Dünyanın En Tehlikeli Seyahat Noktaları Ortaya Çıktı

Bir sonraki tatilinizi mi planlıyorsunuz? O halde International SOS and Control Risks’in hazırladığı şu haritaya, tatilden sağ olarak dönüp dönemeyeceğinizi görmek için göz atmanızda fayda var. Zika virüsü ve terörizm, insanların %72’sinin, 2017’de seyahat risklerinin, 2016’ya kıyasla daha fazla olduğuna inancını taşımalarına sebep oldu. Buna ek olarak, %57’lik bir kesim, 2018’in daha da tehlikeli olacağı beklentisini taşıyor.

Bu harita, dünyanın dört bir yanından gezgin deneyimleri ile ilgili bilgiler sağlayan Ipsos Mori anketi ile birlikte yayınlandı. Olası terör saldırıları başlıca endişe (yüzde 51) olma özelliğini taşırken, en büyük zarar, adi suçlardan ve kötü yol güvenliğinden kaynaklanıyor.

Bu yıla yönelik araştırmaya göre en tehlikeli ülkeler, Mali’deki Timbuktu ve Kidal bölgelerinin yanı sıra Suriye, Afganistan, Yemen, Libya, Darfur, Somali ve Güney Sudan olarak göze çarpıyor. Madalyonun öteki yüzüne bakıldığında ise Norveç, İsveç, Finlandiya, İzlanda, Danimarka, İsviçre ve Slovenya’nın en güvenli ülkeler olduğu düşüncesi hakim. Ülkelerin tehlike seviyeleri belirlenirken başvurulan esas kriterler, bu ülkelerin yönetimlerinin uyguladığı kontroller ve gezginlere yönelik çeşitli türlerde şiddet tehlikeleri oldu.

http://www.travelriskmap.com/

Yeşil: Önemsiz Risk

Şiddet suçu oranları çok düşüktür. Kayda değer politik şiddet veya sivil huzursuzluk bulunmamakta ve yabancılara karşı düşük derecede sekter, toplumsal, ırkçı veya hedeflenmiş şiddet söz konusudur. Güvenlik ve acil yardım hizmetleri etkilidir ve altyapı sağlamdır. Ulaştırma hizmetleri, iyi güvenlik siciliyle beraber yüksek standartlara sahiptir ve az rastlanan ulaşım kesintileri yaşanmaktadır. Endüstriyel aktivitelerin temel hizmetleri aksatması nadiren söz konusudur.

Sarı: Düşük Risk

Şiddet suçu oranları düşüktür ve ırkçı, sekter veya politik şiddet veya sivil huzursuzluk yaygın değildir. Terörizm bir tehdit unsuru ise, grupların sınırlı operasyonel kabiliyeti bulunmaktadır ve terör olayları nadiren meydana gelmektedir. Güvenlik ve acil yardım hizmetleri yeterlidir ve altyapı sağlamdır. Endüstriyel aktiviteler ve ulaşım kesintileri nadiren yaşanmaktadır.

Turuncu: Orta Düzey Risk

Periyodik politik huzursuzluklar, şiddetli protestolar, ayaklanmalar ve/veya aralıklı terör olayları meydana gelmektedir. Gezginler ve göçmenler; toplumsal, sekter veya ırkçı şiddet ve şiddet suçundan kaynaklanan risklerle karşı karşıya kalabilir. Güvenlik ve acil yardım hizmetlerinin ve altyapının kapasitesi değişiklik gösterir. Endüstriyel aktiviteler, ulaşımı kesintiye uğratabilir.

Kırmızı: Yüksek Risk

Protestolar sıklıkla şiddetlidir ve yabancıları hedef alabilir veya engelleyebilir; bunlar, güvenliği ve kanun ile düzen kapasitesini kapsamak üzere, yönetim meseleleriyle daha da şiddetlenebilir. Şiddet suçu veya terörizm, gezginlere ve göçmenlere yönelik doğrudan veya rastlantısal riskler oluşturabilir. Toplumsal, sekter veya ırkçı şiddet yaygındır ve yabancılar doğrudan hedef alınabilir. Ülkenin belirli kısımları, gezgin için erişime kapalı veya yasaktır.

Koyu Kırmızı: Üst Düzey Risk

Devlet kontrolü ve kanun ile düzen, geniş alanlarda en alt seviyede veya hiç bulunmuyor olabilir. Gezginleri ve göçmenleri hedef alan ve silahlı gruplarca düzenlenen şiddetli saldırılara dair ciddi bir tehdit söz konusudur. Devlet ve ulaşım hizmetleri çok düşük düzeyde işlevseldir. Ülkenin geniş bir kısmı, yabancıların erişimine kapalıdır.

Dünyanın En Gözde Seyahat Şehirleri

Euromonitor International’ın yeni raporuna göre, terör saldırıları Batı Avrupa ve Kuzey Afrika seyahatleri üzerinde büyük bir etkiye sahipken, Çinli turistler Asya’daki turistik şehirlerin başarısını ya da başarısızlığını belirliyor.

Euromonitor’ün En Gözde 100 Seyahat Şehri Sıralaması 2015’te dünyanın önde gelen yüz şehrini kapsıyor ( Gelen ziyaretçiler üzerine en son kapsamlı veriler tüm şehirler için mevcuttur). Bu yönteme göre Euromonitor 24 saatten fazla kalacak olan dış hatlar gelen yolcularına odaklanıyor ve dolayısıyla havaalanı transferi yapan yolcuları ya da günübirlikçileri hariç tutuyor.

İçinde bulunduğumuz çalkantılı zamanlara rağmen bu sıralama, şehirlerin küresel iş ve eğlence endüstrisi için önemini arttırmaya devam ettiğini gösteriyor. Nitekim 2014-2015 yılları arasında ilk yüz şehre olan ziyaretler yüzde 5.5 oranında büyüdü.  Bu, aynı dönem küresel seyahat akışlarıyla kıyaslandığında yüzde 4.3’lük bir büyüme.

En İyi 10 Seyahat Şehri

Sıralamadaki İlk Üç Şehir

Hong Kong, ziyaretçilerde düşüş olmasına rağmen, biraz farkla en gözde seyahat şehri olarak sıralamadaki yerini koruyor. Coğrafi yakınlığı ve de Çin’de net gelirin hızlı bir şekilde artması, Hong Kong’un Çinli gezginler için kilit varış yeri olma özelliğini sürdürdüğü anlamına geliyor. Bununla beraber, Çin’in iktidar partisi ve Hong Kong sakinleri arasında artan gerginliğin ortasında Hong Kong, özellikle Çinli genç gezginler arasında cazibesini devam ettirme noktasında bazı zorluklarla karşılaşıyor. 2015 yılında ülkeden gelen ziyaretçi sayısının %6 oranında düşmesiyle, Çin’den gelen ziyaretçilerdeki hızlı artış durma noktasına geldi.

Bangkok, uluslararası varışlardaki %10’luk artıştan faydalandı, bu da onu 2. sıraya taşıdı. Şehir muhtemelen daha güçlü bir büyüme gösterirdi fakat, Ağustos 2015’te Erewan Shrine patlaması nedeniyle, Filipinler ve Singapur dâhil olmak üzere birkaç ülke, vatandaşlara Tayland’dayken kişisel güvenlik için tüm gerekli önlemleri almaya teşvik eden tavsiyelerde bulundu.

Londra ise 2015’te uluslararası varışlarda yüzde 7’den birazcık az bir büyümeyle sıralamayı üçüncü olarak kapatıyor. Varışlar, İngiltere’nin 2015 Eylülde Rugby Dünya Kupasına ev sahipliği yapması ile artış gösterdi. Bu pozitif sonuca rağmen, Londra ve İngiltere’yi saran birçok soru işareti de mevcut. Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliğinden ayrılacak olması ülkenin ekonomisi üzerinde kara gölgeler bırakarak, yüksek ölçüde belirsizliğe neden oldu. Sterlin’in değer kaybetmesi İngiltere giden yolcu pazarını önemli ölçüde sınırlandıracak fakat bunun 2016 gelen turizminde Londra için bereketli bir yıla neden olması bekleniyor.

Batı Avrupa Şehirlerindeki Terörist Saldırılar ve Güvenilir Akdeniz Şehirlerine Geçiş

Ocak 2015’te Paris’te Chalie Hebdo ve Bataclan saldırıları, 2015’in sonunda da Paris’in diğer yerlerinde saldırılar yaşandı. Ocak saldırısının daha küçük boyutta olması nedeniyle Paris’e varışlar 2015 yılında çok az gerilerken, 2016 başlarındaki varış verileri Kasım saldırısının önemli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Disnayland ‘ın bulunduğu Paris’in sadece 10 km dışında bulunan Marne-la-Vallee’de de hafif bir etki hissedildi. Paris’ten başka, 2016’da düşüş bekleyebilecek iki şehir de Nice ve Brüksel. İki şehir de 2016’da teröristler tarafından hedef alındı.

Türkiye, Mısır ve Tunus’taki şehirler terörist saldırıların potansiyel ziyaretçiler arasında korku yaymasından olumsuz etkilendi. Rus uçağının bombalanması ve Susa sahil saldırıları gibi yüksek profilli saldırılar, Şarm El-Şeyh, Cerbe, Susa dâhil olmak üzere şehirlerin güçlü düşüşler yaşamasına neden oldu. İstanbul özellikle iş Seyahati yolcuları ile iyi bir performans sergiledi fakat sahil tatil yerleri, zayıf Rus ekonomisi (ki Rusya kilit bir kaynak pazar) ve 2015 yazı boyunca artan terör saldırıları nedeniyle ziyaretçilerde düşüş yaşadı. 2016’da havaalanını saldırısı, askeri darbe girişimi ve de Yılbaşı Gecesi saldırısı ile İstanbul’un ülkedeki eğilimi takip etmesi ve 2017’de varışlarda düşüş yaşanması bekleniyor.

Özellikle İspanya, Yunanistan, Portekiz ve İtalya, diğer şehirlerde yaşanan düşüşler neticesinde artan sayıda ziyaretçi çekti. Göçmen krizinden etkilenmeye devam eden Rodos ve Girit’teki Kandiye dışında, bu ülkelerdeki bütün şehirler güçlü bir büyüme gösterdi.

En Gözde 100 Seyahat Şehri Sıralaması’nın tamamını görüntülemek ve daha fazla bilgi almak için, ücretsiz raporu buradan indirebilirsiniz.

Bu makale Euromonitor seyahat analisti Wouter Geerts tarafından yazılmıştır. Euromonitor, WTTC Bilgi ortağıdır ve Medium’daki WTTC bloguna aylık katkıda bulunur.

Trivago En Ucuz ve En Pahalı Birleşik Krallık Destinasyonlarını Açıkladı

Trivago, Birleşik Kralık’ta kalmak için en ucuz ve en pahalı destinasyonları açıkladı.

Sitede listelenen en az 60 otel bulunan şehir ve kasabalardan gelen veriler kullanılarak yapılan araştrmada, Blackpool’un oda kiralamak için en ucuz yer olduğu tespit edilirken, Londra’nın ise en pahalı destinasyon olduğu açıklandı.

Blackpool’da ortalama bir otel fiyatı 63 Sterlin olurken, 94 Sterlin olan Birleşik Krallık ortalamasından 30 Sterlin daha ucuz olduğu ortaya çıktı.

Kıyı kasabaları ve şehirler kalmak için en ucuz yerleri domine ederken, geleneksel sahil bölgeleri olan Great Yarmouth, Scarborough ve Torquay ilk 10’da yer alıyor.

Sheffield, Nottingham ve Newcastle’ da listede yer alıyor.

Destinasyon Sıralaması Fiyat

  1. Blackpool £63
  2. Great Yarmouth £72
  3. Scarborough £80
  4. Sheffield £82
  5. Weymouth £83
  6. Llandudno £85
  7. Nottingham £86
  8. Eastbourne £87
  9. Torquay £87
  10. Newcastle upon Tyne £87

Birleşik Krallık’ın başkenti Londra’nın ortalama fiyatı 156 Sterlin ve bir oda tutmak için en pahalı destinasyon. Fiyat, Birleşik Krallık ortalaması olan 93 Sterlin’in ve ülkenin en ucuz destinasyonunun ortalama fiyatı olan 62 Sterlin’in fazlasıyla üstünde yer alıyor.

Baht’a bakıldığında ise ortalama fiyat sıralamasında 144 Sterlin ile ikinci sırada yer aldığı görülüyor, üniversite şehirleri olan Oxford ve Cambridge ise sırasıyla üçüncü ve dördüncü sırada yerini alıyor.

Ayrıca, iki İskoç şehri olan, başkent Edinburgh ve kuzeydoğu kıyı kenti Inverness’ de ilk 10 sıralamasında yer alıyor.

Destinasyon Sıralaması Fiyat

  1. Londra £156
  2. Bath £144
  3. Oxford £134
  4. Cambridge £130
  5. Windermere £127
  6. Edinburgh £126
  7. Manchester £124
  8. Inverness £124
  9. Amblesid £114
  10. Stratford Upon Avon £113

Trivago BirleşiK Krallık İletişim Ekibi’nden Eleanor Kutylowski; “Birleşik Krallık’ta bu yıl birçok kişi tatilin tadını çıkarırken, Britanyalıların en iyi fiyatı ülkelerinde nerede bulabilecekleini öğrenmenleri önemli.

“Verilerimiz gösteriyor ki birçok İngiliz sahil bölgesi düşük fiyatlar sunuyor, bu da, 2017 yılında deniz kenarında tatil yapmak isteyenler için iyi bir haber. Ek olarak, bu yıl şehir gezileri gerçekleştirmek isteyenler Londra ile Baht ya da Oxford’u yer değiştirebilir ya da Sheffield’in lehine karar verebilir, Nottingham ya da Newcastle’ı tercih edebilir” dedi.

Geçtiğimiz Yılın En Yaratıcı Havayolu Patentleri

Tüm diğer endüstrilerde olduğu gibi, havacılık sektöründe de havayolu şirketleri ve onların sağlayıcıları fikri mülkiyeti korumak için patent alıyorlar. Ve diğer sektörlerde olduğu gibi bu alanda da patenti alınan çoğu fikir, pazara asla çıkmıyor.

Ama havayolu şirketlerinin masraflar, hükümet düzenlemeleri ve gizlilik yasalarını düşünmesi gerekmediğinde ne şekilde yenilikler yapabileceğini gösterdiği için patentleri incelemek eğlenceli olabiliyor. Bu patentlerin bazıları pratik fikirler iken çok daha fazlası asla olmayacak şeyler.

Son yıllarda ranza tipi koltuklar, sanal gerçeklik tarzında kulaklıklara sahip koltukları görmüştük. 2015’in diğer bir patent başvurusu ise havayollarının tüm yolculara yiyecek servis etmesini sağlayacak bütünleşik sevk tertibatı olan kemerler içindi.

Geçtiğimiz yılın patentleri de tıpkı onlar gibi oldukça etkileyici. British Airways, Airbus ve MasterCard’ın patentini aldığı bazı harika fikirler piyasaya asla çıkmayabilir. Öte yandan diğer daha az yaratıcı patentler, yani United Airlines ve Recaro’nun fikirleri daha muhtemel görünüyor.

İşte uygulanması en zordan en kolaya doğru sıralanmış 2016’da yapılan en favori patent başvuruları:

Mastercard Boy ve Kilo Bilgilerini Havayollarına Sunabilir

MasterCard yakın zamanda yaptığı patent başvurusunda şunu belirtti: Mağazalardan giyim malzemeleri aldığınızda kredi kartı şirketiniz boyunuz ve kilonuz üzerinde doğru bir tahmin yürütmek üzere yeterli bilgi ediniyor.

Şirket başvuruda bu bilginin yolcuların koltuk tercihlerini belirlemek için havayolu şirketleri tarafından kullanılabileceğini belirtti. Eğer uygulamaya geçerse bu şekilde havayolu şirketleri iki kalıplı yolcuyu yanyana oturtmaktan kaçınabilecek. Başvuruda belirtilenlere göre Mastercard yalnızca kredi kartı sahibi değil aynı zamanda tüm aile için de boy ve kilo tahmininde bulunabiliyor.

Ama MasterCard‘ın bu bilgileri paylaşabiliyor olması paylaşacağı anlamına gelmiyor. Şirketin bir sözcüsü yaptığı açıklamada “Biz, bazıları mevcut sanayimizin ilerisinde olabilen bir çok patenti dosyalıyoruz. Bu patenti uygulamaya geçirmeye odaklanmadık ve hakkında herhangi bir bilgi paylaşmayı düşünmüyoruz.” diye konuştu. Mastercard ayrıca gizlilik konusunda da sıkıntı yaşayabilir. Çünkü başvuruda belirtilenlere göre, kart sahibinin bilgilerini paylaşmadan önce kişilerin izni alınmalı.

Öncelikle Mastercard‘ı bu çabasından ötürü tebrik ediyoruz. Ama birgün kredi kartı şirketlerinin sektörle daha fazla bilgi paylaştığını görsek de havayolu şirketlerinin gezginlerin boy ve kiloları hakkında bilgi almak isteyeceklerini pek de sanmıyoruz.

British Airways ve Hazmedilebilir Hap

Son yaptıkları başvuruda şirket, müşterilerinin istek ve ihtiyaçları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasıyla onlara daha iyi bir seyahat deneyimi sunabileceğini belirtti.

Firmanın son patent başvurusu, uçuş deneyimini iyileştirecek ve kişiselleştirecek nitelikte pek çok alanı kapsıyor. British Airways yolcular hakkında kendileri aracılığıyla bilgi toplayıp bunları uçuş sırasında kullanmayı düşünüyor.Yada bunun yerine uçakta sensörler kurup yolcunun tercih ettiği havalandırma ve ışıklandırmayı da takip edebilir.

Firmanın son başvurusuyla ilgili dikkatleri çeken bir yön vardı: British Airways‘e göre yolcuların isteklerini dijital bir hap aracılığıyla ölçmek mümkün.

İç sıcaklığı, mide asidini ve diğer iç özellikleri ölçebilen dijital haplar ve diğer sindirilebilen sensörler kablosuz biçimde bu bilgileri yolcunun vücudundan dışarı aktarabiliyor.

İdeal bir dünyada British Airways bu bilgileri her yolcu için bir “iyilik planlama modülü” oluşturmak için kullanabilir. Şirkete göre bu sayede, uçuş sırasındaki etkinlikler, kişilerin uyuma,yemek yeme ve egzersiz düzenine göre zamanlanacak ve yolcuların jet lag sıkıntılarının önüne geçilecek.

Başvurularında şirket, doğru takip ekipmanlarıyla yolcuların uyuyor yada uyanık olduklarını, aç olup olmadıklarını, gerginliklerini, üşüdüklerini veya rahatsız olduklarını anlayabileceklerini belirtiyor.

Söz konusu hap mantıklı bir sebepten ötürü medyanın ilgisini çekmişti. Ama aslında başvurudaki diğer ve basit özellik yani yolcuların rahatlığını ölçmeyi amaçlayan sensör pazarda boy gösterme konusunda daha şanslı.

Airbus’a Göre Havayolu Şirketleri Bank Koltukları Denemeli

Sizce havayolları bank şeklinde koltuklar kullanarak yolcu sayısını arttırabilir mi?

Airbus 2016’nın başlarında halka açıklanan patent başvurusunda bu soruya ‘belki’ cevabını verdi. Ve onlar için anahtar sözcük rahatlık. Çoğu zaman bank koltuklar şu ankiler gibi üç kişiyi rahatça ağırlayabiliyor. Bu sayı kimi zaman 2, kimi zaman ise 4 kişilik bir aile olabiliyor.

Şirketin başvuruda belirttiğine göre, bank koltuk özellikle küçük çocukları olan aileler için uygun çünkü son yapılan testlere göre koltuk iki yetişkin ve iki küçük çocuğa yetecek ölçüde yer sağlıyor.

Başvuruda ayrıca not edilenlere göre, şirketler koltuk yoğunluğunu artırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ve yolcu kabininde en büyük ölçüde tasarruf etmek şirketler için ekonomik açıdan çok önemli.

Aslında bu kötü bir fikir değil. Ama havayolu şirketleri değişime direnmekte olduğu için bu tasarımı yakın zamanda uçaklarda göremeyeceğiz. Bildiğimiz gibi şu anki oturma düzeni uzun yıllardır kullanımda.

Recaro’nun Business Class Havayastıkları

Business Class ile uçan yolcular aynı uçuş için diğerlerine göre genelde binlerce dolar fazla ödüyor. Peki bu onların daha iyi güvenlik tedbirlerine sahip olmalarını gerektirir mi?

Havayolu şirketlerine koltuk üreten Recaro firması için bu sorunun cevabı, ‘büyük olasılıkla’. Recaro, bazı koltuklara tıpkı otomobillerde olduğu gibi kişinin kaza anında ön koltuğa kafasını çarpmaması için hava yastığı eklemeyi düşünüyor.

Birçok birinci sınıf koltuğu ve hatta bazı ekonomi sınıfı koltuklarda zaten havayastığı bulunuyor ama bunlar otomobillerdeki havayastıklarından oldukça farklı. Tipik uçak havayastıkları emniyet kemerine gömülü oluyor ve çarpma anında açılıyor.
Business class koltuklarda otomobil tipi havayastığı eklemek kulağa mantıklı geliyor. Peki bu fikir tutacak mı? Yorum yapması zor, ama şu kesin ki bu fikrin tutması tamamen masrafa bağlı olacaktır.

United Airlines Kapı Anonslarını Kısıtlamayı Düşünüyor

Genellikle uçak tamamen dolu olduğu için yolcular koltukları önceden seçemediğinde, havayolları koltukları son dakikada kapıda tahsis eder. Bu ise görevlilerin yolcuların ismini tek tek belirtecekleri anonslar demektir.

Ama United Airlines bu sistemi daha etkili hale getirmek ve kapı bölgelerini nispeten daha sakinleştirmek için bir patent başvurusu yaptı.

Uygulama oldukça basit. İlk olarak, şirket yolcuların cep telefonlarına SMS veya bildirim şeklinde bir mesaj gönderiyor.

“Elektronik haberleşme koltuk atamasının mümkün olduğunu gösterip mümkün olan koltuk atamalarının kabulü ve reddi için talimatlar sağlayabilir”, diye belirtiyor United Airlines patent dosyasında. Bunların ardından ise sistem yolcuya yeni bir biniş kartı gönderiyor.

2016 Yılının En Fazla Okunan Turizm Haberleri

2016 yılında Uzakrota.com üzerinde en fazla okunan turizm haberlerini sıraladık. 

Paris’in En Gezilesi Yerleri

Burada yemek yiyin: Holybelly

Mevsimlik, yerli ve yüksek kaliteli malzemelere odaklanan bu modern brunch mekanı, hem Paris’in yerlilerinin hem de turistlerin favorilerinden birisi. Meşhur yumurtaları ve ana yemekler haricindeki yemek çeşitleri günün her saatinde sunuluyor ve ev yapımı burbon tereyağı ve akçaağaç şurubuyla gelen pankekleri kesinlikle atlanmamalı.

Burada alışveriş yapın: Colette

Sadece bir giyim mağazasından çok daha fazlası olan bu dünya çapında meşhur mağaza, ustaca bir araya getirilmiş ve medyalardan, dergilerden, araçlardan, ilaçlardan ve kıyafetlerden oluşan, üç katı dolduran bir seçkinin yanı sıra 100’ün üzerinde farklı markanın eau en bouteille (Türkçesi: “bir şişe su”) çeşitlerini sunan bir su barını müşterilere sunuyor.

Burada enerji depolayın: Folks and Sparrows

Paris doğumlu eski bir Brooklyn sakini tarafından kurulan bu 11. arondisman mekanı, her iki kültürün mükemmel bir birleşimi olma özelliğini taşıyor ve dünyanın dört bir yanından gelen paketlenmiş gıda çeşitlerinin yanı sıra olağanüstü kahveler ve baget sandviçler sunuyor.

Burayı ziyaret edin: Louvre Müzesi

Bu lokasyonun popüler olmasının bir sebebi var. Dünyanın bu en büyük müzesi, ayrıca 12. yüzyılın sonlarında aslen bir kale olarak inşa edilen bir sarayın içinde yer alan tarihi bir kent simgesi ve o zamandan bugüne I.M. Pei’nin ikonik cam piramidiyle zenginleştirilmiş bulunuyor.

Burada yemek yiyin: Frenchie To Go

Şef Gregory Marchand’ın restoranı olan Frenchie, şehirde yer alan en iyi restoranlardan birisi. Ayrıca, restoranda bir masa bulabilmek neredeyse imkansız. Kendinizi bu güçlükten kurtarın ve bunun yerine, şefin geleneksel Amerikan sandviçlerine getirdiği yeni yorumları bulabileceğiniz bu restoranda bir şeyler yiyin.

Burada bir şeyler için: Le Syndicat

Dünyadaki ilk kokteyl barlarından birisi olan bu mekan, sadece Fransız alkollü içkilerin kullanıldığı içki menüsüyle kendisini ayrı bir noktaya taşıyor. Bilgili barmenleri ve moleküler miksoloji denemeleri, mekanı herhangi bir vesileyle uğramak için ideal bir seçim haline getiriyor.

Burada konaklayın: Off Seine Otel

Austerlitz istasyonunda demirli halde bulunan ve türünün tek örneği olan bu otel sizlere Paris’i, ortasından geçen ikonik nehrin ortasından seyretme fırsatını veriyor. Otelde, yerleri akıllıca belirlenmiş odaların ve süitlerin yanı sıra kokteyllerin ve tapas çeşitlerinin sunulduğu bir bar bulunuyor; böylece buraya uğramak için bir bahanenizin olabilmesi için geceyi burada geçirmeniz gerekmiyor.

Burada enerji depolayın: Ten Belles

Paris, dünya kafe kültürünün merkezi olarak düşünülse de, 2012 yılında bu küçük dükkanın şehrin bugünkü kahve kültürünü canlandırmaya yönelik çabalara öncülük etmesiyle bu özelliği kazanmıştır.

Burada alışveriş yapın: Beaubien

Fransa çok sayıda efsanevi moda evine evsahipliği yapıyor; ancak, ülkenin dışından bir şeyler arıyorsanız, burası ilk durağınız olmalı. Mekanın seyrek yerleşimli bir düzene sahip olan iç kısımları ABD’den, Japonya’dan ve başka ülkelerin zor bulunan, kaliteli markalarının ürünleri ile dolu.

Burada bir şeyler için: Bar 228

Bir İngiliz kulübünün yarattığı hissi Fransız karakterli detaylarla harmanlayan, Le Meurice’in Bar 228 isimli mekanı, büyük bir deri koltuğa gömülmek, dinlenmek ve 70’lerden beri mekanda çalışan şef barmen William Oliveri’nin hazırladığı kokteyllerin tadını çıkarmak için harika bir mekan.

Burayı ziyaret edin: Paris Katakombu (Yeraltı Mezarlığı)

18. yüzyılda, tarihi, dönemden yüzyıllar öncesine dayanan taş ocağı tünellerinde inşa edilen Paris Katakombu, bugün 6 milyonun üzerinde insanın kalıntılarına ev sahipliği yapıyor. Ölülerin kemiklerinin saklandığı bu mezarlar, kendilerinin doldurmuş olduğu bu şehrin benzersiz cazibe noktalarından birisi.

Burada yemek yiyin: Mama Shelter

Philippe Starck’ın imzasının bulunduğu şık iç mekan tasarımı ve Guy Savoy’un fantastik yemekleriyle, aynı ismi taşıyan otelin içinde yer alan bu eklektik lezzet durağı, ister barda oturuyor, restoranda yemek bekliyor, pizzacıdan bir dilim pizza alıyor, ister terasa çıkarak açık havanın tadını çıkarıyor olun, konuklarına müthiş bir atmosfer sunuyor.

Otel İşletmeleri İçin En İyi 7 Twitter İpucu

Şimdiye kadar sosyal medyanın bir marka oluşturmak ve müşterilerle etkileşim kurmak konusunda paha biçilemez bir yardımcı olduğu bir sır değil ve bunun için küçük mavi kuştan daha iyi bir platform da yok.

Twitter kullanıcıların %50’si (150 milyona aşkın kullanıcı) markaları takip ediyor, bu da bilgi sahibi pazarlamacıların takipçileriyle anlamlı ilişkiler kurması için Twitter’ı ideal bir platform haline getiriyor. Eğer doğru kullanılırsa, Twitter websitenize kullanıcıların akışını doğrudan sağlayabilir, müşteri sadakatini arttırabilir, doğrudan rezervasyonların oluşmasını sağlar ve daha fazlasını ortaya çıkarabilir.

Bu anlamda bizler de otel işletmelerinin marka tanınırlığını arttırmaları ve yeni iş kolları oluşturabilmeleri için Twitter’ı en iyi şekilde nasıl kullanabileceklerine ilişkin bazı yöntemleri inceledik.

1. Müşteri İlişkilerine Odaklanmak

Twitter, içerik paylaşmak için Facebook ve İnstagram gibi diğer sosyal medya platformlarından daha daha az etkili;fakat hızlı ve iletişimin yoğun olduğu, ayrıca birçok kullanıcı için markayla doğrudan bağlantı sağlayan övgü, eleştiri ya da araştırma için ideal bir platform. Sadece insanları websitenize yönlendirmekle kalmayıp aynı zamanda dinlemeli, cevap vermeli ve insanlarla bağlantı kurmalısınız.

Aylık olarak 300 milyona aşkın insan hasthagler ve akışlarlarla gerçek zamanlı olarak platformu kullanıyor. İşte tam da bu yüzden müşteri ilişkileri için Twitter’ı kullanmak önem kazanıyor, sadece pazarlama için değil, aynı zamanda mevcut ve gelecekteki müşterilerinizi anlamlı bir şekilde dinleyerek ve onlarla etkileşim sağlayarak varlığınızı sürdürmeniz için. Bunu yapabilmeniz için size birkaç yöntem:

• Otelinizden Bahseden Gerçek kişisel hesaplarla Etkileşime Geçin

Otel endüstrisinin sıra müşterilere Twitter üzerinden yanıt vermeye geldiği zaman gerçekten de kötü bir sicili var (2014’te yapılan bir çalışmaya göre otellerin %20’sinden daha azı kendilerinden bahsedilen tweetlere cevap veriyor.) Ekstra yol almak için yanıt sürenizde artışa gidin ve hatta atılan tweet çatışma içerikli olsa bile özür dilemek için elinizden geleni yapın ve konuğunuzu yüksek standartlarınız üzerine temin edin. Şeffaflık politikası güvenilirliğinizi uzan vadede güçlendirmek için yol kat etmenizi sağlar, misafirlerinize onların tarafında olduğunuzu gösterin.

• Proaktif Bir Twitter Stratejisi Geliştirin

Bu nokta Twitter’ın güzelliğinin oyuna dahil olduğu yer, şehrinizdeki seyahat konularıyla ilgili konuşmaları ve rakipleriniz hakkındaki şikayetleri takip ederek buna tepki verir ve çıkar sağlayabilirsiniz. Belki de birisi son dakika rezervasyonunun yapılmadığından ve yarı yolda kaldığından şikayet ediyordur, işte günü kurtarma fırsatınız ayağınıza geldi. Kendi Proaktif stratejinizi oluşturmak için aşağıdaki noktaları takip edin:

1) Anahtar kelimeleri izlemenize olanasak sağlayan özel bir twitter yayını oluşturun ( yorgun/hayal kırıklığına uğramış+ otel+şehrinizin ismi gibi.) ve rakiplerinizden bahsedilen tweetleri izleyin eğer bir fırsat görürseniz doğrudan yanıtlayın.

2) Aynı şeyi uzun bir gecikmeden sonra yarı yolda kalmış ya da uçuşu iptal edilmiş insanlar için de yapın. Uçuş+iptal, yolda kalmış+ şehrinizin ismi gibi anahtar kelimeleri kullanın.

3) Ayrıca bulunduğunuz şehre ilk kez seyahat eden gezginler için de bunu yapın (ilk+ kez + seyahat + şehrinizin adı gibi).

Hilton ve Starwood otelleri Twitter’ı kullanarak müşterileriyle iletişim kuran otellere güzel örnekler. Her ikisi de çok hızlı bir şekilde cevap veriyor (starwood’un cevap verme süresi olağanüstü bir şekilde 33 dakika) ve Hilton Otelleri ise “Hilton Öneriyor” hesabıyla seyhatler ile ilgili tüm dünyadaki ziyaretçilere ipuçları ve tavsiyeler veriyor.

2. Markanızı Gözlemleyin

Hotsuite gibi bir araç kullanarak anahtar kelimelerle otelinize bağlı bir sistem kurun, böylece hakkınızda söylenen bütün kötü ve iyi şeyleri gözlemleme ve hemen Twitter üzerinde etkileşime geçme olanağına sahip olacaksınız.

Ayrıca, işlevsel bir araç olan “Twitter’s advanced search” kullanarak otelinizin, şehrinizin ismini aratabilir ve sayfanın sonundaki kutuları işaretleyerek aramalarınızı filitreleyebilirsiniz, bu da sizin bilgi sahibi olmanızı ve hızla cevap vermenizi sağlayacaktır.

3. Hangi Twitter Sesini Kullanacağınıza Karar Vermek

Birçok insan takipçileriyle nasıl etkileşim kurması gerektiği konusunda endişe duyuyor. Nasıl bir dil kullanmalıyım? Ne zaman fazla samimi olmalıyım? Çoğunlukla otelinizde konaklayan bir misafirle nasıl konuşacağınızı düşünün. Yaklaşımınız samimi, rahat ve konuşkan olacaktır.

Basit tutun, kişisel şakalardan ya da iğneleyici söylemlerden kaçının; fakat eğer belirli durumlarda mizah duygusu isteniyorsa ve takipçileriniz tarafından iyi karşılanacağını düşünüyorsanız o halde bunu gerçekleştirin. Unutmayın diliniz aynı zamanda markanızın dili.

4. Potansiyel Müşteri ve Yeni Takipçileri Keşfetmek İçin Twitter Sohbet’i Kullanın

Daha öncede bahsedildiği üzere, sadece oteliniz hakkında tweetlemek ya da satış yapmaya çabalamak kötü bir fikir, bu kitlenizin çok çabuk sıkılmasına ya da sinirlenmesine sebep olur. Twitter sohbet’e dahil olun (Twitter üzerinde seyahat sohbetleri gibi #TTOT) bu size, işletmenizle ilgili olabilecek bir konu etrafında insanlarla anlamlı bir şekilde etkileşime girme fırsatı verecektir. Hasthagleri kullanarak binlerce belki milyonlarca kullanıcıya doğrudan ulaşabilirsiniz.

Örneğin yazın seyahat edilebilecek en iyi destinasyonlar ile ilgili bir tartışma varsa, neden faaliyet gösterdiğiniz bölgeden mükemmel bir cazibe merkezinin fotoğrafını ilginç bir unsur eşliğinde paylaşmayasınız ki? Kendinizi doğrudan satmıyorsunuz, bölgeyi satıyorsunuz ve potansiyel gezginler kendilerine ilham verdiğiniz için bir otel olarak sizi (umuyoruz ki bir rezervasyon gerçekleştirerek)hatırlayacaklardır.

5. Gerçek Zamanlı Etkinlikler İçin Bir Takvim Oluşturmak

Daha öncede bahsedildiği gibi olay sadece bir ürün için baskı yapmak değil. Kitlenizle ilgili popüler etkinlikler için bir takvim geliştirerek ya da markanız için konuşarak ve çeşitli konuşmalara yeniden dahil olarak ağınızı ve işletmenizi daha fazla takipçinin takip etmesini sağlayabilirsiniz.

Örneğin; diyelim ki önümüzdeki hafta sonu büyük bir bira festivali gerçekleşecek ve oteliniz etkinliğin gerçekleşeceği yere çok yakın, belki de belirli bir bira hakkında bir fikriniz var, etkinlik hasthagini kullanın ve sohbete dahil olun. Bu size, otelinizden daha fazla söz etme imkanlarını da gösterecektir ve bu sayede birileri evine kadar araba kullanmak yerine otelinize rezervasyon gerçekleştirebilir.

İçerik fikirlerinizin olduğuna emin olun, ya da insanların tweetlerine vereceğiniz potansiyel cevaplar üzerine düşünün. Birkaç iyi zamanlanmış tweet sadece takipçilerinizin artmasını sağlamaz fakat oteliniz için yeni iş kolları da yaratır.

6. Zamanlanmış Tweetler

En iyi Twitter hesapları düzenli ve sıklıkla tweet atılan hesaplar; fakat hayat koşulları gereği bütün gün ya da her gün Twitter’da olamayız. Bu yüzden de, haftanın içeriklerini sakin bir sabahta planlamanızı sağlayan ve her gün gönderileriniz hakkında endişelenmenize gerek kalmadan tweetlemenizi sağlayan bazı zamanlama araçları mevcut.

Hotsuite ve Buffer bu iş için 2 iyi seçenek; fakat denenmeyi bekleyen düzinelerce platform da mevcut. Sadece @Mentions kısmını alabileceğiniz sorular dolayısıyla kontrol etmeyi unutmayın.

7. Sosyal Kanıtın Gücünü Kullanın

Sosyal kanıt konsepti basit bir konsept; fakat birçok marka gerçek anlamda potansiyelini yakalamakta başarısız oluyor, bir otel için online arama yaptığınızı hayal edin ve iki iyi seçenek karşınıza çıkıyor, her ikisi de fiyat ve konfor açısından aynı görünüyor; fakat bir tanesi sosyal medya aracılığıyla müşterilerinden olumlu geri dönüş almış. Hangisini seçme eğilimde olurdunuz?

Bu üçüncü tarafların onayını alma durumu çok kullanışlı, eğer diğerlerinin bir şeyleri yaparken iyi vakit geçirdiğini biliyorsak aynı eylemi takip etme eğilimindeyiz, buna insan doğası diyoruz. Almış olduğunuz pozitif geri dönüşleri paylaşın ve insanlara doğrudan teşekkür edin. Tweetleri bloglarınıza ekleyebileceğinizi de unutmayın.

Özetleyecek olursak:

Pratik ve tutarlılıkla, daha gelişmiş Twitter tekniklerinin uzmanı haline geleceksiniz ve takipçilerini (umarız kârınızı da) arttıracaksınız.

Twitter’ı sadece bir pazarlama aracı olarak değil bir müşteri ilişkileri aracı olarak kullanmayı unutmayın, misafirlerinizle gerçek zamanlı ilişki kurmanızı sağlama becerisi Twitter’ı diğerlerinden ayrı tutuyor. Sosyal kanıtı güçlendirmek için olumlu geri dönüşleri paylaşın ve markanız hakkında insanların ne dediğini gözlemlemek üzere bir araç olarak kullanın.

Twitter sohbetlerine dahil olun, kitlenizle ilişkili etkinlikler için takvim oluşturun ve sohbetlere katılın. Samimi olun, yaklaşımlarınızda girişken olun ve marka kimliğinize dikkat edin.

Elbette bundan çok daha fazla Twitter pazarlama stratejisi var, harika sonuç veren herhangi bir strateji kullandınız mı? Aşağıda bulunan yorum kısımdan bizi bilgilendirin.

Dünyanın En Küçük Müzesi Bir İngiliz Telefon Kulübesi İçinde Açıldı

İngiltere’de Yorkshire’nın batısında yer alan eski bir telefon kulübesi bir müzeye çevirilerek, Ekim ayının başında dünyanın en küçük müzesi olarak açıldı.

Warley Toplum Derneği (WCA) köyün en eski telefon kulübelerinden birini, Guinness Rekorlar Kitabı’na girme fırsatı dolayısıyla yenileyerek işlevsel bir müze haline getirmeye karar verdi.

Warley Village Museum, mekanın büyüklüğü dolayısıyla aynı anda yalnızca 1 ziyaretçinin bulunabileceği bir müze ve sergiler her üç ayda bir değişecek. Şu anda müzede; fotoğraflar, cam objeler ve küçük kişisel eşyaların dahil olduğu köyün tarihi geçmişiyle ilgili eserler sergileniyor.

Bu, bütün İngiltere’de bulunan ve İngiliz Telekomünikasyonu’na (BT) ait tek telefon kabini müzesi, diğer kasabalar eski telefon kulübelerini kütüphanelere, acil durumlar için depolama alanlarına dönüştürmüşler.

WCA üyeleri yaklaşık olarak 6 ay boyunca kullanılmayan telefon kulübesini çalışan bir müzeye dönüştürmek için emek harcamış. Müzenin açılışı resmi olarak 8 Ekim’de yapılmış ve hemen dünyanın en küçük müzesi olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmesi için başvuru yapılmış.

Ancak telefon kulübesinin rakipleri var.

Dünya’nın En Küçük Müzesi (evet resmi ismi gerçekten de böyle!) Arizone Superior’da bulunuyor ve büyüklüğü 134 fit kare, ismi de “Sıradan hayatın eserleri” , müzede John F. Kennedy tarafından yazılmış bir mektup, bir Beatles konser posteri ve Dünya’nın en büyük obsidyen taşı olduğu düşünülen taş ta dahil olma üzere eserler sergileniyor.

Ve ayrıca Mmeuseumm ise sürekli değişen sergileriyle New York şehrinde bulunan eski bir asansör kabini, 36 fit kare büyüklüğüyle şehirdeki en küçük müze olarak biliniyor; ancak bir diğer eşi olan Mmeuseumm 2 ise 20 fit kare büyüklüğünde.

Arkadaşlarla Gitmek için En İyi Beş Şehir

Hiç şüphesiz Avrupa’nın en iyi şehirlerini bir grup arkadaşla ziyaret etmek hayatta sahip olabileceğiniz en iyi deneyim; fakat “nereye gitmeliyiz” diye soruyorsanız eğer, arkadaşlarınız ve sizin ziyaretiniz için mükemmel olan Avrupa’nın 5 en iyi şehrini açıklıyoruz.

AMSTERDAM

vista-de-westerkerk-de-noche

Amsterdam mükemmel kültürü, yemekleri ve çok daha iyi gece hayatıyla mükemmel bir merkez olmasının yanında güzel kanallarla ve dost canlısı yerel insanlarla dolu türünün tek örneği bir şehir. Ayrıca Avrupa’lı gezginler için eğlence merkezi ve dünyanın en büyük havaalanlarından bir olan Schiphol için de biletler ucuz. Üstelik konaklama, yiyecek ve bira da uygun fiyatlı. Güne Mike Bikes ile bisiklet turuyla başlamadan önce Omelegg’te yemek ile başlayın. Daha sonra ise kendinizi Jordaan bölgesinde bulunan çiftçiler pazarına atın ve VondelPark yakınında bulunan Rijks müzesi ve Van Gogh Müzesini gezmeden önce parkta piknik yapın. Sonrasında ise Leidseplein’de bulunan Paradiso ve Sugar Factory gibi popüler kulüplerinde koparak geceyi sonlandırın.

Nerede kalmalı?

Hostel Van Gogh, şehir merkezinde bulunan ve en çok oy alan modern bir hostel. Van Gogh müzesi ve Rijks müzesininin bulunduğu caddeye de birkaç adım uzaklıkta. Çok rahat 6 ve 8 yataklı oda tekliflerinin yanı sıra 8 kişiye kadar kendine ait banyosu olan özel oda da sunuyorlar. Inner Amsterdam’ da aynı civarda bulunuyor ve aynı şekilde birkaç özel banyolu odası ve daha küçük özel odaları mevcut.

LONDRA

River Thames and Tower Bridge at Dusk, London, England

“Eğer Londra’dan sıkılırsanız hayattan da sıkılırsınız” cümlesi popüler bir alıntı, çünkü yapılacak çok fazla şey var. Hipsterların uyuduğu, yemek yediği ve parti yaptığı Doğu Londra’da bulunan Shoreditch’e bir göz atın. Burada inanılmaz bir sokak sanatı mevcut ve Motherclucker gibi Londra’nın en iyi kızarmış tavuk ve Kajun kızartmasını bulabileceğiniz birçok yiyecek kamyonu mevcut. Eğer şanslıysanız sokak ve caddelerde dolaşırken grafiti çalışması yapan sanatçıları görebilirsiniz. Ayrıca burada birkaç mükemmel pazar da mevcut, eğer alışveriş yapmak isterseniz bir göz atın.Eğer yemek için iştah duyuyorsanız, Hoxton meydanında bulunan Red Dog Saloon’da çok lezzetli ve muazzam hamburgerleri deneyin! 2 gün boyunca açlık hissetmeyeceksiniz.

Londra’daki en iyi birkaç bar Angel Tube Station’ın bulunduğu yerde, sütyen dolu bir tavanı olan bir Amerikan barı olan Slim Jimms’e gidin. Bazı sebeplerden özellikle turşu suyu ve jamieson Irish viskiden oluşan “pickleback”’ten bir shot denedikten sonra siz de kıyafetinizin bir parçasını burada bırakmak isteyebilirsiniz! Gece geç saatlerde dans etmeye gitmek isterseniz bazı en iyi DJ’lerin çaldığı Egg London’a gidin. Genellikle sabah saat 8:00’e kadar açık, bu yüzden çok iyi bir gece geçirebilirsiniz!

Nerede kalmalı?

Londra çok büyük bir şehir, bu yüzden de doğru konumda bir hostel seçmek çok önemli. Bu hostellerden en iyisi Bayswater’da büyüleyici bir mahallede bulunan, Kensington Sarayı’na ve Oxford Street’e yürüme mesafesinde bulunan Smart Hyde Park Inn Hostel. Bir diğer seçenek ise Elephant & Castle Tube Station yakınında bulunan özel odaları ve 4’ten 20 kişiye kadar yatakhane seçenekleriyle Rest Up London.

PRAG

7923-xpertmco-prag-kalesi-2251-950px

Prag, Avrupa’nın en güzel tarihi şehirlerinden biri ve eski yapıların ve lezzetli yemeklerin anavatanı. Bu büyülü şehrin güzelliğini görmek için Charles Köprüsü’nde yürüyüşe çıkın, bunu yaptıktan sonra şehrin etrafında bir yemek turu için rezervasyon yapın. Çek yemeklerinin en güzel örneklerini ve yanında sunulan biraları deneyin. Şehirdeki gün batımı manzarasını yakalamak için Vitkov Hill’e seyahat edin. En iyi manzaralara ev sahipliği yapan Vitkov Hill’ de gün batımında muhteşem fotoğraflara sahip olabilirsiniz ve tabiî ki hepsinden önemlisi muhteşem Prag’la birlikte grup selfisi! Öğleden sonra, U Fleku isimli Prag’ın en eski barına bir uğrayın ve sonra ise U Zlateho Tygra Beer Hall’e gidin. Sakın sipariş vermeyin, sadece biranın size gelmesini bekleyin, daha fazla içmek istemiyorsanız onlara söylediğinizden emin olun, aksi taktirde asla bitmeyen biraları almaya devam edeceksiniz!

Nerede Kalmalı?

Tabii ki Prag’ın kalbinde konumlanan Old Town’da. Equity Point Prague, şehri yürüyerek keşfetmek için mükemmel bir yer. Bütün odaları özel banyolu ve grubunuz ücretsiz kahvaltı yapmak isteyebilir! Ayrıca City Stay de kalmak için güzel bir yer, 10 yataklı yatakhane ve özel oda ve daireleriyle Wenceslas Meydanı’nın hemen yanında yer alıyor ve şehrin en iyi müzelerinden bazılarına da çok yakın.

BERLİN

germany_berlin

Zengin 20. Yüzyıl tarihinin yanı sıra hiç bitmeyen gece hayatı ile de ünlü olan Berlin grup turları için fantastik bir şehir. Gerçek anlamda geçmişte yaşananları anlamak için rehberli bir şekilde Insider Tours almak isteyebilirsiniz. Etraftaki en ikonik yapılardan biri de bombalanan, yakılan, sevilen ve nefret edilen Reichstag; fakat günümüzde tıpkı Berlin kadar güçlü bir şekilde ayakta durmaya devam ediyor. Sadece müzeler için bir adanın varlığından haberdar mıydınız? Muzeumsinsel’ e gidin; fakat önce favori müzenizi seçin çünkü gezilecek o kadar çok müze var ki gezmesi günler alabilir. Nefertiti’nin büstü bulunan Neues müzesi bizim favorimiz ve binanın da dizayn ve tahrip edilmesi açısından etkileyici bir geçmişi var. Bir şeyler atıştırmak için Markt Halle Neun’a uğrayın çeşitli sokak yemeklerini deneyin. Yerel yemek ve biraları denemek için güzel bir fırsat!

Nerede Kalmalı?

MEININGER Berlin Alexanderplatz, gruplar için küçük ve büyük farklı birçok odasıyla neşeli bir hostel, hepsinin ötesinde Berlin’in en trend mahallesi Prenzlauerberg’de bulunuyor. Bunun dışında Generator Berlin Mitte, popüler barlara ve Tacheless’a yakınlığı nedeniyle popüler bir hostel.

BUDAPEŞTE

budapest--parliament

Macaristan’ın başkenti keşfetmek için muhteşem bir şehir, özellikle de arkadaşlarınızla! Havanın yağmurlu ya da güneşli olması farketmeksizin Budapeşte’nin hamamlarından (bathhouse) birine mutlaka göz atın. Bunlardan en iyisi Neo-Barok saray olan 15 havuzlu Szechenyi ve Avrupa’nın en büyüğü! Şehir, ayrıca House of Terror and Buda Castle gibi bazı ilginç müzelere sahip. Acıktığınız zaman şehir merkezinde bulunan birçok geleneksel Macar restoranına uğrayabilirsiniz. Fatál Étterem Macar mutfağından lezzetli yemekleri tadabileceğiniz bir restoran. Gulaş ve yemek sonrası bir Palinka shotlayın ki sindirim için iyi olduğu iddia ediliyor. Bir öğleden sonra takılmak için şehirdeki popüler harabe bir bar olan Szimpla Kert’e gidin, sadece ucuz ve iyi içki sundukları için değil; fakat aynı zamanda düzenli sinema gösterimleriyle ve yerel sanat eserleriyle kaplanmış odalarında keşfedecek tonlarca şey olduğu için. Harabe barlar, terk edilmiş ambarlardan iddialı ve konforlu mekanlara dönüştürülmüş barlar; iyi yiyecekler, eklektik bir dizayn ve uğultulu bir atmosferle tavşan delikleri gibiler. Kolaylıkla bir bardan diğerine geçebilirsiniz, çünkü keşfedilecek çok fazla yer var.

Eğer müziği gerçekten seviyorsanız, tabiî ki Budapeşte Avrupa’nın en iyi müzik festivallerinden birine ev sahipliği yapıyor. Sziget. Bu bir adaya yapılacak ve bir hafta sürecek bir kaçış ve burada Rihanna ya da Sigur Rós gibi büyük isimleri görebilme şansını elde etmenin yanı sıra yüzlerce bağımsız, ska, metal, dünya, elektronik ve pop müzik gruplarını dinleyebilirsiniz. Nasıl Macarca konuşacağınızı ya da bu açığı nasıl dengeleyeceğinizi öğrenin ve bir baleti izleyin, gece sokak geçitlerini izleyin. Dostlarınızla takılmak ve mutlu olmak için çok güzel bir yer.

Nerede Kalmalı?

Budapeşte’nin merkezinde uygun fiyata kendinize ait bir daire mi istiyorsunuz? O halde 10 kişiye kadar yatakhaneleri, özel odaları ve daireleriyle Happyhostel’i kontrol edin. Ayrıca çocuk ve hayvan dostu bir hostel! Diğer bir köşede ise havaalalanı karşılaması, langırt gibi ücretsiz birçok hizmet sağlayan bir diğer en çok oylanan hostel olan Base Budapest Hostel and Backpackers yer alıyor.

Dünyanın En İyi Öğrenci Şehirleri

Yurt dışında eğitim görmek istiyorsunuz ve önünüzde bir çok alternatif var! Sosyal yaşam, hayat standartları, öğrenci-toplum ilişkileri ve eğitim açısından sizler için dünyanın en iyi öğrenci şehirlerini derledik!

Uzakrota ekibi olarak hazırladığımız yazımızı okuduktan sonra yurt dışı eğitim listenizde bazı şehirleri ön plana çıkaracağınıza eminiz. Keyifli Okumalar

Paris, Fransa

image001

Ortalama Harç Ücretleri: 2,400 $

En İyi Üniversite: ENS Paris (QS World University Rankings sıralamasında 24. Sırada)

Paris; QS World University Rankings’e göre Avrupa’da okunabilecek en iyi öğrenci şehri, Paris bunu fazlasıyla hak ediyor. Uluslararası tanınırlığı olan 17 kaliteli üniversitesi, bir çok bölüm alternatifi, düşük üniversite harçları ve uygun konaklama imkanları ile Paris bir çok uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyor. Zengin mutfağı, tarihi ve akademik çalışmaları ile Paris birçok öğrenci için inanılmaz bir deneyim! Paris çok ucuz bir şehir değil hatta turistik ziyaretler için pahalı bile sayılabilir. Öğrenci olarak ilk başlarda zorluk çekebilirsiniz ancak yurt olanakları ve çevre ile sosyal entegrasyonunuz gerçekleştikçe öğrenciler için bir çok uygun alternatif mevcut! Fransa’da eğitimin en önemli avantajlarından biri de Hem İngilizce hem Fransızca imkanınızın olması ve böylelikle 2 dilde de uzmanlaşma sağlamanız olacaktır.

Londra, İngiltere

image002

Ortalama Harç Ücretleri: 22.100 $

En İyi Üniversite: Imperial College London (QS World University Rankings sıralamasında 2. Sırada)

QS World University Rankings listesinde Londra; Paris ve Melbourne kentlerinden sonra dünyanın en iyi 3. öğrenci şehri! Yağışlı iklim dolayısıyla sürekli yanınızda şemsiyeyle dolaşmaktan şikayetçi olmayacaksanız Londra dünyada eğitim görebileceğiniz en iyi şehirlerden biri. Londra; uluslararası mutfağı, tiyatro ve kültür faaliyetleri, renkli gece hayatı ve ulaşım kolaylıkları ile öğrencilere büyük avantaj sağlamaktadır. Sanat severler ve tarih meraklıları için bir çok müze bulunmaktadır ve müzelerin çoğu öğrencilere ücretsiz

İngiltere’deki üniversitelerin broşürünü inceleyin

Sydney, Avustralya

image003

Ortalama Harç Ücretleri: 27,100 $

En İyi Üniversite: University of Sydney (QS World University Rankings sıralamasında 45. Sırada)

QS World University Rankings listesinde en iyi öğrenci şehirleri listesinde Sydney 4.sırada! Sydney şehrinin listede üst sıralarda yer bulmasının nedenleri; mezun olduktan sonra iş bulma fırsatları, akademik özgürlük ve öğrenci çeşitliliğidir. Sydney; uluslararası limanı, doğal güzellikleri ve şehrin sembolü olan opera salonu ile dünyanın en güzel kentlerinden biri. En iyi 100 üniversite sıralamasına 45. Sırada yer bulan University of Sydney ve 46. Sırada olan University of New South Wales Sydney şehrinin en büyük 2 üniversitesi! Economist dergisinin 2015 yılında yaptığı araştırmaya göre Sydney şehrinin dünyanın en yaşanabilir şehirler listesinde ilk 10’da olduğunu hatırlatmakta fayda var.

University of Sydney’den ücretsiz danışmanlık almak için üniversiteyle iletişime geçin

Boston, ABD

image004

Ortalama Harç Ücretleri: 45,300 $

En İyi Üniversite: Massachusetts Institute of Technology (MIT) (QS World University Rankings sıralamasında 1. Sırada)

Boston; dünyanın en iyi üniversitesi olarak görülen Massachusetts Institute of Technology (MIT) kampüsüne ev sahipliği yapıyor. Harvard University; Boston University; Tufts University; Boston College; Northeastern University; Brandeis University; University of Massachusetts – Boston şehirde bulunan diğer üniversiteler! MIT ve Harvard’ın şehirde olması Boston bölgesini dünyanın akademi ve teknoloji merkezi haline getiriyor. Listemizde diğer şehirlerle kıyasladığımızda Boston’da okul ücretleri ve yaşam biraz daha pahalı ama sizce dünyanın en iyi üniversitelerinde okumak ve sanat – kültür temalı bir şehirde yaşamak için değmez mi?

Üctresiz danışmanlık veren Amerikan üniversiteleri ile iletişime geçin

Singapur, Singapur

Singapore, Singapore - September 1, 2014:  The Merlion fountain in front of the Marina Bay Sands hotel in Singapore. Merlion is a imaginary creature with the head of a lion,seen as a symbol of Singapore
Singapore, Singapore – September 1, 2014: The Merlion fountain in front of the Marina Bay Sands hotel in Singapore. Merlion is a imaginary creature with the head of a lion,seen as a symbol of Singapore

Ortalama Harç Ücretleri: 12.800 $

En İyi Üniversite: National University of Singapore (QS World University Rankings sıralamasında 12. Sırada)

Üstün teknolojik altyapısı, birinci sınıf eğitim sistemi ve sürükleyici kozmopolit gücünün karışımı ile Singapur Batı ve Doğu kültürlerini başarıyla birleştiriyor. Singapur’un finans, ticaret ve eğitim merkezinde öncü mevkisi ve renkli kültürel mirası eşsiz bir öğrenim tecrübesi edinme imkanı sağlıyor. Dünyanın en iyi 12. Üniversitesine ev sahipliği yapan şehir Asya kıtasının parlayan yıldızı konumunda. Uygun harç ücretleri ve yaşam koşulları Singapur’u günden güne uluslararası öğrencilerin tercihlerinde üst sıralara taşıyor.

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe