Lufthansa’dan Hızlı İkram: Delights to Go

Almanya’nın bayrak taşıyıcı firması Lufthansa özellikle son dönemde yaptığı yatırımlarla adından sıkça söz ettiriyor. SAP firması ile Aviation Blockchain Challenge yarışması düzenleyen, uçak içi VR teknolojisini tanıtan, yuvarlak gözleri ve keyifli bir sesi olan 120 santimetre uzunluğundaki robot “Josie Biber“ ile yolculara yardım sunan firma şimdi de Lufthansa Lounge’larını kullanan ancak uçuş saatlerinden ötürü oturup istirahat etmeye vakti olmayan yolcuların seyahatlerini kolaylaştırmak amacı ile ‘Delights to Go’ hizmetini başlatıyor.

Alman havacılık dergisi Flug Revue ( buradan erişebilirsiniz) ‘da Lufthansa CEO’su Carsten Spohr‘un ilan ettiği projeye göre önümüzdeki altı ay süresince Münih Havalimanı’nda test edilmeye başlayan yeni ikram hizmeti Delights to Go ile lounge erişimine sahip yolcular, özel olarak tasarlanmış bir self servis alanında ücretsiz olarak sunulan kaliteli atıştırmalıkların ve içeceklerin tadını çıkarabiliyor.

Yolcular, modern ve kullanımı kolay interaktif bir ekranda listelenen Klasik, Hafif ve Yerel olmak üzere üç farklı kategoride sunulan yemek kutularından tercihini yapabiliyor. Delight Boxes‘ olarak adlandırılan kutuda Bir parça meyve, bir tane mısır gevreği, bir dilim kek, bir şişe su ve bir ferahlatıcı havlu bulunmakta.

Misafirler ayrıca ekranların yakınına yerleştirilmiş içecek makinalarından içeceklerini alabiliyor. Seçim işlemini tamamlayan misafirler, ergonomik olarak monitörün altına yerleştirilmiş çıkış bölümünden yemek kutusunu alarak uçak kapısına ilerleyebiliyorlar.

Yolcu talepleri ve geri bildirimleri doğrultusunda zamanı kısıtlı olan yolcuların daha pratik ve hızlı bir ikram çözümüne ihtiyaç duyduğunu gözlemleyen Lufthansa, Delights to Go’ hizmeti ile misafirlerinin daha rahat ve keyifli seyahat etmesini amaçlıyor.

Akıllı Telefon Devi Samsung’un Yatırım Kolu Next , BeeKeeper’a Yatırım Yapıyor

Beekeeper, ağırlama da dahil olmak üzere bir dizi dikey entegrasyonda varlığını sürdürüyor. Kullanım senaryoları arasında; ekip uygulaması, personel portalı, grup mesajlaşma uygulaması ve işgücü platformu” bulunuyor.

Müşterileri arasında Marriott, InterContinental ve Hilton bulunuyor. Ağırlama dışında ise Heathrow Havaalanı ile de çalışıyor.

Samsung Next bloğunda yayımladığı “Neden Beekeeper’a Yatırım Yaptık” adlı bir yazıda şöyle diyor:

“Biz (Beekeeper’ın), iletişim ve ortak çalışma araçlarının yanı sıra temel iş süreçleri ve entegrasyon pazarını bir araya getirerek, mobil ilk platform haline gelen ilk şirket olduğuna inanıyoruz.”

“Önde gelen küresel bir akıllı telefon firması” olarak Samsung için personele yönelik mobil platformlarla ilgileniyor olması son derece mantıklı. Beekeeper’ın basın açıklamasında, dünyadaki işgücünün % 75’inin kişisel mobil cihazlarını işle ilgili olarak kullandığı belirtilirken, blog yayınında ise “Samsung cihazlarının Beekeeper platformuyla entegre olması”ndan bahsediliyor.

Samsung için tanıdık bir sığınak olan “entegrasyon pazarı” çizgisi ve ağırlama ve seyahat ile ilgili bazı trendlere ilişkin haberler yankı uyandırıyor. Birçok satıcı, otel operasyonları, CRS ve PMS’nin daha bağlantılı olması gerektiğinden bahsediyor. “Masa başı çalışmayan” işgücü için özel bir mobil platform, herhangi bir iletişim için örneğin; geç iptal etme, erken gelen büyük bir grup, VIP konuğunun glüten intoleransından bahsetmediğinden emin olma gibi bu tür durumlarla karşılaşıldığında doğru takıma aktarım yapılabilir.

Değişen işgücü, Y kuşağının işyeri ortamındaki en büyük demografi haline gelmesi nedeniyle, çok sayıda kurumsal seyahat yöneticisine yol haritalarını amaçlarına uygun olarak geliştirme konusunu yeniden düşünüyor. Dijital olarak yerel bir grup olan Y kuşağı, çalışma hayatlarının kendi kişisel yaşamlarında olduğu gibi mobil platformlar etrafında yönlendirileceği beklentisine sahip.

Ve Airbnb for Work’ün iş seyahatinde olanlar için temel konaklama teklifinin ötesinde bir dizi yeni ürün ve hizmet duyurduğunu unutmamak gerekiyor.

Ayrıca, ilişkisel pazar da çok büyük ve Beekeeper “şirketler içinde dijitalleşmeye sıra geldiğinde ise unutulan neredeyse iki milyar masa başı olmayan işçinin” var olduğunu düşünüyor.

Samsung’un yeni dijitalleşmekte olan işgücü alanında yer alması, aslında maddi olmaktan ziyade ilginç. 13 milyon dolarlık yatırım turunda altı yatırımcı daha var, iki lider yatırımcı var ve bu yüzden de Samsung‘un yatırımı az; ancak, özellikle kurumsal seyahatlerde ve ağırlama ve seyahat teknolojisi alanında ortaya çıkan pek çok ortaklıkta Samsung izlemesi gereken başka bir şirket.

Helal Seyahat Rezervasyon Platformu Halalbooking.com Fas’a Açıldı.

2009 yılında kurulan ve 75’ten fazla ülkede 300.000’den fazla müşteriye sahip İngiltere merkezli helal seyahat online arama ve rezervasyon platformu Halalbooking.com, 15-19 Ekim tarihleri arasında Türkiye, Almanya, Danimarka, Belçika, Hollanda ve Fransa da dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanından gelen 40’dan fazla seyahat acentesi satış temsilcisini ve basın üyesini Fas’ın Marakeş şehrinde ağırladı.

2017 yılı sonunda firmanın CEO’su Elnur Seyidli‘nin Uzakrota’ya yaptığı açıklamada; “2017 yılı bir başka rekor yılımızdı ve başarılarımızdan son derece gurur duyuyoruz. 2018 yılında başarı öykümüzü devam ettirebilmemizi sağlayacak birçok yeni özelliği müşterilerimize sunmaya başladık” olarak belirtmişti ve bu doğrultuda 2018 yılında büyüme hızını daha da artıran HalalBooking.com Fas’a açılarak yeni otelleri de bünyesine eklemeye ve 2018 yılı sonunda 10.000 tesisi rezervasyon hizmetine açmayı amaçlıyor.

HalalBooking.com Marakeş Famtrip

Uzakrota ekibinin de yer aldığı organizasyonda grup,  Marakeş’in en iyi iki helal özellikli otelinde misafir edildi: Le Vizir Centre Park & Resort ve Mogador Palace Agdal & Spa. Seyahatleri süresince konuklar, diğer helal özellikli otelleri, villaları ve riyadları ziyaret ettiler. Ayrıca, Marakeş’te kaçırılmaması gereken ünlü Jemaa El Fna Meydanı, güzel Bahia Sarayı, etkileyici Koutoubia Camii ve kalabalık şehrin keşmekeşinden uzak sakin bir vaha olan Majorelle Bahçeleri ile eski Arap mahallesi gibi pek çok yeri de görme şansları oldu.

HalalBooking.com Pazarlama ve Satış Grubu Başkanı Ufuk Seçgin: “Marakeş şehir tatili arayan helal bilinçli konuklar için harika bir yer. Fas, helal özellikli seyahat sektöründe nispeten daha yeni bir ülke ve bizler de misafirlerimizin ihtiyaç duyduğu hizmetleri ve tesisleri sunabilmek için buradaki otel ortaklarımızla işbirliği içinde çalışıyoruz. Bu seyahat, acente ortaklarımızın, gazetecilerin ve online fenomenlerin otel, villa ve riyad olanaklarını ve şehrin cazibe merkezlerini ilk elden deneyimleyebilecekleri harika bir fırsat oldu.”

Setur’un Dijitalleşme Yolundaki En Büyük Adımı, Ar-Ge Merkezi

Türkiye’nin önde gelen turizm şirketlerinden Setur, son dönemde dijitalleşme ve inovasyona verdiği önemi bir adım öteye taşıyarak Ar-Ge merkezini hayata geçirdi. 

2017 yılından bu yana hazırlık ve çalışmaları süren, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı komisyonu tarafından başvurusu 24 Eylül’de onaylanan Ar-Ge Merkezi, 21 tam zamanlı ve 11 yarı zamanlı olmak üzere 32 Ar-Ge personeline istihdam sağlayacak. Rekabetin yoğun bir şekilde yaşandığı turizm sektöründe global çapta büyümeyi hedefleyen Setur, bu hedefe ulaşmanın Ar-Ge ve inovasyon ile mümkün olabileceğinin bilinciyle bir yandan nitelikli insan kaynağına yatırım yaparken bir yandan da üniversite ve sektör işbirliklerini de geliştiriyor. Bu çerçevede Setur, çeşitli üniversitelerin son sınıf öğrencilerinin bitirme projelerine destek sağlayacak ve sektöre özel projeleri birlikte geliştirecek.

Setur Bilgi Teknolojileri ve Ar-Ge Müdürü Alphan Kimyonok, Ar-Ge merkezinin Setur’un turizm sektöründe global bir oyuncu olmasını sağlayacağını belirterek; “Uluslararası alanda geliştireceğimiz ortaklıklar sayesinde yeni proje işbirlikleri gerçekleştirerek, turizm ve duty free sektöründe yenilikler yaratmayı hedefliyoruz. Ar-Ge Merkezimizde halen, ‘Platform Bağımsız Dinamik Promosyon Oluşturma Sistemi’, ‘Satış Performans Yönetim Optimizasyon Sistemi’, ‘İş Gücü Optimizasyonu ile Verimli Vardiya Planlama Sistemi’, ‘Online Tedarikçi Yönetimi Sistemi’, ‘Analitik Uygulamalar için Büyük Veri Platformu’ ve ‘Derin Öğrenme ile Profil Çıkarma ve Analiz Platformu’ gibi başlıklarda çok sayıda proje yürütülüyor, bazıları ise tamamlandı” dedi.

SAP Concur, Seyahat Planlamasının Hızlandırılması için 9,3 Milyon USD Destek Aldı.

ABD Savunma Bakanlığı (DoD), 9.3 milyon dolarlık bir sözleşmede SAP Concur’u mevcut Savunma Seyahat Sisteminin yerini alacak bir iş seyahati sistemi prototipini geliştirmek için seçti.

Duyuruda DoD, mevcut sistemini “yaşlanmış ve verimsiz” olarak nitelendiriyor ve SAP Concur‘un “hizmet olarak seyahat etmeyi sonlandır” modelinin “uçak biletlerinin maliyetinde  10 kattan fazla tasarruf” beklediğini söylüyor. Yılda 2 milyondan fazla aktif görev, yedek ve sivil personel tarafından seyahat rezervasyonu sürecine harcanan milyonlarca çalışma saati. ”

DoD, yılda 9 milyar dolar harcıyor ve tüm seyahat fişlerinin % 70’i geçici iş seyahati yapıyor. Maliyet tasarruflarının bir parçası olarak, DoD, geri iade edilebilmeyen uçak biletlerinin tek kullanılmasını sağlayan yeni Ortak Seyahat Düzenlemeleri sistemini devreye alacak..

SAP Concur tarafından geliştirilen yeni sistem, seyahatin karmaşıklığını azaltacak, seyahat edenlerin harcadığı zaman ve çabayı azaltacak, yetkilileri ve yöneticileri seyahat planlaması ve harcama geri ödemeleri konusunda yetkilendirecek.

DoD Genel Müdürü John H. Gibson “Kaynaklarımızın en verimli ve etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamakla ilgili bir sorumluluğumuz var ve bu özel projenin böyle geniş kapsamlı ve derin bir etkisi var – bu gibi reformlar çok önemli.” derken.

SAP’nin yeni iş seyahat programının prototipini 24 ay içinde tamamlaması bekleniyor. SVP Kamu Sektörü David Ballard ise “Dünya çapında dijital dönüşüm sağlamak için devlet kurumlarının yanında çalışmaktan yana şanslıyız ve ABD Savunma Bakanlığı’nın verdiği ödül, hükümetlerin görevlerini yerine getirmelerine yardımcı olma konusundaki kararlılığımızın bir başka örneği.” dedi.

Arival 2018’de Konuşulan İçeriklerden; Leisure Pass Group Kuzey Amerika’ya Çoklu Pazarlamayı Getiriyor

İşletim sistemi, ABD merkezli kongre ve ziyaretçi büroları (CVB) ve destinasyon pazarlama kuruluşlarının (DMO) kendi çoklu cazibe yerleri geçişlerini başlatmalarını ve yönetmelerini kolaylaştıracak.

Duyuru, Las Vegas’ta düzenlenen In-Destination Event’de Leisure Pass Group CEO’su Ted Stimpson’dan geldi.

LPOS platformu ile CVB’ler ve DMO’lar, satın alma noktasından başlayarak her cazibe merkezi geçişini tüm kullanım ömrü boyunca yönetebilir. Teknoloji, özellikli cazibe merkezlerinde nakitsiz giriş için geçiş tarayıcılarına olanak sağlıyor ve mobil çözüm, Leisure Pass Grup‘un çevrimiçi dağıtım ağıyla daha küçük yerel tedarikçileri de birleştiriyor.

LPOS ile çalışan iş ortakları için Leisure Pass Grup ayrıca satış ve kâr elde etmelerine yardımcı olacak yatırım ve pazarlama desteği de sağlamaktadır.

Birleşik Krallık’ta bulunan Leisure Pass Grup, başlangıçta London Pass cazibe merkezleri seçeneği için LPOS sistemini geliştirdi ve geçtiğimiz on yıl boyunca, teknoloji, çoklu geçişler için Viye Pass ve Stockholm Pass da dahil olmak üzere Avrupa’daki birçok üçüncü tarafa uygulandı.

Stimpson, “LPOS, alanında onlarca yıllık deneyime sahip uzmanlar tarafından hem lider hem de gelecek vaadeden destinasyonlar için tasarlandı.

“Tüm ortaklarının cazibe merkezlerini bir kerede pazarlamanın yollarını arayan CVB’ler ve iş artışını sürdürmek için mükemmel. Şehir eğer yılda 500.000’den fazla ziyaretçiyi ağırlıyorsa ve 10 veya daha fazla ziyaretç için cazibe yerlerini, tur ve deneyimleri bir araya getirebiliyorsa temelde kullanımı kolay ve küresel bir seyahat kitlesine ulaşmanın yeni ve çekici bir yolunu temsil eden dinamik bir geçiş ürünü yaratmaya yardımcı olabiliriz” dedi.

LPOS teknolojisi şu anda her yıl üç milyondan fazla geçiş ve 15 milyon cazibe merkezi ziyaretini yönetiyor.

Leisure Pass Group, beş kıtada 17 ülkede ve 36 şehirde faaliyet gösteriyor.

Dünyanın En Büyük LGBT Oluşumu Seyahat İşine Katılıyor

Online Powerhouse Agoda, LGBT uluslararası yaşam tarzı ve seyahat platformu TravelGay ile yeni ortaklığının haberlerini açıkladı.

Anlaşma ile, iki şirketin 35 milyon LGBT yolcuyu temsil eden bir demografinin kullanıcıları için “en iyi LGBT seyahat içeriğini” kullanıma sunmak için birlikte çalıştıkları görülecek.

İlişki Tayland LGBT + Seyahat Sempozyumu ile daha çeşitli demografik gruplara açıldı. Haziran ayında Bangkok’ta yapılan  sempozyuma Tayland Turizm Otoritesi (TAT) ev sahipliği yaptı.

LGBT + Seyahat Segmenti 2016 yılında 192 milyar ABD Doları değerindeydi ve yılda% 8 oranında büyümeye devam ediyor. Bu, Almanya gibi bir ülkenin (Tayland’ın en büyük gelen pazarlarından biri) seyahat harcamalarından % 40 daha fazladır. LGBT + seyahat edenler, diğer seyahat edenlerden ortalama % 55 daha fazla harcama yaparlar . Küresel nüfusun sadece % 6-10’undan oluştuğu söylenen bu topluluk, küresel değerin% 20’sine yakın bir orana ulaşıyor.

TravelGay‘ın MD’si Darren Burn, “İşimiz büyüdükçe ve işimizi geliştirirken Agoda’yla daha yakın çalışmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Sadece birkaç ay önce işimizi aldığımızdan bu yana sitemizi hızla genişlettik ve LGBT topluluğuna seyahatlerinde yardımcı olmak için önümüzdeki aylarda ve yıllardaki konaklama ortaklarımızla birlikte çalışmayı planladık.

“Kardeş marka OutOfOffice.com ile birlikte, dünyanın en büyük LGBT seyahat işletmesiyiz. Agoda olarak tanınmış bir şirket ile çalışarak, web sitemizi ziyaret eden milyonlarca ziyaretçiye teklifimizi daha da geliştirmeyi umuyoruz. ”

Ortaklığın potansiyelini ve LGBT dostu yerlerin nasıl kalacağını, ziyaret edilmesini veya takılmayı nasıl destekleyeceğini tartışırken, UX araştırmasının başkanı ve Agoda Renkleri (Agoda’nın LGBT çalışan kaynak grubu) Aaron Moy şunları söyledi:

Agoda‘da yaptığımız her şeyin merkezinde herkesin herhangi bir yere seyahat etmesine yardımcı olabileceğimiz inancı var. Bu nedenle, her yıl milyonlarca LGBT yolcunun aynı sıcak karşılama ve saygı düzeyini yaşamalarını sağlamaya kendini adamış bir şirketle ortaklık yapmaktan heyecan duyuyoruz. TravelGay ile birlikte, bu bölgedeki ve ötesindeki LGBT gezginlerin planlamasını ve yolculuğunu iyileştirmeyi umuyoruz. ”

Easyjet Gezginlerin Tatillerini Instagram Fotoğraflarından Seçmelerine Olanak Sağlıyor

Instagram, insanların kusursuz destinasyonlarına uçuş bulmalarına yardımcı olmak için easyJet Havayolları ile işbirliği yapıyor.

İkili, konumları ve olası uçuş rotalarını izlemek için Instagram’ın coğrafi etiket (geotag) teknolojisini kullanan bir Look & Book özelliği için birlikte çalıştı.

Look & Book arama motoru, istenen destinasyonun Instagram ekran görüntülerini kullanarak uçuş seçeneklerini gösterecek.

Bu özellik, şu anda Apple cihazları için uygun ve sadece Instagram üzerinden çalışıyor; fakat gelecekte
Snapchat gibi görüntü odaklı platformlara da genişletilmesi arzu ediliyor.

Look & Book, sosyal medya fotoğraflarının ve gönderilerin pazarlanabilirliklerinden yararlanarak, popülerliklerini sosyal ticarete dönüştürmek için tasarlandı.

Geliştiriciler ayrıca, platformun easyJet için satış yaparken, tüketiciler için seyahat planlamasını kolaylaştıracağını umuyor. Bu özellik, easyJet’in mobil uygulaması üzerinde kullanılabilir.

Singapur Airlines, Google Pay’i Müşteri Biniş Kartlarında Kullanacak

Android destekli mobil cihazlar kullanan müşterilerin öncelikle Singapur Airlines uygulamasında mobil biniş kartlarını oluşturmaları gerekiyor. Daha sonra ise kartlarını Google Pay cüzdanlarına kaydedebilir ve güvenliği geçerek uçaklarına binebilirler.

Singapur Airlines, yolcuların yer deneyimini iyileştirmek için bir dizi dijital projede Google ile birlikte çalıştı. Bunlar arasında müşterilerin uçuş bilgilerini aramasına, rezervasyon onaylarını almasına ve yaklaşan uçuşlar için hatırlatıcılar ayarlamasına olanak tanıyan Google Flight, Google Assistant ve Google Home özellikleri de mevcut.

Singapur Airlines Satış ve Pazarlama Kıdemli Başkan Yardımcısı Campbell Wilson; “Google ile olan ortaklığımız ve Google Pay’e mobil biniş kartı kaydetme imkanının sunulması, SIA’nın dijital kapasitesini genişletme ve geliştirme konusundaki sürekli yatırımlarının bir örneğidir.

Bu da seyahat deneyimini sürekli geliştirmeye olan bağlılığımızı ortaya koyuyor ve müşterilerimiz için seyahati daha da sorunsuz hale getiriyor” dedi.

Google Translate Gezginler İçin Daha İyi Bir Hale Getirildi

Yol işaretlerinden akşam yemeği menülerine ve metro haritalarına kadar her hamlenizi tercüme etmek hayal kırıklığına sebep olabilirken, uzun bir deneyim sürecine de neden olabiliyor. Ancak, paniğe gerek yok. Çünkü, Google Translate var.

Google Translate geçtiğimiz Perşembe günü, dünyanın neresinde olursanız olun her şeyi anlamanıza yardımcı olacak ve yeni dillerin çevrilmesine de olanak sağlayan kamera çevirileri özelliğine ilişkin yeni bir güncellemenin duyurusunu gerçekleştirdi.

Peki, bu özellik nasıl çalışıyor: Kamera özelliği, gezginlerin herhangi bir işaretin fotoğrafını çekmesine olanak tanır. Daha sonra kullanıcı çevirmek istediği metni ve hangi dile çevirmek istediğini seçiyor ve çevirisi gerçekleştirilmiş metin ekranda hızlı bir şekilde beliriyor.

Uygulama artık Arapça, Tay dili, Vietnamca, Hintçe, Bengalce, Gujarati, Kannada, Malayalamca, Marathice, Nepalce, Pencapca, Tamil ve Telugu dilleri dahil olmak üzere birçok yeni dil ile çalışır. Mevcut dillerin tam listesi için tıklayın.

Kendiniz denemek için Google Çeviri uygulamasını indirin ve açın, kaynak dili ve çevirmek istediğiniz dili seçin. Kamerayı tıklayın, fotoğraf çekin, metni seçin ve çevirin. Uygulama hem ios hem de Android cihazlar üzerinde kullanılabilir.

Biraz daha fazla zamanınız varsa, çeviri yapmak yerine her zaman yeni bir dil öğrenmeyi tercih edebilirsiniz. Yeni bir dil öğrenmenin bilimsel olarak kanıtlanmış birçok faydası var ve uygulamalar sayesinde, şimdiye kadar hemen hemen her dilde “Merhaba”, “Hoşçakal” ve “Banyo Nerede?” demeyi öğrenmek artık her zamankinden daha kolay!

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe