KLM, Çok Dilli Google Bot ile Sesli Teknoloji Konusunda Öncü Oluyor

KLM, sesle aktive edilen platformda birden fazla dilde hizmet veren ilk şirketlerden biri olduğunu söylüyor. Şu anda İngilizce ve Hollandaca seçenekleri mevcut.

KLM’nin Blue Bot olarak bilinen akıllı asistanı BB, müşterilerin uygun bir KLM uçuşu bulmasına yardımcı oluyor.
İstenilen uçuş bulununca, BB müşteriye doğrudan rezervasyon yaptırabilecekleri KLM.com’a yönlendiren bir bağlantı gönderiyor.

Air France-KLM Kıdemli Başkan Yardımcısı Pieter Groeneveld ; “Sesli kontrol dünyayı hızla değiştirecek.

“Tüketiciler günlük yaşamlarında sesli uygulamalarını giderek daha fazla keşfediyor ve kullanıyor.

“KLM, müşterilerinin bulunduğu platformlarda varlık göstermeyi istiyor ve bu da otomatik olarak Google Assistant gibi bir platform anlamına geliyor. Birden çok dilde sesli komutları kullanarak uçuş arama seçeneği sunmak bir sonraki stratejik adım. KLM yolcularının ilgisi ve öncü ruhumuz doğrultusunda, yeni sesli uygulamalarını dört gözle bekliyoruz. Dünya çapında çevrimiçi hizmetlerde öncü olmayı hedefliyoruz ”dedi.

KLM’nin Blue Bot’u, KLM ve harici teknolojilerin birleşimiyle bağlantılı olan yapay zekaya dayanmaktadır.

KLM’nin açıklamasına göre BB, kendi kendine öğreniyor ve kendi kişiliğine sahip: yardımsever, arkadaş canlısı, profesyonel ve heyecanlı dahası akıllı ve daha kişisel hale geliyor.

BB, zaten Messenger üzerinde bir biletin rezervasyonunda yardımcı oluyordu ve Google Assistant aracılığıyla valiz toplanmasına yardımcı oluyordu.

Artık hem İngilizce hem de Hollandaca’da olarak Google Assistant ile bir uçuş aramak için kullanılabilir. Platforma ve diğer sosyal medya kanallarına gelecekte daha fazla hizmet de eklenecek.

Hollandaca Google Assistant gelecek haftalarda Google tarafından aşamalı olarak kullanıma sunulacak. Google Assistant için Hollandaca sürümü şu anda yalnızca akıllı telefonlar ve tabletlerde kullanılabilir.

Bu, daha sonra Google’ın speaker’ı ,Google Home gibi diğer mobil cihazları içerecek şekilde genişletilecek. İngilizce versiyonu ise zaten kullanılabilir durumda.

KLM, Yapay Zeka Tabanlı Teknoloji ile Verimliliği Artırmayı Hedefliyor

KLM, son 18 ay içinde geliştirilmiş bir dizi yapay zekaya dayalı -etkin çözüm ve araçlar sunmak için Boston Consulting Group (BCG) ile bir ortaklık başlattı.

Bu araçlar filo, mürettebat, yer hizmetleri ve ağ üzerinden havayolu operasyonlarının verimliliğini artırmak için tasarlandı.

Bunlar, “No show” müşterilerin bagajlarını daha hızlı bir şekilde alabilmek ve olası kalkış gecikmeleri azaltma kabiliyeti de dahil olmak üzere, bagaj yükleme işlemini “daha akıllı” yapmak için yapay zeka kullanımını içerir.

Bir başka girişim ise, bir gecikmeli uçuşun diğer hizmetleri etkilemesini engellemenin yanı sıra, kötü hava koşullarından kaynaklı olarak uçuşların aksamasıyla baş etmenin daha etkili yollarını sunmaya çalışmak için gelişmiş tahmin modellerinin kullanımıdır.

KLM ve BCG, aynı zamanda havayolları için daha “verimli” ekip programları oluşturmak için çözümler sunuyor.
İki şirket, ilk çözüm dizisinin halihazırda KLM bünyesinde faaliyete geçtiğini ve şu anda “bu hizmeti dünya çapında havacılık endüstrisine sunmaya hazır olduklarını” söyledi.

KLM’nin genel müdürü René de Groot ; “Bu ortaklık aynı zamanda son birkaç yıldır geliştirdiğimiz dijital odaklı stratejiyi güçlendiriyor ve en müşteri odaklı, yenilikçi ve verimli ağ taşıyıcısı olma yolunda önemli bir adım” dedi.

Yapay zeka tabanlı çözümler, KLM’nin operasyon departmanları ve BCG’nin havayolu danışmanlığı ve BCG Gamma olarak bilinen veri bilimcileri ve yazılım mühendisleri ekibinin çalışmaları sonucunda geliştirildi.

BCG Havayolu Uygulama Başkanı Nicolas ise : “Ortaklığımız, her iki şirket için büyümeyi teşvik edecek, dünya çapındaki müşteriler için benzersiz bir değer yaratacak ve sektör için inanılmaz bir inovasyon olacaktır” diyerek ekledi.

KLM’nin Sesle Etkinleştirme Teknolojisi, Yolculara Çantalarını Hazırlarken Yardımcı Oluyor

Hollandalı öncü hava yolu şirketi KLM’nin yapay zekâdan güç alan botu, Google Home’daki sesle etkinleştirme teknolojisinden yararlanarak yolculara çantalarını hazırlarken yardımcı olması için eğitildi.

BB ismi verilen bot, kendilerine sorulan soruları Web’de arama yaparak cevaplayan akıllı hoparlörler için geliştirilmiş bir çanta hazırlama yardımcısı olma niteliğini taşıyor. BB, kullanıcıların seyahat edecekleri noktaya, seyahatlerinin süresine ve hava durumuna göre, tatil veya iş amaçlı seyahatlere çıktıklarında yanlarına almaları gereken eşyalarla ilgili tavsiyeler sunuyor.

Kendi kendine öğrenme becerisine sahip olan bot, ayrıca Google Assistant desteğine sahip tüm cihazlarda da erişime açık bulunuyor. Yakın zamanda yayınlanması planlanan bir güncelleme ile müşterilere daha sonra yararlanmak üzere kaydetmek için Google Home aracılığıyla sosyal medya hesaplarına hatırlatma listeleri gönderme imkânı sunulacak.

BB, geçtiğimiz Eylül ayında KLM müşterilerinin Facebook Messenger aracılığıyla yapılan yazışmalarla bilet rezervasyonu yapmalarını sağlayabilmek için faaliyete geçirilmişti.

Air FranceKLM’nin dijital faaliyetlerinden sorumlu başkan yardımcısı Pieter Groeneveld, bu konuya dair yaptığı açıklamalarda KLM’nin kişisel yaklaşımıyla biliniyor olduğuna değindi. Groeneveld ayrıca, Google Home üzerinden BB ile ve yapay zekâ teknolojilerinin yardımıyla sunulan bu kişiselleştirilmiş hizmetin, KLM’nin yenilikçi dijital stratejisindeki bir sonraki, sesle etkinleştirme teknolojilerindeki ilk adımı olduğuna dikkat çekti ve KLM’nin interaktif çanta hazırlama asistanının, şirketin müşteri yolculuğunun tamamı boyunca sunduğu katma değeri gösterdiğini belirtti.

Uzmanlar, Noel döneminin öncesinde geniş bir çapta tanıtılmakta olan sesle etkinleştirme teknolojilerinin, bu yıl içerisinde büyük bir ilerleme kaydettiğini dile getiriyor.

KLM, Sanal Gerçekliği Kullanarak Yolcuları Tiye Alan Bir Tanıtım Kampanyası Gerçekleştirdi

KLM’nin en son pazarlama hamlesi, ekonomik uçuşlar sunan havayolları ile uçuş yapan yolcuları, onlara KLM’yi birkaç dolar daha fazla ödeyerek KLM’yi seçmeleri halinde seyahat deneyimlerinin nasıl olabileceğine dair bir görünüm sunarak tiye alıyor.

‘KLM Flight Upgrader’ ismini taşıyan tanıtım kampanyası, yeni bir tasarıma sahip oturma düzeniyle türünün en gelişmiş örneği olan uçuş içi eğlence sisteminin yanı sıra KLM’nin yiyecek-içecek hizmetlerini sunan, uzun menzil uçuşlar yapan bir KLM uçağının kabinindeki sanal gerçeklik turunu kapsıyor.

Şirket bu deneyimi, görece ekonomik fiyatlar sunan rakip firmalarla uçuş yapacak olan yolculara New York JFK Havalimanında sundu ve yolcuların tepkilerine yer veren bir video yayınladı.

KLM, bu sanal turu ayrıca, potansiyel müşterilerin cihazlarına indirebilmeleri için bir mobil uygulama olarak da sunacak. Böylece yolcular, rezervasyonlarına dair son kararlarını vermeden önce KLM uçaklarındaki deneyimi test edebilecekler.

KLM, bu tanıtım kampanyasının duyurusunda şu açıklamalara yer verdi:

“Yolcular, sanal KLM uçuşunda istedikleri kadar vakit geçirebilir, böylece ekonomik bir uçuşun acı gerçekleriyle asla yüzleşmek zorunda kalmayacaklar.

“Upgrader, yolculara, yakın zamanda vizyona giren ve gişe rekorları kıran bir filmden on dakikalık bir bölüm izleyebilecekleri uçuş içi eğlence sistemini, ekonomik bir uçuşta olduğu gibi ilave hiçbir ücret ödemeden deneme olanağı sunuyor.

“Yolcular, pek çok gazeteden ve dergiden içerikler sunan KLM Media Mobil Uygulamasına erişebilirler. Ayrıca, sanal olarak ayaklarını uzatabilmek için ihtiyaç duydukları koltuk aralığından yararlanıyorlar.

“Ve tıpkı tüm KLM yolcuları gibi, sanal açlıklarını hiçbir ilave ücret ödemeden gidermek için, KLM ekibinin birinci sınıf hizmetini ve uçuş sırasında yemek servisini deneyimliyorlar (Koku veya tat almayı sağlayan sanal gerçeklik bileşenleri dahil değildir).”

Diğer pek çok havayolu şirketi de pazarlama faaliyetlerinin bir parçası olarak sanal gerçeklik teknolojisini kullandıkları denemeler gerçekleştiriyor. Örneğin 2015 yılında Qantas, Sydney ve Melbourne havalimanlarında, filosundaki A380 model uçakların birinci sınıf kabinlerinde bir Gear VR turu sunmak için Samsung ile ortaklığa gitmişti.

Virgin Atlantic, yine 2015 yılında Microsoft tarafından geliştirilen ve sunduğu Üst Sınıf deneyimini Windows 10 Tabletlerde ve telefonlarda görüntülenebilir hale getiren bir sanal gerçeklik turuyla, benzer bir kampanya ortaya koymuştu.

Lufthansa Grubu, 2015 yılında ITB’de görücüye çıkarılan ve filosundaki uçakların kabinlerinin 360° videolarını içeren çeşitli tanıtım kampanyaları için sanal gerçeklik teknolojilerine yönelmişti. Şirketin ayrıca, ortağı olan Swiss için; İsviçre Hava Kuvvetleri akrobasi takımı Patroille Suisse’in bir gösteri uçuşunun 360° görüntülerini içeren heyecan verici bir yolculuğu, Avusturya Havayolları’nın yeni Embraer 195 kabinine bir bakışı ve bünyesindeki ekonomik havayolu Eurowings’in kendi uçuş içi deneyiminin bir 360° videosunu kapsayan, bu içeriklerle potansiyel gezginlere popüler destinasyonları keşfetmeleri konusunda yardımcı olan bir mobil uygulaması bulunuyor.

Lufthansa ayrıca, geçtiğimiz Şubat ayında, Frankfurt Havalimanındaki birinci terminaldeki Business Class Bekleme Salonunda, Avegant Glyph video gözlüklerini kullanıma sunmuştu. Bu gözlükler, uçuş öncesi rahatlamadan şirketin yeni A350 model uçaklarının kabininde bir gezintiye çeşitlilik gösteren altı farklı videodan oluşan bir seçkiyi izleme olanağı sunmaktaydı.

Sanal gerçeklik, sadece tanıtım kampanyaları için kullanışlı bir araç olmakla kalmıyor. APEX EXPO’da SkyLights şirketi, Air France/KLM’nin, kendi üretimleri olan AlloSky VR başlıklarını, grubun Y jenerasyonuna yönelen yeni havayolu markası Joon’un sunacağı uçuş içi eğlence deneyiminin bir parçası olarak kullanacağını duyurdu.

KLM, GetYourGuide ile Ortaklığa Vardı

KLM, müşterilere kendi kanalları üzerinden turlar ve etkinlikler sunmak için GetYourGuide ile yeni bir ortaklık anlaşmasını duyurdu.

Bu anlaşma sayesinde müşteriler Facebook Messenger, KLM mobil uygulaması, KLM.com web sitesi ve hatta KLM uçuşlarındaki uçak içi Wi-Fi erişiminin yanı sıra uçuşlardaki uçak içi eğlence sistemlerine özel bir portal üzerinden tur rezervasyonları yaptırabilecek.

KLM müşterilerinin 30,000’den fazla tura ve dünyanın dört bir yanında yer alan 2,500’ün üzerindeki destinasyonda gerçekleşen etkinliklere erişimi sağlanacak ve müşteriler, uçuş rezervasyonlarını yaptırdıkları günde veya bulundukları destinasyonlarda en az 24 saat öncesinden bildirim yaparak, herhangi bir zaman aralığında rezervasyonlar yaptırabilecek.

GetYourGuide servisi, girişler için bir QR kodu tarama sistemini kullanarak kağıda basılmamış bilet olanağı sunuyor. Gezginler ayrıca mobil cihazlarında, kendi zaman planlamalarını takip etmelerinin sağlanması amacıyla, rezervasyon yaptırdıkları turlar ve etkinliklerle ilgili push bildirimleri alabilecekler.

Air France KLM’nin dijital faaliyetlerden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Pieter Groeneveld, bu yardımcı ürün ile ilgili açıklamalarda bulundu: “Arabalar ve oteller gibi diğer destekleyici ürünlerin yanı sıra GetYourGuide’ın turlarını ve etkinliklerini sunarak, müşterilerimizin, diledikleri KLM platformu üzerinden seyahatlerinin tüm aşamaları için planlamalar yapmalarını mümkün hâle getiriyoruz. KLM’nin kendi inovatif temas noktalarına uyan, bu dijital açıdan gelişmiş yöntemde, herkes için bir seçenek bulunuyor.”

GetYourGuide’ın COO’su Tao Tao da bu ortaklığa dair açıklamalar yaptı: “Küresel çaptaki tur ve etkinlik envanterimizi, dünyanın dört bir yanındaki gezginlerin erişebileceği hale getirmek için, müşterilerin nabzını tutan ve geleceği gözleyen ortakların arayışı içindeyiz. KLM, dijital inovasyona bağlılığı bakımından sivil havacılık sektörünün tartışmasız liderlerinden biri olma özelliğini taşıyor ve bizler, müşterilerimizin seyahatlerini birlikte harika deneyimlere dönüştürecek olmaktan dolayı heyecan duyuyoruz.”

KLM, WhatsApp Business Platformunu Kullanan İlk Havayolu Şirketi Olduğunu Duyurdu

KLM Hollanda Kraliyet Havayolları, WhatsApp Business platformuna katılan ilk havayolu şirketi ve dünyadaki sayılı şirketlerden biri olduğunu duyurdu.

Havayolu şirketi artık WhatsApp mesajlaşma servisi üzerinden müşterilere rezervasyon doğrulamaları, check-in bildirimleri, yolcu biniş kartları, uçuş durum güncellemeleri sunacak ve dünyanın dört bir yanındaki müşterilerden gelen sorulara 10 farklı dilde yanıt verecek.

Bu yeni servis, WhatsApp’in faaliyet alanını kişisel mesajlaşmadan işletme uygulamalarına doğru genişletmeye yönelik pilot programının bir parçası olma özelliğini taşıyor. WhatsApp sınırlı sayıda ülkede kullanıma sunulan ve gelecek haftalarda daha geniş bir alanda erişilebilirliğe kavuşacak olan, işletmelere özel bir çözüm geliştirdi.

KLM’nin başkanı ve CEO’su Pieter Elbers, bu yeni servis ile ilgili açıklamalarda bulundu: “KLM’nin dünyanın, onaylanmış bir WhatsApp hesabına sahip ilk havayolu şirketi olmasından dolayı oldukça gururluyum. WhatsApp ile kurulan bu özel ortaklık, havacılıktaki öncü konumumuzun altını çiziyor.”

“Müşterilerimiz her neredeler ise orada olmak istiyoruz ve 1 milyar kullanıcısı göz önüne alındığında, WhatsApp’te de yer almanız gerekiyor. WhatsApp tarafından onaylanmış bir hesap ile, dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimize, uçuşlarına dair bilgileri almaları ve sorularını 7/24 sorabilmeleri için güvenilir bir yöntem sunuyoruz. Bu adım, sosyal medya stratejimizdeki önemli bir gelecek adım olma özelliğini taşıyor.”

KLM, geçtiğimiz birkaç yıllık süreçte, istikrarlı bir biçimde yeni platformlar eklemeyi ve müşterilerle bağlantı kurmak ve iş yapabilmek için yeni dijital platformları keşfetmeyi sürdürdü.

Şirket Twitter, Facebook ve LinkedIn’de müşteri hizmetleri sunmanın ötesinde, Facebook Messenger servisini, WeChat servislerini kullanıma sundu. Bunun yanı sıra yakın zamanda WeChat Pay özelliğini de hizmetlerine dahil eden şirket, Kore’de faaliyet gösteren KakaoTalk platformunda da aktif olarak yer alıyor.

KLM, bünyesinde, firmanın isminin geçtiği, yaklaşık 15,000’i sorular veya yorumlar olan haftalık 100,000 içeriği işleyen sosyal medya ekibinde 250 kişilik bir personel kadrosu bulunduruyor.

KLM, yine de hizmet personellerinin performansını arttırmak adına yapay zeka sistemleriyle denemeler gerçekleştirdi. Bu amaçla, personelin, müşterilerin ihtiyaç duydukları bilgileri bulmalarını kolaylaştırmak için CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi) araçlarının yanıt verebilirliğini hızlandırmak amacıyla, San Francisco merkezli DigitalGenius ile birlikte çalışmalar yürüttü.

KLM’nin sosyal medya direktörü Karlijn Vogel-Meijer, WhatsApp platformunun servis ağına eklenmesinin, şirketin müşterileri tek bir spesifik platforma zorlamak yerine, müşterilerin olduğu her yerde bulunma stratejisiyle paralel olarak, müşterilerin şirkete ulaşmasının bir diğer yolu olduğunu belirtti: “KLM gibi bir şirket için, müşteriler her neredeyse orada olmak büyük önem taşıyor.”

WhatsApp hamlesiyle KLM, çok önemli verilere ulaşabilecek. Şirket, bu platformu kullanıcılara sunarak, uluslararası çaptaki kullanım verilerine erişebiliyor. Örneğin Brezilya’da, vatandaşların %85’i WhatsApp’i aktif olarak kullanıyor. Ayrıca WhatsApp, Hollanda’da Facebook Messenger’a kıyasla kayda değer derecede daha popüler bir mesajlaşma platformu olarak göze çarpıyor. ABD pazarında ise Messenger daha çok kullanılıyor. KLM müşterileri Asya’da ve özellikle Çin’de, WeChat’i tercih ediyor. Vogel-Meijer, şirketin, CRM sistemini tüm bu platformlara uyarlayarak tüm müşterilere daha iyi hizmet verebileceğini belirtiyor ve Facebook sayfaları ile Twitter akışları gibi açık platformlara kıyasla, mesajlaşma servislerini hizmet ağına dahil etmenin, KLM müşterileri için daha teşvik edici olduğunu söylüyor: “Gerçekleştiğini gördüğümüz gelişme, Messenger servisini kullanıma sürer sürmez, Facebook sayfasının duvarında sorulan soruların çok kısa süre içerisinde Messenger’a kayması oldu.”

Bu kayma, ayrıca KLM sosyal medya temsilcilerinin işlemesi gereken sorguların sayısını da arttırıyor. KLM, bu sistemin sorunsuz çalışmasını sağlamak adına, WhatsApp Business API’sini, mevcut Salesforce CRM sisteminin yanı sıra; müşteri ilişkileri yönetimini, temsilcilerin daha hızlı bir biçimde sağlayabilecekleri akıllı cevaplarla geliştiren, DigitalGenius yapay zeka sistemine entegre etti. KLM platformları genişledikçe hız, tıpkı süreç basitleştirme hamleleri gibi önem kazanıyor.

Vogel-Meijer: “Messenger ve WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamalarından söz ettiğinizde, insanlar mümkün olan en kısa sürede bir cevap istiyor.”

KLM temsilcileri; WhatsApp, Salesforce ve Digital Genius’ın tam entegrasyonu ile, API tarafından kendi sorgulamalarına yanıt olarak önerilen mesajı gönderebilir veya daha uygun hale getirmek için üzerinde oynama yapabilir, ki bu ayrıca, algoritmanın daha uygun cevaplar verebilmesi için eğitilmesine yardımcı olabilir.

Akıllara gelen soru ise, KLM’nin, gelen müşteri sorgulamalarını ve bilgi akışını sürdürebilmek için otomasyona geçmek zorunda kalmadan önce kaç servisi ve kaç doğrudan yanıtı daha yönetebileceği sorusu. Vogel-Meijer, verilen tüm yanıtların insan temsilciler tarafından sağlanmasının uygulanabilirliği konusunda sınırların bulunduğunu kabul ediyor, ancak tatmin edici bir orta yol bulunabileceği kanısını taşıyor: “Bazı sorular oldukça anlaşılır ve basit, bu nedenle belkide bunlara verilen yanıtları otomatikleştirebiliriz. Ekibimize daha fazla temsilci dahil etmeye devam edemeyiz. Yapay zekanın rolünün daha büyük olacağına inanıyorum, ancak KLM gibi bir şirket, kişisel hizmetleriyle biliniyor ve [herhangi bir yapay zekanın] aynı hisse sahip olduğundan emin olmalıyız.”

“Çin’de WeChat’i kullanmakla, Çin pazarından çok şey öğrendik. Çinliler, bir yapay zeka veya bot aracılığıyla iletilen yanıtlarla etkileşim konusunda daha rahat be bizler, zaman içerisinde aynı rahatlık seviyesinin global olarak genişlemesini bekliyoruz.”

KLM, şimdilik, sunduğu kişisel hizmetleri, kendi stratejisinin ön planında tutmayı düşüncesini koruyor. Şirket, dünyanın dört bir yanındaki temsilcilere, daha çok insan için, daha çok şeyi, daha çok yerde ve aynı anda gerçekleştirmesini sağlamak için dijital teknoloji uygulamalarını hayata geçirmeyi sürdürecek gibi görünüyor.

KLM Sanal Gerçeklik ile Hastanede Yatan Çocuklara Seyahat Deneyimi Yaşatıyor

Hollanda merkezli havayolu firması KLM, kendi spor ayakkabılarını yaratmaktan yüz tanıma sistemi kullanarak yolcu check-in işlemlerini hızlandırmaya kadar innovatif ve biraz sıra dışı yöntemler kullanmakla tanınıyor.

Şirket, şimdilerde ise sağladığı Sanal Gerçeklik deneyimi ile hastanede yatan çocuklara bulundukları yeri terk etmeden dünyayı gezme şansı veriyor.

Güney Kore’de bulunan Wonju Severance Çocuk Hastanesi ile çalışan KLM, burada tedavi gören bir grup çocuk için özel bir seyahat hazırladı.

Çocuklar, 360 derecelik Sanal Gerçeklik Gözlüğü kullanarak Big Ben ve Eiffel Kulesi’nin yanı sıra şirketin merkez şehri Amsterdam da dahil dünyanın en ünlü çekim merkezlerini yakından görebiliyorlar.

AirFrance-KLM Havayolları Yeni Bir Havayolu Kurdu, Boost

Bayrak taşıyıcı havayolları Fransız Airfrance ve Hollandalı KLM firmaları, Avrupa’nın en büyük ucuz havayolu Ryanair’in Air Europa Havayolları ile uzun menzilli uçuşlar için anlaşması ve Lufthansa’nın uzun menzilli uçuşlar yapan ucuz havayolu markası Eurowings’e karşı bir atak yaparak yeni uzun menzilli uçuş yapan şirketi ucuz havayolu şirketi Boost’u kurdu.

Boost Airlines‘ın Paris Charles de Gaulle Havalimanını merkez alarak operasyonlarına kış sezonunda 6 adet A321-200 ile başlayarak, 2020 yılına kadar Air France/KLM operasyonlarının % 10’unu yapacak hale gelmesi planlanıyor.

Boost’un operasyon maliyetleri Air France’a göre % 15-18 daha düşük olacak.  Boost, orta mesafeli operasyonları için önerilen rotaları beslemek için çeşitli hub’lar kuracak. Yeni havayolu, uzun mesafeli uçuşlarda Air France’ın zarar ettiği hatlardan bazılarını devralacak, ayrıca Asya’da bazı destinasyonlara sefer yapacak.

Yeni havayolunun seferlerinin % 70’ini uzun mesafeli uçuşlar, % 30’unu ise kısa ve orta menzilli olacağı gelen duyumlar içerisinde. Bir başka duyum ise yeni markanın ilk aşamadaki muhtemel destinasyonlarının İtalya, Almanya, İspanya ve Türkiye’deki noktalar, sonraki dönemde ise New York, Mauritius, Bangkok, Kuala Lumpur gibi uzun menzilli hatlar olduğunu belirtelim.

 

KLM, Amsterdam’da Özel Giriş Kartı Olarak Kullanılabilecek Sınırlı Sayıda Ayakkabı Üretti

Şehirler genellikle, en büyük ve en harika yerleri görmeyi isteyen turistler için özel kartlar, tur paketleri ve hatta renkli bileklikler gibi çeşitli teklifler sunuyor. Hollandalı havayolu şirketi KLM, Amsterdam kentini ziyaret edenlere, şehrin en göz alıcı kimi cazibe merkezlerine giriş yapmalarını sağlayacak bir şey sunuyor: birer çift turuncu ayakkabı.

Mart 2017’de KLM, bu ayakkabılardan 150 çifti, Amsterdam’a dönüş biletlerini ve “I Amsterdam” Şehir Kartlarını açık arttırmayla satışa çıkardı. Böylece kazananların Amsterdam’ın en iyi müzelerini ve kentin dört bir yanındaki diğer kültürel noktaları ziyaret edebilmesi sağlandı. Satıştan elde edilen tüm gelirler UNICEF’e bağışlandı.

Her yere erişim sağlayan bu ayakkabıların arkasındaki yaratıcılık ajansı Pool’da metin yazarı olan Ulf Rönnbäck, ayakkabıların başlı başına, bu deneyimin bir parçası olmasının amaçlandığını belirtiyor ve sözlerini sürdürüyor: “Ayakkabıları, birkaç kritere uyacak şekilde ürettik – yürürken kullanılabilmesi için dayanıklı olması gerekiyordu; ayağı desteklemesi, Amsterdam’da hava her zaman güneşli olmadığı için dış çeperinin de dayanıklı olması gerekliydi ve üzerine bira döküldüğünde de dayanıklılığından bir şey kaybetmemesi gerektiğini düşündük. Amsterdam arnavut kaldırımlarıyla dolu olduğu için daha iyi bir tutuş sağlayan bir taban seçtik ve bu ayakkabının Hollanda’nın kültürel mirasını da göstermesini istediğimiz için turuncu rengini seçtik.”

Her yere erişim sağlayan ayakkabılar hakkında daha fazlasını, aşağıdaki videoyu izleyerek öğrenebilirsiniz:

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe