Sırt Çantalı Gezginden İş Seyahati Gerçekleştiren Birine Seyahat Tavsiyeleri

2 yıldan fazla bir süredir hem sırt çantalı bir gezgin hem de iş seyahatleri gerçekleştiren biri olarak iş seyahatlerinizi son derece rahat bir hale getirecek bazı tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. İş seyahati “Aklı Havada” filmindeki gibi olmak zorunda değil!

1). Yanınıza silindir çanta almayın. Silindir çanta yalnızca düz zeminler için idealdir. Havaalanlarında bulunan ray sistemlerinin kenarları, silindir çantaların raydan çıkmasına neden olmaktadır. Omuza asılabilecek bir sırt çantası ya da spor bir çantayı tercih edin. Ayrıca dağlara tırmanmak için kaçınılmaz olarak işinizden istifa ettiğinizde bacaklarınızı güçlü tuttuğunuza pişman olmayacaksınız. ( İlham almak için bloğumu takip edin.)

2.) Bagajınızı Kontrol edin. ( Bağlantılı uçuşlarda) Sizler, iş seyahatleri gerçekleştiriyorsunuz, umuyorum ki; şirketiniz bagajlarınız için ödeme gerçekleştiriyor ya da bagaj hizmetini ücretsiz almak için yeterince statü sahibisiniz. Kendinize ait bir başüstü dolap bulabilmek için yaşayacağınız stresten kaçınmak adına buna değer. Eğer bağlantılı bir uçuş gerçekleştiriyor olsaydınız, bunu iki kere yapmanız gerekecekti, ayrıca (çantanızı, valizinizi bagaja verdiğinizde) sıvılar için de endişelenmenize gerek kalmaz. Kariyerinin zirvesinde olan orta yaşlı bir iş adamının koridorun başından sonuna kadar telaşla çantasını tıkıştıracak son bir bölme bulmaya çalışmasını gördüğümde gülmekten kendimi alamıyorum. “Beyefendi bunu girişte yapmamız gerekirdi.” ” Hayır teşekkürler mi! ”

3.Uçağa binen en son kişi olun. havayolu firmalarının seçkin elitlere sunduğu erken binişlerin neden bir ödül olarak görüldüğü bana her zaman gizemli gelmiştir. Gerçekten o uçakta kalmak zorunda olduğunuzdan daha fazla kalmak istiyor musunuz? Wifi uçak havalanmadan önce çalışmıyor. Eğer, uçağa binmeden önce oturup beklerseniz biniş sırasında kimse kalmayacaktır. Ayrıca isminizi anons edebilirler. Eğer yakınlarda bir havaalanı barı varsa orada beklemeniz bile daha iyidir!

4.Bir kitap kaydı dinleyin. CNN Havaalanı kanalı gerçekten korkunç. Jack Tapper’ın 1980 Philadelphia Phillies’i (Beyzbol Takımı) ne kadar iyi bildiği hiç umurumda değil. Eğer her sabah bunu dinlemek zorunda kalırsanız kafanız allak bullak olacaktır. Ayrıca, “Bay Peter Smith lütfen en yakın telefona geliniz” gibi bütün o anonsları da duymak istemezsiniz. Birleşik Devletler “sessiz havaalanı” yeniliğini hayata geçirene kadar bu tür seslerden kurtulmaya ihtiyacınız var, bir kitabı kayda alın ve uçağa binmeyi beklediğiniz bütün o zaman boyunca kitabınızı dinleyin.

5.Esnek Ayakkabılar. Kıyafetinize uygun olan ayakkabılarınız mutlaka esnek olmalı. Bağcıklı ayakkabılar artık eskide kaldı. Ayakkabı bağcıklarınızı gerçekten haftada en az iki kere tekrar tekrar düzeltmek istediğinize emin misiniz?

6.Uçakta: Pencere kenarındaki Koltuk. Geoge Clooney yanılıyor. Tuvalete gitmek istediğinizde onlar kalkmalı siz değil! Bu, insanlarda refleks hale gelmeli.

7.Restoran: Koridordaki Koltuk: Birleşik Devletler’de bulunan ana havaalanlarından birindeyseniz, bu düzenli olarak iş seyahati gerçekleştiren biri olduğunuz ve tanıdığınız insanlarla karşılaşacağınız anlamına gelir. Bunu eğlenceli bir hale getirin ve terminal koridoruna bakan bir sandalyeye oturun. Komik şeyler anlatarak insanların ilgi odağı olun.

8.Elektronik Eşyalarınızı Şarj edin. Güne dolu pillerle başlayın. Hatta yanınıza size daha fazla enerji sağlayabilecek harici bir şarj cihazı alın. Anker markası en iyisi.

9. Seyahatinizden beklediğiniz hedeflere verimli bir şekilde ulaşmak için hırslı olmayın.
Beklediğiniz bir telefon görüşmesini havaalanında yapmayı ya da E-postalarınızı uçaktayken takip etmeyi deneyebilirsiniz fakat wifi’ya çokta güvenmeyin; çünkü çalışmayabilir, uçuşlarda gecikmeler yaşanabilir. Seyahatiniz esnasında halletmek istediğiniz diğer işleriniz için çok hırslı davranmayın. Çünkü ” Murphy kanunları” galip gelecektir.

10.Sakin olun ve seyahatinizin tadını çıkarın: Sakin olun, işte budur! Eninde sonunda gideceğiniz yere varacaksınız ve eğer kendinizi bilmediğiniz bir şehrin bilmediğiniz bir havaalanında bulduysanız yalnızca bir seyahatin sağlayabileceği bu benzersiz heyecan için kendinizi şımartın. Macera anlayışınızı asla kaybetmeyin!

Kaynak: Medium

İş Seyahatleri İçin Booking.com Nasıl Tasarlandı ?

Ivan Babko; Uber, Airbnb gibi şirketlerin iş seyahatine yönelmesinden sonra Booking.com için hazırladığı prototip siteyi bizlerle paylaştı.

Ivan Babko Süreci Anlatıyor

İş seyahatleri için bir booking.com tasarlamak adına yola çıktığımızda, bu bize her şeye baştan başladığımızı hissettirdi. Birdenbire kullanımımızda olan servet değerindeki deneysel veriler iş seyahatlerine özel yeni bir uygulama geliştirmeye başlamak için yeterli olmamaya başladı.

Tasarım çalışmalarına başlamak için iş dünyasından kullanıcılarımızın ihtiyaçları, motivasyonları ve son dönemde yaşamış oldukları düş kırıklıkları hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacımız oldu, binamızdan çıkıp onlarla konuşmamız gerekiyordu.

Ön Araştırma

Dünyanın birçok ülkesinde iş seyahatlerinde önemli bir payı olan kullanıcılarla bir dizi görüşme gerçekleştirdik. İş seyahatti gerçekleştiren birçok kişiyle ( stajyerlerden CEO’lara kadar) görüşmeler gerçekleştirirken, bunun yanında onlar için iş seyahatleri organize eden insanlarla da bir araya geldik.

Öğrendik ki; iş seyahatleri için kullanım gerçekleştirenlerin bir takım benzersiz ihtiyaçları ile ilgili ayarlamaların yapılması gerekiyordu. Kendi kendinize tatil için rezervasyon gerçekleştirmek eğlenceli bir meşgale olabilir; fakat bir iş seyahati için rezervasyon gerçekleştirmek işinizin bir parçasıdır ve mümkün olduğunca verimli olması gerekir. İş seyahati için rezervasyon gerçekleştirmek kendiniz için rezervasyon yapmaktan daha fazlasını gerektiriyor.

Şirketler, iş seyahatlerine kimin gideceğine, nereye gideceğine ve bütçe harcamalarının nasıl planlanacağına dair bir bakış açısına ihtiyaç duyuyorlar. Mevcut iş seyahatleri çözümleri, bu gibi ihtiyaçları karşılamak için tatmin edici değil ya da pahalı ve karmaşık.

Bunlar ve kavradığımız diğer birçok şey çalışmalarımızın temelini oluşturdu. Bu bilgiler kullanıcı grubumuzun bilgileriyle sentezlendi ve üzerinde ilerlediğimiz ürün tasarımımıza biçim verdi.

Ürün Vizyonu

Potansiyel kullanıcılarımız hakkında edindiğimiz bilgilerle donanımlı hale geldikten sonra beyin fırtınasına başladık. Amacımız; kullanıcılarımızın hedeflerine başarıyla ulaşmaları için onlara yardımcı olacak vizyona sahip bir ürün yaratmaktı. Yapmış olduğumuz beyin fırtınalarının sonucunda ortaya yüksek seviyeli gereksinimleri olan ve sonrasında taslak planları gözümüzde canlandırabilmemizi sağlayacak olan bir liste çıktı. Fikirlerimizin somut bir sunumu da yatırımcılarla verimli bir görüşme gerçekleştirme imkânı sağladı. Taslak planlar o kadar üst düzeydeydi ki; geçici teknik uygulama ve görsel tasarım ayrıntılarını bir kenara bırakabilirdik; aynı zamanda tasarlanmış olan her ekran görüntüsü, bilgi aktarımı için yeterince ayrıntılıydı.

Beklentileri Karşılayabilecek Temel Özelliklerin Tümüne Sahip Ürün (MVP)

Ürünün sahip olduğu vizyon heyecan vericiydi; fakat bu sadece bir hipotezdi. Sonunda müşteriler için kullanışlı olmayan ve bizim işimize fayda sağlamayan bir ürünü geliştirmek için aylarca zaman harcamak istemedik. Ürünü mümkün olan en kısa süre içerisinde ortaya çıkarmak ve gerçek dünyada kullanımından öğrenmeye başlamak çok önemliydi. Biz zaten booking.com gibi üzerine inşa edebileceğimiz mükemmel bir ürüne sahip olduğumuzu biliyorduk. Bu düşünceyle fikirlerimizi doğrulamak için yeterli olacak asgari bir alan belirledik ve kullanıcılar için ürünün kullanımını ayrıntılarıyla planlamaya başladık.

Ürünün kullanımını tasarlamak bir yap-bozu tamamlıyormuş gibi hissettirdi. İlerleme kaydettikçe tasarım perspektifinden resmin tamamını görebiliyorduk.

Ancak, uygulamayı başlattıktan sonra, bir problem olduğunun farkına vardık, ayrı ayrı tasarlanmış olan taslaklar gerçek bir kullanıcı deneyim hissi yaratmadı. Statiklerdi, bir sayfadan diğerine geçiş ve uygulamanın kullanıcı faaliyetlerine vermiş olduğu yanıt her zaman net değildi. Kendimizi bu detayları hallederken bulduk.

Ayrıca, şimdiye kadar tasarım üzerine aldığımız kararlar için kullanıcıların geri dönüşlerini almak ta çok önemliydi. Ne yazık ki gerçek ürün, geliştirilmenin ilk aşamasındaydı ve müşterilere sunulan taslaklardan kısıtlı bir geri bildirim elde edebildik.

Prototip

1-yAIFpkrWpp9lCnFMX_T55Q

Bu sorunlara karşılık olarak baştan sona kullanıcı akışını taklit eden interaktif bir prototip yarattık. Örneğin; oturum açarak ürün sayfasında gezinmek, işlem e-postalarını görüntülemek, anahtar uygulama özelliklerini deneyimlemek, oturumu kapatmak ve yeniden oturum açmak mümkündü. Bu yolla bir taşla iki kuş vurduk: bizlere ürün geliştirme konusunda rehberlik edecek ve kullanıcılardan üstün kalitede geri bildirim alabileceğimiz bir araç yarattık. Bu aracı yalın tuttuk ve prototipini geliştirmek için çok fazla zaman harcamadık. Basit bir şekilde taslakları HTML dosyalarına yerleştirdik ve onları hiperlinklerle bağlantılı hale getirdik.

Üzerine tıklandığında birçok arayüz görüntüsü gösteren sayfa içi etkileşimler temel java script kodlarının bit’leri tarafından başlatılıyor. Örneğin; kullanıcı seçeneklerin bulunduğu alanda bir seçeneğe tıkladığında arayüz de benzerini yaparak yanıt veriyor.

Önceleri iyi gibi görünen statik model bazı tasarım çözümleri, dinamik prototip içerisinde sunulduğunda çok iyi çalışmadı. Bunu kabul etmek bize ürünü elde etmeden önce tasarım konusunda yardımcı oldu. Ayrıca kullanıcı testlerinin parçası olanlar prototiple daha fazla bütünleşti; çünkü prototip onlara gerçek bir ürünmüş hissini verdi.

Ancak prototipler sınırsız değil. Onlarla kullanılabilir tam gelişmişlik testleri gerçekleştirmek zor. Gerçek gibi görünebilirler; fakat mümkün olan her senaryoyu destekleyecekler diye bir şey yok, bundan dolayı kolaylaştırıcıların, testlerin parçası olan kullanıcıları dikkatli bir şekilde yönlendirmeye ihtiyaçları var. Ayrıca prototipi kalıcı hale getirmek çoğu zaman sıkıntılı bir hale geliyor. Bunu daha kolay bir hale getirmek için üst bilgi, alt bilgi, navigasyon gibi çok kullanımlı parçaları dahili dosyalar içerisinde ayrıştırdık. Bunu statik bir websitesi üreticisi olan Jekyll sayesinde başardık.

İyi haber şu ki; uzun süre sadece prototipe güvenmemiz gerekmedi. Ürün hızla şekil aldı ve kısa zamanda kullanıcılara gerçek bir şeyler sunmamız mümkün hale geldi.

Kullanıcı Geri Bildirimleri

Ürün beklentilerin tümünü karşılayabilecek bir hale geldikten sonra, kullanıcı geri bildirimleri almak daha kolay bir hale geldi. Ürün kamuya açılmaya tamamen hazır hale gelmediği halde, daha önce ürünü test aşamasında kullanmış ve benimsemiş olan insanlardan kullanıcı bilgileri ve geri dönüşler alabiliyorduk. Ayrıca kullanımdan vazgeçenlerin neden vazgeçtiğini merak ettiğimiz için kullanılabilirlik testlerine devam ettik. Ürün bizim kullanımımızda çalışsa bile, kullanılabilirlik testleri boyunca boşlukları doldurmak için prototipi kullanmaya da devam ettik. Prototipte bulunan özellikleri sorunsuz bir şekilde yeni ürüne entegre ettik ve spesifik olarak, oturumu olan kullanıcılar için prototip ve yeni ürünü yer değiştirdik. Bu bize uygulamanın geliştirilme aşamasında olan diğer bölümleri için ve model üzerindeki fikirlerin uygulamaya değip değmeyeceği ile ilgili yardımcı oldu.

Kullanılabilirlik için test ortamımız yalnızca laboratuvardan ibaret değildi, şirket ofislerini ziyaret ettik ve programının nasıl bir performans gösterdiğini gerçek dünyada gözlemledik. Yapmış olduğumuz bu ofis ziyaretleri çok değerliydi, bizlere, kullanıcıların doğal ortamlarında yapmış oldukları gözlemleri kavrama fırsatı sağladı. Onların hangi araçları kullandıklarını, ne gibi geçici çözümler geliştirdiklerini ve ürünümüzün onların iş süreçlerine nasıl uyum sağlayacağını görme şansı elde ettik. Bu kesinlikle altın değerindeydi. Laboratuvar deneyinde başarılı olan bazı aşamalar ofis ziyaretleri sırasında başarısız oldu.

Gördük ki; kullanıcılarımız hayli dikkat dağıtıcı ve yoğun bir ortamda çalışıyorlardı. Karar vermek için harcadıkları zaman çok kısaydı, ayrıca işleriyle alakalı olarak tanıtımı yapılan yeni araçlar konusunda son derece şüphecilerdi. Tüm bunlar kullanıcı planları için özel bir sorun teşkil ediyordu, o da: ürün sayfasıydı. Kullanıcılarımız, ürünün söz verileni yerine getireceğine ve güvenilir olduğuna dair somut delillere ihtiyaç duydular. Herhangi bir taahhüt vermeden önce ürünü keşfetmek istediler.

Ürün Sayfası

Araştırmacılar yeni ürün sayfası tasarımı ile ilgili bilgilendirme yaptı; fakat gözlemlemiş olduğumuz sorunları çözebileceklerine dair doğrulamaya ihtiyacımız vardı. Geri dönüşleri uzak mesafelerden hızlı bir şekilde toparlayabilmek için büyük ölçekli bir anket çalışmasında karar kıldık. Bu, farklı pazarları ve nitel bileşenleri de araştırmaya dahil etmemizi sağladı.

Anket katılımcılarına ürün sayfasının çeşitli versiyonları sunuldu ve onlardan sayfaya tıklayarak göze çarpan öğelerle ilgili yorum bırakmaları istendi. Daha sonra bizlere bir dizi soru yönelttiler. Bu, sayfamıza üye olma olasılıklarını ve tekliflerimizi ne kadar iyi anladıklarıyla ilgili bir ölçüm yapmamızı sağladı. Kullanıcılarımız için En iyi sürüme ulaştığımızı kanıtlamak için anketleri birkaç kere tekrarladık. Yeni bir tasarımı herhangi bir test gerçekleştirmeden kullansaydık ürün lansmanını standartların altında bir sayfayla sonlandırırdık.

Şu anda tam olarak yerinde test edilmiş ve dünyaya tanıtabileceğimiz bir ürünümüz var.

Son Görüşler

Günümüze hızlı bir şekilde dönecek olursak; ürünümüz faal ve çalışır durumda. Temeli oluşmuş ve kullanıcı sayısı giderek artan ürünle ilgili kararlarımızı gelişi güzel deneyler yaparak verebiliriz. (A/B experimentation) Bizi bugün bu noktaya getiren sürece bakacak olursak aklıma gelenler şunlar;

– Belirsiz bir çevrede değişikliklere açık kalmak önem teşkil ediyordu. Sadece ürünün kendisi hakkında değil aynı zamanda ürünü elde edebilmek için de yaratıcı düşünmek zorundaydık.

– Bizler ilk günden ilerlememiz boyunca kullanıcı odaklıydık. Ürün tamamlanmamış olsa bile kullanıcılardan geri bildirim alabilmek için prototipi kullandık.

– Nicel ve nitel araştırma metotlarını kullanarak, dünyanın en iyisini elde ettik. Bu araştırmalar kullanıcı deneyimini sürekli olarak geliştirebilmek için elimizde varolan ve varolacak bir reçete.

Kaynak: Medium

Hamileyken İş Seyahati: Huzurlu Bir Uçuş İçin Öneriler

Çalışan kadınlar için normlar; Facebook tekliflerinden sağlık sigortasının yumurtalıkları dondurma işlemini kapsamasına, özel ayrıcalıklara ve iş seyahati gerçekleştiren kadınlara özel salonlara (Lounge) kadar hızlı bir şekilde değişiklik gösteriyor. (Geçenlerde, “for her” adında bir programı olan ve yalnızca iş seyahati gerçekleştiren kadınların ücretsiz girebildiği; şampanya, masaj gibi hizmetlerin sunulduğu ve kadınlara özgü filmlerin gösterildiği bir salonu olan Hyatt Hotel’ de kaldım.)

Geçen ay A.B.D. Ulusal Havaalanı’nda American Airlines salonunda cilt bakım ürünleri firması Dermologia tanıtım standına rastladığımda şaşırdım. Bu bana iş için seyahat eden kadınlar için zekice düşünülmüş ama onayladığım önemli bir gelişme gibi göründü; bizler yalnızca birinci sınıf (Business Class) uçuşlar için olan salonlarda ESPN spor kanalı ve tuzlu fıstık gibi ayrıcalıklar olmasını istemiyoruz!

İş seyahatlerimde Boston’dan Newyork’a ya da Washington’a uçtuğum zamanlarda, genellikle sabahın erken saatlerinde transfer kullanarak iş için seyahat eden az sayıda kadından biriyim. Deneyimlerime göre iş seyahatleri gerçekleştirenlerin profilleri yeni Amerikan iş gücünden daha çok hala Mad Men dizisindeki gibi görünüyor ve iş için seyahat eden hamile biri ya da yeni bir anneyseniz kendinizi uzaylı gibi hissedebiliyorsunuz. Doğum yaptıktan hemen sonraki yıllardaki iş seyahatlerimde birçok berbat havaalanı tuvaletinde çaresizce fiş arayarak süt sağmak zorunda kaldım, sahip olduğum değerli bebek sütüm Havaalanı Güvenlik Hizmetleri (TSA) tarafından test edildi ve kirletildi (kontamine edildi), hamileyken XRay Cihazından geçemeyeceğim için Havaalanı Güvenlik Hizmetleri tarafından kenara çekildim ve hiç bitmeyecekmiş gibi sorgulandım.

Şu anda iki hafta içinde dünyaya gelecek olan üçüncü çocuğumu bekliyorum ve daha az sayıda olacak uçuşlarım Ağustos ayında başlıyor. Bir yol savaşçısı değilim; fakat yılda yaklaşık olarak 100.000 millik ( yaklaşık olarak 160.000 km) bir uçuş gerçekleştiriyorum.

Kasım ayının 13’ü itibariyle ayaklarım yere bastı. Biliyorum ki sık uçuş gerçekleştirilenler için mil, puan biriktiren seyahat planı teklifleri ve yeniden düzenlemeleri yılsonu itibariyle sona eriyor, bu yüzden mevcut durumuma uygun olan seyahat planlarını aramaya başladım ve gördüm ki eğer bebek sahibi olana kadar puanlarımın, millerimin son kullanım tarihlerini erteletebilirsem uçmaya yeniden başlayabileceğim.

Stop no. 1 US Airways programıydı. Müşteri temsilcisi ve onun şefiyle görüştüm. Görünüşe göre (31 Aralık 2014’ten önce) nitelikli 30. seviyeye ve 2015 için Gümüş tercih konumuna otomatik olarak yükselebilmem için 2 seviye daha atlamam gerekiyor. ( Ancak Müşteri hizmetleri tarafından yapılan bilgilendirmeye göre 1 satın ama işlemiyle 2 seviye birden yükselmeye olanak yok.) Statümü (biriktirdiğim milleri, puanları) beklemeye alın ve böylece mevcut konumumu uçabilecek duruma gelinceye kadar kaybetmeyeyim. Bu politika temelde; bir bebeğim olduğu için uçamayacağım, konumumu kaybedeceğim ve cezalandırılacağım anlamına geliyor.

US Airways telefonda ve yazılı olarak tıbbı izin ve annelik izni için hiçbir istisna yapamayacağına dair beni bilgilendirdi. Onlara 2 seviye birden satın almaktan mutlu olabileceğimi söyledim; fakat bana yapamayacağımı söylediler.

American Airlines’ın annelik politikası yok; fakat 2014 ün sonunda kaybedeceğim konumumu( millerimi, puanlarımı) tekrar satın almama izin verdiler, Virgin America ve Delta’nın da annelik izni ile ilgili bir politikası yok. Denediğim tek Uluslararası Havayolu Şirketi British Airways’in ise resmi olmayan bir politikası var ve bana eğer bir doktordan alınmış belge gönderirsem kullanmadığım puanlarımı,millerimi beklemeye alacaklarını söyledikler ki bu da bana akla uygun geldi.

Us Airways’in ki gibi tepki çeken politikalar kadınları geri plana atıyor. Sık uçanlara özel sunulan konumlar sadece sağladığı faydalardan dolayı değil aynı zamanda hayatı katlanılabilir kıldığı için iyi bir sebepten dolayı iş seyahati gerçekleştirenler için saplantı derecesinde önemli bir konu. Eğer havayolları dünyasında herhangi bir konumunuz yoksa, muhtemelen Chicago’ya o büyük toplantı için kar fırtınasında zamanında ulaşamayacaksınız ya da ailenize kavuşmak için evinize ulaşamayacaksınız. Bu da büyük bir mesele.

Ben sıklıkla US Airways’in sağladığı transferi tercih ediyorum ve uçmak için de tercihimi US Airways’ten yana kullanıyorum çünkü; tercih ettiğim plan birçok uçuşta seviyemi yükseltiyor her ne olursa olsun büyük havaalanlarında yaşanan gecikmelerde ve erken binişlerde bana öncelik sağlıyor. Bu da La Guarida ve Ulusal Havaalanında gecikmelerden dolayı geçirilen korkunç saatleri biraz daha iyi bir hale getiriyor ve ayrıca küçük bir işletmeye sahip olduğum ve iş geliştirmek için sıklıkla seyahat masraflarımı kendi cebimden karşıladığım için, sadakatimin bir göstergesi olarak daha ucuz teklifler için alışverişimi US Airways Premium kart ile gerçekleştiriyorum.

Emziren annelerin uçaktan çıkarılması gibi dikkat çekici örnekler hava yolları tarafından annelere karşı yapılan ayrımcılığın kamuoyunda bilinen ve başı çeken en yaygın örneği; bu da protesto ediliyor; fakat hamilelikleri dolayısıyla uçuş gerçekleştiremeyen Sık Uçanlar Kullanıcısı iş kadınlarının zor kazanılmış millerini, puanlarını silmek daha güç algılanan bir eşitsizlik ve size garanti ediyorum ki birçok hava yolu şirketi bu konu üzerine düşünmeye başlamadı bile.

İş gücünde yer alan kadınların %70’inin 18 yaşın altında çocuklarının olduğunu, hanelerin 2/3’ ünde kadınların ailenin birincil ya da ikincil geçimini sağlayan olduğunu ve hanelerinin toplamının %40’ında aile gelirinde kadının birincil kaynak olduğunu şimdi yeniden düşünme zamanı.

Oradaki anne yol savaşçıları! En kötü geçen iş seyahati hikayeniz nedir? Kaybetmiş olduğunuz puanları, milleri başarılı bir şekilde yeniden iade eden ya da annelik iznini kabul eden hava yolu şirketleriyle çalıştınız mı? Lütfen tavsiyelerinizi paylaşınız.

Kaynak: Medium

Artık Yolcular, Uçuşlarının Rezervasyon Değişikliğini Çevrimiçi Olarak Yapabilirler!

Tatiller erteleniyor, toplantılar yeniden ayarlanıyor. Böyle stresli dakikaların ardından yolcular uçuşlarını değiştirmek için beklemede kalmak istemiyorlar; kafalarının anında rahat bir hale gelmesini istiyorlar.

Yeni Amadeus Bilet Değiştirici (ATC) Shopper sayesinde katılımcı seyahat acentalarının müşterileri çevrimiçi (online) olarak uçuşlarının rezervasyon değişikliklerini herhangi bir gün ve zamanda yapabilirler. ATC paketine yapılan bu son ekleme dünyanın ilk self-servis çevrimiçi rezervasyon değişikliği çözümü.

ATC Shopper kalkış öncesi ve sonrası her türlü bilet ve bilet tarifelerinde değişiklik yapabiliyor. 7 gün 24 saat çeşitli rotalara, gezi planlarına ve tarifelere çevrimiçi erişim sayesinde, müşteriler uçuşlarının rezervasyon değişikliğini kendi kendilerine kolayca ve güvende hissederek yapabilirler, böylesi güvenli olması gerçekten çok iyi. ATC Shopper Çevrimiçi seyahat acentaları için çağrı merkezlerine yapılan aramaların sayısını düşürüyor, hata riskini azaltıyor, müşteri memnuniyeti ve sadakatini de arttırıyor.

Amadeus’un beklentisi ATC Shopper’ın kullanım kolaylığı sayesinde uçuş değişikliklerinin artacağı ve bunun sonucu olarak ta müşterilerine bu seçeneği sunan çevrimiçi seyahat acentalarının kazancının artacağı yönünde.

Amadeus-Services

“ATC Shopper Kişiselleştirilmiş Seyahat Dünyası İçin İleriye Doğru Atılmış Bir Başka Adım”
Ruddy Danielo, Amadeus Ürün Dağıtım Yönetimi Başkan Yardımcısı

“Biz ATC Shopper’ı yarattık; çünkü biliyoruz ki yolcular seyahatlerinde kontrol sahibi olmak istiyorlar ve seyahat acentaları da müşterilerine mümkün olan en iyi deneyimi sağlamak istiyor. ATC Shopper kişiselleştirilmiş seyahat dünyası için ileriye doğru atılmış bir başka adım” diyor Ruddy Danielo, Amadeus Ürün Dağıtım Yönetimi Başkan Yardımcısı.

Doğu Avrupa’nın önde gelen çevrimiçi seyahat acentası “Ticket Travel Network” Amadeus’un “yeni” ATC Shopper eklentisinin işlevselliğini test eden ilk acentalardan biri; “Güncel yenilikçi teknolojiler bizim işimiz için son derece önem taşıyor. Biz işlemlerimizde maksimum otomasyon kullanmaya gayret gösteriyoruz; çünkü acentalarımızın ve müşterilerimizin zamanından tasarruf etmemize imkân sağlıyor, bu da artan kazançla sonuçlanıyor. ATC Shopper’ın yardımıyla birçok biletimizin yeniden satışa çıkma ve sürece dönme işlemini otomatikleştirdik. Biz, Amadeus’un Pilot ATC Shopper eklentisine davet ettiği şanslı azınlıkta olmaktan mutluluk duyuyoruz. Şimdiye kadar müşterilerimizden çok iyi geri dönüşler aldık” diyor Viktor Voitsehovskiy, Ticket Travel Network Ticari Grup Başkanı.

Amadeus bu yeni çözümü dünyada faaliyet gösteren çevrimiçi (online) Seyahat Acentalarına sunmaya hazır.

ATC Shopper; Amadeus bilet değiştime- yeniden satışa çıkarma eklentisi, bilet değiştime- kesintili biletleri değiştirme eklentisi ve bilet değiştime- para iadesi eklentisini de içeren ATC paketine eklenmiş en son eklentidir. Bu dört ürün birlikte müşterilerin isteklerinin verimli bir şekilde dakikalar içerisinde değiştirilmesine ve yönetilmesine imkân vermektedir.

Yeniden fiyatlama, satışa çıkarma, bilet iadesi ya da güzergah değişikliği olsun; Amadeus Bilet değişikliği Paketi, acentaların maliyetlerini düşürmesine ve hızlı bir şekilde müşterilerine olağanüstü bir hizmet sağlamasına yardım etmek için hem çevrimiçi hem de çevrimdışı olarak çalışmaktadır.

Kaynak: Amadeus

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe