Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Y Kuşağı ve Tatil için Ev Kiralama Sektörünün Değişen Yüzü

Genel olarak seyahat sektörünün yanı sıra, tatil için ev kiralama sektörü de ilerliyor. Seyahat ayrıcalıktan ziyade bir hak haline geldi. Tatil için ev kiralama sektörüne giren para miktarı, pek çok yolcu için tercih edilen konaklama kategorisi haline gelen bu sektöre olan sağlıklı bir ilgiyi de ortaya koyuyor.

Dünyayı keşfetmek ve görmek için her daim güçlü bir gereksinim hissettik, ancak özellikle tatil için ev kiralamaya olan bu ilginin nedeni nedir? Ekonomik olması kesinlikle nedenlerden biri; fakat bunun ötesinde nedenler de mevcut.

Bugün seyahat edenlerin en büyük yüzdesini oluşturan Y kuşağı, seyahat ettikleri zaman “davetsiz misafir” gibi hissetmekten hoşlanmıyorlar. Kendilerini diğer kültürlere kaptırmak ve mümkün olduğunca bir yerel gibi davranmak istiyorlar. Bunu ,zole bir otel odasından yapmak zor olabilir ki bu da şehrin kalbinde tatil için ev kiralamaya göre karakter ve sıcaklık eksikliğine yol açabilir.

Grafiklerde görülen taleplere bakıldığında, son birkaç yıl içinde tatil için ev kiralarının getirdiği gelir miktarını gerçekten göz ardı edemezsiniz, ancak büyümek için hala bir boşluk söz konusu. Sektördeki sermaye fonlarının mevcut durumu, Y kuşağı gezginlerin sadece bir destinasyona vardıklarında değil; fakat tüm rezervasyon süreci boyunca farklı deneyimler aradıkları anlayışını yansıtmaktadır .

Örneğin, tatil kiralama sektörü, hızlı ve verimli listeleme ve rezervasyon sistemleri sağlama konusunda uzun bir yol kat etmiş olabilir; fakat bazı işlemler hala manuel yapılmakta ve önümüzdeki birkaç yıl içinde otomatikleştirilmelidir. Havayollarının yaptıklarına bakın, insan unsurunu tamamen ortadan kaldırdılar ve neredeyse% 100 verimlilik sağladılar.

Tatilin popülerliğinin ve kısa vadeli gayrimenkul kiralarının artmasıyla birlikte, bir sektör olarak, sistemlerimizi modernize etme ve mükemmelleştirmeye yönelik çabalarımız bir önceliğe sahip ve şüphesiz büyük bir getirisi de olacaktır.

Dağıtım yöntemleri, sektördeki büyük oyuncular tarafından da yeniden değerlendirilmektedir. Şimdiye kadar, kısa süreli kiralama için kanalların çoğunluğu belirli pazarlara hitap etmiştir. Örneğin, Booking.com Avrupa pazarında büyük yer tutarken Airbnb, Y kuşağı için bir seçimdir. Bu segmentasyon, mülk sahiplerini ve mülk yönetimi şirketlerini demografilere ulaşmak ve envanterlerini doldurmak üzere, envanterlerini birden fazla kanalda listelemelerini zorunlu kılmıştır.

Bununla birlikte görmeye başladığımız şey, OTA sahnesindeki önemli oyuncuların, girişimlerinde daha fazla küresel olmaya ve başlangıçta sıralamada bulundukları belirli sektörlerden ziyade tüm seyahat eden topluma hizmet etmeye çalıştıklarıdır. Örneğin, Airbnb ailelere, iş için seyahat gerçekleştirenlere ve lüks arayanlara (Airbnb Plus platformuyla) hizmet etmek için daha çok çalışmaktadır.

Budeğişim, dağıtım kanallarının sayısının ve yalnızca gerçek küresel çekiciliğe sahip olan bir avuç büyük oyuncuyu kapsayacak şekilde daralmasına yol açacak ve bu sayede bireysel nişlere odaklanarak ayakta kalabilen çeşitli küçük kayıt kanallarıyla desteklenecektir.

Rezervasyon süreci savaşın sadece yarısıdır. Geleneksel tatil kiralama mülk yöneticileri, Airbnb’nin yükselişine ve gezginlerin deneyimlerine önem vermenin değerini görmek için kentsel mülk yöneticilerinin başarısına bakabilirler. Kısa vadeli mülk yöneticileri, seyahat edenlerin gereksinimlerini karşılamak ve mülklerinin kapısından giren her misafirin olumlu ve unutulmaz bir deneyime sahip olmasını sağlamak için ekstra çaba sarf ettiler.

Ayrıca, Y kuşağının artık seyahat eden toplumun çoğunluğunu temsil ettiğini ve bu demografiye hitap etmek için taktiklerine uyum sağlamalarını gerektiğini kabul etmek zorundalar. Elbette, aileler ve diğer gruplar tatildeyken kalacak yerlere hala ihtiyaç duyuyorlar; ancak Y kuşağının oluşturduğu pazarın yüzdesi giderek büyüyor ve büyüyor, bu yüzden de sayıların olduğu yerde varlık göstermek önemli.

Sektör genişlemeye devam ettikçe, elbette gelecekte engeller de olacak ve halihazırda gördüğümüz en büyük zorluk da yönetme zorluğu. Japonya’da tatil için kısa süreli mülk kiralama rezervasyonlarının% 80’inin son zamanlarda iptal edilmesinin nedeni de bu. Sektör, nispeten yeni olduğu için, ilgili idari organlar ve makamlar, hem tedarik hem de kira talebine lojistik açıdan nasıl cevap verileceği konusuyla boğuşuyorlar. Lobi faaliyetleri sürdürenlerden de çok fazla baskı var çünkü kısa süreli kiralamalar konaklama endüstrisini ve eski tesisleri bozuyor.

Mevzuatlar, hangi demografiye veya jenerasyona ev sahipliği yapıyor olursanız olun bir meseledir ve sektörün şekli değişmeye devam ederken, bu konular üzerinden çalışırken her bir topluluğun nasıl bir rol oynadığını görmek ilginç olacaktır.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.