Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Tuna Göker’in Rüzgarın Adası Mykonos

Rüzgarın Adası Mykonos

Aegean Airlines’ın çok uygun fiyatlı bir uçuşuna denk gelip fırsatı kaçırmak istemeyince, uzun zamandır görmek istediğim Mykonos ile buluştuk sonunda. İzmir’den Atina aktarmalı Mykonos’a uçtuk. Atina uçuşumuz çok iyiydi, fakat Atina – Mykonos arası için aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü pervaneli ve küçük bir uçağa denk geldik. Meğer pervaneli uçaklar motorlu uçaklara göre epey sallıyormuş.

409

Adada kalacağımız oteli her zamanki gibi booking.com aracılığı ile yaptık ve adanın Ag. Ioannis tarafında “Fos Suites” diye küçük, şirin bir otelde kaldık. Otelde resepsiyon yok ama iletişim kuracak birilerine mutlaka denk geliyorsunuz bir şekilde. Birkaç sefer sahibi ile karşılaştık, ve bize her seferinde gidebileceğimiz plajlarla ilgili güzel önerilerde bulundu.

Bu arada Mykonos havaalanı çok küçük, zaten ada ne kadar büyük ki : )
Havaalanından çıkınca dışarıda kiralık araç firmaları var, kiraladığımız aracı aldık ve otele doğru yola çıktık.

Adada hep bakkal büyüklüğünde marketler var, daha büyük bir süpermarket yok mu acaba diye düşünürken, ancak son günümüzde kocaman bir süpermarkete denk geldik. Hem de hemen havalimanının karşısında. Süper Flora Market. Ben aslında burayı daha önce görmüştüm ama adı Flora market olduğu için büyük bir çiçek marketi zannetmiştim. Neyse, market gayet büyük, içinde çeşit çeşit ürünler var. Enteresan bir diğer konu ise, markette DJ müzik yapıyordu biz gittiğimizde ve gayet de güzel çalıyordu, uçağımız kalkacak olmasa daha epey bir oyalanırdık içeride.

mykonos-town-sun

Ag. Ioannis’de kaldığımız otele çok yakın, Hippie Fish diye bir beach club var. Aynı zamanda otel ve restaurant kısımları da var. Rahat koltukları, güzel kokteylleri, cana yakın garsonları ve bir gece denk geldiğimiz inanılmaz güzellikteki ay batışı ile hatıralarımızda yerini etti bile şimdiden burası.

Adada çok fazla plaj var. Neredeyse tüm plajlarda bir işletme var, bu yüzden şemsiye-şezlong kirası istiyorlar. Ama vermek istemezseniz, şezlonların bittiği yere havlunuzu serip yatmanıza da kimse engel olmuyor. Adanın en ünlü 2 plajı Paradise Beach ve Super Paradise Beach. Saat 17:00’ye kadar sakin, 17:00’den sonra gece yarısına kadar sürecek partiler başlıyor.

Bizim en sevdiğimiz plajlardan biri Elia Beach oldu. Parti plajlarına göre daha chill-out bir plaj burası. Plajın gerisindeki Elia Mediterranean Restaurant ise denizden uzak olmasına rağmen tüm yeri kapladıkları kum sayesinde size yaşattığı kumsal hissi ile eğlenceli bir yere dönüşmüş bence : )

Kalo Livadi Beach biraz daha kalabalık, daha gürültülü bir plaj. Plajın arka tarafında 2 tane restaurant var. Solymar ve Monarch Beach Bar – Restaurant. Monarch, Solymar’a göre daha sakin bir restaurant ama fiyatları uçuk.

Panormos beach’i de çok sevdik. Burası da çok sakin ve chill out. Aynı Elia Beach’de olduğu gibi Panormos Beach Bar’da da kumların üstünde yemeğinizi yiyorsunuz. Plajda dolaşan ve 2,5 €’ya donut satan bir amca var. Tavsiye ediyorum, deneyin . Deniz sonrası mide kazınınca çok iyi gidiyor 🙂

İşletme olmasın, müzik olmasın, şemsiye şezlong olmasın kafasındaysanız, Agios Sostis Beach. Uzun bir kumsal, hiçbir işletme yok sahilde. Bu uzun koyun yanında minik bir koy daha var, yine aynı şekilde sessiz ve sakin, daha çok lokallerin tercih ettiği minik bir plaj. Plajın tepesinde minnacık bir restaurant var, ilk gittiğimizde çok sıra vardı, sonra yeriz dedik, meğer 19:00’da kapanıyormuş. Sahibi 19:10 itibariyle bizi kabul etmedi.

mykonos-640x480

Mykonos’da her zevke göre plaj var. Modunuz neyse ona göre birini seçip gidersiniz. Tüm plajların ortak özelliği Mykonos’da, denizin berraklığı. Kafanızı suyun içine sokana dek pek bir şey anlamıyorsunuz ama, şansınıza deniz gözlüğü veya maskeniz varsa, o engin mavilik sizi sarıp sarmalıyor.

Ornos da Mykonos’da kalınabilecek keyifli yerlerden birisi bence. Birçok otel, restaurant, cafe var yan yana. Ornos’un hemen arkasında başka bir koy daha var; Korfos. Burası çok rüzgarlı olduğu için genelde wind surf ve kite surf amaçlı kullanılıyor.

Bir dalış merkezi de olan Lia Beach adanın merkezine uzak bir konumda ve gittiğimiz en sakin plajlardan biriydi.

Mykonos’da güneş batışının en güzel izlenebileceği lokasyonlardan biri Little Venice. Buraya bu ismin verilmesinin nedenini orayı görür görmez anlıyorsunuz zaten. Deniz biter bitmez evler başlıyor burada, ve çoğu bar ya da restaurant olarak hizmet veriyor.

Mykonos’da gece hayatı çok uzun, ada zaten sabaha kadar süren partileri ile meşhur. Ama siz tabi ki parti modunda değilseniz daha sakin alternatifler elbette mevcut. Saat 22:00 olmuş mesela, ama siz henüz akşam yemeği yemediyseniz hiç sorun değil. Zaten insanlar çoğu mekana ancak o saatte oturuyor bir şeyler yemek için. Sonra da ver elini çılgın partiler.

Mykonos‘u adamı serseme çeviren rüzgarıyla, ama o rüzgar dinince ahh bir rüzgar esseydi söylemleriyle, şirin daracık sokaklarındaki kiklad tarzı evleriyle, daha önce bu kadar mavisini görmediğim muhteşem deniziyle, keşke biraz daha yeşil olsaymış dediğim kurak bitki örtüsüyle ve günün ilk ışıklarına dek süren çılgın partileri ile hatırlayacağım.

Sevdim seni Mykonos, kim bilir belki bir daha buluşuruz …

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir