Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Cem Polatoğlu: Tam 8 milyon TL Kaybettim

Kürtaj Dahil 299 Euro adlı yazısı sonrasında sahibi olduğu Baracuda Tour’un belgesi iptal edilen Cem Polatoğlu TurizmGüncel’e samimi açıklamalarda bulundu. “Bu ülke Apo’yu bile 6 ay sorguladı, beni ise 3 saatte astılar” diyen Polatoğlu yürütmeyi durdurma kararı için mahkemeye başvuracağını açıkladı. 

Uzun süredir Türkiye’nin gündeminde olan kürtaj yasakları konusu, Cem Polatoğlu’nun ‘Kürtaj Dahil 299 Euro’ adlı yazısıyla iyice hareketlendi. Yazı sonrasında Baracuda Tour’un belgesi iptal edildi ve acentenin faaliyetlerine son verildi.

Yazısının tamamen yanlış anlaşıldığını ve alınan kararın hukuka aykırı olduğunu iddia eden Polatoğlu TurizmGüncel’in sorularını yanıtladı:

‘TAZMİNAT DAVASI AÇACAĞIM’

Baracuda Tour’un işletme belgesi iptal edildi. Süreç sizin için bundan sonra nasıl işleyecek? Bundan sonra hangi adımları atacaksınız?

“Şu anda belge iptali ile ilgili tebligat henüz elime ulaşmış değil. Ancak bu süreç zaten bir hafta kadar sürüyormuş. Tebligatın ulaşmasını bekliyoruz. Dört tane avukatım var. Onlar bu işle uğraşacaklar. Şu anda hep birlikte ön hazırlık aşamasındayız. Yürütmeyi durdurma kararı çıkarmaya çalışacağız. Daha sonra da tazminat davaları açacağız.”

‘ÇOK ACELE BİR KARAR’

Çalışanlarınız ne durumda? Bayram turları için aldığınız rezervasyonlar konusunda ne yapacaksınız?

“Çalışanlarımız mağdur, beraber çalıştığımız şirketler mağdur. İki bayram öncesi böyle bir olay yaşadık. Havayolu şirketlerine ödediğimiz dünya kadar kapora var, yurtdışındaki acentelere yaptığımız ön ödemeler var, Sharm el – Sheikh’e kiraladığımız uçaklar var, oradaki otellere yaptığımız ödemeler var. Bunlar ne olacak? Hepsini bir şekilde başka acentelere aktarmaya çalışıyoruz ama sonuçta çoluğumuzun çocuğumuzun ekmeğinden olduk. Çalışanlarımız ekmeğinden oldu. Hoş olmadı, çok acele verilmiş bir karar diye düşünüyorum.”

‘KİMSEYİ MAĞDUR ETMEDİM, BİR YAZI YAZDIK OLANLAR OLDU’

“Bu memleket Apo’yu bile 6 ay sorguladı, sonra mahkum etti. Beni üç saat içinde sorgusuz sualsiz idam ettiler. Bu görülmüş bir hız değil. Özellikle de bürokrasi de. Geri dönüp baktığımda şunları görüyorum: Kimseyi yarı yolda bırakmamışım, kimsenin rızkına göz koymamışım, çekim – senedim dönmemiş, otelleri ya da diğer acenteleri mağdur etmemişim, hiçbir rehberi mağdur etmemişim. Hiçbir rehber paramı eksik ödedi ya da ödemedi demez, diyemez. Biz elimizden geleni yapmışız. Sikayetimvar.com’da 1300 tane turizmle ilgili şikayet var, benimle ilgili bir tane yok. İş yapmazsın da hakkında şikayet olmaz, öyle bir durum da yok. Biz işleyen bir şirketiz. Bu hususlara dikkat ederiz. Hiçbir olumsuzluk yaşamadık, bir yazı yazdık olanlar oldu.”

‘SAVUNMAM DAHİ ALINMADI’

Yazınız büyük tepki  topladı. Yazınızda ahlak dışı, Türkiye’nin imajını zedeleyici unsurlar olduğuna dair eleştiriler var. Kürtaj turu düzenlediniz mi? Ya da bu yaşananlar yaşanmasaydı düzenleyecek miydiniz?

“Gözardı edilen bir durum var. Ben 14 senelik basın kartı sahibi bir turizm yazarıyım. TUYED’den bunu teyid edebilirsiniz. Bu yazı gibi belki bin tane yazı yazmışımdır. Başaran Ulusoy “Yazmadan önce bana soracaktı” diyor. Pardon ama ben yazı yazmadan önce ona mı soracağım? Ben bir turizm yazarıyım. Nasıl yazılacağını bilirim. Yazı yazmak için kimseye ihtiyacım yok. “Yazdın sonucuna katlan” deniliyorsa da “Kusura bakmayın ama sonucu da bu olmamalıydı” diyorum. Bunun bir yaptırımı var ise ki kanunda ben ve avukatlarım göremiyoruz, var ise dahi iki tekdir bir takdir deyip önce bana bir sorulmalıydı. Savunmam alınmalıydı. Beğenmezsen savunmamı sonra yap ne yapacaksan. Ne bir ihtar var, ne bir e-posta, ne bir faks, ne bir sorgu ne de bir telefon.

Buradan TÜRSAB Disiplin Kurulu, bakanlığa şikayet etti diye duyduk. 3 saat içinde bakanlıktan belge iptali haberi geldi. Her şey şaka gibiydi. Böyle bir suç yok. Yurtdışına bir insan konsere gitmek için çıkıyorsa ona konser turu denir. Kürtaj için çıkıyorsa da kürtaj turizmi. Böyle bir yasak da yok Türkiye’de. Ben hala şoktan kurtulmuş değilim. Hayatımda ilk defa ilaç alıyorum. Oğluma olanları henüz söyleyemedim. Ne diyeceğim ona? Bakanlık – TÜRSAB şirket kapattı diyeceğim. Niye diye sorduğunda ne diyeceğim? Kürtaj turu yaptım diyemem, yapmadım. Birini dolandırmadım, yolcuyu yolda bırakmadım, havaalanlarında süründürmedim.”

‘KİMSE BANA GAZETECİLİĞİ ÖĞRETMEYE KALKIŞMASIN’

Yanlış anlaşıldınız yani…

“İnsanların yüzde 5’i o yazıyı okuyup benim böyle bir tur düzenlediğimi zannetti. Böyle zannedenler de bunları yaptılar. Beni gazeteci gözüyle de tanıyanlar anladı. Ancak beni sadece turizmci zannedenler anlamakta zorluk çekti. O yazıda ben açık ve net bir şekilde şunu demek istedim: ‘Kardeşim sen neyi yasaklarsan yasakla millet bir yolunu bulur. Ya bunun illegaline yönelir ya da merdivenaltına kaçar. Sen kürtajı yasaklarsan, yurtdışına da gider yine bunu yaparlar.’ Yazının en altındaki satırda ‘Operasyonumuzun yaptığı araştırmaya göre bu tur 299 €’ya, Kırım’da yapılabilir’ deniyor.”

“Benim böyle bir gazetem yok, böyle bir internet sitem yok. Bu gazeteci gözüyle yazılan bir şeydir. Bunu yasaklarlarsa bu yurtdışında da yapılır merdivenaltında da. Türkiye’de kürtaj tezgahları, atölyeleri kurulacak. Sonra o hijyen olmayan yerlerde insanlar ölecek. Olay bu kadar. Amaç bunu vurgulamaktı. Bunu direkt “Kardeşim bunu yasaklamayın yoksa insanlar gider yurtdışında yaptırır” diye mi yazsaydım. Bu şekilde yazmayı anneannem de düşünür. Ben bunun içine gazeteci gözüyle bir şeyler katmak zorundayım. Benim işim de bu zaten. Eğer gazeteciliği meslekten sayıyorlarsa ki  ben bu işi 14 yıldır yapıyorum. Kimse bana bu işi öğretmeye kalkışmasın. Öğretecekse duayen gazeteciler öğretsin. Ben görevimi yerine getirdim, uyarımı yaptım. Mesajı alan aldı, alamayan beni cezalandırdı. Bu erken verilmiş karar düzeltilebilir. Tek inandığım şu; verilen karar çok acele bir karar. ”

‘ARKAMDAN KİM VURMAYA KALKMIŞ ANLADIM’

Meslektaşlarınızdan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

“Bugünler çok önemli günler. Ağaç silkelendi, çürükler düştü. Kimlerin ne olduğunu anladık. Kimin ne olduğu böyle dönemlerde anlaşılıyor. Kim yanınızda onu da görüyorsunuz. Yarın sokakta yürürken, işbirliği yaparken kimlerle hareket etmeniz gerektiğini de bu günlerde görüyorsunuz. Kim arkanızdan vurmaya kalkmış, onu da bugünlerde anlıyorsunuz. Ben yıkılmadım ayaktayım diyorum. Bu saatten sonra başka iş de yapamam.”

Yurtdışından tepkiler nasıl?

“Olay yurtdışına da yansıdı. Alman ZDF televizyonu benimle röportaj yaptı, İsviçreli bir kadın yazar beni aradı. Paris’te kadın dernekleri de konuyla ilgili ortak deklarasyon yayınladılar. Bu hafta içerisinde de İngiltere’deki bir kadın derneğinden benzer bir açıklama bekliyoruz. Karar protesto ediliyor. Yurtdışında beraber çalıştığımız acenteler de kendi acente birliklerini devreye sokacaklarını söylüyorlar. Nereye kadar gidecek bu iş yurtdışında ben de bilmiyorum. Yurtiçinde ise kilitlenebilir. Başaran Ulusoy “Baracuda Tour konusu kapanmıştır” diye demeç vermiş. Benim için ise dava yeni başlıyor. ”
‘8 MİLYON TL PARA KAYBETTİM’

Maddi kaybınız ne kadar..

“Benim maddi kaybım çok büyük. Ben Baracuda Tour’u yaratmak için 2,6 milyon TL tutarında gazete ilanı vermişim bugüne dek. Bir marka yaratmak kolay değil. Belki biz seyahat acenteleri birbirimizin ismini biliyoruz ama halkın bilmesi için belirli bir masraf gerekiyor. Bunun Google reklamları var, editoryal reklamları var, diğer tanıtımları var. Ben bu markayı yaratmak için 7 – 8 milyon TL para harcadım. Bir yazı yazdım, benim şirketim kapandı. Mustafa Koç’a haber yolladım. O da güzel yazıları yazıyor. Dedim ki ‘Sakın öyle yazılar yazma TOFAŞ’ı, BEKO’yu da kapatırlar’. Bu olay böyle bir olay. Ben sinirimden uyuyamıyorum. Bu kararı alanlardan da vicdanları nedeniyle uyuyamıyorlardır diye düşünüyorum.”
‘SAYIN ESKİ BAŞKANIM KONUŞMALARINA DİKKAT ETMELİ’

Yaptığınız bir açıklamada TÜRSAB Başkanlığı seçimlerinde Başaran Ulusoy’a rakip olduğunuzu bu nedenle disiplin kararı sonrası kafanızda soru işaretlerinin oluştuğunu söylediniz…

“Başaran Ulusoy benim için ‘6 ayda bir bu adamla uğraşıyorum” diyor. Benim neyimle uğraşmış? “Geçen sene de seks ilanları veriyordu” demiş. Geçen sene ben hangi ilanları vermişim. Böyle bir açıklama suçtur. Sayın Eski Başkanım konuşmalarına dikkat etmeli. Eski Başkanım diyorum çünkü artık şirketim kapandı.”

“Ben Başkan’a demiştim ki “Başkanım ben iki defa sizinle yarıştım. İkisinde de yenildim. Siz katılırsanız kazanma şansım yok. Benim inancıma göre Türkiye’de turizm konusunda yapmamız gereken bir sürü şey var. Bu konuların hayata geçirilmesi için yeniden harekete geçmek istiyorum. Sizinle çalışamayacağımıza göre eğer siz girecekseniz girmeyeceğim. Bekleyeceğim. Bir 14 sene daha beklerim. Ancak eğer girmeyecekseniz müsadenizle ben bu yarışa giriyorum” dedim. Bana net bir cevap vermedi. Başkanı yenmek mümkün değil. Çünkü bu işi çok iyi biliyor. Bu iş öyle masabaşında oturarak da kazanılmıyor. Ben bilirimle de kazanılmıyor. Başaran Ulusoy çalışıyor, il il geziyor. ”

‘KEŞKE YAZMASAYDIM’

Tüm bu yaşananların ardından  Kürtaj Dahil 299 Euro başlıklı yazıyı keşke yazmasaydım diyor musunuz?

“Bu yazıyı keşke yazmasaydım diyorum. Başıma bela alacağımı bilseydim bu kadar yazmazdım. Ben ticaret yapıyorum. Benim çoluğum çocuğum buradan geçiniyor, buradan ekmek yiyor. Eğer ekmeğimin kesileceğini bilseydim ben bu yazıyı yazar mıydım? Böyle olacağını bilseydim bu yazıyı yazmazdım. ”

 

 TurizmGüncel

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2270 posts

1 Yorum

Bir yanıt bırak
  1. Devlet kanunlarının keyfi uyglandığı bu vaka ile tekrar anlaşılıyor. Kürtaj tıbbi bir durumduur ve isteyen istediği yerde yapar. Günümzüde din bile paraya dönüştürülüyorsa tıbbi bir durum için böyle bir organizasyon yapmak neden yapılmasın?

    Sağlık turizmi olarak bile kabul edilebillir. Gayrı ahlaki veya dine aykırı bile olmayan kürtajı politik ve dini mazleme yapan bizleriz.

    Cana veya insan hayatına sayfılıysak neden hala memlektte günde onalrca insan ölüyor? Canlıya sayıgının olmadığı, ancak daha insan olmayan bir embryoyu insan kabule den zihniyet.

    Burada sorun gayrı ahlaki uygulanan keyfi yasalar ve antidemokratik uygulamalardır. Yoksa Baracuda Tur veya Cem Polatoğlu meselesi değildir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir