Travelport, NDC Standartlarını Sağlayan ilk Global Dağıtım Sistemi Oldu.

İlk işlem bir İngiliz seyahat acentesi Meon Valley Travel tarafından 19 Ekim Cuma günü Londra’dan Milano’ya gerçekleşen bir uçuş için yapıldı. Travelport Smartpoint ekranından yönetilen satışta; yeni özellik, ek ücrete tabi olmaksızın yapıldı. Travelport; gelişen havayolu biletleme ve rezervasyon ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirdiği bir dizi ürün grubunun ilki bu şekilde hayatımıza girmiş oldu.

Acenteler için üstün yeteneklere sahip yazılımlar sunan Travelport, halihazırda 270’den fazla ticari havayolu içeriğini en yakın rakibinden 4 kat daha fazla zengin içerik ile sunmaktadır.

Travelport Aralık 2017’de IATA’nın Seviye 3 sertifikasını ilk alan GDS olarak gittikçe artan sayıda acente ve havayolu tarafından kullanılmaktadır. Ayrıca, 2019’da online acenteler için bir dizi yeni sürümle ve sektöre getirdiği yeniliklerle Travelport başarısını sürdürmenin onurunu yaşamaktadır.

Travelport, küresel çapta geniş bir yelpazedeki acenteler ve havayolları ile birlikte çalışarak geliştirmeye devam ettiği bu ürünler ve yol haritasıyla sektörün geleceğini belirlemektedir.

Havayolu dağıtımı için bir dönüm noktası

Hayatımıza giren bu yeni ürünün ilk işleminde Travelport’un CEO’su Gordon Wilson, basına şunları söyledi; “Bu, havayolu dağıtımı için bir dönüm noktasıdır. NDC’de canlı rezervasyon ve canlı biletleme dönemine öncülük etmekten mutluluk duyuyoruz.”

Yeni döneme doğru önemli bir adım

IATA’nın Kıdemli Başkan Yardımcısı Aleks Popovich; “Etkinleştirilmiş rezervasyonunu, NDC üzerinde dünyada ilk defa kendi platformu üzerinden yönetebilen Travelport’u tebrik ediyorum. Bu, havayolu perakendeciliğinin yeni çağı için doğru önemli bir adımdır. Önümüzdeki aylarda ve yıllarda NDC özellikli ürünleri geliştirirken Travelport ile çalışmaya devam etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.” olarak belirtti.

Travelport ve IBM, Tur ve Aktivitelerin Dağıtımı için Blockchain Testi Gerçekleştiriyor

IBM ile ortaklaşa gerçekleştirilen başarılı bir kavram kanıtlama çalışmasının ardından, Travelport tur ve faaliyetlerin dağıtımını ve yerleşimini basitleştirmek, hızlandırmak ve doğrulamak için özel bir blockchain geliştiriyor.

Önümüzdeki altı ay içinde, Travelport‘un baş mimarı Mike Croucher, belki de kurvaziyer limanlarında veya turistik bir yerdeki büyük otellerde sağlanan turlara ve etkinliklere odaklanarak asgari çalışırlıkta bir ürünün piyasaya süreceğini açıkladı.

Croucher, gezginlerin son yıllarda benzersiz deneyimlere olan ilgisinin artmasıyla birlikte, geleneksel dağıtım kanallarının, yüksek oranda küçük ve bağımsız tedarikçilerin varolduğu bu sektöre uygun olmadığını belirtti.
Croucher, “Kendimiz de dahil olmak üzere tüm büyük platformlar için giriş maliyeti oldukça yüksek.

“İçeriğimizi sistemimize koymamızın maliyeti oldukça fazla iş gerektiriyor – ve daha sonra sözleşmelerin yönetilmesi, çözüm masrafları gibi bir durumun ortaya çıkması pahasına blockchain fırsatıyla gördüğümüz bu uzun kuyruk içeriğini gerçekten farklı bir şekilde çözebilir olup olmadığıydı” dedi.

Kendisi, Denklemin diğer tarafında ise, gezginlerin küçük ve yerel tedarikçilerden deneyimleri keşfetmelerine ve onlara güvenmelerine yardımcı olma ihtiyacı olduğunu da söylüyor.

“Bugün bunu yaptığınız gibi [örneğin], bir yürüyüş turu görüyorsunuz, TripAdvisor‘a gidiyorsunuz ve orada yüzlerce yorum görüyorsunuz. Ama orada birçok yanlış yorum var, bir sürü sorun var ve çok fazla arama yapılıyor ”diyor Croucher.

Geçtiğimiz ilkbahardan itibaren Travelport, özel bir blockchain’in dağıtılmış defter modelinin bu sorunları nasıl çözebileceğini, operatörlere, satıcılara ve tüketicilere hizmet vermek için şeffaflık ve otomasyonun nasıl eklendiğini keşfetmek için IBM ile çalışmaya başladı.

Fikir

Çözümün birkaç bileşeni vardır.

Bu blockchain aracılığıyla elde edilen deneyimlerin güvenilir olmalarını – gerçekte var olduklarını ve uygun kalitede olduklarını – garanti etmek için, Travelport, her bir içerik, her yürüyüş turu veya balıkçılık seferi örneğini, örneğin; yerel pazardaki bir kişi veya kuruluş tarafından onaylanacaktır.

Envanterlerini blockchain’e ekledikten sonra tedarikçiler, Travelport tarafından tedarik edilen ve dünya çapındaki endüstri ağları aracılığıyla geliştirilen bir listeden “destek” ile iletişime geçmekten sorumlu olacaklardır.
Croucher, “Bu, yerel bir seyahat acentesi, bir turist masası veya içeriği destekleyen bir şey olsun, bu nedenle de içeriğin zincirde bir onaylama mührü olduğu anlamına geliyor.

Travelport bakış açısıyla, bu, dünya çapında çok büyük bir satış ekibine sahip olmamızı, içerik sağlamayı ve içeriği desteklememizi sağlıyor” dedi.

İçerik onaylandıktan sonra, otel veya kruvaziyer gemisi gibi satıcılara blok zincirinde görünür hale geliyor ve onaylayan taraf, onaylanmış ürünlerin satışına ilişkin bir komisyon alır.

Blockchain’in başka bir özelliği de bu.

Akıllı sözleşmeler, bir blokckchain’de işlem kurallarını tasvir eden kendi kendini yürüten anlaşmalardır.
Bu durumda, tur veya etkinlik operatörü, Travelport tarafından sağlanan her bir işlem için ödenecek komisyonları belirten bir sözleşme şablonunu tamamlayacaktır.

Croucher, “Belki de, onu satan perakendeci% 5’lik bir komisyon alır, içeriğin onaylayıcısı 100 dolarlık bir kerelik ücret alır ve belki Travelport her işlemde% 5’lik bir ücret alır.

Bir satış gerçekleştiğinde, akıllı sözleşme her katılımcı tarafa otomatik ödeme gerçekleştirir.

Croucher, “Komisyonun anında çözüme kavuşturulması, bugün ise herhangi bir satışla ilgili komisyonun uzlaştırılması altı ila sekiz haftalık bir süreçtir – veya bazen de böyle bir süreç yoktur.

“Ve sözleşmenin şeffaflığı, blokchain içinde işleminin gerçekleşmesini destekliyor” dedi.

Bu sistemdeki uzlaşma, alıcının yerine göre resmi para biriminde yapılır.

Potansiyel

Yaz aylarında çeşitli Travelport müşteri etkinliklerinde kavram kanıtlama konseptini paylaştıktan sonra aldıkları geri bildirimlere dayanarak, Croucher birkaç özel kullanım durumuna odaklandıklarını söylüyor. Bunlardan biri de turistik yerlerdeki büyük oteller.

“Büyük kumarhaneleri olan Las Vegas’ı ele alırsanız, bugün sahip olduğumuz konsiyerj masasından çok farklı bir şey sunmamızın bir yolu olabileceğini söylemek için onlarla çekişmeye başlıyoruz” diyor.

“Şu anda bir otelde yapmak istediğiniz yerel turların çoğunda, konsiyerj masasına gitmeniz gerekiyor, onların telefon etmeleri gerekiyor, her şeyi sıraya koymaları gerekiyor, bir kayıt tutuyorlar ve sonra komisyonlarını alıyorlar. Bunu otomatikleştirmek zor. Bu yüzden, bunu destinasyon içi resort tipi için web sitelerine nasıl koyabileceklerini görüyorlar ” dedi.

Croucher, bu platformun yolcularına yerel bir turizm kurulu ya da seyahat acentesi tarafından onaylanan bir limanda iken sunacakları pek çok yeni ve nadir aktivitelerle bağlantı kurarak kruvaziyer gemilerinin de yararlanabileceğini söylüyor.

“Her bir çağrı noktasında, bir yemek pişirme sınıfı veya Segway turu veya benzeri şeyler gibi benzersiz deneyimleri koordine etmek onlar için çok zor, çünkü aslında önceden rezervasyon yaptırmaki bunun değerlendirilmesi ve yerine getirilmesi zor oluyor” dedi.

Travelport, piyasaya sürülecek asgari ürünü oluşturan piyasaları belirlemek için çalışıyor.

Travelport’a Göre İş Seyahati Gerçekleştirenler Dinamik Fiyatlandırma İstiyor.

Bu bulgu, kişiselleştirilmiş dinamik fiyatlandırmayı uygulamaya başlayan veya uygulamayı düşünen havayolları için iyiye işaret olabilir.

Geçtiğimiz ay yayınlanan Travelport 2018 US Business Traveller Anketi, iş seyahati yapanların % 75’inin, iş seyahatleri için çevrimiçi rezervasyon yaparken seyahat tarihlerine göre kişiselleştirilmiş reklamlar almak istediğini tespit etti. Benzer şekilde, katılımcıların % 72’si çevrimiçi göz atma geçmişlerine göre kişiselleştirilmiş reklamlar almak istediklerini belirtti.

Bulgular, Temmuz ayının sonunda sona eren 12 aylık dönem boyunca en az iki kez iş için hava yoluyla seyahat eden 850 ABD vatandaşına yapılan anket sonucu ortaya çıkmıştır.

R.W. Mann ve Co. Danışmanlık’tan Havayolu Sektörü Analisti Bob Mann, iş seyahatindeki kişilerin veri madenciliğine dayanan kişiselleştirilmiş reklamcılığa karşı çok açık olmasına şaşırdığını belirtti.

Mann; “Kişiselleştirilmiş fiyatlandırmayı uygulayan veya uygulamayı düşünen havayolları, Travelport anketini dikkate almalı. Bir havayolu şirketinde dağıtımdan sorumlu olsaydım, bunu devam ettirmek ve test etmeye başlamak için yeşil ışık olarak görürdüm. Yani evet, bu adil bir oyun. Eğer dağıtımcı olsaydım, havayolu firmasına gidip, envanter yapısına göre insanlara satış yapacağız. Sadece temel ekonomi satış yapmayacağım. Yani benimle iş yapsanız iyi olur derdim” dedi.

Kişiselleştirilmiş dinamik fiyatlandırmayı uygulayan havayolları, bilet araması yapan kişiye tarife sunuyor. Bu tür teklifler, veri madenciliği yazılımı ve gelir yönetimi platformlarındaki iyileştirmeler sayesinde etkinleştiriliyor.

Bu tür teklifler, veri madenciliği yazılımı ve gelir yönetimi platformlarındaki iyileştirmeler sayesinde etkinleştirilir. Ücret verilerini toplayan ve dağıtan havayolu şirketi ATPCO, IATA’nın Yeni Dağıtım Yeteneği’ni kullanarak GDS’ler tarafından dinamik ücret tekliflerinin oluşturulmasını sağlamak için ya da ya da NDC, havayolu şirketlerinin teklifleri kişiselleştirmesini ve seyahat acenteleri aracılığıyla yardımcı ürünleri satmasını sağlayan XML tabanlı mesajlaşma standardı için gayret sarf ediyor.

Havacılık şirketlerinin yanı sıra endüstri uzmanları da, taşıyıcıların, müşteriye özel paketlere göre hazırlanmış paketler sunmak için kişiselleştirilmiş fiyatlandırmayı kullanacağını, ancak aynı ürün için farklı fiyatların müşterilere verilmesini istemediklerini söylüyor. Bununla birlikte, havayolu şirketlerinin fiyat ayrımcılığına gireceği yönündeki endişeler, Senato azınlık lideri Chuck Schumer’i (D-N.Y.) Mart ayında uygulamaya yönelik bir Federal Ticaret Komisyonu soruşturması çağrısında bulundu.

Kişiselleştirilmiş dinamik fiyatlandırma hala ilk günlerinde ve metodolojiyi ne kadar ya da ne ölçüde kullanmaya başladığı belli değil. Geçtiğimiz ay Denver’da düzenlenen Uluslararası Havacılık Tahmin Zirvesi’nde, United başkanı Scott Kirby, havayolunun kişiselleştirilmiş teklifler vermeye başlayanlar arasında olduğunu söyledi. Kirby, rekabetçi kaygılara değinerek, ayrıntıya girmeyi reddetti.

Konferansta ayrıca Lufthansa’nın satış, yönetim ve iş geliştirme direktörü Thomas Dionisius, Lufthansa Group havayollarının kişiselleştirilmiş tarifeleri uygulamak için çalıştığını söyledi.

Kendisi; “Çok fazla havayolu şirketinin üzerinde çalıştığına eminim. Bizim için bu büyük bir trend ve teklif ve paketler artık statik değil” dedi.

Ohio Eyalet Üniversitesi havacılık çalışmaları profesörü olan ve dağıtım konularında uzman olan Nawal Taneja, Mann gibi iş seyahatinde kaç kişinin araştırmacılara kişiselleştirilmiş reklamlar almaya açık olduklarını söylediğine şaşırdığını söyledi.

Ancak Taneja, havayolu şirketlerinin kişiselleştirilmiş fiyatlandırmayı etkin bir şekilde uygulayabilmeleri için üstesinden gelmek için hâlâ çok fazla engelle karşılaştıklarını söyledi. Özellikle bir şey için, tahmin modellerinin, müşterilerin etkili ödeme yönetiminin önemli bir unsuru olan ödeme istekliliğinin belirlenmesinde hala iyi olmadıklarını söyledi.

Taneja ayrıca, AB’nin yeni yürürlüğe giren Genel Veri Koruma Yönetmeliği gizlilik yasalarının kişiselleştirilmiş dinamik fiyatlandırmayı uygulamak için daha karmaşık hale getirdiğini de iddia etti.

Taneja, “Bu veri gizliliği konusu büyük bir sorun olacak” dedi.

Seyahatte Blockchain Teknolojisinin Değerini Görmek için Hype Kullanmaktan Kaçınmak

2017 Gartner Hype Cycle for Emerging Technologies, blockchain’i “şişirilmiş beklentilerin Zirvesi” olarak kategorize etti. Fakat bu durum seyahat endüstrisi için bu doğru mu? Travelport mimarları hem iş hem de daha geniş kapsamda seyahat sektörü için blokchain’in etkilerini araştırdı.

Güven üzerine kurulmuş, güçlü ilişkilerin olduğu ve karmaşıklıkları iyi yöneten bir endüstride, önemli bir soruyla başladık: Blokchain için bir rolü var mı? Bunu incelemek üzere bir başlangıç olarak, güvenli dağıtım ve satış için seyahat içeriğinin yönetimi için blockchain’in uygunluğunu analiz ettik. Ayrıca sektörümüzde teknoloji için diğer potansiyel kullanım durumlarını da düşündük.

Travelport değerlendirmesi

Kullanım Greklilikleri: Blockchain veya DLT ve sınırlamalar için uygunluk

Tüm seyahat, seyahat rezervasyonları: Halihazırda kamusal blockchainler için , ölçeklenebilirlik ve işlem doğrulaması hızı için uygun değildir.

Gezgin kimliği: Blockchain veya DLT için uygun olan, sağlam erişim kontrol mekanizması ve güvenlik modeline ihtiyaç duyar.

Seyahat işlemleri için ödemeler: Blockchain için uygun, finansal ortaklar gerektirir ve parasal istikrar gerektirir.

Sadakat federasyonu: Muhtemelen blokchain için uygun, seyahat tedarikçilerinin işbirliği ve değişim mekanizması üzerinde anlaşma gerektirir.

Rezervasyonların ve ödemelerin garantisi: DLT üzerinde bir rezervasyonun onaylanması, Blockchain için uygun olup, rezervasyonun tamamını büyük defter üzerinde tutmayı gerektirmez.

Biletleme:Yukarıdakilere benzer fakat DLT teknolojisine eski sürecin aktarılması riskini taşır.

B2B Yerleşim: Kapalı bir iş ağında DLT için uygundur.

Alışveriş ve envanter : Envanter kontrolü DLT ile mümkündür, ancak performans ve ölçeklenebilirlik nedeniyle sadece sınırlı erişim grubu veya kapalı ağ içinde mümkündür.

Seyahat değişimi: Tedarikçinin defterleri arasında çalışan Seyahat dijital parası veya döviz kuru kapasitesi. Muhtemelen diğer modellerin bazılarını desteklemek için bir gereklilik olacaktır.

Travelport, kısa vadede, kapalı tedarik gruplarında, seyahat endüstrisindeki özel ve izin verilen zincirlerde, çoğu blockchain’de gelişmeler olacağını tahmin ediyor. Orta-uzun vadede, blockchain veya DLT teknolojileri tarafından değiştirilen ödemeleri, envanteri ve sipariş yönetimini görebiliriz.

Blockchain üzerinde tüm seyahatin yönetilmesini, havacılığa yerleşmesini ve tedarikçilerinin yolculukları birleştirilmesinde, bu teknolojiyi daha fazla evrimi öngören daha uzun vadeli bir fırsat olarak görüyoruz.Seyahat blockchainleri için açık standartların evrimi ve DLT’de yer alan seyahat tedarikçilerinin teklif verme veya satma isteklilikleri, bu alanlardaki ilerlemelere yol açacaktır.

Blockchain ve DLT teknlojilerinin ana etkisi; birden fazla tarafın aynı bilgiyi paylaşması ve kabul etmesi gereken herhangi bir süreç için işlem süreleri ve verimlilik iyileştirmelerinde azalma olacaktır. Örnekler, faturalama, ödeme, ödemelerin taşınması, sözleşme müzakeresi ve kimlik doğrulamasını içerir.

Travelport müşterileri şu anda birden fazla kontrol ve doğrulama adımı ile manuel işlemleri kullanarak bu aktivitelerin çoğunu üstleniyorlar. Blokchain ile güvence altına alınan DLT ile, tüm taraflar için mevcut süreçlerin çoğunu azalarak gerçek zamanda gerçekliğin tek bir versiyonu üzerinde anlaşmalarını sağlar.

Kısa Dönem (1-2 yıl) Orta vade (2-5 yıl) Uzun vade (5 yıl +)

Sınırlı B2B ödemeleri Seyahat şifreli döviz borsaları Havacılık yerleşimi için IATA jetonu

Seyahat kripto-para birimi Teklif Dağıtık özel muhasebe defteri rezervasyonları Blockchain üzerinde tüm seyahat

Temel gezgin kimliği Seyahat için Cryptocurrency ödemeleri Blockchains genelinde Interlining

Tedarikçi envanteri Erken IATA Hava ödemeleri ve yerleşimi için para kabulü Küresel Gezgin kimliği

Tedarikçiler arasında gezgin kimliği paylaşımı

Daha fazla bilgi ve Travelport’un seyahat endüstrisindeki blockchain hakkındaki teknik raporunu okumak için bu bağlantıya tıklayın: https://www.travelport.com/sites/default/files/travelport-blockchain-whitepaper.pdf

Travelport, Trip Assist Mobil Uygulaması için Üçlü Seyahat Acentesi Anlaşmalarını Tamamladı

İngiltere’de Omega Seyahat, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli Cozmo Travel ve Singapur’da Pegasus Travel, Şubat ayındaki lansman sonrası uygulamaya kaydoldu.

Uygulama, günlük seyahat desteği, gerçek zamanlı gezi uyarıları ve acenta desteği almak için çağrı hizmetleri vererek gezginlere kişisel seyahat konsiyerj hizmetleri sağlıyor.

Omega Travel Yönetim Kurulu Başkanı Mingliang Chen; “Günümüzde hiper-mobil gezginlerle etkileşimimizi artıracak olan bu yeni mobil teknolojiye Avrupa’da öncülük etmekten memnuniyet duyuyoruz. Travelport’un yenilikçi mobil teknolojisinin markamızı mobil aracılığıyla hayata geçireceğinden ve yeni işler almamıza yardımcı olacağından eminiz” dedi.

Travelport Küresel Ağırlama ve dijital kıdemli başkan yardımcısı ve genel müdürü Niklas Andreen ise; “Mobil doğru uygulandığında, acentaları pasif güzergah yönetiminden seyahat boyunca gezginlerin gerçek bir proaktif ortağı olmaya doğru taşıyor.

Travelport, seyahat acentesinin mobil katılım ile rolünü yeniden tanımlayan öncü seyahat acenteleriyle birlikte çalışmaktan gurur duyuyor” diyerek ekledi.

Sabre, Merkezi İşlem Birimlerinin 2023 Yılına Kadar Tarih Olacağını Söyledi

Sabre Bilgi Bankası Sorumlusu Joe DiFonzo, ”Saber, 2023 yılına kadar açık bulut sistemlerine geçişini tamamlayacak, ana bilgisayar teknolojisini emekliye ayıracak.” dedi.

Bu hafta Sabre Yatırımcı Günü’nde konuşan DiFonzo, merkezi işlem teknolojisinin işletimelere pahalı hale geldiğini ve birçok şirketin bu durumdan uzaklaştığını, Sabre‘ın da bunlardan birisi olduğunu söyledi. Ayrıca DiFonzo, bu değişimin, şirkete hem “operasyonel çeviklik” hem de “ölçeklenebilirlik” vereceğini söyledi.

Amadeus geçtiğimiz Haziran ayında merkezi sistemden tamamen bulut sistemlerine geçmişti. Travelport, merkezi sistemi, bulut sistemine aktarma sürecindedir ve bunu yapmaya devam etmeyi planlamaktadır.

Saber, kamu bulutlarının ve özel bulutların bir kombinasyonunu kullanacak DiFonzo’ya göre bu geçiş, işletme giderlerini yıllık 100 milyon dolardan fazla azaltacak.

Ryanair Amadeus’la Dağıtım Ortaklığını Sonlandırdı

Ryanair, Amadeus’la olan dağıtım ortaklığının 15 Aralık’tan itibaren bittiğini söyledi.

Düşük fiyatlı hizmet sunan havayolu şirketi yaptığı bir açıklamada ikilinin yeni bir anlaşmaya varamadığını belirtti.

2014’ün başında Ryanair, GDS (global dağıtım kanalları) dağıtımını tartışmaya başlamış, önce Travelport ardından da Eylül ayında Amadeus ile anlaşma imzalamıştı.

Üçüncü taraf dağıtımı o zamanlar Ryanair’in stratejisinde büyük bir değişim hamlesiydi.

Yapılan açıklamada, Sabre ve Travelport aracılığıyla dağıtıma devam edileceği belirtildi.

İrlanda-merkezli taşıyıcının Amadeus’a ait Navitaire ile çalışmaya devam edeceğine de açıklamada yer verildi.

Amadeus’dan yapılan açıklamada ise Navitaire üzerinden iş ortaklığının devam ettirilmesinin dört gözle beklendiği belirtiyor.

Travelport Dijital Gezginlerin Farklılıklarını Gözler Önüne Seriyor

Dağıtım devi, her ülkedeki genel akıllı telefon, sabit hat ve mobil internet penetrasyon seviyelerini yansıtan, gezginler tarafından dijital platform kullanımının temel göstergelerine dayalı olarak on dokuz ülkeyi tarayan “dijital gezgin ligi” tablosunu bir araya getirdi.

Rapordan çıkan önemli sonuçlar arasında, gezginlerin (hatta dijital seyahat araçları için güçlü bir tercih yapan kullanıcılar da dahil), zaman zaman bilgiye erişim sıkıntısı çekiyor olabildiği ve Travelport‘a göre bunun “karışıklığa ve kararsızlığa” neden olabildiği yer alıyor.

Seyahat edenler, ortalama olarak, satın aldığı her seyahat için 16 kategoride seyahat uygulamasına erişirken,% 75’i ise web sitelerinde seyahatlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.

Fakat aynı zamanda gezginler, bu tür değerlendirmelere yüksek oranda şüphe ile yaklaşıyorlar ve “güvenilir sesler” arıyorlar. Bu mantık, özellikle sosyal medyayı aktif olarak kullanan ve web sitelerini seyahat araştırmasının bir parçası olarak inceleyen genç gezginler için geçerli.

18-24 yaşındaki genç insanların % 79’u, seyahat planlarına yardımcı olması için arkadaşlarının sosyal medyada yayınladığı videoları ve fotoğrafları kontrol edeceğini söyledi.

18-24 yaşlarındaki gençlerin% 44’ü, sitelerde yayınlanan incelemelerin orijinal olup olmadığı konusunda şüpheleri olduğunu belirtti.

Rapora göre:

Genç insanlar bazen bir şeyin az ama öz olmasının iyi olduğunun farkına vardılar. Buna göre; eğer yalnızca bir kaynaktan uzman tavsiyesi alabiliyorlarsa birden fazla sitede vakit harcamaya gerek yok.

“Yapılacak olan en iyi şey bir seyahat profesyoneli ile süreci basitleştirerek kişisel tavsiyeler sunmak. Böylelikle insanlar kendileri için doğru olan kararı verirlerken rahat hissedecektir”.

Asya Pasifik

Beklendiği üzere alışkanlıklar demografilere göre farklılık gösteriyor; ancak Asya Pasifik’i küresel benzerlerinden ayıran bazı noktalar var.

Asya Pasifik ülkeleri dijital seyahatte ilk üçte yer alıyorlar. Hindistan’ı Çin ve Endonezya takip ediyor.

Bununla birlikte Japonya, İngiltere ile birlikte 18. Sırada yer alırken Almanya ve Avusturya 16.sırada yer alıyor.

Japon yolcuların% 87’si ve Avustralyalı gezginlerin% 80’inin rezervasyonları için bir akıllı telefon yerine bir bilgisayar kullanması daha olası.

Asya Pasifik gezginleri, seyahat planlarına yönelik araştırma yaparken ilk durakları P2P (% 82) siteleri oluyor ve kafa karışıklığı yaşıyorlar. % 86’sı ise araştırma için seyahat rezervasyon sitelerini kullanıyor ve% 46’sı geçmiş seyahatlerine dayalı kişiselleştirilmiş önerileri içeren benzer siteleri kullanıyor.

Dijital alışkanlıklarına rağmen, Asya Pasifik gezginlerinin% 80’i seyahat planlamasının bir parçası olarak seyahat uzmanlarına güveniyor. Çinli yolcuların% 88’i, rezervasyon ve seyahat düzenlemeleri için ilk irtibat noktası olarak acentelere güveniyor.

Çinli, Hintli ve Endonezyalı gezginlerin yaklaşık% 90’ı seyahat araştırmalarının bir parçası olarak arkadaşlarının yayınladığı videoları ve fotoğrafları kullanıyor.

En büyük dijital seyahat nüfusuna sahip olan Hindistan’da ise akıllı telefonlar tercih edilen dijital cihaz ve tüketiciler rezervasyondan seyahat sonuna kadar akıllı telefonlarını kullanıyor; Hintli yolcuların% 82’si, mübil boarding geçişlerinin seyahatleri kolaylaştırdığına inanıyor.

Çin ise sesli aramayı kucak açan ülkelerin başında geliyor. Yolcuların% 72’si mevcut sesli arama hizmetini kullanıyor. Buna karşılık, Birleşik Krallık’taki yolcuların sadece% 33’ü bunu gerçekleştiriyor. 2016 yılı sonunda Çin’de 43 milyon dijital asistan kullanıldı.

Ancak Travelport, Asya Pasifik gezginleri için tüm bu kaynakların çok az etkili olduğunu belirtiyor. Çünkü teknoloji hala yeni.

Çinli gezginlere bakıldığında ise , her gezi süresince ortalama olarak kullandıkları 20 uygulama kategorisiyle, seyahat uygulamaları toplamaya hevesli görünüyorlar.Çinli gezginlerin% 46’sı, bir insanla muhatap olamadıkları konusunda hayal kırkılıklarını ifade etti.

Travelport, bu sorunun bir insan-melez sohbet robot arayüzü ile çözülebileceğini önerisinde bulundu.

Dijital alışkanlıkları nedeniyle, Asya Pasifik gezginlerinin seyahat hizmetleri sağlayıcılarının kalitesini Wi-Fi’nin mevcudiyetine göre yargılıyor olmaları ise hiç de şaşırtıcı değil; bu yüzden de otellerin %61’İ Wi-Fi kullanımını ücretlendirmekten kaçınıyor.

Amerikalar

Amerika kıtasındaki trendlere ise Brezilya, Kanada, Kolombiya, Meksika ve ABD’deki gezginler dahil.

Seyahat rezervasyon siteleri ve seyahat ilham kaynakları bu gezginlerin (% 80) öncelikli tercihi ve % 42’si ise araştırırken sesli arama kullanıyor ve hatta ,% 72’si seyahat uzmanlarına seyahat planlamasında yardımcı olmaları için güveniyor.

Amerikalardaki gezginlerin büyük çoğunluğu (% 74) seyahat planlamayı eğlenceli bir etkinlik olarak değerlendiriyor ve destinasyon, ilham ve iyi fırsatlar ararken harcadıkları zamanın keyfini çıkarıyor.

Amerikalarda sosyal medyaya olan güven, neredeyse seyahat şirketleri tarafından yayınlanan içerik (% 69) ve arkadaş ve aile üyeleri (% 70) tarafından gönderilen videoya ve fotoğraflara güven neredeyse eşit.

Amerikalı yolcuların% 81’i hala bilgisayarlarına güveniyor, ancak% 34’ü akıllı telefonlarını kullanıyor. Dijital araçlar mevcut olmasına rağmen, Amerikalı yolcuların% 38’i, bir insanla muhatap olamayacağı konusunda hayal kırıklığı yaşıyor.

% 44’ü ise destinasyon ülkelerindeki seyahatleri yönetmek için akıllı telefonlarını kullanıyor. Bu rakam ABD yolcuları için (% 50).daha yüksek.

Amerikalı gezginlerin % 67’si wi-fi ücreti talep eden otellerden kaçınacağını belirtti.

Amerikalardan gezginlerin % 70’i iş seyahati+eğlence trendini tercih ediyor. % 56’sı birkaç gün boyunca gezilerini genişleterek destinasyonda biraz vakit geçirmenin keyfini çıkarıyor.

İş seyahati gerçekleştirenlerin %42’si bir seyahat yönetim şirketi kullanıyor ve bunların % 49’u kurumsal seyahat politikalarının çok kısıtlayıcı olduğundan şikayette bulundu.

Travelport‘un CEO’su ve Başkanı Gordon Wilson çalışmaya ilişkin olarak; “Bulgular, dijital araçların yolculuk öncesi, sırasında ve sonrasında gezginler için önemini ortaya koyuyor. Bu anlamda 7,6 trilyon dolarlık küresel seyahat ve ağırlama sektörünün müşterilere duyarlı, ilgili ve zamanında hizmet sunmak için sürekli olarak uyum sağlamaları gerektiğinin altı çiziliyor. Gezginlerin genç veya yaşlı olması fark etmeksizin onlara dijital araç ve içerikler sunmak artık bir seçenek değil zorunluluk ve modern gezginlere arama yapmaya başladıkları dakikadan seyahatlerinden döndükleri ana kadar ulaşmak ve iletişime geçmek için vazgeçilmez bir araç” dedi.

Travelport’un “Küresel Dijital Gezgin” araştırması Ağustos 2017’de Toluna Research gezgin örneklemi kullanılarak hazırlanmış çevrimiçi bir anketti ve küresel çapta 19 ülkeden geçen yıl en az bir seyahat gerçekleştirmiş insanlardan 11.000 geri bildirim aldı.

Travelport CEO’su Havayolu Teknolojileri Tartışmalarını Dikkate Almadığını Belirtti

IAG’nin (International Airlines Group) sahibi olduğu havayolu şirketlerinin, genel dağıtım sistemleri üzerinden yapılan her bir rezervasyon için 8 sterlinlik ilave bir ücret almaya başlamasının ardından, Iberia ve British Airways’in üçüncü parti dağıtım maliyetleri gelecek Kasım ayında artış görebilir.

Bu fikrin sahibi, seyahat sektörüne ticari teknoloji çözümleri sağlayan Travelport’un başkanı ve CEO’su Gordon Wilson’a ait ve Wilson, sektördeki teknoloji tartışmalarının çoğunu “saçma” olarak değerlendirerek dikkate almadığını belirtti: “Bu alana dair tartışmaların çoğu teknolojiye uymuyor – uçtan uca süreçlere uymuyor. Sektörde dile getirilen pek çok saçmalık var.”

Wilson, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “British Airways ile aramızdaki mevcut anlaşma, son derece iyi bir anlaşma özelliğini taşıyor. Bu anlaşmayı ortadan kaldırmak istiyorlarsa, bu kendi seçimleridir. 1 Kasım geldiğinde, sahip oldukları bütün avantajları kaybedecekler.”

British Airways ve diğer tam uçuş hizmeti sunan havayolu şirketleri, bulundukları ülkelerdeki pazarların dışında gerçekleşen rezervasyonlar için halihazırda, Travelport’un sistemine benzer genel dağıtım sistemlerinden güç alıyor. Seyahat acenteleri – çevrimiçi acenteler de- yegâne yöntem olarak, sadece havayolu şirketleri üzerinden doğrudan rezervasyon yapmak veya havayolu şirketlerinin hizmetlerini, şirketlerin sistemlerine bir uygulama program arayüzü (API) aracılığıyla bağlanarak satın almak seçeneğine sahip bulunuyor. Wilson, bu konuda da yorumlarda bulundu: “Şu anda 180 ülkede faaliyet gösteriyoruz ve Delta Air Lines yakın zamanda bizimle, hiçbir rezervasyon ücretinin söz konusu olmadığı bir tam içerik anlaşması imzaladı. Delta gibi havayolu şirketlerine kattığımız değer, bu şirketlerin kendi ülkeleri dışındaki 179 ülkede satış yapabilmesi. Bunu [havayolu şirketleri için] başka kim yapacak?”

British Airways’in şu anda Travelport ile yapamayacağı, fakat bir API ile yapmakta olduğu veya yapmayı istediği hiçbir şey bulamadım. Diyalog içerisindeyiz. Aramızdaki ilişki, hırçın bir ilişki değil. [Ancak] cevaplanmamış çok sayıda soru bulunuyor. Hâlâ onların yapamadığı, fakat yapmak istediği şeylerin neler olduğunu çözmeye çalışıyorum.”

Tam uçuş hizmeti sunan Alman havayolu şirketi Lufthansa, 2015 yılının Eylül ayında bir genel dağıtım sistemi rezervasyon ücreti olarak nitelendirilebilecek olan, 16 €’luk bir Dağıtım Maliyet Bedeli’ni talep etmeye başladı. Şirket bir sonraki yıl içerisinde genel dağıtım sistemi (GDS) dağıtım maliyetlerinin 12 milyon € gibi büyük bir miktarda artış gösterdiğini bildirdi. Öte yandan Travelport, yılın ilk yarısında, yıllık gelirin %4’lük bir artış ile 1.26 milyar $ seviyesine ulaştığını bildirdi ve bu gelirin %67’si havayolu şirketlerinin deniz aşırı pazarlarındaki uçuş işlemlerinden elde edildi. Toplam işlem hacmi de artış gösterdi ve 2016 yılının ilk yarısında %2 artış kaydederek 41.6 milyar $ seviyesine çıktı.

Travelport yılın ilk yarısında operasyon kârlarında %8 artış ile 315 milyon $ seviyesinin görüldüğünü ve Afrika ile Orta Doğu bölgelerindeki sektör rezervasyonlarındaki %4’lük bir düşüşün yanı sıra, Haziran ayına kadar geçen üç aylık süreçte %5’lik bir kayıp yaşandığını bildirdi.

Wilson bu kayıplar konusunda da açıklamalarda bulundu: “Dizüstü bilgisayar ve seyahat yasakları ile Arap ülkelerinin Katar’a yönelik ambargosunun Orta Doğu ve Afrika’ya yararı dokunmadı. Bu durum, pazarın momentumunu bir derecede alıp götürdü. Avrupa karmakarışık olageldi. Birleşik Krallık pazarı bir miktar yumuşak kaldı. Seçimlerin her daim bir sönümleme etkisi olduğu görülüyor. Asya, özellikle Hindistan ve Endonezya’da bizim için bir başarı öyküsü olma niteliğini taşıyor. Kuzey Kore haricineki tüm pazarlarda iyi işler çıkardık.”

GDS Pazar Payı Savaşlarında Kim Önde!

Travelport CEO’su Gordon Wilson’ın küresel dağıtım kanalları(GDS) pazar payını önemsiz gibi gördüğünü belirtmek oldukça çekici gelebilir; çünkü kendisi 3 büyük şirketten en düşük GDS payı olan Travelport’u yönetiyor.

Ancak pazar payı özellikle pazarlama aracı olarak önemliyken malesef CEOların dikkate alması gereken tek değişken bu değil. Pazar payları kullanışlı bir ölçü olsa da direkt dikkat çekmeyen kimi dış etkilere de maruz durumda.

Travelport‘un New York’ta düzenlediği 2017 Yatırımcı Günü’nde Gordon Wilson, şirketin 2020’ye kadar GDS pazar payını %1 ile %2 oranında artırmayı beklediğini belirtti.

Bir analistin, yatırımcıların bu tahmine nasıl güvenebileceğini sorması üzerine ise Wilson, pazar payının her ne kadar değişken olsa da bazı faktörleri gösterebileceğini belirtti.

Wilson açıklamasını şu şekilde yaptı: “İlk olarak Latin Amerika ve Asya-Pasifik gibi belirli bölgelerde pazar payımızı devamlı olarak artırdık. Ve eğer Hindistan ve Asya Pasifik gibi bölgelerde gelişmekte olan bir pazardaysanız, payınız daha hızlı bir şekilde artacaktır.” Örneğin Travelport Hindistan gibi büyüyen pazarlarda bu önemli pozisyona sahip.

“Pazar payının birçok farklı sebepten ötürü farklı GDS’ler arasında değişebileceğini de aklınızda tutmalısınız. Hindistan’da seyahat eden kişi sayısındaki olağanüstü büyüme Travelport’un pazar payının artmasına önemli etkide bulundu. Biz farklı birşey yapmadık, yalnızca belirli bir pazardaki çoğunluğa uyduk.”

Dikkat edilmesi gereken diğer bir etken ise GDS havayolu müşterilerinin durumu. Wilson’un belirttiğine göre “Eğer müşterileriniz pazardan daha hızlı büyüyorsa, sizin pazar payınız da büyüyecektir. Özellikle Asya ve Amerika gibi hızlı büyüme sağladığımız bazı önemli pazarlarda belli boyutlarda çekim gücümüz olduğunun farkındayız. Bu pazarda daha hızlı büyümekte olan bazı müşterilerimiz bulunuyor.”

Bir başka analist ise Travelport’un elde edilen gelirleri şirket için yeniden yatırıma dönüştürme konusundaki kararlılığını sorguladı.

Şirketin CFO’su Bernard Bor, şirketin, teknoloji platformuna son beş yılda toplamda 700 milyon dolar tutarında yatırım yaptığını ve bunun yarısından çoğunun inovasyona yönelik kullanıldığını belirtti. Şirketin teknolojiye yaptığı bu yatırım tutarı ise en yakın rakibinin yaptığından iki kat fazla durumda.

Şirketin harcamaları kısmaya yönelik tutumunun ne olduğu konusunda ise şöyle cevap verdi: “Sonuçta biz bir teknoloji şirketiyiz; tam da bu yüzden canavarı beslememiz gerek.”

“Yenilik üretmeyi bırakırsak geriye gitmeye başlarız. Özel bir şirketin himayesi altındayken bu durumdaydık. Buna geri dönmeyi düşünmüyoruz.”

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe