Turizm Profesyonellerinden 3 Günlük Yeni Yıl Tatil Önerileri

Bir yılın daha sonuna geliyoruz. 1 Ocak gününe denk gelmesi ile 3 güne çıkan yılbaşı tatili öncesinde sektör temsilcilerinden yeni yıl tatil önerilerini aldık. 

Çağlar Erol (Enuygun.com)

Yeni yıl için konforlu bir tatil yapmak ve eğlenmek istiyorsanız önerim Kıbrıs olacaktır. Kıbrıs’taki otellerin neredeyse tamamı yılbaşı için özel program yapıyor. Pek çok ünlü sanatçı yılbaşında Kıbrıs’ta sahne alıyor. Yılbaşı ertesi otellerin spa ve masaj seçeneklerini de değerlendirebilirsiniz. Üstelik bu mevsimde uçak bileti fiyatları da uygun. Otellerin pek çoğu yılbaşı akşamı çocuklar için eğlenceler düzenliyor. Bu sayede ailece keyifli bir tatil geçirebilirsiniz. Kıbrıs’a pasaporta gerek duymadan sadece nüfus cüzdanıyla seyahat edilebilmesi de önemli bir avantaj. Yılbaşını eğlenerek geçirdikten sonra adanın tarihi yerlerini gezmeden, hellim peyniri ve şeftali kebabını yemeden dönmeyin.

Fatoş Kutay (Etihad Airways)

Yeni yılı aileleri ile geçirmek isteyen herkese göre farklı aktivitelerin bulunduğu Abu Dhabi sanat’tan spor’a, eğlence parkları ve lüks otelleri ile en popular şehirler arasında yerini aldı. Bu yıl Kasım ayında açılan Louvre Abu Dhabi , kütlürel ve sanatsal aktivitelerine yepyeni bir kapı açtı.

Her yıl 4 tane Temporary sergisi olacak olan müze 21 Aralık-7 Nisan tarihileri arasında “ 17 ve 18. Yüzyıl Fransa’sina seyahat” teması ile , 150’nin üzerinde ve  büyük bir kısmı Chateau de Versailles ve Louvre’un ilk koleksiyonlarının bulunduğu zengin açılış ile başlattı.

Etihad Airways’in sponsorluğunu yaptığı Formula 1 Abu Dhabi yarış pistinde deneme sürüsü yapmak isteyen hız meraklıları için çok cazip. Tabiki çocuklar veya kendini çocuk hissedenlere de sonsuz alternatifler Ferrari Park’da bulunmakta. Eğer hız seviyorsanız, Ferrari Park’ta TURBO TRACK muhakkak denemeniz gereken bir eğlence. Tüm bunların yanında Golf sahaları açısından da son derece zengin seçenekler Golf severleri beklemekte.

Abu Dhabi konum olarak Dubai ve diğer emirliklere olan kısa mesafesi ile de ayrıca size farklı şehirleri, çöl’de romantik konaklamaları, çöl safarisi gibi birçok farklı seçenekleri gezinize ekleme imkanı sunmakta .

Bahar Birinci (Emirates Airline)

Havaların soğuduğu şu günlerde iliklerinizi ısıtacak en güzel yer Dubai. Mevsim olarak sıcaklığın bunaltmadığı, Deniz sıcaklığının yüzmek için ideal olduğu, gündüz sahilde güneşlenmek, akşamları yıldızları seyretmek için keyifli bir dönem.

Yılbaşı üstü her yerin süslendiği, adete bir Avrupa Şehri kadar renklendirildiği Dubai’de ister alışveriş için Lüks AVM lere dalın, isterseniz keyifli Tema Parklarında çocuklar gibi eğlenin. Gürme olanlar için dünya mutfaklarını tadabilecekleri her türde yıldız taşıyan Otel ve Restaurantlarda yemekler beklerken, eğlenceli gece kulüplerinde geceleri Dubai’yi tepeden seyretmek ayrı bir deneyim. Dubai her yaştaki gezginlerin keşfetmekten sevk alacağı bir şehir, içine daldıkça daha da seveceği, hergün yeni birşeyi görmekten hoşlanacağı ve kendini hayran bıraktıran Körfezin incisi. Şu sporları ve Golf oynayabilir, öğrenebilir ve de At ile Deve yarışlarını izleyebilirsiniz. Broadway Müzikali izleyebilir veya Jazz Konseri dinleyebilirsiniz…

Çölde bir safariye çıkıp, gece kumların üzerinde yıldızları seyredebilirsiniz… Yılbaşında büyük havaifişek gösterileriyle meşhur Dubai sizi bekliyor…

Murat Özkök (Skyscanner)

Yurtdışında Edinburgh. Eski Kelt geleneklerine dayanan Hogmaney kutlamaları görülmeye değer. İskoçya’da yılbaşı kutlamaları 30 Aralık gecesi başlar. ellerinde meşalelerle ön binlerce insan yürür şehirde. Olağanüstü bir deneyimdir bu.

31 aralıkta sokaklar konserlerle dolu. Vokdpsy, Pet Shop Boys gibi ünlü isimlerin konserleri hem de. Ve tabii kaleden havai fişekleri seyretmek ayrı bur keyif.

Bu arada İngiltere’den farklı olarak İskoçya’da 2 Ocakta tatil yorgunluk atmak için…

Ufuk Seçgin (Halalbooking.com)

Genel müşteri kitlemizi oluşturan dini hassasiyeti olan insanların tatil tercihleri yılbaşı gibi özel kutlamaların yapıldığı dönemde kendine has farklılıklar gösterebiliyor. Örneğin, genelde Paris, Londra, Roma gibi popüler Avrupa şehirlerine rahatlıkla seyahat eden bu kesim, yılbaşı gibi dönemlerde yine tatil fırsatlarından yararlanmak istiyor, ancak kendi hassasiyetlerine uygun yerler arıyorlar.

Yılbaşı dönemi için önerdiğimiz destinasyonların başında Birleşik Arap Emirlikleri geliyor. Hem helal yiyecek konusundaki gönül rahatlığı, hem yılbaşı dönemindeki harika hava durumu (20 C üzeri hava sıcaklığı), hem de Aralık sonu başlayan ve Ocak sonuna kadar devam eden alışveriş festivali Dubai’yi ideal destinasyonlardan biri haline getiriyor. Aynı bölgedeki Katar ve Bahreyn gibi destinasyonlar da benzer alternatifler arasında.

Cem Polatoğlu (Tur Andiamo)

Yılbaşını geçirebileceğiniz ilginç ülkelerin başında Avusturalya gelir. Hem mevsimin yaz olması hem de yılbaşını ilk kutlayan ülke olması bu mevsimde Avusturalya’nın cazibesini arttırır. Yine dünyaca ünlü sokak kutlamaları ve havai fişek gösterisi yapılan Sicilya-Catania. Ayrıca  New York Times Square, Londra Trafalgar Meydanı, Paris Zafer Takı meydanı sokakta yılbaşı kutlamaları için ideal mekanlar.

Mesude Çakır (Neredekal.com)

Yeni yıl tatili, kış mevsiminin heyecanla beklenen tek soğuk günleri olabilir. Süslenen sokaklar, ışıl ışıl çam ağaçları derken insanı gerçekten cezbeden bir dönem. Aslında yeni yıl tatili, yurt dışındaki noel pazarları ile birleştiğinde daha uzun süreli ve kelimenin tam anlamıyla neşeli bir tatile dönüşüyor. Üstelik bir de bu yılki gibi 3 günlük bir tatil planı ortaya çıkıyorsa gerçekten de iyi değerlendirmek gerekli. Ekonomik durum elveriyorsa 28-29 Aralık’ta izin alınıp noel pazarları ile meşhur Viyana, Prag ya Köln tercih edilebilir. Tabii Schengen vizeniz olması gerekli. Eğer vizeniz yoksa ve yeni yıla Avrupa’da girmek istiyorsanız ekonomik açıdan da iyi olması sebebiyle Belgrad tercih edilebilir.

Eğer yurt içine dönecek olursak; bu sene kutlamaların daha sakin bir tatil anlayışı üzerinden gittiğini söyleyebiliriz. 3 güne yayılması sebebiyle, Kapadokya’da manzaralı bir otelde dinlenmek, Ağva ya da Sapanca’da şömineli bir otelde soğuk günün tadını çıkarmak ya da yine İstanbul içi veya yakınlarında arkadaşlar ile bir villa kiralamak en iyi tercihler olarak görülüyor. Ücretler kış dönemine oranla biraz daha yüksek olabilir belki ama bu 3 günlük tatili de biraz daha özel kılmayı hangimiz haketmiyoruz ki? : )

Sağlıklı ve seyahatlerle dolu yeni bir yıl diliyorum herkese. 🙂

Abdülkadir Kırmızı (Turna.com)

Yeni yılı sıcak bir ülkede geçirmek isteyenlere, Brezilya’daki Coppacabana plajını önerebilirim. Herkesin beyazlar içinde farklı etkinliklerde buluştuğu bu güzel kutlamaya katılmak eşsiz bir deneyim olabilir. Bu önerimi fazla maliyetli bulanlara , Avrupa’dan Paris, Londra, Moskova ve Barselona’yı önerebilirim. Vizesiz gidilebilecek Belgrad ve Kiev de iyi bir alternatif olabilir. Kıbrıs’ta hem havalar nispeten daha sıcak hem de harika konserler var. Yurtiçinde ise Antalya ve İzmir’de iyi vakit geçirebilirsiniz. Yılbaşı için henüz uçak bileti satın almayanlar için acele etmelerini öneriyorum. Önümüzdeki 1-2 haftada fiyatlar çok hızlı bir şekilde yükselebilir.

Erkan Aslantaş (Korea Tourism Organization)

Sıcakkanlı bir millet olarak gezmeyi ve yeni yerler görmeye aşıkbir milletiz. Bu genlerimizde yatan mükemmel bir detay. Medeniyetlerin harman olduğu bu çok özel Anadolu topraklarının bize kattığı en büyük miraslardan biridir. İnsanların, ırkçılığı en sert şekilde tartıştığı dönemlerde bile bu ülkede yaşayan bizler, tartışmalara fazlasıyla uzak kalarak, gereksiz bulmuştur.

Misafirlerin baş köşeye oturtulduğu, misafirliğe gidildiğinde de küçük ikramlarla bile müthiş mutlu olan, kahveye 40 yıl hatır koyan bir millletin evlatlarıyız. Çok uzak olsa da bizlere çok benzeyen, milli benliği olan, tarihsel geçmişimiz olan, Güney Kore kesinlikle milli benlik ve karakterle yetişmiş her bireyin ziyaret etmesi gereken bir yerdir. 2018 Pyeongchang Kış olimpiyatlarına da ev sahipliği yapacak Altayın çocukları, tüm misafirperverliği ve sıcaklığıyla sizleri farklı deneyimler tatmaya davet ediyor.

Güzel ülkemiz ve dünyamız için barış ve mutluluk dolu bir yıl diliyorum. Bon Voyage.

Ela Atakan (Türsab)

Dublin ! Dubh Linn…

Baile Átha Cliath. Ye… iç.    zıpla……yeşili gör yeşili sev…

Sımsıcak insanlar, tertemiz hava…..

Wicklow ‘ u   görmeden, Guiness içmeden, Kilkenny demeden de dönme.

Ahmet Buğra Tokmakoğlu (Kesfetsek.com)

Avrupa’nın en hareketli ve farklı gece hayatı deneyimine sahip olan kentlerinden Berlin, yeni yılda tadını çıkararak tercih edilecek şehirlerden. Sabahın ilk ışıklarına kadar devam eden eğlenceyi farklı beklentilere göre birden çok mekanda değerlendirmek mümkün. Sıra dışı mekanlar eğlence anlayışını sorgulamak ve dünyaya farklı bir açıdan bakmak için ideal.

Cem Polatoğlu “Acentalar Home Office Çalışabilsin.”

Malum, Turizm son 30 yılın en kötü günlerini yaşıyor. Senelik kayıp on milyarca dolar. Sektörde işsizlik %50’leri buldu.

Kapanan otel sayısı binleri.Peki ya ülkemize milyonlarca turist getiren acentaların durumu nedir? Açık söylenmese bile binlercesi çoktan iflas bayrağını çekti, ofis masraflarını bile ödeyemeyen bir o kadarı da sırada.Peki, bugüne kadar acentalar için ne gibi önlemler alındı? Bildiğim kadarı ile; bilmemkaçyüzbin turist getiren acentalar için kiraladıkları CHARTER başına nakdi yardım yapıldı.Peki kaç acenta buna hak kazandı? Yine, bildiğim kadarı ile 5. Peki biz kaç acentayız? Resmi rakamlara göre 8.000 küsür. HOME OFFICE iZNi VERiLSiN !

Öyle günler yaşıyoruz ki, bir çok acenta elemanlarını çıkartmak zorunda kaldı. Bir çoğu ofis kirasını bile ödeyemiyor. Sabit giderler, ofis masrafları, stopaj, eleman, yol, yemek giderleri vs de cabası. Eğer acenta sokak, AVM müşterisine hizmet veren bir acenta ise, bir şekilde dönebiliyor. Ama incoming ağırlıklı bir acenta ise durumu zor. Bu acentaların, bütün dünyada var olan Ev-Ofis yani Home-Office sisteminde çalışmasına izin vermemiz gerekiyor. Yani adam işini evden yürütebilmeli. Ofisini evinin bir odasına taşıyabilmeli.

Adamın işi küçülmüş, daralmış, getirdiği zaten birkaç yüz veya birkaç bin turist. Zaten dünyada her şey internet üzerinden yürüyor. Pazarlamasını internetten yapıyor, Yurtdışı acentasını mail ile yönlendiriyor, Oteli internetten satın alıyor, Rehberini telefonla ayarlıyor, ödemelerini internetten yapıyor veya alıyor. Neden bu adama bir de ofis masrafı yüklüyoruz? Hık dediğin ofis 2000 TL, stopajla 2,500. Sabit masraflar ve ofis masrafları en az 5.000 TL. Gittisi-geldisi, yol, araba, yemek masrafı hariç unuttuklarım ile ayda 10.000 TL’den aşağı bir ofisin kapısını açmak mümkün mü? Hayır. Senede ne yapar? 120.000 TL. Dikkatinizi çekerim; daha hesaplarda eleman masrafı yok. Boş ofisten bahsediyorum. Peki bu 120.000 TL’den devletin kar’ı, avantajı var mı? Stopaj hariç YOK! Devletin istediği vergi değil mi? EVET. Bırak o zaman senede 120.000 TL adamın cebinde kalsın. Böylece 3 kuruş kar etse bile sen devlet olarak vergini alırsın. Ama 120.000 kar edip, 120.000’de ofis masrafı yaparsa 1 kuruş vergi alamazsın. Zaten şirket kapanacağı için onun getireceği yüzlerce Turist’ten de olursun.

O halde tekrar edelim: ACENTALARA HOME OFFICE iZNi VERiLSiN !

Uzakrota Turizmde Pazarlama Zirvesi Sonrası

13 Kasım’da düzenlediğimiz Uzakrota Travel Summit’in en ilgi gösterilen oturumlarından “Turizmde Pazarlama” oturumunu tematik bir etkinlik formatına sokarak 32 konuşmacı ve 25 marka ile birlikte dün gerçekleştirdik.

TAV İşletme Hizmetleri A.Ş. Genel Müdürü Ali Bora İşbulan, Emirates Türkiye, Bulgaristan ve Romanya Genel Müdürü Bahar Ahmet Birinci, Singapore Airlines Pazarlama Müdürü Derya Pekruh Gerçeker, Turizmci ve Gazeteci Cem Polatoğlu ve Malezya Turizm Ofisi Genel Müdürü Çağrı Sağlık gibi sektöründe önde gelen 32 isminin konuşmacı olarak yer aldığı organizasyonda turizm şirketleri için hedef pazar belirlemelerinden, seyahat arama trendlerine kadar yeni nesil turizm anlayışı masaya yatırıldı.

Uzakrota Travel Marketing Summit” bünyesinde ziyaretçiler için sürprizlerde vardı. Katılımcılar aldıkları özel kod ile yapacakları ilk yolculuk için 40 TL indirim yanında, yapılan çekilişle 5 kişi PEGASUS’tan diledikleri bir lokasyona uçak bileti kazandı. Bir başka sürpriz ise, Singapur Havayolları ile  Malezya Turizm Ofisi’nin açtığı  mini yarışmada birinci olan Esra Tanman Singapur’a uçak bileti kazandı…

_MG_9648

Etkinlikte ön plana çıkan bazı satır başları :

Ülke tanıtımları uzun yolu olan bir slalom gibi…

Malezya Turizm Tanıtma Kurulu Pazarlama Müdürü Çağrı Sağlık, yabancı bir ülkenin Türkiye’de nasıl tanıtılması gerektiği konularında değerli bilgiler paylaştı. Ülke tanıtımı herhangi bir ürün tanıtımına benzemez, bunu beğenmiyorsan şunu verelim deme şansı yok. Ülkenin bütününü tanıtmaya çalışıyorsun ve ülke halkının da yurtdışı ülkelere seyahat konusunda birçok ön yargısı var. Dünyayı sarsan olumsuz gelişmeler, virüsler, terör olayları, depremler gibi turizmi olumsuz etkileyen faktörler de bu tanıtımları etkileyen diğer unsurlar. Kendi içimizde de ülke koşullarını etkileyen ekonomi gibi diğer faktörler bulunmakta…”

Türkiye’nin ilk kentsel Dijital pazarlama projesi City of Izmir.

Fotoğrafçı Mehmet Kırali ve seyahat yazarı Bahar Akıncı birlikte gerçekleştirdikleri Türkiye’nin ilk dijital kentsel pazarlama projesi City of Izmir projesinden bahsettiler. Dünyada kentsel pazarlama anlamında ana akım mecralar dijitale doğru kayıyor bilgisi, konuşmalarının odak noktası oldu.

_MG_9670

İçerik kraldır, kral kalacak…

Only Travel Marketing kurucusu Sarp Özkar, “Tüketiciye uygun içerik üretmemiz gerekiyor sektör olarak. Hem yazı anlamında, hem de fotoğraf ve video içeriklerinin geliştirilmesi gerekiyor. Websitenizi ziyaret eden kullanıcıların aradığı soruların cevabı olur ise, online satışlarını arttırabilirsiniz. Basın bültenlerinizde tüketicinin öğrenmek istediği konulara yönlenirseniz, haberleriniz basında mutlaka yer alacaktır. Bir seyahat blogunda özgün ve aranılan içerikleri üretebilirseniz, blogunuz hem çok ziyaret edilecek, hem de arama motorlarında üste çıkabilecektir. İçeriğin öneminin dünyada azalacağı bazı araştırmalarda yazılıp çizilse de, tüketici ne isterse o olur, dolayısıyla içerik kraldır ve kral kalacak. Yakın gelecekte Bloggerların ve sosyal medyada içerik üreten seyahat fotografçılarının değeri daha çok anlaşılacak.” dedi.

Bu etkinlik gelişim ve turizm alanında yeni fikirlerin paylaşım odağı oldu.

Uzakrota’nın kurucusu Gökhan Erdoğan, “Turizmde son dönemlerde yaşanan kriz durumu nedeniyle, bu etkinliğin çok önemli olacağını düşünerek planladık. Konuları fikirlerin gelişmesi, yeni projelere bu etkinlik sayesinde adım atılabilmesi, yeni fikirlerin oluşturulup paylaşılabilmesi adına organize ettik. Türkiye’de alanlarında uzman havayolu, turizm tanıtma ofisleri, tur operatörlerinden oluşan turizm profesyonelleri, bloggerler, sosyal medya fenomenleri, seyahat fotoğrafçılarının katılımı ile turizmin pek çok alanında yeni fikirlerin paylaşılmasını sağladı.

Uzakdoğu ülkesini Türkiye’de pazarlayabilmek zor.

Kore Turizm Organizasyonu’nu temsilen Erkan Aslantaş katıldı. Aslantaş “Ofisimizi 2012 yılında açtık, Kore’ye seyahat ve tatil anlamında gitme olgusunu oturtmak için ciddi anlamda zorlanıyoruz. Business anlamında Kore tercih ediliyor o konuda sorunumuz yok. Gençlere ulaşabilmek için sosyal medya mecralarını kullanıyoruz ve K-POP yani popüler Kore müziklerinin Türkiye’de dinleyici sayılarının yüksek olması sonucu, o konuda paylaşımlarda bulunup, tanıtımlarımızda kullanmaya çalışıyoruz.

_MG_9621

Nüfusumuzun 11 katı yolcu!

Singapur Havayolları adına Dijital Pazarlama Müdürü Derya Gerçeker, Singapur satışları her yıl %7’lik bir artış söz konusu. Singapur’un nüfusu sadece 5 milyon ancak havalimanından geçen sene geçen turist 54 Milyon… Singapur Havayolları olarak, Singapur Turizm tanıtma ofisimizle birlikte işbirliği yaprak, Singapur’a gidenlere özel indirimler, şehirde harcayabilecekleri özel fırsat kuponları veriyoruz, amacımız top yekün el birliği ile Singapur destinasyonunun tanıtımına hizmet etmek. Havalimanımız Changi, ülkenin turism tanıtma ofisi gibi çalışıyor. Geçtiğimiz Emitt fuarında Istanbul’da stant açıp, Türkçe broşürler bastırıp, bizimle birlikte Türkiye’de Singapur tanıtımlarına destek veriyor.

Kentsel tanıtımlara ağırlık verilmeli…

Tur Andiamo yönetim kurulu başkanı Cem Polatoğlu, en büyük hatamız bölgesel tanıtıma önem vermemek. Cebu, Boracay, Langkawi gibi yerler kendi tanıtımlarını yapıyor. Biz de ise Kuşadası’na gelen veya Kapadokya’ya gelen turist Türkiye’ye geldim diye ifade edebiliyor, bölge tanıtımlarına ağırlık verirsek, ülke geneli adına daha verimli bir şekilde kendimizi ifade edebileceğiz.

Uzakrota Travel Marketing Summit 2016Uzakrota Turizmde Pazarlama Zirvesi Sonrası13 Kasım’da düzenlediğimiz Uzakrota Travel Summit’in en ilgi gösterilen oturumlarından “Turizmde Pazarlama” oturumunu tematik bir etkinlik formatına sokarak 32 konuşmacı ve 25 marka ile birlikte dün gerçekleştirdik. #UzakrotaMarketing

Uzak Rota tarafından gönderildi 26 Mart 2016 Cumartesi

Uzakrota Yılbaşı Yemeği #Bunk Taksim’de Yapıldı

Seyahat sektörünün haber kanalı Uzakrota.com, Uzakrota Travel Summit ekibine yılbaşı yemeği verdi.

Only Travel Marketing’den Sarp Özkar, Turizm Yazarı Cem Polatoğlu, Jollytur’dan Duygu Esirger, Gruppal’dan İlker Atalay, Conde Nast Traveller dergisinden Didem Kendik, Gezitta Dergi’den Gülnur Gürbüz, DigitalDrop’tan Emre Türegün, Tale Turizm’den Onur Kutlu Gago, Interfly’dan Mert Ödemiş ve Türkiye’nin en tanınmış bloggerlarının da yer aldığı yemek Trump Tower’ın ünlü mimarı Brigitte Weber’ın sihirli ellerinin dokunduğu #Bunk Taksim’de yapıldı.

Tripadvisor ve Hostelworld gibi kurumlardan 2015 yılının en iyi hosteli ünvanını alan #Bunk Taksim, muhteşem şehir manzaralarına sahip büyük çatı terasında geceye katılan herkesi oldukça büyüledi.

Bunk Hostel

Uzakrota Travel Summit (Turizmde Girişim)

Türkiye’nin en etkili turizm konferansı Uzakrota Travel Summit “Turizmde Girişim” oturumu ile turizmde girişim nasıl olmalı ve hangi yönlerimiz eksik konularını tartıştı.

Moderatörlüğünü Dünyada 1 Gün programının yapımcısı ve sunucusu Onur Çağan Aygün ve Interfly Genel Müdürü Mert Ödemiş’in yaptığı oturuma Labx  şirketi kurucusu ve Kanal 360’da yayınlanan Bir Fikrin mi Var yarışmasının yapımcısı Fuat Sami, Tale turizm kurucusu Onur Kutlu Gago ve Turizm Yazarı Cem Polatoğlu katıldı. Turizmde girişim konusunda olan oturumu videomuz üzerinden izleyebilirsiniz.

Keyifli seyirler…

Cem Polatoğlu’nun Gezginlere Önerileri

Andiamo Tur’un sahibi Cem Polatoğlu hem sektörün önde gelen deneyimli isimlerinden hem de iyi bir gezgin…Hangi mevsimde nereye gidilir? İşte Polatoğlu’ndan gezginlere 12 aylık yol haritası ve heyecan veren öneriler…

Türk tatilci soğuk havada gezmekten pek hoşlanmıyor. Gittiği ülkenin sokaklarında yürümeyi, insanlarını ve kültürünü tanımak istiyor”

Türkiye’nin de yer aldığı Kuzey Yarım Küre’de kış mevsimi hüküm sürerken, Güney Yarım Küre’de güneş ışınların en dik konumdadır. Bu etken Arjantin, Güney Afrika, Avustralya, Yeni Zelanda, Tazmanya, Şili gibi ülkelere seyahatlerin zamanlaması açısından tercih sebebidir. Bunun yanı sıra her zaman ılıman olan bölgeler ve egzotik ülkelere de gidilebilir.

Ocak sonu ile şubat ayının ilk haftasının okulların yarı yıl tatili dönemine rastlar. Bu dönem eğlence parklarının yoğun olduğu Doğu ve Batı Amerika, kayak için Fransa, İsviçre ve İtalya favori ülkelerdir. Ayrıca 1-5 Şubat arasında Dubai Shopping festivali yapılır. Kültürel turlara ilgi duyanlar bu mevsimde Arjantin, Avustralya, Belize, Brezilya, Kanada, Şili, Costa Rica, Ecuador, Guatemala, Venezuella, Hindistan, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Filipinler, Güney Afrika’yı gezebilirler

Mart ayı ile Güney Avrupa’nın canlanmaya başlar. Henüz sırt çantalı turistler gelmeden Fransız Rivierası Cote D’azur’u bu mevsimde gezin. Ayrıca, kış bastırmadan Güney Yarım Küre’ye veya Orta Amerika’ya son bir atak yapılabilir. Mart ayı Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun da gezi mevsiminin başladığı dönemdir. Bu destinasyonları merak edenlere Fas, Tunus, Beyrut ve Mısır’ı tavsiye ediyorum

“NİSAN AYININ MART’TAN PEK FARKI YOK” 

Gezginler açısından nisan ayının marttan pek bir farkı yoktur. Deniz, kum, güneş için Sharm El Sheikh’in tercih edilebileceğini, İtalya, Fas ve İspanya’nın da bu mevsimde görülebilecek yerler arasında bulunduğunu kaydetti.

Yaz ayları yaklaştıkça Avrupa turlarının kalabalıklaşır ve fiyatlar artar. Mayıs, İtalya Bella diye adlandırdığımız 8 gecelik Roma-Floransa-Venedik turları, Yine 8 gecelik Budapeşte-Viyana-Prag, Benelüx diye adlandırdığımız Belçika-Hollanda-Lüxemburg-Fransa ve Almanya’yı içeren, İspanya’da Endülüs turu diye adlandırdığımız Malaga-Granada-Cordoba ve Sevilla’yı içeren turlar için ideal mevsimdir.

Haziran ayı favorim; Rusya Moskova ve St. Petersburg’u içeren, güneşin çok kısa süre batması nedeniyle ”Beyaz Geceler” adı verilen turlardır. 21 Haziran veya 21 Haziran’a yakın tarihler (15 gün öncesi veya sonrası) bu tur için ideal dönemlerdir. Alışveriş tutkunları 29 Mayıs-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen Singapur alışveriş festivalini tercih edebilirler.

”TEMMUZ VE AĞUSTOS SAFARİ PLANLAYANLAR İÇİN İDEAL” 

Temmuz ve Ağustos ayları için favorim; Kenya ve Tanzanya’da “Safari turları” Bu ayların başında binlerce antilop Massai nehrini aşabilmek için kuzey Serengeti’nin yamaçlarından geçerler. Bunun yanı sıra diğer vahşi hayvanları da görebilme şansınız oldukça yüksektir. Safari yapmak isteyenler kesinlikle bu ayları tercih etmelidir.

Yaz aylarını Türkiye’de değil de yurt dışında ancak yakın bölgelerde geçirmek isteyenlere Yunan adaları turlarını ya da Beyrut’u öneriyorum.

”Deniz, kum ve güneş” peşinde olanlar için; Mısır-Sharm El Sheikh, Tunus-Hammamet, Fas-Tanca ve Zanzibar ama biraz sabır ve 9 saatlik uçuş ile Tayland’daki egzotik adalara PhiPhi, Krabi, KohSamui, Phuket’e ulaşabilirsiniz. Bu mevsimde Amerika’nın güneyi özellikle Florida’da (Miami-Orlando) tatil yapmak isteyenleri uyarmak gerek. Çünkü fırtına mevsimi başlıyor. Gidilse de geri dönmek zor olabilir. İskandinavya ve Fiyord’lar için en uygun zaman ağustos ayıdır. Hava koşulları gezmeyi kolaylaştırır ve keyif verir.

Sonbaharın başında eylül ayında daha az yağmur ve daha çok güneşli Londra tercih edilebilir. Londra, bu dönemde çok güzeldir. Ekim ayında Hindistan’ın en güzel zamanıdır, sıcak ve nem azalmıştır. Avrupa’da kış gelmeden İspanya ve İtalya turları tercih edilebilir. Temmuz ayında Kenya ve Tanzanya turunu kaçıranlar için eylül sonu ve ekim ayında Masai Mara bölgesinde antilop sürüleri Serengeti’ye geri dönmeye başlar. Kasım ayı Uzakdoğu turu düşünenler için ideal bir zamandır.

Yılın son ayında ”dünyanın dibini görmek ve çok farklı, eski bir kültürle tanışmak isterseniz Peru ve Ekvator’a kadar uzanan Patagonya (Şili-Arjantin) + Güney Amerika turlarını tavsiye ederim. Bunun dışında aralık ayının favorileri; Avustralya, Brezilya, Kanada, Karayipler, Costa Rica, Ecuador, Guatemala, Hawaii, Bali ve Hong Kong bulunuyor.

Kısaca tüm bu tavsiyeleri aylara bölersek: 

Ocak Favori:

Avusturalya, Yeni Zellanda. Kayak için: Aspen (Amerika). Deniz-Kum-Güneş için: Phuket 

Kuzey yarım küre kış aylarına girerken Güney yarımküre de yaz mevsimi başlamıştır. Bu etken Arjantin, Güney Afrika, Avustralya, Yeni Zelanda, Tazmanya, Şili gibi ülkelere seyahatlerin zamanlaması açısından tercih sebebidir. Çünkü özellikle Türk insanı …. donarken ne yediğinden, ne içtiğinden ne de gördüğünden bir zevk alır. Bunun dışında her zaman ılıman bölgeler olan Tayland, Karayipler, Hindistan, Kenya, Malezya, Hong Kong, Filipinler, Meksika, Fas, Egzotik adalar ve bölgeler; PhiPhi, Krabi, Goa, Lankawi, Koh Samui, Maldivler, Zanzibar, Sri Lanka, Bali. Egzotik ülkeler; Costa Rica, Ecuador, Guatemala, Hawaii, Tanzanya, Venezüella, Belize. Eğlence arayanlara Miami-Orlando, Key West ve kışın kalbi Kanada, Kayak için başta Amerika-Aspen Avrupa’da kayak için Fransa, İtalya ve İsviçre alpleri.

Şubat Favori:

Miami, Orlando Kayak için: Fransa. Deniz-Kum-Güneş için: Dubai – Koh Samui 
Çocuklar için sömestre tatiline rastlayan bu dönem eğlence parklarının yoğun olduğu Doğu ve Batı Amerika, Kayak için Fransa, İsviçre ve İtalya favori ülkelerdir. Ayrıca 1-5 Şubat arasında Dubai Shopping festivali yapılır. Kültürel turlara ilgi duyanlar için bu mevsimde; Arjantin, Avustralya, Belize, Brezilya, Kanada, Şili, Costa Rica, Ecuador, Guatemala, Venezüella, Hindistan, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Filipinler, Güney Afrika’yı gezebilirler. İçini ısıtmak isteyenler; Malezya, Maldivler, Sri Lanka, Tayland, Karayipler, Hawaii, Hong Kong, Safariciler ve fotoğraf tutkunları için Kenya ve Tanzanya. (Masai Mara ve Serengeti)

Mart Favori:

Fransız Rivierası Cote d’azur (Nice-Cannes-StTropez). Kayak için: Avusturya Alpleri. Deniz-Kum-Güneş için: Goa 
Havaların ısınması ile birlikte Güney Avrupa canlanmaya başlar. Nice, Cannes, Barcelona, Roma renklenir, neşelenir. Henüz sırt çantalı turisler bastırmadan Cote d’azur u bu mevsimde gezin. Bunun dışında kış mevsimi bastırmadan Güney yarım küreye veya Orta Amerika’ya son bir atak yapılabilir; Arjantin, Avustralya, Güney Afrika, Meksika, Brezilya, Belize, Venezüella, Karayipler, Şili, Costa Rica, Ecuador, Sosyete Adaları, Guatemala ve tabii ki Hawaii. Doğuya uzanırsak; Hong Kong, Hindistan, Malezya, Maldivler, Filipinler, Sri Lanka, Tanzanya, Tayland. Ve artık Kuzey Afrika’nın ve Ortadoğunun mevsimi başlar; Mısır, Fas, Tunus, Beyrut. Kuzey kutbunu keşfetmek, Geyiklerle, Haskilerle kızak yapmak, kar motorsikletleri ile safari yapmak, Iglo’larda konaklamak isteyenler için ise Lapland’ın (Finlandiya) ideal zamanı

Nisan Favori:

Güney ve Orta Amerika. Deniz-Kum-Güneş için: Sharm El Sheikh 
Nisan ayı gezginler açısından Mart ayından pek büyük farklılık göstermez; Arjantin, Brezilya, Kanada, Karayipler, Şili, Costa Rica, Ecuador, Sosyete Adaları, Guatemala, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, Malezya, Maldivler, Mauritius, Meksika, Güney Afrika, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe. Yakınlarda; Mısır, İtalya, Fas, İspanya bu mevsimde görülebilecek yerler arasındadır.

Mayıs Favori:

İtalya Bella-Roma-Floransa-Venedik. Deniz-Kum-Güneş için: Bali 
Yaz kapıda; Henüz tur fiyatları tırmanmadan, üşümeden, kalabalıklaşmadan Avrupa seyahati yapmanın tam zamanı. İtalya Bella diye adlandırdığımız 8 gecelik Roma-Floransa-Venedik turları, Yine 8 gecelik Budapeşte-Viyana-Prag, Benelüx diye adlandırdığımız Belçika-Hollanda-Lüxemburg-Fransa ve Almanyayı içeren, ispanya’da Endülüs Turu diye adlandırdığımız Malaga-Granada-Cordoba ve Sevilla’yı içeren turlar için ideal mevsim. Eküriler; Belize, Brezilya, Kanada, Karayipler, Comores, Fiji, Fransa, Sosyete Adaları, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, İrlanda, Malezya, Maldivler, Mauritius, Fas, Şeyseller, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe

Haziran Favori:

Rusya Beyaz Geceler Deniz-Kum-Güneş için: Singapur ve Lankawi 
Alışveriş tutkunları için 29 Mayıs-29 Haziran arası Singapur alışveriş festivalini kaçırmayın derim. Brezilya, İngiltere, Kanada, Karayipler, Comores, Fiji, Sosyete Adaları, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, Bölgede muson yağmurları’nın başlamasına rağmen; Malezya, Maldivler, Mauritius, Lankawi Şeyseller. Bu bölgelere Muson yağmurları döneminde de gitmekten çekinmeyin. Muson yağmurları bu bölgelerde çok yoğun ama çok da kısa süreli yağmurlardır. Günde bir veya iki defa yarım saat süreyle yağan yağmur havanın nemini de almaktadır. Bunların dışında; Tanzanya, Amerika, Venezüella, Zimbabwe. Avrupa’da İspanya, İrlanda, İtalya, Fransa (Benelüx turları) ve en önemlisi Rusyada Moskova ve St.Petersbur’u içeren “Beyaz Geceler” adı ile anılan turlar. Bu dönemde güneş sadece birkaç dakika kaybolur. 21 haziran veya 21 hazirana yakın tarihler (15 gün öncesi veya sonrası) bu tur için ideal dönemlerdir.

Temmuz Favori:

Kenya-Tanzanya. Deniz-Kum-Güneş için: Zanzibar 
Temmuz ya da Ağustos başında binlerce antilop Massai nehrini aşabilmek için kuzey Serengeti’nin yamaçlarından geçerler; O halde favori turumuz Kenya ve Tanzanya. Yakınlarda eğlence arayanlar için Yunan adaları turları, Beyrut, Deniz-Kum-Güneş peşinde olanlar için yakınlar da Mısır-Sharm El Sheikh, Tunus-Hammamet, Fas-Tanca ve Zanzibar ama biraz sabır ve 9 saatlik uçuş ile Tayland’da ki egzotik adalara PhiPhi, Krabi, KohSamui, Phuket’e ulaşabilirsiniz; Eküriler; Kanada, Comores, Fiji, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, Malezya, Şeyseller Avrupa’da İspanya, İrlanda, Fransa, İtalya. Bu mevsimde Amerika’nın güneyi özellikle Florida da (Miami-Orlando) tatil yapmak isteyenlere uyarı. Fırtına mevsimi. Gidilmez!. Gidilse de geri dönülemez. Çünkü uçakların günlerce inip kalkamadığı olmuştur.

Ağustos Favori:

İskandinavya-Fiyordlar. Deniz-Kum-Güneş için: Koh Samui 
Genelde yaz mevsimini Bodrum, Çeşme gibi bölgelerde ki yazlıklarında geçirmeyi tercih eden yazlıkçılar haricinde gezmeyi tercih edenler için önerilerimiz; Fiyordlar, Brezilya, İngiltere, Kanada, Comores, Fiji, Fransa, Sosyete Adaları, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, Kenya, Malezya, Şeyseller, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe Avrupa’da İrlanda şatolar, İtalya, İspanya.

Eylül Favori:

Londra. Deniz-Kum-Güneş için: PhiPhi ve/veya Krabi 
Şimdi İngiltere zamanı. Daha az yağmur, daha çok güneş ve sıcak, daha çok alışveriş için Londra. Eküriler; Avustralya, Brezilya, Kanada, Comores, Fiji, Hawaii, Hong Kong, Endonezya, Malezya, Maldivler, Mauritius, Şeyseller, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe. İrlanda, İtalya,Yunanistan, Fransa, İspanya

Ekim Favori:

Hindistan-Nepal. Deniz-Kum-Güneş için: Maldivler 
Hindistan’ın en güzel zamanı. Sıcak ve nem azalmıştır. Temmuz ayında Kenya ve Tanzanya turunu kaçıranlar için, Eylül sonu ve Ekim ayında Masai Mara bölgesinde antilop sürüleri Serengeti’ye geri dönmeye başlar. Ayrıca Avustralya, Brezilya, Kanada, Comores, Fiji, Hawaii, Hong Kong, Hindistan, Endonezya, Malezya, Maldivler, Mauritius, Şeyseller, Güney Afrika, Tayland, Amerika, Venezüella, Zimbabwe bu mevsimde ziyaret edilebilecek ülkelerdir. Avrupa’da ise kış gelmeden İspanya, İtalya turları tavsiye edilir.

Kasım Favori:

Sikkim-Bhutan-Burma. Deniz-Kum-Güneş için: Phuket 
Uzakdoğuyu, Mistizmi, Budizmi, evreni ve kendinizi tanımanız, anlamanız için Sikkim-Bhutan-Burma turu ideal. Eküriler, Avustralya, Brezilya, Kanada, Karayipler, Mısır, Sosyete Adaları, Guatemala, Hawaii, Hong Kong, Hindistan, Kenya, Malezya, Mauritius, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Filipinler, Şeyseller, Güney Afrika, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella

Aralık Favori:

Patagonya (Arjantin-Şili). Deniz-Kum-Güneş için: Bali 
Şimdi Güney Amerika’da kış. “dünyanın dibi” ni görmek, çok farklı ve eski bir kültürle tanışmak isterseniz Peru ve Ekvator’a kadar uzanan 16 günlük bu turu tavsiye ederim. Bunun dışında bu ayın favorileri Avustralya, Brezilya, Kanada, Karayipler, Costa Rica, Ecuador, Guatemala, Hawaii, Bali, Hong Kong, Hindistan, Kenya, Malezya, Meksika, Fas, Yeni Zelanda, Filipinler, Güney Afrika, Tanzanya, Tayland, Amerika, Venezüella

Yılbaşı en iyi nerede kutlanır? 

Yılbaşını geçirebileceğiniz ilginç ülkelerin başında Avusturalya gelir. Hem mevsimin yaz olması hem de yılbaşını ilk kutlayan ülkelerden biri olması bu mevsimde Avusturalya’nın cazibesini arttırır. Yine dünyaca ünlü sokak kutlamaları ve havai fişek gösterisi yapılan Sicilya-Catania. Ayrıca New York Times Square, Londra Trafalgar Meydanı, Paris Zafer Takı meydanı sokakta yılbaşı kutlamaları için ideal mekanlar.

Kaynak: TurizmHaberleri.com

Cem Polatoğlu Yazdı, Gezgin Kimdir?

Malumunuz, her 3 ülke görenin kendini “gezgin” ilan ettiği bir toplumuz.

Ben ise 35 yıllık turizm deneyimim ile “gezenleri” 5 kategoriye ayırıyorum.
Sayalım:

1) Turistler;

Yaz tatillerini genelde yazlıklarında geçirirler. Bayram ve yıllık izin dönemlerinde organize turlarla yurtiçi ve yurtdışına seyahat ederler. Bütçeleri oranında uzak destinasyonları da içeren 3 veya 7 gece ağırlıklı turları tercih eder, Tur programında ne varsa onu uygularlar. Not defterlerinde ülke bilgileri değil dükkan adresleri ve alışveriş listesi bulunur. Popüler ve sevdikleri ülkelere defalarca seyahat etmeyi, değişik ülkeler ve kültürleri tanımaya tercih ederler.

2) Aktivistler;

Genç ama iyi gelir grubuna dahil olan aktivistler, genelde “temalı turlar” veya safari, dağ, dalış, keşif turlarını tercih ederler.

3) “Sosyal” istler;

Aman karışmasın! Kelimeyi “sosyalleşmeyi sevenler” anlamında kullandım. Bu kategoride gezenler için, nereye değil, kiminle ve hangi ortamda seyahat ettiği önemlidir. Onların gerçek amacı; yeni yerler görmek dışında yepyeni sosyal ortamlarda bulunmak ve yepyeni insanlarla tanışmaktır. Felsefeleri; “gezme olsun da nereye olursa olsun”

4) Skorcular;

Gittikleri yerler hakkında önceden fikir sahibi değillerdir. Sadece dolaştığı şehir, ülke sayısı önemlidir. Skor ve tabi çevrelerine “hava atmak” peşindedirler. 50 şehir, 100 ülke gezdim diyerek böbürlenirler.
5) Gezginler;

Kendini her yere ve her ortama, başkalarının dünyasına adapte edebilecek derin kültüre sahiplerdir. Din, dil, ırk, kültür, milliyet, cinsiyet ayırımı yapmazlar. Önyargısız, cesur, deneyimci, idealist, çevreci, yaratıcı, paylaşımcı, hoşgörülü, uyumlu, doyumlu ve hümanistlerdir. Kendini bir millete, bir ırka, medeniyete ve kültüre değil “dünyaya ait” kabul ederler. Seyahatlerine hazırlıklıdırlar. Gideceği ülke hakkında bilgili ancak sürprizlere de açıklardır. Sadece yöreye özgün hatıra eşyaları satın alırlar. Gittiği yerlerde ücra mahallelerde, ara sokaklarda, kuytu köşelerde dolaşır, köylerde mola verir, yerel halkla pazarda, parklarda, kahvelerde bütünleşirler. Otel kategorisi ayırt etmeksizin konaklama yapar, mahalli restoranlarda yemek yer, yerel içecekleri denerler. Asla gurme değillerdir. Gurme, sadece belirli düzeyde ki yemekleri yerken gezgin her türlü tadıma açıktır.

Gezgin, öğrendikleri ve gördükleri ile zenginleşir, olgunlaşır, kıskançlıklarından, komplekslerinden arınır. Çinliler; Bir defa görmek, bin defa duymaktan daha kıymetlidir derler.

Gezgin aktiftir, Gezgin çevrecidir, Gezgin paylaşımcıdır. İnsanların, maceranın, kültürün, medeniyetin, sosyal yaşamın araştırması içindedir. Turda, her türlü aksiliğe hazırdır. Onun için önemli olan; turunu sağlıklı bir şekilde tamamlamak, görülmesi gereken yerleri görmek, tadılması gerekenleri tatmaktır. Turdan veya rehberden kaynaklanan aksiliklere o an tepki verip turunu riske atmaz. Turdan azami şekilde faydalanıp, tur dönüşü öneri ve şikayetlerini gereken yerlere bildirir.

Turist ise pasiftir. Kendisine sunulanı alır.

Bazı turistler; Turda meydana gelebilecek aksiliklerde tatilini rezil etme pahasına ve hayatının en büyük problemi ile karşılaşmışcasına mücadele eder. Değişecek bir şey olmadığını bilmesine rağmen, hem kendi hem birlikte seyahat ettikleri insanların huzurunu bozacak derecede aşırı tepkiler verir.

Tanıdığım en iyi gezginler; Prof. Dr. Orhan KURAL, Elzi Kalma, Hüseyin Gökçe, Selman Arınç, Rahmi Koç, Sadun Boro, Coşkun Aral, Nasuh Mahruki, İhsan Kalkavan, Ahu Aysal ve Attila Atasoy

Gerçek bir gezgin; “Attila Atasoy”

Mesleğim gereği “çok yer gezenleri” gördüm, ancak çok az “gezgin” tanıdım. Yukarıda gezginlerden birkaçını sıraladım. Ancak bu sıralama içerisinde bir tek Attila Atasoy ile birlikte seyahat etme şansına sahip oldum.

Çoğumuz onu sanatçı kimliği ile tanıyoruz. Ama Eczacı, Astrolog ve Gezgin olduğunu bilenlerin sayısı daha azdır. Onu, dört özelliği ile tanıyan şanslı kişilerden biriyim.

Kendisi ile Panama’dan Meksika’ya 8 ülkeyi içeren bir gezide 20 gün beraberdik. Yukarıda saydığım gezgin özelliklerinin hepsini fazlasıyla taşıyan Atasoy’un mütevazı kişiliği, engin dünya kültürü, hoşgörüsü, güleryüzlü, neşeli ve sempatik tavırları çevresine ders niteliği taşıyordu. Sanatçı kişiliğinin kendisine kazandırdığı empati yeteneği ile de zor anlaşılabilir kültürleri içselleştirmemize yardımcı oldu. Ancak Attilla Atasoy’un doğum tarihi ve doğum saatinden yola çıkarak bugüne kadar kendimiz haricinde kimsenin bilmediği ve paylaşmadığımız özelliklerimizi yüzümüze söylemesi çok ama çok şaşırtıcı idi.

Bu vesile ile kendisine tekrar teşekkürlerimi iletirim.

Cem Polatoğlu
www.andiamo.com.tr

Cem Polatoğlu’nun Bolivya – Peru Gezi Rehberi

Turizmci ve gazeteci Cem Polatoğlu’nun Güney Amerika seyahati sırasında en beğendiği yerlerden olan Bolivya – Peru Gezi Rehberi.

BOLiVYA (La Paz, Titicaca Gölü),  PERU (Lima, Cuzco, Machu Pichu)

La Paz;

Bolivya’da il durak başkent La Paz. Dünyanın en yüksek başkenti. Tam 3700m yükseklikte. Bırakın yürümeyi, nefes almakta zorluk çekiyoruz. Sigara içenler şanslı. Onların daha az oksijene ihtiyacı var. Haraketlerimiz ay’da yürür gibi ağır. Burundan derin nefes alıp ağızdan veriyoruz. Rehberimize ilk sorum; Biz parmağımızı kaldıramazken, bu adamlar bunca çocuğu nerede ve nasıl yaptılar? Cevap tek kelime; “Coca”. Kokain yani? AslaCoca bu. Bitki. İyi de bu Kokainin öz maddesi değil mi? Ona bakarsan CocaCola’ın da öz maddesi bu. Peki, nerden buluruz?  Bakkaldan… Hı ????!!  Evet, Bakkaldan.

Aldık bi paket. Nasıl kullanılıyor?; Yaprağın ortadaki damarı acı. Onu çıkartıp çiğniyorsun. Yaprağın suyu çıkıyor. Emiyorsun. Bu şekilde kullanmayanlar için hazır coca çayları var, onu içebiliyorlar. Bir de benzeri bir bitki; “Mate”. Onun da sadece çayı makbul. Peki işe yarıyor mu? Yarıyor valla. Hani parmağının kalkmasını bırak, 290-260-390 pazarcı kadınlar bile adamın gözüne seksi geliyor.

Bolivya sokakları dünyadaki en renkli sokaklar. Giysiler Anadolu’dan da renkli. Kadınların kafalarında, ters takılmış düdüklü tencere benzeri şapkalar var. Bu kültür İspanyollardan kalma. İspanyol işgali sırasında sadece asil İspanyol kadınlarının şapka giyme izinleri varmış. İspanyollar gittikten sonra kendini İspanyol kadını ile özleştiren Bolivyalı, ilk iş olarak şapkayı taklit etmiş. Ama sanki biraz kafalarına küçük gibi durmuş. Şapka içinde kalan küçük hazneye saçlarını topuz yaparak toka ile sıkıştırıyorlar. Sokaklarda, pazarlarda ve dükkanlarda hep kadın satıcılar var. La Paz erkekleri sokaklarda pek gözükmüyor. Anlamadım. Ya çok tembeller yada çocuk yapmak için evde yatarak enerji topluyorlar. Kadınları çok gururlu. Nasıl mı anladım? Önce pazarda Mantar satan bir kadının fotoğrafını çekmek için izin istedim. İzin yok.

E bi fotoğraf çekemeyeceksek niye geldik ki buraya? Bastım deklanşöre, aynı anda 5-10 tane mantar kafamda patladı. Bir sonraki sırtımda patlayan sebze; domates. Bu durumda karpuzcu kadının önünden dahi geçmedim. Aklıma padişahın sarayının önünde patlıcan satan seyyar satıcı geldi. Gürültüden rahatsız olan padişahın muhafızları, her bir patlıcanı adamda “muhafaza!” ettikçe satıcı gülüyormuş. Nedenini sormuşlar. “Bekleyin, arkadan karpuzcu geliyor” demiş. Dükkanlarda kurutulmuş Lama Cenini satanlara rastladım. Sordum. Büyü içinmiş. Nerede yakıp, külünü  toprağa gömersen oranın bereketi artarmış.

Ülkede temizlik işçileri ve ayakkabı boyacıları yüzlerini o sıcakta kar maskesi ile kapatıyorlar. Nedeni bu işleri aşağılayıcı iş olarak nitelendirmeleri ve tanınmak istememeleri. Dolmuş sistemi aynen bizdeki gibi. Emlak vergi sistemi de bizdeki gibi olmalı. Çünkü bir evden emlak vergisi ancak boyası, badanası herşeyi bittikten sonra alınabiliyor. Bu durumda hiçbir ev, hatta villa bile bitmiyor.

Nüfüs’un %60’ı yerli, %30’u melez, %10’u ispanyol asıllı. Yerli halkdan ne birtane beyaz saçlı, ne de bir kel gördüm. Sırrı nedir bilinmez. Özellikle kadınların ömürleri çok uzun.. Rahmetli babam “karının iyisi 6 ay yaşar” derdi. Buraya uymaz. Çünkü ortalama kadın yaşamı 100 sene.

Titicaca Gölü;

Bu da dünyanın en yüksek gölü. Denizden 3.810m. Bayağı da büyük. 194 km uzunluk ve 65 km genişlik. Eski uygarlıklardan Aymara dilinde Titi “büyük kedi-puma”, Kak ise “kaya” Quechua dilinde ise kurşun rengi kaya. Göldeki saz topakları (tatora) zamanla birleşerek yüzen adacıklar haline gelmiş. Düşmanlarından kaçan bazı medeniyetler bu yüzen adacıklarda köyler yapıp yaşamışlar. Düşman geliyo. Hooop çek kürekleri. Komşuyu sevmedim. Hadi öteye. Biraz turistik de olsa, halen ada üzerinde yaşam var. Turistik eşya ve ev erkeklerinin ördüğü şapka, eldiven, kazak satarak geçiniyorlar. Gölün birde köpeklerden büyük 6 kişiyi doyuran kurbağaları ve uçamayan ama suyun üzerinde koşan titicaca dalgıcı isimli minik kanatlı kuşları meşhur.

PERU

Cuzco-Machi Picchu

Çocukluğumdan beri hayalim Machi Picchu’ya çıkmak, İnka uygarlığının kalıntılarını yerinde görmekti. Allah bugüne nasip etti. Şehir, İnka’lı bir hükümdar Pachacutec Yupanqui tarafından 1450 yıllarında Yaşlı Zirve (Quechua dilinde: Machu Picchu) denen dağın eteklerinde inşa ettirilmiş. Machi Pichu’ya en yakın konaklama Cuzco’da. Şehir çok küçük olmasına rağmen oldukça hareketli gece yaşantısına sahip. Tabi nedeni şehre ziyarete gelen yabancılar. Ertesi gün yolculuk sabahın 5’inde. Cusco şehrinden Aguas Calientes köyüne trenle gidiyoruz. Bu köyden sonra 8 km lik bir otobüs yolculuğu yapılıyor. Machu Picchu 200 den fazla merdiven sistemiyle birbirine bağlı olan taş yapıdan oluşuyor. Şehrin 3000 basamağı bu gün hala iyi durumda.

LiMA

Güney Amerikanın en modern şehirlerinden biri. Şehrin tam orta yerinden denize girmek mümkün. Şehrin gece hayatı kıvrak Peru müziği ile birleşince tadına doyulmuyor.  

Ülke Bilgileri;

BOLiVYA: Bolivya, para birimi Peso olan, Ernesto Che Guevara‘nın Devrim hazırlığındayken Bolivya askerleri tarafından yakalanıp öldürüldüğü Güney Amerika ülkesidir. Başkent; La Paz. İspanyol Sömürgeciliği döneminde Yukarı Peru olarak adlandırılan bu bölgeye daha sonra Güney Amerika’yı İspanyol boyunduruğundan kurtaran Simon Bolivar’ın anısına Bolivya (Bolivar’ın ülkesi) ismi verilmiştir. Başkent; Sucre (anayasal) La Paz (idari).  Resmi dil(ler) İspanyolca, Quechua, Aymara. Hükümet, Cumhuriyetle idare edilir, Başkan; Eva Morales Bağımsızlık; İspanya’dan 6 Ağustos 1825  Yüzölçümü; Toplam 1.098,581 km² Nüfus: 2007 yılında 9,119,152. Para birimi: Boliviano

PERU: Kuzeyde Ekvador ve Kolombiya, doğuda Brezilya, güneydoğuda Bolivya, güneyde Şili ve batıda Büyük Okyanus. Başkent; Lima Resmi dil; İspanyolca, Quechua, Aymara, Devlet: Anayasal cumhuriyet Cumhurbaşkanı:Alan García Pérez, Başbakan:Jorge Del Castillo Bağımsızlık: İspanya’dan 28 Temmuz 1821. Yüzölçümü 1.285.220 km² Nüfüs:27.968.000 Para birimi: Nuevo Sol . Nüfusun yüzde 45’i kızılderili kökenli. Bunlar ağırlıklı olarak Quechua (%40) ve Aymará (%5) konuşan halklara aittir. %40 melez olan halkın, %15 kadarı Avrupa kökenli. İkibuçuk milyon Perulu başta ABD, Avrupa ve Japonya olmak üzere yurtdışında yaşar. Peru bin yıllar boyunca Pre-İnka kültürüne sahip olan bir ülkedir. İlk göç eden yerleşimciler, M.Ö. 20.000 ile 10.000 yıllarına kadar bugünkü Peru’nun olduğu bölgeye gelmişlerdir. M.Ö. 4000 yıllarında tarla kurmaya ve hayvan yetiştirmeye başlarlar. Bugün halen daha ayırt edilebilen en eski kültür, M.Ö. 800 ile M.Ö. 300 yıllarına kadar var olmuş olan Chavín de Huántar ‘dır. Titikaka Gölü çevresinde M.Ö. 1. yüzyıldan itbaren M.S. 1000 yılına kadar Tiahuanaco kültürü oluşur. Sahilde, And nehirlerinin sulak alanlarında M.S. ilk binyılda Lambayeque Bölgesi civarında Mochica gibi farklı kültürler oluşur. İnka Krallığı’ndan önce, gelişmiş şehir kültürü olan Chimú’nun başkenti Chanchan’dı. İnka Krallığı 1200 civarında oluşur ve 1532’ye kadar bugünkü Kolombiya, Ekvador, Peru, Bolivya, Arjantin ve Şili’nin büyük kısmına genişler. Peru’nun yüksek platosunda bulunan Cusco şehri İnka Krallığı’nın başkentidir.

İspanyollar 1532’den itibaren bu ülkeyi fethederler ve İspanya Krallığı adına Peru Valiliği’ni kurarlarlar ki bu valilik, zirvesine ulaştığında bugünkü Panama’dan, kıtanın en güney noktasına kadar ulaşmıştır. 1821’de ülke José de San Martín ve Simón Bolívar tarafından kurtarılır ve bağımsızlığını kazanır. Bununla birlikte isyanlar ve iç savaşlar modern bir devletin gelişmesine engel olurlar. Peru 1980’den beri Başkanlık Cumhuriyeti olarak tanımlanmasına rağmen demokratikleşme süreci şu ana kadar çok az sağlam bir yapıya oturur. Bu yüzden uluslararası insan hakları yardım kuruluşları, 2000 yılındaki seçim kampanyasında hatırı sayılır ölçüde düzensizlikler tespit etmiştir. Ülke başta altın ve bakır olmak üzere zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Bu madenler uluslararası şirketler tarafından işlenerek ihraç edilir. İlaveten balıkçılık ve tarım önemli bir rol oynar. Şeker kamışının yanında çok miktarda kahve ihraç edilir.Peru’da kayıtdışı ekonomi göze çarpar. illegal ekonominin en önemli öğesi koka ağacıdır. Bu bitkinin yaprakları başta yerli halka zevk ve tamamlayıcı besin olarak hizmet eder. Zira bu bitkinin çiğnenmesi açlık, yorgunluk, soğuk ve yükseklik hastalığı duygularını bastırır. Peru, dünya çapında koka hasatında  %30 pay alır (2005) ve % 54 paya sahip Kolombiya’nın arkasında, %16’lık payı olan Bolivya’nın önünde, 2. sırada yer alır. Koka ekiminin yaklaşık  %85’i illegal üretimde kullanılır. İllegal ihracattan elde edilen gelir, legal olanı fazlası ile geçer.

Not: Bazı resmi veriler vikipedia’dan alınmıştır.

***

Cem Polatoğlu

Andiamo Tur

Cem Polatoğlu: Tam 8 milyon TL Kaybettim

Kürtaj Dahil 299 Euro adlı yazısı sonrasında sahibi olduğu Baracuda Tour’un belgesi iptal edilen Cem Polatoğlu TurizmGüncel’e samimi açıklamalarda bulundu. “Bu ülke Apo’yu bile 6 ay sorguladı, beni ise 3 saatte astılar” diyen Polatoğlu yürütmeyi durdurma kararı için mahkemeye başvuracağını açıkladı. 

Uzun süredir Türkiye’nin gündeminde olan kürtaj yasakları konusu, Cem Polatoğlu’nun ‘Kürtaj Dahil 299 Euro’ adlı yazısıyla iyice hareketlendi. Yazı sonrasında Baracuda Tour’un belgesi iptal edildi ve acentenin faaliyetlerine son verildi.

Yazısının tamamen yanlış anlaşıldığını ve alınan kararın hukuka aykırı olduğunu iddia eden Polatoğlu TurizmGüncel’in sorularını yanıtladı:

‘TAZMİNAT DAVASI AÇACAĞIM’

Baracuda Tour’un işletme belgesi iptal edildi. Süreç sizin için bundan sonra nasıl işleyecek? Bundan sonra hangi adımları atacaksınız?

“Şu anda belge iptali ile ilgili tebligat henüz elime ulaşmış değil. Ancak bu süreç zaten bir hafta kadar sürüyormuş. Tebligatın ulaşmasını bekliyoruz. Dört tane avukatım var. Onlar bu işle uğraşacaklar. Şu anda hep birlikte ön hazırlık aşamasındayız. Yürütmeyi durdurma kararı çıkarmaya çalışacağız. Daha sonra da tazminat davaları açacağız.”

‘ÇOK ACELE BİR KARAR’

Çalışanlarınız ne durumda? Bayram turları için aldığınız rezervasyonlar konusunda ne yapacaksınız?

“Çalışanlarımız mağdur, beraber çalıştığımız şirketler mağdur. İki bayram öncesi böyle bir olay yaşadık. Havayolu şirketlerine ödediğimiz dünya kadar kapora var, yurtdışındaki acentelere yaptığımız ön ödemeler var, Sharm el – Sheikh’e kiraladığımız uçaklar var, oradaki otellere yaptığımız ödemeler var. Bunlar ne olacak? Hepsini bir şekilde başka acentelere aktarmaya çalışıyoruz ama sonuçta çoluğumuzun çocuğumuzun ekmeğinden olduk. Çalışanlarımız ekmeğinden oldu. Hoş olmadı, çok acele verilmiş bir karar diye düşünüyorum.”

‘KİMSEYİ MAĞDUR ETMEDİM, BİR YAZI YAZDIK OLANLAR OLDU’

“Bu memleket Apo’yu bile 6 ay sorguladı, sonra mahkum etti. Beni üç saat içinde sorgusuz sualsiz idam ettiler. Bu görülmüş bir hız değil. Özellikle de bürokrasi de. Geri dönüp baktığımda şunları görüyorum: Kimseyi yarı yolda bırakmamışım, kimsenin rızkına göz koymamışım, çekim – senedim dönmemiş, otelleri ya da diğer acenteleri mağdur etmemişim, hiçbir rehberi mağdur etmemişim. Hiçbir rehber paramı eksik ödedi ya da ödemedi demez, diyemez. Biz elimizden geleni yapmışız. Sikayetimvar.com’da 1300 tane turizmle ilgili şikayet var, benimle ilgili bir tane yok. İş yapmazsın da hakkında şikayet olmaz, öyle bir durum da yok. Biz işleyen bir şirketiz. Bu hususlara dikkat ederiz. Hiçbir olumsuzluk yaşamadık, bir yazı yazdık olanlar oldu.”

‘SAVUNMAM DAHİ ALINMADI’

Yazınız büyük tepki  topladı. Yazınızda ahlak dışı, Türkiye’nin imajını zedeleyici unsurlar olduğuna dair eleştiriler var. Kürtaj turu düzenlediniz mi? Ya da bu yaşananlar yaşanmasaydı düzenleyecek miydiniz?

“Gözardı edilen bir durum var. Ben 14 senelik basın kartı sahibi bir turizm yazarıyım. TUYED’den bunu teyid edebilirsiniz. Bu yazı gibi belki bin tane yazı yazmışımdır. Başaran Ulusoy “Yazmadan önce bana soracaktı” diyor. Pardon ama ben yazı yazmadan önce ona mı soracağım? Ben bir turizm yazarıyım. Nasıl yazılacağını bilirim. Yazı yazmak için kimseye ihtiyacım yok. “Yazdın sonucuna katlan” deniliyorsa da “Kusura bakmayın ama sonucu da bu olmamalıydı” diyorum. Bunun bir yaptırımı var ise ki kanunda ben ve avukatlarım göremiyoruz, var ise dahi iki tekdir bir takdir deyip önce bana bir sorulmalıydı. Savunmam alınmalıydı. Beğenmezsen savunmamı sonra yap ne yapacaksan. Ne bir ihtar var, ne bir e-posta, ne bir faks, ne bir sorgu ne de bir telefon.

Buradan TÜRSAB Disiplin Kurulu, bakanlığa şikayet etti diye duyduk. 3 saat içinde bakanlıktan belge iptali haberi geldi. Her şey şaka gibiydi. Böyle bir suç yok. Yurtdışına bir insan konsere gitmek için çıkıyorsa ona konser turu denir. Kürtaj için çıkıyorsa da kürtaj turizmi. Böyle bir yasak da yok Türkiye’de. Ben hala şoktan kurtulmuş değilim. Hayatımda ilk defa ilaç alıyorum. Oğluma olanları henüz söyleyemedim. Ne diyeceğim ona? Bakanlık – TÜRSAB şirket kapattı diyeceğim. Niye diye sorduğunda ne diyeceğim? Kürtaj turu yaptım diyemem, yapmadım. Birini dolandırmadım, yolcuyu yolda bırakmadım, havaalanlarında süründürmedim.”

‘KİMSE BANA GAZETECİLİĞİ ÖĞRETMEYE KALKIŞMASIN’

Yanlış anlaşıldınız yani…

“İnsanların yüzde 5’i o yazıyı okuyup benim böyle bir tur düzenlediğimi zannetti. Böyle zannedenler de bunları yaptılar. Beni gazeteci gözüyle de tanıyanlar anladı. Ancak beni sadece turizmci zannedenler anlamakta zorluk çekti. O yazıda ben açık ve net bir şekilde şunu demek istedim: ‘Kardeşim sen neyi yasaklarsan yasakla millet bir yolunu bulur. Ya bunun illegaline yönelir ya da merdivenaltına kaçar. Sen kürtajı yasaklarsan, yurtdışına da gider yine bunu yaparlar.’ Yazının en altındaki satırda ‘Operasyonumuzun yaptığı araştırmaya göre bu tur 299 €’ya, Kırım’da yapılabilir’ deniyor.”

“Benim böyle bir gazetem yok, böyle bir internet sitem yok. Bu gazeteci gözüyle yazılan bir şeydir. Bunu yasaklarlarsa bu yurtdışında da yapılır merdivenaltında da. Türkiye’de kürtaj tezgahları, atölyeleri kurulacak. Sonra o hijyen olmayan yerlerde insanlar ölecek. Olay bu kadar. Amaç bunu vurgulamaktı. Bunu direkt “Kardeşim bunu yasaklamayın yoksa insanlar gider yurtdışında yaptırır” diye mi yazsaydım. Bu şekilde yazmayı anneannem de düşünür. Ben bunun içine gazeteci gözüyle bir şeyler katmak zorundayım. Benim işim de bu zaten. Eğer gazeteciliği meslekten sayıyorlarsa ki  ben bu işi 14 yıldır yapıyorum. Kimse bana bu işi öğretmeye kalkışmasın. Öğretecekse duayen gazeteciler öğretsin. Ben görevimi yerine getirdim, uyarımı yaptım. Mesajı alan aldı, alamayan beni cezalandırdı. Bu erken verilmiş karar düzeltilebilir. Tek inandığım şu; verilen karar çok acele bir karar. ”

‘ARKAMDAN KİM VURMAYA KALKMIŞ ANLADIM’

Meslektaşlarınızdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

“Bugünler çok önemli günler. Ağaç silkelendi, çürükler düştü. Kimlerin ne olduğunu anladık. Kimin ne olduğu böyle dönemlerde anlaşılıyor. Kim yanınızda onu da görüyorsunuz. Yarın sokakta yürürken, işbirliği yaparken kimlerle hareket etmeniz gerektiğini de bu günlerde görüyorsunuz. Kim arkanızdan vurmaya kalkmış, onu da bugünlerde anlıyorsunuz. Ben yıkılmadım ayaktayım diyorum. Bu saatten sonra başka iş de yapamam.”

Yurtdışından tepkiler nasıl?

“Olay yurtdışına da yansıdı. Alman ZDF televizyonu benimle röportaj yaptı, İsviçreli bir kadın yazar beni aradı. Paris’te kadın dernekleri de konuyla ilgili ortak deklarasyon yayınladılar. Bu hafta içerisinde de İngiltere’deki bir kadın derneğinden benzer bir açıklama bekliyoruz. Karar protesto ediliyor. Yurtdışında beraber çalıştığımız acenteler de kendi acente birliklerini devreye sokacaklarını söylüyorlar. Nereye kadar gidecek bu iş yurtdışında ben de bilmiyorum. Yurtiçinde ise kilitlenebilir. Başaran Ulusoy “Baracuda Tour konusu kapanmıştır” diye demeç vermiş. Benim için ise dava yeni başlıyor. ”
‘8 MİLYON TL PARA KAYBETTİM’

Maddi kaybınız ne kadar..

“Benim maddi kaybım çok büyük. Ben Baracuda Tour’u yaratmak için 2,6 milyon TL tutarında gazete ilanı vermişim bugüne dek. Bir marka yaratmak kolay değil. Belki biz seyahat acenteleri birbirimizin ismini biliyoruz ama halkın bilmesi için belirli bir masraf gerekiyor. Bunun Google reklamları var, editoryal reklamları var, diğer tanıtımları var. Ben bu markayı yaratmak için 7 – 8 milyon TL para harcadım. Bir yazı yazdım, benim şirketim kapandı. Mustafa Koç’a haber yolladım. O da güzel yazıları yazıyor. Dedim ki ‘Sakın öyle yazılar yazma TOFAŞ’ı, BEKO’yu da kapatırlar’. Bu olay böyle bir olay. Ben sinirimden uyuyamıyorum. Bu kararı alanlardan da vicdanları nedeniyle uyuyamıyorlardır diye düşünüyorum.”
‘SAYIN ESKİ BAŞKANIM KONUŞMALARINA DİKKAT ETMELİ’

Yaptığınız bir açıklamada TÜRSAB Başkanlığı seçimlerinde Başaran Ulusoy’a rakip olduğunuzu bu nedenle disiplin kararı sonrası kafanızda soru işaretlerinin oluştuğunu söylediniz…

“Başaran Ulusoy benim için ‘6 ayda bir bu adamla uğraşıyorum” diyor. Benim neyimle uğraşmış? “Geçen sene de seks ilanları veriyordu” demiş. Geçen sene ben hangi ilanları vermişim. Böyle bir açıklama suçtur. Sayın Eski Başkanım konuşmalarına dikkat etmeli. Eski Başkanım diyorum çünkü artık şirketim kapandı.”

“Ben Başkan’a demiştim ki “Başkanım ben iki defa sizinle yarıştım. İkisinde de yenildim. Siz katılırsanız kazanma şansım yok. Benim inancıma göre Türkiye’de turizm konusunda yapmamız gereken bir sürü şey var. Bu konuların hayata geçirilmesi için yeniden harekete geçmek istiyorum. Sizinle çalışamayacağımıza göre eğer siz girecekseniz girmeyeceğim. Bekleyeceğim. Bir 14 sene daha beklerim. Ancak eğer girmeyecekseniz müsadenizle ben bu yarışa giriyorum” dedim. Bana net bir cevap vermedi. Başkanı yenmek mümkün değil. Çünkü bu işi çok iyi biliyor. Bu iş öyle masabaşında oturarak da kazanılmıyor. Ben bilirimle de kazanılmıyor. Başaran Ulusoy çalışıyor, il il geziyor. ”

‘KEŞKE YAZMASAYDIM’

Tüm bu yaşananların ardından  Kürtaj Dahil 299 Euro başlıklı yazıyı keşke yazmasaydım diyor musunuz?

“Bu yazıyı keşke yazmasaydım diyorum. Başıma bela alacağımı bilseydim bu kadar yazmazdım. Ben ticaret yapıyorum. Benim çoluğum çocuğum buradan geçiniyor, buradan ekmek yiyor. Eğer ekmeğimin kesileceğini bilseydim ben bu yazıyı yazar mıydım? Böyle olacağını bilseydim bu yazıyı yazmazdım. ”

 

 TurizmGüncel

Türsab, Baracuda Tour’un Belgesinin İptal Edilmesini Değerlendirdi

TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, Baracuda Tour’un işletme belgesinin iptal edilmesini değerlendirdi. Ulusoy, “Kanunun bana verdiği yetki ile 30’uncu maddeyi işletmekten başka çarem yoktu. 30’uncu maddeyi işlettim ve disiplin kuruluna sevk ettim. Konu kapanmıştır” dedi.

Cnbce’de yayınlanan Finans Cafe programına katılan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Başaran Ulusoy, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

BARACUDA TOUR KONUSU KAPANMIŞIR

Baracuda Tour’un kapanmasına neden olan “Kürtaj turları”na da değinen Ulusoy, konuyla ilgili “Serbest piyasa ekonomisine inanan liberal, batı düşünce yapısına sahip bir insanım. Çok seslilikten yanayım. Ama çok seslilik demek aykırılık anlamına gelmez. Kanunun bana verdiği yetki ile 30’uncu maddeyi işletmekten başka çarem yoktu. 30’uncu maddeyi işlettim ve disiplin kuruluna sevk ettim. Konu kapanmıştır” diye konuştu.

“BİR DAHA ADAY OLMAYACAĞIM”

Cem Polatoğlu‘nun, kendisine rakip olmasını engellemek için bu yola başvurduğuna dair iddiasını da yanıtlayan Ulusoy, “Arkadaşımız bir çocukluk yapmıştır, evvela bunu kabul etmelidir. Benim rakibim olduğunu söylemiş ama benim bu yıl başkanlıktaki son yılım. Bir daha aday olmayacağım. Şahsen benimle ilgili eleştirileri varsa bana dava açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

3’ÜNCÜ HAVALİMANI İSTANBUL’UN POTANSİYELİNİ ORTAYA ÇIKARTACAK

Turizmin Türk ekonomisine katkısına da değinen Ulusoy, özellikle İstanbul turizminde yaşanan büyümeye dikkat çekti. Ulusoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İstanbul bir moda kent değil, kültür başkentidir. İstanbul‘u ayağa kaldırırsanız Türkiye’yi uçurursunuz. 3’üncü havalimanı yapılırsa İstanbul’un kültürel kapasitesini ortaya çıkarırsınız. 3’üncü havalimanı yapıldıktan sonra İstanbul 35 milyon turisti ağırlayacak kapasitededir. 1950’lerde bir oteli, 1960’larda iki oteli olan İstanbul’da bugün yüzlerce otel bulunuyor. 110 bin yatak kapasitesine sahip bir İstanbul var bugün.

Havalimanının yetmediği bir şehirden bahsediyoruz artık. Geçen Cumartesi 1078 tane uçak iniş-kalkış yaptı. Bu bir rekor. Neredeyse Frankfurt havalimanını yakalayacağız. Yapılması planlanan 3’üncü havalimanı İstanbul’un kapasitesini ortaya çıkaracaktır.

“Karadeniz’e yakın bir yerde yapılacak havalimanı yanlış bir lokasyon olmaz ama bu raylı sistem ile de desteklenmeli.”

TURİZM 25 MİLYAR DOLAR GELİR GETİRİYOR

“Biz teşvik istemiyoruz. Biz 25 milyar dolar döviz getiren bir kurumuz. Getirdiğimiz bu dövizin sadece yüzde 2’lik kısmı yurt dışına çıkıyor. O da uçak yakıtının yurt dışından alınmasından kaynaklı. Bu ülkenin değerlerini koruyarak ve turizme katarak para kazanmaya çalışıyoruz.”

TÜRK TURİZMİNİN GELECEĞİ PARLAK

“Sektör olarak 2012’yi unuttuk. Hedefimiz 2013. 2012 için kotalarımızı tutturmaya çalışıyoruz. 2013, 2014, 2015, 2016 kongre turizmi yılı olacak ve bu yıllar arasında doluyuz. Bir tane kongre merkezi olmayan Türkiye, bugün kongre turizmi ile öne çıkıyor. İstanbul’da aynı anda 35 bin kişiye hizmet sunacak kongre merkezine kavuşacak önümüzdeki yıllarda. Avrupa’nın en büyük kongre merkezini Ekim-Kasım gibi Kuşadası’nda açacağız.”

“Ben Türk turizminin geleceğini parlak görüyorum. Ufak tefek badireler atlatacağız, fiyatlarda sıkıntımız olacak ama bunun altından çabucak kalkacak olgunluğa erişti sektörümüz. 1990’lardaki gibi değiliz. Yurt dışıyla iş yapabilen, rekabet edebilen bir sektörüz.”

Kaynak: Turizmde bu sabah

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe