Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

İstanbul’un Eski Kahvehaneleri ve Kıraathaneleri Gezisi

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır derler ya, Fest Travel‘da geçtiğimiz haftasonu Adım Adım İstanbul turunda bize o kadar çok kahve ısmarladı ki 2 asırlık hatır biriktirdi. 

Hızlıca kahve tarihi verip turumuza geçelim.

Her ne kadar kahve Etiyopya’da yemek için kullanılan bir ürün olsa da, 15’inci yüzyıla kadar dünyada hak ettiği şöhreti alamadı. Kahvenin dünyada hak ettiği yeri almasını sufi dervişlere borçluyuz. Ritüellerinde kullandıkları şarap yerine, kahveyi kavurup kullanan dervişler buldukları yöntemle kahvenin yaygınlaşmasına öncülük ettiler. Bugünkü Yemen’de bulunan Mokka şehrinden taşınan kahveler İslam dünyasına yayıldı.

Rivayete göre Kaldi fark eder ki; keçileri bir ağacın meyvesini yedikten sonra neşeli ve zıpır olurlar, geceleri de pek uyumak istemezler. Kaldi bu ağacın meyvelerinden toplayıp, buluşunu paylaşmak için yakında kalan Sufi dervişlere gider. Çekirdeklerin marifetini dinleyen Sufi derviş, ilk başta fikri onaylamaz ve çekirdekleri ateşe atar. Ateşe düşen çekirdekler kavrulmaya başlar ve ortalığa bildiğimiz o kahve aroması yayılır.

Yayılan aroma Kaldi‘ye ve dervişe ilham verir ve çekirdeklerden güzel bir içecek hazırlamak için işe koyulurlar. Kavrulmuş çekirdekler öğütülür ve özlerini bırakmaları için suda kaynatılır. Bizim bildiğimiz haliyle kahve böyle doğar.

Sufi, kahvenin uzun gece ayinlerinde onu uyanık ve zinde tuttuğunu fark eder. Tekkedeki diğer dervişler de bu yeni içeceği sever ve çok geçmeden kahve Yemen ve Arabistan’a yayılır. Daha sonra kahve kendini Istanbul’a da sevdirir.

İstanbul’un ilk kahvehaneleri 1550’lerde Halepli Hakem ve Şamlı Şems tarafından Tahtakale’de açılmış. Kimileri tarih olmuş, kimileri ise Kurukahveci Mehmet Efendi gibi yıllara meydan okuyarak üretimine devam etmekte.

16. yüzyılda, Kanuni Sultan Süleyman döneminde İstanbul’a gelen kahvenin tadına hayran kalan Kanuni’nin sayesinde bu sihirli içecek kısa sürede Osmanlı sınırlarını içinde yayıldı. Saray mutfağında özel olarak yetiştirilen Kahvecibaşının yaptığı kahve o kadar lezzetliymiş ki…  1554 yılında, Tahtakale’de bir kahvehane açılmış.

Avrupa’da nasıl yayılmış?

Osmanlı tacirleri tarafından ilk önce İtalya’ya götürülmüş. Ama VIII. Papa Clement 1600’li yılların başında kahve içilebilir diye fetva verene kadar çok fazla yayılamamış. Avrupa’da ilk kahve dükkanı 1645 yılında İtalya’da açılmış; yani İstanbul’dakinden yaklaşık 90 yıl sonra. Kahve dükkanları ile ünlü bir şehir olan Viyana’da ilk kahve dükkanı ise 1683 yılında açılmış. Osmanlı ordusunun yenildiği ikinci Viyana kuşatmasından sonra ele geçirilen çuvallar dolusu kahveyi alan Viyanalılar, ona köpüklü süt ve şeker katarak kendi kahve usullerini geliştirmişler.

Cafelerin atası bizim bildiğiniz kahvehaneler. Avrupa’da ilk cafeler buraları örnek alarak 17. yüzyılda açıldı. 1663 yılında Londra’da 83 cafe vardı. 40 yıl sonra bu sayı 500’ü aşmıştı. Bütün Avrupa cafelere bayılıyordu. İnsanlar burada kahvelerini içiyor, güncel haberleri değerlendiriyor, birbirleriyle iş bağlıyor, sohbet ediyor, sosyalleşiyordu. Öyle ki Londra Borsası‘nın kurulması fikri bile bir cafede bulundu. Bastille basılmadan önce devrimci fikirler Paris cafelerinde dilden dile dolaşıyordu. Bir kahvenin kırk yıl hatırı olduğu gibi, cafelerin de üstümüzde büyük hatrı oldu.

Fest Travel ile Eski İstanbul Kahvehaneleri

Cankurtaran Erol Taş Kahvesi

erol-taş-2

Zamanında Çiçek Abbas’ından Tosun Paşa’sına pek çok Türk filmine ev sahipliği yapmış bir mekan burası. Ünlü aktörün elli yıl boyunca işlettiği kahve, bugün Erol Taş Kültür Merkezi olarak hizmet veriyor. Böylelikle hem Erol Taş’ın hem de kaybettiğimiz birçok Türk sineması emektarının hatıraları yaşatılıyor burada. Duvarlarda birçok Yeşilçam yıldızının siyah beyaz fotoğrafı, içeriye girdiğiniz an nostaljiyi buram buram hissettiriyor.

Eyüp Pierre Loti

Pierre-Loti

Muhtemelen tarihi kahvecilerimiz arasında en popüleri, 1900’lerin başında da burada İstanbul’un bilinen kahvehanelerinden biri varmış. Bir Fransız yazar olan ve İstanbul’a olan aşkıyla tanınan Pierre Loti’nin ülkemize karşı dosthane tavırlarına bir teşekkür olarak, bir caddenin ve kahvehanenin adına Pierre Loti adı verilmiş.

Kapalıçarşı Şark Kahvesi

sark-kahvesi-uzakrota

Eğer bir gün şöyle bir tarihi yarım ada turu yapıyım derseniz Kapalı Çarşı’daki 60 yıllık bu mekanda bir kahve molası verebilirsiniz. Kumda pişen Türk kahvesi, yanında servis ettikleri lokumu ve baklavasıyla meşhur.

Kadırga Havuzlu Kahvehane

20160206_152230

İstanbul’un en eski Tulumbacı Kahvehanelerinden olan Havuzlu Kahvehane belkide bundan bir süre sonra olmayacak, şimdilerde kime devredeceğini düşünen işletmecisi mekanı satıp Bodrum’a yerleşme hayalleri kuruyor.

Kurukahveci Mehmet Efendi

kurukahveci

1871 yılından bu yana, kahve üretimine bir sanat gibi yaklaşan Kurukahveci Mehmet Efendi; bu zanaatı beraberindeki ustalık, bilgi, tecrübe ve inceliklerle babadan oğula ustadan çırağa aktarmaya devam ediyor.

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2269 posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir