İsveç ICEHOTEL 2018 Sezonunda Hizmet Verecek Sanat Suitlerini Duyurdu!

Türünün ilk örneği olan sadece buz ve kar kullanılarak yapılmış Jukkasjärvi ICEHOTEL, önümüzdeki yıl 28. yılını kutlayacak! ICEHOTEL başta yerel bir sanat galerisiyken bazı maceracı ziyaretçilerin orada uyuyup uyuyamayacaklarını sormaları üzerine doğdu. Sezon sonunda Torne Nehri’ne karışan ve her yıl yeniden inşaa edilen ICEHOTEL ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor! Otel odalarını yapmak için 700 milyon tane kartopu oluşturmaya yetecek büyük bir miktar kar kullanılmakta olup avizeleri oluşturmak için 1.000 adet elle parlatılmış buz kristali kullanılıyor.

Şimdi ise Jukkasjärvi’deki ICEHOTEL’de konaklayacak misafirlerin yeni bir seçenekleri olacak! King Kong’un yanında veya Alice Harikalar Diyarı tarzında bir masalın içinde, kocaman bir Faberge Yumurtasının yanında, bir dev buz salyangozu ile ya da Wandering Cloud adı verilen bir düş sahnesinde uyuyabileceğiniz tamamı buzdan yapılan sanat suitlerinde uyumanız artık mümkün!

ICEHOTEL’de yeni sanat süitlerini yaratmak üzere, 11 farklı ülkeden 28 kreatörler Arjantin ve Ekvador’dan İsveç’e gelecek, böylece sanat suitleri tasarlanıp inşa edilecek. Arctic travel uzmanı ve Off the Map Travel‘ın kurucusu Jonny Cooper yeni tasarımların hayata geçirilmesini büyük bir sabırsızlıkla beklediklerini ve bu 28 sanatçının yüzlerce başvuru arasından titizlikle seçildiğini belirtti. Cooper, “kreatörlerin tasarımlarını hayata geçirmek küresel bir başyapıt yaratılmasını sağlayacak. Seçilen bu ekibin geniş çaplı bir etki yaratacağı kesin, zira her geçen yıl daha iyi bir performans gösteriyorlar” diye sözlerini sürdürdü.  

Bu kış ICEHOTEL’i tecrübe etmek isteyenler için odaların 15 Aralık’ta açılması bekleniyor . Off the Map Travel ile yapılacak 3 gecelik bir konaklamanın fiyatı kişi başı £1099’dan başlıyor. Fiyata otele transfer, 2 kişilik oda, 3 gecenin 2 gecesi sıcak bir odada, diğer bir gecesi yeni yapılacak olan sanat suitlerinin birinde olmak üzere, kahvaltı, tüm ICEHOTEL odalarını keşif ve kişiye özel buzdan bir heykel yapımı aktivitesi de dahil. Uçuşlar ise ekstraya giriyor. Ancak hatırlatmakta fayda var, Off the Map Travel’ten her güzergah, konukların istek ve arzuları ışığında özel olarak oluşturuluyor. 

2018 yılı için yeni ICEHOTEL Sanat Suitleri şunları içerecek:

  • SPACE ROOM Adrian Bois Pablo Lopez
  • DAILY TRAVELLERS Alem Teklu Anne Karin Krogeveoll
  • CUMULUS Annakatrin Kraus Hans Aescht
  • FOLLOW THE WHITE RABBIT Anna Sofia Mååg Niklas Byman
  • KING KONG Lkhagvadorj Dorjsuren
  • QUEEN OF THE NORTH Emilie Steele Sebastian Dell’Uva
  • WHITE DESERT Timsam Harding Fabián Jacquet Casado
  • LIVQ Fabien Champeval Friederike Schroth
  • A RICH SEAM Howard Miller Mugh Miller
  • WANDERING CLOUD Lisa Lindqvist
  • HANG IN THERE Marjolein Vonk Maurizio Perron
  • RADIANCE Natsuki Saito Shingo Saito
  • MONSTERA Nina Kauppi Johan Kauppi
  • LAST FABERGE EGG Tomasz Czajkowski Eryk Marks
  • GROUND RULES Carl Wellander Ulrika Tallving

Tren Turizminin Örneklerinden Biri Olarak ‘Tren Ecuador’

Lüks trenlerin çekici yanları, kulağa sorumlu bir seyahatin başlangıç noktası gibi gelmiyor olabilir, ancak Tren Ecuador’un ürünü, gezginlere tam olarak bunu sunuyor. Konuklara gurme yemeklerden, hiçbir masraftan kaçınılmadan tasarlanan kompartımanlara, lüks tren turizminin tüm konforlarını sağlayan yolculukların sorumlu yanı, Tren Ecuador’un kapsamlı vizyonunda yatıyor.

Konuklar, tren yolculuğuna başladıktan sonra çok popüler olmayan lokasyonlarda yerli halk ile kaynaşmak, yerel lokantalarda yemek yemek, otantik el yapımı ürünler satın almak ve geceleri zarif ve büyük çiftliklerde geçirmek için belirli noktalarda düzenli olarak mola veriyorlar ve bunları yaparak yol boyunca yerel kültürle kaynaşma fırsatını buluyorlar.

Tren Ecuador’un genel müdürü Ana Garcia Pando’ya göre fark, deneyimin lüksünde yatıyor: “Biz, farklı türde bir doğrudan deneyim yaşama olanağı sunuyoruz. Müşteriler konforun keyfini sürebilir, ardından yürüyüş botlarını giyip, yağmur ormanlarında yıllardır yaşamakta olan ve kinoayı nasıl hasat ettikleriyle ilgili öyküler anlatan kadınlarla bu ormanlarda yürüyüşe çıkabilir. Bu deneyim farklı, eğitim niteliği taşıyan bir tür lüks deneyimi olma özelliğini taşıyor.”

Şirket geçen yıl Responsible Travel’ın, World Trade Market Londra’da düzenlediği Dünya Sorumlu Turizm Ödülleri’nde birinciliği paylaşarak, turizmi ileri derecede sorumlu bir yöne taşıdığı için tanınırlık kazandı.

Tren Ecuador, Ekvador’un dört bir yanında turistlere hizmet veren, tam donanımlı bir tren ağını yönetiyor ve 2015 yılında gerçekleşen bir yenilenme sürecinin ardından şimdilerde, ülkenin en güzel, saklı kalmış lokasyonlarını keşfetmek isteyen gezginlere 10 günlük geziler sunuyor. Günlük gezilerin yanı sıra, şirketin sunduğu en iyi yolculuk, Pasifik kıyısındaki Guayaquil’den başlayarak kuzeydeki Quito’ya ve ardından Andes’a seyahat eden trenlerle sunulan dört günlük Tren Crucero deneyimi. Guayaquil’den başlayan yolculuğa Bulutlara Giden Tren ismi verilirken, aynı rota izlenerek yapılan dönüş yolculuğuna Harikalar Treni ismi veriliyor. Pando, bu geziler konusunda bilgiler verdi: “Bu yolculuk, konukları Şeytan Burnu’na ani bir iniş, dar bir vadiden ve yağmur ormanlarından geçiş ve ardından kıyıya varış ile bir dizi yanardağın yer aldığı bir yola çıkarıyor. Konuklar yol boyunca farklı iklimleri, çeşitli ve güzel manzaraları görecek ve farklı yerleşimleri ziyaret edecek. Ekvador’da 22 yerli uyruk bulunuyor ve konuklar, turlarımız sırasında bu çeşitli insan topluluklarının kimileriyle buluşma olanağı bulacak.”

İnsan Gücü

Tren Ecuador’un envanterinde, yerel ekonomiyi güçlendirme yönündeki görevinin bir gereği olarak yataklı vagonlar bulunmuyor. Bunun yerine konuklar, yolculuk rotası üzerindeki çeşitli dört ve beş yıldızlı otellerde ve eşsiz çiftliklerde uyuyarak dinlenme fırsatı buluyor. Gezginler yolculukları sırasında tahta oymacılarından müzisyenlere, dokumacılardan dansçılara, yerli insanlarla tanışmak için pek çok fırsat elde ediyor. Konuklar, bu zanaâtkârların ürettikleri eşyaları satın alma şansını bulmanın yanı sıra, bu insanların günlük yaşamlarına ve Ekvador kültürüne dair bir içgörü de kazanıyor.

Ekvador’da gezginlerin karşılaşabileceği en eklektik karakterlerden birisi olan, Ekvador’un son buz satıcısını Pando anlatıyor: “Kendisi yerel pazarlara sattığı buzları toplamak için Chimborazo Dağı’na, buzulun kıyısına kadar tırmanıyor. Bugün daha fazla insanın evinde buzdolabı olduğu için bu iş oldukça zahmetli ve özgün.”

Geleneklere saygı, Ekvador kültürünün korunmasının ayrılmaz bir parçası ve konuklar, yerel gelenekleri pek çok açıdan görmenin tadını çıkarabiliyor. Pando, bu olanağı bir örnekle açıklıyor: “Sözgelimi, konuklar yerlilerin hala para kullanmak yerine mal takas ettiği, antik bir yerli pazarı ziyaret edebilir.”

Tren Ecuador’un yerel ekonomiyi teşvik etme çabasına olan bağlılığı, trenin durakladığı noktalardaki tüm kafelerin yerliler tarafından işletildiği anlamına geliyor ve bölgenin yerlileri, yolcuların seyahatleri sırasında tüketebilecekleri yiyecek ve içecekleri sunuyor. Pando, şirketin bu yönünü de kısaca anlatıyor: “Müşteriler, yerel yerleşimlerde işletilen kafelerde, kuzeydeki bölgelerde mısır ve patates, güneydeki bölgelerde ise kinoa gibi otantik yemekleri tadabiliyor.”

Yemek, her ikisi de seyahat planında yer alan plantasyon gezintileri ve çikolata tadım etkinlikleriyle, Tren Ecuador yolcukuklarında müşterileri eğitmenin bir diğer yolu olma özelliğini taşıyor.

Çalışmanın Meyvelerini Toplamak

Tren Ecuador’un müşterilerine kültürel açıdan zenginleştirici bir turist deneyimi sunulurken, trende hazır bulunan personelden yerel pazarlarda çalışan insanlara, yerel topluluklar da bu turist rotasının meyvelerini topluyor.

Şirketin 180 küçük ölçekli tedarikçiyle anlaşmaları bulunuyor ve Tren Ecuador tüm bu tedarikçilere gelir sunmanın yanı sıra yemekler ve atıştırmalıklar için ödeme yapıyor. Turistler, bu tedarikçilerin ürünlerini satın alarak bu gelire katkıda bulunuyor. Pando, Tren Ecuador olarak amaçlarının “yerel ekonomiyi güçlendiren, en yüksek kaliteye sahip bir ürün sunmak” olduğunu belirtiyor ve Tren Ecuador’un bağlı şirketler için ruhsat almak, tedarikçileri eğitmek ve onlara adil ticaret ilkelerine dayanan sözleşmeler sunmak adına zaman ve para yatırımı yaptığını söyledi. Pando ayrıca Tren Ecuador için çalışan çoğu yerli vatandaşın genellikle başka bir işte daha çalıştığını, böylece şirketin kendilerine iyi bir ilave gelir kaynağı sunduğunu ve bu ilave gelirin, kadınlara çocuklarının eğitim masraflarını karşılamaları için yardımcı olduğunu belirtiyor. Tren Ecuador’un gelirlerinin bir kısmı yerel toplulukların koşullarının iyileştirilmesine harcanıyor; örneğin, okullara araç gereç sağlanıyor. Pando, turizmin “bu toplulukların yaşamlarını iyileştirmeye yardımcı olduğunu” açıklıyor.

Halihazırda, her yıl 180,000 yolcuyu konuk eden Tren Ecuador, Pando’nun açıkladığı üzere, Birleşik Krallık gibi pek çok pazarda ön plana çıkmak için çalışmalar yapmayı sürdürüyor: “Acenteleri ve operatörleri, ürünümüz hakkında bilgilendirmek için tanıtım gezileri düzenledik. Ayrıca çekiciliğimizi arttırmayı, acenteler ve tedarikçilerle bağlantı kurmayı denemek için her yıl WTM ve Experience Latin America gibi ticari fuarlara katılıyoruz.”

Tren Ecuador, sorumlu yolculuk sektörünün bayrağını taşırken Pando, bir destinasyon olarak Ekvador’un da aynı şeyi yapıyor olmasından dolayı gurur duyuyor: “Çeşitli kimliklerimiz, bu ülkenin ve tarihimizin güçlü bir özelliği. Ülkemiz, ekoturizm ve doğa ile kültüre saygılı olma konularında yasalar oluşturan ilk destinasyonlardan biri olduk.”

Pando, verdiği bilgilere şu sözlerle nokta koyuyor: “Ekvador’un büyük tatil tesisleri bulunmuyor. Konaklama olanakları, küçük yerleşimler arasında dağınık durumda ve bu sayede güçlü bir tedarik zincirine katılmayı daha kolay hale getiriyor. Böylelikle, bu tür turizm faaliyetleri bize harika bir şekilde uygun oluyor.”

Tren Ecuador, sorumlu turizmin parlayan bir örneği olan Ekvador’da, bir başarı timsali olarak varlığını sürdürüyor.

 

 

İşte En Pahalı ve En Ucuz Avrupa Başkentleri Listesi!

Check My Bus isimli çevrimiçi bir otobüs arama motoru, en uygun fiyatlı Avrupa destinasyonlarının bir listesini oluşturdu.

Arama motoru verilerine göre, Paris‘te tek bir gün geçirmek için £ 189.23 gerekliyken, Letonya’nın başkenti Riga‘da bir gün geçirmek isteyen turistler için 59.70 £ yeterli oluyor.

Avrupa’nın en pahalı başkenti ise Kopenhag! Burada bir gün geçirmenin maliyeti , Ukrayna’nın başkenti Kiev‘de sekiz gün geçirmekle aynı fiyata denk geliyor; ortalama £ 300!  

Düşük bütçeli bir deneyim yaşamak isteyenler için ise Doğu Avrupa’da “çok sayıda büyüleyici metropol” bulunuyor!  

Liste konaklama, yiyecek ve içecek, şehrin en gözde turistik giriş ücretleri ve yerel ulaşım harcamlarının tümünün bir günlük maliyetleri hesap edilerek yapıldı. Check My Bus, ayrıca, bir turistin bu şehirlerin her birinde £ 360 bütçe ile ortalama olarak kaç gün kalabileceğini hesapladı!

Roma‘da bir gün geçirmenin maliyeti 143.84 £ iken, Londra’da bir gün geçirmek isteyen turistler £ 156 gözden çıkarması gerekiyor.

Sırasıyla en ucuz beş Avrupa başkenti:

  • Kiev
  • Üsküp
  • Bükreş
  • Sofya
  • Minsk

Sırasıyla en pahalı beş Avrupa başkenti:

  • Kopenhag
  • Reykjavik
  • Bern
  • Amsterdam
  • Dublin

Havaalanı Kodlu Duvar Resimleri

Delta ve sanatçı Celyn Brazier, 133 havaalanı kodunu duvar resimlerinde ustaca yeniden canlandırdılar! 

Delta , küresel bağlantı ağlarını vurgulamak amacıyla, Brooklyn’de bir duvar resmi üzerinde 133 havaalanı kodu resimlendirmek üzere sanatçı Ceyln Brazier ile anlaştı.

Oldukça canlı olan bu duvar sanatı, havayolunun New York’tan hizmet verdiği tüm varış noktalarını temsil ediyor, örneğin Hollywood simgesi LAX gibi herkes tarafından oldukça kolay anlaşılabilir bir ikon ile tanımlanmış. Delta, duvarın tanıtımını yapmak için, herbirinin hiper bağlantıları olan genç sosyal medya kullanıcıları ve seyahat meraklılarını hedef alan özel bir Snapchat filtresi ile birlikte alışveriş yapılabilir bir Facebook postunu online bir alışveriş sitesi yoluyla  hayata geçirdi!

Delta, bu yaz başında ise #DeltaBuluşmaDuvarı adlı bir uygulama kurdu. Böylece çevrimiçi tanışma site kullanıcıları, aslında hiçbir yere seyahat etmeden eşsiz ayarlarda kendilerinin en çılgın ve en eglenceli fotoğraflarını çekebilecekler.

Native Karavanları ile Rocky Dağlarını Keşfedin

Denver merkezli “Native Campervans” müşterilerin karavanlarını kiralamalarına ve Rocky Dağlarını keşfetmelerine olanak sağlıyor.

Kısa ve uzun dönemli kiralama yapılabilmekte. Bu karavanlar iki farklı şekilde sunuluyor; bunlardan biri “Biggie” isimli minibüs, diğeri de “Smalls” ismi verilen Dodge Grand karavanlarından dönüştürülmüş karavanlardan oluşuyor.

Biggie’lerin içerisinde bir lavabo, propan sobası, buzdolabı iki kişilik (queen-size) yatak, geniş depolama alanı ve elektrik bulunuyor.

Kiralama ücretine günde 100 mil dahil ve Native yol yardımı da sunuyor. Dolaşım (roaming) ücretleri konusunda da endişelenmeniz gerekmiyor.

Y Kuşağına eşşiz ve otantik deneyimler sunan seyahat seçenekleri son yıllarda popülerlik kazandı.
Native Karavanları’nın sunduğu bu gibi deneyimler maddi olarak karşılanabilir, ayrıca genç insanların da dünyayı görmek için arzu ettiği yöntemleri sunuyorlar.

Minnie Mouse Temalı Arabalarla Disney’e yolculuk

Bir araba çağırma servisi olan Lyft Disney severleri için bir yenilikle karşımızda. Yeni Lyft Minnie kullanıcılara, Disney temalı otellere giderken Minnie Mouse temalı arabalar seçerek ulaşımlarını sağlamayı vaat ediyor.

Program hala pilot çalışma sürecinde. Minnie Mouse temalı bu özel arabalar Disney çalışanları tarafından sürülecek.  Bu uygulama Disney temalı otel konuklarına bütün bir Disney teması yaşatmaya yardım etme amacı taşıyor. Lyft şirketi, bir Disney otelinde konaklamanın bir çocuğun yaşayabileceği en unutulmaz anlardan biri olabileceğini göz önünde bulundurarak bu deneyimi benzersiz ve unutulmaz bir hale getirmeyi hedefliyor.

Minnie temalı arabalar 6 kişilik bir kapasiteye sahip tam ekipmanlı arabalar olarak servise geliyor ve aynı zamanda içlerinde iki adet çocuk taşıma koltuğu bulunduruyorlar. Böylelikle ebeveynlerin de küçük çocukları ile ilgili endişelenmeleri gerekmiyor.

Park Hyatt ilk Karayip Oteli’nin Açılış Tarihini Açıkladı

 

Amerika Birleşik Devleti otel firmalarından Park Hyatt markasının ilk Karayip otelini 1 Kasım’da Saint Kitts adasında açıyor. Otel St. Kitts adasının güney sahillerindeki Banana Körfezi’nin Christophe Limanı’nda yer alacak ve yakınındaki Nevis adasına bakacak.

Otel 78 oda ve 48 suit bulunduracak. Her oda özel bir balkon veya teras içerecek. Bazı odalarda çatı katında havuz veya güneşlenme terasları da bulunacak. Otel 2 havuz, 9 odalı bir spa salonu ve 3 restoranı içinde barındıracak.

Park Hyatt St. Kitts genel müdürü Julianne Moore otelle ilgili şunları söyledi :

“St. Kitts ve Nevis topluluğu tarafından bu kadar sıcak ve hoşgörüyle karşılanmaktan onur duyuyoruz. Bu önemli ve heyecan verici mekanların büyümesine ortak olmak konusunda kararlıyız.”

Disney’den Star Wars Hayranlarına Müjdeli haber! Star Wars Konseptli Bir Otel mi?

Otel her müşterisine özel bir hikaye yazarak, konukların kendilerini bir star-wars senaryosunda hissetmesini sağlayacak! 

Star Wars filmlerini bilmeyeniniz duymayanınız yoktur.

Star Wars hayranlarının da ne denli müptela olduklarını hepimiz biliyoruz, görüyoruz. Bir seri film olan Star Wars fanları tarafından inanılmaz sevilen ve her türlü ürüne konu olan bir ikon haline geldi. Daha önce star wars konseptli doğum günleri, partiler hatta düğünler düzenlendiğini bile duyduk. Belki birçok Star Wars izleyeni veya hayranı bugüne kadar o galaksinin içinde olmayı, bu deneyimi yaşamayı birçok kez hayal etmiştir. Ve işte müjde hayaller gerçekleşiyor!


Disney’in Lucas Film’i satın alarak StarWars konseptli bir tema parkı ve otel açacağını duyurması kısa bir zaman önceydi. Uzun zamandır bir hayal ve tasarı olan Star Wars konseptli otelin hayallerden gerçeklere dönüşmesi için çalışmalara başlandı bile! Disney tarafından üstlenilen bu proje, konuklarına tam teşkilli bir Disney tatili olanağı sunacak. Bu Star Wars temalı resort hotel Star Wars hayranlarının görülecekler yapılacaklar listesinde bir numaraya oturacak gibi duruyor. Bu proje konuklarına yıldızlararası ortamda, yıldızlararası bir senaryoyla etraflarını sarıp sarmalayacak onlara Star Wars’un tam da içinde hissettirecek bir ortam yaratmayı vaat ediyor.

Otelin içi devasa bir uzay gemisi şeklinde olacak ve her konuk bu gemiye giriş yaptığı andan itibaren konaklama süreleri boyunca izleyecekleri bir olay örgüsüne sahip olacak. Görevliler de bu hikayenin birer parçası olarak deneyiminizi daha etkileşimli bir hale getirecekler. Böylelikle, konuklar Disney’in büyüsünü tamamıyla sarıp sarmalayan bir deneyim yaşayacaklar.

Disney tarafından yayınlanan bir duyuruda, Disney Park ve Otelleri Başkanı Bob Chapek planlanan resort hotelin detaylarını şu cümlelerle ifade etti:

“Otele vardığınız ilk saniyeden itibaren Star Wars dünyasının bir paraçası haline geleceksiniz! Anında galaksinin bir vatandaşı olacak ve bu deneyimi kıyafet de dahil her şeyi kapsayan bir şekilde yaşayacaksınız. Dünya’yı terk ettiğiniz anda, karakterler hikayeler ve maceralarla kapı bir uzay gemisi keşfedeceksiniz. Bu tamamıyla sürükleyici ve sizi çevreleyen bir şey, bu masal gününüzün her anına dokunacak. Bu deneyim ziyaret eden her konuk için benzersiz bir şekilde sonuçlanacak.”
Şu an için bu resort hotelin ne zaman açılacağıyla ilgili herhangi tahmini bir bilgi yok. Bu haber Star Wars’un kuvvetli fanlarından olmama rağmen beni bile heyecanlandırdı, merakla bekliyoruz açılacağı günü!

Bu Evler Mimariye Düşkün Gezginler İçin

Plans Matter mimari konusunda rafine tatlara sahip konukları ağırlayan en yüksek kalitede geçici ev kiralama platformudur ve göz zevkine sahip gezginleri rüyalarının konaklamasıyla birleştirir.

Bazı kiralama servisleri yolcuların hayallerindeki konaklama yerlerini etkili bir şekilde seçmelerini sağlarlar, ancak bu süreç hem sıkıcı hem yanıltıcı olabilir. Plans Matter, konaklamanın bizi sadece kuru ve sıcak tutmasının ötesinde, unutulmaz ve tecrübeye dayalı bir konaklama deneyimini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, Lindor ve Scott Mueller tarafından başlatılan platform yalnızca saygın mimarlar tarafından tasarlanmış modern evleri tanıtır.

Bu hizmet ayrıca, her bir evin inşa ve tasarım sürecine ilişkin evin mimarı tarafından yazılmış detaylı bir elyazısı notu da sunmaktadır.

İskoçya’da, Kraliyet Donanması Helikopteri Bir Otel Odasına Dönüştürüldü

Geceyi sıradan bir otel yerine bir helikopterde geçirmek ister miydiniz?

Bir Sea King Helikopteri, lüks gece konaklamaları için kullanılmak üzere yeniden tasarlandı.

İskoçya, Stirling’deki Helicopter Glamping, yenilenen Sea King helikopterinde geceyi geçirmenize imkân sağlıyor. Görevini tamamlayan helikopter, geçen yıl gerçekleşen online MOD açık arttırmasında satın alındı ve helikopterin dışı eski ihtişamına geri dönmesi için restore edildi.

İçerisi ise beş kişilik bir ailenin (ebeveyn ve üç çocuk) konaklaması için uygun hale getirildi. Helikopterin gösterge tablosu, tavan paneli düğmeleri ve ayak pedalı gibi orijinal özelliklerinden çoğu muhafaza edildi. Uçuş güvertesi ise, döner koltuklar ve eski bir yakıt deposu kapağından yapılmış bir masa ile yeniden donatıldı. Helikopterde kuyruk kısmında bir yatak köşesi, mini bir mutfak, duş odası ve kokpit kısmında ise panoramik Stirling manzaralı muhteşem bir oturma alanı bulunmaktadır.

 

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe