Seyahat Acentelerine Instagram Pazarlamacılığına Hakim Olmak İçin Kanıtlanmış İpuçları

Gerek aile, gerek iş, gerekse arkadaşlarınızla planladığınız ve çıktığınız bir tatil olsun hiç farketmez, insanlar tatillerini sosyal medyada paylaşmaktan mutluluk duyarlar ve instagram, tatil fotoğrafları paylaşmak için şu anda en popüler sosyal medya aracı. Seyahat pazarında da devrim yaratan Instagram şu anda 300 milyondan fazla aktif kullanıya sahip ve Instagram’da ortalama olarak, günde 70 milyon fotoğraf paylaşılıyor.

Küçük ölçekli seyahat acentelerinden seyahat ve turizm pazarındaki büyük oyunculara kadar Instagram, her seyahat acentesinin sosyal medya cephaneliğinde en etkili araç. Miss Travel ve Social Media Today’e göre, kullanıcıların % 48’i nereye seyahat edeceklerini seçmek için Instagram’ı kullanıyor.

Bir çok seyahat acentesi Instagram’da varlıklarını geliştirirken, Instagram pazarlamacılığı söz konusu olduğunda bazılarınının ise gerçekten oyuna başlamaları gerekiyor. Seyahat acentelerinin kendilerini pazarlamak ve müşteriler çekmek için Instagram’ı nasıl kullanabilecekleri de mutlaka öğrenmeleri gerekiyor.

İnsanları Seyahat Etmeye Teşvik Edin

“Bir resim bin kelimeyi boyar”, güzel yerlerin çarpıcı görüntülerini takipçilerinizle paylaştığınızda bu kesinlikle büyük bir etki yaratır. Satmak isteyeceğiniz destinasyonlara ya da en popüler Instagram konumlarına ilişkin görsel açıdan zengin ve yüksek kaliteli seyahat içeriği paylaşmak, her seyahat acentesinin düzenli olarak yapabileceği bir şeydir. Bu, insanların aklındaki tatil görüntülerinin hiç kaybolmamasına ve insanların bilinç altına işlemenizi sağlar.

Farklı Bir Açısı Gösterin

İnsanlara seyahatin tamamen farklı bir bakış açısını göstererek onlara ilham verebilir ve bu da marka bilinirliği oluşturmanıza yardımcı olur. Örneğin, American Airline, çalışanlarının heyecan verici deneyimlerini çekici görüntülerle sosyal medyada ilham kaynağı olarak paylaşıyor.

Instagram Resimlerinizi Coğrafi Konumla Etiketleyin

Bir resim yüklerken konum eklemek, göze çarpıp erişiminizi genişletmek için basit ama etkili bir yoldur. Unutmayın, birçok kişi seyahat destinasyonlarını bulmak için Instagram’a güveniyor.

Etiket Kullanın

Instagram hakkında en iyi şey karma etiketlerdir.  Yüklediğiniz fotoğraf için insanların ilgisine çekebilecek ve hatta insanların gün içerisinde bakabileceği etiketler kullanın.

 

 

Genç Kuşağa Ulaşın

Instagram, genç seyahat meraklılarını hedefleyen mükemmel bir sosyal medya aracıdır. Bunun için resimleriniz ve içerikleriniz ilginç olmalı ve Instagram’ı aktif olarak kullanmalısınız. Pew Research Center tarafından yapılan bir araştırmaya göre, 18-29 yaşlarındaki genç erişkinlerin yüzde 53’ünden fazlası bir Instagram hesabına sahipler. Seyahat acentelerinin, kendi Instagram becerilerini geliştirerek bu kesime hitap etmesi mutlaka etkili olacaktır.

 

 

Kullanıcı Tarafından Oluşturulan İçeriği Kabul Et

Eğer ki Instagram için profesyonel bir işbirliği yapamıyorsanız ya da buna bütçeniz yoksa, sosyal medyada müşterilerinizin ya da takipçileriniz sizin destinasyonlarınızdan yaptıkları paylaşımları, onların da isimlerini paylaşarak yeniden paylaşmak etkili olacaktır.

Seyahat Acentaları Bitiyor mu? Değişime Nasıl Ayak Uydurulmalı?

Facebook gruplarımızdan yapmış olduğumuz araştırma neticesinde “Her 100 kişiden 65’inin kendi seyahatini kendisinin organize ettiği” sonucunu aldık ve turizm sektörünün önde gelenlerine sorduk.

Her 100 kişiden 65’i seyahatini kendi organize ediyor. Peki klasik seyahat acentaları bitiyor mu? Değişime nasıl ayak uydurulmalı?

Koray Küçükyılmaz (Tatilsepeti.com Genel Müdürü)

İnsanlar doğal olarak kendisi bir kaynağa direk ulaşabiliyorsa ve bunu kolaylıkla oturduğu yerden becerebiliyorsa eski alışkanlıklarını bırakma ve aracıları yok etme eğiliminde olacaklardır. Bu her sektörde olduğu gibi turizmde de geçerlidir.

İş hayatında da evrim geçerlidir. Eğer bir hizmet fayda sağlamıyorsa, katma değer yaratmıyorsa doğal sürecinde yok olur. Ama artık seyahat acentelerine ihtiyaç kalmadı demek için bence erken. Çünkü bu acenteler halen müşterileri ile güven üzerine kurdukları, fiziksel bir iletişimin olduğu (human touch) yerler. Müşterilerin bir kısmı için bu değerler önemli ve kolay terkedilemezler. Ancak yine de seyahat acenteleri geleceklerini garanti altına almak için bir şeyleri bugünden farklı yapmalılar. Müşteriler ile kurabildikleri kişiselleştirilmiş birebir iletişimin yanına teknolojiyi ve alternatif esnek çözümler sunabilme kabiliyetlerini entegre etmeliler.

Mesela, otelleri VR gözlükler ile sunmalılar müşterilerine, tatil deneyimi konusunda önden müşteriyi bilgilendirebilmeliler. Yine de seyahat acentelerinin en büyük rekabet avantajı karşılıklı kişisel iletişimdir. Bu avantaja her zaman sahip olacaklar, iyi kullananlar ise varlıklarını sürdürmeye devam edeceklerdir.

Gürkan Erol (Prontotour Genel Müdür Yardımcısı)

Dijitalleşme ile birlikte individual seyahat trendleri artmış görünse de toplumda hala yurtdışına çıkmamış pasaportu olmayan büyük bir kesim bulunuyor. Seyahat tecrübesi olmayan, dil bilmeyen, güvenlik endişesi taşıyan bu büyük çoğunluk için deneyimli seyahat şirketlerine ihtiyaç olduğu bir gerçek. Bu gerçek olduğu sürece klasik anlamda acentecilik mesleğinin devam edeceğini düşünüyorum.

Almanya’da tüketiciler sosyal medya ve dijital kanalları takip edip seyahat kararlarını bu mecralar üzerinden verseler de yine güvenilir bir acente ile temas kurmak, bu acentelerin bürolarına gidip yüzyüze konuşmak istiyorlar. Bu oran online rezervasyon taleplerindeki artışın hiç gerisinde değil. Ancak tabii denge zamanla değişecek. OTA’ların varlığının dayanılmaz gerçekliği de ortada. Öte yandan teknolojiyi doğru kullanan acentelerin geride kalacağını da düşünmüyorum. Aksine daha çok kazanır hale gelecekler. Şu anda teknolojideki hızlı ilerleme karşısında turizm sektörü adaptasyon süreci yaşıyor. Kontrolsüz teknoloji kullanımının pek çok alanda sıkıntıları var. Ancak verimliliği artıran ve maliyetleri düşüren teknoloji her sektör için bir gereklilik haline geldi. Bugün tur operatörleri ve acenteler de bu gelişimin farkında ve güvenilir pek çok marka teknolojiye yatırım yapıyor. Fakat yeni teknoloji kullandığını söyleyen ve tüketici nezdinde güvenilir olmayan markaların da bulunduğunu unutmayalım. İnternetteki hızlı büyüme kuraldışı mecralar da yaratıyor ve bu haliyle her sektörde olduğu gibi seyahat endüstrisi de olumsuz etkileniyor. Hala OTA’larla ilgili mevzuat ve güvenlik sıkıntıları yaşanıyor. Globalleşmenin sonucu olarak tabii ki tüketiciler bu kanallara erişmeye devam edecekler. Burada önemli olan adaletli rekabet koşullarının oluşturulması.

Geleneksel acentelerin misafire dokunan yolcuya temas eden samimiyet odaklı bir tarafı var. Her seyahatin arkasında asıl bir amaç bulunuyor, tecrübeli acente personeli bu amacın gerçekleşmesi için bir misyon üstlenmiş oluyor ve bu amaca yönelik en uygun ideal program ancak bu şekilde oluşturulabilir inancındayız. Bu tip acentelerimiz dijitalleşme sürecine adapte olur ve doğru teknoloji üreten firmalar ile çalışırlarsa misafir sadakati anlamında sorun yaşayacaklarını düşünmüyorum. Üstelik acente ve GDS uyumu son yıllarda daha çok öne çıkmaya başladı. GDS kanalları süreli kendilerini güncelliyorlar. Bugün büyümenin koşulu inovasyon ve teknoloji. Ezcümle; teknolojiyi yaptığımız işe doğru adapte edelim. Ayrıca gelecekte yeni gelişmelerle beraber beklenmedik yeni imkanlar ortaya çıkacaktır. Alman filozof Lessing’in dediği gibi “Yeni olan, yeni olduğundan, en çok şaşırtandır.” Yeniliklere açık olalım ancak geçmişten getirdiğimiz tecrübeleri de bir çırpıda kenara bırakmayalım.

İbrahim Köymen (Travelport Türkiye Genel Müdürü)

İletişim teknolojisinde son yıllarda ortaya çıkan gelişmeler her sektörde olduğu gibi turizmde de etkilerini göstermeye başladı. Turizm sektörünün yapısı gereği özellikle de internet ve mobil teknoloji sıklıkla kullanılan araçlar haline geldi…

Seyahat acenteleriyle çalışmanın pek çok avantajı vardır. Seyahat acentelerinin geliştirdiği marka güvenirliği, müşterinin tekrar ve tekrar onlar üzerinden rezervasyon yapmasını sağlamaktadır. Ancak günümüzde bilinçli ve araştıran tüketiciler her geçen gün artmaktadır. Bu kapsamda seyahat acentelerinin mevcut durumda günü kurtarmaktan ziyade online platformlara yönelmeleri, web siteleri ve mobil uygulamaları geliştirip üretmeleri gerekmektedir.

Bu değişime ayak uydurmaya çalışan seyahat acenteleri mobil kanallar yoluyla daha fazla müşteriye ulaşmak için inovasyona yatırım yapmakta ve bu etkileşim, acentelerin daha gelişmiş ve kişiselleştirilmiş teklifler sunmasına olanak sağlamaktadır.

Okan Barlas (Tripedia CEO’su)

Günümüz yeni nesil için en önemli faktör zaman, ulaşılabilirlik ve kolaylık.  Bu denklemde süre gelen klasik acenta mantığı ne yazık ki gelişen teknoloji ile yavaş yavaş sürdürülebilirliğini yitirmekte.

Klasik acentalar bu gelişimlere ayak uydurmalı, yeni nesil alışkanlıklarını takip etmeli ve gerekli teknolojik alt yapı ile desteklenmelidir. Uygun fiyat yani sıra erişilebilirlik ve servis kalitesi ön planda tutulmalı ki müşteri memnuniyeti üst düzeyde tutulabilsin. Özellikle online devlerle acentalar arasındaki en büyük fark, insan faktörü. Bu nedenle tüm bu teknolojik gelişmelerle beraber bunları kullanabilen yetişmiş insan kaynağı da rekabet için belirleyici olacaktır.

Özgür Taşkaya (Skyscanner Büyüme Müdürü)

Bu yaşanan değişim kişisel tercihlerin dönüşümüne bağlı. Bazı seyahat severler klasik seyahat acentelerinin sunduğu bireysel teması güven verici bulurken, birçok seyahat sever ise gerek masaüstü gerekse de mobil cihazları ile doğrudan seyahat planlaması yapıyorlar.

Instagram ve Snapchat gibi görsel bazlı uygulamaların yaygınlaşması ve sosyal medya fenomenlerinin de etkisi ile birlikte kullanıcılar daha önce görmedikleri yerleri keşfediyor, esinleniyor ve böylece kişisel, paylaşılabilir bir deneyim arıyorlar. Skyscanner olarak bizim amacımız seyahat severler için bu süreci basitleştirmek ve sadece zamandan değil paradan da tasarruf sağlamak. Gerek klasik gerekse de online seyahat acentelerinin aksine biz bilet satmıyoruz. Kullanıcılar Skyscanner sayesinde sadece binlerce havayolu, otel ve araç kiralama firmalarını değil, seyahat acentelerini de tarayıp karşılaştırma imkanı kazanıyor.

Böylece uçak bileti almak isteyen birisi teker teker hava yolu ve online seyahat acentelerinin sitesine girmektense Skyscanner üzerinden bunlara ücretsiz olarak tek bir platformda bakabiliyor ve istedikleri sonuca tıklayıp biletini oradan alabiliyor. Seyahatini kendi organize etmek isteyenler için ideal bir platform sunuyoruz.

Anıl Alpay (Seyahatim.com Kurucu Ortağı)

Dünyada ve buna bağlı olarak Türkiye’de de internetin, iş yapış şekillerini ve tüketicinin alışveriş şeklini değiştirdiği göz ardı edilemez bir gerçek. Turizm sektöründe de insanlar artık alacakları hizmeti çok iyi analiz edip, araştırıp en uygun ürün veya hizmeti en iyi fiyata almalarını sağlayacak araçlara sahipler.

Klasik seyahat acenteleri kısa veya orta vadede tamamen bitmese de uzun vadede ciddi bir küçülme ile karşı karşıya kalacaklardır. Çünkü her gelen nesil internet konusuna daha hakim ve interneti hayatına daha fazla oranda sokmuş olarak devam edecek. Uzun vadede yine belki yüz yüze hizmet almak isteyen sınırlı bir kitle hala olabilir ama bildiğimiz anlamda acentecilik ciddi bir darbe alacaktır.

Seyahat acenteleri dijital altyapılarını oluşturup/tamamlayıp, tüketiciye hareket alanı sağlayan sistemler ve ürün/hizmet modülleri geliştirilerek bu süreci yönetebilirler. Ayrıca acenteler kendi know-how’larını, yerel bilgil ve tecrübelerini dijital ortamda hizmete dönüştürebilirlerse bu da önemli bir değer olacaktır. Böylece acentelerin insanların hayatını kolaylaştırma, yol gösterme ve bilgilendirme vasfı dijital ortamda da devam edebilir.

Erkan Aslantaş (Tourism Korea İstanbul Pazarlama Müdürü)

Endüstri 4.0 ve bununla birlikte yapay zeka da yaşanan devrim her sektör kadar turizm sektörünü de etkiledi. Bu durum nihai tüketicinin avantajına olan bir durum olmakla birlikte hızlı büyüyen sektörlerin hepsinde devrim etkisi yarattı.

Seyahat acentaları içinse durum değişimden fazlasını kapsıyor. Artık oyun “sürdürülebilirlik” olarak yeniden oynanıyor. Mobil cihazların artık bir telefondan fazlası olduğu günümüzde, dijital çağa ayak uyduramayan acentaları zor günler bekliyor. Birçok acentenin devam ettiği “copy-paste” tur tuzağı, yeni dönemde satış kanallarının yetersizliği, marka bilinirliliğin azalması olarak, bu yeni düzene geçişte acentaları bekleyen en büyük engel olarak gözüküyor. Dijital Rönesans’ı yaşayan bir kuşak olarak, kriz ortamından fırsat yaratan birçok girişimciler için bu engel çok büyük bir avantaja dönüşebilir.

İbrahim Çağrı Sağlık (Tourism Malaysia İstanbul Pazarlama Müdürü)

Kendi başına seyahatini organize etmek ciddi anlamda planlama, araştırma ve promosyon takibi gerektirir. Eğer her 100 kişinin 65’I bunları hakkıyla yerine getirebiliyorsa söyleyecek bir söz yok. Aksi taktirde kendi biletini online alarak, baktığı bir kaç otelin birinden online rezervasyon yaparak seyahat planlaması yapılıyor deniyorsa burada bir tanımsal sıkıntı var demektir. Seyahat planlaması yapmıyor ama seyahatini kendisi parka parka hizmet alarak yapıyor demeliyiz.

Seyahat planlaması kısmına gelecek olursak, her ülkenin her kültürün farklı beğenileri vardır. Araplar yeşili severken Türklerin deniz ve kumsal üzerine yoğunlaşması gibi. Dolayısıyla sizin neyi sevdiğinizi ve gideceğiniz yerde size en uygun yerlerin neresi olduğunu ancak sizden bir profesyonel bilebilir.

Dolayısıyla bir profesyonel tarafından hazırlanmamış programlarda her zaman sürprizlere açıksınızdır. Mesela o çok severek aldığınız oda aslında göründüğünün yarısı kadar büyük değildir. Veya otel Google Map’te control etmiş olsanız bile, bulunduğu varsayılan yerde değildir. Benim şahsen de başıma gelmiş bir şey olarak, otel sizden daha pahalıya sizin odanızı satıp, size de maalesef oda veremiyoruz diyebilir.

Tüm bunları profesyonel bir programlama ve acentede yaşamazsınız. Elbette öngörülemeyen sıkıntılar çıkabilir ama bunlar ile acenteniz ilgilenir. Sonuçta bunun için oradalar.

Ancak Acentelerin gelişmekte olan sisteme de ayak uydurmaları gerekliyor. Gerçi Expedia’nın online booking sektörünü 400 Milyon dolarlık yatırım ile Microsoft Expedia Travel Services adı altında 1996 Ekim ayında yayına aldığını düşünürsek, 22 sene sonra online ekmek satılan bir ortamda, acentelerin tamamen hayal ürünü servislerini kağıda basarak satmaya çalışmaları komik oluyor. Burada Türkiye’nin internet kullanım özgürlüğü de tartışmaya açılabilir. Günümüzde basit bir mahkeme kararı ile birkaç yüz milyonluk yatırımınız ya da işiniz de göçebilir.

Ben tüm bunlara bir nebze çözüm olacak ve sistemi toptan düzenleyecek kuantum sıçramasının, “Tourism Agent” kelimesini Turizm Acentesi olarak çevirmek yerine “Turizm Danışmanı” olarak çevirmek olduğu kanısındayım. Mimar, Avukat, Stil Danışmanı veya Basın Danışmanı gibi sosyal beceri ve bilgi gerektiren bir iş olan Turizmi, Turizm Danışmanları bireysel adi firma kurarak yapabilmeli. Çünkü gerçekten tek bir telefon ve internet bağlantısı ile deneyim birleşimidir bu iş.

Özgü Alnıtemiz (Celestyal Cruise Ülke Müdürü)

Seyahat eden müşteri ne istiyor? Her türlü ihtiyacına cevap verebilecek bir satış acentesi mi? İyi bir asistan mı? İyi bir web sitesi mi? Aslına bakarsanız hepsi ve hepsinden ortak beklentisi ise ulaşılabilirlik ya da bir başka deyişle kolay, hızlı bir şekilde doğru ve en uygun bilgiye erişim.

Günümüzde seyahat danışmanı olgusu giderek zayıflamaktadır. Keza bugün seyahat acentesinde satış temsilcileri, seyahat danışmanından ziyade rezervasyon elemanı sıfatı ile görev yapmaktadırlar. Artık çağrı merkezleri çoğunlukla daha önceden araştırmasını yapmış ve kararlı müşteriler tarafından aranmaktadır. Sektördeki sirkülâsyondan ötürü özelikle bu departmanda çalışanlar uzun süre görevlerinin başında kalmamaktadırlar. Dolayısı ile bu alanda her zaman bir yetersizlik mevcuttur. Bir gezginin öğrenmek istediği en doğru bilgi ise aslında elinin altındadır. Yani internet…Önce tatile çıkmayı hayal ederiz. Hayalin ve bilgi edinmenin % 67 sinin internette gerçekleşmektedir.  Araştırma safhasını incelediğimizde ise: Bir tatil satın almadan önce dünya ortalamasına göre 30 gün internette araştırma yapılıyor, 20 web sitesi inceleniyor, ortalama ekran başında harcanan zaman ise 4 saat.  Tatil arayanlar destinasyonlara bakıyorlar, uçak ve otel alternatiflerini inceliyorlar, seyahat acentelerinin sitelerini geziyorlar, kıyaslıyorlar vs…

Özetle; İster tatil ister iş gezisi olsun seyahat edenler: KALİTELİ, MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ GÖZ ÖNÜNDE TUTAN, HER TÜRLÜ İHTİYACINA HIZLI BİR ŞEKİLDE CEVAP VEREBİLECEK, UYGUN FİYAT POLİTİKASI İZLEYEN BİR FİRMA VE WEB SİTESİ’NE İHTİYAÇ DUYUYOR. Dolayısı ile klasik seyhat acentaları ya bu ihtiyacı karşılayabilecek bir formasyona geçecekler ya da giderek ufalmaya mecbur kalacaklar.

Mirey Messayeh (Home Exchange Ülke Müdürü)

Bence seyahat acentalarının devri git gide sona eriyor bunun başlıca nedenlerinden biri internet. İkinci neden ise insanlar daha özgün seyahatlerin peşinde olmalarıdır. Üçüncü neden ise yeni yerlerin keşfi.

Bu değişime insanlar ister istemez ayak uyduracaktır bunun için alt yapı hazır: seyahat yazarlarının blogları, trip advisor gibi siteler, google vs.

Doğukan Gener (Gözen GSA Satış Müdürü)

Her ne kadar gelişen teknoloji ile birlikte insanlar seyahatlerinin detaylarını kendileri organize etmeye başladı ise de, klasik seyahat acentelerinin fiili varlığı yakın ve orta vadede sona ermeyecektir. Sayı azalacaktır, ancak kesinlikle bitmeyecektir.

Günümüzde sektörde pek çok seyahat acentesi gelişmelere ayak uydurmak için dijitalleşme çalışmalarına başlamış durumda (tabii ki bu entegrasyonu bitirip sağlıklı şekilde işleyen acenteler de mevcut). Teknoloji hayatımızın her alanında köklü değişiklikler gerçekleştirdiği gibi, turizm sektöründe de aşina olmadığımız köklü değişikliklerle birlikte pek çok farklı kapı da açacak.

Vadi Efe (Altavia Dekatlon Ülke Müdürü)

Çetin rekabet koşullarında neredeyse herkesin aynı şablonda ilerlediği bu düzende, teknolojinin getireceği yenilikleri farklı açıdan değerlendirip cesur adımlar atacak acentelerin ilerleyen dönemde söz sahibi olacağını düşünmekteyim.

Günümüzde seyahat planlamasında kişiye özel seyahat planlamak ve seyahat maliyetlerini optimize edebilmek öne çıkıyor. Seyahatlerini planlayan kişiler kendi arzuları doğrultusunda paylaşım ekonomisi araçlarını kullanarak düşük maliyetli özel deneyimler satın alabiliyorlar. Acentalar hizmet sunarken kalite ve güven sunmaya devam etmeliler fakat bol alternatifli, deneyim sunan, özelleştirilebilen, ve esnek programlar sunabilmeliler.

Barbaros Pürten (Airport Transfer World CEO’su)

Her 100 kişiden 65 i kendi seyahatini kendi organize ediyor ancak şu aşamada Acentelerin yapacağı en önemli iş kişilere özel tam paketler hazırlamak  olmalıdır.

Yani müşteri bir seyahate giderken hiç uğraşmadan kendi evinden çıkıp Havalimanı Transferi, Uçuş bileti, Konaklaması ve gittiği yerde yine kendi önceliklerine göre özel tur organizasyonları ve yine seyahat sonunda evine girene kadar bütün organizasyonlar Acenteler tarafından yapılmalıdır. Bu sistem online olarak çok zor organize edilebileceğinden müşteriler tek elden tüm planlamanın yapılması için acenteleri tercih edebileceklerdir.

Geleneksel Seyahat Acentesi Modeli Miadını Doldurdu Mu?

Bürolarda hizmet veren seyahat acenteleri, günümüzde çok hızlı bir biçimde gelişmekte olan bir piyasanın varlığı karşısında stratejik avantajını korumayı nasıl sürdürecek?

Pazar araştırmaları şirketi Skift’in elde ettiği veriler, hâlihazırda seyahat acentelerinin sayısında sürekli bir azalmaya işaret ediyor. Nitekim, dünyanın bürolar aracılığıyla hizmet veren en eski seyahat acentelerinden birisi olan Thomas Cook, yakın zamanda 195 bürosunu kapattı. Bu gelişme, bürolarda hizmet veren seyahat acenteleri açısından günümüzün sorunlarından birine işaret ediyor.

Tüketiciler, turizm hizmetlerini bir zamanlar sadece bürolarda hizmet veren seyahat acentelerinden satın almayı seçmekteydi. Ancak bu sistem günümüzde ateş hattında. Bilgi teknolojilerinin, elektronik pazarlara aracıları denklemden çıkarmayı teşvik etmelerini sağlamasıyla birlikte, tüketicilere seyahat sağlayıcılarına daha doğrudan erişim elde etme olanağı sunulmaya başlandı.

Bunun başlıca örneklerinden birisi, British Airways ve bünyesinde faaliyet gösteren bir diğer havayolu şirketi olan Iberia’nın, Global Dağıtım Sistemleri üzerinden yapılan tüm satışlara 8 sterlinlik bir ücret getirerek tüketicileri doğrudan rezervasyon yaptırmaya yönlendirme hamlesi oldu. Doğrudan rezervasyonlara yönelim, seyahat sağlayıcılarına, tüketicilerin daha sonra ilave seyahat ürünleri ve ekstralar satın almalarını sağlamak için kullanılabilecek, işe yarar tüketici verilerini kolayca toplamasını sağlayabiliyor.

Bununla birlikte, ortada hâlâ bilgiye ve daha çeşitli turistik etkinliklere yönelik büyük bir tüketici talebi bulunuyor. Elbette Bilgi Teknolojilerine bunu sağlayabildiği için itibar edilebilir; ancak seyahat acentelerindeki insan faktörünün, daha kişiye özgü deneyimler sunduğu ve eşsiz bilgiler sağladığı ileri sürülebilir, ki bunlar gezginlerin hâlâ büyük değer vermeyi sürdürdüğü olanaklar olarak karşımıza çıkıyor.

Sonuç olarak, insan varlığı, gezginin aktif ‘danışmanı’ olması beklenen seyahat acentelerinin en önemli rollerinden birisi olmayı sürdürüyor. Fakat, seyahat bilgilerine erişim sağlamanın bir yolu olarak teknolojinin gelişimi göz önüne alındığında, insan varlığının gerekliliği sorgulamalara açık hâle geliyor.

İnternetin, doğrudan satış yapan tarafların meydana getirdiği rekabet ile dolmasıyla beraber, tüketicilere en alâkalı önerileri sunan tarafın kim olduğunu belirlemek güç bir hâl alabilir.

Avrupa Komisyonu tarafından yapılan bir ankete göre, katılımcıların %19’u, bir seyahat acentesinden gelen önerileri, seyahat planları yaparken yararlanabilecekleri en önemli ilk üç kaynaktan birisi olarak gördüklerini belirtti. Buna karşın Google’ın yaptığı bir anket ise seyahat planları yapan kullanıcıların %60’ının arama motorlarını, %36’sının ise değerlendirme sitelerini kullandıklarını gösterdi.

Ayrıca Travel Weekly tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, seyahat acentelerinden faydalanan kullanıcıların %74’ünün, kendi seyahat acentelerinin alanında uzman olduğunu düşündüklerini ve bir seyahat acentesiyle çalışan gezginlerin, özellikle 8,000$ seviyesini aşan satın alma işlemlerinde daha fazla harcama yapma eğiliminde olduklarını belirledi.

Bir seyahat acentesi için çevrimiçi platformların kullanımı endişe verici olabiliyorsa da, tüketicilerin interneti nasıl kullandıklarına yönelik derinlikli analizler, durumun pek de endişe verici olmadığını ileri sürüyor.

Google’ın yaptığı araştırmalar, acentelerin danışmanlık rollerinin bu sebeple tam anlamıyla engellendiğini ileri sürmüyor. Anket katılımcılarının %65’i, nereye veya nasıl seyahat etmek istediklerine karar vermeden önce çevrimiçi platformlarda araştırma yaptıklarını kabul ederken, %83’lük bir kesim, seyahate çıkmak konusu üzerine düşünmek adına fikir almak için sosyal ağları, video ve fotoğraf sitelerini kullandıklarını belirtti. Temel olarak bakıldığında internet, derinlikli bir bilgi alanından çok, bir fikir edinme alanı olarak değerlendirilebilir.

Seyahat acenteleri, bundan dolayı tüketicilerin interneti kullanma biçimlerini tamamlama yönemi olarak görülebilecek şekilde, bilgilerin doğrulandığı merciler olarak görülebilir. Bunun sonucu olarak, çevrimiçi dünyada erişilebilir olan, tutarsız olma ihtimali taşıyan büyük hacimlerdeki bilgilerin bir doğrulayıcısı olarak seyahat acentelerinin danışmanlık rolü, önemli bir değer alanı olarak kalmayı sürdürebilir.

Bu yöntem, gelecekte muhtemelen, tatiller için araştırma ile rezervasyon yapılırken ve tatil deneyimi yaşanırken, tercih edilen tüketici yolculuğu olacak. Seyahat acenteleri için ise çevrimiçi bilgileri doğrulayan birer merci olarak hareket edebilmeleri için yeni teknolojileri benimsemelerinin yanı sıra yeni, etkili tüketici temas noktaları ve satış kanalları geliştirmeleri önem taşır hâle gelecek.

Kişisel etkileşim de, pahalı ve seçkin seyahat ürünleri satın alan tüketiciler tarafından yüksek oranda tercih ediliyor. Dolayısıyla eğitimli ve deneyimli danışmanlardan oluşan bir ekiple çalışmak, tüm seyahat acenteleri için kritik önem taşıyor olacak. Ayrıca, tüketicilerin daha derinlikli olarak değerlendirebilecekleri eşsiz bilgiler paylaşabilmek için belirli bir alanda uzmanlaşmanın da seyahat acentelerine katkısının olacağı söylenebilir. Tüketiciler bunu daha güvenli bir seçenek olarak değerlendirebilir ve böylesi bir hamle, seyahat acentelerine, kendi seçtikleri özelleşmiş turizm alanında benzersiz fırsatlar aramaları için inisiyatif sağlar.

Ne istediklerini ve ne zaman istediklerini bilen tüketiciler arasında, doğrudan rezervasyon yaptırma eğilimi yüksektir. Bu tüketiciler ayrıca özel seyahat ürünleri ve ilave lüks kalemler satın almaya daha az yatkınlık gösterirken fiyatlar konusunda daha hassastırlar. Daha karmaşık seyahat planları arayışında olan müşterilere odaklanan seyahat acentelerinin merkezi değer alanları genişleme kaydeder.

Bunlara ek olarak, seyahat acenteleri, tüketicilerin arzularına göre tatiller oluşturmanın arzulanabilir bir aracı olarak insan varlığını korumalıdır. Bu ilave hizmet düzeyi, seyahat acentelerini daha büyük ölçekli şirketlerden ayrı bir noktada konumlandıracak, ayrıca seyahat acentelerinin miadının dolmasına engel olacak ve böylece sürdürülebilir bir stratejik pozisyonu korumasını sağlayacaktır.

Amadeus Kapıdan Kapıya Seyahat Planlama Hizmetini Açıkladı

 

Kara ulaşımı sağlayan ortakların bir kısmı, seyahat acentelerine sunduğu yepyeni bir hizmet ile karşımızda: kapıdan kapıya seyahat planlama!

Amadeus Transfer Hub 142 ülkede 1.000’den fazla varış noktasını kapsıyor.

Çözüm “Blacklane, MYCAB Travel, Telixo, TaxiTender ve World Airport Transfer” ile günümüzde yayınlanırken, ek içerik sağlayıcıların önümüzdeki aylarda eklenmesi bekleniyor.

Ayrıca, masaüstü, mobil ve web uygulamaları arasında da elverişli bir kullanıma sahip.

Amadeus Ürün ve Yenilik Direktörü Clare de Bono, müşteri taleplerinin Amadeus Transfer Hub’ın kullanım kolaylığı ile birleştiğinde bunun tüm tarafların yararına olacağının açıkça göründüğünü belirtti.

Tek bir ekranda birden fazla sağlayıcıdan oranları hızlı bir şekilde karşılaştırma olasılığı oldukça yoğun çalışan seyahat uzmanlarının verimliliğinden ödün vermeksizin tüketicilerin aradığı türden bir seçim hakkı sunar.

Amadeus Transfer Hub’ın oldukça önemli diğer bir avantajı da seyahat programlarının geri kalanlarıyla uyumu, otomatik entegrasyonudur. Diğer bir deyişle, seyahat acenteleri onlarla ortak olmaya hevesli olan sağlayıcılardan komisyon elde ederken daha üst düzey bir hizmet sunabilirler.

Yakın gelecekte, içeriğin genişliğini yaymak, daha kapsamlı hale getirmek ve daha fazla esnek satış seçenekleri sunabilmek için daha fazla sağlayıcı kurmak planlar arasında!

 

Seyahat Acentelerine Yurtdışı Münferit Otel Rezervasyonlarında Daha Çok Kazandıracak 11 Tavsiye

Seyahat acenteleri, ister kurumsal, ister tatil amaçlı seyahatler için rezervasyon yapmak istediklerinde sayısız zorluklarla karşı karşıya kalmakta. Pek çok acentede de deneyimi fazla olmayan çalışanların istihdam ediliyor olması, yabancı dil ve destinasyon bilgisinin yeterli düzeyde olmaması da bu süreci daha da karmaşık ve zor yönetilir kılmakta.

Peki, yurtdışı münferit otel rezervasyonu yaparken nelere dikkat edilmeli? Rezervasyonun yapılacağı platformu seçerken hangi özelliklere göre karar vermeli?

Seyahat acentesi çalışanı her geçen gün yepyeni bir rezervasyon sistemi ile tanışıyor, kullanıcı adı ve şifre alıyor, ama hangisinin en doğru tercih olacağı konusunda karar vermesi içinden çıkılmaz bir kafa karışıklığı. Teknolojinin ve bilgiye erişimin hızlanmasıyla, önceden faks, teleks ve telefonla yapılan otel rezervasyonları, yıllar içinde otel toptancıları ve yatak bankaları olarak adlandırılan oluşumların ve akabinde konsolidatörlerin (çoklu sağlayıcıları bir arada buluşturan platformlar) doğmasına yol açtı.

Doğrudan toptancı ile mi, konsolidatör ile mi çalışmalı?

Dünya üzerinde farklı coğrafyalarda etkin, pek çok otel ile kontratı – kontenjanı bulunan toptancılar bulunmakta. Bu firmalar 3 bin ile 150 bin arasında değişken sayılarda otel içeriği sağlamaktalar. Örneğin: Bir Uzakdoğu toptancısı ile çalışarak bu bölgede bol müsaitlik ve iyi fiyat yakalayabilir ya da bir Güney Amerika toptancısı size o bölgede güzel sonuçlar getirebilir. Peki ya her yeni rezervasyon talebi için farklı kullanıcı adı ve şifre kullanmak gerçekten de akılcı mı? Hangi tedarikçinin hangi bölgelerde daha etkin olduğunu bilmiyor olabilirsiniz.

Londra için hangisiydi, Şangay için hangisiydi? diye düşünmek ve sisteme erişim bilgilerini anımsamaya çalışmak bir tarafa, varsayalım ki bu konuya hâkim bir profiliniz var ve hangi otel toptancısının nerelerde daha etkin olduğunu biliyorsunuz. Acaba sizin arama yaptığınız esnada o bölgede çok kuvvetli ve etkin olduğuna inandığınız “tedarikçinin elinde halen müsait oda var mı?” ya da “fiyatı halen iyi mi?” soruları çoğu zaman tereddütte bırakıyor insanları. Dünyanın önde gelen varış noktalarına sürekli rezervasyon yaptığınızı varsayarsak (Örn: Paris, Londra, Berlin, New York, Milano vs.) bu gibi şehirlerde otellerin birden fazla toptancı ile sözleşme yaptıklarını ve aynı anda 8-10 farklı kanal üzerinde farklı iptal koşulları ve farklı fiyatlar sunduklarını biliyoruz. Bu da demek oluyor ki, rezervasyon yapacağınız tesisin adını biliyor olsanız dahi, her farklı toptancının sistemine giriş yaparak fiyat, iptal koşulları ve müsaitliği kontrol etmelisiniz! Tüm bu süreç için ne kadar zaman harcamak gerekir? Ne kadar akılcı sizce?

Tüm bu tedarikçilerin web sayfalarının Türkçe tercümelerinin olmayışı, her birinin işleyişinin birbirinden farklı oluşu da cabası. Otel ödemelerini Türkiye’ye, kendi para birimimiz olan TRY ile yapmalısınız. Düşünsenize, bir otel rezervasyonu için ödeme yapmanız gerekiyor ve tercih ettiğiniz toptancıya kredi kartınız ile ödeme yapamıyorsunuz. Banka transferi yapmanız gerekiyor. Bankaya döviz talimatı ile başvurduktan sonra SWIFT belgesini ileteceksiniz. Her rezervasyonda ödeyeceğiniz yabancı para transfer masrafı ve muhabir banka masrafları kim bilir ne kadar tutacak? Veya kredi kartınız ile ödüyorsunuz ama ay sonunda kullandığınız kartın hesap özetinde o tutarın dudak uçuklatacak derecede fahiş bir kurla hesap edildiğine tanık oluyorsunuz.

Müşteri portföyünüzün talepleri sürekli aynı şehir ve bölgelere rezervasyon yapmanızı gerektirse de, yine de tek toptancı ile ilerlemek acenteniz için çok da makul değil. Artık seyahat eden kişilerin de internette araştırma yaptıkları ve sizin “müsaitlik yok” dediğiniz bir tesiste onların yer bulabildiğini bir anlığına düşünsenize? “Acaba neden sizin acentenizle çalışıyorum?”, “Siz bulamadınız ama bakın ben buldum, işinizi sizden daha iyi biliyorum” serzenişlerini adeta duyar gibi oldunuz değil mi? Sanırım, her toptancı ile doğrudan ayrı ayrı çalışmak yerine çoklu bir tedarikçi platformu (yani konsolidatör) ile çalışma konusunda artık hemfikiriz.

Peki ya hangi konsolidatörle çalışmalı ? Seçimi yaparken nelere dikkat etmeli?

1) Çalıştığınız konsolidatörün “gerçekten” çok sayıda değişik sağlayıcıyı entegre ettiğinden emin olun. Emin olun ki, bu tercihi yaptığınıza değsin. Sadece 2-3 toptancıyı entegre etmiş ve kısıtlı içerik sağlayan «söz gelimi» konsolidatörlerle vaktinizi harcamayın. Böylelikle her aramanızda sisteme entegre olan tüm toptancıların fiyat, müsaitlik ve iptal koşullarına erişebilecek ve özellikle yüksek sezonlarda birinin kontenjanının tükenmesi halinde bir diğerinde halen yer bulma şansını bulabilirsiniz

2) Zincir otel içeriklerinin sisteme doğrudan entegrasyonundan emin olun. Son yıllarda, Hilton, Best Western, Starwood, Marriott gibi pek çok uluslararası otel zincirinin web sayfalarından yapılan rezervasyonlara ve üyelerine özel değişik indirimler uyguladıkları herkesçe biliniyor. Bu gibi zincirlerin sundukları bu özel fiyatlardan mahrum kalmamak için kullandığınız sistemin arama sonuçlarında geldiğinden emin olmalısınız. Böylelikle hem içerik hem de fiyat anlamında rekabetçiliği güçlü biçimde sürdürebilirsiniz.

3) Sunduğunuz fiyatların rekabetçi niteliğini garantilemek için en az bir büyük OTA’nın (Online Travel Agency – Çevrimiçi Seyahat Acentesi) fiyatlarının entegrasyonundan emin olun. Bu noktada Türkiye’de yerleşik hemen hemen bütün acentelerin ortak söylemi booking.com fiyatlarının çok bilinir olması ve misafirlerin bunları kontrol ettikleri yönünde. Şu bir gerçek ki Expedia, Booking gibi bu çapta büyük bir OTA’nın otel içeriğine ulaşmak ve prepaid (ön ödemeli) olarak satışını yapabilmek, seyahat acentesinin elini mutlak biçimde güçlendiriyor. Yalnız bunu yaparken OTA’nın sitesindeki fiyatın üzerine çıkmamak gerektiği aşikâr. Expedia’nın envanterinde bulunan son tüketiciye ifşa edilmemesi gereken, özel indirimli ve gizli fiyatlar bu noktada imdadınıza yetişiyor.

Nasıl mı? Bundle – Package – Opaque Rate gibi değişik isimlerle tanımlanan Expedia’nın bu kontratları bir otelin online pazarlardaki satış fiyatına göre %25 – 35 aralığında daha uygun gelmesini sağlıyor. Acentenin bu fiyatlardan faydalanabilmesi için tek yapması gereken, bu özel otel fiyatını bir başka seyahat ürünü (Transfer, uçak bileti, seyahat sağlık sigortası vb.) ile birlikte paket yapmak suretiyle satmak. Böylelikle hem otelci bu fiyatı verdiği için diğer satış kanallarına ve misafire ifşa olmamış oluyor, hem de her geçen gün kazancı azalan olan seyahat acentelerinin yardımına yetişerek gelirlerinin artmasını sağlıyor. Seçeceğiniz platformda Expedia Opaque Rate’lerin doğrudan entegrasyonundan emin olmalısınız.

4) Konsolidatörünüz; Türkçe müşteri destek hizmeti veriyor olmalı ve her aradığınızda ulaşabilmelisiniz Acentelerin işi; rezervasyonu yapıp, makbuz (voucher) almakla bitmiyor. Satış sonrasında da yolcuların istekleri doğrultusunda değişiklik, iptal ve iade taleplerini hızlı ve etkin bir şekilde yerine getirmeleri bekleniyor. Bunun için, Türkçe konuşabileceğiniz, işinin ehli ve aradığınızda ulaşabileceğiniz bir helpdesk ekibine sahip bir konsolidatör ile çalışmalısınız.

5) Misafirleriniz otele gittiklerinde kötü bir sürpriz ile karşılaşmamalı – kapıda kalmamalı Teknoloji ilerliyor, makineler arasında bile iletişim inanılmaz hız kazanmış durumda ama; rezervasyonunu yaptığınız misafirin otele gidip de kapıda kalması ya da bir resepsiyon görevlisinin “Üzgünüm ama rezervasyonunuz görünmüyor” demesi maalesef sektörde çokça karşılaşılan bir durum. Tercih ettiğiniz platformun, yaptığınız tüm rezervasyonlar için dünyanın her yerinde, hangi toptancı kontenjanı üzerinden yapılmış olursa olsun, istisnasız, otellerin rezervasyon departmanları ile görüşüp bilgi işlem sistemindeki dahili konfirmasyon numarasını alması ve siz talep dahi etmeden bir e-posta ile size bilgi vermesini beklemek artık bir lüks değil. Bu hizmeti vermeyen firmaları tercih etmemelisiniz. Böylelikle geceleri daha rahat bir uyku çekeceksiniz

6) Otellerin gerçek iptal koşullarını değiştirmeyen konsolidatörlerle çalışın. Zaman zaman seyahat programları değişebiliyor ve rezervasyonları iptal etmeniz gerekebiliyor. Aynı uçak biletlerinde olduğu gibi, otel tedarikçilerinin de her farklı fiyat için uyguladıkları değişik iptal koşulları söz konusu. Şu bir gerçek ki, bazı otel konsolidatörleri toptancıların otel ile imzalamış oldukları kontrattaki iptal koşullarını birebir ekrana yansıtmak yerine, üzerine bir kaç gün ilave etmeyi ve bu haliyle göstermeyi tercih ediyorlar. Örneğin: Prag’da bir otele rezervasyon yapacaksınız ve koşullar gereği giriş gününden 3 gün öncesine kadar cezasız iptal edebiliyorsunuz. Çalışmakta olduğunuz konsolidatör, bu üç günlük zaman dilimini size 5 gün olarak gösterip, sizin 4 gün kala iptal etmeniz durumunda oluşan cezayı toptancıya ödemeyerek, siz ve misafirinizden tahsil etme yoluna gidebiliyor. Peki, çalıştığım konsolidatörün iptal koşullarının üzerine ekleyip eklemediğini nasıl anlarım, dürüstlüğünü nasıl sorgularım? Şayet arama sonuçlarında size giriş günü saat 18:00’a kadar cezasız iptal edilebilir gibi cezai koşulları gösteriyorsa, bilin ki bu platform size olanca şeffaflığı ile hizmet vermektedir. Bir iki kontrol sonrasında iptal koşullarının üzerine ekleme yapılıp yapılmadığını anlayabilirsiniz.

7) Aradığınız kriterlere uyan otelleri elinizce koymuşçasına kolay ve hızlı bulabilmeli, tesis ile ilgili yorumları okuyabilmelisiniz. Son dönemlerde misafirlerin beklenti ve talepleri gitgide artıyor. Acente çalışanı olarak daha önce hiç gitmediğiniz (ya da satmadığınız) bir şehirde herhangi bir yere (fabrika, kongre merkezi, hastane vb.) yakın yahut açık adres vererek sokak ismiyle misafirinize otel önerisi yapmanız misafirin beklentilerinden sadece bir tanesi. Aynı Google Haritalar üzerinde yaptığınız gibi, istediğiniz açık adresi, firma, fabrika, kongre merkezi vb. ismini yazarak ve aramanızın çapını belirleyerek (100 metre, 5 km gibi) sisteme entegre olan tüm toptancıların içeriğine bir çırpıda erişebilmelisiniz. Bu aramayı, pek çok toptancının fiyat ve kontenjanına erişerek bir çırpıda yapabilmek emin olun sizi olduğu kadar teklifi hızlı sunduğunuz misafiri de mutlu edecektir. Aynı şekilde sunmak üzere olduğunuz tesislerde daha önce konaklamış olanların yorumlarına hızlıca göz atmak ve bir fikir edinmek için TripAdvisor gibi dünyanın önde gelen otel yorum sağlayıcılarının içeriğine erişebilmek size vakit kazandıracak ve tercihlerinizi doğru yapabilmenizi sağlayacaktır. Harita üzerinde istediğiniz noktaya göre arama ve TripAdvisor yorumları özelliklerini sağlamayan konsolidatörlerle çalışmak sadece zaman kaybı olacaktır.

8) Sistemden ayrılmadan fiyat teklifi gönderebilmelisiniz. Aradığınız otelleri çok hızlıca buldunuz, şimdi de misafirinize yazılı olarak fiyat teklifi sunmanız gerekecek. Verilmiş olan kriterlere uygun otelleri, yeni bir email açıp teker Page | 6 teker isim, adres, fotoğraf ve farklı oda kategorilerindeki fiyatlarını kendi kazancınızı da hesaplayıp, ilave ederek yazmak ne kadar vaktinizi alır sizce? Tercihinizi, önermek istediğiniz otel ve oda tiplerini, sizin belirlemiş olduğunuz satış fiyatları ile bir kaç tıklama ile kendinize yahut misafirinize göndermek emin olun vazgeçemeyeceğiniz bir özellik olacak. Sistemden çıkmaya ve bolca kopyala-yapıştıra gerek kalmadan teklif sunabileceğiniz sistemleri kullanmalısınız.

9) Kullandığınız platform arama sonuçlarında aynı oteli birden fazla kez getirmemeli. Pek çok değişik kaynaktan bilgi akışını harmanlayıp, işledikten sonra ekrana taşıyan otel konsolidatör platformları, doğru teknolojiyi kullanmıyorlarsa aynı oteli birden çok kez ekrana getirebiliyor. Örneğin: London Hilton Kensington oteli arıyorsunuz ama değişik toptancılar aynı oteli: Hilton London Kensington, Kensington Hilton London, Hilton Kensington London vb. gibi değişik kombinasyonlar ile kaydetmiş olabilir. Şayet kullandığınız platform tüm bu değişik yazım biçimlerinin aynı otel için olduğunu anlayan bir teknolojiye sahip değilse, yaptığınız seçim daha uygun iptal koşulları yahut daha uygun bir fiyat ve müsaitliği kaçırmanıza neden olabilir. Bu soruna, “mapping” ya da “matching” sorunu adı veriliyor. 2017 yılı düzeyinde kullanacağınız platformun bu sorunu çözmüş olması gerektiğini sanırız belirtmeye gerek dahi yok!

10) Kullandığınız platform muhasebe programınıza entegre olmalı ve faturalarınız otomatik kesilmeli Farklı kanallar üzerinden rezervasyon yapan seyahat acenteleri, her rezervasyon için muhasebe programına bir ayrı kayıt oluşturmak durumundalar. Aksi takdirde, satışın kime hangi fiyattan yapıldığı ve detaylar bilinmeyeceğinden fatura kesme ve tahsilat işlemleri sekteye uğruyor. Karar verme sürecinde bu konu belki de en son sıradaymış gibi gözüküyor olsa da aslında en önemli unsurlardan biri. Acente çalışanı çok iyi fiyatlarla, çok iyi satış yaptığını düşünse dahi, tüm bu satışların manuel olarak muhasebeleştirilmesi hatalı fatura kesilmesine, hatta fatura kesiminin unutulmasına, gelir kaybına yol açacak, öte yandan tüm rezervasyonların teker teker sisteme girişi kazanıldığına inanılan gelirin gizli maliyet kalemi olan zaman ile harcanmasına neden olacaktır. Kullandığınız sistemin muhasebe programınıza entegrasyonunu sağlamalısınız.

11) Size sistemde gördüğünüzün fazlasını sağlayabilen konsolidatörleri tercih edin. Her ne kadar online sistemler işlemlerimizi büyük ölçüde kolaylaştırsa da, zaman zaman insani destek çok önemli olabiliyor. Örneğin, aynı anda azami 3 oda arayabiliyorsunuz, ama size gelen talep 7 single. Ya da arama yaptığınız şehirde organize edilen büyük fuar/kongre yüzünden hiç sonuç alamıyorsunuz. Bu gibi durumlarda tercih ettiğiniz firmadan destek alabilmeli ve basit bir talep ile müşteri hizmetleri departmanından çevrimiçi müsaitlik vermeyen yerel sağlayıcıların içeriğine erişebilmelisiniz.

Bu tavsiyeler ışığında tüm acentelerin bol kazançlı ve huzur içinde bir 2017 geçirmesi temennisiyle,

Odamigo Ways & Rooms Kurucu ve Genel Müdürü

Levent APAYDIN

Seyahat Teknolojisi 2040’ta Ne Durumda Olacak?

Büyüleyici bir seyahat teknolojisi devrinde yaşıyoruz, öyle ki aracılar, sağlayıcılar ve tüketiciler durdurulamaz bir hızda değişiyor.

Bu kaçınılmaz değişimin bir örneği olarak müşteri davranışı, hareketlilik, bağlantı ve farklı seçeneklerden etkileniyor.
Önümüzdeki 25 yıl boyunca seyahat eden kişi sayısının iki katına çıkması beklendiği düşünülürse, seyahat teknolojisinin rolü ve işlevi bunu kullananların hoşlanıp hoşlanmadığına göre değişecektir.

Durum böyleyken, 2040 yılına kadar pazardaki gezgin sayısından başka hangi öğeler değişecek?

1.Tüketiciler iki farklı gruba ayrılacak

İki farklı tatilci tipi oluşmaya başlayacak: Düşük maliyetli seyahate diğer herşeyden fazla önem verenler ve kendilerine özel deneyimler isteyenler.

Önümüzdeki 25 yıl boyunca aradaki bu fark büyümeye devam edecek. Tur firmaları kendi pazarlarında farklı ihtiyaçları gidermek için sundukları teklifleri çeşitlendirdikçe net bir kazanan ortaya çıkacaktır.

Örneğin Avrupa’daki TUI ve Thomas Cook gibi büyük tur şirketleri alt pazarın ihtiyaçlarını karşılayacakken daha küçük ve çevik firma ve seyahat acenteleri esnek ve dinamik paketler sunabilir.

Buna rağmen, dinamik paketleme yapanlar da bazı problemler yaşayacak…

2. Dinamik paketlemede düşüş yaşanacak

Seyahat acenteleri onyıllar boyunca esneklik ve kullanım kolaylığı sağlamanın bir yolu olarak dinamik paketlemeyi sundu.
Buna rağmen online seyahat acenteleri ve dinamik paketleme kullanan tur organizatörleri eğer sektörde iş yapmaya devam etmek istiyorlarsa , tekliflerine hatırı sayılır ölçüde değer katmalı.

Tedarikçiler doğrudan yer ayırmayı kolaylaştırırken, otel zincirleri de genel rezervasyon sitelerinden daha fazla uzaklaşacak.
Tüketiciler, tedarikçilerin internet siteleri aracılığıyla rezervasyon yaparak bu sorunu kendileri çözmeye başlayıp kendilerine özel paketleri yarattıkça, online seyahat acentelerinin hizmetlerine ihtiyaç duymayacaklar.

Online seyahat acenteleri eğer önümüzdeki 25 yıl içinde sektörde ayakta kalmak istiyorlarsa uygun maliyetli hizmet sunmak veya hizmetlerine değer kazandırmak için tekliflerini yeniden gözden geçirmeli.

3. Global Dağıtım Kanallarının(GDS) düşüşü

Seyahat acentelerine uzun süredir çok işlevli sistemler sağlayan GDS’nin rolü artık değişiyor.

Gün geçtikçe artan sayıda havayolları ve diğer tedarikçiler şu an Uygulama Programlama Arayüzü aracılığıyla kendi stoklarına doğrudan erişim sunuyor. Ayrıca rezervasyon teknolojisi tedarikçileri bundan yarar sağladıkça, tur firmalarının GDS tekliflerine de daha az talep oluyor.

4.Sektörde hayatta kalanlar

Resort otellere transfer sunan sektörün en büyük tur firmaları Avrupa kayak pazarının hala yalnızca %20’sini kapladığı için, kayak şirketleri sektörde iş yapmaya devam edecek.

Bağımsızların ise hala pazarlama stratejisi ve özel hazırlanmış kayak tatilleri ile büyümek için imkanı var.

Düşük ücretli havayolu şirketleri başarılı olmaya devam ettiği sürece; pazar çok büyük ve paylar rekabet etmek için çok küçük olduğundan uzun mesafeli uçuşlar onlar için daha az anlam ifade edecek.

Uzak mesafeli tur şirketleri de ‘kendin yap’ tarzı seyahat trendinden pek etkilenmeyecekleri için sektörde ayakta kalacaklar.
Her şey dahil tatilleri arayan tatilciler özel olarak hazırlanmış deneyimlerden ziyade paket anlaşmaların çekimine kapılacak, bunun sonucunda gemi seyahat firmaları, otobüs şirketleri, macera seyahatleri ve tema parklar zirveye çıkacaktır.

5. Müşterileri anlamak

Önümüzdeki 25 yıl boyunca daha kapsamlı veri talebi yükselmeye devam ettikçe, yazılım sektörü bireysel tedarikçilerin ihtiyaçlarını karşılamak ve veri analizi ve raporlama için daha verimli çözümler sağlamak için kullanıma hazır teknoloji üretecek.

Henüz ileri derecede matematiksel analiz araçlarına geçiş pek yaygın olmasa da önemli trendler sektörün ilgi odağının karmaşık veri işleme sistemlerinden uzaklaştığını gösteriyor.

Bunun yerine şirketler veriyi kullanıcı dostu ve daha basit şekilde yönetip analiz ediyorlar.

Tedarikçiler kendi verileri hakkında daha derin bir anlayış edindikçe özel tasarlanmış analiz geleneksel yöntemlerle yer değiştirmeye ve kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamaya devam edecek.

Geziko, Amadeus Capital Partners’dan 40 Milyon Dolar Yatırım Aldı!

Çalışmalarını Afrika, Orta-Doğu ve Türkiye’de sürdüren, Geziko.com’un da sahibi olan Güney Afrika merkezli online seyahat şirketi Travelstart, global teknoloji yatırımcısı Amadeus Capital Partners’dan 40 Milyon US $ yatırım aldı.

Yatırım Travelstart’ın Afrika kıtasının en büyük online seyahat şirketi konumunu ve Türkiye gibi diğer ülkelerdeki sitelerini güçlendirmek ve geliştirmek için kullanılacak.

Afrika kıtası geleneksel seyahat acentelerinin son kalesi olarak kabul ediliyor. Birçok gelişmiş ülkede internet ve mobil üzerinden yapılan seyahat alışverişleri pazarın büyük çoğunluğunu ele geçirmişken, bu rakam Afrika’da tüm pazarın %5’ini oluşturuyor.

Travelstart’ın Türkiye’de 3. yılını, Afrika’da ise bu yıl 10. senesini kutladığını belirten Travelstart CEO’su Stephen Ekbergh, bu süre içinde Travelstart ekibinin tüm yolcular için düşük ücretlere ulaşabildikleri güçlü bir platform yarattıklarının da altını çiziyor ve ekliyor “Hem yolcular hem de tedarikçiler için bu sistemlerin yarattığı tüm karmaşıklığı ortadan kaldırıyor, sadece piyasanın gerçek sorunlarını çözmek için uğraşıyoruz.”

Amadeus Capital Partners‘dan Andrea Traversone bu yatırımın bir parçası olarak Travelstart yönetim kuruluna katılacak. Traversone yatırımla ilgili şunları söyledi: “Travelstart pazar için potansiyeli çok büyük bir şirket ve gelişmekte olan piyasalarda hâlihazırda yer edinmiş durumda. Afrika kıtasının en karlı e-ticaret sitelerinden biri olan Travelstart bu yatırımla büyüme hızını büyük ölçüde arttıracak. Biz bu büyümeye öncülük etmekten ve şirketin güçlenmesine tanıklık etmekten heyecan duyuyoruz.”

Geziko Hakkında

Geziko, 1999 yılında Stephan Ekbergh tarafından İsveç’te kurulan Travelstart Şirketinin Türkiye’deki ticari faaliyetlerini sürdüren markasıdır. Travelstart, 2006 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti pazarına girişinin ardından şu anda 16 ülkede faaliyet göstermektedir. Aylık 2 Milyon kullanıcıya ulaşan Travelstart, Afrika pazarının %75’ini elinde tutmaktadır.

Geziko müşterilerine uçak bileti arama, karşılaştırma yapma ve iç ve dış hat uçuşlarda hesaplı alışveriş imkânlarını sağlıyor. Araç kiralama ve otel arama hizmetleri de veren Geziko, ayrıca diğer web sitelerine gelişmiş Affiliate ağı kanalıyla seyahat ile ilgili çözümler sunmaktadır. 

Otel Fiyatlarının Pahalılığına İsyan Edenlerin Karşılaştırma Sitesi

Tüm kış boyunca planladığınız seyahati düşük veya orta bir bütçe ile gerçekleştirmeyi düşünüyorsanız, gideceğiniz bölgedeki otellerin fiyatlarını dikkatli bir şekilde araştırmanız gerekiyor. Aynı şartlarda olan bir odaya ve otele diğer insanlardan daha fazla para vermek kimsenin hoşuna giden bir durum olmayacaktır.

45 senelik köklü bir Alman şirketi olan Travel Group‘un Türkiye pazarındaki bu 2. seyahat girişimi olan  Fiyataisyan.com kısa sürede Türk kullanıcılar tarafından oldukça ilgi gösterilecek gibi duruyor.  Fiyata İsyan    otel fiyat karşılaştırma

Fiyata İsyan Nasıl Çalışır?

Fiyataisyan.com, anlaşmalı olduğu seyahat acenteleri, otellerin web sitelerindeki fiyatları ve yer olup olmadığını araştırır ve size hem gitmek istediğiniz oteli hem de alternatiflerini sunar. Hem de  Fiyataisyan.com  rezervasyonlarınızda hiç bir ücret almaz ve masraf eklemez.

 

 

Erken Rezervasyon Kampanyası 19 Aralık’ta Başlıyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRSAB ve TÜROFED öncülüğünde başlatılan Erken Rezervasyon Kampanyası’na 19 Aralık’ta start verilecek.

Erken Rezervasyon Kampanyası’na ilişkin Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) tarafından yapılan açıklamayı bilgilerinize sunuyoruz:

“İç turizmi canlandırmayı, vatandaşlarımıza avantajlı ödeme sağlamayı ve ülkemize gelen yabancı turistlerin daha uygun ödeme koşulları ile seyahat ettiklerine dair yaygın algıyı değiştirmeyi amaçlayan Erken Rezervasyon Kampanyası, ‘Tatil Herkesin Hakkı’ ve ‘Yerinizi Şimdiden Ayırtın’ sloganları ile Bakanımız Sayın Ertuğrul Günay’ın evsahipliğinde 19 Aralık 2012 tarihinde saat 12.00’de Topkapı Sarayı’ndaki Karakol Restaurant’ta yapılacak basın toplantısı ile başlıyor.

2009’dan bu yana, iç turizmin geliştirilmesi kapsamında, vatandaşlarımızın turizm imkânlarından daha fazla yararlanabilmesi amacıyla, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile turizm, bankacılık ve ilgili diğer sektör kuruluşlarının katılım ve işbirliği ile bir sosyal sorumluluk projesi olarak “Erken Rezervasyon Kampanyası” gerçekleştirilmiş ve söz konusu kampanyalar başarıyla sonuçlanmıştır.

Erken Rezervasyon Kampanyasına ilişkin TÜRSAB’ın üyesi bulunan seyahat acenteleri ile yapmış olduğu anket sonucunda; erken rezervasyon kampanyası kapsamında yapılan rezervasyonlarda ortalama %50 oranında bir artış belirlenmiştir.

Vatandaşlarımıza daha fazla fiyat avantajı sağlanabilmesi amacıyla, Erken Rezervasyon Kampanyası, 19 Aralık’ta başlayacak ve Nisan sonuna kadar devam edecektir.

Erken Rezervasyon Kampanyası süresince sunulan avantajlar şunlardır;

*Seyahat acentelerinin tur paketlerinde % 35 – % 40 oranları arasında indirim kolaylığı,

*İşbirliği yapılan bankaların kredi kartları ile yapılacak tatil ödemelerini öteleme imkânı,

*Havayolları uçuşlarında indirim kolaylığı,

*Ayrıca, kampanyadan faydalanacakların seyahatlerinin sigorta kapsamında olması.

Kampanyanın tanıtımı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü önderliğinde tüm yurt genelinde gerçekleştirilecektir.”

 

Turizmdebusabah

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe