Moda İskelesi’ne Gittiniz mi?

Kadıköy” denilince akla ilk önce o eşsiz güzelliğiyle sizi çeken Moda Sahili gelir. Geçmişte birçok köşklere ve yalılara ev sahipliği yapmış olan Moda Sahili şimdilerde kıyısını, çay bahçeleri ve apartmanlara bırakmış olsa da çekiciliğinden hiçbir şey eksiltmemiştir.

Moda iskelesi Haydarpaşa iskelesi gibi dönemin ünlü mimarlarından Vedat Bey’in eseridir. 1916-1917 yıllarında inşası sona eren iskeleye orta yerinde sağa doğru bir dirsek yapan taş bir yoldan geçerek varılır. Zarif Kütahya çinileriyle süslü olan iskele 1937 yılındaki çok şiddetli bir lodos fırtınasında ciddi hasar görünce, üst katı yıktırılarak ortadan kaldırıldı. 2000 yılında TDİ ile Türkiye Deniz Ticaret Odası Başkanlığı’nın ortaklaşa çalışarak restore ettirdiği Tarihi Moda İskelesi, 1 Temmuz 2001 yılında Kabotaj Bayramı günü yeniden hizmete açıldı.

Bu özel mekân bugün Beltur tarafından restoran ve kafeterya olarak İstanbullulara hizmet vermektedir.

Hakkı Usta’nın hazırladığı menüde meze çeşitleri, salatalar, börekler, balık çeşitleri, ızgaralar, Cafe de Paris soslu antrikot, deniz mahsülleri tagliatelli, ahtapot ve levrek sarma gibi özel lezzetler ve tiramisu, brownie, cheesecake gibi tatlılar yer alıyor.

Bırakın kendinizi Marmara’nın sularına ve damağınızdaki tadın keyfini çıkarın diyoruz ve bu eşsiz mekana mutlaka gitmenizi istiyoruz.

Elvis Müzesine Gittiniz mi?

Imperial Palace Oteli’nin gazinosunun 3. katında bulunan Kraliyet Holü içerisinde yer alan Elvis Müzesi; ünlü müzisyenin geçmiş zamanlarda en yakın arkadaşlarından biri olan Jimmy Velvet tarafından kurulmuştur.

JP-GRACELAND-articleLarge

Müze; Elvis Presley’in öldüğü gece yanında bulunan incili, sahne kostümleri, mücevherleri, kızı Lisa Marie Presley’in bebeklik kıyafetleri ve oyuncakları, 1977 model Lincoln Continental marka arabası, ölümünden sonra evinde bulunan kişisel kozmetik eşyaları, Promised Lands isimli şarkısını bestelediği defter, güneş gözlükleri, kütüphane kartı ve karate kostümleri gibi kişisel eşyaları içermektedir.

Her gün 11.00 – 19.00 saatleri arası ziyarete açık bulunan müze, Elvis Presley hakkında açılmış olan çoğu müzede bulunmayan, etkileyici ve oldukça ayrıntılı koleksiyonlara ev sahipliği yapmaktadır.

Almanya Masal Yolu’nu Mutlaka Görün

Grimm Kardeslerin yöreden toplayip derledikleri masallarin anlatildigi yöreleri gösteren bir harita. Kim tanimaz ki bu güzel masallari: Pamukprenses, Kül kedisi Sindirella, Yüz yil uyuyan pranses, ve daha bir cogu. Ama Göttingen de Profosör olarak calisan Grimm Kardesler olmasaydi, kimse duymayip unutulacakdi bu güzel efsaneler.

bencetatil.com'dan alınmıştır.
bencetatil.com’dan alınmıştır.

Herkez bilir : Her efsanenin ufacik da olsa biraz gercek payi vardir. Bu gezimizin ortaya cikaracagi enteresan bilgilerden birisi de masallar daki gercek paylari olacaktir. Hazirmisiniz “imkansiz”, “olmaz öyle sey onlar masal” dediginiz hikayelere degisik bir acidan bakmaya?

Semtleriyle İstanbul

İstanbul coğrafi konumu, ekonomik önemi ve taşıdığı tarihi miras nedeniyle daima büyük önem taşımış, bir yerleşim birimi. Tarihi boyunca çeşitli milletlerin hakimiyetine giren kente, bu milletler tarafından farklı isimler verilmiş.

Latinler Makedonya, Süryaniler Aleksandra, Yahudiler Vizendovina, Ruslar Tekfuriye, Araplar Kostanti-niye-i Kübra, iranlılar Kayser Zemin, Hintliler Taht-ı Rum demişler. Türkler de fetihten sonra İslambol, Dersaadet, Darü’s-Saade, Daru’l-Hilafe, Devlet-i Aliyye-i Osmaniye, Asitane-i Saadet şeklinde isimlendirmişler bu medeniyetler köprüsünü. Kendi isimlerinin her birinin nasıl birer anlamı varsa semtlerinin isimleri de binbir öyküyle, binbir tanıklıkla dolu istanbul’un.

Bazı semtlerin isimleri antik dönemden, bazılarının ki Bizans, Roma, Osmanlı dönemlerinden geliyor. Bazıları oralarda yaşayan kişilerden, bazıları da dikilen bir sütun ya da taştan, yapılan işlerden, o dönemde yaygın mesleklerden, tarihi olaylardan alıyor adını. Cumhuriyetle birlikte ismi değişenler, ya da yeni oluşanlar da var aralarında. İstanbul’un her bir semtinin tarihsel gerçekliklerin yanı sıra bir çok rivayet sonucu oluşmuş isimlerine baktığımızda keşfedilmesi gereken keyifli öyküleri sakladığı çıkıyor ortaya.. Örneğin Ümraniye’nin adının ‘Yalnız Selvi’, Bayrampaşa’nın eskiden sağmal ineklerinden dolayı ‘Sağmalcılar’ olduğunu, kolera salgını yüzünden adının değiştiğini duymuş muydunuz? Sarıyer’in adının sarı uçurumlardan dolayı Sarıyar olduğunu ya da Şişli’nin şiş yapımıyla ünlü bir ailenin yaşadığı konaktan ismini aldığını biliyor muydunuz? işte İstanbul ilçelerinin adlarının ilginç tarihi:

AHIRKAPI: Topkapı Sarayının “Has ahırlarının” burada bulunmasından dolayı semt bu adla anılır.

ALİBEYKÖYÜ: İstanbul’un fethinde büyük yararlılıklar gösteren Uç Beyi akıncı Ali Bey ‘in burada kurduğu çiftlikten adını almıştır.

AKSARAY: İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed’in Aksaray’dan zorunlu olarak İstanbul’ a getirttiği Aksaraylılar’dan adını almış.

ANADOLU HiSARI: Sultan Yıldırım Bayazıt zamanında Anadolu yakasında yaptırılan hisardan dolayı bu ismi taşıyor.

AVCILAR: Cumhuriyet sonrası devirde, 1924 yılında Ambarlı köyünün Rum nüfusu 40-50 hane olarak Türkler ile değiştirildi. Rumlardan boşalan yerlere askeri ambarların yerleştirilmesi nedeniyle bu yere Ambarlı denildi. Buraya Türkler’in yerleşmesiyle tarımcılık daha önem kazandı. Avcılar’ın merkezine Bulgaristan’dan getirilen Türkler yerleştirildi. Daha sonra burada bulunan küçük çiftliklerin köy halini alıp yerleşim alanların çoğalmasıyla buraya Avcılar dendi.

BAHÇEKAPI: Eminönü ile Sirkeci arasında, Yeni Cami’nin hemen arkasında bulunan Bahçekapı Semti, adını İstanbul’un deniz surlarının Haliç ağzına açılan kapılarından biri olan “Bahçe Kapısı’ndan almaktadır.

BAHÇELİEVLER: 1930′larda, Fikret Yüzatlı, yüzölçümü 500 dönüm olan incirli Çiftliği’nin sahibiydi. 0 dönemde Fikret Yüzatlı’nın bir arkadaşı olan Ali Galip Ersel ismindeki emlakçının bu çiftliği satılığa çıkarmasıyla birlikte Bahçelievler’in kuruluş hikayesi başladı.

BAĞCILAR: ilçe, Osmanlı döneminde Rum ahalinin yaşadığı Mahmutbey Nahiyesi’nin köylerinden biridir. Zamanla bu köylerden biri olan Çıfıtburgaz’ın adı Bağcılar olarak değiştirilir.

BAKIRKÖY: Bizans imparatorluğu sırasında Hepdoman olarak anılan bölge İstanbul’un kaderini paylaştı. Hepdoman adı haricinde Jeptimum adıyla da anılan Bakırköy, Bizans’ın son dönemlerinde Makrohori (Uzunköy) olarak adlandırıldı. Osmanlılar’ın eline geçmesiyle de adı Makriköy’e dönüştü. 1925′te ulusal sınırlar içindeki yabancı kaynaklı adların değiştirilmesi sırasında adı Bakırköy oldu.

BALAT: Rumcada “Palation” Saray anlamına gelir, Osmanlı Devrinde de bu bölgeye Saray Kapısı manasında “Palat kapısı”, daha sonra da kısaca Balat denilmiştir.

BAYRAMPAŞA: ilçeye 1927′de Bulgaristan’dan gelen göçmenler sağmal inekler yetiştirmek için çiftlikler kurduğundan dolayı bölge Sağmalcılar olarak anıldı. Osmanlı döneminde semtte çıkan kolera salgınından çok kişi ölünce, IV. Murad’ın sadrazamlarından Bayram Paşa’nın burada bir çiftlik sahibi olmasından esinlenilerek Sağmalcılar adı Bayrampaşa olarak değiştirildi.

BEYKOZ: Tarihi gelişimi M.Ö. 7OO’lü yıllara dayanıyor. Bu tarihte bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar, Bebrik adıyla bir devlet kurmuşlar. Köy kısa zamanda gelişmiş ve Kral Amikos bu köye kendi adını vermiş. 1402 yıllarında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı imparatorluğu topraklarına katılınca adı Amikos’tan Beykoz’a dönüşmüş.

BEYOĞLU: Bizans döneminde yerleşim alanı olmayan bu kesime; karşı yaka öte anlamına gelen Pera’dan kaynaklanan Peran Bağları deniliyordu. Beyoğlu adının ortaya çıkışına ilişkin çeşitli rivayetlerden biri Fatih Sultan Mehmed zamanında Pontus prenslerinden Aleksios Komnenos’un islamiyeti kabul ederek burada oturmasına dayanır. ikinci rivayet ise burada oturan kişinin Pontus prensi değil, Kanuni zamanındaki Venedik elçisi Andre Giritti’nin oğlu Luigi Giritti olduğudur. Üçüncü rivayet ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde burada oturan Venedik elçisine yazışmalarda Beyoğlu dendiği için semtin Beyoğlu adını aldığı yönündedir.

EMİNÖNÜ: Galata Köprüsünün Eminönü tarafında Fatih Sultan Mehmed döneminden beri gümrük eminliği binası bulunmakta idi. Halk arasında “Eminlik önü” denilen semt günümüzde Eminönü olarak adlandırılmaktadır.

EYÜP: İstanbul’ un fethinden sonra ilk yapılan camilerden birisi olan ve Banisi Fatih Sultan Mehmed olan cami ve külliyenin adını taşıyor.

FATİH: Bu semt adını İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmed’in kendi adına yaptırmış olduğu cami ve külliyesinden alıyor.

FENER: Bizans Devrinde Fener iskelesi civarında bir fener olduğu, semtin adını bu fenerden aldığı rivayet edilir.

GALATA: Bizans Devrinde burada bulunan süthaneden almıştır. Eski Yunanca’da süt Gala-Galaktos kelimesiyle ifade edilir. Semtin adının süt üretilen yer manasında Galata kelimesinden türetildiği düşünülmektedir.

İSTİNYE: Yunanca Stanos, yani “yakında bulunan köy” kelimesinden türediği sanılıyor.

KADIKÖY: Sur şehrinden gelen Fenikeliler (Tyrienler) bir şehir kurmuş, buraya ‘Yenişehir’ anlamına gelen Chalkedon demişlerdir. Daha sonraki yıllarda İstanbul Türkler tarafından zaptedilmiş ve Kadıköy, Fatih’in ilk kadısı olan Hıdır Bey’e makam ödeneği karşılığı verilmiştir. Eski adı Kadıköy olarak söylenip, günümüze kadar gelmiştir.

KARAKÖY: Bizans Devrinde Hasköy ve Karaköy arasındaki bölgede Karai Museviler oturmaktaydılar. Semt Osmanlı Döneminde de Karailerin oturduğu semt manasında Karaköy olarak bilinmektedir.

KAĞITHANE: Fatih Sultan Mehmed devrinde kağıt imal edilen imalathanelerden dolayı semt adını almıştır.

KALAMIŞ: Eski yunanca “sazlık ve kamışlık” yer manasında “Kalamış” kelimesinden türetilmiş.

KARACAAHMET: Bizans devrinde Anadolu’ya Hacı Bektaşi Veli tarafından islam dinini yaymak için gönderilen Anadolu erlerinden Karaca Ahmet Sultanın dergahının burada olmasından dolayı bu ismi almış.

KARTAL: Tarihin eski dönemlerinde küçük bir balıkçı köyüydü. ilk defa sahilde balık avlamak için gelip buraya yerleşen Kartelli isminde bir balıkçıdan dolayı buraya Kartal denildiği kabul edilmektedir. öte yandan, Bizans zamanında, liman önemi taşıyan bu beldeye Kartalımın denildiği de bilinmektedir.

KÜÇÜKÇEKMECE: Osmanlı dönemine kadar “Rhagion” olarak geçen Küçükçekmece adı , bölgenin Osmanlı imparatorluğu’na geçmesiyle değişerek “Çekme-i Sagir” daha sonra da “Çekme-i Küçük” olarak değişmiş.

MALTEPE: Bizans döneminde “Bryas” veya Latince “Uri- as” olan semtin bir diğer adı da “Pelekanon” du. Maltepeye nasıl dönüştüğü hakkında kesin bir bilgi bulunmuyor.

RUMELİ HİSARI: Yapımın bizzat Fatih Sultan Mehmed Han’ın nezaret ettiği, planı da Muhammed-Mehmed kelimelerinin küfü yazıyla yazılışı şeklinde oluşmuş olan Rumeli Hisarından semt adını almıştır.

SAMATYA: Bizans Devrinde bu bölge kumluk arazi ve yer manasında “Pshamatos-Psmathia” olarak biliniyordu. Söylene söylene Samatya oldu.

SARIYER: ilçenin ismi sırasıyla Simas’tan Skletrinas’a, daha sonra Mezarburnu, Altın Yar, Sarı Lira Yer ve Sarıyar’a, son olarak da Sarıyer’e dönüştü. Sarıyar isminin altın ve bakır çıkarılan maden mahallesi ile şifa suyu arasındaki yarlardan geldiği biliniyor.

SİLİVRİ: Yoğurdu bile neredeyse tarihe karışacak semtin filmlere konu olacak köklü bir geçmişi var. Antik çağdaki ismi Selymbria veya Selybria.

ŞiLE: Yunanca bir kelime olan “Şile” nin anlamı yaban çiçeği. Şile adını bir bitki türü olan “mercanköşk” ten alır.

ŞİŞLİ: Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada konağı olduğu ve ‘Şişçiler Konağı’nın zamanla ‘Şişliler Konağı’ haline gelmesiyle semtin adının Şişli kaldığı rivayet edilmektedir.

PENDiK: Semtin Bizans dönemindeki ismi “her tarafı surlarla çevrili” anlamına gelen Pantikion ya da Pentikion’du. Bilinen en eski adı Pantikapion ve Pantikapeum, Roma dönemindeki ismi ise Panticio, Pantecio, Panticia.. Duvar anlamına gelen Pendik kelimesinin de bu eski isimlerden doğduğu sanılıyor. Bazı kaynaklara göre de Pendik “beş burun” anlamını taşıyor. Ural dağlarından gelip bu bölgeye yerleşenlerin Farsça beş. köy anlamında “Penchdeh” ismini kullandığı söyleniyor.

TOPHANE: İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed bu bölgeye büyük bir tophane inşa ettirmişti. Osmanlı döneminde topların döküldüğü bu bina halen mevcuttur.

ÜMRANİYE: Semtin ilk adı “Yalnız Selvi”. Tarihi kaynaklara göre Ümraniye’ye ilk yerleşenler Frigya’lılar. Çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar küçük ve Büyük Çamlıca’ dan başlayarak Alemdağ ve Kayış Dağı’na kadar bütün araziyi çam ormanlarıyla donatmışlar. Arapça kökenli Ümran sözcüğünden gelen Ümraniye’nin anlamı kalkınmış, gelişmiş, bayındır yer demek.

ÜSKÜDAR: M.Ö. 7 .yy ‘da bir Grek kolonisi olarak kurulan Halkedon’un (Kadıköy) iskelesi ve tersaneleri, bugünkü Üsküdar’ın yerleştiği alanda bulunur ve buraya Hrisopolis (Altın Şehir) denirdi. Yörenin bu adla anılması çeşitli biçimlerde yorumlanıyor. Pers işgali sırasında Anadolu Yarımadası’ndaki kavimlerden ve halktan vergi olarak toplanan altınlar buradaki hazinelerde saklandığı için yöreye bu adın yakıştırıldığı söyleniyor. Bir başka yoruma göre de Agamemnon’un oğlu Krizes kaçarak Anadolu’ya gelmiş ve Üsküdar’da öldüğü için şehir onun adıyla anılmış. Kimileri de, günbatımında evleri karşı yakadan yaldızlı gibi göründüğü için Üsküdar’a Altın Şehir adının verildiğini söylemektedir. Üsküdar adıysa, kimi kaynaklara göre Farsça “ulak” anlamına gelen “Eskudari” den türemiştir.

ZEYTİNBURNU: İstanbul’un fethinden sonra buraya Kudüsten getirtilen papazların zeytin ağaçları dikmelerinden ve bu bölgenin kıyısının denize çıkıntılı bir coğrafi konuma sahip olmasından dolayı semte Zeytinburnu adı verilmiştir.

ZEYREK: Fatih Sultan Mehmed, fetihten sonra buradaki “Pankrator Kilisesini” medreseye dönüştürmüş. Başına da Hacı Bayram Velinin müritlerinden Molla Mehmet Zeyrek Efendiyi tayin etmiş. Semt de onun adıyla anılmaya başlanmış.

Yok Olmadan Önce Görmeniz Gereken 100 Yer

Newsweek dergisi ‘Küresel Isınma’ ve ‘İklim değişikliği’ nedeniyle zamanla yok olma tehdidiyle karşı karşıya olan birbirinden güzel yerleri listeledi. İşte Newsweek’in listesine göre yok olmadan önce mutlaka görmeniz gereken 100 yer;

Kauai Adası, Hawai – ABD

Karayip Denizi

Recife – Brezilya

Şikago, Illinois – ABD

Quelccaya Buzulu – Peru

Rio de la Plata – Uruguay

Charlevoix, Quebec – Kanada

Hudson Koyu – Kanada

Mississippi Nehri Deltası – ABD

Trinidad, Küba

Kolombiya Nehri – ABD

Veracruz – Meksika

Honduras

Monteverde Bulut Ormanı, Kosta Rika

Karakas – Venezuela

Valdes Yarımadası – Arjantin

Big Sur, Kaliforniya – ABD

Panama Kanalı, Panama

New York – ABD

Bering Denizi – Rusya – ABD

Amazon yağmur ormanları – Brezilya

Chacaltaya – Bolivya

Kordofan Bölgesi – Sudan

Gondar – Etiyopya

Lilongwe – Malawi

Cape Floral Bölgesi – Afrika

Kongo Havzası

Timbuktu, Mali

Niger Deltası, Nijerya

Naukluft Parkı – Namibya

Kalahari Çölü – Namibya

Masai Mara – Kenya

Mahajamba Koyu – Madagascar

Klimanjaro Dağı – Tanzanya

Nil Nehri Deltası – Mısır

St-Louis – Senegal

Okavango Deltası – Botswana

Çad Gölü – Çad Cumhuriyeti

Principato di Lucedio – İtalya

Dalarna – İsveç

Meath Kasabası – İrlanda

Lot Vadisi, Cahors – Fransa

Kitzbühel, Alpler – Avusturya

Paris – Fransa

Adalar Denizi – Finlandiya

Halligen Adaları – Almanya

Batalon Gölü – Macaristan

Venedik – İtalya

Olimpiya – Yunanistan

Kopenhag – Danimarka

Rotterdam – Hollanda

Ege Denizi

Wadden Denizi – Danimarka

Zahara De La Sierra – İspanya

Thames Nehri – İngiltere

Gujarat – Hindistan

Maldivler – Hint Okyanusu

Bangkok – Tayland

Cherrapunji – Hindistan

Komodo Adası – Endonezya

Al Makhmal Dağı – Lübnan

Ganj Nehri Deltası – Bangladeş

Tokyo – Japonya

Tian Shan Dağı – Kazakistan

Kushiro Marsh – Japonya

Mergui Takımadaları – Burma

Indus Nehri – Pakistan

Borneo Adası – Endonezya

Pekin – Çin

Nuwara Eliya – Sri Lanka

Baykal Gölü – Rusya

Sulu Sulawesi Denizi – Malezya

Me Kong Deltası – Vietnam

Rub’ al Khali Çölü – Suudi Arabistan

Bayan Olgii – Moğolistan

Amman – Ürdün

Altay Dağları – Rusya

Sagarmatha, Himalayalar – Nepal

Yangtze Nehri – Çin

Chomo Dağı – Butan

Antarktika Yarımadası

Ontong Mercan Adası – Solomon Adaları

Plenty Koyu – Yeni Zelanda

Franz Josef Buzulu – Yeni Zelanda

Tuvalu Adası – Pasifik Okyanusu

Büyük Mercan Resifi – Avustralya

Ross Buzulu – Antarktika

Kakadu Ulusal Parkı – Avustralya

Mavi Dağlar – Avustralya

Perth – Avustralya

Vava’u – Tonga

Tundra – Norveç

Buzul fiyort Ilulissat – Grönland

Nunavut – Kanada

Yamal Yarımadası – Rusya

Kuzey Kutbu

Kuzey Yamaçları – Alaska

Sibirya

Zackenberg – Grönland

Pauline Körfezi – Kanada

Seyahate çıkmadan indirebileceğiniz iPhone uygulamaları!

The Weather Channel

Ücretsiz bir uygulama olan The Weather Channel, iPhone ekranınıza bulunduğunuz yerin tahmini hava durumunu, tam ekran harita ile şiddetli hava uyarılarını gösteriyor. Takip eden 10 gün içinde hava durumunun ister bulunduğunuz ister gideceğiniz lokasyonda nasıl olabileceğini gösteriyor, Facebook duvarınızda hava durum mesajı da yayınlıyor.

GasBuddy

Özellikle hiç bilmediğiniz yabancı bir ülkede kiralık ya da kendi aracınızla uzun bir karayolu seyahati yapmak zorunda kaldıysanız iPhone için indireceğiniz bu uygulama ile en yakın benzin istasyonunu bir tık ile bulabilir, hatta birkaç istasyon arasında en düşük benzin fiyatına sahip olanı da görebilirsiniz.

Find My iPhone

Seyahatlerde cep telefonunuzu kaybetmeniz cüzdanınızı kaybetmenizden daha bile üzücü olabiliyor. Cüzdanınızı eğer bir polis merkezinde  değilse bir daha bulmanız çok düşük bir ihtimal fakat bu uygulama ile kaybolan iPhone’unuzu elinizle koymuş gibi bulabilirsiniz. Diğer bir iPhone vasıtasıyla kaybolan iPhone harita üzerinde bulunuyor ve bir başkasının içindeki özel bilgilere erişmesi uzaktan engelleniyor. Oldukça etkileyici, öyle değil mi?

Fandango

Hiç bilmediğiniz bir yere yaptığınız seyahat sırasında vakit geçirmek için şehirde bir tur atarken canınız bir filme gitmek isterse hemen iPhone’unuzdaki bu uygulamayı çalıştırın. En yakındaki sinema salonunu ve hangi filmlerin vizyonda olduğunu detaylı bilgilerle öğrenebilir, dilerseniz fragmanlarını izleyebilirsiniz.

DropBox

Seyahat esnasında evinizdeki kişisel bilgisayarınıza erişmek isterseniz DropBox iPhone uygulaması son derece faydalı. Evinizdeki bilgisayar ile bağlantı kurarak acil ihtiyacınız olan dosyaları almanızı sağlayan uygulama dosyalar üzerinde değişiklik yapınca üzerine kaydediyor ve seyahatiniz esnasında elde ettiğiniz yeni dosyaları da bu klasöre taşıyabiliyor. Seyahate çıkmadan önce ev bilgisayarınızın DropBox klasörünü önemli belgelerle doldurmayı ve paylaşıma açmış olmayı unutmayın.

Google Translate

Yabancı ülkelere yaptığınız seyahatte her ne kadar bir ya da birden fazla yabancı dil bilseniz de iletişim kurmak zorunda kalacağınız ama birbirinizi anlayamayacağınız biriyle karşılaşma olasılığınız var. Bu durumda devreye Google Translate giriyor. Telefonun ahizesine konuşuyorsunuz ve uygulama istediğiniz dile çevirip karşı tarafa söylüyor. Ne kadar başarılı çevirebildiğini söyleyemeyiz tabii ama en azından birçok zor durumdan sizi kurtaracaktır

Packing Pro

Çanta kontrol listesi sayesinde son dakika pişmanlıklarınıza bir son verebilirsiniz. Çantanıza ne alacağınıza emin değilseniz, tatilinizin türünü belirtin ve uygulama size birkaç öneri sunsun.

TripAdvisor

Gerçek tatilciler, oda veya bir masa bile rezerve etmeden, TripAdvisor’a bakılması gerektiğini bilir. iPad’inizle bu uygulama sayesinde hem gideceğiniz yer ile ilgili hem de uygulamanın kendi belirlediği top listelere ulaşabilirsiniz.

HG2

Şehirde bir kaçamak yapmak isteyenlerin Hedonist’s Guide’dan başka bir yere bakmalarına gerek yok. Gideceğiniz yerin en iyi barları, otelleri ve hareketli noktaları hakkında ayrıntılı bilgilerle dolu uygulama işinize yarayabilir. Şu an 41 şehir var ama her geçen gün şehir sayısı artmaktadır.

TourWrist

Sosyal medyada paylaşmayı sevenler için, TourWrist 360 derecelik panaromik tatil fotoğrafları oluşturmanızı sağlar. İstediğiniz resmi ayarlayabilir başkalarının yüklediği resimleri de görebilirsiniz.

Skyscanner

Son olarak, dünyanın en güçlü ve esnek uçak araştırma uygulaması Skyscanner’ı öneriyoruz. Uygulamanın özellikleri neden ücretsiz sorusunu sordulabilir. En ucuz uçuşları arayıp satın alabileceğiniz uygulamada yapacağınız şey yer küreyi çevirip hangi ülkelerin ucuz olduğunu görmek.

 

Seyahat Etmenin En Güzel Yolu, Couchsurfing

İnternet üzerinde faaliyet gösteren 3,000,000’den fazla üyesi olan uluslararası bir misafirperverlik servisidir. Üyeler couchsurfing.org web adresini kullanarak seyahatleri sırasında birbirlerine konaklama ya da rehberlik konularında destek olmaktadırlar. CouchSurfing, kendisinden daha önce kurulmuş olan Hospitality Club sitesini geçerek dünyanın en çok üyeli misafirperverlik ağı olmuştur.

Couchsurfing, kısa adıyla CS, dünya çapında seyahat eden tatilcilerin, gittikleri ülkelerdeki yerel insanlarla tanışabildiği, yerel kişilerin onları gezdirdiği ve hatta ücretsiz olarak kendi evlerinde ağırladığı bir site.

Yurtdışı ve hatta Türkiye içerisinde başka bir şehre seyahat ederken kullanılabilecek bir servis.  Yapmanız gereken önce CS’e üye olmak, daha sonra profilinizi resim de ekleyerek eksiksiz olarak doldurmak. Bulunduğunuz şehrin ve ilerde ziyaret etmeyi planladığınız şehirlerin gruplarına üye olabilirsiniz. Daha sonra sizi tanıyan kişilerin eğer sitede var size sizin hakkınızda iyi referanslar yazmalarını isteyin ingilizce olarak. Referans çok önemli, çünkü başka bir ülkeye gideceğiniz zaman oradaki herhangi birisine evinde kalmak ya da sizi gezdirmesi için mesaj attığınızda, size güvenebilmesi açısından öncelikle sizin duvarınıza yazılan referanslara bakıyorlar. Daha sonra site aracılığıyla tanıştığınız kişilere siz de iyi referanslar yazın, onlar da size yazacaktır mutlaka.

CS’de ayrıca Ankara, İstanbul gibi şehirlerde haftalık olarak düzenli buluşmalar yapılıyor, oralarda yeni arkadaşlar edinmek mümkün. Oradan tanıştığınız kişilerin de size referans yazmalarını isteyebilirsiniz.

Couchsurfing’in toplam üye sayısı dünya genelinde 3 milyon civarında. En fazla üye 600 bin kişiyle Amerika‘dan. Türkiye’den ise 50 binden biraz fazla üye mevcut sitede ve dünya genelinde en çok üyeye sahip 12. ülke konumunda. En çok üye 25 bin kişiyle İstanbul‘dan. Sonra 5 binden biraz fazla kişiyle Ankara ve 3300 civarında kişiyle İzmir geliyor.

Bedava! Bu etkileyici kültürel değişim platformu tamamen ücretsiz. Evinde kaldığınız kişilere bir ödeme yapmanız gerekmiyor. Couchsurfing’i bir yerde bedava kalmak olarak düşünmemeli.  Bu mantıkla Couchsurfing’e yaklaşmak oldukça hatalı olur. Belki bedava konaklamayı bir bonus olarak düşünebilirsiniz ama Couchsurfing demek bedava konaklamak demek değildir.

Seyahatlerinizi ucuza getirmek için ayrıca mutlaka 2-3 ay öncesinden ucuz uçak bileti araştırması yaparak seyahate çıkın.

  • Kimseye yalan söylemeyin, sonunda siz zararlı çıkarsınız.
  • Eğer tek başınıza seyahat eden bir kadınsanız, ev sahibi ararken ilk etapta kadınlara başvurmanız daha güvenli bir yol olacaktır. Erkekler öcüdür demiyorum, ama kadınların evinde kendimi daha rahat hissediyorum.
  • Sizinle aynı şeylerden hoşlanan kişileri tercih etmeniz daha eğlenceli vakit geçirmenizi sağlayacaktır.
  • Fotoğrafı olmayan, ya da fotoğraflarda yüzü net şekilde gözükmeyen kişilerden uzak durun.
  • Profili boş kişilerden uzak durun.
  • Size ev adresini vermek istemeyen, sizi kendisinin eve götürmesini teklif eden kişilerden uzak durun.
  • Profilleri mutlaka baştan sona kadar okuyun.
  • Ev sahibi ararken, oda paylaşımı ve yatak paylaşımı durumlarını göz ardı etmeyin. Profilini okumadığınız birinin evine gittiğinizde, aynı yatağı paylaşmak durumunda kalabilirsiniz.
  • Yanınızda her zaman konsolosluğun, ve acil durum telefon numaralarını bulundurun. (ambulans, polis, itfaiye gibi)
  • Eğer ev sahibinizde herhangi bir şeyden hoşlanmazsanız, ne olduğunu bilmeseniz bile birşey size rahatsızlık veriyorsa evi terkedin.
  • Her zaman bir B planınız olsun. Genelde 2 tane ev sahibi ile anlaşılıp, en çok anlaşabileceğinizi düşündüğünüz kişinin evine gitmeyi tercih ediniz. Ev sahibinizle tanışıp, kalacağınız yeri gördükten sonra herhangi bir sorun yoksa aynı gün içerisinde de diğer kişiye gelemeyeceğinizi mutlaka haber verin. Ya da gitmeden önce otelleri araştırıp herhangi bir sıkıntı olması durumunda kısa sürede ulaşım sağlayabilirsiniz.
  • Karşı tarafın profilindeki referansları mutlaka tek tek okuyun. Size onun hakkında önemli ipuçları verecektir. Negatifleri özellikle okuyun. Eğer referanslarda, içti içti sarhoş oldu ondan sonra benimle beraber uyumaya kalktı yazan birisinin evinde kalmayı yine de kabul ediyorsanız sonra başınıza gelenlerden ötürü dert yanmayın.
  • Ev sahibiniz ya da misafirinizle fiziksel birleşme yaşamayın. Profilinizde “Mükemmel bir akşam geçirmek için mutlaka ( )’nin evine gidin anlarsınız ya” tarzı yazılarla karşılaşmak istemezsiniz.
  • Adresi onaylanmış, pozitif referansı çok, ve kefili olan kişilere öncelik verin.
  • Arkadaşınıza, ya da ailenize gittiğiniz yerin adresini, kalacağınız kişinin ismini ve birde fotosunu bırakmayı ihmal etmeyin.
  • Tüm bunları okuduktan sonra CS çok korkunç birşeymiş gibi gelebilir. Ama bunlar başınıza her zaman gelecek şeyler değil. Bunlar zaten her seyahatinizde dikkat etmeniz gereken noktalar.

 

Balat’ta bir lezzet durağı: Vodina Kafe

Ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlara meslek kazandırmak amacıyla kurulan Balat Kültür Evi bünyesindeki Vodina Kafe, 18 çeşit yiyeceğin sunulduğu kahvaltıları, ev yapımı nefis börekleri, mantıları ve yaprak sarmalarıyla damaklarda unutulmaz izler bırakıyor.

cafe-vodina-balat

Balat’taki Vodina Kafe, Türkiye Soroptomistler Kulüpleri Federasyonu’na ait Balat Kültür Evi bünyesinde hizmet veriyor. Ev yapımı reçelleri, börekleri,mantıları, turşuları yaprak sarmalarıyla pek çok müdavim edinen Vodina Kafe, özellikle kahvaltılarıyla meşhur.

Balat ve çevresinde yaşayan ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlara meslek kazandırmak, kadına yönelik şiddete karşı mahalle kadınlarının bilinçlenmesini sağlamak, onları sosyal hayata katılan, kendi parasını kendisi kazanan, üreten, en önemlisi eşit, özgür birer yurttaş, oldukları bilincini kazandıran bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında oluşan Vodina Kafe, bir gastronomi atölyesi gibi çalışıyor. 18 çeşit yiyeceğin, sınırsız çay ve kahve eşliğinde sunulduğu kahvaltılardaki börekler, reçeller, kekler ve kurabiyeler bu gastronomi atölyesinde meslek öğrenen kadınların emekleriyle sofraya geliyor. İster kahvaltınızı ediyor, ister davetleriniz için sipariş veriyor, ya da günün herhangi bir saatinde nefis mantılarının, yaprak sarmalarının tadına bakıyorsunuz.
Balat Kültür Evi, Haliç’e paralel uzanan Vodina caddesi üzerinde, Eflak-Boğdan Prensi Dimitri Kantemir’in evine ve kadın Eserleri kütüphanesine komşu, ikinci dereceden tarihi eser olan üç katlı, cumbalı, klasik Balat mimarisinin örneklerinden bir ev. Soroptomistler, kadınlara meslek kazandırmak için semtte bir bina ararlarken, ikiz, yıkık ve harap durumdaki bu Balat Evi’nde karar kılmışlar. İstanbul Valiliği İl Özel İdaresi ve Fatih Belediyesi ile yapılan bir protokolle bina restore edilerek 2010 yılı şubat ayında Türkiye Soroptimist Kulüpleri Federasyonu’na teslim edilmiş. Soroptomistler evin alt katını bir mutfak atölyesi olarak düzenleyip, federasyon üyelerinin katkılarıyla evin ruhuna uygun malzemelerle dayayıp döşemişler.

Çiçeklerle bezenmiş, çok güzel bir bahçesi olan kültür evinin giriş katı ve bahçesi de kafe olarak düzenlenmiş, Üst katlar sergi ve toplantı salonları, resim, seramik, ahşap boyama gibi kursların verildiği işliklere ayrılmış.

Semt ve çevresinde yaşayan kadınlar, haftanın beş günü çeşitli gruplar halinde Cafe Vodina’nın mutfağında yemek yapmayı öğreniyor ve yaptıkları reçeller, mantılar, börekler, turşular, kurabiyeler, tarhana ve sarmaları satıyorlar, hem de Kafe Vodina’da servise sunuyorlar. Evlerine katkı sağladıkları gibi, toplumsal hayatın içine katılıp, üreten birer insan olmanın keyfini yaşıyorlar.

Yolunuzu Balat’a düşürüp, hem kiliseleri, sinagogları, tarihi evleri, ayazmalarıyla Balat’ı tanıyabilir, hem de Vodina Kafe’ye uğrayıp, kahvaltınızı edebilir, ya da yemek yiyebilirsiniz. Toplantı ve etkinliklerinizi burada yapıp, bu projeye destek verebilirsiniz. Vodina Kafe, gerek ürettikleri leziz yiyecekler, gerek tarihi, atmosferi şık dokusu ve rengarenk bahçesiyle Fener-Balat turu yapan firmaların da duraklarından biri olabilir.

www.balatkulturevi.org

Adres: Vodina Caddesi, No:39-41, Balat

Tel: 0212 531 00 57-67

Kaynak: Tuyed

İspanya Festivallerine Mutlaka Gidin!

İspanya festivaller ülkesi olarak bilinir ve tüm dünyada festival turizminin uğrak yerlerinden birisidir. İspanyada festival heyecanını yaşamak 4 mevsim boyunca olanaklıdır. İspanyanın ortak bir çok festivalinin yanında yöresel ve bölgelere ait bir çok festivalleri bulunmaktadır.

Yılbaşı kutlamaları ve Santa Semana başta olmak üzere Pamplona’da boğa güreşleri ve sokaklarda boğalarla koşmak, Valencia sokaklarında domates savaşı yapmak, Huesca sokaklarında Ağustos ayı boyunca eğlencenin doruklarına varmak ya da İbiza’da her daim düzenlenen parti ve festivaller ile eğlencenin doruklarına çıkmak isteyen festival severler için bulunmaz bir fırsattır.


Bunların yanında her yıl Şubat ayında Kanarya Adaları’nda düzenlenen dünyanın en önemli ve en büyük 2. festivali ile de festivalcilerin uğrak yerlerinden biri olmayı başarmıştır.

Aşağıda çeşitli festival seçeneklerini bulabilirsiniz.

Barcelona

  • 24 Eylül – Festes de la Merce / En uzun insan kulelerinin yarıştığı Barcelona’nın her yıl geleneksel olarak düzenlenen aynı zamanda canlı müzik cenneti festivalidir.
  • 23 Nisan – Dia de Sant Jordi,  /  Barcelona şehrinin kurucusu ve öncüsü lider Sant Jordi için her yıl geleneksel olarak düzenlenen çiçek günü.
  • 23 Haziran – Festival de Sant Joan / Yazın gelişini kutlayan katalanların festivali.
  • 15 Ağustos – Festa Major de Gracia / Canlı müzik haftası
  • Haziran ortası – Festival de Sonar / Sinema adına her türlü görsel şöleni barındıran barcelona festivali.
  • Haziran sonu – Grec Arts Festival / Müzik ve tiyatro festivali.

Madrid

  • 15 Mayıs – San Isidro Boğa Güreşleri Festivali
  • 9 Kasım – Almudenan San isidro’nun Asıl Başlangıç Festivali
  • Ağustos içerisinde – La Paloma / Kralın bayramı
  • Ekim’in birinci haftası – Festival de Otono / Bahara Hoş Geldin Festivali

San Sebastian

  • Temmuz’un 3. haftası – San Sebastian Jazz Festival
  • Eylül’ün 3. haftası – San Sebastian Film Festival,
  • Temmuz ortası – San Sebastian Theatre Festival
  • 15 Ağustos – Aste Negosia (Semana Grand)
  • 20 Ocak – La Tamborrada / Baskların Resmi Bayramı

Valencia

  • 15 – 19 Mart – Las Fallas
  • 29 Ağustos – La Tomatina

Pamplona

  • Temmuz’un ilk haftası – Sanfermin / Boğalarla birlikte koşmanın dayanılmaz heyecanı.

Zaragoza

  • 13 Ekim – Pilar / Pilar Ana’nın doğum günü

 

 

Sağlıklı uçuş için öneriler

Uçak seyahatlerinde kuru olan uçak havasının üst solunum yolu ve kalp rahatsızlıklarını ağırlaştırabileceğini belirten Op. Dr. Emre İlhan, uçak yolculuklarını rahat geçirebilmek için dikkat edilmesi gerekenleri açıklıyor.

Sağlıklı uçuş için öneriler

 

Havalar ısındı, seyahat sezonu açıldı. Siz de uçak yolculuklarında sıkıntı yaşıyor musunuz? Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan, nefes almanın hayati önemine dikkat çekerek, sağlıklı nefes almanın ancak sağlıklı bir burunla mümkün olabileceğini, uçak seyahatlerinde kuru olan uçak havasının üst solunum yolu ve kalp rahatsızlıklarını ağırlaştırabileceğini belirtiyor ve uçak yolculuklarını rahat geçirebilmek için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle açıklıyor:

Burun tıkanıklığı kalp rahatsızlıklarını ağırlaştırabilir
“Özellikle ülkemiz insanının burun yapısının kemikli olması ve insanların bir çoğunda allerjik hastalıkların sık olması nedeniyle burun tıkanıklığı şikayeti en sık rastladığımız şikayetlerden birisidir. Burun tıkanıklığı olan hastalarda eğer uçak korkusu da varsa, kişi sağlıklı nefes alıp veremediği için içinde bulunduğu kaygı ve tedirginlik hali durumun daha da ağırlaşmasına neden olabilir.

Uçak içerisindeki hava kalitesi dışarıdaki hava kadar iyi olmayabilir. Uçak yolculuğu, özellikle de uzun mesafeli yolculuk, yolcuları sağlık durumlarını olumsuz bir şekilde etkileyebilecek birçok faktöre maruz bırakır. Kabin içerisinde bulunan oksijenin miktarı havadakinden az olabilir. Bu durum sağlıklı kişilerde sorun yaratmazken, burun tıkanıklığı şikayeti olan hastalarda üst solunum yolu rahatsızlıkları, akciğer ve kalp rahatsızlıkları olan hastalarda durumu daha da ağırlaştırabilir. Düzenli nefes alamayan hastalarda panik atak ve depresyon belirtileri görülebilir. Bu nedenle uzun süren burun tıkanıklığı şikayeti olan hastaların burun tıkanıklıklarının tedavisi için bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmalarını öneriyoruz.

Sakız çiğneyerek kulak sağlığınızı koruyun
Uçaktaki hava basıncının uçak yükselirken veya alçalırken değişmesi sonucunda kalıcı işitme kayıpları olabilir. İnsan kulağı, 16-16000Hz arası frekansları işitir. Kulağın sağlıklı duyabilmesi için kulak zarının dış kulak yoluna bakan tarafındaki, yani dış kulak yolundaki basınç ile kulak zarının arkasında kalan orta kulak boşluğunun basıncı aynı olmalıdır. Akut nezle, alerjik nezle, sinüzit gibi hastalıklar östaki borusunun açılma fonksiyonu bozarak uçuş esnasında orta kulak basıncının dengelenmesini engeller. Uçağın kalkış ve inişi esnasında bilindiği gibi dış ortam basıncı hızla değişir.

Günümüz uçaklarında kabin basıncı otomatik olarak ayarlanmakla beraber bu ayarlanma öncesinde ve esnasında artan veya eksilen dış kulak yolu basıncı yukarıda sayılan hastalıklar esnasında yeterli derecede dengelenemez ve orta kulakta ciddi sorunlar oluşabilir. Böyle bir durumda sık sık yutkunma, bir şeyler yeme, sakız çiğneme, östaki borusunun açılması ve orta kulak basıncının dengelenmesini kolaylaştırır.

İnsan kafasında ‘sinüs’ adı verilen hava dolu boşluklar yer alır. Mevcut yedi adet sinüs sürekli olarak burun boşluğundaki hava ile havalanır. Akut nezle ve alerjik nezle esnasında bu sinüslerin burunla bağlantılarının burun mukozasındaki ödemi nedeniyle kapanması sinüslerde de basınç dengelenmesine engel olarak ‘baro sinüzit’ denilen ve şiddetli yüz ağrısına yol açan bir tabloya neden olur.

Uçuş esnasında iniş ve kalkışta dış kulak yolu basıncının hızlı artış veya azalışı sonucu kulak zarının ve buna bağlı olarak kemikçik zincirin aşırı derecede hareketine bağlı olarak nadiren de olsa orta veya iç kulak hasarı görülebilir. İç kulakta yüksek basınçtan etkilenen ‘Reissner membranı’yırtılabilir. Bu durumda oluşacak tablo daha farklı olup şiddetli bir kulak uğultusu ve işitme kaybı ile kendini belli eder. Bu tabloda genellikle ağrı olmaz ve nadiren birlikte baş dönmesi de görülebilir. Bu durumla karşılaşan bir yolcu uçuş sonunda acilen bir kulak burun boğaz uzmanına müracaat etmelidir. Aksi takdirde olay kalıcı işitme kaybı ile sonlanabilir. Bu tip ağrılar uçuş bittikten bir süre sonra sinüslerdeki basıncın dengelenmesiyle ortadan kalkar. Uçuş sırasında yüzünüzde basınç hissedersiniz, burun açıcı bir bir ilaç almanız ve burun damlası ile sık sık burnunuzu nemlendirmeniz fayda sağlayabilir.

Daha rahat bir uçuş için bol su tüketin
Alkolün beyindeki etkisi oksijensizlikle daha da artar. Çok fazla kahve veya alkol tüketimi düzensiz kalp ritmine veya çarpıntı gelişmesine neden olabilir. Normal kabin basıncında hava genleşir. Vücudumuzdaki hava boşlukları sinüsler, orta kulak ve diş çürükleri genleşen havaya ağrı ile yanıt verir. Uçuş esnasında bu nedenlerden dolayı ciddi ağrılar oluşabilir. Bu rahatsızlıklar gazlı içeceklerin fazla tüketilmesi ile birlikte daha da artabilir. Bu yüzden bu tür rahatsızlıkları olanlar mutlaka uçuş öncesi doktor kontrolünden geçmeli, uçuş esnasında hareket etmeli ve bol su tüketmelidirler.

Konforlu bir uçak seyahati için yapmanız gerekenler
Akut nezle, alerjik nezle ve sinüzit gibi durumlarda mümkün olduğunca uçak yolculuğundan kaçınılmalıdır. Eğer mümkün olmuyorsa bu gibi durumlarda bir hekime danışarak uçuş önce bazı ilaçlar alınarak bu durumlara engel olunabilir. Böyle durumlarda alkol alınması burun mukozası ve burun etlerinde şişmeye neden olacağından tabloyu daha da ağırlaştırabilir.

Uçak yükselirken veya alçalırken;

  • Koltuğa oturduğunuz andan itibaren düzenli nefes alıp verin.
  • Kalkış sırasında bol nefes verin (üfleyerek). Bu gevşemenizi sağlar.
  • Burun ve ağzınızı kapalı tutun ve sık sık esnemeye çalışın.
  • Yutkunmak, sakız çiğnemek veya şeker yemek bu durumdan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.
  • Yakın zamanda uçuş esnasında bir sorun yaşadıysanız yolculuğunuzu bir müddet sonraya erteleyin.
  • Akut nezle, alerjik nezle ve sinüzit gibi rahatsızlıkları olanların uçuş öncesi bir Kulak Burun Boğaz uzmanına görünmeleri en doğru hareket olacaktır.

Sorunların önlenmesi için; 

  • Hava limanına gitmek için bolca zaman ayırın.
  • Eşyalarınızı taşımakta zorlanıyorsanız yetkililerden yardım isteyin.
  • Uçuşunuzu planlayın ve önceden hazırlanın.
  • Bol bol su için.
  • Alkol tüketmeyin. Gazlı içecekler ve kafeinli içeceklerden sakının.
  • Kabinde hareket edin.
  • Kronik bir rahatsızlığınız varsa uçuştan önce doktorunuza görünün ve ilaçlarınızı yanınıza almayı ihmal etmeyin.”