IHG, Six Senses Otellerini 300 Milyon Dolara Satın Aldı

Reuters’ın haberine göre InterContinental Otel Grubu, Six Senses Otel Resort Spa’ların marka ve operasyon şirketlerini 300 milyon $ nakit karşılığında satın almak üzere anlaşmaya vardı. Crowne-Plaza ve Holiday Inn zincirlerinin sahibi lüks portföyünü güçlendiren bir hamle gerçekleştirmiş oldu.

Airbnb gibi çevrimiçi kiralama hizmetlerinden kaynaklanan rekabetin baskısı altında olan IHG, Marriott ve Hilton tarafından işletilen genişleyen lüks portföylerle rekabet etmeye yeniden odaklanmak istedi.

IHG’nin toplam lüks otel portföyünü 108.000 oda ile 400 tesise taşıyan anlaşma için CEO Keith Barr; “Six Senses, lüksün en üst kademesinde yer alıyor ve bir süredir hayran olduğumuz bir marka” dedi.

Six Senses 18 yönetim sözleşmesi ile şu anda 16 otel ve tatil köyünü yönetiyor, ve aktif müzakere kapsamında 50’den fazla anlaşma bulunuyor. Maldivler, Seyşeller, Tayland, Umman ve Portekiz’deki Douro Vadisi’nde de mülkleri bulunuyor.

Şirket (IHG), 13 milyon doların üzerinde ücret geliri yaratan Six Senses’i, New York şehrinin Manhattan bölgesindeki West Chelsea bölgesi de dahil olmak üzere, önümüzdeki on yılda küresel olarak 60’tan fazla mülke genişletmeyi beklediğini belirtti.

IHG, özel varlık yönetimi firması Pegasus Capital Advisors’tan satın almanın herhangi bir gayrimenkul varlığını içermediğini ve satın alımdan sonraki dördüncü yıla kadar sermaye maliyetine yaklaşık olarak eşit bir getiri sağlayacağını belirtti.

Engelli Bireylerin Yaşadığı Seyahat Sorunları için Tasarlanan Air-Chair

Birleşik Arap Emirlikleri’nden iki öğrenci tarafından tasarlanan Air-Chair, engelli yolcuların seyahat ederken tüm yolculuklarında tek bir sandalye kullanmalarına yardımcı olan yeni bir konsept parçası.

Engelliler için hava yolculuğu genellikle çok fazla yük ve yorucu olabilen birden fazla koltuk değişikliği gerektirir. Bunu çözmek için, Air-Chair standart uçak koltuklarının üstünde yerleştirilebiliyor ve yolcuların seyahat boyunca yerinde kalmasına izin veriyor.

Tasarımcılar mevcut bir koltuğa kolayca uyabilecek bir sandalye oluşturmak için, Air-Chair’e köşeli bir C şekli verdi. Tekerlekli kısımlar standart uçak koltuğunun altına kolayca otururken, bir kilitleme mekanizması sandalyeyi yerine sabitler ve kullanıcının sağlanan emniyet kemerine erişmesini ve can yeleği için uzanmasını sağlar.

Air-Chair zaten bir konsept parçası olarak tanındı ve James Dyson Ödülünü aldı.

2019’un En İyi 25 Seyahat Girişimi

Start-up’lar, herhangi bir sektörün can damarını oluşturuyor. Dünyada çalışan küçük ekiplerin çabaları ve uzun süredir devam eden sektör dinamiklerini ve inançlarını değiştirme kabiliyetleri sayesinde, teknoloji, yenilik ve ilerleme mümkün oluyor.

Seyahat sektörü de bunun bir parçası olarak, bir yenilik patlamasının ortasında bulunuyor. Yeni dağıtım yöntemleri, temiz ulaşım ve paylaşılan kaynaklar seyahat girişimlerinin büyümesi için aktif bir görünüm yaratıyor.

Seyahat girişimlerine yatırılan miktar, 2017 yılında 8 milyar doların üzerine çıktı. Ayrıca, Phocuswright araştırması, yalnızca 2015 ve 2016 yılları arasında birleşme ve satın alma işlemlerinde toplam 36 milyar dolar fon sağlandığını gösteriyor.

Yatırımcıların yanı sıra, şirketler de daha küçük girişimlerde güç aramaya devam ediyor.

Amadeus, JetBlue Teknoloji Girişimleri ve Ctrip’in Oasis Labs gibi kurumsal inovasyon programları, start-up’lara her zamankinden daha fazla yatırım yapıyor.

2013 yılında bu türden 18 anlaşma yapıldı, 2017’de ise bu sayı 88 oldu. Bazı seyahat sektörleri özellikle aktif; havayolları, 2017 yılında start-up’lara 2016 yılına göre 4 kat daha fazla yatırım yaptı. Yine de, hangi seyahat girişimlerinin başarılı olacağını tahmin etmek karmaşık bir iş. Kabaca % 96 gibi bir başarısızlık oranına sahip sektörde, hangi fikirlerin dayanacak güce sahip olduğunu bilmek genellikle zor.

Yatırımcının ilgisi önemli bir faktör, diğerleri ise B2C’deki kullanıcı çekiciliğinden, stratejik ortaklıklar kapsamına ve ölçeğine, start-up’ın kalabalık bir pazarda dikkat çekme yeteneğine kadar çeşitlilik gösteriyor. Bu zorluğun üstesinden gelmek üzere Phocuswire ve Voyager HQ’daki ekipler rekabetçi ve yüksek nitelikli bir küresel girişim alanını daraltmaya çalıştı.

Voyager’ın geniş seyahat kurucu topluluğunu PhocusWire’ın editoryal objektifi ile filtreleyerek, gelecek yıl ve sonraki yıllarda büyük çıkışlar yapabileceklerini düşünülen şirketler aşağıdaki gibi. 2019’da bu 25’e dikkat edin:

Liste Belirlenme Süreci

Listede yer alan firmaların, önümüzdeki 12 ay içinde, yenilik yapma, müşteri büyümesi ve coğrafi olarak genişleme ve liderlik ekibinin kalitesine bağlı olarak sektörlerinde veya pazarlarında bir fark yaratma konusunda en büyük potansiyele sahip olduğu düşünülüyor.

Nesnel bir sınırlama için; yatırım sağlayanlardan her şirkete önemli miktarda yeni fon sağlama, basın, ortaklık, ürün, ilgi ve satın alma potansiyeli hakkında puan vermeleri istendi.

Liste

1. Airlines Technology
2. Arise Travel
3. Ascape
4. Avisell
5. Beyond Pricing
6. Butler Hospitality
7. Conichi
8. Fairfly
9. GuestReady
10. ICM Hub
11. Journy
12. LuggageHero
13. Lumo
14. Stay22
15. Redeam
16. Sanctifly
17. Shep
18. Sherpa
19. Situm
20. SkyHi
21. Sleepbox
22. SlickSpaces
23. TravelPerk
24. TripTech
25. VoyHoy

Kaynak: Phocuswire

Lufthansa Innovation Hub Uygulaması, Uçakiçi Wi-Fi da Dahil Olacak Şekilde Genişletildi

Lufthansa Innovation Hub tarafından geliştirilen havayolu genelindeki çevrimiçi check-in asistanı olan AirlineCheckins, artık Wi-Fi erişimi de dahil olmak üzere çeşitli yeni özellikler sunuyor.

Bugün, 132 ülkeden 40.000’den fazla kayıtlı kullanıcı, AirlineCheckins aracılığıyla dünya çapında 220’den fazla havayolunda otomatik olarak check-in yapabilir. Bireysel oturma tercihleri, eşlik edilen yolcular ve sık uçuş programına üyelik detayları dikkate alınıyor. Hizmet, çevrimiçi check-in sunan tüm havayolları için veriliyor. Bir kişi AirlineCheckins’e ücretsiz kaydolduktan sonra, manuel check-in yapma konusunda endişe etmesi gerekmiyor.

Haziran ayında iOS ve Android cihazlar için bir uygulamanın başlatılmasının ardından, AirlineCheckins, sık seyahat edenler için daha kapsamlı bir seyahat hizmeti sağlıyor.

Lufthansa Innovation Hub‘daki Girişim Geliştirme ve Proje Yöneticisi Kristian Weymar;” Check-in sık iş seyahatinde olanlara ulaşmamız için açık bir ağ geçidiydi. Şimdi bu sorunu çözdüğümüz için ürün yelpazemizi seyahat zinciri boyunca sistematik olarak genişletiyoruz. İlk başta, havada sınırsız bağlantı ve havaalanı salonlarına durumdan bağımsız erişim gibi seyahat süresinin daha verimli kullanılması üzerinde durulacak” dedi.

2500’den fazla kayıtlı kullanıcının geri bildirimlerine dayanarak, AirlineCheckins’in şimdi üç farklı versiyonu mevcut.

AirlineCheckins Free, her zamanki check-in hizmetini içeriyor ve ücretsiz. Kayıtlı kullanıcılar için otomatik olarak check-in yapılıyor.

AirlineCheckins Basic, sınırsız sayıda otomatik check-in ve gerçek zamanlı uçuş bilgileri ve güncellemeleri içeriyor. Paket üç ay boyunca 4,99 € tutuyor ve sürenin sonunda otomatik olarak sona eriyor.

Sınırsız sayıda check-in ve gerçek zamanlı uçuş bilgisine ek olarak, üçüncü seçenek olan AirlineCheckins Plus, iki ek değer içerir. İlk olarak, kullanıcılar Air France, Eurowings, KLM, Lufthansa, SWISS ve American Airlines dahil dünya genelinde 36 havayolunun yanı sıra dünya çapında 42 milyon Wi-Fi etkin noktasında sınırsız Wi-Fi erişimine sahip. Bu, iPass ile kurulan bir ortaklık tarafından sağlandı. Bir müşteri bir Plus paketini seçip ödedikten sonra, iPass uygulaması aracılığıyla Wi-Fi ağlarına uçmak için kullanabilecekleri bir kullanıcı adı ve otomatik olarak oluşturulan şifre ile bir onay e-postası alacaklardır. Alternatif olarak, mevcut iPass kimlik bilgilerini kullanabilirler.

İkincisi, Plus kullanıcıları, dünyanın en yoğun havalimanlarında yer alan 370’den fazla lounge alanına girişte% 20’ye varan indirim kazanacak. Salonlar, bağlı sık seyahat programları için üyelikten veya durumdan bağımsız olarak kullanılabilir.

AirlineCheckins Plus seçeneği toplam üç ay için 29,99 € tutarındadır ve otomatik olarak sona erer. İlk aşamada, kullanılabilirlik 2.222 kullanıcı ile sınırlı olacaktır. Herhangi bir değişiklik yapma veya paketleri test aşamasının ötesinde sürdürme kararı tamamen kullanıcı geri bildirimlerine bağlı olacaktır.

Sabre, 2019 Yılında 4 milyar Dolara Yakın Gelir Edeceğini Öngörüyor

Sabre, % 4,8 artışla gelirinin 923,9 milyon $ ‘a ulaştığını, net gelirinin ise % 3 artışla 4. çeyrekte 84.4 milyon $’ a ulaştığını açıkladı.

Şirketin Genel Müdürü Sean Menke, son çeyrek ve tüm yıl için “güçlü finansal performansı”nı, 2018 yılının başında ortaya koyduğu stratejiye bağladı.

Operasyon geliri, 2017 yılındaki aynı çeyreğe göre % 10 azalarak 121 milyon $’a düştü. Düşüş, Travel Network teşvik giderlerinde ve yüksek itfa ve amortisman maliyetlerinde bir artışa neden oldu. 2018 yılının tamamı için % 7,5 artışla gelirler 3.867 milyar dolara yükselirken, net gelir% 39.2 artarak 337.5 milyon dolara ulaştı.

Travel Network işinde, Sabre’nin özellikle Kuzey Amerika ve Asya-Pasifik bölgesinde küresel rezervasyon büyümesine ve ortalama rezervasyon ücretindeki artışa bağlı olduğu çeyrek için% 7.5 artışla gelir 665.2 milyon $ ‘a ulaştı. Airline Solutions işletmesi 201,9 milyon dolar gelir ile % 1,7 düşüş kaydetti. Sabre, düşüşü hem yolcu dşüşüne hem de ABD’deki ASC 606 muhasebe standardının etkisine bağlıyor. Kazanç açıklaması esnasında Farelogix’in satın alınması üzerine yorum yapan Menke, Adalet Bakanlığı’ndan bilgi almak için ilave bir taleple satışın yıl sonuna kadar kapanmasının beklendiğini söyledi.

Menke, satın almayı şirket olarak gelişim açısından “söylediklerini uygula, lafta bırakma” olarak nitelendirdi.
Ayrıca Sabre’nin tedarikçileri ve acenteleriyle çalışma sorumluluğundan bahsetti ve “teşvik edici olmayan; ancak teknoloji tarafından yönlendirilecek” olan daha dengeli bir diyaloğa da işaret etti.

Menke ayrıca, hali hazırda yenilenen toplam sözleşme değerinin% 94’ü ile havayolu çözümleri için şirketin sağlıklı sözleşme yenileme pozisyonuna da değindi. Menke, bazı rakiplerin can sıkıcı “daha ağır yenileme” süreçleri yaşayabileceklerini; ancak Sabre’nin halihazırda 2023’e kadar sözleşme yapılmış olan toplam havayolu çözümleri gelirinin % 75’ine sahip olduğunu ekledi.

Konaklama Çözümleri Geliri, SynXis rezervasyon sisteminden gelen iyi bir gelir artışıyla% 3.8 artışla 66.7 milyon $’a yükseldi. 2019’da otelcilik bölümündeki büyüme oranları, Sabre’nin daha büyük müşterilerinden ikisinin satın alınmasından etkilenebilir.

Menke; “2019’daki yıpranma oranı, tarihsel olarak gördüğümüzün iki katı. İlerlememiz 2019 yılı beklentilerimiz için bana güven veriyor” dedi.

Sabre, 2019’da gelirlerinde% 6’ya varan bir artış göstererek 4 milyar doların üstüne çıkacağını öngörüyor.

EasyJet, Uygulamasına Bagaj Boyutu Kontrol Özelliği Ekliyor

EasyJet, müşterilerine havaalanına gitmeden önce kabin bagajlarının boyutunu kontrol etmelerini sağlayan bir tarama özelliği sunan ilk İngiliz havayolu oldu.

EasyJet, teknolojinin müşterilere el bagajlarının boyutlarını kontrol etmek için bir yöntem ve havaalanına gitmeden önce onlara “gönül rahatlığı” sunacağını belirtti.

Ağırlık sınırlaması olmayan ve web sitesinde görüntülenen kabin bagajları için izin verilen boyutlara istinaden easyJet, müşterilerinin kabin için bagajlarıyla seyahat edip edemeyecekleri konusunda onlara daha kesin bir güvence vermek istediğini söyledi.

Bu yeni uygulama özelliği, müşteriler için kapıda alınamayan standarttan büyük boy bir bagaj için ek masraflarla karşı karşıya olma ihtimalinin daha düşük olacağı anlamına da geliyor.

Çanta tarama özelliği, Apple’ın ARKit 2 teknolojisini kullanıyor ve easyJet’in şu anda 30 milyon indirme işlemini aştığını söylediği easyJet’in iOS uygulamasında da kullanılabiliyor.

Uygulama, müşterilerin akıllı telefon kameralarıyla birleştirilmiş artırılmış gerçeklik teknolojisini kullanarak (iPhone 6S’den itibaren) çalışıyor. Tarama, ekran üzerinde telefonun kamerasıyla birleştirildiğinde kabin çantasını boyutlandıran ve maksimum boyutlara uyup uymadığını gösteren 3D bir kutu sunuyor.

EasyJet Dijital Deneyim Başkanı Daniel Young; “Müşterilerimiz için birlikte uçarken sunduğumuz seyahat deneyimini iyileştirmenin yollarını sürekli araştırıyoruz ve bu yeni teknoloji bunun mükemmel bir örneği. Müşterilerimize havaalanı deneyiminden stresi çıkarmaları için ihtiyaç duydukları araçları sağlamak üzere sektör lideri mobil seyahat uygulamamızın kalbine yenilik getirmeye devam ediyoruz. Bu en son teknolojiyi kullanmak, seyahate hazırlanmayı kolay ve eğlenceli hale getiriyor” dedi.

EasyJet özelliğini geliştiren Travel Partners Solutions Başkan Yardımcısı Cormac Reilly ise; “Kitle gittikçe artan şekilde seyahat deneyimlerini geliştiren dijital çözümler talep ediyor. Bu nedenle easyJet’in yenilik bariyerini bir kez daha zorlamaktan dolayı heyecan duyduk. Bu benzersiz artırılmış gerçeklik özelliğini uygulamaya dahil ederek, easyJet beklenmeyen bagaj sorunlarını azaltacaktır. Bu gibi geliştirmeler, easyJet’in dijital inovasyonda lider olarak öne çıkmasına ve 30 milyon uygulama indirilmesi gibi dev bir aşama kaydetmesine yardımcı oluyor” diyerek ekledi.

American Airlines Yeni Lüks Seyahat Kitlerini Tanıttı

American Airlines, yeni ve geliştirilmiş seçkin kitler geliştirmek için önde gelen yaşam tarzı ve cilt bakım markalarından bazılarıyla işbirliği yaptı. Bu yılki kitler, öncelikle sık uçanlar ve ticari sınıfta seyahat gerçekleştirenlerin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak özel olarak tasarlandı ve Şubat ayının ortasından itibaren sunulmaya başlandı.

Kitler, Bu Ground, Athletic Propulsion Labs ve STATE Bags ile birlikte tasarlandı ve Allied of Skin, Zenology ve California Baxter gibi markaların ürünlerini içeriyor. Renkler ve ürünler kabine bağlı olarak değişiyor; ancak her kit bir göz bandı, kulak tıkacı, diş fırçası ve diş macunu gibi temel ihtiyaçları içeriyor.

American Airlines Küresel Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Janelle Anderson, “American Airlines, özellikle uzun mesafeli uçuşlarda müşterilerimizin seyahat deneyimini daha rahat ve eğlenceli hale getirmek için her zaman yenilik yapmanın yollarını araştırıyor. Bu yılki kitlerde yaptığımız değişiklikler, müşterilerimizin seyahat ederken neyin değerli olduğuna ve neyi arzu ettiklerine dair geri bildirimlerinden kaynaklandı. Amacımız, keyifli ve dinlendirici bir seyahati sağlamak ve yeni kitlerimiz ve genel marka deneyimimiz faaliyetimizin heyecan verici bir parçası. Bu markalarla ortaklık kurmaktan ve müşterilerimize taze ve modern seçkin uçak içi ürün koleksiyonu sunmaktan heyecan duyuyoruz” dedi.

Dahası, American Airlines, tamamıyla yatırılabilen koltuklar, uluslararası Wi-Fi, uçak içi eğlence, canlı televizyon yayını ve daha sağlıklı çağdaş yiyecek ve içecek seçenekleri ekleyerek, kendi kabin içi ürününe yatırım da yaptı. Ayrıca, John F. Kennedy Uluslararası Havaalanı’nda birinci sınıf ilk restoranını, Los Angeles Uluslararası Havaalanı, Miami Uluslararası Havaalanı ve Chicago O’Hare Uluslararası Havaalanı‘nda birinci sınıf yolcu salonlarını da açtı. Başka bir yolcu salonu da yakında Dallas Fort Worth Uluslararası Havaalanı‘nda açılacak.

Nice Côte d’Azur, Apple Haritalar’da Detaylı Terminal Haritaları Sunan İlk Fransız Havaalanı Oldu

Nice Côte d’Azur Havaalanı, Fransa’da Apple Haritalar’da detaylı terminal haritaları sunan ilk havaalanı oldu ve yıllık 14 milyon yolcuya havaalanında gezinirken yeni ve güçlü bir araç sağlamış oldu.

Yolcular, iPhone veya iPad’lerinde Apple Haritalar kullanarak, yakındaki restoranları, mağazaları, bagaj teslim noktalarını, güvenlik kontrol noktalarını ve tuvaletleri bulmak dahil olmak üzere uçuşlarından önce havaalanındaki yolculuklarını planlayabilirler.

Mekan içi konumlandırma, yolculara terminal içinde bulundukları yerin anında görünmesini sağlar ve bu da gitmeleri gereken bir sonraki yere ulaşmalarına yardımcı olur.

Apple Haritalar‘daki Nice Côte d’Azur Havaalanı Terminal Haritaları, açılan yeni mağazaların eklemesi de dahil olmak üzere doğruluk sağlamak için düzenli olarak güncellenecektir.

Nice Côte d’Azur Havaalanı Yönetim Kurulu Başkanı Dominique Thillaud; “Sadece Fransa’da bu canlı, çok dilli konum belirleme çözümünü yolcularımıza sunan ilk havaalanı olmaktan gurur duymuyoruz – aynı zamanda bağlantıdaki gezginler için giderek daha sorunsuz ve zahmetsiz bir dijital deneyim sunmanın şart olduğu konusunda da ikna olduk” dedi.

Bu yenilik, Nice Côte d’Azur Havaalanı’nın daha yumuşak bir yolcu deneyimi sunmak üzere daha geniş politikasının bir parçasını oluşturuyor. Seyahate çıkmadan önce, gezginler havaalanı web sitesini veya uygulamasını trafik kontrolü, kalkış terminallerini bulma, park yeri rezervasyonu (Tıkla ve Park et) ve güvenlik kontrol noktasına hızlı bir şekilde erişmek için kuyruğa girmeden geçiş satın alma gibi son dakika hazırlıkları için kullanabilirler. Ayrıca, uçağa binmeden önce terminallerin mağazalarından alışveriş yapabilir ve topladıkları puanları dönüşlerinde kullanabilirler.

İstanbul Havalimanı, Kusursuz Bir Seyahat Deneyimi için Yeni Mobil Uygulamasını Tanıttı

İstanbul Havalimanı, yolcular için “stressiz” bir deneyim sunmayı hedefleyen yeni mobil uygulamasını tanıttı. Uygulama, yolculara gerçek zamanlı seyahat bilgileri, iç mekan navigasyonu, Wi-Fi erişimi, mağazalar ve yiyecek ve içecek satış noktaları hakkında bilgiler ve ulaşım seçenekleriyle ilgili ayrıntılı bilgiler gibi çeşitli özellikler sunuyor.

Uygulama hem App Store’da hem de Google Play’de mevcut. Havaalanına gelen ziyaretçiler, giriş yaparak, “Ücretsiz Wi-Fi” hizmetini de kullanabilirler.

Yeni mega merkez için altyapı ve BT sağlayıcısı olan İGA Systems tarafından geliştirilen uygulamada, terminalde görülmesi beklenen diğer teknik özelliklerden bazıları arasında hızlı geçiş sistemleri, akıllı park sistemleri, yeni nesil sadakat yönetim sistemleri, kayıp ve bulunan yazılımları ve diğerleri arasında bir apron kartı başvuru portalı da bulunuyor.

Daha önce yapmış olduğu bir açıklamada, İGA Systems Genel Müdürü Ersin İnankul; ““İstanbul yeni havalimanında yolcu memnuniyetini en üst düzeye çıkarmak için kullanılacak mobil uygulamalardan, havalimanı güvenlik sistemlerine, havayolları mesajlaşma platformundan, ortak karar verme sistemine kadar birçok yazılımı hayata geçirdik.

Dünyanın ilk havalimanı veri merkezi, ülkemizin ilk sanal kule uygulaması ile yerli robot, insansız yolcu taşıma araçları gibi güncel teknolojik sistemler üzerinde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Burada ürettiğimiz yerli ve millî teknolojiler, tüm dünya havalimanları için örnek olacak nitelikte” dedi.

İGA Havaalanı İşletmeciliği, yeni İstanbul Havalimanı’nın 3 Mart 2019’da tamamen faaliyete geçeceğini ve başlangıçta yılda 90 milyon yolcunun ağırlanabileceğini ve inşaatın tüm aşamalarının tamamlanmasını takiben bu sayının 200 milyona ulaşabileceğini açıkladı.

Sunexpress, Immfly’nin Dijital Platformuyla Uçak İçi Deneyimini Geliştiriyor

SunExpress, yeni bir uçak içi eğlence sistemi (IFE) olan “SunExpress Entertainment” ı başlatmak üzere Immfly ile ortaklık kurdu. Duyuru, iki tarafın Connectivity and IFE Business Case Summit’te ortak bir sunum yapacakları Dublin’de gerçekleşen Future Travel Experience Europe & Ancillary’nin ilk gününde gerçekleştirildi.

SunExpress Entertainment, Boeing 737-800NG ve MAX uçağı filosuna yayılacak ve yolcuların kişisel cihazlarından erişilebilir olacak.

TV şovları, filmler, müzik, oyunlar, gazete ve dergilerin yanı sıra çocuklara yönelik içerikler gibi çeşitli eğlence seçenekleri de uçak içinde mevcut olacak. Diğer özellikler arasında 3D uçuş haritası ve yerel hava durumu tahminleri yer alıyor. İçeriğe erişmek için, yolcuların cep telefonlarını, tabletlerini veya dizüstü bilgisayarlarını kullanarak Immfly ağına bağlanmaları yeterli.

Immfly Müşteri ve İçerik Sorumlusu Vincent Tomasoni; “Eğlence ve uçuş bilgileri sunmanın yanı sıra, Immfly, dijitalleşme stratejilerini mükemmel bir şekilde yerine getirmek ve SunExpress yolcularının uçak içi deneyim dahil olmak üzere kesintisiz dijital yolculuğun tadını çıkarmalarını sağlamak için SunExpress ile yakın bir şekilde çalışıyor” dedi.

“Destinasyonunuz” (Your Destination) özelliği, yolculara tatillerinde nereye gidecekleri ve ne yapacakları ile ilgili ipuçları sunacak ve havayolu şirketinin Yiyecek & İçecek ve gümrüksüz satış katalogları SunExpress Entertainment platformunda mevcut olacak. Yolcular elektronik cihazlarını kullanarak seçim ve ödeme yapabilecekler.

SunExpress Ticari Direktörü Peter Glade; “Gelecekte uçak içi eğlence sistemimizde Immfly ile birlikte çalışacak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Misafirlerimizin deneyimi bizim için çok büyük önem taşıyor; bu nedenle de ek hizmetler doğrultusunda farklı bir eğlence programı sunmak için Immfly gibi güçlü bir ortağa ihtiyacımız var” dedi.

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe