Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Ferhan Bozkaya’nın Fethiye Gezisi

Buraları bir de sonbaharda görün

Sonbaharın etkisini hissettirdiği, şehrin yavaştan griye büründüğü, kalabalıkların seslerin boğucu gelmeye başladığı zamanlar… Hüzne boğan bulutların altında biraz daha doğanın sıcak canlı renkleri var…

fethiye (2)

Kısa bir gezinti hayali, içimi serinleten bir motosiklet yolculuğu ile gerçekleşmeye başlıyor. Antalya’yı yavaştan arkamda bırakıp Beydağları’nın eteğinde yol aldıkça, bulutlar yavaştan dağılıyor, derinden bir serinlik çarpıyor yüzüme. Kulaklarımdaki müziğin sesi yükselerek hareketlenerek, Finike’ye kadar su gibi akıyor yol.

Portakal ağaçları nostaljisiyle kısa soluklanmalardan sonra, yol Fethiye’ye doğru uzanıyor. Dönemeçli yollarda, güneş bir dağın ardından bir denizin üstünden görünüyor ve Fethiye’ye ulaştağımda şehri karanlığa bırakıp kayboluyor.

Gündüz bahar tadı veren bir güneş, geceleri üşütmeyen serin bir hava… İnsanların hala dışarda zaman geçirdiği, son tatilcilerin ve yerli halkın şehre hareket verdiği zamanlar. Erken başlayan gün, sabah yürüyüşleri, denizin tadını son anına kadar çıkaranlar; kısacası sonbaharın en keyifli tatil eylemleri.

HÜZÜNLÜ KAYAKÖY

Deniz, renkli sokaklar, gece hayatı tüm güzelliğiyle bir tarafta dursun; ilk olarak Kaya Köy yollarında buluyorum kendimi. Çam ağaçlarının arasında akan yoldan sonra karşıma çıkan köy, boylu boyuna uzanan dağın yamacına sığınmış dip dibe evlerden oluşuyor. Sadece bir kaç duvarı kalmış omuz omuza vermiş evler, korku ve endişe ile birbirlerine sığındıklarını anlatıyor.  1923 Türkiye – Yunanistan Mübadelesinden sonra köyü apansız terk etmek zorunda kalan Rumlar, birer bavul alıp dönme umuduyla her şeylerini komşularına emanet edip gitmişler.

Rum evlerinin yer aldığı tepeden bakınca karşıda, bırakılması çok zor koskoca bir vadi yer alıyor. Gün batımında içleri ürperten güzellikteki bu manzara, Kaya köylülerin hikayesine pek bir duygu yüklüyor. Sanki, çocuklar bir sokaktan koşup gelecek, bir evin bacasından duman tütecek veya bir Rum kızı pencereden uzanarak hüzünlü gözlerle gün batımını izleyecek gibi…

fethiye (3)

MAVİNİN YEŞİLİN İÇİNDE BOĞULAN ŞEHİR

Fethiye merkezi günün her saati farklı bir neşe yaşıyor. Geçmişte büyük bir deprem atlatması ve yeni bir deprem riski nedeniyle otelleri, evleri, dükkanları çok katlı olmayan şehrin hemen sırtında derin bir orman başlıyor. Yemyeşil yamacın kolları tertemiz bir denizi kucaklıyor. İşte Fethiye bu mavi ile yeşilin arasında yer alıyor.

Sabahın erken saatlerinde sıcacık poğaça börekleri alıp Kordon’daki bir mekanda denize karşı kahvaltı yapmak Fethiyelilerin harika bir alışkanlığı. Esnaf yavaş yavaş dükkanını açarken Kordon bisiklete binenler yürüyüş yapanlarla canlanıyor. Yürüyüş yapanlar, yüzü denize bakan mekanlarda oturanlar, fotoğraf çekenler ile Kordon her daim hareketli. Merkezdeki kapalı çarşı ve ara sokaklardaki dükkanlar ise hem turistlerin hem de burda yaşayanların gün boyu canlı tuttuğu bir yer. Hediyelik eşyadan baharata, değişik tarzdaki kıyafetlerden yörenin sebze meyvesine kadar her şey bulunuyor bu dükkanlarda. Gecelerin en eğlenceli yeri ise canlı müzik mekanların olduğu Paspatur.

Biraz daha yalnızlığı sakinliği tercih ederek şehir menkezini geçip denizi takip ediyorum. Eski Fethiye evlerinin ve otellerin sıralandığı, Körögözler mevkiinden sonra kıvrım kıvrım bir yol devam ediyor. Ormanın içinden geçen bu yolun her kıvrımında bir koy var. Devam ettikçe sırtında büyük bir orman, kollarında dezin olan şehrin ne kadar dar bir alana sıkıştığı görülüyor. Yol boyu sıralanan pırıl pırıl koylarda orman ve deniz o kadar iç içe geçmiş durumda ki, hangisinin öbürünün yerini istila ettiği belli değil. Çok az kişinin yaşadığı ve günlük turların düzenlendiği Şövalye adası ise Fethiye’nin kucağında küçük bir çiçek gibi.

Kısa gezintinin son anlarını yaşarken, sırtımı dağlara çevirip yüzümü denize dönerek mutlulukla izliyorum. Eğlencenin bile huzurla yaşandığı Fethiye, mavisiyle – yeşiliyle ve ferah havasıyla insana derin bir sakinlik veriyor.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2247 posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir