Kentsel Turizmde ‘Aşırı Turizm’ Yönetimi

“Aşırı Turizm? Kentsel turizmdeki büyümeyi algıların ötesinde anlamak ve yönetmek” raporu Kore Cumhuriyeti, Seul’de düzenlenen 7. UNWTO Kentsel Turizm Zirvesi’nde (16-19 Eylül 2018) paylaşıldı.

Raporda, kentsel destinasyonlarda turizmin, hem ziyaretçilerin hem de sakinlerin yararına nasıl yönetileceği inceleniyor. Raporda, ziyaretçi akışındaki büyümeyi anlamak ve yönetmek için 11 strateji ve 68 önlem öneriliyor. Rapor, UNWTO CELTH, Breda Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve Avrupa Turizm Araştırmaları Enstitüsü (ETFI) ve NHL Stenden Uygulamalı Bilimler Üniversitesi arasındaki işbirliğinin bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Kentsel turizmde son dönemde yaşanan büyüme, sektörün doğal kaynakların, altyapının, hareketliliğin ve sıkışıklığın yanı sıra sosyo-kültürel etkisinin kullanımı üzerinde turizmin olumsuz etkilerini en aza indirecek sürdürülebilir politikalar ve uygulamalar sağlamasını gerektirmektedir. Hissedilen aşırı kalabalık, gürültü ve diğer sorunlardan dolayı yerel halkın ziyaretçilere yönelik olumsuz tutumlarına ilişkin artan bildirimler medyada “aşırı turizm” ve “turizmfobi” gibi terimlerin yayılmasına yol açmıştır.

UNWTO Genel Sekreteri Zurab Pololikashvili; “Yönetişim anahtardır. Günümüzde kent turizminin karşılaştığı zorlukları ele almak, yaygın olarak bilinenden çok daha karmaşık bir konudur. Kent turizmi için sürdürülebilir bir yol haritası oluşturmamız ve daha geniş bir kentsel gündem ayırmamız gerekiyor” dedi. Ayrıca, “yerel toplulukların turizmin olumlu yönlerini görmesini ve faydalanmasını sağlamalıyız” diyerek ekledi.

Raporda, kentsel bağlamda ziyaretçi yönetim zorluklarını ve özellikle de sakinlerle ziyaretçiler arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak üzere Amsterdam, Barselona, Berlin, Kopenhag, Lizbon, Münih, Salzburg ve Tallinn olmak üzere sekiz Avrupa şehrinde sakinlerin turizme yönelik algılarının analizi yer alıyor.

CELTH ve Breda Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Dr. Ko Koens; “Aşırı Turizm ile başa çıkmak için her soruna uyan tek bir çözüm yoktur. Bunun yerine, turizmin sürdürülebilir kalkınma için şehir çapında bir stratejinin parçası olması gerekiyor ” dedi.

Raporda, ilgili tüm paydaşlar tarafından, sakinleri ve ziyaretçileri bir araya getirmek ve taşıma kapasitenin sınırlarına ve her bir destinasyonun özgüllüğüne saygılı dikkatli bir planlama benimsemek şeklinde ortak bir stratejik vizyon önerilmektedir.

CELTH ve NHL Stenden Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Profesör Albert Postma; “Yerel halkın katılımı ve desteği sürdürülebilir turizmin başarısının anahtarıdır” dedi.

Araştırmacı Bernadett Papp ise; “doğrudan ya da dolaylı olarak turizm gelişimine katılan paydaşlar arasında paylaşılan sorumluluğun oluşturulması uzun vadeli sürdürülebilirliğin sağlanması için bir anahtardır” dedi.

Booking Holdings ve Grab Stratejik Ortaklık Kuruyor

İş ortaklığı sayesinde, Booking Holdings’in markaları Grab tarafından desteklenen uygulamalar aracılığıyla isteğe bağlı taşıma hizmetleri sunabilecek. Grab müşterileri ise dünya genelinde, Booking.com ve Agoda tarafından desteklenen konaklama rezervasyonları gerçekleştirebilir.

Buna ek olarak, Grab’ın Güneydoğu Asya’da önde gelen O2O mobil platformunu fark eden Booking Holdings, Grab’a 200 milyon ABD Doları yatırım yaptı ve böylece Grab’ın mevcut finansman turu 2 milyar ABD dolarını aşmış oldu. Bu yıl sonuna kadar ise 3 milyar doların üzerinde artış kaydetmesi bekleniyor.

Bu işbirliği sayesinde, dünyanın en büyük çevrimiçi seyahat platformu ve Güneydoğu Asya’nın önde gelen O2O mobil platformu, Güneydoğu Asya ve tüm dünyadaki gezginler için seyahat çözümlerini genişletmeyi ve basitleştirmeyi hedefliyor.

SVP ve Booking Holding’in Kurumsal Gelişim Müdürü Todd Henrich; “Grab, geçtiğimiz birkaç yıl boyunca Güneydoğu Asya’da etkileyici bir şekilde rekabet ederek, rekabet gücü yüksek bir alanda liderliğini kanıtladı ve teknoloji ile daha iyi seyahat deneyimleri oluşturmak üzere onlarla ortak olmaktan heyecan duyuyoruz” dedi.

Booking Holdings ve Grab arasındaki ortaklık, Grab kullanıcılarının ilk kez uygulama yoluyla seyahatle ilgili hizmetler için rezervasyon yapmasına ve bölgenin önde gelen dijital cüzdanı GrabPay’i kullanarak sorunsuz bir şekilde ödeme yapmasına olanak tanıyor. Ortaklık, aynı zamanda bölgedeki milyonlarca insana yiyecek-içecek, gıda dağıtımı, paket teslimatı ve dijital ödemeler sunan Grab’ın Güneydoğu Asya’nın önde gelen günlük süper uygulaması olma taahhüdüne de dikkat çekiyor. Grab, sekiz ülkede 235 şehirde varlığını sürdürüyor ve 8 milyon mikro-girişimciye kendi platformu üzerinde imkan sağlıyor.

Grab Başkanı Ming Maa, “Kullanıcılarımıza, Grab uygulamasını açtıkları zaman günlük hizmetlerden daha fazlasını sunmak üzere Booking Holdings ile çalışmaktan çok memnunuz. Güneydoğu Asya’daki çevrimiçi seyahat pazarı, 2021 yılına kadar neredeyse üç katına çıkmaya hazırlanırken bu büyük fırsattan faydalanmamızı sağlayacak seyahat ve ulaşım arasında çok sayıda sinerji görüyoruz. Küresel bir seyahat lideri olarak, Booking’in Grab’e yatırımı, farklı O2O dikeylerini yürütme ve genişletme konusundaki devam kabiliyetimize verilen bir güven oyu ve bu yetenekleri faaliyet gösterdiğimiz 235 şehire yaymamızı sağlıyor” dedi.

Uzakrota Travel Summit Konuşmacıları Belli Oldu.

Bidroom tarafından Dünyanın en etkili 10 turizm etkinliğinden biri seçilen Uzakrota Travel Summit, bu yıl Amadeus ana sponsorluğu ve Emirates Airline, Tourism Korea, GoGlobal ve Atlasglobal ana destekçiliğinde hem konsept ve hem de içerik anlamında daha da gelişerek 3 salon, 5 sahne ve 1 fuaye alanı ile  2500’den fazla yerli ve yabancı turizm profesyonelinin katılımı ile 12 Aralık’da Hilton Bosphorus Convention Center’da düzenlenecek.

Türkiye’nin en etkili turizm teknoloji ve pazarlama zirvesi olan Uzakrota Travel Summit (UTSIstanbul 2018); Türkiye ve çevre ülkelerden seyahat acentalarını, turizm teknoloji firmalarını, otelleri, turizm sektörüne yönelik hizmet veren ajansları ve bloggerları buluşturarak geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yılda Türkiye’nin en etkili turizm zirvesi olacak. “Dijital Çağda Yeni Bir Marka Nasıl Oluşturulur?”, “Turizmde Omnichannel Pazarlama”, “Stratejik Ortaklıklar, API’ler ve Veri Analitikleri”, “Ödeme Yöntemlerini Kullanarak Pazar Payı Elde Etmek”, “Fenomenler ile Etkili Pazarlama Nasıl Yapılır?”, “Gelişmekte Olan Piyasalar ve Online Platformların Gücü” ve “Uçak Bileti Konsolidasyonunda Küresel Gelişmeler” gibi konularda 5 sahnede 57 oturumda 120’nin üstünde konuşmacı yer alacak.

Etkinlikte yer alacak konuşmacılar belli oluyor. 

Jolly Tur CEO’su Mete VardarTatilsepeti.com CEO’su Kaan Karayal,  Vip Turizm CEO’su Yasemin PirinççioğluSetur Turizm Direktörü Oktay Temeller, Antonina Travel CEO’su Atilla TunaDohop CEO’su David GunnarssonBD4 Travel CEO’su Andy Owen JonesTürk Hava Yolları Kurumsal Pazarlama ve Dağıtım Kanalları Başkanı Mert DormanEmirates Airline Türkiye Bulgaristan, Romanya Genel Müdürü Bahar BirinciAmadeus Orta ve Doğu Avrupa Online Satış Direktörü Eric Willems, Travelport Türkiye Genel Müdürü İbrahim Köymen, Fest Travel Genel Müdürü Zekeriya ŞenSingapore Airlines Üke Müdürü Mark Seah, Atlasglobal Genel Müdür Yardımcısı Nevzat Arşan, TAV İşletme Hizmetleri Genel Müdürü Bora İşbulan, Rusya’nın en büyük uçak bileti ve otel rezervasyon platformu Ostrovok.ru’nun ana şirketi olan Emerging Travel Group CEO’su Felix Shpilman, Tiqets CEO’su Luuc Elzinga, Clicktripz Başkan Yardımcısı Dean Hunt, Beşiktaş JK Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Umut KutluMeetings.com CEO’su Bas Lemmens, Shaza Hotels Başkan Yardımcısı Chris Nader, Avrupa Seyahat Komisyonu Sözcüsü Elke Dens ve Mastercard Güneydoğu Asya Başkan Yardımcısı Aisha Islam, Biletbank ve Petur CEO’su Oğuz KarakaşCrescent Rating CEO’su Fazal BahardeenIRC – International Residency & Citizenship CEO’su Tolga HabalıCleartrip İş Geliştirme Müdürü Amit TanejaKiwi İş Geliştirme Müdürü Zdenek KomendaBidroom Genel Müdür Yardımcısı Marcin WesolowskiDigg in travel CEO’su İztok FrancoWirecard Türkiye CEO’su Dündar ÖzdemirLufthansa Group Irak ve Türkiye Genel Müdürü Kemal Geçer, , Enuygun CEO’su Çağlar ErolNeredekal.com CEO’su Özkan HacıoğluBiletall.com CEO’su Yaşar ÇelikOtelz.com CEO’su Bertan AnerTurna.com CEO’su Kadir KırmızıTourist Organization of Belgrade Pazarlama Müdürü Jelena StankovicHotelrunner CEO’su Arden AgopyanBigchefs Pazarlama Müdürü Emel Karaman ve Hepstar Türkiye Genel Müdürü Tuğba Atay ile 120’den fazla konuşmacı 12 Aralık günü Uzakrota Travel Summit’te olacak.

Amadeus Ana Salonu, Neredekal Turizm Teknoloji, Emirates Turizm Pazarlama Salonları ve bunlara ek olarak Dünya çapında düzenlenen Crescentrating Halal in Travel sahnesi ve yaklaşık 100 markanın yer aldığı fuaye alanı ile 2500 yerli ve yabancı ziyaretçi Uzakrota Travel Summit‘te olacak.

Etkinlik sitemizden konuşmacılar, sponsorlar ve programla ilgili tüm bilgileri alabilirsiniz. https://www.uzakrota.com/summit18

Havayolları ve Havaalanlarında Biyometrik Kimlik Yönetimi Büyüyor

IT Hava Taşımacılığı Endüstri Sicili raporunun bir parçası olarak SITA’nın araştırması, havaalanlarının ve havayollarının % 70’inden fazlasının ya biyometrik kimlik yönetimi üzerine büyük programlar ya da araştırma ve geliştirme girişimleri planladığını gösteriyor.

Bu, teknolojinin ilk destekçileri arasında bulunan Finnair, JetBlue ve KLM’nin geçen yıl check-in veya boarding için yüz tanıma denemelerini de içeriyor. Uluslararası gelişler için yüz tanıma pasaport tarama sistemi sunan Miami International da dahil birkaç havaalanı teknolojiyi hayata geçirdi.

SITA’ya göre, self servis check-in kiosklarında kimlik doğrulaması, havaalanlarının % 41’inde mevcut olup % 74’ü teknolojiyi 2022’ye kadar hayata geçirmeyi planlıyor.

Seyahat belgelerine sahip olanların biyometrik bilgilerini eşleştiren self-boarding kapılarını kullanım imkanı, havaalanlarının % 59’unda mevcutken havayollarının % 63’ü ise bu teknolojiyi kullanmayı umuyor.

Teknolojiyi uygulamaya yönelik zorluklar arasında entegrasyon, teknolojik standartların eksikliği ve Hükümet ile yasal gereklilikler yer alıyor.

SITA, bu yılın başlarında biyometrik kimlik yönetimi konusunda biyometri hakkında bir rapor yayınlayarak sektörler arası ve devlet işbirliğine olan ihtiyacı vurguladı.

Raporda ayrıca, Amazon ve Google gibi şirketlerin ortaya çıkmakta olan standartlara ilişkin oynayabilecekleri bir role sahip olma ihtimali de ele alındı.

Havacılık endüstrisi aynı zamanda havayolu işletmelerinin üçte birinden fazlasının yolculara için yürüttüğü kimlik kontrollerinin sayısının azaltılmasında yarar sağlamasıyla birlikte kimlik yönetiminde blockchain potansiyelini de araştırıyor.

2018 Bilişim Teknolojileri raporu, havayollarının % 3.67’sinin ve havaalanlarının % 5.69’unun teknolojiye gelirlerinden pay ayırmasını öngördüğünü ortaya koyuyor.

Ek teknolojiye sahip taşıyıcıların % 84’ü ise 2017’deki %52’lik oranla karşılaştırıldığında 2021 yılına kadar yapay zeka veya Ar-Ge programları planlarına yatırım yapacak. Havaalanları da yapay zekaya yatırım yaparken, geçen yılki oran olan %34 ile karşılaştırıldığında % 61’i ise üç yıl içerisinde büyük bir program veya Ar-Ge planlaması gerçekleştirecek.

Kullanım durumları farklı olsa da havayolları yapay zeka kullanımı, sohbet robotları ve sanal acentaları keşfederken, havaalanları tahmin analizi için teknolojiye başvuruyor.

Raporda vurgulanan diğer yatırım öncelikleri ise hem havayolları hem de havaalanları için siber güvenlik noktasını ortaya çıkarırken, havaalanları ayrıca self-servis teknolojisini geliştirmek istiyor, havayolları ise mobil hizmetlerini arttırmayı amaçlıyor.

Firuz Bağlıkaya; Geleceğin Seyahat Trendlerine Yön Vermek için Dijital Dönüşüm Şart

Türsab Başkanı Firuz Bağlıkaya, 12 Aralık günü dağıtılacak Uzakrota Turizm Zirvesi dergisi için Geleceğin Seyahat Trendlerine Yön Vermek için Dijital Dönüşüm Şart konusunu kaleme aldı.

Teknoloji alanında yaşanan baş döndürücü gelişim, hayatın her alanında etkisini günden güne arttırıyor. Teknolojinin en yoğun kullanıldığı alanlardan biri de şüphesiz ki turizm sektörü. Özellikle iş hacimlerini arttırmak, doğru müşteri ilişkileri yaklaşımı geliştirmek isteyen seyahat acentaları için dijitalleşme büyük önem taşıyor. Bilgiye hızlı erişim, veri toplama ve analiz etmeyi de içinde barındıran süreçler, seyahat acentlarının iş yükünü arttırmadan verimliliklerini artırmasına olanak sağlıyor.

Mobil teknolojilerin çok hızlı gelişmesiyle birlikte tüketiciler artık günlük hayatlarında sahip oldukları dijital konforu her alanda yaşamak istiyorlar. Seyahat pazarında iletişim, bilgi edinme, kolay ulaşılabilirlik gibi etkenler, seyahat edenlerin kriterleri arasında en üst sıralarda yer alıyor. Tüketicilerin birçoğu artık satın alacakları tatili online mecralardan araştırıyorlar. Online kanallar üzerinden gerçekleştirilen rezervasyonların oranı giderek artıyor. Tüketici şikayetleri veya memnuniyetleri sosyal medyanın da aralarında bulunduğu online mecralarda kamuoyu ile paylaşılıyor.

Yapay zekayı konuştuğumuz, makinelerin insanlarla iletişime geçtiği bir dönemdeyiz. Artık bilgisayarlarımızı mouse veya klavyenin yanı sıra kelimelerle yönetebiliyoruz. Dolayısıyla “geleceğin seyahat acentası nasıl olmalı?” diye bir soru sorulduğunda hiç kuşkusuz en doğru cevap, “dijital dönüşümünü tam manasıyla tamamlamış” şeklinde olmalıdır.

Geleceğin seyahat acentası, mevcut teknolojik trendleri takip eden, sosyal medyayı aktif ve doğru kullanan, verileri düzenli olarak toparlayıp bunu sağlıklı bir şekilde analiz eden, müşteri memnuniyeti esasına dayalı olarak tüketiciye her konuda hızlı geri dönüş sağlayan bir yapıda olması gerekiyor. Gelecekte; güncel seyahat trendlerinin yanı sıra gelişen seyahat eğilimlerini yakından takip eden seyahat acentaları öne çıkacak. Başarılı olmak isteyen seyahat acentaları, müşterilerine farklı ürünler ve deneyimler sunmayı hedeflemeli ve buna uygun altyapıyı kurmalı. Çocuklu ailelere, gençlere, gastronomi, spor, macera severlere veya otantik ürün isteyenlere, kısacası müşteri segmentasyonuna göre farklı ürünler tasarlamak ve sunmak gelecekte daha da değer kazanacak. TÜRSAB olarak biz de üyelerimizi geleceğe hazırlamak, dijitalleşme süreçlerine katkıda bulunmak için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) ile iş birliğine gittik. TÜRSAB – TBV iş birliğiyle oluşturulan dijitalleşme konusundaki yol haritasının üyelerimize katkı sağlamasını hedefliyoruz.

Kurumsal Seyahat Seyahat Satın Alanlarda Maliyet Daha Önemli Bir Hale Geliyor.

Dünya çapında yaklaşık olarak 400 alıcının verilerine göre hazırlanan raporda teşvikli seyahat alıcılarının yarısından fazlası (%54’ü), kurumsal bütçelerde 2018’de teşvik amaçlı bir artış olduğunu bildirdi. Kişi başına düşen medyan harcamaları ortalama 4.000 dolar olurken, 2016’ya göre 1.000 dolarlık bir artış olduğu görülüyor.

Yükselen bütçelere rağmen, teşvikli seyahat alıcıları gittikçe artan bir şekilde maliyetleri kontrol ediyor. 2015 yılında, alıcıların % 72’si maliyetleri düşürmek için adımlar attı ve 2018’de ise alıcıların % 82’si bunu yaptı.

Ek olarak, her şey dahil tesisler, alıcılar daha düşük maliyetli seyahatler aradıkça popülerlik kazanıyor.

IRF başkanı Melissa Van Dyke; “Bulgular, teşvik yolculuğunun büyüdüğünü gösterse de, gerçek şu ki, artan maliyetler gibi büyümeyi yavaşlatabilecek karşı akımlar var. Planlamacılar, daha az pahalı destinasyonlar veya daha az pahalı olanaklar gibi maliyetleri içerecek adımlar atıyorlar.” olarak belirtti.

Bir destinasyonun seçilmesi için en yüksek kriter olarak çekicilik değerlendiriliyor, ardından genel güvenlik ve değer geliyor. Kuzey Amerika, Karayipler ve Batı Avrupa en popüler yerler olarak sıralandı.

Alıcıların yaklaşık yüzde 70’i programlarının işletme hedeflerine ve olumlu yatırım getirisine ulaştığını söyledi; artan satış ve karlılık, teşvikli seyahat programları için il sırada yer aldı. Bununla birlikte, yönetim ve çalışanlar arasındaki ilişkiler kurmak, verimliliği ve çalışanların katılımını artırmak gibi diğer motive edici faktörler de yükselişte.

Airbnb, MotoGP 2018 için B-STAY ile Ortaklığa Gidiyor

Airbnb, MotoGP 2018 için bir konaklama sağlamak amacıyla aile yanında kalma sağlayıcı B-Stay ile ortaklık kurdu.

Önde gelen ev paylaşımı şirketi Airbnb, 2018 Thai MotoGP için zaman içinde Buriram’daki spor turizmini teşvik etmek için yerel aile yanında kalma sağlayıcı B-STAY ile olan ortaklığını duyurdu. Amaç, yerel bir aile yanında kalma girişimciliğini güçlendirmek ve eyaletin kendisini küresel bir spor turizmi merkezi olarak kurmasıyla esnek bir konaklama tesisi inşa etmek.

“Misafirperverlik, Tayland’daki birçok küçük ve özel girişimcinin can damarıdır”

Tayland Turizm ve Spor Bakanlığı’nın daimi sekreteri Pongpanu Svetarundra şunları söyledi: “Misafirperverlik, Tayland’daki birçok küçük ve kendini adamış girişimcinin can damarıdır ve birçok ikincil eyalette ve yerel topluluklarda önemli bir büyüme kaynağıdır. Ortaklık, yıl boyunca MotoGP ve spor turizmi etkinlikleri için küresel ziyaretçi akını önündeki konaklama birimlerine yardımcı olacaktır. ”

Airbnb

Anlaşma uyarınca Airbnb , Buriram’da 65’den fazla B-STAY yerel aile yanında kalacak ve yerel halkın evlerini dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere paylaşmasına yardımcı olacak.

Anlaşma, Airbnb’nin Turizm Bakanlığı ve B-STAY ile yerel halk için bir topluluk geliştirme eğitimi oturumu gerçekleştirmesiyle birlikte Ağustos ayında geri dönüş yapan bir girişim tarafından destekleniyor. Atölye çalışması sırasında Airbnb, misafirperverlik, barındırma ve uyum standartları konusunda Buriram’ın ev sahibi girişimcilerine eğitim verdi ve ev sahiplerinin kalitelerini artırmak için ortak ipuçları verdi.

Yerli evlere konaklamalarını ziyaret ederek katılan ve görüntüleyen B-STAY, Airbnb platformunda listelerini oluşturarak ve yöneterek ev sahiplerini destekliyor.

Airbnb‘deki Asya Pasifik Bölgesi’nin bölgesel direktörü Siew Kum Hong şunları ekledi: “Ortaklığımız, MotoGP ve Buriram Maratonu gibi büyük etkinliklere ev sahipliği yapmanın ekonomik etkisinin sağlıklı ve sürdürülebilir olduğunu ve doğrudan tubalara ulaşan sosyo-ekonomik faydalar sağlayacaktır. 

Dünyanın dört bir yanındaki Airbnb, şehirlerin en iyi varlıkları üzerine spot ışığı koyarak kentlerin önemli etkinliklere ev sahipliği yapmalarına yardımcı olduğu bilinmektedir. Tayland’da Airbnb, yerel turizm girişimcilerine yetki vermek için bu yılın başlarında Tayland Yerel Yönetim Departmanı ile ortaklık kurdu.

Yeni ortaklık, Buriram’da sağlıklı seyahatleri desteklemek ve yerel misafirperverliği mikro girişimcileri güçlendirmek için bu taahhüdü üzerine inşa ediyor.

Seyahat Markaları için Etkileşimli İçerik En Etkili Pazarlama Aracı

Bu, Londra merkezli içerik pazarlama ajansı Kaizen tarafından Expedia, Skyscanner, Marriott International, Delta Airlines, TUI ve daha fazlası dahil olmak üzere seyahat markalarından alınan 2.000 içeriğinin analizine dayanan bir rapordan gelen birincil bilgidir.

Ajans, SEO istatistiği açısından belirli bir içerik parçasını neyin başarılı kıldığını belirlemek için makaleler, infografikler, etkileşimli araçlar ve kılavuzlar, videolar ve influencerların yazılarını analiz etti.

Kaizen Pazarlama Yöneticisi Jess Lang; “Etkileşimli içerik, SEO amaçlarının en güçlü içeriğidir. Bunun nedeni, yüksek düzeyde referans alanlarına sahip olmasıdır. Pek çok farklı web sitesinin içeriğe yeniden bağlanması veya içeriği kendi web sitelerinde öne çıkarması çok sevildi. Ayrıca sosyal paylaşımlarda diğer içerik türlerinden daha iyi performans gösterdi. Ortalama olarak, bir etkileşimli içerik parçası 4000’den fazla kez paylaşıldı; ancak bir influencer’ın ürettiği içerik yalnızca yaklaşık 150 kez paylaşıldı” dedi.

Lang, bu bulgunun, influencerlarla çalışmanın arama motorları için içeriği optimize etmenin etkili bir yolu olduğu varsayımına sahip olan markalar için değerli bir bulgu olduğunu söylüyor.

Ayrıca; “Influencerlar seyahat ile çok uyumludur. Bir influencerı harika bir tatile göndermek bir marka için tipik bir örnek. Dikkat edilmesi gereken önemli nokta, raporumuzun tamamen SEO tabanlı olmasıdır. Bir influencerın yaratacağı marka farkındalığını hesaba katmıyor. Muhtemelen oldukça iyi performans gösterirlerdi. Ancak, Google’daki gerçek sıralamalar açısından, influencer gönderilerinin en kötü içerikler oldukları tespit edildi” dedi.

Çalışma, seyahat sektöründeki en yaygın içerik türü olan Infografiklerin sosyal paylaşımlar için etkileşimli içerik açısından ikinci sırada yer aldığını ve ayrıca yönlendiren alan adları ve URL dereceleri açısından iyi sonuçlar verdiğini ortaya koydu.

Lang; “Infografikler, seyahat markalarının içeriğe ilişkin bir yöntem olarak kullanmaları için hala son derece düşük maliyetli ve etkileşimli olarak geliştirme anlamında çok fazla zaman da almıyorlar” dedi.

Video içeriği, etkileşimlerde yalnızca benzersiz backlinking bağlantı alanlarını kazanmak için ikinci sırada yer alıyor ve yüksek URL dereceleri elde edilebilir. Ancak raporda, videoların öncelikli olarak marka bilinirliğinin, örneğin; geleneksel SEO metriklerinden ziyade YouTube görünümleri aracılığıyla gerçekleştirilmesinin değeri belirtiliyor.

Kaizen analistleri de içerik manşetlerini ele aldı ve soru olarak yazılanların sosyal medya platformlarında daha yüksek oranda paylaşıldığını buldu. Analiz edilen içeriğin % 13’ü en az bir soru kelimesi içeriyordu ve “nasıl”, SEO’nun oluşturulmasında genel olarak en çok kullanılan ve en etkili olanıydı.

Lang; “Bunun gerçekten ilginç olduğunu düşündük, çünkü bu sadece seyahat içeriğiyle ilgiliydi, yani SEO açısından beklentiniz “ nerede” ya da “ne zaman” olabilir; ancak “nasıl” sorusu en SEO dostu soru” dedi.

TripAdvisor Sosyal Medyaya Odaklanıyor.

Başkan ve CEO Stephen Kaufer, TripAdvisor’ın sosyal bileşenini yüz milyonlarca aylık kullanıcıdan oluşturacağını; onları diğer sosyal medya sitelerinden uzaklaştırmaya çalışmayacağını belirtti.

Phocuswright Araştırma Direktörü Maggie Rauch, TripAdvisor’ın planladığı revizyonun “iddialı” olduğunu ve bunun, birkaç start-up’ın dahil olduğu bir alanda, gezginler için bir sosyal medya sitesi oluşturduğuna dikkat çekiyor ve Bu erken girişimlerde, “tutunma ve para kazanma” ile ilgili sorunlarla karşılaştıklarını söylüyor. TripAdvisor’a göre ise halihazırda var olan büyük bir topluluğa sahip olmasında avantaj var.

“Yine de, gezginler seyahat fotoğraflarını ve videolarını paylaşmak için başka bir sosyal mecra istiyor mu?” Eğer öyleyse, TripAdvisor’ın getirdiği yayıncı içeriği bu boşluğu dolduracak mı?”

Atmosfer Araştırma Grubu Kurucusu ve Sektör Analisti Henry Harteveldt, modern sosyal medya manzarasının yaratılmasına yardımcı olmak için TripAdvisor’a güvendiğini belirtti.

Kendisi; “Tüketicileri otellerin, restoranların ve diğer seyahat işletmelerinin kendi değerlendirmelerini ve yorumlarını incelemeye davet eden ve bir şekilde seyahat sosyal medyasında bir öncü olarak şansı hak eden ilk web sitelerinden biri. Bunu gözden kaçıramayız” dedi.

Yine de şöyle devam etti: “TripAdvisor’ın bu yeni türden platformu Facebook’a çok benzeyen bir görünüm ve his ile oluştururken karşılaştığı zorluk, Facebook’umuzun zaten var olması ve şimdi TripAdvisor 10 yıl ya da 10 yıldan daha fazladır var olan Facebook devrimine giriş yapıyor”

“Bu imkansız bir görev değil; fakat objektif olarak, tüketici davranışında bir değişiklik yapması ve onları teşvik etmesinin çok zor olacağını söylemeliyim” dedi.

Sosyal + etki

Yeni sosyal medya bileşenini duyurmasının yanı sıra TripAdvisor, platforma içerik eklemek üzere gerçekleştirdiği beta testinde 500 marka, influencer ve yayıncıyla birlikte çalıştığını söyledi.

Kaufer; “ne katılım için ne içerik için ödeme yapıyorlar, bunun yerine marka etkisinden yararlanıyorlar” dedi.

Discovery Lifestyle Studios Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Vikki Neil, bunun seyahat kanalının dijital içerik operasyonlarını da içerecek şekilde kanalı platforma çektiğini ve Tripadvisor’In çevrimiçi takibinin çok büyük olduğu belirtti.

Neil; “Bizim için yeni bir platformla denemeler yapmanın ve içeriğimizi benzersiz ve alakalı kitlelere sunmaya devam etmenin harika bir yolu. Bunun gibi yeni ortaya çıkan alanları deneyimlemeye hiç de yabancı değiliz ve Travel Channel’ın marka bilinirliğini TripAdvisor’ın kitlesi arasında nasıl arttırdığını görmeye de istekliyiz” dedi.

Morningstar Kıdemli Hisse Senedi Analisti Dan Wasiolek, TripAdvisor‘ın sosyal bir akış tanıtmak üzere yaptığı bu hamlenin, içeriğinden para kazanmak üzere bir dizi girişiminin bir parçası olduğunu söylüyor.

Wasiolek, son dönemde yapılan kullanıcı deneyimi iyileştirmelerine ve geçen yaz sitenin yalnızca inceleme ve derecelendirmeyle sınırlı olmayan bir rezervasyon sitesi olduğu konusunda tüketicileri eğitmeyi amaçlayan çok yıllık bir TV reklam kampanyasına da işaret ediyor.

Harteveldt, TripAdvisor’ın girişiminin işe yarayıp yaramadığını zaman gösterecek diyor.

“Bunun bir başarı olup olmadığını belirlemenin ne kadar zaman alacağından emin değilim” diyor ve ekliyor: “Altı ay veya daha az mı, yoksa bir yıl veya daha az mı veya yavaş yavaş ve potansiyel olarak birkaç yıl mı? ”

Zaman, TripAdvisor‘ın kendi sosyal medya bileşenini öne çıkaran tek site olup olmayacağını da gösterecektir.

Wasiolek, bir noktada Booking ve Expedia Grup’un benzer platformları tanıtacağına inandığını söylüyor.

“Gerçekten, bu şirketlerin üretmeye çalıştıkları şey, gezginlerin muhtemelen isteyecekleri her şeyi araştırmaları ve rezerve etmeleri için tek bir durak noktası ve bu hedefi geliştirebilecek her şeyin takip edilebileceğini düşünüyorum” diyor.

Harteveldt de gelecekte bir olasılık olduğunu söylüyor, ancak böyle bir platform yaratmak için gerekli yatırımın i yeterince büyük bir getiri sağlayıp sağlayamayacağını sorguluyor.

Ve eğer, TripAdvisor’un rakipleri olan diğer çevrimiçi devler kendi sosyal medya platformlarını tanıtmak istiyorlarsa Harteveldt; “hayatta kalabilmek ve uzun vadede başarılı olmak için birden fazla yer olup olmadığından emin değilim” diyor.

Harteveldt, sosyal platformunun temel olarak “1.0 sürümü” nün tanıtımı yapıldıktan sonra, önünde uzun bir yol var. Özellikle tüketicilere ve içeriklere katkıda bulunacak markaların, diğer sosyal medya sitelerinde büyük ölçüde var olduklarını göz önünde bulundurarak, tüketici kazanmak”çok zor” ve “burada hiçbir garanti yok” diyor.

Ancak, bu yılın sonunda resmi olarak başlatıldığında, aracıların siteyi kendi avantajlarına kullanması için bir aralık görüyor.

Harteveldt; “Bazı seyahat acenteleri için kendi uzmanlıklarını halka açık olarak paylaşabilecekleri daha iyi bir ortam olabilir. Asla bilemezsiniz, belki bazı seyahat acenteleri sonuç olarak bazı yeni müşterileri kazanacak kadar şanslı olacak. Burada bir sürü potansiyel ve fırsat görüyorum” dedi.

Dünya Ekonomik Forumu Seyahat ve Teknolojide Cinsiyet Eşitliği Raporu

Dünya Ekonomik Forumu, Deloitte ve McKinsey & Co. gibi diğer önde gelen kuruluşlar tarafından yapılan araştırmalar, gelişmiş operasyonel ve finansal performans, artan inovasyon ve daha fazlasını gerekçe göstererek, teknolojide cinsiyet çeşitliği ile oluşturulan ekiplerin olumlu etkilerini vurguluyor.

Bu araştırma Phocuswright’ın toplulukta bulunan kadın ve erkeklerin katılımından yararlanarak, kadın liderliğinin teşvik edilmesi söz konusu olduğunda seyahat teknolojisi ekosistemindeki şirketlerin nasıl olduklarını keşfetmesini sağlayacaktır.

Anketin sonuçları, 14 Kasım’da Los Angeles’taki Phocuswright Konferansı‘nda düzenlenen Kadın Liderlere Yönelik Girişim Kahvaltısı sırasında sunulacak ve PhocusWire‘da yayınlanacak.

Phocuswright inovasyona, yaratıcı düşünceye ve güçlü liderliğe bağlı bir endüstri ve toplumun bir parçası. Endüstrinin geleceğe doğru büyümek için en iyi ve en parlak olanının dümende olduğundan emin olması gerekiyor. Aşağıdaki kaynaklar tartışmaya ilginç bir bağlam getiriyor:

Ulusal Kadın ve Bilgi Teknolojileri Merkezi’ne göre, liderlik pozisyonlarında kadınlara sahip olmak, daha iyi takım dinamikleri, daha güçlü finansal performans ve daha yüksek verimlilik ile ilişkilidir.

Deloitte tarafından yapıln “Bilişim Teknolojisinde Cam Tavanı Kırmak” araştırmasına göre, gelişmiş operasyonel ve finansal performans, artan inovasyon ve daha fazlası gerekçe göstererek, teknolojide cinsiyete duyarlı ekipler için bir iş durumu oluşturuyor.

Dünya Ekonomik Forumu‘nun “Geleceğin İşleri 2018” raporuna göre, en çok ihtiyaç duyulan beceriler duygusal zeka, insan yönetimi, karmaşık problem çözme ve eleştirel düşünme becerileridir – ki bu beceriler kadınlara sıklıkla atfedilen becerilerdir.

McKinsey & Co. tarafından “Women Matter: Toplumsal cinsiyet çeşitliliği için iş ve ekonomik durum” araştırması ise yönetici topluluklarında güçlü kadın temsiline sahip şirketlerin, üst yönetiminde kadın bulunmayanlardan daha iyi performans gösterdiğini ortaya koyuyor.

Bu önemli anketi tamamlamak için lütfen 10 dakikanızı ayırın. Sizin samimi yanıtlarınız değerli ve elbette tüm katkılar tamamen anonim kalacak.

https://www.surveygizmo.com/s3/4631297/4fd8f5d46fd7

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe