Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Pokemon Go Seyahat Sektörü için Ne İfade Ediyor?

Eğer Pokemon Go’yu henüz oynamadıysanız veya en azından adını bile duymadıysanız, çok yakında azınlık bir grupta yer alacaksınız demektir. Nintendo’nun yeni oyunu Pokemon Go kullanıcıları seyahat sektörü devriminin gerçek müjdeleyicileri olabilirler.

Günümüz öncesi internet kullanımının seyahat acentaları için çevrimdışından çevrimiçine dönen bir dönem başlattığını ve otel yöneticileriyle havayollarının kendi servislerini pazarlamak ve fiyatlandırmak konularında baştan sona bir dinamiklik yarattığını görebilirsiniz.

Ayrıca internet seyahat alışkanlıklarını da değiştirmekte. Mesela Couchsurfing ve Airbnb bunun için iyi iki örnek olabilir. Seyahat ederken bir insanın evinde gecelemek yeni bir konsept diyemeyiz keza insanlar bunu geçtiğimiz bin yıllık dönemde de yapmaktaydı. Yeni olan asıl şey ise sanal çevrenin yaratılışının etkileşimleri ve bağlantıları kolaylaştırıyor oluşu.

Big Apple’daki 110.000 otel odasıyla kıyaslandığında New York’taki Airbnb şu anda 40.000’den fazla kalınacak yer sunuyor. Bunun anlamı, şu anda eskiden fiyatları karşılayamayan çok daha fazla insan New York’u ziyaret ediyor, otel fiyatlarını aşağı çeken baskılarda bulunmuş oluyor ve geri kalan konaklama endüstrisinde dalgalandırıcı etkilere sebebiyet veriyor.

Tam bu noktadan bakarsak Pokemon Go ile günümüz seyahat trendlerinin arasındaki ilişki nedir?

Sadece görünüşe bakılırsa Pokemon Go da tıpkı World Of Warcraft ve Second Life gibi uzayıp giden oyunlar listesindeki sıradan bir oyun gibi gözükebilir. Hatta diğer bütün oyunlar gibi insanları ekranlara kitleyen ve böylece saatlerini ve paralarını Niantic gibi kar peşinde koşan bir oluşum tarafından oluşturulmuş sanal bir dünyada harcamalarına sebebiyet veren bir oyun gibi de yorumlanabilir.

Fakat Pokemon Go’yu kuşaklarından ayıran fark, onun gerçek dünyadan tamamiyle ayrılmış bir sanal dünyada geçmek yerine gerçek dünyanın üstünü saran bir sanal dünya yaratmış olması ve bunu mükemmel bir şekilde başarmış olmasıdır.

Ve Şimdi

SimilarWeb’in verilerine göre oyun çıktığı ilk haftada buluşma uygulaması olan Tinder’ın iki katı kullanıcıya sahip olmaya ve hatta ilk haftanın sonunda ise Twitter’dan daha çok kullanıcıya sahip olma yolunda ilerlemeye başladı.

Peki bu seyahat için ne ifade ediyor diye sorarsanız; açıkçası pek çok şey.

Bu oyun, insanların gerçek hayatla normalde kullanmadıkları yollar sayesinde iletişime geçmelerini sağladı. Örneğin; Wyoming’de yaşayan genç bir kadın bu oyunu oynarken nehirde yüzmekte olan bir kadavra buldu.

Veya Central Park ile Times Square’de kaç kişinin Pokemon avlayarak gezintiye çıkmış olduğuna bakarak da dediklerimi anlayabilirsiniz.

Pokemon Go, kısa bir süre içerisinde insanların gerçek hayatta bir yerlerde bulunmak için sebepler bulmasını sağlayacak güçlü bir potansiyeli olduğunu kanıtladı. Mesela gerçek hayatta dükkan veya site sahibi olan insanlar, Nintendo’ya her bir “tuzak” saatine yaklaşık olarak 1.19 dolar ödeyerek oyundaki değerli yaratıkların gerçek hayatta yer edinmelerini sağlayabilir. Bu sayede edindikleri bu tuzaklar, yaya trafiği ve gerçek dünyada potansiyel satın olma imkanları yaratmış olurlar.

Görünen o ki; insanlar Pokemon koleksiyonlarını artırabilmek için oldukça uzak mesafelere yolculuk etmek veya tatiller planlamak zorunda kalacaklar. Oldukça ilginç gelişmeler olmuş olmasına rağmen, eminiz ki dışarıda artırılmış gerçekliği kullanarak insanları seyahat etmeye ikna edebilecek ve hatta yeni yollar aramaya çoktan başlamış yaratıcı insanlar mevcut.

Pokemon Go artırılmış gerçekliğin, gerçek dünya davranışlarını etkilemedeki yeteneğinin en güçlü örneği ve bir yeni bir gerçek var ki o da yeni bir teknolojinin daha başlangıcı durumunda. Bu yıl 100.000’nin üzerindeki sanal gerçeklik kulaklıklarının teknoloji satan firmalara gönderilmiş olması. Ve çocukların taşınır cihazlar üzerinden Minecraft gibi sanal dünya oyunları oynayarak yaptığı harcamalardan edindiğimiz bilgiye göre fiziksel mesafeler, sanal bir dünyaya internet üzerinden bağlanılarak geçirilen saatler artarak devam edecek.

Wright Kardeşler’den başlayıp Web 1.0 OTA’sına varan, oradan Airbnb ve Pokemon Go’ya ulaşan trend ile seyahat ettiğimiz süreler de artmış oldu.

Sonuç olarak, bu muzzam yeni akımlara en çabuk uyum sağlayanlar, onlardan en çok faydalananlar olacaklar. Buradan Portlan, Oregon’daki yaratıcı adama övgülerimizi yolluyoruz keza kendisi Pokemon Go oyuncularına trafikte Pokemon yakalayabilecekleri ve adını “Polemon Safarisi” koyduğu fikri sayesinde trafiğin çekilmez olduğu gerçeği azalmış olacak.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir