Native Karavanları ile Rocky Dağlarını Keşfedin

Denver merkezli “Native Campervans” müşterilerin karavanlarını kiralamalarına ve Rocky Dağlarını keşfetmelerine olanak sağlıyor.

Kısa ve uzun dönemli kiralama yapılabilmekte. Bu karavanlar iki farklı şekilde sunuluyor; bunlardan biri “Biggie” isimli minibüs, diğeri de “Smalls” ismi verilen Dodge Grand karavanlarından dönüştürülmüş karavanlardan oluşuyor.

Biggie’lerin içerisinde bir lavabo, propan sobası, buzdolabı iki kişilik (queen-size) yatak, geniş depolama alanı ve elektrik bulunuyor.

Kiralama ücretine günde 100 mil dahil ve Native yol yardımı da sunuyor. Dolaşım (roaming) ücretleri konusunda da endişelenmeniz gerekmiyor.

Y Kuşağına eşşiz ve otantik deneyimler sunan seyahat seçenekleri son yıllarda popülerlik kazandı.
Native Karavanları’nın sunduğu bu gibi deneyimler maddi olarak karşılanabilir, ayrıca genç insanların da dünyayı görmek için arzu ettiği yöntemleri sunuyorlar.

Minnie Mouse Temalı Arabalarla Disney’e yolculuk

Bir araba çağırma servisi olan Lyft Disney severleri için bir yenilikle karşımızda. Yeni Lyft Minnie kullanıcılara, Disney temalı otellere giderken Minnie Mouse temalı arabalar seçerek ulaşımlarını sağlamayı vaat ediyor.

Program hala pilot çalışma sürecinde. Minnie Mouse temalı bu özel arabalar Disney çalışanları tarafından sürülecek.  Bu uygulama Disney temalı otel konuklarına bütün bir Disney teması yaşatmaya yardım etme amacı taşıyor. Lyft şirketi, bir Disney otelinde konaklamanın bir çocuğun yaşayabileceği en unutulmaz anlardan biri olabileceğini göz önünde bulundurarak bu deneyimi benzersiz ve unutulmaz bir hale getirmeyi hedefliyor.

Minnie temalı arabalar 6 kişilik bir kapasiteye sahip tam ekipmanlı arabalar olarak servise geliyor ve aynı zamanda içlerinde iki adet çocuk taşıma koltuğu bulunduruyorlar. Böylelikle ebeveynlerin de küçük çocukları ile ilgili endişelenmeleri gerekmiyor.

Park Hyatt ilk Karayip Oteli’nin Açılış Tarihini Açıkladı

 

Amerika Birleşik Devleti otel firmalarından Park Hyatt markasının ilk Karayip otelini 1 Kasım’da Saint Kitts adasında açıyor. Otel St. Kitts adasının güney sahillerindeki Banana Körfezi’nin Christophe Limanı’nda yer alacak ve yakınındaki Nevis adasına bakacak.

Otel 78 oda ve 48 suit bulunduracak. Her oda özel bir balkon veya teras içerecek. Bazı odalarda çatı katında havuz veya güneşlenme terasları da bulunacak. Otel 2 havuz, 9 odalı bir spa salonu ve 3 restoranı içinde barındıracak.

Park Hyatt St. Kitts genel müdürü Julianne Moore otelle ilgili şunları söyledi :

“St. Kitts ve Nevis topluluğu tarafından bu kadar sıcak ve hoşgörüyle karşılanmaktan onur duyuyoruz. Bu önemli ve heyecan verici mekanların büyümesine ortak olmak konusunda kararlıyız.”

Disney’den Star Wars Hayranlarına Müjdeli haber! Star Wars Konseptli Bir Otel mi?

Otel her müşterisine özel bir hikaye yazarak, konukların kendilerini bir star-wars senaryosunda hissetmesini sağlayacak! 

Star Wars filmlerini bilmeyeniniz duymayanınız yoktur.

Star Wars hayranlarının da ne denli müptela olduklarını hepimiz biliyoruz, görüyoruz. Bir seri film olan Star Wars fanları tarafından inanılmaz sevilen ve her türlü ürüne konu olan bir ikon haline geldi. Daha önce star wars konseptli doğum günleri, partiler hatta düğünler düzenlendiğini bile duyduk. Belki birçok Star Wars izleyeni veya hayranı bugüne kadar o galaksinin içinde olmayı, bu deneyimi yaşamayı birçok kez hayal etmiştir. Ve işte müjde hayaller gerçekleşiyor!


Disney’in Lucas Film’i satın alarak StarWars konseptli bir tema parkı ve otel açacağını duyurması kısa bir zaman önceydi. Uzun zamandır bir hayal ve tasarı olan Star Wars konseptli otelin hayallerden gerçeklere dönüşmesi için çalışmalara başlandı bile! Disney tarafından üstlenilen bu proje, konuklarına tam teşkilli bir Disney tatili olanağı sunacak. Bu Star Wars temalı resort hotel Star Wars hayranlarının görülecekler yapılacaklar listesinde bir numaraya oturacak gibi duruyor. Bu proje konuklarına yıldızlararası ortamda, yıldızlararası bir senaryoyla etraflarını sarıp sarmalayacak onlara Star Wars’un tam da içinde hissettirecek bir ortam yaratmayı vaat ediyor.

Otelin içi devasa bir uzay gemisi şeklinde olacak ve her konuk bu gemiye giriş yaptığı andan itibaren konaklama süreleri boyunca izleyecekleri bir olay örgüsüne sahip olacak. Görevliler de bu hikayenin birer parçası olarak deneyiminizi daha etkileşimli bir hale getirecekler. Böylelikle, konuklar Disney’in büyüsünü tamamıyla sarıp sarmalayan bir deneyim yaşayacaklar.

Disney tarafından yayınlanan bir duyuruda, Disney Park ve Otelleri Başkanı Bob Chapek planlanan resort hotelin detaylarını şu cümlelerle ifade etti:

“Otele vardığınız ilk saniyeden itibaren Star Wars dünyasının bir paraçası haline geleceksiniz! Anında galaksinin bir vatandaşı olacak ve bu deneyimi kıyafet de dahil her şeyi kapsayan bir şekilde yaşayacaksınız. Dünya’yı terk ettiğiniz anda, karakterler hikayeler ve maceralarla kapı bir uzay gemisi keşfedeceksiniz. Bu tamamıyla sürükleyici ve sizi çevreleyen bir şey, bu masal gününüzün her anına dokunacak. Bu deneyim ziyaret eden her konuk için benzersiz bir şekilde sonuçlanacak.”
Şu an için bu resort hotelin ne zaman açılacağıyla ilgili herhangi tahmini bir bilgi yok. Bu haber Star Wars’un kuvvetli fanlarından olmama rağmen beni bile heyecanlandırdı, merakla bekliyoruz açılacağı günü!

Bu Evler Mimariye Düşkün Gezginler İçin

Plans Matter mimari konusunda rafine tatlara sahip konukları ağırlayan en yüksek kalitede geçici ev kiralama platformudur ve göz zevkine sahip gezginleri rüyalarının konaklamasıyla birleştirir.

Bazı kiralama servisleri yolcuların hayallerindeki konaklama yerlerini etkili bir şekilde seçmelerini sağlarlar, ancak bu süreç hem sıkıcı hem yanıltıcı olabilir. Plans Matter, konaklamanın bizi sadece kuru ve sıcak tutmasının ötesinde, unutulmaz ve tecrübeye dayalı bir konaklama deneyimini geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle, Lindor ve Scott Mueller tarafından başlatılan platform yalnızca saygın mimarlar tarafından tasarlanmış modern evleri tanıtır.

Bu hizmet ayrıca, her bir evin inşa ve tasarım sürecine ilişkin evin mimarı tarafından yazılmış detaylı bir elyazısı notu da sunmaktadır.

İskoçya’da, Kraliyet Donanması Helikopteri Bir Otel Odasına Dönüştürüldü

Geceyi sıradan bir otel yerine bir helikopterde geçirmek ister miydiniz?

Bir Sea King Helikopteri, lüks gece konaklamaları için kullanılmak üzere yeniden tasarlandı.

İskoçya, Stirling’deki Helicopter Glamping, yenilenen Sea King helikopterinde geceyi geçirmenize imkân sağlıyor. Görevini tamamlayan helikopter, geçen yıl gerçekleşen online MOD açık arttırmasında satın alındı ve helikopterin dışı eski ihtişamına geri dönmesi için restore edildi.

İçerisi ise beş kişilik bir ailenin (ebeveyn ve üç çocuk) konaklaması için uygun hale getirildi. Helikopterin gösterge tablosu, tavan paneli düğmeleri ve ayak pedalı gibi orijinal özelliklerinden çoğu muhafaza edildi. Uçuş güvertesi ise, döner koltuklar ve eski bir yakıt deposu kapağından yapılmış bir masa ile yeniden donatıldı. Helikopterde kuyruk kısmında bir yatak köşesi, mini bir mutfak, duş odası ve kokpit kısmında ise panoramik Stirling manzaralı muhteşem bir oturma alanı bulunmaktadır.

 

8 Havayolu Firmasının Ekonomi Sınıfı ve Birinci Sınıf Menülerinin Karşılaştırılmasıyla Ortaya Şaşırtıcı Sonuçlar Çıktı

Uçakta ikram edilen yiyeceklerin kötü bir şöhreti varsa da (yine de bazı yemekler diğerlerine göre daha iyi olabiliyor) ekstra para harcamak fark yaratabiliyor.

8 Havayolu firmasının birinci sınıf ve ekonomi sınıfında servis ettikleri menüleri inceledik ve bunlar arasındaki farkları gördük.

Para harcamaya değer mi değmez mi siz karar verin!

United Airlines: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Takaokun)

Bu resmi paylaşan kişi “eh işte” ifadesiyle paylaşmış.

United Airlines: Birinci Sınıf


(Flickr/Alan Light)

Bu kadar çatal bıçakla bu menünün ne ilgisi var bilmiyoruz; ama somon epey iyi görünüyor.

SINGAPORE AIR: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Jonom1)

Bu fotoğraf bulanık mı yoksa tepside tanımlanamayan yapış yapış bir yemek mi var?

SINGAPORE AIR: Birinci Sınıf


(Flickr/juandazeng)

Karabiberli Krema Soslu Biftek mi? Sakıncası yoksa biz de dahil olabilir miyiz?

DELTA AIRLINES: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Charles Kremenak)

Aslında Canelloni lezzetli görünüyor.

DELTA AIRLINES: Birinci Sınıf


(Flickr/Jeff Wilcox)

Karides ve jambon mu!?

AMERICAN AIRLINES: Ekonomi Sınıfı


(Jessica Spengler/Flickr)

Genelde peynirli her şeyi severiz; fakat bu çok aşırı.

AMERICAN AIRLINES: Birinci Sınıf


(Flickr/Darren Foreman)

Nefis görünen susamlı orkinos, fotoğrafı çeken kişi bunun yalnızca başlangıç yemeği olduğunu belirtmiş!

JETBLUE: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Kai Hendry)

JetBlue’daki yemekler konusunda şansınız yok, ünlü Terra cipsleri gibi çeşitli atıştırmalıklar sunuyorlar.

JETBLUE: Birinci Sınıf (Mint)


(Flickr/Jun Seita)

JetBlue’nun (mint) sınıfında bir menüde 3 çeşit epik yemek alıyorsunuz: Bonfile porchetta, peynirli ravioli, soğuk domates çorbası.

LUFTHANSA: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Jun Seita)

Makarna öyle sade ve kuru görünüyor ki bakarken susadık. Garnitürler şansına serpilmiş gibi üzücü görünmüyor mu?

LUFTHANSA: Birinci Sınıf


(Flickr/Jun Seita)

Luftansa’nın birini sınıfında ise ordövrler çok süslü.

AIR FRANCE: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Pat Guiney)

Bagetlerin hoş bir görüntüsü olsa da görünüşe bakılırsa bu menüyü hazmetmek için 2 şişe şarap gerekiyor!

AIR FRANCE: Birinci Sınıf


(Flickr/LWYang)

Air France’ın birinci sınıfında uçmak mı? Elbette uçuşunuz boyunca macaron da dahil olmak üzere bütün tatlıları alacaksınız!

EMIRATES: Ekonomi Sınıfı


(Lisa Ryan/INSIDER)

Bu aslında şaşırtıcı bir şekilde taze görünüyor!

EMIRATES: Birinci Sınıf


(Flickr/Jojo)

Birinci sınıfın karides anlamına gelmediğini söyleyemeyiz; ancak kanepe servisi yapan uçak içi bir bar olduğunda yemeği kim umursar ki?

Kaynak: Independent

Anadolujet ile Anadolu Turu Nasıl Yapılır?

Yaz tatilinin gelmesiyle kendime güzel bir rota çıkararak Türkiye’nin çeşitli yerlerini gezmek istedim. Bu plan için öncelikle maddi durumumu sonra da, maddi durumumum el vereceği kadar gezilecek yer listesi çıkarmam gerekiyordu. Bunun dışında bir diğer sorunum da şuydu ki; gitmek istediğim yerlere nasıl gidecektim? Yani, uçak mı yoksa otobüs mü benim için daha iyi ve hesaplı olacaktı bunu da hesaplarıma dahil etmem önemliydi.

Öncelikle en çok gitmek istediğim yer olan Çanakkale için araştırmalarıma başladım. İstanbul’da yaşadığım için hem çok uzak değildi hem de manevi anlamda beni oldukça doyuracaktı. İnternet’e “Çanakkale” yazınca ve birkaç sonuç aşağılara inince Anadolujet’in sayfası dikkatimi çekti. Sayfaya girdiğimde resmen Çanakkale ile ilgili bulmak istediğim her sonucu bulabildim. Şehrin tarihçesi, gidildiğinde yapılması gerekenler, neler yiyebileceğim, festivaller ve konaklama ile ilgili çok fazla detay vardı. Bu beni mutlu etti, çünkü tek tek aramam gereken her bilgi bu sitede tümüyle karşımdaydı. Notlarımı aldım. Gidebileceğim tarihleri belirledim ve artık bilet bakmaya başladım.

Yeri gelmişken söylemeliyim ki, “Uçak biletlerini çok önceden alman gerekir, yoksa çok pahalı fiyatlar sunarlar.” Diyenler olmuştu. Açıkçası hiçte öyle olmadı. Deneyimlerime dayanarak söylüyorum ki, Anadolujet’te üst üste birkaç gün aynı yere aynı detaylarda bilet arayışına girdim. Hepsinde sonuç aynıydı. Diğer markaların birkaç lira oynadığı gözümden kaçmasa da ben Anadolujet ile uçmaya çoktan karar vermiştim zaten. Bu nedenle de ben hiç sıkıntı yaşamadım. Ayrıca, otobüs fiyatlarının uçak fiyatlarından bir tık fazla olduğunu gördüğümde de çok şaşırdım ve uzun saatler yolda geçirmenin verdiği zaman kaybını düşünerek hemen uçak bileti almak istedim. Aklınızda olsun, güncel kampanyaları bol olan ve inanılmaz uygun fiyatlar sunan bir şirket “Anadolujet”. Kısacası değerlendirmeniz gerektiğini samimiyetimle söyleyebilirim.

Yolculuk öncesinde, yolculuk esnasında ve yolculuğumun bitişinde çok iyi bir hizmet aldım. Pişman olabileceğim hiçbir şey olmadı. Çanakkale’ye geldiğimde ise listeme yazdığım her detayı adım adım gerçekleştirmenin mutluluğu içindeydim. Abartısız söylüyorum ki, gezilecek çok fazla yeri vardı ve bu yerleri hiç sıkılmadan gezebiliyorsunuz. Çanakkale’ye özgü yemekler, organik meyve suları, meyveler, reçeller, kahvaltılıklar ve daha pek çok şeyi deneme fırsatı bulabildim. Eğer giderseniz “Troy Anıtı” ve “Çanakkale Şehitliği” mekanlarını görmeden dönmeyin. Manevi hissiyatınızın kabaracağından ve oradan çok mutlu ayrılacağınızdan eminim!

North Face’in Kurucusuna Ait Patagonya Çiftliği

Şili’nin güneyinde Renihue ve Negro nehirleri arasında bulunan North Face’in kurucusuna ait Patoganian Farm (Patagonya Çiftliği) bir maceraperestin rehabilite merkezi.

Bu mülk, çevreci ve işadamı Doug Tompkins’e ait olan Conservation Land Trust’ın bir parçası ve 1750 akre (708 hektar) büyüklüğünde. Su kenarı olması sinek balıkçığı ve kayak yapmaya imkan tanırken, Valdivian yağmur ormanları kuş gözlemcilerine egzotik türler sunar. Konaklama yerleri, 5 odalı ana eve, organik bahçelerden ve odun sobasıyla ısıtılan seradan gelen ürünlerle yemekler hazırlamanız için gurme mutfağa ve de misafir evi, çiflik işçisi evi, yönetim ofisleri, tamir atölyeleri ve iniş pistine sahiptir.

Ormanların, nehirlerin ve dağların manzarasına ek olarak çiftlik, kendisine komşu olan Pumalin Park Alanına ait Michimaudia volkanını da görüyor.

Fransa’da Küçük, Gezgin Bir Dükkan: La Librairie Itinérante

“La Librairie Itinérante” Türkçeye “gezgin kitabevi” olarak çevriliyor ve isminin tarif ettiği işlevi tam anlamıyla gerçekleştiriyor.

Fransa’nın dört bir yanını dolaşan bu minik kitabevi, irili ufaklı yerleşimleri ziyaret etmeyi, kitabevlerine erişme imkanı olmayanlara ücretsiz olarak edebiyat sunmayı planlıyor. Bu kitabevinde hem yaşayan hem de çalışan kitapçı Jean-Jacques, ülkenin dört bir yanını gezerek edebiyatı yaymayı planlıyor.

Kitabevi, bu şekilde kullanılmak üzere yeniden düzenlenen bir römorktan yapılmış ve içine girildiğinde, oldukça yüksek raf düzeni ve ziyaretçilerin yeni bir kitabın tadını çıkarırken rahatlayabilecekleri bir oturma bölümüyle eksiksiz bir mağaza gibi görünüyor. Jean-Jacques kitabevi, kitap raflarının üzerinde yer alan ve iki kişilik bir yatağın sığabileceği genişlikte, küçük bir çatı katı alanını bünyesinde barındırıyor.

Gezgin kitabevi, hem erişilebilir eğitimin, hem de kağıda basılı kitaplar gibi klasik bir nostaljinin yeniden doğuşunun bir örneği.

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe