Uber Yolculuğun için Daha Çok Bekle, Daha Az Öde

Seyahat uygulaması Uber, yolcular için yeni bir sistemi hayata geçirmeye hazırlanıyor. Şirket yeni sistemle birlikte müşterilerine, araçlarını daha uzun süre beklemeyi, bunun karşılığında ise çok daha ucuz yolculuklar yapmayı teklif etmeyi planlıyor.

Konu ilk olarak Uber hesap yöneticilerinden Gregory Jacobs’ın yeni fiyatlandırma sistemine dair paylaştığı bir tweetle ortaya çıktı. İlk olarak Amerika’da başlayacak olan sistem daha sonrasında tüm ülkelerde devreye girecek. Yeni sistem ile 40 TL ödeyeceğiniz yere 10 dk daha bekleyerek 30 TL ‘ye gidebileceksiniz.

Uber sözücüsünün de doğruladığı habere göre şirket San Francisco ve Los Angeles’ta yeni ödeme sistemini test etmeye başladı bile. Son dönemde benzin fiyatlarıyla birlikte ücretlerinde artışa giden Uber bu hizmet ile birlikte en ucuza en kaliteli hizmet özelliğini de korumuş olacak.

TÜRSAB UBER’e Yönelik Saldırıları Kınadı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB)‘tan yapılan açıklamada, son günlerde UBER‘e karşı yapılan saldırılar kınanırken, tur ve transfer hizmeti sunma hakkı tanımış olan TÜRSAB belgelerinin taksicilik hizmeti sunan firmalara kullandırılmasının yasal olmadığı uyarısı yapıldı.

TÜRSAB’tan yapılan açıklama şöyle:

“Öncelikle geçtiğimiz günlerde UBER araçlarına yönelik olarak gerçekleştirilen saldırıları kınarken, söz konusu saldırılara konu olan anlaşmazlıkların, hukuk devleti ilkesi çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini belirtmek isteriz.

Son dönemde basın yayın organlarında yer verilen haberlerde; UBER başta olmak üzere web/cep uygulamaları üzerinden taksicilik niteliğindeki hizmetleri gerçekleştiren bazı kişilerin, TÜRSAB Belgesine sahip olmaları dolayısıyla söz konusu taksicilik hizmetini yapma hakkına sahip olduklarına ilişkin kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulduğu görülmüştür.

1618 sayılı yasa, Seyahat Acentalarına; tur ve transfer hizmeti sunma hakkı tanımış olup TÜRSAB belgelerinin taksicilik hizmeti sunan firmalara kullandırması, 1618 sayılı yasa kapsamında yasaklanan işletme belgesinin devri niteliğindedir. Birliğimiz üyelerinin işletme belgelerini, seyahat acentası olmayan kişi ve kuruluşlara kiralanması veya devredilmesi yasaktır. Emniyet kuvvetlerimiz ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerimizce gerçekleştirilen denetimlerde söz konusu faaliyetler tespit edildiğinde cezai yaptırım uygulanmaktadır.

Öte yandan, UBER şirketi; Birliğimize üye olmadığı gibi Birliğimize üye olmakla ilgili herhangi bir başvurusu da bulunmamaktadır. Başvuru yapılsa dahi UBER’in esas hizmet alanı, taksicilik faaliyeti kapsamına girdiğinden, bu faaliyet için TÜRSAB’dan işletme belgesi alması hukuken mümkün değildir.

“Kaçak acentacılık” faaliyetleriyle mücadele eden bir kurum olarak İstanbul Taksiciler Esnaf Odası’nın hassasiyet ve endişelerini anlayışla karşıladığımızı ifade etmek isteriz.

Diğer taraftan ülkemizdeki yerli ve yabancı turistler için transfer hizmeti veren ve bu hizmetine ilişkin belgelerini mevzuat kapsamında ibraz eden üyelerimizin, söz konusu taksicilik faaliyeti yürüten kişi ve kuruluşlardan ayrı tutulması önem taşımaktadır.

Birlik olarak kaçak ve yasal olmayan faaliyetlere karşı duruşumuzu bundan sonra da sergilemeye devam edeceğimizi tüm kamuoyuna bildiririz.”

Saygılarımızla,

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği

TÜRSAB

“Uberizasyon”, Havalimanlarının Gelirini DÜşürüyor

Havalimanı işletmelerinin gelirleri temelde ikiye ayrılıyor:

1- Havacılık gelirleri

2- Havacılık dışı gelirler

Havacılık gelirleri, havayolu şirketlerinden direkt olarak tahsil edilen ödemeleri, yer hizmetleri, körük kullanımı gibi unsurları içeriyor. Bu ve benzeri gelir kalemlerinin dışında kalan tüm gelirler, “havacılık dışı” olarak tâbir ediliyor. Havacılık dışı gelirlerin bir havalimanı işletmesinin toplam gelirleri içerisindeki payı bölgeden bölgeye, havalimanından havalimanına değişiyor. Bununla birlikte, havacılık dışı gelirlerin payının, %40’lardan %50’lere kadar, oldukça yüksek bir oranda dalgalandığı söylenebilir. Yine benzer şekilde farklılık göstermekle birlikte, havalimanı işletmelerinin otopark kaynaklı gelirlerinin payı ortalamada %20’yi buluyor. Oto kiralama firmalarından alınan kira payları ise %5 civarında yer tutuyor.

Havalimanı işletmelerinin, havacılık dışı gelirleri (2013)

“Uberizasyon”, Havalimanlarının Gelirlerini Düşürüyor

Adını oto paylaşım platformu Uber’den alan ve Uberizasyon (Uberleşme) olarak tâbir edilen; mevcut varlıkların ve insan kaynağının kullanılmayan bölümünün değiş-tokuş edildiği veya paylaşıldığı uygulama biçimi, son yıllarda farklı bir çok sektörde hayata geçmeye başladı. Tabii bu sistemin en fazla kullanıldığı sektörlerin başında, kent içi ulaşım geliyor. Özellikle büyük havalimanlarının şehirlerin merkezinden uzakta olması, yolcuların buralara nasıl ulaşacağını başlı başına bir sorun haline getiriyor. Belediye otobüsü, metro, tren, taksi, özel otomobil gibi alternatifler yolcuların tercih edebileceği belli başlı ulaşım şekilleri. Havalimanına toplu taşıma ile gitmek istemeyen yolcular varsa kendi otomobilleri ile; yoksa taksi ile seyahat etme şansına sahip.

Bu noktada, kendi otomobillerini kullanacak yolcuları bekleyen bazı sorular oluyor:

  • Otopark, terminale ne kadar uzak?
  • Otoparktan terminale gitmek için otobüse binmek zorunda mı kalacağım?
  • Otoparkta yer bulabilecek miyim?
  • Otopark ücreti ne kadar?
  • Otoparka o kadar para vereceğim; arabam bir de açıkta kalıp güneşte pişecek, tozlanacak veya yağmurda kirlenecek mi?

İşte bu aşamada yolcuların karşısına, Uber, Lyft, Blablacar gibi seçenekler çıkıyor.

National Academies Press tarafından hazırlanan Transportation Network Companies: Challenges and
Opportunities for Airport Operators adlı bir raporda, Uber ve benzer iş modelini benimseyen şirketlerin, havalimanı işletmelerine olan etkisi değerlendirildi.

Buna göre, her geçen gün Uber ve türevlerini tercih eden yolcu sayısı artıyor. En fazla etkilenen grup, tahmin edileceği üzere taksiler oluyor. Yolcular taksi yerine raporda ulaşım ağı şirketleri olarak tanımlanan alternatiflere kayıyor. Taksilerin yanı sıra, havalimanı ulaşımına yönelik kiralık oto talebi de azalıyor. Uberizasyonun bir diğer etkisi, havalimanlarının otopark gelirleri üzerinde oluyor. Yolcular, havalimanına kendi otomobilleriyle gidip otoparka park etmek yerine, yeni nesil ulaşımı tercih ediyor. Neticede havalimanı işletmelerinin otoparktan, oto kiralama firmalarından ve taksilerden elde ettiği gelirlerde düşüş eğilimi baş gösteriyor.

ABD’deki Etkisi Daha Büyük

Gidenler bilir; ABD’deki bir çok havalimanı, toplu taşıma ile ulaşım açısından son derece yetersizdir. Örnek vermek gerekirse; ülkenin başkenti Washington’da bulunan Dulles Havalimanı’nın kent merkezi ile metro bağlantısı yoktur. Yıllardır devam eden metro inşaatının ancak 2020 yılında tamamlanacağı öngörülmektedir.

Bu yüzden ABD’deki havalimanı işletmelerinin gelirleri içerisinde otopark, oto kiralama firmaları ve taksilerden elde edilen gelirlerinin payı, dünyanın diğer böglelerine nispeten çok daha yüksektir. Amerikan Federal Havacılık İdaresi (Federal Aviation Administration) tarafından yapılan bir açıklamaya göre, ABD’deki havalimanlarının “havacılık dışı” gelirleri yıllık 9,6 milyar USD mertebesinde. Ve şimdi sıkı durun; otopark, oto kiralama firmaları ve taksilerden elde edilen gelirlerin miktarı ise 4 milyar USD; bir başka deyişle %42 oranında bir paya sahip. Bu büyük gelirin azalmasına razı olmayan Amerikalı havalimanı işletmeleri genelde çare olarak, Uber ve benzeri şirketlerin havalimanına girişlerinden ilave ücret tahsil etmeyi bulmuş. Ancak bu durum, özellikle otopark gelirlerinin büyüklüğü düşünüldüğünde, yaraya merhem olacak gibi görünmüyor.

Kaynak: Havayolu101

Progo Kurucu Ortağı Kerem Çoban Röportajı

Araç çağırma uygulaması Progo Kurucu Ortağı Kerem Çoban ile ulaşım teknolojileri üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bize biraz PROGO hakkında bilgi verebilir misiniz?

PROGO en yalın tanımıyla A noktasında B noktasına seyahatinizi gerçekleştirmenizi sağlayan bir mobil applikasyon ve web uygulamasıdır. PROGO, şu an için 9 ilde özel dizayn edilmiş Mercedes Vito ve Sprinter marka araçlarla şehir içi ve şehirler arası yolculuk hizmetini ekonomik fiyatlara sunabilen yeni bir akıllı yolculuk uygulamasıdır.

Bulunduğunuz noktadan gitmek isteğiniz lokasyonu seçtiğinizde yolculuğa henüz başlamadan fiyatını alabildiğiniz yolculuk sırasında değişmeyen bir fiyatlandırma algoritmasına sahip PROGO aynı zamanda yasal mevzuatlara uygun ve güvenli hizmet sunuyor.

Konvansiyonel taşımacı iken PROGO fikri ortaya nasıl çıktı?

Özellikle büyük şehirlerde yaşayanlar için ulaşım büyük bir problem bununla birlikte tatil bölgelerinde ve havaalanı transferlerinde de ciddi zorluklar yaşanıyor. Geleneksel taşımacılık sektöründeki 20 yıllık deneyimlerimizle insanların hayatını kolaylaştıracak çözümler bulma fikri bizi bu yola çıkardı. PROGO’yu dünyadaki dijital dönüşüm bir parçası olarak görebilirsiniz kendi alanında PROGO’yu benzersiz kılanda aslında geçmişten gelen bilgi birikiminin teknoloji ile birleşmesidir. İş modelimizi teknolojiye uyum sağlayan değil mükemmeli yakalan, geleceğe yön verecek modeller geliştirecek şekilde tasarladık.

Uygulamayı ne kadar zamanda geliştirdiniz? Arkasında kaç kişilik bir ekip var?

On iki aylık bir analiz ve yazılım sürecinden geçen PROGO, kendi bünyesinde 7 kişilik yazılım ve arge ekibi ile 8 kişilik dış kaynak yazılım ekibi olmak üzere toplam 15 kişilik Türk mühendislerinden oluşan bir IT ekibinin çalışmalarıyla ortaya çıktı. Buna ek olarak farklı uzmanlık alanlarına sahip 7 çalışma arkadaşımızla toplam 22 kişilik bir kadrodan oluşuyor.

Müşteri deneyimlerinden yola çıkarak geliştirdiğimiz PROGO kullanıcılarının alışkanlıklarını, isteklerini öğrenen ve ona göre öneriler sunan yolculuk sırasında araç ile ilgili tüm bilgileri merkez serverlarla paylaşan bu verilere göre aksiyon alabilme yeteneğine sahip sürekli gelişen bir yapay zekaya sahip.

“UBER’e yerli rakip olarak çıktık” diye lansman yaptınız, gerçekten hedefiniz UBER’i geçmek mi? Hangi noktalarda UBER’den ayrılıyorsunuz?

PROGO iş modeli olarak diğer uygulamalardan tamamen ayrılıyor. PROGO kendi araçlarıyla ve bu işi meslek olarak yapan özel eğitim almış şoförleriyle hizmet veriyor. Araç bekleyen kullanıcı değil, aracın kapıda hazır beklediği exclusive bir hizmet için, planlı yolculuk hizmeti sunuyoruz. Yolculuk öncesi akıllı hesaplama algoritması sayesinde gidileceğiniz mesafenin fiyatını öğrenebiliyorsunuz.

Şoförlerimiz kapınızı açıyor, varsa bavullarınız yerleştiriyor, daha önce değindiğim gibi exclusive bir hizmet sunmak ekonomik olmak kadar önemli PROGO için.

PROGO İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Antalya, Muğla’da aynı anda hizmet veren tek uygulama olma özelliğine de sahip bu İstanbul’da evinden PROGO ile havaalanına giden bir kullanıcımızın Muğla yada Antalya’da havaalanında yine PROGO tarafından karşılanıp yazlığına veya oteline bırakılması anlamına geliyor.

Servisinizin yasal durumu nedir? Türkiye’de son dönemde yasal olmadığı gerekçesiyle ceza alan çok sayıda servis var, biliyorsunuz.

PROGO yasal mevzuat ve kanunlara uygun şekilde gerekli tüm belgelere sahip %100 yerli büyük bir yatırımın ürünü, bugün 1.200 aracıyla yollarda, vergisini Türkiye’de ödeyen ülke ekonomisine değer katmaya odaklanmış bir anlayışa sahip.

Taksicilerin UBER’e olan tepkisi sizi korkutmuyor mu?

PROGO iş modeli işaret ettiğiniz tepkilerin gerçekleşmesinden oldukça uzak, PROGO planlı yolculuk hizmeti sunuyor. Taksi ve benzeri kamusal ulaşım hizmetleri gibi elinizi kaldırdığınızda binebileceğiniz bir ulaşım uygulaması değil. Bu bağlamda aynı kulvarda yer almadığı gibi rakipte olmuyor.

Türkiye’deki paylaşım ekonomisinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yeni oyuncular için yer var mı?

PROGO’nun sunduğu exclusive hizmetin erişilebilirliğinin, geleneksel yöntemlerle benzer fiyat aralığında olmasının, arkasında verimlilik düzeyi yüksek bir paylaşım ekonomisi planlaması var. Paylaşım ekonomisinin ana mantığı satın almak değil ihtiyacın süresince kullanıldığı kadar ücret ödemektir. İnternetin erişim gücü ve buna bağlı iş modelleri bize ekonomik olarak erişemeyeceğimiz ürün yada hizmetlere sahip olma şansı tanıdı. Paylaşım ekonomisi ile her alanda yeni girişimcilere yeni iş alanları açacağı kuşkusuz.

UberSerenat İle Aşkınızı Şarkılarla Anlatın

Şehirlerde ulaşımı daha güvenilir ve hesaplı hale getiren Uber, geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de 14 Şubat’a özel sunduğu UberSERENAT seçeneğini kullanıcılarıyla buluşturuyor.

Sevgililer Günü’nde eğlenceli ve alışılmışın dışında bir hediye arayanlar, 14 Şubat günü istedikleri bir konuma UberSERENAT çağırarak sevdiklerine, yerel müzisyenlerin yapacağı canlı bir serenat performansı hediye edebilecek.

Belki ilk tanıştığınızda fonda çalıyordu, belki zamanla birbirinizi tanıyarak öğrendiniz ortak favorinizi ya da zaten o şarkı vesilesiyle başladı her şey. Her nasılsa her sevginin bir şarkısı vardır. Uber bu Sevgililer Günü’nde sevginizi şarkılar ile paylaşın diye UberSERENAT seçeneğini uygulamasına ekliyor.

Bu unutulmaz deneyimi sevdiklerinizle yaşamak için tek yapmanız gereken 14 Şubat’ta uygulamanızı açarak bir UberSERENAT çağırmak!

Konumunuza gelen araç size ve sevdiklerinize özel, canlı bir serenat sergileyecek olan sanatçıları sizinle buluşturacak ve bir adet kırmızı gül hediye edecek. Bu deneyim için Uber hesabınıza sadece 14 TL’lik bir ücret yansıtılacak.

Serenat yapacak sanatçı ve topluluklar arasında; Subway Jazz Station, Derin Kıvaner, Nurefşan, İskender ve Berkin, Orkestranbul Sürpriz Etkinlik Çetesi ve Minör Trio bulunuyor.

Nasıl Çağırırım?

  1. 14 Şubat Çarşamba Günü 12:00 – 16:00 saatleri arasında Uber uygulamasını açın.
  2. UberSERENAT‘i seçin ve serenatı çağırmak istediğiniz konumu girin*
  3. Çağır tuşuna bastığınızda etrafta müsait bir serenat aracı bulunuyorsa belirlediğiniz konuma doğru yola çıkacak.
  4. Sürücünüz sizi arayarak serenat hediye etmek istediğiniz kişinin adresini ve ismini teyit edecek.
  5. Talep fazla olduğu için hemen bir araç bulamazsanız biraz bekleyin ve şansınızı tekrar deneyin.

* Oluşabilecek yoğun talep sebebiyle UberSERENAT seçeneği aşağıdaki ilçelerden çağırılabilecektir: Ataşehir, Bakırköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Fatih, Kadıköy, Kağıthane, Sarıyer, Şişli, Üsküdar, Ümraniye, Zeytinburnu.

Uber: Uçan Taksiler 2020’de Hazır

Uber uçan taksileri 2020’de Los Angeles kentinde test etmeyi planlıyor.

ABD ve Avrupa’daki havacılık otoriteleriyle görüşmeleri sürdüren şirket rotaların belirlenmesi için NASA ile işbirliğine gidiyor. Projenin sorumlularından Jeff Holden: “Gökyüzüne bakıyoruz, çünkü kent içi hareketliliğin tam merkezi orası. Şehir içi insan ve eşya taşımacılığının kodlarını kırmak istiyoruz. Her geçen gün daha fazla insan şehirlere yerleşiyor, buna bağlı olarak ulaşım sorunu daha kötü bir hal alacak. Bu sorunu çözmek için devrim niteliğinde yeniliklere ihtiyacımız var.” dedi.

UberAIR projesi kapsamında ilk etapta mevcut pervaneli araçlar şehir içi taşımacılığa uygun hale getirilecek. Airbus’tan Mathias Thomsen yeni araçları ‘geliştirilmiş helikopterler’ olarak tanımlıyor ve “Bence uçan arabalar, Blade Runner analojisi kentsel hava taşımacılığı için tam manasıyla kullanışlı değil. Bence bu yeni bir taşıma sistemi, helikopter olarak bildiğimiz araçlarda yeni bir devrim. Daha iyi bir helikopter.” diyor.

Uber, elektrikli hava araçları için Embraer, Mooney, Bell Helicopter ve Pipistrel Aircraft gibi şirketlerle masaya oturdu. Uber’in 2023’te dört yolcuyla şehirler arası taşımacalıkta kullanmayı planladığı uçan taksilerin saatte 300 km hızı geçmesi bekleniyor.

Uber Nakliye Sektörüne Giriyor

Kamyon sahibi kişi ve firmalar, nakliye talebinde bulunan müşterilerle saniyeler içinde iletişime geçebilecek.

Özel otomobil sahiplerinin mobil uygulama aracılığıyla taksicilik yapmasına imkan sağlayan Uber, kamyon taşımacılığı sektörü için de bir uygulama geliştirdi.

Uber‘den yapılan açıklamada, kamyon sahibi kişi ve firmaları nakliye talebinde bulunan müşterilerle buluşturan mobil uygulama Android ve iOS kullanıcılarının hizmetine sunuldu. Nakliye aramanın ve bulmanın kamyoncular için stresli olduğuna değinilen açıklamada, söz konusu işlemlerin saatler yerine artık tek bir tuşla gerçekleştirilebileceği vurgulandı.

Açıklamada ayrıca, kullanıcıların nakliye ücretini de saniyeler içinde öğrenebileceği bilgisi verildi. Uzmanlar, ABD’de kamyon taşımacılığı sektörünün yıllık gelirinin ortalama 250 milyar dolar olarak tahmin edildiğini belirtiyor. Uber, geçen sene sürücüsüz kamyon teknolojisi alanında araştırma yapan Otto adlı şirketi satın almıştı.

Uber, Yüzde 15 Hissesini SoftBank’a Satacak

Uluslararası yatırımları artıran Japon yatırım şirketi SoftBank, uzun süredir devam eden görüşmeler sonunda Uber’in hisselerinin yüzde 15’ini satın almak üzere anlaştı. Anlaşma, son dönemde değer kaybeden Uber’in geçen yılki piyasa değerinin yüzde 30 altında gerçekleşti.

Japon yatırım şirketi SoftBank, uzun süredir devam eden görüşmeler sonunda Uber’in hisselerinin yüzde 15’ini, geçen yılki piyasa fiyatının yüzde 30 altına satın alma konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma uyarınca SoftBank Uber’e 7 milyar dolarlık yatırım yapacak.

CNN Money’nin haberine göre, dün açıklanan anlaşmanın ocak ayında tamamlanması bekleniyor. Son dönemde uluslararası yatırımları artıran SoftBank, Çin ve Brezilya’daki bazı şirketlere önemli yatırımlar yapmıştı.

Uber değer kaybetti

Öte yandan 2019’da halka açılmayı da planlayan Uber, hackerlara 100 bin dolar fidye ödediği haberi ve bazı ülkelerde karşılaştığı yasal düzenlemeler nedeniyle güven kaybı yaşıyor. Uber’in piyasa değeri geçen yıl 68 milyar dolarken, söz konusu satın alma 48 milyar dolar üzerinden yapıldı. Uzmanlar, şirketin yeni yatırımcı çekmesinin son dönemde zorlaştığına dikkat çekiyor.

Yolculuk Sayısını Son Bir Yılda 4,3 Kat Artıran Uber, Türkiye’de 1,5 milyon Kez İndirildi

80 ülkede 650’den fazla şehirde faaliyet gösteren Uber, Türkiye’de de iş hacmini büyütüyor. Uber, Türkiye’deki aylık yolculuk sayısını son bir yılda 4.3 kat artırdığını duyurdu.

Uber yaptığı açıklamada, “Dünya genelinde de hızlı büyümesini sürdüren Uber geçtiğimiz yıla oranla global seviyede yolculuk hacmi ve ciro anlamında iki kat artış yakaladı. Türkiye’de şimdiye kadar 1.5 milyon kez indirilen mobil uygulamanın, bugün sadece Avrupa’da, 11 milyonu aşkın aktif kullanıcısı bulunuyor. Türkiye’de ise hem turistler hem de yerel halk tarafından talep her geçen gün artıyor. Son 3 ayda 79 farklı ülkeden gelen Uber kullanıcıları İstanbul’daki şehir içi yolculukları için Uber’i tercih etti” denildi.

Geçtiğimiz yaz Haziran – Ağustos ayları arasında yarım milyondan fazla tekil kullanıcının Türkiye’de Uber uygulamasını açtığı belirtilerek Uber’in yaz aylarına özel hizmet verdiği Bodrum ve Çeşme bölgelerinden sonra Türkiye’de yeni illere de yayılmayı planladığı kaydedildi.

Uber Türkiye Genel Müdürü Neyran Bahadırlı, “İnsanların şehir içi ulaşım tercihlerinin değişimine tanık olduğumuz bu çağda, artık kişisel araç sahibi olmanın gerekmediği bir geleceğin mümkün olduğunu görüyoruz. Toplu taşımaya ek olarak Uber gibi uygulamaların kullanılması şehirlerde ulaşımda teknolojinin yaygınlaşmasını sağlarken, trafik sorununa çözüm getirerek hava kirliliğini ve park yeri ihtiyacını da azaltacaktır. Hızla gelişmeye devam eden ülkemizde Uber olarak bizler de buna katkı sağlamak için çalışıyoruz” dedi.

Daimler, Via’yı 50 Milyon Dolarlık Ortak Girişim ile Avrupa’ya Taşıyor

Dara Khosrowshahi, Expedia’dayken, rekabetçi çevre ile ilgili perspektifi, en büyük küresel çevrimiçi seyahat acentelerinden biri olan Expedia’nın yükselişini sağladı. Kendisi artık Uber’in yöneticiliğini yapıyor ve ele alması gereken yeni bir çevre var ki bu da “taşıma çözümlerindeki” rekabetçi çevre. Bunun içerisine taksi uygulaması / yolculuk paylaşımı / araç paylaşım sektörü giriyor ve bu çevre farklı olabilir ama daha kolay da değil!

İlk birkaç günde kendisinin “yapılacaklar” listesinde “Daimler için bir Google Haberler uyarısı oluşturması pek olası değildi; ancak bu hafta Alman otomotiv devinden gelen haberler, sektörün ne kadar rekabetçi, küresel ve yatırım açısından çevrimiçi seyahat sektöründen milyon mil uzakta olmadığını gösterdi.

Londra Arıyor

Daimler’in açıklaması, ABD merkezli olarak New York, Washington DC ve Chicago’da hizmet veren ve ayda 1 milyonun üzerinde taşıma gerçekleştiren ve pazarın talep üzerine paylaşımlı taşıma hizmeti veren segmentinde uzmanlaşmış Via ile ilgili.

Daimler‘in Mercedes-Benz Vans birimi, Avrupa kentlerinde paylaşımlı araç sunmak için Via ile yeni bir ortak girişim oluşturuyor. Şirketin araçları Via patformunda yer alacak. Mercedes ise bu ortak girişime 50 milyon dolar koyuyor ve bu yeni hizmet Londra’da verilmeye başladıktan sonra diğer Avrupa şehirleri de Londra’yı takip edecek.

Via‘nın ilginç bir B2B gelir akışı da var ki bu da Daimler‘in dikkatini çekti; kişiye özel teknolojisini talep üzerine paylaşımlı araç işletmelerini optimize etmek isteyen üçüncü taraflara lisanslıyor. Bu ortaklar arasında diğer araç tedarikçileri, toplu taşıma operatörleri yer alıyor.

Fikir ise Mercedes-Benz‘in özel olarak talep üzerine paylaşımlı sürüş sektörü için araçlar tasarlayıp üretecek olması. Taşıma sektörüne yatırım yapan birçok otomotiv işletlemesi var; ancak Via’ın teknolojisinin Mercedes-Benz‘in mühendisliği ile birleştirilmesi” en sıkı birleşmelerden biri olacak.

Para Konuşur

Daimler, ayrıca Via‘ya genel olarak da yatırım yaparak stratejik bir ortaklık kuruyor. Raporlara göre, Daimler 250 milyon dolarlık bir yatırım turuna (Avrupa Ortak Girişimine 50 milyon dolar teyit edilmiş olması da dahil olmak üzere) liderlik etti; fakat Via‘ya olan yatırımlara ilişkin ayrıntılar açıklanmadı.

Via, Crunchbase veri tabanına göre kurulduğundan bu yana yaklaşık 390 milyon dolaryatırım elde etti.

Via anlaşması, Daimler tarafından, üretim araçlarının ötesinde çıkarlarını çeşitlendirmek için yapılan en son girişim. Bu bağ, özerk sürüş, esnek kullanım ve hizmetler ile elektrikli sürüş sistemlerini gelecekteki büyüme alanları olarak tanımladı ve ilgili birimleri oluşturmak için fon ayırdı.

Daimler taşıma alanında zaten aktif. Bu yılın başlarında Orta Doğu’da faaliyet gösteren taşıma işletmesi olan Careem‘in hisselerini aldı. Hailo‘yu devraldığında ise Avrupa’nın en büyük taksi uygulaması olan MyTaxi‘de çoğunluk hissesine sahip oldu ve profesyonel sürücü hizmetleri sunan Blacklane‘de hisse sahibi.

Daimler Finansal Hizmetler Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Entenmann, Via ortaklığına ilişkin olarak; “Dijital taşıma hizmetlerimizi daha da genişletiyoruz. Bu büyüme yörüngesi için gerekli olan finansal kaynaklara sahibiz” dedi.

Ctrip’e Bakacak Olursak

Öte yandan, Çin’den bir rapor, Ctrip‘in taksi uygulaması sektöründe, denizaşırı müşterilerinin Çince konuşan bir sürücüye rezervasyon yapabilecekleri bir platforma erişmesini sağlayan Ctrip Uluslararası Sürücü girişimi aracılığıyla bir niş oluşturmaya çalışmak istediğini öne sürüyor. Hedef lenen ise onlara etrafı göstererek onları gezi turlarına yöneltmek.

Ctrip’teki çalışan sayısı etkileyici olsa da, bu ay gerçekleştirdiği küresel çapta bir işe alım kampanyasıyla ile bahsi geçen iş alanında çalşan sayısını arttırmayı planlıyor. Ekim 2015’te faaliyete geçen Ctrip, 100’den fazla ülkede 1.000’in üzerinde şehirde, 10.000’in üzerinde tam zamanlı sürücüye sahip. Platform yalnızca bu Temmuz’da 10.000 rezervasyon aldı.

Gelecekte Halka Açılma

Khosrowshahi’nin Uber‘de mikro yönetişimden ziyade çok daha büyük bir role sahip yukarıda bahsi geçen gelişmeler Uber‘in farkında olması ve yanıt vermesi gereken anlaşmalar, ortaklıklar ve birleşmeler; hatta verilecek olan cevap cevep vermemek olsa bile… Uber, sürücülerinin tur rehberleri olmaları konusunda eğitmekten çok daha önemli endişeler yaşıyor (her ne kadar rakiplerinden biri olan Ola, Hindistan’da sadece bunu yapıyor olsa ve hatta aslında Çin’de Didi de aynı şeyi yapıyor olsa bile).

Khosrowshahi, Uber ile ilgili olarak 18-36 içerisinde “Halka Arz” planları hakkında bir açıklama yapmış olsa da, taşıma alanında daha fazla hareketlilik yaşanacaktır. Yeni yatırımcılar ( bugüne kadar Uber’e neredeyse 9 milyar dolar yatırım yapan hali hazırdaki yatırımcılardan bahsetmiyoruz bile) Uber’in bir uygulama kullanarak taksi rezervasyonu için kolay bir yolla büyüyen segmentle nasıl rekabet edeceğini duymak isteyecek, ki bu uygulamalar insanoğlunun gelecekte hayatını nasıl yaşayacağına dair önemli bir etkiye de sahip olacak. Peki bu segmentte net FAVÖK marjı ne olacak?

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe