8 Havayolu Firmasının Ekonomi Sınıfı ve Birinci Sınıf Menülerinin Karşılaştırılmasıyla Ortaya Şaşırtıcı Sonuçlar Çıktı

Uçakta ikram edilen yiyeceklerin kötü bir şöhreti varsa da (yine de bazı yemekler diğerlerine göre daha iyi olabiliyor) ekstra para harcamak fark yaratabiliyor.

8 Havayolu firmasının birinci sınıf ve ekonomi sınıfında servis ettikleri menüleri inceledik ve bunlar arasındaki farkları gördük.

Para harcamaya değer mi değmez mi siz karar verin!

United Airlines: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Takaokun)

Bu resmi paylaşan kişi “eh işte” ifadesiyle paylaşmış.

United Airlines: Birinci Sınıf


(Flickr/Alan Light)

Bu kadar çatal bıçakla bu menünün ne ilgisi var bilmiyoruz; ama somon epey iyi görünüyor.

SINGAPORE AIR: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Jonom1)

Bu fotoğraf bulanık mı yoksa tepside tanımlanamayan yapış yapış bir yemek mi var?

SINGAPORE AIR: Birinci Sınıf


(Flickr/juandazeng)

Karabiberli Krema Soslu Biftek mi? Sakıncası yoksa biz de dahil olabilir miyiz?

DELTA AIRLINES: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Charles Kremenak)

Aslında Canelloni lezzetli görünüyor.

DELTA AIRLINES: Birinci Sınıf


(Flickr/Jeff Wilcox)

Karides ve jambon mu!?

AMERICAN AIRLINES: Ekonomi Sınıfı


(Jessica Spengler/Flickr)

Genelde peynirli her şeyi severiz; fakat bu çok aşırı.

AMERICAN AIRLINES: Birinci Sınıf


(Flickr/Darren Foreman)

Nefis görünen susamlı orkinos, fotoğrafı çeken kişi bunun yalnızca başlangıç yemeği olduğunu belirtmiş!

JETBLUE: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Kai Hendry)

JetBlue’daki yemekler konusunda şansınız yok, ünlü Terra cipsleri gibi çeşitli atıştırmalıklar sunuyorlar.

JETBLUE: Birinci Sınıf (Mint)


(Flickr/Jun Seita)

JetBlue’nun (mint) sınıfında bir menüde 3 çeşit epik yemek alıyorsunuz: Bonfile porchetta, peynirli ravioli, soğuk domates çorbası.

LUFTHANSA: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Jun Seita)

Makarna öyle sade ve kuru görünüyor ki bakarken susadık. Garnitürler şansına serpilmiş gibi üzücü görünmüyor mu?

LUFTHANSA: Birinci Sınıf


(Flickr/Jun Seita)

Luftansa’nın birini sınıfında ise ordövrler çok süslü.

AIR FRANCE: Ekonomi Sınıfı


(Flickr/Pat Guiney)

Bagetlerin hoş bir görüntüsü olsa da görünüşe bakılırsa bu menüyü hazmetmek için 2 şişe şarap gerekiyor!

AIR FRANCE: Birinci Sınıf


(Flickr/LWYang)

Air France’ın birinci sınıfında uçmak mı? Elbette uçuşunuz boyunca macaron da dahil olmak üzere bütün tatlıları alacaksınız!

EMIRATES: Ekonomi Sınıfı


(Lisa Ryan/INSIDER)

Bu aslında şaşırtıcı bir şekilde taze görünüyor!

EMIRATES: Birinci Sınıf


(Flickr/Jojo)

Birinci sınıfın karides anlamına gelmediğini söyleyemeyiz; ancak kanepe servisi yapan uçak içi bir bar olduğunda yemeği kim umursar ki?

Kaynak: Independent

Anadolujet ile Anadolu Turu Nasıl Yapılır?

Yaz tatilinin gelmesiyle kendime güzel bir rota çıkararak Türkiye’nin çeşitli yerlerini gezmek istedim. Bu plan için öncelikle maddi durumumu sonra da, maddi durumumum el vereceği kadar gezilecek yer listesi çıkarmam gerekiyordu. Bunun dışında bir diğer sorunum da şuydu ki; gitmek istediğim yerlere nasıl gidecektim? Yani, uçak mı yoksa otobüs mü benim için daha iyi ve hesaplı olacaktı bunu da hesaplarıma dahil etmem önemliydi.

Öncelikle en çok gitmek istediğim yer olan Çanakkale için araştırmalarıma başladım. İstanbul’da yaşadığım için hem çok uzak değildi hem de manevi anlamda beni oldukça doyuracaktı. İnternet’e “Çanakkale” yazınca ve birkaç sonuç aşağılara inince Anadolujet’in sayfası dikkatimi çekti. Sayfaya girdiğimde resmen Çanakkale ile ilgili bulmak istediğim her sonucu bulabildim. Şehrin tarihçesi, gidildiğinde yapılması gerekenler, neler yiyebileceğim, festivaller ve konaklama ile ilgili çok fazla detay vardı. Bu beni mutlu etti, çünkü tek tek aramam gereken her bilgi bu sitede tümüyle karşımdaydı. Notlarımı aldım. Gidebileceğim tarihleri belirledim ve artık bilet bakmaya başladım.

Yeri gelmişken söylemeliyim ki, “Uçak biletlerini çok önceden alman gerekir, yoksa çok pahalı fiyatlar sunarlar.” Diyenler olmuştu. Açıkçası hiçte öyle olmadı. Deneyimlerime dayanarak söylüyorum ki, Anadolujet’te üst üste birkaç gün aynı yere aynı detaylarda bilet arayışına girdim. Hepsinde sonuç aynıydı. Diğer markaların birkaç lira oynadığı gözümden kaçmasa da ben Anadolujet ile uçmaya çoktan karar vermiştim zaten. Bu nedenle de ben hiç sıkıntı yaşamadım. Ayrıca, otobüs fiyatlarının uçak fiyatlarından bir tık fazla olduğunu gördüğümde de çok şaşırdım ve uzun saatler yolda geçirmenin verdiği zaman kaybını düşünerek hemen uçak bileti almak istedim. Aklınızda olsun, güncel kampanyaları bol olan ve inanılmaz uygun fiyatlar sunan bir şirket “Anadolujet”. Kısacası değerlendirmeniz gerektiğini samimiyetimle söyleyebilirim.

Yolculuk öncesinde, yolculuk esnasında ve yolculuğumun bitişinde çok iyi bir hizmet aldım. Pişman olabileceğim hiçbir şey olmadı. Çanakkale’ye geldiğimde ise listeme yazdığım her detayı adım adım gerçekleştirmenin mutluluğu içindeydim. Abartısız söylüyorum ki, gezilecek çok fazla yeri vardı ve bu yerleri hiç sıkılmadan gezebiliyorsunuz. Çanakkale’ye özgü yemekler, organik meyve suları, meyveler, reçeller, kahvaltılıklar ve daha pek çok şeyi deneme fırsatı bulabildim. Eğer giderseniz “Troy Anıtı” ve “Çanakkale Şehitliği” mekanlarını görmeden dönmeyin. Manevi hissiyatınızın kabaracağından ve oradan çok mutlu ayrılacağınızdan eminim!

North Face’in Kurucusuna Ait Patagonya Çiftliği

Şili’nin güneyinde Renihue ve Negro nehirleri arasında bulunan North Face’in kurucusuna ait Patoganian Farm (Patagonya Çiftliği) bir maceraperestin rehabilite merkezi.

Bu mülk, çevreci ve işadamı Doug Tompkins’e ait olan Conservation Land Trust’ın bir parçası ve 1750 akre (708 hektar) büyüklüğünde. Su kenarı olması sinek balıkçığı ve kayak yapmaya imkan tanırken, Valdivian yağmur ormanları kuş gözlemcilerine egzotik türler sunar. Konaklama yerleri, 5 odalı ana eve, organik bahçelerden ve odun sobasıyla ısıtılan seradan gelen ürünlerle yemekler hazırlamanız için gurme mutfağa ve de misafir evi, çiflik işçisi evi, yönetim ofisleri, tamir atölyeleri ve iniş pistine sahiptir.

Ormanların, nehirlerin ve dağların manzarasına ek olarak çiftlik, kendisine komşu olan Pumalin Park Alanına ait Michimaudia volkanını da görüyor.

Fransa’da Küçük, Gezgin Bir Dükkan: La Librairie Itinérante

“La Librairie Itinérante” Türkçeye “gezgin kitabevi” olarak çevriliyor ve isminin tarif ettiği işlevi tam anlamıyla gerçekleştiriyor.

Fransa’nın dört bir yanını dolaşan bu minik kitabevi, irili ufaklı yerleşimleri ziyaret etmeyi, kitabevlerine erişme imkanı olmayanlara ücretsiz olarak edebiyat sunmayı planlıyor. Bu kitabevinde hem yaşayan hem de çalışan kitapçı Jean-Jacques, ülkenin dört bir yanını gezerek edebiyatı yaymayı planlıyor.

Kitabevi, bu şekilde kullanılmak üzere yeniden düzenlenen bir römorktan yapılmış ve içine girildiğinde, oldukça yüksek raf düzeni ve ziyaretçilerin yeni bir kitabın tadını çıkarırken rahatlayabilecekleri bir oturma bölümüyle eksiksiz bir mağaza gibi görünüyor. Jean-Jacques kitabevi, kitap raflarının üzerinde yer alan ve iki kişilik bir yatağın sığabileceği genişlikte, küçük bir çatı katı alanını bünyesinde barındırıyor.

Gezgin kitabevi, hem erişilebilir eğitimin, hem de kağıda basılı kitaplar gibi klasik bir nostaljinin yeniden doğuşunun bir örneği.

Disneyland’in 1953 Yılındaki Tanıtım Haritası

Disneyland, pek çok büyük fikir gibi, hayata geçirilmesi için dış finansmana ihtiyaç duyuyordu. Ancak 1950’li yıllarda fikirlerin modellenip bir web sitesine yüklenmesi mümkün değildi. Sunum için kullanılacak çizimlerin elle hazırlanması gerekmekteydi.

İşte bu tam olarak, bir parça parşömeni, Dünya Üzerindeki En Mutlu Yer’e dönüşecek olan yerin vizyonuyla mürekkepleyen Walt Disney’in ve sanatçı Herb Ryman’ın yaptığı şey oldu. Ancak parşömen, kolayca taşınabilen bir malzeme değil; bu yüzden ikili, çizimlerini, resimdeki yüzeye aktarmış ve ardından elle renklendirmişlerdi. 1953 yılına ait bu Disneyland Tanıtım Haritası, Roy Disney tarafından New York’a götürülmüş ve park için finansmanı almayı başaran sunumunda kullanılmıştı. Harita, Walt Disney’in o dönemde çekilen pek çok fotoğrafının arka planında görünür durumda ve son varanda, onu insanların bakışlarından son 60 yıl boyunca saklı tutan arkadaşı Grenade Curran’a verilmişti. Söz konusu harita, ilk defa yeniden gün yüzüne çıktı ve 25 Haziran’da Van Eaton Galleries tarafından bir müzayedede satışa çıkarılacak.

2017 Yılının En Popüler Vatandaşlık ve Oturum Programları

2008’de yasanan küresel ekonomik kriz birçok ülkeyi kaynak yaratma konusunda yeni arayışlara itmiş ve bu ülkelerin hükümetleri yabancı yatırımcılara oturum hakları ya da vatandaşlık vererek ülkelerinin kaynak ihtiyaçlarına çözüm olmuşlardır.

2017 yılına gelindiğinde, küresel anlamda artan ekonomik ve politik riskler, ülkeler arasındaki gerginlikler; yatırımcılara yönelik oturum ve vatandaşlık programlarına olan talebin,2016 yılında olduğu gibi artan bir eğilimle devam edeceğini gösteriyor. Diğer taraftan İngiltere’nin AB’den çıkma kararı, ABD’de yeni başkanlık dönemi, AB ülkelerinde artış gösteren radikal ulusalcı akımlar ve Ortadoğu’da derinleşen sorunlar yatırımcılar için planlama yaparken dikkat edilmesi gereken konular. 

Henley & Partners şirketinin Türk yatırımcılar için hazırladığı 2017 yılının en popüler ülkeleri:

a) Ekonomik Vatandaşlık Veren Ülkeler:

Malta

Antigua & Barbuda

St Lucia

b) Yatırım Yoluyla Oturum Veren Ülkeler:

Yunanistan

Portekiz

İspanya

c) Her Daim Popüler Olan Ülkeler:

ABD

Kanada

Ingiltere

d) Girisimciler Icin Programlar

Ekonomik vatandaşlık ya da yatırım yoluyla vatandaşlık veren ülkeler, yatırımcının o ülkede yerleşik olmadan, zamandan ve dil bilgisi gibi kriterlerden bagımsız olarak doğrudan vatandaşlık başvurusu yapabileceği ülkelerdir. Bu programlar; Malta, Kıbrıs Cumhuriyeti, Antigua & Barbuda, St. Kitts & Nevis, Grenada, St. Lucia ve Dominika’dir. Bu sene popülaritesi yüksek olacak 3 ülkeye bakacak olursak:

Malta

Malta Bireysel Yatırımcı Programı (Malta IIP) verdiği haklar ve sağladığı imkanlar açısından günümüzdeki en değerli ekonomik vatandaşlık programıdır. Avrupa Birliği üyesi 28 ülkede ve İsviçre’de yaşama, çalışma, eğitim imkanı sağlayan Malta vatandaşlığı,  aynı zamanda ABD dahil 167 ülkeye vizesiz seyahat ayrıcalığı sunmaktadır.

Malta ekonomik vatandaşlık başvurusu için 3 yatırım kriterini yerine getirmek gerekmektedir:

–       Malta hükümetine yapılacak en az 650 bin EURO hibe VE

–       Malta’da en az 350 bin EURO değerinde gayrimenkul yatırımı ya da 5 yıl süreli, yıllık en az 16 bin EURO tutarlı konut kiralanması VE

–       150 bin EURO tutarlı 5 yıl vadeli Malta devlet tahvili yatırımı

Malta ekonomik vatandaşlık başvuruları ortalama 14 – 16 ay sürmektedir.

Antigua & Barbuda

Karayip adalarının beyaz kumsal plajları ve mavinin her tonu deniziyle ünlü bu güzel ülkesinin vatandaşlığını cazip yapan, Antigua & Barbuda pasaportunun Avrupa Birliği Schengen ülkeleri, İngiltere, İsviçre, Kanada dahil 130 civarında ülkeye vizesiz seyahat ayrıcalığı vermesidir. Eski bir İngiliz kolonisi olan, İngilizce konuşulan ve hukuki, beşeri sistemini İngiltere’den alan Antigua & Barbuda, aynı zamanda deniz ve güneş tutkunu birçok İngiltere, İsviçre, Hollanda, ABD, Kanada, Rus vatandaşları için ikinci bir adres olmuştur.

Antigua & Barbuda ekonomik vatandaşlık programı için 3 ayrı başvuru kategorisi vardır:

–       En az 400 bin USD’lik gayrimenkul yatırımı VEYA

–       En az 200 bin USD’lik Antigua NDF fonuna hibe VEYA

–       1.5 milyon USD onaylanmış iş yatırımı (birden fazla yatırımcı için 5 milyon USD)

Antigua & Barbuda ekonomik vatandaşlık başvuruları ortalama 5 – 7 ay sürmektedir.

St Lucia

Bu listeyi zorlayacak yeni bir program da St Lucia vatandaslık programıdır. Schengen bölgesi ülkeleri ve İngiltere’ye vizesiz seyahat avantajlari yaninda, ozellikle tek kisilik basvurulardaki maliyet avantaji nedeniyle en cazip vatandaslik programi olmaya aday olan St Lucia’nin istedigi kriterler:

–       En az 300 bin USD gayrimenkul yatırımı VEYA

–       En az 100 bin USD’lik St Lucia hükümetine hibe

Karayip programları maliyet ve fayda ekseninde değerlendirildiğinde; hibe yoluyla tek kişilik başvurularda St Lucia ve Dominika, hibe yoluyla aile başvurularında St Lucia ve Grenada ve gayrimenkul yatırımı başvurularında Antigua ve Barbuda öncelikli olarak düşünülebilecek programlardır. Grenada’da Karayip ulkeleri arasinda Cin Halk Cumhuriyeti’ne vizesiz giris imkani veren tek ulke konumunda oldugundan, ozellikle Cin Halk Cumhuriyeti ile is yapanlar icin tercih nedeni olabilir.

Yatırım Yoluyla Oturum Programları

Yunanistan

Yunanistan oturum programı 2017 içerisinde Türkler için en çok talep görecek ülke programlarından biri olmaya adaydır. Kültürel ve coğrafi yakınlık, benzer yeme – içme zevki, eğlence anlayışı ile Yunanistan halihazırda yurtdışı seyahatseverler için tercih edilen bir AB ülkesidir.

Yunanistan en az 250 bin EURO gayrimenkul yatırımı yapan AB dışı ülke vatandaşlarına Yunanistan’da sürekli oturum hakkı vermektedir. Yunanistan’da sürekli oturum alan yatırımcılar AB Schengen bölgesi içerisinde vizesiz dolaşım hakkına da sahip olurlar. Oturum hakkı çalışma hakkını vermez ancak yatırımcılar şirket kuruluşu yoluyla kendi işini yapabilirler.

Oturum her 5 yılda bir yapılan yatırımın devam etmesi koşuluyla uzatılır. Oturum başvurusuna aileler anne – babalarını dahil edebilirler. Çocuklar, oturum haklarını 21 yaşına kadar kullanabilirler, daha sonra 24 yaşına kadar uzatım alınabilir. Yunanistan vatandaşlığı 7 yıllık oturum sonrasında mümkün olabilir.

4 kişilik bir çekirdek aile için toplam maliyet 250 bin EURO minimum gayrimenkul yatırımı ile beraber 300 bin EURO civarındadır.

Yunanistan’da gayrimenkul yatırımı yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlardan biri; sınırlarındaki adalarda ve şehirlerde yabancıların gayrimenkul alımlarının sınırlandırılmış ya da özel izne tabi tutulmuş olmalarıdır. Yatırım için en sağlıklı bölgeler Atina, Selanik, Girit, Mikonos olarak düşünülebilir.

Yunanistan yatırım yoluyla oturum başvuruları ortalama 3 ay sürmektedir.

Portekiz

Özellikle bu programlardan; yoğun bir şekilde bir vatandaşlık programı gibi tanıtılan Portekiz Altın Vize programına (PGRP) değinmekte fayda var.

PGRP 8 Ekim 2012’de yürürlüğe giren, AB ülkesi dışındaki ülke vatandaşlarına Portekiz’de yatırım yoluyla yaşama, çalışma hakkı veren bir programdır.

Yatırım şartlarına bakıldığında Portekiz’de en çok tercih edilen iki yöntem aşağıdaki gibidir:

• 500 bin EURO gayrimenkul yatırımı

• 1 milyon EURO finansal yatırım

Yönetmeliklerde yer alsa da uygulamada daha detaylı ve pürüzlü bir süreç gerektirdiği için, çok fazla kullanılmayan diğer yatırım şartları:

• 10 kişilik istihdam yaratacak işletme

• 350 bin EURO gayrimenkul yatırımı (30 yaş üzeri bina / kentsel dönüşüm bölgesi)

• 350 bin EURO AR-GE yatırımı

• 250 bin EURO sanatsal, mimari yatırım, tarihi eserlerin korunması yatırımı

• 500 bin EURO girişim sermayesi yatırımı

Oturum izni sürekli değildir; bu hak yatırımın devamına bağlı olarak ve yılda ortalama 7 gün (1. yıl 7 gün, 2 – 3. yıl toplam 14 gün, 4 – 5. yıl toplam 14 gün) Portekiz’de bulunma zorunluluğunu yerine getirerek ilk sene sonunda ve sonrasında da her iki senede bir yapılacak yenilemelerle devam ettirilir.

5. yılın sonunda sürekli oturum hakkı kanunda belirtilen şartlar çervesinde elde edilebilir. Ve 6 sene yasal oturum sonrasında yine kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde ve Portekizce bilgisiyle vatandaşlık başvuru hakkı doğabilir. Bu programda yasanan temel sorun PGRP oturum hakki için çıkarılan kanunlar ile vatandaşlık kanunlarının bir bütünlük içinde olmamalarıdır. Diğer bir deyişle, kanun yapıcı programı bir oturum programı olarak tasarladığından, vatandaşlık kanunlarında bir degişikliğe gitmemiştir. Buradaki gri alan genelde gayrimenkul sektöründeki oyuncular tarafından kullanılan, GPRP’nin vatandaşlık sağlayan bir oturum programı olduğu yönünde bir argumana dönüşmüştür.

Burada yürütülen mantık şu şekildedir: “Portekiz’de 6 yıl kanuni oturum sonrasında Portekizce bilgisiyle beraber Portekiz vatandaşlığı başvuru hakkı doğabilir. PGRP yatırımcılara yılda bir hafta Portekiz’de geçirerek 6 yıl kanuni oturum hakkı vermektedir. O zaman “PGRP ile yılda ortalama 7 gün Portekiz’de geçirerek vatandaşlık alınabilir”.

Bu yürütülen mantık haliyle vatandaşlık başvurularında karar mercii olan siyasi iktidarin mantığı değildir.Kanun koyucu programı bir oturum programı olarak tasarladığından, değerlendirmeler bu çercevede yapılacaktır. 

Peki, vatandaşlık değerlendirmesinde ne dikkate alınacaktır? Bu sorunun cevabı birçok AB ülkesinde uygulanan efektif oturum kriterleri olacaktır. Efektif oturum kriterlerinde dikkate alinacak olan, yatırımcının oturum bağlarının Portekiz’de oluşmuş olması, temel yerleşim adresinin Portekiz olması, çocuklarının okula gitmesi, zamanının büyük kısmını Portekiz’de geçirmesi, Portekiz’de vergi vermesi gibi noktalar olacaktır.

Eğer yerleşim düşünülüyorsa, Portekiz Avrupa’da güzel bir oturum alternatifi sunmaktadır. Eğer yerleşim düşünülmüyorsa programın sadece bir oturum programı olduğunu anlamak ve sadece bir hafta Portekiz’de zaman geçirerek vatandaşlık alınamayacağını bilmek gerekir.

İspanya

Portekiz benzeri bir oturum programı da 2013 yılından kanunlaşan İspanya Altın Vize Oturum programıdır. İspanya oturumu icin yatırımcının ispanya ekonomisine önemli ölçüde katkı yapması beklenir ve bu katkı aşağıdaki şekillerde olabilir:

–       En az 500 bin EURO değerinde gayrimenkul yatırımı

–       En az 2 milyon EURO İspanya devlet tahvili yatırımı

–       En az 1 milyon EURO İspanya’da bir finansal kuruluşta mevduat ya da bir İspanyol şirketine hisse yatırımı

–       En az 1 milyon EURO İspanya’da bir yatırım fonuna ya da girişim sermayesi fonuna yatırım

–       İspanya’da isdihtam yaratacak, sosyal ve ekonomik hayata pozitif katkı sağlayacak, teknolojik ve bilimsel gelişimi destekleyecek proje yatırımları

İlk olarak 1 yıllık yatırımcı vizesi alan yatırımcılar, ilk yıllarında İspanya’yı bir defa ziyaret ederek bu vizeyi 2’şer yıllık dönemlerde yenilenen oturum müsaadesine dönüştürürler. İlk 4 seneden sonra yenilemeler her beş senede bir yapılır. Eğer İspanya’da sürekli bir yerleşim yapılırsa, ilk 5 sene sonunda uzun süreli sürekli oturum hakkı alınabilir. Sürekli oturum hakkı icin ilk 5 senede İspanya dışında 10 aydan fazla bulunmamak ve İspanya’yı ardı ardına 6 aydan fazla terketmemek gerekir.

10 sene fiili oturum sonrasinda vatandaşlık basvuru hakkı doğsa da, İspanya’nın sadece belirli ve sınırlı sayıda ülke için (Genelinde İspanyolca konuşan ülkeler) çifte vatandaşlık hakkı tanıdığını bilmek gerekir.

2016 içinde oldukça popüler olan Macaristan Oturum Bonosu programı, 2017 ilk ceyreği sonunda Macar hükümeti tarafından sonlandırılmistIr.

Her Daim Popüler Ülke Programları

Oturum ve göçmenlik anlamında her zaman değinilmesi gereken üç ülke; ABD, Kanada ve İngiltere’dir.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)

ABD birçok insan için fırsatlar ülkesi, inovasyonun merkezi, popüler kültürün kalbi olmuştur. Aileler için çocuklarının eğitiminde düşünülen ilk adrestir. ABD oturumunun (yeşil kart) ve vatandaşlığının vergisel boyutları yüksek gelirli aileler için düşünülmesi ve planlanması gerekli bir unsur olsa da, ABD sunduğu fırsatlar ve imkanlar ile 2017 yılında da yeni bir yaşam kurmak isteyenler için öncelikle düşünülecek bir ülke olacaktır.

ABD yatırımcı göçmenlik programı (EB5) çerçevesinde “Yeşil Kart” Amerika’da Bölgesel Yönetim Merkezleri (Regional Centers) nezdinde yapılacak 500 bin USD’lik özel proje yatırımı ile ya da doğrudan iş yatırımı ile alınabilir.(Yatırım tutarı işsizliğin oranının düşük olduğu merkezlerde 1 milyon USD’dir).Yapılan yatırımın dönüşü için gerekli olan süre 5 yıldır. (500 bin USD’lik asgari yatırım tutarının 1,350,000 USD’a cıkarılması teklifi ve programla ilgili yeni duzenlemeler 2017 yılının Eylul ayında karara bağlanacaktır)

Yatırım karşılığında ABD hükümeti, her 500 bin USD yatırım için 10 kişilik istihdam yaratılmasını beklemektedir. Bölgesel Yönetim proje yatırımlarında istihdam verileri doğrudan ve dolaylı istihdam üzerinden ekonomik modellerle hesaplanırken, bireysel iş yatırımlarında sadece doğrudan istihdam hesaplanır ve tüm yatırımcı göçmenlik başvuru bürokrasisi iş sahibinin sorumluluğundadır. Bu nedenle EB5 başvurularının yüzde 80’i proje yatırımları şeklinde yapılmaktadır.

Yeşil kart ilk aşamada iki yıl süreli verilir ve ABD hükümetinin istihdamı rakamlarını teyit etmesi ile sürekli yeşil karta dönüşür. ABD hükümeti yatırımlara bir garanti vermez. Gerek yatırım riski, gerekse göçmenlik riski nedenleriyle proje seçimi EB5 başvurularında dikkat edilmesi gereken en önemli unsurdur. ABD vatandaşlığı 5 yıllık oturum sonrasında mümkün olabilir.

4 kişilik bir aile başvurusunda toplam maliyet 580 bin USD’yi bulmaktadır.

ABD yatırım yoluyla göçmenlik (EB5) başvuruları ortalama 16 – 20 ay sürmektedir.

Kanada

Kanada doğrudan yatırım yoluyla vatandaşlık veren bir ülke değildir, o nedenle çok kullanılan tabirle “Kanada Vatandaşlığı Başvurusu” söz konusu değildir, yapılan başvuru göçmenlik başvurusudur. Vatandaşlık başvuru hakkı ancak göçmenlik statüsü alındıktan sonra, Kanada’da 6 yıl içerisinde 4 yıl fiziki olarak geçirerek, elde edilebilir (Yeni yasa teklifi ile bu surenin 5 yil icerisinde 3 sene Kanada’da bulunma zorunlulugu olarak duzenlenmesi bekleniyor).

Kanada’nın çok bilinen Federal Yatırımcı Göçmenlik programı 2015 yılı itibariyle kapatılmıştır. Fransızca konuşulan Quebec eyaleti, kendi Yatırımcı Göçmenlik programını (QIIP) başvuru kotaları (Fransızca konuşan yatırımcılar kotaya tabi olmadan başvurabilir) uygulayarak dönemler halinde devam ettirmektedir. Yeni basvuru kabulu donemi 29 Mayis 2017 – 23 Subat 2018 tarihleri olarak belirlenmistir. Bu sure zarfinda toplam 1900 basvuru Kabul edilecektir. Bu basvurular icinde 1330 basvuru Cin Halk Cumhuriyeti, Hong Kong ve Macau’ya ayrilan kontenjandir.

QIIP başvuru için gereken şartlar:

– 1.6 milyon CAD net malvarlığı (eşler adına toplam)

– 800 bin CAD Quebec eyaleti tahvillerine 5 yıl vadeli, “0” faizli yatırım (bu tutar 220 – 250 bin CAD karşılığında finanse edilmektedir)

– Son 5 senede en az 2 sene aktif işletme ya da yöneticilik tecrübesi

Kanada’nın diğer ekonomik yolla göçmenlik başvuruları eyaletler bazında yönetilen Girişimci Göçmenlik programlarıdır. Her eyaletin kendine özgün başvuru kriterleri olsa da, tüm girişimci programlardaki ortak nokta başvuru sahiplerinin aktif olarak çalışma zorunluluğudur.

İş modelleri Kanada’da girişim sermayesi şirketleri, melek yatırımcılar tarafından desteklenebilecek yatırımcılara yönelik olan “Start Up Visa”, çok küçük bir gruba hitap etse de, değerlendirilebilecek bir göçmenlik programıdır.

Kanada yatırımcı / girişimci göçmenlik programları düşünülenin ya da söylenenlerin aksine başvuru şartları nispeten ağır, bekleme süreleri uzun ve oturum zorunluluğu gerektiren programlardır.

İngiltere

İngiltere’nin Türk vatandaşlarına özel uyguladığı “Ankara Anlaşması (AA)” hükümlerince verdiği girişimci vizesi, gerçek anlamda iş kurmak ve işinin başında olarak İngiltere’ye yerleşmek isteyenler için çok avantajlı bir programdır. AA çerçevesinde kurulacak işler için bir sermaye zorunluluğu gerekmese de, sağlıklı bir iş planı girişimci vizesinin alınabilmesi için çok önemlidir. İlk olarak bir senelik vize verilir, bir sene sonrasındaki değerlendirmelerde İngiltere hükümeti yapılan işin gerçekliği konusunda tatmin olursa, girişimci vizesi 3 sene daha uzatılabilir. AA çerçevesinde verilen girişimci vizelerinde başvuru sahibinin en az 9 – 10 ayını İngiltere’de işinin başında geçirmesi beklenir. 4 sene oturum sonrasında sürekli oturum hakkı (ILR) alınabilir ve 5 seneden sonrada vatandaşlık başvurusu mümkün olabilir.

İngiltere AA, aktif iş planlayan ve tam zamanlı işinin başında İngiltere’de yaşamak isteyecek Türk girişimciler için en uygun programdır.

GIRISIMCILER ICIN PROGRAMLAR

2017 icerisinde is kurulusu yoluyla Karadag (Montenegro) ve Estonya gibi ulkelerde oturum basvurularinin artmasi beklenebilir. Estonya’nin AB uyesi bir ulke olmasi ve start-up sirket yatirimlarina verdigi destek ve avantajlar ile Karadag’daki dusuk vergi oranlari ve AB uyeligi beklentisi, bu iki ulkeyi 2017 yilinda cazibe merkezi haline getirebilir.

Henley & Partners Turkiye Direktoru

Tolga Habali, RCIC

Tolga.habali@henleyglobal.com

Canon, 1500 Pound Maaşla Dünyayı Gezecek Gezgin Arıyor.

Canon tanıttığı Live For The Story kampanyası ile  Türkiye’nin de dahil olduğu 19 ülkede her ay 1.500 Pound harçlık alarak dünyayı gezebilecek kişiyi arıyor. 

‘365 gün yaz’ isimli yarışma için Fotoğraf makinası veya herhangi bir cihazla herhangi bir yerde çektiği fotoğrafı Instagram üzerinden paylaşanlar arasından bir kişi uçak bileti ve konaklamanın yanında ödülün de sahibi olacak.

İnsanları kendi hikayelerini bulmaya özendirecek fotoğraflara sahip olduğunu düşünen adaylar, en unutulmaz yaz hikayelerini @canoneurasia ve #LiveForTheStory etiketleriyle Instagram’da paylaşarak başvuracak. Yarışmaya katılmak için fotoğrafın altına en fazla 50 kelimelik bir kısa hikaye yazılacak.

Lizbon’dan Melbourne’e, Rio de Janeiro’dan Barselona’ya kadar istediği şehirleri dolaşarak kendi yaz hikayesini oluşturmak isteyenler için yarışmaya katılım hakkı 28 Haziran’da sona erecek. Bu eşsiz ödül için başvurular Lenny Kravitz’in kızı ve oyuncu, prodüktör, müzisyen, hikaye anlatıcısı Zoe Kravitz ile bir jüri tarafından değerlendirilecek.

Şanslı kişi dünya çapında, kendi ülkesine dönüş de dahil olmak üzere, 7 adet ekonomi sınıfı uçuş bileti ile birlikte 6 destinasyonda 2’şer gecelik konaklama ve seyahat ettiği her ay için 1.500 Pound harçlık almaya da hak kazanacak. Ödülün toplamı 33 bin Euro’yu bulmuş olacak.

Detaylı bilgiyi Canon Türkiye sayfasından alabilirsiniz.

 

 

 

Four Seasons’tan 9 Şehirde 19 Günlük Lüks Tatil 135 Bin Usd

Noma‘nın şefi René Redzepi ve Four Seasons Private Jet, ilham verici bir yemek ve kültür yolculuğuyla damak zevkine düşkün kişileri çekmek için “Culinary Discoveries” formatını geliştirdi. 

19 günde 9 farklı destinasyonda farklı lezzetleri tadabileceğiniz bir programda Seul, Tokyo, Hong Kong, Chiang Mai, Mumbai, Floransa, Lizbon, Kopenhag ve Paris’ten oluşan lezzet başkentleri gezilecek. Culinary Discoveries sadece klasik bir yolculuk olmasından öte, dünyanın her yerindeki en iyi restoranları ve en özel mutfakları ziyaret edip, yerel şeflerin ürettiği en leziz yemeklerden tadılmasını sağlanacak.

Culinary Discoveries, seyahatinde konuklar Şef Jong Kuk Lee’nin evinde, antik tapınak gıdalarını öğrenerek manevi Budist hazırlıklarını görebilecek, Seul’de Jin-Kwan tapınağını ziyaret etmeden önce ünlü çiftlik yemeklerini deneyimleyecek, Tokyo’da dünyanın en ünlü Michelin yıldızlı restoran L’Effervescence‘de özel bir akşam yemeği yiyecek, Hong Kong’da cadde yemeklerinden tadacak, yerel pazarlardan alışveriş edecek ve  Michelin yıldızlı şeflerden yemek dersleri alacaklar, Chiang Mai’de geleneksel Tay pazarlarını keşfederek, yemyeşil ormanlarda bir fil gezisine çıkacak, Mumbai’nin nefis cadde yemekleri ve renkli baharatlarının tadını çıkaracak, konuklar Hindistan’dan Floransa’ya giderek burada orta çağ kentlerinde şarap üreticileriyle buluşacak ve Chianti kırsalını keşfedecek, Noma’ya ev sahipliği yapacak Kopenhag’a gitmeden önce tarihi Mercado da Ribeira‘nın tadını çıkaracakları Lizbon’a gidecek ve son olarak Paris’te Four Seasons Hotel George V’deki ünlü Michelin yıldızlı Le Cinq‘de muhteşem bir akşam yemeğiyle sonuçlanacak şekilde devam edecek.

Bu ve buna benzer projelerde Türkiye’nin de kendine yer bulması dilekleriyle…

Yeni Gezgin Trendi: Altsız Fotoğraf!

Bir sosyal medya aracı olan instagram’da fenomenleşmeye başlamış yeni bir durum söz konusu; pantolonsuz fotoğraflar!

Bir grup genç tarafından başlatılmış bu modanın bir instagram hesabı var : cheekyexploits . Dünyayı dolaşırken pantolonlarını indirip, arkalarından fotoğraf çektiriyorlar. Nerede olduklarının hiçbir önemi yok. İster kuzey ışıklarını görmeye gitmiş olsunlar, ister bir ülkenin başkentinin en kalabalık caddesinde olsunlar, ister denizin altında.

Bazıları bunun uygun bir turist davranışı olmadığını düşünse de, bu hesabın şu an 215 bin takipçisi  bulunmakta ve bu modayı takip edenler her geçen gün artıyor.

Amerika’da bunu yaşlı birisi, birinin özel mülkünün önünde yapsa tutuklanacakken, şu an bunu bir grup genç trend olarak yaptığından henüz başlarına bir şey gelmiş değil. Bu uygun mudur, altında ne kadar anlam yatmaktadır, hoşa gider mi bilemeyiz fakat şu an bunun takipçisi binlerce insanı da görmezden gelemeyiz.

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe