Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Trakya’da Mutlaka Yapılması Gereken 10 Şey

Geçtiğimiz haftalarda Trakya Kalkınma Ajansı ve Gezginin Ayak İzleri blogu davetiyle katıldığımız Trakya turu sayesinde ülkemizin bu ilginç coğrafyası hakkında bilmediğimiz birçok şeyi öğrendik. Türkiye’nin en iyi seyahat bloglarının katıldığı bu organizasyonda Tekirdağ’da yamaç paraşütü yapmaktan Edirne’nin camilerine, Kıyıköy’ün eşsiz doğasından İğneada Longozlarında trekkinge kadar birçok farklı deneyimi bir arada yaşadık.

11401249_839585332763751_7155945202668864952_n

İşte Trakya’da Mutlaka Yapılması Gereken 10 Şey

1 – Kırkpınar’da Güreşe Katılın…

11692708_10153375481442356_278861562795923865_n

İçinde bulunduğumuz 2015 yılında 654. yaşını kutlayacak olan Kırkpınar yağlı güreş müsabakaları, güreşleri ata sporu addeden Türk milleti için emsalsiz bir gurur arenasıdır.

Öte yandan, içinde barındırdığı öğeler ile Kırkpınar’ın UNESCO tarafından “İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası”listesinde yer alması uygun görülmüştür. Eh bizde boş durmadık bir güreş tutalım dedik.

2 – Sultan II. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi’ni Görün…

11745956_1441156302877437_3167465480499858052_n

1652 yılında Edirne’yi ziyaret eden Evliya Çelebi, kendi döneminden yaklaşık iki asır önce inşa edilmiş olan Sultan II. Bayezid Külliyesi’nden bahsederken duyduğu hayranlığı tarihe söyle not düşer : “Orada bir darüşşifa vardır ki dil ile tarif edilmez, kalemler ile yazılmaz.“ Anadolu’daki Selçuklu dönemi şifahanelerinin devamı niteliğindeki Osmanlı şifahaneleri arasında en görkemlisi, Evliya Çelebi’nin de aktardığı gibi, şüphesiz Edirne’deki Sultan II. Bayezid Külliyesi Şifahanesi’dir.

Akıl hastalarının Avrupa’da cadı avıyla yakalanıp yakıldığı, hunharca katledildiği bir dönemde, diğer Osmanlı şifahanelerinde olduğu gibi Sultan II. Bayezid Külliyesi Şifahanesi’nde onlara şefkatle yaklaşılıyor, sağlıklarına kavuşmaları için o zamana kadar emsali görülmemiş yöntemlerle muamele ediliyordu.

3 – Edirne’de Yaprak Ciğer Yiyin…

Edirne mutfağının en bilinen, en sevilen lezzetlerinden biridir tava ciğeri. İçerisinde piştiği derince sini şeklindeki tavaya binaen bu ismi almıştır. Ciğerin incecik, kağıt gibi doğranmasından sebep “yaprak ciğeri” ismiye de bilinir. Bu lezzet Türkiye lezzet haritasına Edirne’den işaretlenmiş olup, sembolik bir kent festivaline de adını vermiştir.

4 – Tekirdağ’da Peynir Helvası Tüketin…

Peynir helvası tarihi çok eskilere dayanan bir lezzet. Çoğunlukla Balıkesir, Kırklareli, Tekirdağ gibi birçok farklı ilde peynir helvasının kimin olduğuna dair çekişme söz konusudur, hatta Tekirdağ sınır komşusu Gelibolu arasında neredeyse “mesele” olmuştur. Bu meşhur lezzeti Tekirdağ’ın birçok bölgesindeki dükkanlarda tadabilirsiniz.

5 – Kıyıköy’ü Kartal Çay Bahçesinden İzleyin…

11693814_10153446764582472_4817886028818723026_n

Kıyıköy’ den bahsedilince, burayı birkez olsun görmüş olanlar için bile, hafızamızın kadrajına kaydettiği hep aynı fotoğraf canlanıverir, Kartal çay bahçesinden bakışlarımızı çevirdiğimiz Kıyıköy manzarası. Buraya ister haftasonu konaklamalı kamp için gelin, isterseniz de günübirlik olarak gelin Kartal çay bahçesinden mutlaka Kıyıköy’ü izleyin.

6 – Uçmakdere’de Yamaç Paraşütü Yapın…

10414851_1016301028381683_2517769108441895893_n

Bu yöreyi çekici kılan bir diğer etkinlik ise, 3 yıldır uluslararası düzeyde kutlanan ve her yıl Hıdrellez kutlamaları ile harmanlanarak değerlendirilen, “Uçmakdere Yamaç Paraşütü Şenlikleri” olmaktadır. Nişantepe denilen mevkiiden, Ayvasıl doğal plajının dar bandındaki bir alana atlayış yapanları, Hıdrellez şenlikleri için burayı tıka basa dolduran binlerce insan izliyor. Burası Trakya’ da tek yamaç paraşütü yapılan alan olarak tescillenmiştir ve doyumsuz bir manzarası vardır. Fethiye’nin Babadağ’ına gitmeden İstanbul’un hemen yakınındaki bu extreme spor bölgesini hemen deneyimleyin.

7 – Şehrin Dört Bir Yanından Selimiye’yi Seyredin…

11667295_10153417609042156_1453675673838088366_n

Bir kentin ufkuna düşebilecek en güzel siluet olan Mimarbaşı Sinan’ın ustalık eseri Selimiye Camii, Edirne’yi hatırda bırakacak, etkisini her kuşağa derinden işleyecek muazzamlıktadır ve ilginçtir ki şehrin neresinden bakarsanız bakın bu güzelliğin yalnızca 2 minaresini göreceksiniz.

8 – Uzunköprü’ye Uzun Uzun Bakın…

11231145_489584431192233_5580330877439862189_n

Güneşin doğuşunun ve batışının ayrı bir haz verdiği Uzunköprü, Türklerin Rumeli’de ilk kurduğu beldedir ve dünyanın en uzun taş köprülerinden biridir. Bu muhteşem esere uzun uzuunnnnn bakın deriz.

9 – Bağ Bozumu Zamanı Şarap Tüketmeye Gelin…

11275507_10153070534528924_1967284611_n

Yılların imbeğinden süzülmüş deneyimlerle, Trakya’da sonbaharın gelişi demek; tarım işlerinin bitmesi, hasat, ürünün ambarlarda yerini alması, kışlıkların hazırlanması ve bağ bozumu demektir. Bağ bozumu zamanı mutlaka Trakya’nın meşhur bağ rotası deneyimlenmelidir.

10 – Saros’a Bir Dalıp Çıkın…

18782_390194817832403_8356293789703976557_n

Ege denizinin Trakya toprakları ile buluştuğu kıyı üzerinde bulunan ve kendi kendini temizleyen dünyadaki 3 denizden biri olan Saroz körfezini diğer dalışlardan farklı kılan en önemli özelliği dalış yapan hiçkimsenin unutamayacağı soğuğudur. Su sıcaklığı en sıcak aylarda bile 18 dereceyi geçmez. O yüzden bir girip çıkın…

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2247 posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir