Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

14 Şubat’ta Romantik Kaçışlarınız için 5 Farklı Öneri

14 Şubat yaklaşıyor ve sevgilinizle yapacağınız kısa ama özenli bir tatil için size Avrupa’nın göbeğinden Orta doğu’ya oradan da Asya’ya uzanan 5 değişik önerimiz var. Dilerseniz sevgilinizin elinden tutup yaşayan Avrupa tarihinin içinde turlarken İtalyan pizzalarının ve makarnalarının tadına varın, ya da isterseniz İskoçya’nın rüzgarlı tepelerinden birinde yeşilin ve temiz havanın keyfini çıkartın. Size sunduğumuz seçenekler arasındaki Kahire’deyse; Kızıldeniz’in serin sularıyla birlikte eşsiz bir tarihsel zenginlik sevgilinizle sizi bekliyor. Bunların hiçbiri size göre değilse egzotik bir ada tatiline ne dersiniz? Tayland’daki Samui adası; ziyaretçilerine gece hayatının eğlenceli yanını ve gündüz yaşantısının miskinliğini aynı anda sunuyor. Uslanmaz romantikler için vazgeçilmez olan Paris’de sokak arası kafeleri, unutulmaz lezzetleri ve mutlaka görülmesi gereken yerleriyle seçeneklerimiz arasında.

İskoçya-Glasgow (Glenapp Kalesi):

16. yüzyıldan kalma Glenapp Kalesi, inzivaya çekilmek isteyen romantikler için ideal izole bir İskoç kalesi. Yeşile çalan rengi ve dağlık yapısıyla göz dolduran İskoç kenti Glasgow’un güney batısına doğru yaptığınız yaklaşık bir buçuk saatlik araba yolculuğundan sonra eski zaman şatolarını andıran kale emrinize amade 17 odasıyla karşınıza çıkıyor. Ayrshire bölgesinin dar yolları üzerindeki Ballantrae kasabasının hemen çıkışında konumlanmış bu gizemli kale, romantizm yüklü bir tatil arzulayanlar için çok uygun. Daha önceki aristokrat sahipleri tarafından gece gezmeleri ya da av partileri için özel olarak yaptırılmış avlusu ve geniş bahçesinin yanı sıra, döner pervazlı merdivenleri ve yüksek duvarlı ön ve arka cepheleriyle Glenapp Kalesi; bir eski zaman kalesi üzerine kurduğunuz tüm hayallerinizin bir günde gerçekleşmesini garanti ediyor. Bir zamanlar yörenin ünlülerinden Inchape’li Earl’lere aitken şimdilerde Cowan Ailesi’nin sahibi olduğu bu masalsı kalede geçireceğiniz tatiliniz boyunca; çamurlu yollarına rağmen temiz havası ve yeşil görüntüsüyle dinlendirici Wellington koruluğunda yürüyüş yapabilir, kalenin mutfağında Kalvinist bir seremoniyle hazırlanmış akşam yemeğinin keyfine varabilir, ya da biraz ürkütücü de olsa ay ışığında parlayan kalenin avlusunda kargaların eşlik ettiği mistik bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

Mutlaka Yapın! 

Kalenin bulunduğu Ayrshire bölgesinin kuzeyine yapılan yarım saatlik bir araba gezisinden sonra ulaşılan Burns yöresi doğal güzellikleri ve yerel özgün ürünleriyle görülmeye değer. Solway kıyısı boyunca yayılan bahçeleri görmek için Galloway’e mutlaka gidin. Nefes kesen manzarasıyla ünlü Ayrshire kıyısındaki Hıristiyanlık aleminin beşiği olarak anılan Whithorm, St. Ninian mağarası ve Kirkmadrine taşlarını mutlaka görün.


Tayland-Samui Adası:

Sevgilinizle Tayland’a gittiğinizi hayal edin. Bangkok’da alışveriş yaparken Ko Chang’da şnorkelle dalıp mercan kayalıklarının büyülü dünyasını seyre dalıyorsunuz. Peki, Ko Samui’de, genellikle gece hayatı ve eğlence dünyasıyla ünlü bu küçük adacıkta, sevgilinizle geçirmeyi planladığınız romantik bir tatil sırasında neler yapabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Samui adasının girişleri biletli Full Moon partileri ve insanın gözünü alan neon ışıklarla süslü sokakları dışındaki dünyasını keşfetmek isteyenlere adanın kozmopolit merkezi Chaweng’in biraz dışına çıkmalarını öneriyoruz. Doğu kıyısından uzaklaştıkça, yavaşlayan bir kırsal yaşam ritmi etrafınızı sarıyor ve sizi içine çekiyor. Pembe sevimli evleri, daralan patikamsı yolları, vahşi bitki örtüsü ve köşe başı barlarında miskin miskin biralarını yudumlayan yerel sakinleriyle Samui adası’nın bu farklı yüzü; sevgilinizle yapacağınız tatil sırasında hareketten fazlasını bekliyorsanız tam size göre. Kuzey kıyısındaki altın renkli kumsallar, yeni açılmaya başlayan modern tesisleriyle adından söz ettiren Bo Phut caddesindeki dükkanlar, Samui’nin diğer Tayland adaları arasında nam salmış farklı füzyon mutfağı seçeneklerinin sunulduğu restoranlar ve Armani ile Versace taklitlerinin satıldığı yerel mağazalar…Bunların hepsi, Samui adasının gürültülü eğlenceleri ve gece hayatıyla ünlü yüzünden sıkılanlar için farklı seçenekler olarak karşımızda.

Mutlaka Yapın! 

Restoranında sunduğu değişik füzyon yemeği seçenekleri, turkuvaz renkli bir denizin kıyısına kurulu ana binasındaki manzaralı odaları ve gece gündüz buz gibi Singha biralarının servis edildiği açık barıyla Sila Evason Hideaway, bölgenin rahatlıkla tercih edilebilecek otellerinden. Tai adalarındaki en taze balığı ve sushi’yi yiyebilmek için Sushi 2 restoranına, Chaweng kumsalına tepeden bakabilmek için Bellinis’teki Banana Fan Sea Resort’un beş yıldızlı yerel lokantasına ve 24 saat içinde tıpkısının aynısı sahte bir Armani ya da Versace takım sahibi olabilmek için şehir merkezindeki Uomo Kolleksiyonları’na mutlaka uğrayın.

Fransa-Paris:

Ne kadar klişe yüklü olursa olsun hepimizin kabul edeceği üzere Paris insanlığın kişisel tarihine romantizmin başkenti olarak adını yazdırmıştır. Ne kokusuyla burnunuzun direğini düşürten Fransız peynirleri ne de Paris’in göbeğinde geçen kötü Meg Ryan filmleri arsız bir romantiği bu şehirden soğutabilir. Parislilik deneyimi Paris’in tek bir bölgesine ya da caddesine indirgenebilirken, şehri saran romantik hava kilise çanlarından köşe başı fırınlarında satılan makaronların iştah kabartan kokusuna kadar her yerde ve her şeyde yoğun bir biçimde hissedilir. Paris’te geçireceğiniz herhangi bir sabah; Mulot’nun leziz makaronlarının tadına Comptoir’in enfes cafe creme’inin eşliğinde baktığınızda; modern şehrin bildik gürültüsünden uzak, rahatlatıcı ve dingin bir günün başlangıcına dönüşebilir. Kısa ama romantik ve keyifli bir Paris seyahatinin sırrı işte tam da böyle bir anlayışta yatıyor. Yani, Paris’e ait her şeyi görmek için hızlı bir koşturmaca içine girmek yerine içgüdülerinize güvenerek seçtiğiniz her ayrıntının tadına olabildiğince yoğun bir biçimde varmak. Ancak kısa bir Paris tatilini en romantik şekilde değerlendirebilmeniz için yine de birkaç öneriye ihtiyacınız olacağını düşünüyoruz. İşte size Paris’e gittiğinizde yapmadan dönmemeniz gereken şeylerin küçük bir listesi.

Mutlaka Yapın! 

Rue St. Sulpice’deki Esprit St. Germain oteli, şehrin favori bistro ve pastanelerine olan yakınlığıyla tam uslanmaz romantiklere göre bir yer. Ayrıca, Paris’teki pek çok otelde bulunmayan geniş bir çift kişilik yatak konforu St. Germain’de sizleri bekliyor. Paris seyahatiniz süresince; yemekleri ve atıştırmalıklarıyla ünlü Le Comptoir du Relais’ye, özellikle Parisli bayanların en favori alışveriş duraklarından Vanesso Bruno’ya ve yine şehirde en çok tercih edilen pastanelerden biri olan Gerard Mulot’ya uğramayı unutmayın. Bir cumartesi gününüzü Paris sokaklarında geçiriyorsanız eğer, kalabalıkla beraber Gaya Rive Gauche sokaklarında ya da Mon Vieil Ami bulvarında elinden tuttuğunuz sevgilinizle salınarak yürüyebilirsiniz. Ardından, bu iki caddenin kesiştiği noktada karşınıza çıkan Rue de Buci isimli sokak marketine uğrayabilir ve nefis bir bagetin ya da leziz bir poulet roti’nin tadına bakabilirsiniz.

Mısır-Kahire

Kış sezonu, dayanılması zor sıcaklarıyla ünlü Kahire’ye yapılacak bir gezi için en uygun vakit. Şehir, ortaçağdan kalma çarşıları ve görülmeye değer eşsiz tarihi eserleriyle 19. yüzyıldan bu yana dünyanın dört bir yanından misafirlerle dolup taşıyor. Aşırı dindarlığın yükselen bir değer olarak kendini gösterdiği Orta Doğu’nun diğer bölgelerine nazaran daha ılıman bir politik iklime sahip olduğu söylenebilecek Mısır’a romantik bir tatil için yolunuz düşerse; gezinize, örneğin, İskenderiye’nin kalıntıları arasında dolaşarak başlayabilirsiniz. Sonrasında; çocuk kral Tutankamun’un hazinelerinin keşfedildiği Krallar Vadisi, muhteşem Abu Simbel tapınağı, Siwa ve Bahariye vahalarıyla Batı Çölü ve Mumyalar Vadisi turkuvaz renkli bir gök kubbenin altında seyahatiniz süresince keşfedilmek üzere sizleri bekliyor olacak. Ancak, ne dünya tarihinde iz bırakan Mısır’ın ne de göz bebeği Kahire’nin gizemli dünyasının bunlarla sınırlı olduğu söylenebilir. Şehrin elitlerinin bir zamanlar tercih ettiği gibi tahta sandallarla Nil nehri üzerinde yapılan geziler, Kızıldeniz’in turkuvaz rengiyle birleşen sualtı güzellikleri ve sürekli gülümseyen yüzleriyle dünyanın en konuksever insanları da Kahire’ye giden romantikleri seyahatleri süresince bekleyenler arasında sayılabilir.

Mutlaka Yapın! 

Birleşik Havayolları şirketinin, başta Avrupa’nın çeşitli yerleri ve Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere pek çok yerden bölgeye Paris ve Frankfurt aktarmalı düzenli seferleri bulunuyor. Ayrıca, Türk Havayolları da Kahire’ye giderken tercih edebileceğiniz havayolu şirketleri arasında. Kahire’deyken; Nil nehrinin ve şehrin soluğunuzu kesen bir manzarasına sahip Nil Plaza’daki Four Seasons Otel’inin odalarını (1089 Corniche El Nil, Garden City; 800/332-3442 or 20-2/791-7000; iki kişilik oda 270$), şehir merkezindeki 24 odası da ayrı bir özenle döşenmiş butik otel Talisman Hotel de Charme’ın servisini (39 Talaat Harb St.; 20-2/ 393-9431; iki kişilik oda 102$), Felfela restoranının yerel tadlarını (39 Talaat Harb St.; 20-2/ 393-9431; iki kişilik yemek102$) ve La Bodega’nın özgün atıştırmalıklarını (157 26th of July St., Zamalek; 20-2/735-0543; iki kişilik yemek 36$) mutlaka deneyin.

İtalya-Roma:

Sevgilinizle birlikte Esquiliono’daki fütüristik görünümlü Radisson SAS Es Otel’e giriş yaptığınız anda Roma hakkında daha evvel duyduğunuz ama dedikodu deyip geçtiğiniz şeylerin aslında ne kadar gerçekçi şeyler olduğunu fark edeceksiniz. Akılcı ama vatandaşıyla yakın ilişkiler kurmayı ihmal etmediğinden saygı uyandıran bir hükümet yapısı, turizm sektörüne yapılan inanılmaz yatırımlar ve tepeden tırnağa insanda güzellik hissini sadece uyandırmakla kalmayan ayrıca da körükleyen bir şehir görüntüsü Roma’ya adımınızı attığınız ilk andan itibaren etrafınızı sarıyor. Şehri gezerken, insanın gözünü tırmalayan her şeyle birlikte sanki çirkin insanların da buraya girişlerinin yasaklandığı hissine kapılıyorsunuz. Akıllardaki kalıplaşmış güzel Roma düşüncesini kırabileceğiniz birkaç sokak da mevcut tabii. Örneğin; sevgilinizle sokaklarda el ele yürüyüp eğikliğiyle ünlü Pizza kulesini seyrettikten sonra yolunuz Piazza Vittorio civarına düşerse, İtalya’nın göbeğindeki Esquiliono’yu mesken tutmuş Çinli göçmenleri ve onlara ait birbirinin nerdeyse aynı sayısız hediyelik eşya dükkanını görebilirsiniz. Buradan merkezi Roma’nın güneyinde konumlanmış Testaccio’ya geçtiğiniz vakitse, esrarengiz ve otantik Roma’nın büyülü havası sizi yeniden sarıp sarmalayacak. 19. yüzyılda kapatılan mezbahasıyla uzunca bir dönem şehrin genel ekonomik yapısında önemli yer tutan mahalle, şimdilerde et yemeği tercih edenlerin favori mekanlarından.

Mutlaka Yapın! 

Casa Howard (18 Vin Capo Le Casa, Piazza del Popolo; 39-06/6992-4555; iki kişilik oda 186$), Testaccio veya Esquilino’dan yapacağınız kısa bir taksi yolculuğu sonrasında ulaşacağınız uygun fiyatlı dekoratif bir otel. Orteria delgi Artisti (6 Via G Sommeiller; 39-06/701-8148; iki kişilik yemek 50$) ya da Trattoria Monti (13 Via di San Vito; 39-06/446-6573; iki kişilik yemek 106$), İtalyan yemeklerini deneyebileceğiniz uygun restoranlar. Ünlü İtalyan pizzalarının tadına bakmanız içinse size önerimiz Piazza Testaccio’daki Testaccio markete ya da Zoobar’a (1 Via Bencivenga; 39-06/272-7995) mutlaka uğramanız. Ayrıca; Piazza di Porto San Paolo’daki Caius Cestius piramidini, Piazza Vittorio’nun hemen dışındaki MAS mağazasını, Mattatoio’daki Roma Modern Sanat Müzesi’ni ve Testaccio’da enfes bir müzik deneyimi için Metaverso’yu mutlaka görün.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2259 posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir