Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Kısa Süreli Kiralama Hizmetlerine Berlin’de Getirilen Yasak Aşılabilir Mi?

© by travelandleisure.com

Berlin’deki yetkili mercilerin, geçtiğimiz yıl, kısa süreli kiralamaya yönelik olarak dünyanın en katı yasaklarından birini yürürlüğe koyduğu görüntüsü hakimdi. Ancak yeni bir mahkeme kararı, söz konusu yasağın başta tasarlandığı kadar katı olmadığı fikrini vererek, Airbnb gibi ev paylaşımı platformlarını ve bu platformları kullanan mülk sahiplerini umutlandırdı.

2016 yılının Mayıs ayında yürürlüğe giren yasa, şehrin uygun fiyatlı konut açığını ele alma amacını taşımaktaydı. Yasa temel olarak, Berlin sakini olmayan kişilerin, tümüyle apartmanları veya daireleri, söz konusu mülkün sahibinin, mülkü kiraya verme izninin olmaması halinde kiralayamayacağını belirtmekteydi.

Bu platformlar üzerinde evlerinin tamamını kiralamak isteyen Berlin sakinlerinin izin alması gerekmekteydi, ancak bu izni almak neredeyse imkansız olma özelliğini taşımaktaydı.

Evinin tamamını zaman zaman kiralamak istediği için izin başvurusunda bulunan ve sürekli olarak başvuruları reddedilen bir Berlinli, Berlin Eyalet Kenti’ne karşı dava açtı. Berlin İdare Mahkemesi, aynı yılın 8 Eylül tarihindeki karar duruşmasında kendisinin lehine karar verdi ve davayı açan Berlinli mülk sahibi artık, konakladığı esas mülkü her yıl 182 güne kadar kiralama iznine sahip bulunuyor.

Davacının avukatlarının yaptığı basın açıklamasına göre, bu kural artık tüm Berlin sakinleri için geçerlilik taşıyor; bu da Berlinlilerin, yıllık 182 güne kadar kısa süreli kiralık mülk idare etme izni alma haklarının bulunduğu anlamına geliyor.

2016’nın Eylül ayında, Berlin İdare Mahkemesi, kısa süreli kiralık mülkler için verilen izinlerin, kendilerine ait ikinci evleri kiralamak isteyen ev sahiplerine de verilmesi gerektiği hükmüne vardı.

Berlin’deki bu yasanın 2016 Mayıs’ında yürürlüğe girmesinden bu yana, yasanın nasıl yorumlanacağına ve uygulanacağına dair pek çok soru yanıtlanmayı bekliyor. Kent yasaları, evlerin birer ev olarak kullanılması gerektiği hükmünü koruyor, ancak ev paylaşımının bu kullanımın kapsamında olup olmadığı net olarak bilinmiyor.

Kanun yapıcılar ve politikacılar da kanunun tekil ve paylaşılan odaların kiralanmasına izin verip vermediği konusunda fikir birliğine varamamış bulunuyor.

Ancak, bu yakın tarihli dava ve 2016 yılının Mayıs ayındaki dava, birincil ve ikincil konutlarda ev paylaşımına izin verilmesi gerektiğini ileri sürüyor görünüyor. Ancak asıl yasanın nasıl uygulanması gerektiğine dair diğer detaylar belirsiz kalmaya devam ediyor.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir