Emirates Airline, Birinci Sınıf Suitlerini Ultra Lüks Suitlere Dönüştürüyor

Diğer firmalar birinci sınıf dağıtımdan çekilirken Emirates, Boeing 777 uçağını ultra lüks kategorisine yükseltmek için milyonlar yatırdı.

Başkan James Clark, Dubai Air Show’un açılış gününde geliştirilmiş suitleri tanıttı. Bu suitlerde, sert ahşap zeminler, çoklu aydınlatma seçenekleri ve dış mekan görünümü oluşturulan pencereler yer alıyor. Mercedes Benz ile birlikte yaratılan suitler, Rockwell Collins Inc. tarafından inşa edildi ve Clark, “milyonlara” mal olduklarını söyledi.

Clark, “Pek çok taşıyıcı firma, birinci sınıfın çöküşüne karşı daha iyi bir iş sınıfı ürünü ile yaklaşılması gerektiği görüşünde. Şunu belirtmeliyim ki Emirates’in birinci sınıfına olan talep çok güçlü” dedi.

Yeni uçakların başlangıçta Brüksel ve Cenevre rotalarında konuşlandırılacağı ve Chicago ya da Perth gibi şehirlerin bu rotaları takip edeceği öngörülüyor.

Birinci sınıf yolculuk, günümüz havacılık dünyasında mümkün olan en fazla sayıda yolcunun bir uçakta bulunmasına odaklanan ve nadir bulunan bir lüks haline geldi. Birçok havayolu da müşterilerinin esas olarak topladıkları millerle sınıf yükseltme yoluna gittiklerini görüyor.

Clark, ultra-lüksün daha şık bir çağda tükenmekte olan bir yolculuk biçimi olduğunu, ister Paris’ten veya Londra ya da Çin’den güzergahları olsun uçaklarının en pahalı koltukların dolduğunu öne sürdü.

Birinci sınıf seyahat, ABD’deki trans-kıta rotalarında kaybolmaya yüz tuttu ve birçok havayolu, daha mütevazi fiyatlı kabinlere odaklanırken yolcuları daha pahalı koltuklara yöneltmek için premium ekonomi sınıfı seçenekleri ekledi.

Emirates, Mercedes Benz ile olan işbirliğini ilerletmek için Alman şirketinin araçlarını gelecekteki tüm araç hizmetlerinde de kullanacak. Havayolu ayrıca, geniş gövdeli Emirates uçakları başının arkasından geçerken pistte smokin giyerek yeni kabinin lüks özelliklerini tanıtan otomotiv gazetecisi Jeremy Clarks’ı da işe aldı.

Dubai‘de tanıtılan yenilenmiş tasarım, başlangıçta Boeing 777 uçağına odaklanıyor ve Emirates tüm filosunu, 100 tanesi teslim alınan ve tamamı 140’dan fazla olan Airbus A380’ler de dahil olmak üzere bu konsepte uyumlu hale getirecek. Bu uçaklar 777’lerden büyük ve şu anda taşıyıcının rotasının artması nedeniyle 14 olan birinci sınıf süitler 11’e indirilecek.

Singapore Airlines Ltd, on yıl önce A380’de kapalı süitlere öncülük etmişti, Etihad Airways ise bunu PJSC konsepti ile bir uşak hizmeti ve oturma odaları içeren Residence tasarımı ile bir sonraki seviyeye taşıdı.

Clark, Emirates’in bu yeni tasarımının tek başına seyahat eden gezginler için tasarlandığını ancak kabinlerde iki kişi için yeterli alanın var olduğunu, bununla birlikte, yatakların iki kişi için elverişli olmadığını, kapıların kolayca açılabilmesi ve yolcuların durumunun kontrol etmesi için mürettebatın içeriye bakabilmesi gerektiğini söyledi.

Emirates’in Yeni First Class Suitleri Sınırları Zorluyor

Emirates, yeni First Class Özel Suitleri de dahil olmak üzere Boeing 777 uçağı için tamamen yenilenmiş iç mekanları sergiledi.

Zeminden tavana kadar kayan kapılar ve Mercedes Benz S serisinden esinlenilen şık tasarım özellikleri ile Emirates’in yeni süitleri, lüks ve mahremiyeti bir üst seviyeye taşıyor. Her biri 40 metrekareye kadar kişisel alan sunan, bu ferah, tamamen kapalı özel suitler 1-1-1 kurulum ile düzenlenmiştir.

Emirates havayolları başkanı Tim Clark  “Uçak içi deneyim, markamızın ve hizmetimizin kalbi. Yeni 777 iç tasarımı Emirates’in sürekli çıtayı yükseltmek ve müşterilerin beklentilerini aşmak için devam eden yatırımının bir parçası. Tamamen kapalı suitlerin yanısıra, Business Class tam deri koltuklara, kişisel mini bara, Ekonomi sınıfı ise ayarlanabilir tam deri başlıklara sahiptir. Ayrıca tüm sınıflarda kabinler uçuş içi eğlence sistemine sahiptir” diye belirtti.

“Uçak boyunca müşterilerimiz modern ve havadar kabinler, dokulu duvar ve tavan panelleri, aydınlatma özellikleri ve çok daha fazlasını görecekler.”

Havayolunun Yeni First Class ürününden bahsederken Tim “Emirates 2003’te First Class özel suit konseptinin öncülüğünü yaptı ve bugün birinci sınıf seyahat konusunda bu bir endüstri kriteridir. Geçtiğimiz yıllarda dikkat çekici ayrıntılar ve özellikler ekleyerek özel suitlerimizi devamlı olarak geliştirdik” açıklamasında bulundu.

“Gizlilik, konfor ve düşünceli lüks konusunda gerçek bir oyun değiştirici olan yeni tamamen kapalı suitimiz için çok heyecanlıyız. İlk kez bir Emirates ürünü başka bir lüks markadan bu kadar etkileniyor fakat hem Emirates, hem de Mercedes Benz ince detaylar, kaliteden taviz vermeme ve sınırları zorlama konusunda aynı değişmez taahhüde sahip olduğu için doğal bir uyuma sahipler”.

Emirates özel suitlerinin en popüler özeliklerini korudu ve güncelledi mesela; içki ve atıştırmalıklar için her suitte kişisel mini bar, oturma pozisyonlarını ayarlamak için kablosuz kumandalar ve Emirates’in ödüllü uçak içi eğlence sistemi gibi.

Müşteriler 2,500’den fazla isteğe bağlı eğlence kanalını 32 inç Full HD, LCD Tv ile izleyebilir veya kendi cihazlarındaki içerikleri görüntüleyebilir. Görüntüleme deneyimi Emirates için özel tasarlanan Bowers &Wilkins Active Noise Cancelling E1 kulaklıklarla daha da güçlendirilmiştir. Bu kulaklıklar ödüllü ses markası Bowers and Wilkins tarafından Birinci sınıf kabin ortamı için sesin optimize edilmesini sağlamak için tasarlanmıştır.

Mercedes-Benz’in Araç Paylaşım Servisi, Lüks Servis Araçları Kullanacak

Alman otomotiv devi, Avrupa genelinde faaliyet gösterecek bir araç paylaşımı girişimi için Via ile ortaklığa gidiyor

Büyük şehirlerdeki yolcular, binebilecekleri taşıtlar konusunda halihazırda bol miktarda seçeneğe sahip konumda bulunuyorlar, ancak Avrupalılar yakında, araç paylaşımı pazarına giriş yapabileceğini geçtiğimiz haftalarda duyuran Mercedes-Benz sayesinde yeni bir seçeneğe daha kavuşacaklar.

Alman otomotiv şirketi, ABD merkezli bir start-up olan Via ile, Mercedes-Benz’in ürettiği minibüsleri ve Via’nın halihazırda New York, Chicago ve Washington D.C. gibi şehirlerde kullanımda olan teknolojisini kullanacak ve talep üzerine çalışacak olan bir araç paylaşımı servisi için ortaklık kurdu. Via yetkilileri, bu servisi, yoğun kentsel alanlarda trafiği hafifletmeye yardımcı olacak dinamik bir toplu taşıma sistemi kurmak amacıyla kullanmayı umut ediyor.

Bu sırada Mercedes ise servisi, Via’nın yazılımlarının araçlarda yer alan sensörlerle entegrasyonu, elektrikli çekiş ve otonom sürüş uygulamaları dahil olmak üzere, talep üzerine araç paylaşımı servislerinde kullanılmak üzere optimize edilmiş minibüsler tasarlamanın ve üretmenin bir yolu olarak kullanacak. Mercedes, bu girişime 50 milyon $ aktardı ve servisin, Avrupa’da giriş yaptığı şehirlerde mobiliteyi iyileştirmesini sağlamak için Avrupa’nın dört bir yanından toplu taşıma operatörleriyle ortaklıklar kuracak.

Mercedes gibi köklü bir şirket ile ortaklık kurmak, New York merkezli Via için, Avrupa pazarına giriş yapmanın kesinlikle akıllıca bir yolu olma özelliğini taşıyor. Mercedes-Benz ve Via’nın ortaklığıyla ortaya çıkan bu servisin, bu yılın ilerleyen günlerinde Londra’da hizmete girmesi ve ardından faaliyetlerini kıtaya yaymaya başlaması bekleniyor.

Mercedes-Benz ve Bosch, Sürücüsüz Taksi Teknolojisi için İşbirliği Yapıyor

Otomobillerin geleceğinden bahsettiğimizde Silikon Vadisi artık daha çok konuşuluyor. Sürücüsüz taksi konusunda geleceği biçimlendirecek olanlar Google Waymo, Uber ve Lyft gibi girişimler gibi görünse de otomobil sektörünün önemli isimleri yerlerini sorunsuzca bu firmalara bırakmayacaklar.

Sektörün yerleşik oyuncuları karşılarına çıkabilecek gerçek zorlukların farkındalar ve yaşanabilecek problemlerin kodlardaki hatayı düzeltmekten çok daha karmaşık olabileceğini biliyorlar. İşte bu yüzden söz konusu otomobil şirketleri, teknoloji şirketleri tarafından sektörün dışına itilmediklerinden emin olurken bir yandan da gelecek için kendi vizyonlarını belirlemeye çalışıyor.

Mercedes-Benz‘in devamı niteliğindeki Daimler de bu doğrultuda ilerleyerek sürücüsüz taksi teknolojisini hızlandırmak için sektörün önemli firmalarından Bosch ile işbirliği yaptı. Mercedes-Benz ve Bosch‘un kurduğu işbirliği, tam otomatik (SAE-4. seviye) ve sürücüsüz (SAE-5. seviye) araçların önümüzdeki on yılın başında sokaklarda görüleceği bir sistem oluşturmayı hedefliyor. Kurulan işbirliğinin amacı otomatikleştirilmiş sürüş sistemi için yazılım ve algoritma üretmek. Ortaya çıkarılacak proje, Daimler‘in kapsamlı araç uzmanlığı ve Bosch‘un sistem-donanım uzmanlığını birleştirecek.

Görsel: Mercedes-Benz – Daimler AG

Bosch,uzun süredir güvenlik özelliklerinden diğer birçok yardımcı özelliğe kadar otomobillerde gördüğümüz teknolojinin arkasındaki itici güç olmuştu.

Kurulan ortaklık, ulaşımın geleceği için gereken yapıtaşlarını yaratmak ve paylaşımı çok daha verimli hale getirmek gibi temel hedeflere de sahip.

Sonuç olarak, ikili hızla gelişen ulaşım pazarını gözlerine kestirdi ve eğer sürücüsüz araçlar teknolojisindeki yarışta öne geçebilir ve Uber gibi sektörün önemli şirketlerinden önce bu teknolojiye ulaşırlarsa, Uber bile sektördeki avantajını kaybedebilir.

Kapak Görseli: Mercedes-Benz – Daimler AG

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe