planlamsa satın alma gibi pek çok konuda tavsiyede bulunacağımızdan, birçok konuya izin verildiği ölçüde müdahil olup, markamıza PR haricinde de destek sağlıyoruz.

Progo Kurucu Ortağı Kerem Çoban Röportajı

Araç çağırma uygulaması Progo Kurucu Ortağı Kerem Çoban ile ulaşım teknolojileri üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bize biraz PROGO hakkında bilgi verebilir misiniz?

PROGO en yalın tanımıyla A noktasında B noktasına seyahatinizi gerçekleştirmenizi sağlayan bir mobil applikasyon ve web uygulamasıdır. PROGO, şu an için 9 ilde özel dizayn edilmiş Mercedes Vito ve Sprinter marka araçlarla şehir içi ve şehirler arası yolculuk hizmetini ekonomik fiyatlara sunabilen yeni bir akıllı yolculuk uygulamasıdır.

Bulunduğunuz noktadan gitmek isteğiniz lokasyonu seçtiğinizde yolculuğa henüz başlamadan fiyatını alabildiğiniz yolculuk sırasında değişmeyen bir fiyatlandırma algoritmasına sahip PROGO aynı zamanda yasal mevzuatlara uygun ve güvenli hizmet sunuyor.

Konvansiyonel taşımacı iken PROGO fikri ortaya nasıl çıktı?

Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için ulaşım büyük bir problem bununla birlikte tatil bölgelerinde ve havaalanı transferlerinde de ciddi zorluklar yaşanıyor. Geleneksel taşımacılık sektöründeki 20 yıllık deneyimlerimizle insanların hayatını kolaylaştıracak çözümler bulma fikri bizi bu yola çıkardı. PROGO’yu dünyadaki dijital dönüşüm bir parçası olarak görebilirsiniz kendi alanında PROGO’yu benzersiz kılanda aslında geçmişten gelen bilgi birikiminin teknoloji ile birleşmesidir. İş modelimizi teknolojiye uyum sağlayan değil mükemmeli yakalan, geleceğe yön verecek modeller geliştirecek şekilde tasarladık.

Uygulamayı ne kadar zamanda geliştirdiniz? Arkasında kaç kişilik bir ekip var?

On iki aylık bir analiz ve yazılım sürecinden geçen PROGO, kendi bünyesinde 7 kişilik yazılım ve arge ekibi ile 8 kişilik dış kaynak yazılım ekibi olmak üzere toplam 15 kişilik Türk mühendislerinden oluşan bir IT ekibinin çalışmalarıyla ortaya çıktı. Buna ek olarak farklı uzmanlık alanlarına sahip 7 çalışma arkadaşımızla toplam 22 kişilik bir kadrodan oluşuyor.

Müşteri deneyimlerinden yola çıkarak geliştirdiğimiz PROGO kullanıcılarının alışkanlıklarını, isteklerini öğrenen ve ona göre öneriler sunan yolculuk sırasında araç ile ilgili tüm bilgileri merkez serverlarla paylaşan bu verilere göre aksiyon alabilme yeteneğine sahip sürekli gelişen bir yapay zekaya sahip.

“UBER’e yerli rakip olarak çıktık” diye lansman yaptınız, gerçekten hedefiniz UBER’i geçmek mi? Hangi noktalarda UBER’den ayrılıyorsunuz?

PROGO iş modeli olarak diğer uygulamalardan tamamen ayrılıyor. PROGO kendi araçlarıyla ve bu işi meslek olarak yapan özel eğitim almış şoförleriyle hizmet veriyor. Araç bekleyen kullanıcı değil, aracın kapıda hazır beklediği exclusive bir hizmet için, planlı yolculuk hizmeti sunuyoruz. Yolculuk öncesi akıllı hesaplama algoritması sayesinde gidileceğiniz mesafenin fiyatını öğrenebiliyorsunuz.

Şoförlerimiz kapınızı açıyor, varsa bavullarınız yerleştiriyor, daha önce değindiğim gibi exclusive bir hizmet sunmak ekonomik olmak kadar önemli PROGO için.

PROGO İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Antalya, Muğla’da aynı anda hizmet veren tek uygulama olma özelliğine de sahip bu İstanbul’da evinden PROGO ile havaalanına giden bir kullanıcımızın Muğla yada Antalya’da havaalanında yine PROGO tarafından karşılanıp yazlığına veya oteline bırakılması anlamına geliyor.

Servisinizin yasal durumu nedir? Türkiye’de son dönemde yasal olmadığı gerekçesiyle ceza alan çok sayıda servis var, biliyorsunuz.

PROGO yasal mevzuat ve kanunlara uygun şekilde gerekli tüm belgelere sahip %100 yerli büyük bir yatırımın ürünü, bugün 1.200 aracıyla yollarda, vergisini Türkiye’de ödeyen ülke ekonomisine değer katmaya odaklanmış bir anlayışa sahip.

Taksicilerin UBER’e olan tepkisi sizi korkutmuyor mu?

PROGO iş modeli işaret ettiğiniz tepkilerin gerçekleşmesinden oldukça uzak, PROGO planlı yolculuk hizmeti sunuyor. Taksi ve benzeri kamusal ulaşım hizmetleri gibi elinizi kaldırdığınızda binebileceğiniz bir ulaşım uygulaması değil. Bu bağlamda aynı kulvarda yer almadığı gibi rakipte olmuyor.

Türkiye’deki paylaşım ekonomisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yeni oyuncular için yer var mı?

PROGO’nun sunduğu exclusive hizmetin erişilebilirliğinin, geleneksel yöntemlerle benzer fiyat aralığında olmasının, arkasında verimlilik düzeyi yüksek bir paylaşım ekonomisi planlaması var. Paylaşım ekonomisinin ana mantığı satın almak değil ihtiyacın süresince kullanıldığı kadar ücret ödemektir. İnternetin erişim gücü ve buna bağlı iş modelleri bize ekonomik olarak erişemeyeceğimiz ürün yada hizmetlere sahip olma şansı tanıdı. Paylaşım ekonomisi ile her alanda yeni girişimcilere yeni iş alanları açacağı kuşkusuz.

Fest Travel Genel Müdürü Zekeriya Şen; “Seyahat Acenteciliği Ölmedi.”

Bazı uzman kişiler seyahat acentacılığının öleceğini iddia ediyorlar, yer yer de yanılmıyorlar. Hatta VHS-BETA gibi tamamen silip yok olacağını iddia eden korkunç senaristlerde var. Elbette abartının sınırı yok. Tüm bu teknolojik gelişmelere, kendi kendine seyahat planlama kurgularına, her şeyin internet üzerinden satın alınabileceği bir devirde bile hala seyahat acentaları üzerinden yapılan işlen tüm piyasanın 3’te 1,5’u kadar. Neredeyse yarı yarıya. Evet yıl 2015 ama bu veri somut olarak ortada. Bazılarına göre 3’te 1’i kadar. Olsun ama yukarı da bahsettiğim uzman kişiler bunun farkında bile değiller bence.

Acentalar internetin yapamayacaklarını yapabilen bir kurum.  İnternet ile rekabet içerisinde olmalarından dolayı da fiyat konusunda eskisi gibi tekel olmayıp daha makul seviyelerde, hatta bazen çok daha uygun fiyatlı olabiliyorlar. Genel fotoğrafa bakarsak eski usul acentaların etkin oldukları on ana konuyu şöyle sıralayabiliriz:

Cidden iyi bir fiyat alıp almadığınızı tartabiliyorlar

Normalde iç hat biletlerinde pek acentaya ihtiyacınız yok. Daha sık seyahat ettiğiniz için bunu havayolları firmasının sitesinden veya bilumum uçak bileti satan kurum sitelerinden alabiliyorsunuz. Ancak iş Atlantik aşırı veya Avrupa olunca durum biraz değişiyor. Orada bir uzmanın bilgisine ihtiyaç duyuyorsunuz. Evet aynı koşullarda yine benzer sitelerden alabilirsiniz fakat para yükseldikçe aklınızda bazı ilave sorular oluşuyor ve bunun cevaplarını internet size veremiyor. Karşınıza çıkan 700 USD’lik bilet fiyatının makul olup olmadığını öğrenmek istiyorsunuz. Acentalar bu konuda sizinle empati kurabiliyor.

Acentalar bir ülkede nereye gitmeniz gerektiğini, kiminle orada dolaşmanızın uygun olacağını biliyor.

Dünyamızın en havalı, bilinen ilk 30-50 şehrine gitmediğinizi düşünün. O zaman bir bilir kişiye ihtiyacınız var. Ona danışıp güzergahınızı belirlemeniz gerekiyor. Ortaya çıkan yine güven meselesi. Oturup tonlarda farklı yorum, bilgi okuyabilirsiniz. Bunu işleme almanız, zamanınız ve emeğinizden yiyecektir. Seyahat Acentaları bu bölgeye çok fazla gezi ve operasyon kurguladığı için bu bilgilere ulaşmanız her zaman daha kolay. Örnek vermem gerekirse geçen gün bir arkadaşımın arkadaşı arıyor. Normalde telefona çıkmam ama boş bulundum işte. Bana sorusu şu: “biz Bali gibi bir yere gitmek istiyoruz, her şeyi ayarladık ama bize başka benzer bir yer önerir misin. Bu arada şu kişinin selamı var.” Madem her şeyi yaptın ne diye soruyorsun git Bali alternatifi neresi var sen araştır. Yok, ama işte burada güven devreye giriyor. Veya kendine güvensizlik, hani çok iyi bir gezgindin.

Sırtınızı dayanabileceğiniz bir duvardır seyahat acentası

Hadi bakalım uçağınız ertelendi veya iptal oldu arayın bileti aldığınız ucuz internet sayfasını. Bakalım kim yardımcı olacak size. İptal olan uçağın sırasına girin ve biletinizi en uygun alternatife değiştirmek için uğraşın. Hadi diyelim havayollarına ulaştınız derdinizi anlatana kadar ya hat kesilir ya karşı taraftaki sizin kim olduğunuzu anlayana kadar cep telefonu faturanız patlama yaşar. Oysa seyahat acentası bir telefon uzaklıktadır. Sizin sırtınızı sıvazlar ve derdinize derman olur.

Uçakta yan yana oturamama derdi

Her şeyi sen yapıyorsun ya, ucuz olacak ya. Hadi bakalım al biletini ve dostlarınla yan yana oturmak için çırpın. Şansın varsa 2-3 dost yan yana düşersiniz yoksa yanına parmak tırnaklarını kesen temizleyen birisi de düşebilir. Hem o senden de az ödemiş olabilir uçak biletine. Seyahat acenten ise senin tüm taleplerini alır ve bir sanatçı gibi bunları tek tek işler, sana özel bir kurgu yaratır.

VIP (Very Important Person = Çok Önemli Kişi) bir kişi olmadan size VIP dünyasına sokabilirler

Aylardır dolu olan bir lokantaya yer bulabilirler. Bir konseri çok mu istiyorsunuz internet size “hayır yer yok” mu diyor, seyahat acentanız size yardımcı olabilir. Bir otelde sıkıntınız var, otel sizi dinlemiyor bile çünkü bunu aldın, ne ödediysen o. Oysa seyahat acentan sen daha fazla üzülme diye, hata senin olsa dahi, seni lüks veya süit odaya yükseltebilir. Yapsın bakalım bunu sana internet sayfası…

Seyahat Acentası senin için, senin cebinden çıkanı düşünür

En uygun havalimanına nasıl giderim? Hangi havalimanı bana daha uygun? Bu ve bunun benzeri sorulara internet sana robot cevap verir. Senin sonra telefona sarılıp dakikalarca bilgi toplaman gerekir. Sonra oturup hesap kitap yapman lazım. Ne dert ediyorsun ara seyahat acentanı oradaki uzman sana her şeyin planını çizsin.

Daha Uygun Fiyat Her Zaman Acentanda

Posta kutuna “şok fırsat” diye bir eposta düştü. Hemen heyecanlanma bunu seyahat acentan senden önce biliyordu. Lütfedip arasaydın da sorsaydın. Bu tür kampanyalardan seyahat acentan senden ve robotlardan önce haberdar olur ve bunu istersen seninle paylaşır. Hele hele karışık rezervasyonlar söz konusu olunca seyahat acentası her seferinde daha iyi bir kurgu ve fiyatla karşına çıkacaktır bunu unutma.

Seyahat acentası sadece otel veya uçak rezervasyonu yapmaz. Seyahat Acentası daha fazlasıdır.

Bir internet sitesine girersin ve “satın al” tuşuna basarsın. Aldığın ürünün köşesini, ucunu veya sonunu kesemezsin, oynatamazsın. Neyse odur. Peki diyelim ki bir safariye gideceksin, 3 kişi 6 kişilik araç istiyorsun, aynı zamanda butik otellerde kalacaksın ve buralarda Vegan yemeği yiyeceksin ve bir gece de bölgenin en lüks lokantasında yemek yiyeceksin. Ve hepsinin parasını da bir kalemde ödeyeceksin. Buyur şimdiden interneti aç ve çalışmaya başla.

Bir problem oldu ne yapacaksın

Seyahatinle ilgili bir sorun oldu, yarın kalacağın oteli bugüne alacaksın veya bir yerel rehber ile buluşacaktın onun saatini değiştireceksin. 5-6 yeri arayacağına, derdini anlatacağına çak bir telefon seyahat acentana ve hallet problemini.

24 saat hizmet

İnternet’ten aldın özel fiyatlı bir servis, hemen koşulu sana dayatır “koşulsuz, iadesiz.” Ölsen de sana iade yapmaz, daha 6 ay var dersin, kusura bakma koşullar dayatmasını savurur sana. Parayı öderken o tıkladığın kutucuk vardı ya o her şeydi şimdi fark edersin ve pişman olursun okumadığın için. Sistem seninle empati kurmaz, dinlemez, umursamaz, soğuktur ve vicdansızdır. Oysa seyahat acentan seni dinler, dertleşir, sakinleştirir, yok gösterir, ışık tutar ve elini sorunun halledilinceye kadar bırakmaz.

Otobüs ile Avrupa Turu Yapan Interbus’ın Kurucusu Caner Durukan Röportajı

Son dönemde artan Otobüs ile Avrupa turlarını Türkiye’ye ilk getirenlerden Caner Durukan ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Ankara doğumluyum. İçimdeki keşfetme merakıyla üniversite yıllarımdan beri yurtiçi ve yurtdışında bir çok gençlik projesinde yer aldım. Bir çoğumuzun içinde olan gezme merakımı sahibi olduğum Interbus markasıyla birleştirerek seyahat etmeye gönül veren bir çok arkadaşa seyahat etmenin aslında bir lüks değil bir ihtiyaç olduğunu ve kısıtlı bütçelerle bir çok ülke ve şehrin rahatlıkla gezilebileceği fikrini aktarmaya çalışıyorum.

Bize biraz Interbus hakkında bilgi verebilir misiniz?

Interbus yerli bir marka. Her ne kadar kağıt üzerinde sahibi ben gözüksem de markanın sahibi yaklaşık on yıldır Interbus yapmış tüm katılımcılarımız. Interbus’ı kurmadan önce yurtdışında bir çok programda yer aldım ve özellikle Avrupa’da aslında ülke ülke gezmenin sanıldığı kadar zor olmadığını gördüm. İnsanlar Avrupa’da schengen bölgesi (vize muafiyeti) sayesinde rahatça gezebiliyorlardı. Bu olaydan bir şekilde ülkemiz gençliği de yararlanmalı diye düşündüm. Seyahat etmenin insana bir çok şey kattığını öğrendim. Özellikle önyargı, özgüven, gönüllülük gibi konularda ülkemiz gençliğinin buna ihtiyacı vardı. Sonuç olarak insanlar otel rezervasyonu, tur programı, vize işlemleri gibi konularda zorlanıyordu bundan yaklaşık on yıl önce.. Interbus da bu ihtiyaçlar doğrultusunda çıktı ve bugün Interbus yapacak bir kişinin sadece websitemizden başvuru yapması ve tur günü geldiğinde valizini hazırlaması yeterli oluyor.

Interbus olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Interbus sürekli genişleyen bir aile. Bunun yanında Interbus özel bir konseptle tek seferde neredeyse tüm Avrupa’yı otobüsle gezmenizi sağlayan bir program olarak çıktı. Bunu yaparken ekstra tur ücreti mantığını da ortadan kaldırmış olduk. Önceden insanlar bir kaç ülkelik tura 500 euro veriyorsa turdayken de bir 500 euro harcamak zorunda bırakılıyordu. Biz bunu ortadan kaldırdık. Dolayısıyla bu durum özellikle gezmeyi seven bir çok genç arkadaşımızın ilgisini çekti. Şuanda bu konsepte ilerleyen turlar arasında lider konumdayız. Turizm sektöründe güven çok önemli bu yüzden emin adımlarla ilerlemeyi tercih ediyoruz.

Geleneksel turizm, deneyim turizmine doğru evrildiğini gözlemliyoruz. Interbus bu gelişme karşısında nasıl konum alıyor?

Aslında bu konuda hatırı sayılır bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Bir insanı 3 gece 4 günlük bir tura çıkarırsan bu geleneksel turizm olur ama aynı kişiyi ülkemizin her noktasından gelen farklı kültürlere sahip insanlarla dolu bir otobüse koyup 20 gün gezdirirsen bu başlı başına büyük bir deneyimdir. Uzun seyahat edince insan sadece bir noktadan bir noktaya gitmiyor, kendine doğru da bir yolculuk yapıyor aslında. Interbus yapan binlerce arkadaşım oldu, şuanda dünyanın hangi noktasına giderlerse gitsinler hiçbir zorluk çekmeyeceklerini biliyorum. Çünkü bu yolculuk size her türlü deneyimi tatmanıza fırsat sunuyor.

Avrupa’ya otobüs turu düzenleyen ilk firma sizsiniz fakat son dönemde birçok yeni firma bunu takip ediyor peki bu durum karşısında kendinizi nasıl konumlandırmayı planlıyorsunuz?

Evet bu işe başladığımızda otobüsle Avrupa turları çok da ilgi gören bir konumda değildi. İnsanlar uçakla seyahat etmenin daha kolay olduğunu düşünüyordu. Biz de eğer otuza yakın şehir gezilecekse otobüsle seyahat etmenin aslında daha az yorucu olduğunu anlatmaya çalışıyorduk. Bizden sonra bu konuda bir çok girişim oldu ancak insanlar özellikle deneyim, kalite ve fiyat baz alındığında ilk olarak başka firmaların reklamlarını görse bile araştırarak bizi buluyor. Günümüzde kimse artık renkli afişlere, heyecanlı websitelerine kanmıyor. Özellikle bir hizmet satın alacaksak onun altına bakıyoruz hepimiz. Dolayısıyla bir çok firmanın türemesi pazarı genişletiyor ve bu işin öncüsü olan bir marka olarak bizi memnun ediyor.

Yeni projeleriniz var mı?

Yeni fikirlerimiz her zaman var ancak her yıl mevcut programlarımızı geliştirmeye daha çok önem veriyoruz. Her yıl kazandığımız deneyimleri bir sonraki yıla daha iyi şekilde aktararak ilerlemeye devam ediyoruz. Uzun zamandır bizimle büyük Avrupa turu yapmuş arkadaşlarımıza bir sözümüz vardı. Bu yıl ek olarak Kuzey Avrupa Turu rotası çıkardık. Şimdiye kadar ülkemizde gerçekleşecek olan en iyi Kuzey Avrupa rotası diyebilirim.

Interbus turlarına gelen bir Türk turist ne ile karşılacak?

Öncelikle kendini tanıyacak. Çıkmış olduğu uzun yolculukla kendini daha iyi hissedecek. Keşke ülkemizde de böyle olsa dediği ve iyi ki bizde böyle değil dediği konular olacak. Otobüste kurmuş olduğu dostluklarla eğlenecek, gülecek, yorulacak, şaşıracak ve ağlayacak. Ağlama kısmı genellikle son gün herkes ayrılırken ve bir daha yapacakları hiçbir yolculuğun böyle olmayacağını anladıkları an oluyor. Her şeyden öte aslında ne kadar küçük bir dünyada olduğumuzun, savaşların, bencilliklerin, kişisel menfaatlerin ne kadar gereksiz olduğunun farkına varacaklar. Hiç şüphesiz Avrupa’nın gözümüzde büyütüldüğü kadar olmadığını görüp ülkemizin evlerinin değerini daha iyi anlayacaklar. Bunlar benim şahsi fikirlerim değil Interbus sonrası yazılar yazan katılımcılarımızın düşünceleri.

Günümüzde seyahat eden birçok gezgin uçağı Skyscanner’dan, oteli Booking.com’dan, araç kiralamayı Rentalcars.com üzerinden yapıyor. Yani bireysel seyahat oranları arttı, peki Interbus olarak kendinizi gelecekte nasıl konumlandırmak istiyorsunuz?

Interbus doğduğunda bu dediğiniz uygulamaları çok az insan kullanıyordu. Bireysel seyahat etmeyi ben de destekliyorum ancak ben de bireysel gezmenin getirdiği artıları ve eksileri tartarak Interbus’ı kurdum. Zamanında defalarca oradan oraya trenle, uçakla, otobüsle ve otostop çekerek gezdim. Birkaç ülke gezilecekse zaten Interbus buna uygun değil. Eğer bir kıtayı baştan aşağı kendi mahallenizdeymiş gibi gezmek istiyorsanız bu noktada Interbus devreye giriyor. Düşünün sırt çantası ve valiz taşımadan Eyfel Kulesi’nin altına kadar otobüsle girebiliyoruz.

Sema Aydın

Türk – Yunan Ticaret Odası Türkiye Başkan Yrd. Sema Aydın Röportajı

Türk- Yunan Ticaret Odası Türkiye Başkan Yrd. ve Uzakrota Summit konuşmacılarından Sema Aydın ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

İzmir doğumluyum, Üniversite çağında  2 çocuk annesiyim, annem Makedonya, babam Bosna’dan yani göçmen bir aileden geliyorum. Ama atamızın doğduğu topraklar Yunanistan, Selanik, çok farklı duygular uyandırmıştır ben de her zaman. Belki de bu yüzden hayatımın büyük bir kısmında bir şekilde o coğrafya ile kesişiyor yolum.

Bize biraz K.Yunanistan Türkiye Ticaret Odası hakkında bilgi verebilir misiniz?

Yunanistan Türk- Yunan Ticaret Odası Türkiye Başkan Yrd. olmadan çok uzun yıllar önce bir Yunan şirketi ile ortaklık yaparak başladım o ülke ile ticari ilişkilere.

Düzenlediğimiz info-tour larla Türkiye’den birçok turizmciyi, kanaat önderlerini, kamunun önde gelen isimlerini Yunanistan’a götürdük. Her iki ülkede B2B, lansman, fuar katılım ve ziyaretçi organizasyonları gibi çalışmalar yaptık. Birçok Türk ve Yunan şirketine karşılıklı yeni yatırımlar için destek olduk, danışmanlık verdik. Ben halihazırda hem kişisel anlamda Yunanistan ile ticari faaliyetlerime devam ediyorum, hem de K. Yunanistan Türk- Yunan Ticaret Odası olarak, iki ülke arasındaki ticari birlikteliklerin artması, ekonomik faaliyetlerin çoğalması, her türlü sorunun giderilmesi, soruların cevaplandırılması için elimizden geldiğince destek olmaya çalışıyoruz.

Yunanistan’ın bilinmeyen birçok bölgesini Türkiye’den gelecek yatırımcılara da tanıtmaya çalışıyorsunuz, peki bu bölgelerin turizm anlamında gelişmesi için de çalışmalarınız oluyor mu?

Yunanistan dışında dünyanın birçok ülkesinde düzenlenen fuarların Türkiye Temsilciliğini yapıyorum, bu ülkelere Alım Heyetleri gönderiyorum veya Türkiye’ de yatırım yapmak, fuarlara katılmak isteyenlere danışmanlık veriyorum.

Hem kişisel hem de ticaret odasında ki görevim sebebi ile yabancılara “ Türkiye’de Yatırım Fırsatları” Başlığı altında sunumlar yapıyorum ki birinci amacımız ülkemize hizmet vermek…

Ayrıca İzmir de Alaçatı da butik otel işletmecisiyim ve Alaçatı Turizm Derneği’nde de başkan yardımcısıyım. Şu an gündemimizde Alaçatı’nın 12 ay boyunca turist alabilmesi için yurtdışı tanıtımları ve yabancı odalar ile işbirlikleri yapılması ön sırada. Sürdürülebilir turizm işletmelerimizin ayakta kalabilmesi için şart.

1. dönem başkan yardımcılığı görevini yürüttüğüm Tügiad Ege de, yeni başkanımız Can Yavaş önderliğinde de Uluslararası İlişkiler konusunda çalışmalarımız artarak sürecek.

Bünyenizde bulunan turizm şirketleri var mı? Bu firmalar Yunanistan’da ne gibi hizmetler veriyorlar.

Üyelerimiz arasında hem turizm işletmelerine sahip olanlar hem de turizm dernek ve odalarında görev alan üst düzey yetkililer mevcut. Bu kişiler, dernekler, odalar ve işletmeler ile sürekli temas halindeyiz.

Şu an Sakız Adası ve Alaçatı ile “İkiz Kardeş Şehir” projesi kapsamında hem karşılıklı tanıtım yapıyor hem de turizmcileri, acenta sahiplerini ve otelcileri bir araya getiriyoruz örneğin.

Yunanistan turizm tanıtımlarında çok başarılı bir ülke. Bu da haliyle turizm ekonomisine yansıyor. Tüm turizm fuarlarına ülke olarak, il ve adalar olarak ayrı ayrı katılım gösteriyorlar. Sürekli yurt dışından gruplar davet ederek info tour lar düzenliyorlar. Üniversite araştırmaları, konferanslar, paneller sürekli yapılan etkinlikler turizmde bu başarıyı yakalamalarına vesile oluyor.

Türkiye’den Yunanistan’a 1 milyonu aşkın turist gelirken Yunanistan’dan Türkiye’ye 500 bin turist geliyor. Bunun da büyük bir kısmı Türkiye’ye yakın bölgelerdeki Türk kökenli Yunan vatandaşları oluşturuyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

Yunanistan ile ortak geçmişimize bağlı olarak ortak genlere ortak kültüre ortak değerlere ortak mirasa sahibiz. Bu birbirimize yakın hissetmemize ve bir yandan da merak etmemize sebep oluyor.

Ulaşım kolay, fiyatlar uygun, yemekler güzel, doğa bir harika, eğlence, alışveriş, tarihi mekanların korunmuş olması, yani bir turizm destinasyonunda gerekli olan bir çok şeye sahip olmaları Türk turistinin tercihini bu yönde kullanmasına sebep oluyor.

Evet, Türkiye’nin turist alan bir ülke konumundan turist gönderen bir ülke konumuna geçmiş olması da bunda bir etken ama Bulgaristan da aynı yakınlığa ve benzer ortak değerlere sahip olmasına rağmen, Yunanistan’ın daha ön planda olmasının sebepleri var, az önce bahsettiğim turizm çalışmalarının bunda çok fazla payı var.

Türk turist Yunanistan’da en fazla nereleri ziyaret ediyor?

Türk turist en fazla adaları tercih ediyor elbette. Adalar bir adım ötemizde, biz Çeşme den 20 dakikada Sakız Adasına geçip deniz kıyısında güzel bir yemek yiyip dönebiliyoruz mesela, İzmir de Göztepe vapuruyla Karşıyaka’ ya geçmek kadar kolay.

Önümüzdeki yılbaşı dönemi için Türk turistlere tavsiyeleriniz var mı?

Atina’ da çok elit mekanlarda ve Selanik’ te sokak partilerinde çok keyifli anlar geçirmeleri mümkün yılbaşında. Kayak yapmayı sevenler içinde Yunanistan da benzerlerinden çok ucuz çok kaliteli işletmelerin olduğu rotaları tercih edebilirler.

Son olarak eklemek istedikleriniz var mı?

Ocak ayında Selanik te Yunan iş adamları ve yatırımcılarına yeni bir sunum gerçekleştireceğim. 2018 yılı Türkiye Yunanistan ikili ticari ilişkilerinin çok büyük ölçüde artış sağladığı bir yıl olacak.

Plusfly Kurucusu Murat Oğrak Röportajı

Öncelikle hoşgeldiniz, ziyaretçilerimize kendinizi biraz tanıtabilir misiniz ?

Teşekkür ederim. İsmim Murat OĞRAK, 31 yaşında Sivas doğumluyum. Anadolu üniversitesi kamu yönetimi ve Cumhuriyet üniversitesi Turizm ve Otelcilik mezunuyum. Boş zamanlarımı tenis oynayarak değerlendiriyorum. Kendi projelerimi geliştirmenin yanında bir çok firmaya Dijital pazarlama ve girişimcilik konularında sahip olduğum Know-how paylaşımlarım ile danışmanlık hizmeti sağlamaktayım.

Bize biraz Plusfly hakkında bilgi verebilir misiniz?

Plusfly.com‘dan önce kolaybilethatti.com olarak çalıştığımız yazılım firmaları ile yaşadığımız problemlerden dolayı projemiz biraz gecikti. plusFLY.com sayfasını oluştururken alanında en iyi yazılım ekibi ile çalışarak yoğun bir çalışma içerisine girdik. Sonuç olarak özverili çalışmalar neticesinde oldukça hızlı, uygun fiyatlarla tüm hava yolu firmalarının 2 adımda uçak bileti satın alınabilen bir sistem oluşturduk. Sistemimize yeni özellikler eklemek için çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Ayrıca plusFLY.com olarak Json yazılım firması ekibi ile başta uçak bileti olmak üzere bir çok yazılımsal alt yapıda geliştirmeye devam ediyoruz

Plusfly’ın olarak sektördeki hedefiniz ve konumunuz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Son verilerimize göre plusfly aylık yaklaşık 250.000 ziyaretçi alıyor. Ülkemizde bilet sektöründeki rekabet oldukça yükselmiş durumda artık önemli yerlere gelmek için en iyinin de iyisini sunmak gerekiyor. Biz de ekibimiz ile birlikte bunun için çalışıyoruz. 2017 yılında tüm geliştirmemizi tamamlayarak 2018 yılında Türkiye’de sektörün zirvesini zorlamak hedefindeyiz. Bununla birlikte diğer bir hedefimiz de 2018 yılında yurtdışı pazarına açılmak olacaktır.

Kolaybilethatti.com iken isim değişikliğine gidip Plusfly’ı tercih ettiniz, süreci anlatabilir misiniz?

Kolaybilethatti.com olarak önemli ilerlemeler sağlamıştık fakat sektördeki başarımız sektöre yeni giren firmaların isimlerinde kolay ibaresini geçirmesi ve bu firmaların sayısının çoğalması ile birlikte markalaşma faaliyetlerimizin sekteye uğradığını fark ederek bize özel bir marka yaratmayı hedefledik. Marka değişikliğine gitmemizin diğer bir sebebi ise İngilizce bir marka seçerek yurtdışına açılma hedeflerimizin temelini oluşturmak olmuştur.

Plusfly.com üzerinden rezervasyon yapan kişiler en çok hangi bölgelere ilgi gösteriyorlar? 

plusFLY.com üzerinden uçak bileti satın alan yolcularımız en fazla İstanbul – İzmir destinasyonunda gerçekleşiyor. İkinci sırada ise İstanbul Antalya destinasyonu yer alıyor. Bu destinasyonları İstanbul-Trabzon  İstanbul-Diyarbakır gibi destinasyonlar takip ediyor.

Son zamanlarda Türkler’in yurt dışına olan seyahatleri oldukça arttı. Türk seyahat severlerin Avrupa ve dünyada en çok ziyaret ettikleri şehirler hangileri?

Bazı ülkelere vizenin kalkması ve yurtiçi turistlerin otel tatilinden sıkılmalarına bağlı olarak yurtdışına eğilim oldukça artmış durumda. Türk turistler otellere yüksek bedeller ödemek yerine paket turlar satın alarak farklı yerleri keşfetmeyi tercih etmekte. Türk seyahat severler genelde uçuş alternatiflerinin fazlalığından dolayı Almanya’ya seyahat ediyor ve oradanda Avrupa’da yakın olan tüm noktalara seyahat ediyorlar. Ayrıca ülkelere girişin kolaylığından dolayı Gürcistan ve Ukrayna’da seyahat edilen noktalar arasında yer alıyor.

Türk turistlerin internet üzerinden bilet satışına olan ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

10 yıl öncesinde Türkler genellikle acentelerden bilet almayı tercih ediyorlardı. Fakat internet kullanımının artması İnternetten uçak bileti sağlayan sistemlerin kullanıcı deneyimi açısından kendilerini fazlasıyla geliştirmeleri ve fiyat olarak acentelerden daha uygun olması gibi sebeplerden dolayı bilet satın alma eğilimleri internet ortamına yönlenmiş durumda

Sizce, teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde gelecekte seyahat sektörü teknolojinin etkisinde kalacak mı?

Seyahat sektörü günümüzde hızla teknolojinin etkisi altına girmeye devam ediyor insanlar seyahat ihtiyaçlarını en iyi teknolojiyi veren web sayfalarından gidermeyi tercih ediyor. Artan teknolojiler farklı projeler ile gelecekte de devam ederek seyahat sektörünün büyük bir payı teknolojiye entegre şekilde ilerleyeceğini ön görüyorum.

Yaklaşan Ramazan Bayramı tatili için önerileriniz var mıdır?

Kısa ve dinlendirici bir tatil için Dalaman Dalyan’ı önerebilirim. Henüz çok fazla keşfedilmemiş destinasyonun bir çok özelliği ile öne çıkmakta. Küçük ve sakin bir yer olan dalyan huzur tatili arayanlar için doğru adres. Teknelerle keyifli bir yolculukla tamamı kum olan iztuzu plajına ulaşıyorsunuz. Bu yolculukta size caretta lar eşlik ediyor. Ayrıca Dalyan’da bolca mavi yengeç yiyerek tatilinizin keyfinizi çıkarabilirsiniz. Otel tatilinden sıkılan herkese bu destinasyonu keşfetmelerini önerebilirim.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Turizm sektörünün içinde bulunduğu sıkıntılardan bir önce kurtularak geçmiş günlere dönmesini umuyorum. Bunun içinde herkesin üstüne düşeni yapmasını ve daha fazla efor sarf etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Başarılı çalışmalarınız ve sektöre verdiğiniz destek için Uzakrota’ya teşekkür ederim. Uzakrota travel summit zirvesinde görüşmek dileğiyle..

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe