Uber ve Airbnb İş Seyahatinde Devrim Yaratıyor

İş seyahatlerini hayal ettiğinizde muhtemelen et lokantalarını, sarı taksileri ve lüks otel suitlerini düşünürsünüz. Mesela, üç parçalı takımının içinde, deri evrak çantası taşıyan ve Fontainebleau’daki havuzun yanında yeni bir müşteriye adım atarken Lucky Strike sigarasını içine çeken (Mad Men karakteri) Don Draper gibi.

Ne yazık ki gider yönetimi şirketi Certify’ın sunduğu yeni veriler, dijital teknoloji, kolaylık, hız ve fiyatın etkisiyle, sevimsiz ve daha hummalı bir iş seyahati deneyiminin Amerika’yı ele geçirdiğini ileri sürüyor.

10 milyondan fazla işlemden alınan fatura bilgilerini analiz eden bu veriler, Uber ve Airbnb’nin ulaşım ve konaklama seçenekleri olarak sarı taksilerin ve otel zincirlerinin yerini aldığını gösteriyor. Uber, 2016’daki tüm işlemlerin %6’sına tekabül ederek bu yılın en çok tüketilen tedarikçisiydi- Certify’ın fatura verilerini derlemeye başladığı 2014’ün ilk çeyreğinden beri ilk kez birinci olma onuruna erişiyor.

Yıldan yıla Uber işlemleri yüzde 254 büyüme gösterdi. Araç paylaşımı uygulaması, Certify tarafından kaydedilen tüm kara taşımacılığı işlemlerinin %52’sini temsil ediyor. Bu sırada genel sarı taksi işlemleri ise, 2014’ten bu yana yüzde 37’den fazla düşüş göstererek kayıtlı tüm sürüşlerin yüzde 11’ine geriliyor. Binicilerin harcamalarına göre, sürüş başına ortalama maliyet Uber ile 24.75 dolar iken, bir takside 34.62 dolar ve Lyft ile ise 24.99 dolardı.

Certify’ın CEO’su Bob Neveu “Dönemden döneme araç paylaşımı birleşik büyümeye devam ediyor” diyor. “Taksiler ise pastadaki payını kaybetmeye devam ediyor ve bana öyle geliyor ki, Uber ve Lyft uygulamaları iş seyahati deneyiminin içkin bir parçası haline geliyor. Bir düşünün: Biniş kartlarınız her zaman telefonunuzda,bunların çıktısını alan kaç kişi kaldı? Taksiler de telefon arayüzüne girmenin bir yolunu bulmalılar”.

Bundan önce Starbucks en çok tüketilen işletme onuruna sahip olmuştu. Ancak, Starbucks (American Airlines ve Delta ile bağlantılı) en son raporda tüm işlemlerin yüzde dördünü temsil ediyordu.

Konaklama Deneyimi

Konaklama cephesinde ise Airbnb, 2014’ten beri işlem büyümesini yıldan yıla iki katına çıkardı. Airbnb tüm konaklama işlemlerinin sadece %0.27’sini temsil ediyor rağmen, konaklama piyasası oldukça doymuş durumda. Örneğin, kategorinin lideri Hampton Inn tüm konaklama işlemlerinin yüzde 8.8’ini temsil ediyor. Verilere göre, Airbnb uzun süreli yolculuklarda kategorinin kazananı oluyor. Ortalama Airbnb faturası 4.51 gece kaydederken, ortalama otel faturası 2.58 gece kaydediyor.

“Şirketler özellikle uzun süreli ve geniş gruplu konaklamalar için  insanların Airbnb kullanmasına izin veriyor” diyor Neveu, “Bir fuara gidip, dört gece kalacak ve de suitinizde toplantılar yapacaksanız eğer, böyle durumlarda çok fazla Airbnb kullanıldığını görüyoruz. Bir gecelik kalışlarda ise otel rezervasyonları yapıldığını, çok fazla Airbnb kullanılmadığını gözlemliyoruz. Ancak, bir gecenin ya da iki gecenin ötesine geçildiği durumlarda yine Airbnb’yi görüyoruz”.

Et Lokantalarını Unutun

Eğer çoğu iş seyahati yemeklerinin güzel restoranlarda yendiğini düşünüyorsanız, müthiş bir şekilde yanılıyorsunuz. 2016’nın son çeyreğinde, yemek tabanlı tüm işlemlerde yüzde 5.1’i ile en çok Starbucks yemeği tüketiliyordu (yıllık veri mevcut değil). Muhtemelen Starbucks’ın sadece kahve için tüketildiğini düşünüyorsunuz. Evet bazı toplam fatura değerleri kahveyi dahil etse de, Certify tarafından çetelesi tutulan Starbucks faturalarının ortalama 12.62 dolar olduğunu görüyoruz. Bu durum ise bu yolcuların kahve ve yiyecek aldıklarının bir göstergesi. Çünkü bir Starbuck kahvesi pahalı olsa bile, 12.62 dolar tutarında pahalı değil.

Çeyrek dönemlik verilere göre, McDonald’s, Panera Bread ve Subway en çok ziyaret edilen restoranlar arasında sıradaki yerini alıyor. Neveu “Her zaman fast food ve hızlı servis restoranlarının iş seyahati yemeklerini ele geçirme şekline şaşırmışımdır” diyor, “Birisi ‘iş seyahati’ dediğinde 50 dolarlık biftekler ve müşterileri yemeğe götürmek aklınıza gelir, fakat gittikçe daha fazla insan trenleri yakalamaya çalışarak kendi başına seyahat ediyor ve hızlı servis restoranları ise bu durumu kolaylaştırıyor”.

Bu tabloya bakınca, muhtemelen Don Draper’a çok yüklenilmiş ve cesareti kırılmıştır.

Girişimcilerin, İş Seyahatleri Sırasında Farkındalık Yaratabilecekleri 8 Yol

Bir iş seyahatinde bulunduğunuz sırada farkındalık sergilemek mümkün müdür? İster kendi aracınızla ister uçakla seyahat ediyor olun, iş amacıyla seyahat ederken o anda bulunmayı seçmek, her şeyden daha stresli görünebilir. İş seyahatleri, stres yaratan birkaç faktörü belirtmek gerekirse; rötarlı uçuşlar, trafik sıkışıklıkları ve uzun kuyruklarla doludur. Bütün bunlar meydana gelirken o anda bulunmayı nasıl başarabilirsiniz?

Henüz farkına varmamış olsanız da şu sırada anın içinde bulunuyorsunuz. Farkındalık, herhangi bir önyargı olmaksızın gözlemlenen ana açık bir dikkati yöneltme davranışıdır. Tek yapmanız gereken, şu anda ne olup bittiğine dikkat etmek ve ona tutunmak. Ve yeni deneyimleri kucaklamak için seyahat ettiğiniz zaman aralığından daha iyi bir zaman yok. İşte, zihninizin sürekli olarak hareket halindeki tarafını, anda bulunmak ve çevrenizde gerçekleşen şeylerden gerçekten zevk almak için yapmanız gerekenler:

  1. Şeffaf düşüncelere sahip olduğunuzu hayal edin.

Her şeyin ters gittiği, sabahın erken saatlerindeki bir uçuşu gözlerinizin önüne getirin. TSA kuyruğu öylesine uzun ki neredeyse uçuş öncesi sürenizi kaybetmenize yol açıyor, Starbucks’ta verdiğiniz sipariş berbat oluyor ve önünüzdeki koltuk sırasında bulunan bir çocuk ağlıyor. Zihninizdeki düşüncelerin hayal kırıklıklarıyla dolu olduğunu söylemek muhtemelen doğru olacaktır.

Ancak, herkes ne düşündüğünüzü görebiliyor olsaydı, negatif düşünmeyi sürdürür müydünüz? İşte tam da bu noktada, sosyal psikolog olan ve farkındalık taşıyan yönetim oluşturma alanında doktorası bulunan Dr. Ellen Langer tarafından ileri sürülen bir taktik olan şeffaf düşünceler devreye giriyor.

Langer, insanların neler düşündüğünüzü görebiliyor olması halinde kötü düşünceler oluşturmayacağınızı belirtiyor. Bunun yerine, her şeyi başka bir bakış açısıyla anlamaya çalışacağınızı söylüyor. Şeffaf düşünme, size sıkıntı veren her şeyi bir trajedi ya da rahatsızlık olarak kategorize etmek anlamına geliyor. Eğer Starbucks’ta siparişiniz doğru alınmadıysa, bunun bir trajedi mi, yoksa bir rahatsızlık mı olduğunu kendinize sorun. Bu durum uçuşunuzu kaçırmanıza ya da gününüzün tam anlamıyla berbat olmasına sebep olmadığı için, bunu bir rahatsızlık olarak hanenize yazabilirsiniz.

  1. Beklediğiniz zaman aralıklarını değerlendirin.

Amerikalılar, her yıl yaklaşık 37 milyar saati, kuyruklarda beklerken harcıyor. Kısa bir süre için dahi olsa beklemek; can sıkıntısı, sabırsızlık ve bir umutsuzluk sancısı gibi duygularımızı canlandırıyor. Farkındalık o anda bulunmak anlamına gelirken ve siz sırada kısılıp kalmışken, yaşam yanı başınızda akıp gidiyormuş gibi hissetmeyi nasıl durdurabilirsiniz?

Beklemelerinizi değerlendirmeyi öğrenin. Sizden yapmanızın beklendiği tek şeyin tam olarak o anda orada bulunmanız olduğu yerlerde anın tadını çıkarın. Hızlıca geride bırakmış olabileceğiniz detaylara odaklanın ve her yerde yapabileceğiniz yegane farkındalık eyleminin tadını çıkarın: Nefes alın.

  1. Nefes alın.

Nefes almak neden hala en çok denenen, hakiki bir farkındalık egzersizi olma niteliğini koruyor? Psychology Today’de bilim yazarı olan Jay Dixit, bu durumu nefesin her zaman sizinle olduğu cümlesiyle özetliyor. Nefes almaya odaklanarak şimdiye adapte olur ve şimdiki zaman ile bir bütün haline gelirsiniz.

Nefes almanın evrensel doğası, nefes alıp vermek için duraklayamayacağınız hiçbir yerin ya da durumun var olmadığı anlamına geliyor. Nefesinize odaklanın. Gözlerinizi kapayın ve yavaşça nefes alıp verin. Ciğerlerinize giren ve ciğerlerinizden çıkan havanın verdiği hisse dikkatinizi verin. Bedeninizi gevşetin ve nefes alış verişinizin ritminin tadını çıkarın.

  1. Yemek yemeden önce düşünün.

Bir iş seyahati diyeti, hayatınızı en iyi biçimde sürdürmenin pek de gerçek bir örneği değildir. İster havalimanı terminalinde lattelere ve atıştırmalıklara dadanıyor, ister zincir restoranlarla çevrili bir otelde kalıyor olun, tıkınmak saçmalık derecesinde kolay.

Yemek yeme eylemi, büyük bir farkındalık fırsatı ve bilinçli ya da bilinçsiz olarak gerçekleştirilmesi mümkün. En yoğun günlerde bile, dikkat dağıtan hiçbir dış etken bulunmadan yemek yemek için zaman ayırın. Yemeği nasıl tükettiğinize dikkat edin. Yediğiniz lokmalar büyük mü, yoksa küçük mü? Yemeğin dokusu nasıl? Ne zaman yemek yediniz? Nasıl yemek yediğinize daha yakından bakarak, kendinize yemeğe odaklanma ve bu deneyimin bulanık bir hale gelmesini engelleme şansı vermiş olursunuz.

  1. Yapılacak işlerin listesini yapmaktan kaçının.

Yapılacak işler listelerini büyük bir hevesle yapanlar için bu, kulağa kötü bir öneri gibi gelebilir. Ancak Langer, yapılacak işler listelerinin, içerdikleri çoğu ögenin o anda gerçekleştirilmemesinden dolayı farkındalık taşımaktan ziyade düşüncesizce olduğuna dikkat çekiyor. Bu listeleri üstü çizilecek bir şey olarak görmekten ve sadece o anda elde edilebilecek niteliksel bilgileri gerektiren bir şey olarak ele almaktan kaçının.

  1. Günlük tutun.

Eğer bir günlüğünüz yoksa, günlük tutmaya başlayın. Güne kısa bir yazı yazarak başlayın ya da günü, akşam olduğunda, gezi boyunca ortaya çıkan olaylara dair kendi iç diyaloğunuzla tamamlayın. Hafta süresince unutabileceğiniz algısal detayları kaydetmeye odaklanın ve düşünceleriniz ile duygularınızın üzerinden geçin. Günlüğünüzü, gezerken, yazmayı sürdürmek adına bir hatırlatıcı olarak çantanıza atın.

  1. Hareket etmek için kendinize zaman tanıyın.

Farkındalık ve egzersiz yapmak, amaca dikkat vermek vücudunuzun her bir parçasına dikkat vermek anlamına geldiği için mükemmel bir ikili olma özelliğini taşıyor. Sizi rahatlatan ve tazeleyen basit bir rutin oluşturun. İş amacıyla seyahat eden çoğu insan, yakınlarda yedek bir yoga matı ya da ağırlık seti taşımıyor olacaktır; bu nedenle kan akışınızı hızlandırmak için esneme hareketlerini, tempolu yürüyüşü ve yogayı içeren birkaç kolay egzersiz fikri işinize yarayacaktır.

  1. Düşünceli iltifatlarda bulunun.

Saat geç olmuş ve eve dönüş uçuşunuz iptal edilmiş. Havalimanındaki müşteri hizmetleri temsilcisiyle bir sonraki uçuş için rezervasyon yaptırmaya çalışıyorsunuz. Temsilci, size bir yer bulabilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor, ama yaşadığınız hayal kırıklığı sabrınızı zorluyor. Siz de bir an için nefes alış verişinize odaklanıyorsunuz.

Temsilcinin yakasındaki isimliğe bir bakış atıyorsunuz ve hemen yanında duran bir rozet dikkatinizi çekiyor. Rozetin ananas şeklinde olduğunu görüyorsunuz. Karşınızdaki temsilciye rozeti ne kadar çok beğendiğinizi söylüyorsunuz ve gözleri bu iltifat üzerine ışıldamaya başlıyor. İkiniz, temsilcinin Hawaii’den aldığı bu rozet hakkında kısa bir sohbet ediyorsunuz. Kendisi size bir uçuş bulmanız konusunda yardımcı oluyor ve siz, gerçek bir bağlantı kurmuş olduğunuz hissi ile oradan ayrılıyorsunuz.

Langer, farkındalık ile hareket ettiğiniz anlarda yorumlarınızın o anı yansıttığını belirtiyor. Hava durumuna dair sohbetler, kesinlikle, ananas şeklindeki rozete dair yoruma benzer spesifik yorumlar kadar etkili değildir. İnsanlar bir iltifat aldıklarında sizin tam olarak o anda, orada olduğunuzun farkına varırlar. Ve bu tam olarak farkındalığın tanımı olma özelliğini taşıyor.

Airbnb İş Seyahatlerinde Ne Kadar Popüler?

250’den fazla kurumsal seyahat müdürü ve müşteriler üzerinde yapılan küresel bir çalışma neredeyse 10 kişiden 6’sının seyahat politikalarına konaklama konusunda paylaşımlı ekonomi seçeneğini eklemediğini gösterdi.

Bu alanda başka paylaşımlı ekonomi seçenekleri olsa da, buradaki asıl odak noktası Airbnb.

American Express Global Business Travel ve Association of Corporate Travel Executives, söz konusu araştırmayı Eylül ayında gerçekleştirilen anket ve görüşmelerden elde edilen veriler üzerinden gerçekleştirdi, bu yüzden sonuçlar matbaadan yeni çıkmış gibi güncel.

Katılımcılardan neredeyse her on kişiden biri (%9) konaklamada paylaşım ekonomisinin artık politikalarına dahil olduğunu söyledi. Genel olarak 20-30 yaşları arasındaki çalışanların bulunduğu şirketlerde ise bu oran %15.

Ama paylaşımlı ekonomi işletmelerin seyahat politikalarına dahil olsun yada olmasın, iş seyahatine çıkanlar bunu kullanıyor, öyle ki araştırmalara katılanların %40’ı üç yıl boyunca arttığını belirtiyor.

Rapor şöyle söylüyor:

“Seyahat politikası, yönetilen seyahatin altyapısını oluşturuyor ama iş seyahatlerinde konaklama alanındaki değişime adapte olmak konusunda müşteriler ve pazarlamacılar birbirinden ayrılıyor. Önemli bir kesim gezginlerin iş hayatını ve özel hayatını bütünleştirmesine yardımcı olmak için seyahat politikası değiştirirken, tam tersine büyük bir kesim ise değişiklik yapmak gibi bir planlarının olmadığını söylüyor.”

Gerçek şu ki çalışanları 20-30 yaşları arasında olan işletmelerin paylaşımlı ekonomi seçeneğine daha sıcak bakması Airbnb için iyiye işaret.

Söz konusu gezginler yaşlandıkça, işletmeye yeni katılan çalışanlar ivmeyi korurken, seyahat politikasının bunu yansıtmasını bekleyecekler.

Ayrıca 10 politikadan birinde paylaşımlı ekonomi konaklama seçeneğinin olması iyi yapılandırılmış bir pazarda yeni bir konsept için gayet iyi bir başlangıç denebilir.

Kapak Görseli: Bookinturkey

Teknoloji, İş Seyahatlerini Nasıl Şekillendiriyor?

İş seyahatleri yapan pek çok gezginin tercihleri, yeni teknolojik çözümlerin sonucu olarak değişiyor ve araç paylaşımı servisleri, kişisel yaşamın ve iş hayatının kesiştiği noktada faaliyet gösteren yeni seyahat çözümlerinden sadece birisi olma özelliğini taşıyor.

İş seyahatlerinin ve kişisel seyahatlerin kesişimi yeni değil; gezginler, on yıllardır iş seyahatlerinde kazandıkları ve belirli firmaları sürekli tercih ederek kazandıkları ödül puanlarını, kişisel tatiller için ödeme yaparken kullanmaktalar. Ancak, günümüz gezginlerinin, kendi seyahatlerine yönelik çözümlere, iş-yaşam dengesi getirme biçiminde farklı bir şey var: Teknoloji.

Gezginlerin beklentileri, yeni teknolojilerin sonucunda değişim gösteriyor

Günümüzün işverenleri; bugüne kadar var olan en çeşitli, global ve bağlantılı iş gücünü yönetiyor ve günümüzün çalışanları, bu durumla birlikte gelen yeni taleplere adapte olmuş durumda. Hepimiz, akşam yemeğinin ardından işimizle ilgili e-postaları yanıtlamaya ya da ev ile iş arasında yolculuk ederken telefon aramalarını yanıtlamaya daha meyilliyiz.

Çoğu Amerikalı için, iş hayatı ile ev hayatı arasındaki çizgiler bulanıklaşmış durumda –bu trend, özellikle, iş gücünün içerisinde en hızlı büyüyen nüfusa sahip olan Y jenerasyonunun mensupları arasında kendisini gösteriyor. İş gücünün %80’ini Y jenerasyonundan insanların oluşturduğu PwC’de, bu insanların %71’i, işlerine yönelik taleplerin, kişisel hayatları ile çatıştığını belirtiyor.

İş ile kişisel hayat arasındaki çizgiler daha da bulanıklaştıkça, çalışanlar, kendilerine hayatlarının her alanında hizmet verebilecek olan teknolojik çözümleri, artan bir biçimde tercih etmekteler. Çalışanlar, iş yerindeki ve evlerindeki yaşantıları için farklı teknolojiler kullanmıyorlar; onlar teknolojiyi her anlamda kullanıyorlar. Ve seyahat etme biçimleri, bu durumdan muaf değil.

Havalimanına yolculuk ettikleri sırada e-postalara cevap verebildikleri, bir uçuş için akıllı telefonları ile check-in yapabildikleri ve son dakikada, bir mobil uygulama yardımı ile otel odası rezervasyonu yapabildikleri bir dünyada, gezginler, ister iş seyahatine, ister kişisel amaçlı bir seyahate çıkıyor olsunlar, aynı teknoloji deneyimini bekleme noktasına gelmiş bulunuyor.

Modern gezginler her şeyden önce kolaylık talep ediyor

Teknoloji, mobilize ve bağlantılı bir iş gücünün ihtiyaçlarını karşılamak için evrim geçirdikçe, kolaylık, gezginlerin, kullanacakları çözümü seçme biçimlerindeki en önemli faktör haline geliyor. GBTA’nın 2015 yılında yaptığı bir anket, iş seyahatleri yapan gezginlerin %49’unun, kolaylığı, seyahat servislerini seçerken başta gelen öncelik olarak belirttiklerini ortaya koyuyor.

Artan bir biçimde, kolaylık, sadece esnek ve rezervasyonun kolay olduğu servisleri değil; aynı zamanda, hem kişisel hem de iş amaçlı seyahatler için gezginlere kusursuz bir müşteri deneyimi sunan servisleri seçmek anlamına geliyor.

Yeni teknolojiler, şirketlerin seyahat politikasında değişimlere yol açıyor

Seyahat yöneticileri, değişen gezgin davranışlarına yabancı değil. Tnooz’un yaptığı bir anket, gezginler camiasının çoğu üyesinin “aksaklıkların bugünün normali” olduğuna inandığını ortaya koyuyor.

Gezginlerin teknolojiyi daha fazla kullanır hale gelmesiyle birlikte, seyahat yöneticileri, şirket politikalarını, yeni çözümleri içerecek şekilde adapte etme yoluna gidiyor. Ve yeni çözümler, yeni güçlükleri beraberinde getiriyor.

Günümüzün seyahat yöneticileri, kendilerini, seyahat politikasının yapısına dair bir tartışmanın merkezinde buluyor: Gezginlerin sevdiği mobil uygulamaları içeren ve onlarca yeni teknolojik çözümün arasında gezginlerin güvenliğini optimize eden, gezginleri merkezine alan bir programı nasıl oluşturursunuz?

Kapak Görseli: Classfare | Jordan Philips

Airbnb, İş Seyahatlerine Daha Fazla Odaklanıyor

Airbnb, şirketlere özel bir platformu kullanıma sunmasından bu yana, dünya çapındaki yaklaşık 50,000 şirketin, rezervasyon yapmak için kendi sitelerini kullandığını belirtiyor.

Bu hamle, Concur ile başlangıçta yapılan anlaşmanın üzerinden geçen iki yıldaki sağlam bir başlangıç olarak değerlendirilebilir; ancak, aynı zamanda bu alandaki hizmet, kullanıcıların rezervasyona dahil edilecek diğer iş arkadaşlarını tanımlama olanağına sahip olmayışı bakımından, anlaşılır biçimde sınırlıydı.

Bu haftadan başlayarak, Airbnb, Airbnb For Business platformunun, halihazırda piyasada olan ve şirketlere yönelik hizmetler sunan oyunculara yetişmesini sağlamak adına önemli olarak değerlendirilebilecek hamleler yapıyor.

Artık çalışanlar (ya da seyahat yöneticisi), iş arkadaşları için de rezervasyon yapabilecek ve bütün kişiler seyahat detaylarını görüntüleyebilecek, rezervasyonda değişiklik yapabilecek ve herhangi bir mülkün sahibine, oraya varmadan önce ulaşabilecek.

Airbnb’nin global ödemeler ve iş geliştirme departmanının yöneticisi Lex Bayer belirtiyor:

“Sayıları artan ve iş seyahatlerine çıkan gezginler, yola çıkarken Airbnb’yi tercih ediyor ve böylece, bir gece için de olsa, gittikleri şehri sadece ziyaret etme değil, o şehirde yaşama şansını da elde ediyorlar.”

Airbnb, sitesinin, şirketler bazındaki seyahat sektörüne doğru büyümesini sürdürmesi için, perde arkasında gerçekleşen temel etkinliklerden, bu hafta sunulan çalışan yönetim aracı gibi bazılarını gerçekleştirmesinin gerekliliğine rağmen; hala, iş amaçlı seyahat eden gezginlerin dahi “yerel muhitlerin kalbinde yaşamak” istediklerine dair retoriği üretmeye devam ediyor.

Airbnb, şu açıklamayı yapıyor:

“Bu yeni araç, şirketlerin, bütün iş seyahati ihtiyaçları için arama sonuçlarının sağladığı seçeneklerde rezervasyon yapma biçimine bütünüyle yeni bir boyut katıyor.”

2015 yazında, Airbnb, iş amacıyla seyahat eden konuklara yönelik özellikler barındıran ve 24 saat erişim, belirli türlerde olanaklar (ütü masası, WiFi, askılar) ve tam tekmil evler sunmayı garanti eden “İş Seyahati İçin Uygun” listeleme seçeneğini deneme sürecine koymuştu.

Şirket ayrıca 2015’in Ekim ayında, listeleme seçeneklerini bünyesine katmak adına, iş amacıyla seyahat eden gezginler için, çeşitli hizmetlerin sunulduğu apartmanlar sunan bir sağlayıcı olan Bridge Street Global Hospitality ile anlaşma yapmıştı.

Airbnb, iş seyahati segmentinin, bu yıl büyümesini üçe katladığını belirtiyor.

Google, Gezginlerin Online Videolar İzlemeyi Sevdiğini Belirtiyor

Bir otel ya da konaklama merkezi yöneticisi misiniz? Eğer işletmenizin online görünürlüğünü arttırmak ve gezginleri işletmenize çekmek için yeni yolların arayışındaysanız, arama motoru devi Google’ın Gezgin Araştırması’nın son verileri, size birkaç iyi fikirden daha fazlasını sunabilir.

google-travel-study

Google’ın araştırmasının sunduğu en temel bilgilerden biri gezginlerin / tatil satın alanların – yani sizin potansiyel müşterilerinizin- videoyu seviyor oluşu. Ve bu durum, sektördeki işletmelerin seyahat ve otel pazarlama yöntemlerini değiştiriyor.

Artan Internet bant genişliğinin ve hızının, bunların yanı sıra videoların akıllı telefonlar ve tabletler gibi mobil cihazlarda da erişilebilir oluşunun daha iyi ve yüksek kaliteli videoların ortaya çıkmasını sağladığını varsaymak akla yatkın geliyor. Bu sebeplerden dolayı tüketiciler, eskisinden daha fazla online video izliyor. Aslına bakılırsa dinlenme amacıyla tatile çıkanların %51’i ve iş seyahatlerine çıkanların %63’u, seyahat planlama ve karar verme süreçlerinin bir parçası olarak online seyahat videoları izliyor.

Screen_Shot_2014-10-21_at_9_28_19_AM_mwirbd

Google’ın araştırmasından diğer önemli başlıklar ise şöyle:

  • Günümüzde tüketiciler, satın alma kararlarını vermeden önce en iyi fiyatı bulmaya odaklanmış durumdalar. Nitekim, dinlenme amacıyla tatil yapmak isteyenlerin %60’ından fazlası, seyahat planlama konusunda ilham almak amacıyla videolar izlemek, otel değerlendirmelerini okumak, fiyat karşılaştırmaları yapmak ve önemli işletme bilgileri aramak gibi etkinliklerde bulunmak için İnternet’e başvuruyor.
  • Gezginler farklı türlerde videolar izliyor. Doğal olarak, gezginlerin izlediği videoların %62’si oteller, havayolu şirketleri, gemi turu şirketleri ve diğer seyahat şirketleri tarafından hazırlanıyor. Ancak, insanlar ayrıca uzmanlar tarafından (%59) ve diğer gezginler ile konuklar tarafından (%55) hazırlanan online değerlendirmeleri de izleyerek seyahat bilgisi araştırmalarını yapıyor.
  • Video ilham veriyor. İş seyahatlerine çıkan gezginlerin %66’sı, bir seyahat videosu izledikten sonra bir tatil düşüncesine girme ya da planlama konusunda ilham aldıklarını belirtirken, bu oran dinlenme amacıyla tatil yapacak olan gezginlerde %60 ile çok da geride kalmamış oluyor. Dahası, sırasıyla %64 ve %58’lik kitleler, izledikleri online seyahat videosunun ya da video değerlendirmenin, nereye yolculuk edeceklerini ya da nerede konaklayacaklarını son varanda etkilediğini söylüyor.
  • İş seyahatlerine çıkan gezginlerin %48’i ve dinlenme amacıyla seyahat eden gezginlerin %40’ı, kendi seyahat videolarını oluşturmayı da seviyor. Bugün erişilebilen teknolojiler (akıllı telefonlar, mobil uygulamalar, tabletler, kameralar ve video yazılımları) sayesinde, gezginler seyahatlerini görüntüleme, kendi yüksek çözünürlüklü içeriklerini oluşturma ve videolarını sosyal ağlarda paylaşma olanağına sahipler.

Kaynak: Review Trackers

İş Seyahati Rezervasyon Sistemlerinde Hıza İhtiyaç Var

Egencia‘nın yaptığı araştırmaya göre, iş seyahatlerine çıkan gezginler, seyahat rezervasyonu yapma süresinin uzunluğunun yanı sıra sistemlerdeki esnekliğin az oluşundan dolayı hayal kırıklığına uğramaya devam ediyor.

Expedia‘nın iş turizmi kolu, iş amacıyla seyahat eden, dünya çapında 6,000’den fazla kişinin katıldığı bir anket düzenleyerek rezervasyon için harcanan sürenin başta gelen şikayet gerekçesi olduğunu ortaya çıkardı.

Çalışmaya göre, katılımcıların %40’ı, rezervasyonlarının kendilerine zaman tasarrufu olanağı sağlaması gerektiğine inandıklarını da belirtti.

Araştırma sırasında ortaya çıkarılan diğer bulgular, iş seyahatleri yapan kişilerin üçte birinin, rezervasyon sistemlerinin kendi tercihlerini hatırlamasını beklediğini; diğer bir üçte birlik bölümünün ise kişiselleştirilmiş seçenekler beklediğini gösteriyor.

Dahası, %70’lik bir kitleyi oluşturan çoğu gezgin, seyahat rezervasyonlarını bizzat yapmaktadır ve bunların yarısı da bunu, kendilerine daha fazla kontrol imkanı sunduğu için tercih ettiklerini belirtmiştir.

Ancak, gezginler rezervasyon değişikliğinden başta gelen hayal kırıklığı olarak söz ederken, ankete katılanların %50’si bundan rezervasyon sürecinin zahmetli bir parçası olarak bahsetmiştir.

Ve, gezginlerin %45’i, hareket halindeyken kara ulaşımını ayarlama uğraşını da hayal kırıklığı olarak nitelemektedir. %70’lik çoğunluk, tanımadıkları bir şehirde bulunduklarında doğrudan taksi kuyruklarına yöneldiklerini söylemiştir.

Kara ulaşımı, iş seyahati topluluğundaki pek çok firmanın, iş seyahatlerindeki ‘son mil’ sorununa da çözüm bulmak amacıyla entegre olmak için çalıştığı bir alan olmuştur.

Amadeus, üç yıl önce Cabforce‘u entegre etti ve yakın zamandan beri Madrid merkezli Cabify’dan içerik entegre etmeyi sürdürüyor.

Concur, altı aydan biraz uzun bir süre önce Lyft ile ortak oldu ve yakın zamanda, kara ulaşımını daha da kolaylaştırmak amacıyla Rome2Rio’yu kendi Tripit uygulamasında test ettiğini belirtti.

Egencia‘nın araştırması, online olarak, yaşı 18 ve üzerinde olan ve iş seyahatlerine çıkan bireyler arasında, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İsveç, Danimarka, Norveç, Finlandiya, Çin, Avustralya, Hindistan, ABD ve Kanada’dan katılımcılar ile gerçekleştirilmiştir.

İş Seyahatleri İçin Booking.com Nasıl Tasarlandı ?

Ivan Babko; Uber, Airbnb gibi şirketlerin iş seyahatine yönelmesinden sonra Booking.com için hazırladığı prototip siteyi bizlerle paylaştı.

Ivan Babko Süreci Anlatıyor

İş seyahatleri için bir booking.com tasarlamak adına yola çıktığımızda, bu bize her şeye baştan başladığımızı hissettirdi. Birdenbire kullanımımızda olan servet değerindeki deneysel veriler iş seyahatlerine özel yeni bir uygulama geliştirmeye başlamak için yeterli olmamaya başladı.

Tasarım çalışmalarına başlamak için iş dünyasından kullanıcılarımızın ihtiyaçları, motivasyonları ve son dönemde yaşamış oldukları düş kırıklıkları hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacımız oldu, binamızdan çıkıp onlarla konuşmamız gerekiyordu.

Ön Araştırma

Dünyanın birçok ülkesinde iş seyahatlerinde önemli bir payı olan kullanıcılarla bir dizi görüşme gerçekleştirdik. İş seyahatti gerçekleştiren birçok kişiyle ( stajyerlerden CEO’lara kadar) görüşmeler gerçekleştirirken, bunun yanında onlar için iş seyahatleri organize eden insanlarla da bir araya geldik.

Öğrendik ki; iş seyahatleri için kullanım gerçekleştirenlerin bir takım benzersiz ihtiyaçları ile ilgili ayarlamaların yapılması gerekiyordu. Kendi kendinize tatil için rezervasyon gerçekleştirmek eğlenceli bir meşgale olabilir; fakat bir iş seyahati için rezervasyon gerçekleştirmek işinizin bir parçasıdır ve mümkün olduğunca verimli olması gerekir. İş seyahati için rezervasyon gerçekleştirmek kendiniz için rezervasyon yapmaktan daha fazlasını gerektiriyor.

Şirketler, iş seyahatlerine kimin gideceğine, nereye gideceğine ve bütçe harcamalarının nasıl planlanacağına dair bir bakış açısına ihtiyaç duyuyorlar. Mevcut iş seyahatleri çözümleri, bu gibi ihtiyaçları karşılamak için tatmin edici değil ya da pahalı ve karmaşık.

Bunlar ve kavradığımız diğer birçok şey çalışmalarımızın temelini oluşturdu. Bu bilgiler kullanıcı grubumuzun bilgileriyle sentezlendi ve üzerinde ilerlediğimiz ürün tasarımımıza biçim verdi.

Ürün Vizyonu

Potansiyel kullanıcılarımız hakkında edindiğimiz bilgilerle donanımlı hale geldikten sonra beyin fırtınasına başladık. Amacımız; kullanıcılarımızın hedeflerine başarıyla ulaşmaları için onlara yardımcı olacak vizyona sahip bir ürün yaratmaktı. Yapmış olduğumuz beyin fırtınalarının sonucunda ortaya yüksek seviyeli gereksinimleri olan ve sonrasında taslak planları gözümüzde canlandırabilmemizi sağlayacak olan bir liste çıktı. Fikirlerimizin somut bir sunumu da yatırımcılarla verimli bir görüşme gerçekleştirme imkânı sağladı. Taslak planlar o kadar üst düzeydeydi ki; geçici teknik uygulama ve görsel tasarım ayrıntılarını bir kenara bırakabilirdik; aynı zamanda tasarlanmış olan her ekran görüntüsü, bilgi aktarımı için yeterince ayrıntılıydı.

Beklentileri Karşılayabilecek Temel Özelliklerin Tümüne Sahip Ürün (MVP)

Ürünün sahip olduğu vizyon heyecan vericiydi; fakat bu sadece bir hipotezdi. Sonunda müşteriler için kullanışlı olmayan ve bizim işimize fayda sağlamayan bir ürünü geliştirmek için aylarca zaman harcamak istemedik. Ürünü mümkün olan en kısa süre içerisinde ortaya çıkarmak ve gerçek dünyada kullanımından öğrenmeye başlamak çok önemliydi. Biz zaten booking.com gibi üzerine inşa edebileceğimiz mükemmel bir ürüne sahip olduğumuzu biliyorduk. Bu düşünceyle fikirlerimizi doğrulamak için yeterli olacak asgari bir alan belirledik ve kullanıcılar için ürünün kullanımını ayrıntılarıyla planlamaya başladık.

Ürünün kullanımını tasarlamak bir yap-bozu tamamlıyormuş gibi hissettirdi. İlerleme kaydettikçe tasarım perspektifinden resmin tamamını görebiliyorduk.

Ancak, uygulamayı başlattıktan sonra, bir problem olduğunun farkına vardık, ayrı ayrı tasarlanmış olan taslaklar gerçek bir kullanıcı deneyim hissi yaratmadı. Statiklerdi, bir sayfadan diğerine geçiş ve uygulamanın kullanıcı faaliyetlerine vermiş olduğu yanıt her zaman net değildi. Kendimizi bu detayları hallederken bulduk.

Ayrıca, şimdiye kadar tasarım üzerine aldığımız kararlar için kullanıcıların geri dönüşlerini almak ta çok önemliydi. Ne yazık ki gerçek ürün, geliştirilmenin ilk aşamasındaydı ve müşterilere sunulan taslaklardan kısıtlı bir geri bildirim elde edebildik.

Prototip

1-yAIFpkrWpp9lCnFMX_T55Q

Bu sorunlara karşılık olarak baştan sona kullanıcı akışını taklit eden interaktif bir prototip yarattık. Örneğin; oturum açarak ürün sayfasında gezinmek, işlem e-postalarını görüntülemek, anahtar uygulama özelliklerini deneyimlemek, oturumu kapatmak ve yeniden oturum açmak mümkündü. Bu yolla bir taşla iki kuş vurduk: bizlere ürün geliştirme konusunda rehberlik edecek ve kullanıcılardan üstün kalitede geri bildirim alabileceğimiz bir araç yarattık. Bu aracı yalın tuttuk ve prototipini geliştirmek için çok fazla zaman harcamadık. Basit bir şekilde taslakları HTML dosyalarına yerleştirdik ve onları hiperlinklerle bağlantılı hale getirdik.

Üzerine tıklandığında birçok arayüz görüntüsü gösteren sayfa içi etkileşimler temel java script kodlarının bit’leri tarafından başlatılıyor. Örneğin; kullanıcı seçeneklerin bulunduğu alanda bir seçeneğe tıkladığında arayüz de benzerini yaparak yanıt veriyor.

Önceleri iyi gibi görünen statik model bazı tasarım çözümleri, dinamik prototip içerisinde sunulduğunda çok iyi çalışmadı. Bunu kabul etmek bize ürünü elde etmeden önce tasarım konusunda yardımcı oldu. Ayrıca kullanıcı testlerinin parçası olanlar prototiple daha fazla bütünleşti; çünkü prototip onlara gerçek bir ürünmüş hissini verdi.

Ancak prototipler sınırsız değil. Onlarla kullanılabilir tam gelişmişlik testleri gerçekleştirmek zor. Gerçek gibi görünebilirler; fakat mümkün olan her senaryoyu destekleyecekler diye bir şey yok, bundan dolayı kolaylaştırıcıların, testlerin parçası olan kullanıcıları dikkatli bir şekilde yönlendirmeye ihtiyaçları var. Ayrıca prototipi kalıcı hale getirmek çoğu zaman sıkıntılı bir hale geliyor. Bunu daha kolay bir hale getirmek için üst bilgi, alt bilgi, navigasyon gibi çok kullanımlı parçaları dahili dosyalar içerisinde ayrıştırdık. Bunu statik bir websitesi üreticisi olan Jekyll sayesinde başardık.

İyi haber şu ki; uzun süre sadece prototipe güvenmemiz gerekmedi. Ürün hızla şekil aldı ve kısa zamanda kullanıcılara gerçek bir şeyler sunmamız mümkün hale geldi.

Kullanıcı Geri Bildirimleri

Ürün beklentilerin tümünü karşılayabilecek bir hale geldikten sonra, kullanıcı geri bildirimleri almak daha kolay bir hale geldi. Ürün kamuya açılmaya tamamen hazır hale gelmediği halde, daha önce ürünü test aşamasında kullanmış ve benimsemiş olan insanlardan kullanıcı bilgileri ve geri dönüşler alabiliyorduk. Ayrıca kullanımdan vazgeçenlerin neden vazgeçtiğini merak ettiğimiz için kullanılabilirlik testlerine devam ettik. Ürün bizim kullanımımızda çalışsa bile, kullanılabilirlik testleri boyunca boşlukları doldurmak için prototipi kullanmaya da devam ettik. Prototipte bulunan özellikleri sorunsuz bir şekilde yeni ürüne entegre ettik ve spesifik olarak, oturumu olan kullanıcılar için prototip ve yeni ürünü yer değiştirdik. Bu bize uygulamanın geliştirilme aşamasında olan diğer bölümleri için ve model üzerindeki fikirlerin uygulamaya değip değmeyeceği ile ilgili yardımcı oldu.

Kullanılabilirlik için test ortamımız yalnızca laboratuvardan ibaret değildi, şirket ofislerini ziyaret ettik ve programının nasıl bir performans gösterdiğini gerçek dünyada gözlemledik. Yapmış olduğumuz bu ofis ziyaretleri çok değerliydi, bizlere, kullanıcıların doğal ortamlarında yapmış oldukları gözlemleri kavrama fırsatı sağladı. Onların hangi araçları kullandıklarını, ne gibi geçici çözümler geliştirdiklerini ve ürünümüzün onların iş süreçlerine nasıl uyum sağlayacağını görme şansı elde ettik. Bu kesinlikle altın değerindeydi. Laboratuvar deneyinde başarılı olan bazı aşamalar ofis ziyaretleri sırasında başarısız oldu.

Gördük ki; kullanıcılarımız hayli dikkat dağıtıcı ve yoğun bir ortamda çalışıyorlardı. Karar vermek için harcadıkları zaman çok kısaydı, ayrıca işleriyle alakalı olarak tanıtımı yapılan yeni araçlar konusunda son derece şüphecilerdi. Tüm bunlar kullanıcı planları için özel bir sorun teşkil ediyordu, o da: ürün sayfasıydı. Kullanıcılarımız, ürünün söz verileni yerine getireceğine ve güvenilir olduğuna dair somut delillere ihtiyaç duydular. Herhangi bir taahhüt vermeden önce ürünü keşfetmek istediler.

Ürün Sayfası

Araştırmacılar yeni ürün sayfası tasarımı ile ilgili bilgilendirme yaptı; fakat gözlemlemiş olduğumuz sorunları çözebileceklerine dair doğrulamaya ihtiyacımız vardı. Geri dönüşleri uzak mesafelerden hızlı bir şekilde toparlayabilmek için büyük ölçekli bir anket çalışmasında karar kıldık. Bu, farklı pazarları ve nitel bileşenleri de araştırmaya dahil etmemizi sağladı.

Anket katılımcılarına ürün sayfasının çeşitli versiyonları sunuldu ve onlardan sayfaya tıklayarak göze çarpan öğelerle ilgili yorum bırakmaları istendi. Daha sonra bizlere bir dizi soru yönelttiler. Bu, sayfamıza üye olma olasılıklarını ve tekliflerimizi ne kadar iyi anladıklarıyla ilgili bir ölçüm yapmamızı sağladı. Kullanıcılarımız için En iyi sürüme ulaştığımızı kanıtlamak için anketleri birkaç kere tekrarladık. Yeni bir tasarımı herhangi bir test gerçekleştirmeden kullansaydık ürün lansmanını standartların altında bir sayfayla sonlandırırdık.

Şu anda tam olarak yerinde test edilmiş ve dünyaya tanıtabileceğimiz bir ürünümüz var.

Son Görüşler

Günümüze hızlı bir şekilde dönecek olursak; ürünümüz faal ve çalışır durumda. Temeli oluşmuş ve kullanıcı sayısı giderek artan ürünle ilgili kararlarımızı gelişi güzel deneyler yaparak verebiliriz. (A/B experimentation) Bizi bugün bu noktaya getiren sürece bakacak olursak aklıma gelenler şunlar;

– Belirsiz bir çevrede değişikliklere açık kalmak önem teşkil ediyordu. Sadece ürünün kendisi hakkında değil aynı zamanda ürünü elde edebilmek için de yaratıcı düşünmek zorundaydık.

– Bizler ilk günden ilerlememiz boyunca kullanıcı odaklıydık. Ürün tamamlanmamış olsa bile kullanıcılardan geri bildirim alabilmek için prototipi kullandık.

– Nicel ve nitel araştırma metotlarını kullanarak, dünyanın en iyisini elde ettik. Bu araştırmalar kullanıcı deneyimini sürekli olarak geliştirebilmek için elimizde varolan ve varolacak bir reçete.

Kaynak: Medium

Hamileyken İş Seyahati: Huzurlu Bir Uçuş İçin Öneriler

Çalışan kadınlar için normlar; Facebook tekliflerinden sağlık sigortasının yumurtalıkları dondurma işlemini kapsamasına, özel ayrıcalıklara ve iş seyahati gerçekleştiren kadınlara özel salonlara (Lounge) kadar hızlı bir şekilde değişiklik gösteriyor. (Geçenlerde, “for her” adında bir programı olan ve yalnızca iş seyahati gerçekleştiren kadınların ücretsiz girebildiği; şampanya, masaj gibi hizmetlerin sunulduğu ve kadınlara özgü filmlerin gösterildiği bir salonu olan Hyatt Hotel’ de kaldım.)

Geçen ay A.B.D. Ulusal Havaalanı’nda American Airlines salonunda cilt bakım ürünleri firması Dermologia tanıtım standına rastladığımda şaşırdım. Bu bana iş için seyahat eden kadınlar için zekice düşünülmüş ama onayladığım önemli bir gelişme gibi göründü; bizler yalnızca birinci sınıf (Business Class) uçuşlar için olan salonlarda ESPN spor kanalı ve tuzlu fıstık gibi ayrıcalıklar olmasını istemiyoruz!

İş seyahatlerimde Boston’dan Newyork’a ya da Washington’a uçtuğum zamanlarda, genellikle sabahın erken saatlerinde transfer kullanarak iş için seyahat eden az sayıda kadından biriyim. Deneyimlerime göre iş seyahatleri gerçekleştirenlerin profilleri yeni Amerikan iş gücünden daha çok hala Mad Men dizisindeki gibi görünüyor ve iş için seyahat eden hamile biri ya da yeni bir anneyseniz kendinizi uzaylı gibi hissedebiliyorsunuz. Doğum yaptıktan hemen sonraki yıllardaki iş seyahatlerimde birçok berbat havaalanı tuvaletinde çaresizce fiş arayarak süt sağmak zorunda kaldım, sahip olduğum değerli bebek sütüm Havaalanı Güvenlik Hizmetleri (TSA) tarafından test edildi ve kirletildi (kontamine edildi), hamileyken XRay Cihazından geçemeyeceğim için Havaalanı Güvenlik Hizmetleri tarafından kenara çekildim ve hiç bitmeyecekmiş gibi sorgulandım.

Şu anda iki hafta içinde dünyaya gelecek olan üçüncü çocuğumu bekliyorum ve daha az sayıda olacak uçuşlarım Ağustos ayında başlıyor. Bir yol savaşçısı değilim; fakat yılda yaklaşık olarak 100.000 millik ( yaklaşık olarak 160.000 km) bir uçuş gerçekleştiriyorum.

Kasım ayının 13’ü itibariyle ayaklarım yere bastı. Biliyorum ki sık uçuş gerçekleştirilenler için mil, puan biriktiren seyahat planı teklifleri ve yeniden düzenlemeleri yılsonu itibariyle sona eriyor, bu yüzden mevcut durumuma uygun olan seyahat planlarını aramaya başladım ve gördüm ki eğer bebek sahibi olana kadar puanlarımın, millerimin son kullanım tarihlerini erteletebilirsem uçmaya yeniden başlayabileceğim.

Stop no. 1 US Airways programıydı. Müşteri temsilcisi ve onun şefiyle görüştüm. Görünüşe göre (31 Aralık 2014’ten önce) nitelikli 30. seviyeye ve 2015 için Gümüş tercih konumuna otomatik olarak yükselebilmem için 2 seviye daha atlamam gerekiyor. ( Ancak Müşteri hizmetleri tarafından yapılan bilgilendirmeye göre 1 satın ama işlemiyle 2 seviye birden yükselmeye olanak yok.) Statümü (biriktirdiğim milleri, puanları) beklemeye alın ve böylece mevcut konumumu uçabilecek duruma gelinceye kadar kaybetmeyeyim. Bu politika temelde; bir bebeğim olduğu için uçamayacağım, konumumu kaybedeceğim ve cezalandırılacağım anlamına geliyor.

US Airways telefonda ve yazılı olarak tıbbı izin ve annelik izni için hiçbir istisna yapamayacağına dair beni bilgilendirdi. Onlara 2 seviye birden satın almaktan mutlu olabileceğimi söyledim; fakat bana yapamayacağımı söylediler.

American Airlines’ın annelik politikası yok; fakat 2014 ün sonunda kaybedeceğim konumumu( millerimi, puanlarımı) tekrar satın almama izin verdiler, Virgin America ve Delta’nın da annelik izni ile ilgili bir politikası yok. Denediğim tek Uluslararası Havayolu Şirketi British Airways’in ise resmi olmayan bir politikası var ve bana eğer bir doktordan alınmış belge gönderirsem kullanmadığım puanlarımı,millerimi beklemeye alacaklarını söyledikler ki bu da bana akla uygun geldi.

Us Airways’in ki gibi tepki çeken politikalar kadınları geri plana atıyor. Sık uçanlara özel sunulan konumlar sadece sağladığı faydalardan dolayı değil aynı zamanda hayatı katlanılabilir kıldığı için iyi bir sebepten dolayı iş seyahati gerçekleştirenler için saplantı derecesinde önemli bir konu. Eğer havayolları dünyasında herhangi bir konumunuz yoksa, muhtemelen Chicago’ya o büyük toplantı için kar fırtınasında zamanında ulaşamayacaksınız ya da ailenize kavuşmak için evinize ulaşamayacaksınız. Bu da büyük bir mesele.

Ben sıklıkla US Airways’in sağladığı transferi tercih ediyorum ve uçmak için de tercihimi US Airways’ten yana kullanıyorum çünkü; tercih ettiğim plan birçok uçuşta seviyemi yükseltiyor her ne olursa olsun büyük havaalanlarında yaşanan gecikmelerde ve erken binişlerde bana öncelik sağlıyor. Bu da La Guarida ve Ulusal Havaalanında gecikmelerden dolayı geçirilen korkunç saatleri biraz daha iyi bir hale getiriyor ve ayrıca küçük bir işletmeye sahip olduğum ve iş geliştirmek için sıklıkla seyahat masraflarımı kendi cebimden karşıladığım için, sadakatimin bir göstergesi olarak daha ucuz teklifler için alışverişimi US Airways Premium kart ile gerçekleştiriyorum.

Emziren annelerin uçaktan çıkarılması gibi dikkat çekici örnekler hava yolları tarafından annelere karşı yapılan ayrımcılığın kamuoyunda bilinen ve başı çeken en yaygın örneği; bu da protesto ediliyor; fakat hamilelikleri dolayısıyla uçuş gerçekleştiremeyen Sık Uçanlar Kullanıcısı iş kadınlarının zor kazanılmış millerini, puanlarını silmek daha güç algılanan bir eşitsizlik ve size garanti ediyorum ki birçok hava yolu şirketi bu konu üzerine düşünmeye başlamadı bile.

İş gücünde yer alan kadınların %70’inin 18 yaşın altında çocuklarının olduğunu, hanelerin 2/3’ ünde kadınların ailenin birincil ya da ikincil geçimini sağlayan olduğunu ve hanelerinin toplamının %40’ında aile gelirinde kadının birincil kaynak olduğunu şimdi yeniden düşünme zamanı.

Oradaki anne yol savaşçıları! En kötü geçen iş seyahati hikayeniz nedir? Kaybetmiş olduğunuz puanları, milleri başarılı bir şekilde yeniden iade eden ya da annelik iznini kabul eden hava yolu şirketleriyle çalıştınız mı? Lütfen tavsiyelerinizi paylaşınız.

Kaynak: Medium

Seyahat Deneyimini İyileştirmek Firmaların Ortak Noktası

Kurumsal seyahat yöneticileri ve iş seyahati yapan yolcu isteklerinin karşılaştırılması, seyahat deneyiminin daha iyi olabileceği konusunda her iki tarafın mutabık olduğunu ve seyahat yönetimi firmalarının geliştirebileceği çok sayıda konuyu ortaya çıkarmış.

Global Business Travel Association (Küresel İş Seyahatleri Birliği) tarafından yapılan ve her iki tarafın anket sonuçlarını baz alan bir çalışmada, seyahat yöneticileri,  gelecek beş yıl içerisinde yolcu deneyimini daha iyi bir duruma getirmenin öncelikleri arasında olduğunu; iş seyahati yapan yolcular ise, yolculuklarını daha elverişli hale getirmenin en önemli kaygıları olduğunu dile getirmiş.

Seyahat yöneticilerinin, yolcular ile aynı noktada buluşması, firmanın çıkarları için maliyet kontrolünü daha ön planda tutmalarından dolayı şaşırtıcı olsa da, günümüzde çoğu firma seyahat programlarından kar etmede başarılı olmuş durumda. Bunun bir sonucu olarak, kurumsal seyahat yönetimi değişerek gelişmeye devam ediyor. Firmalar, yolcularını nasıl daha mutlu edebileceklerine odaklanabiliyor.

Ankete göre seyahat yöneticileri halen maliyet kontrolü konusunda endişeli. Katılımcıların yarısından çoğu, daha çok maliyet tasarrufu yapabilmek için,  dış kaynaklı seyahat şirketlerinin yardımcı olmasını istediklerini dile getirmiş.

Seyahat yöneticileri tüm verilere sahip olsalar da, firmalarına para kazandırdıklarını gösterebilmek için bu veriyi işleyebilecek uzman yardımına ihtiyaç duyuyorlar. Dış kaynaklı seyahat firmalarından destek istemeleri bu noktada ortaya çıkıyor.

İş için seyahat eden yolcular genel olarak seyahat deneyimleri ile ilgili noktalara değinmiş. En çok talep uçuş saati, otel lokasyonu ve aktarma sayısı ile ilgili olarak, seyahat deneyiminin daha elverişli hale getirilmesi üzerine olmuş. Buna ek olarak yolcular, plan değişikliklerini daha kısa sürede daha kolay yapabilmeyi ve rezervasyon sürecinin iyileştirilmesini istediklerini dile getirmişler.

Seyahat firmaları, iş seyahatleri zincirinde önemli bir rol oynamakta. Bu çalışma da, seyahat firmalarını, hem kurumsal seyahat yöneticilerinin, hem de iş seyahati yapan yolcuların perspektifinden değerlendirebilmek ve hangi alanlarda gelişebileceklerini ortaya çıkarmak için yapılmış bulunmakta.

Geçen yıl yayınlanan çalışma, Küresel İş Seyahatleri Birliği’nin bu anlamda yaptığı ilk çalışmadır.

Kapak Görseli: Nicholas Kontis

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe