Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Sırt Çantalı Gezginden İş Seyahati Gerçekleştiren Birine Seyahat Tavsiyeleri

Ülkeyi Başta Sona Katetmenizi Sağlayacak 10 Yöntem

2 yıldan fazla bir süredir hem sırt çantalı bir gezgin hem de iş seyahatleri gerçekleştiren biri olarak iş seyahatlerinizi son derece rahat bir hale getirecek bazı tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. İş seyahati “Aklı Havada” filmindeki gibi olmak zorunda değil!

1). Yanınıza silindir çanta almayın. Silindir çanta yalnızca düz zeminler için idealdir. Havaalanlarında bulunan ray sistemlerinin kenarları, silindir çantaların raydan çıkmasına neden olmaktadır. Omuza asılabilecek bir sırt çantası ya da spor bir çantayı tercih edin. Ayrıca dağlara tırmanmak için kaçınılmaz olarak işinizden istifa ettiğinizde bacaklarınızı güçlü tuttuğunuza pişman olmayacaksınız. ( İlham almak için bloğumu takip edin.)

2.) Bagajınızı Kontrol edin. ( Bağlantılı uçuşlarda) Sizler, iş seyahatleri gerçekleştiriyorsunuz, umuyorum ki; şirketiniz bagajlarınız için ödeme gerçekleştiriyor ya da bagaj hizmetini ücretsiz almak için yeterince statü sahibisiniz. Kendinize ait bir başüstü dolap bulabilmek için yaşayacağınız stresten kaçınmak adına buna değer. Eğer bağlantılı bir uçuş gerçekleştiriyor olsaydınız, bunu iki kere yapmanız gerekecekti, ayrıca (çantanızı, valizinizi bagaja verdiğinizde) sıvılar için de endişelenmenize gerek kalmaz. Kariyerinin zirvesinde olan orta yaşlı bir iş adamının koridorun başından sonuna kadar telaşla çantasını tıkıştıracak son bir bölme bulmaya çalışmasını gördüğümde gülmekten kendimi alamıyorum. “Beyefendi bunu girişte yapmamız gerekirdi.” ” Hayır teşekkürler mi! ”

3.Uçağa binen en son kişi olun. havayolu firmalarının seçkin elitlere sunduğu erken binişlerin neden bir ödül olarak görüldüğü bana her zaman gizemli gelmiştir. Gerçekten o uçakta kalmak zorunda olduğunuzdan daha fazla kalmak istiyor musunuz? Wifi uçak havalanmadan önce çalışmıyor. Eğer, uçağa binmeden önce oturup beklerseniz biniş sırasında kimse kalmayacaktır. Ayrıca isminizi anons edebilirler. Eğer yakınlarda bir havaalanı barı varsa orada beklemeniz bile daha iyidir!

4.Bir kitap kaydı dinleyin. CNN Havaalanı kanalı gerçekten korkunç. Jack Tapper’ın 1980 Philadelphia Phillies’i (Beyzbol Takımı) ne kadar iyi bildiği hiç umurumda değil. Eğer her sabah bunu dinlemek zorunda kalırsanız kafanız allak bullak olacaktır. Ayrıca, “Bay Peter Smith lütfen en yakın telefona geliniz” gibi bütün o anonsları da duymak istemezsiniz. Birleşik Devletler “sessiz havaalanı” yeniliğini hayata geçirene kadar bu tür seslerden kurtulmaya ihtiyacınız var, bir kitabı kayda alın ve uçağa binmeyi beklediğiniz bütün o zaman boyunca kitabınızı dinleyin.

5.Esnek Ayakkabılar. Kıyafetinize uygun olan ayakkabılarınız mutlaka esnek olmalı. Bağcıklı ayakkabılar artık eskide kaldı. Ayakkabı bağcıklarınızı gerçekten haftada en az iki kere tekrar tekrar düzeltmek istediğinize emin misiniz?

6.Uçakta: Pencere kenarındaki Koltuk. Geoge Clooney yanılıyor. Tuvalete gitmek istediğinizde onlar kalkmalı siz değil! Bu, insanlarda refleks hale gelmeli.

7.Restoran: Koridordaki Koltuk: Birleşik Devletler’de bulunan ana havaalanlarından birindeyseniz, bu düzenli olarak iş seyahati gerçekleştiren biri olduğunuz ve tanıdığınız insanlarla karşılaşacağınız anlamına gelir. Bunu eğlenceli bir hale getirin ve terminal koridoruna bakan bir sandalyeye oturun. Komik şeyler anlatarak insanların ilgi odağı olun.

8.Elektronik Eşyalarınızı Şarj edin. Güne dolu pillerle başlayın. Hatta yanınıza size daha fazla enerji sağlayabilecek harici bir şarj cihazı alın. Anker markası en iyisi.

9. Seyahatinizden beklediğiniz hedeflere verimli bir şekilde ulaşmak için hırslı olmayın.
Beklediğiniz bir telefon görüşmesini havaalanında yapmayı ya da E-postalarınızı uçaktayken takip etmeyi deneyebilirsiniz fakat wifi’ya çokta güvenmeyin; çünkü çalışmayabilir, uçuşlarda gecikmeler yaşanabilir. Seyahatiniz esnasında halletmek istediğiniz diğer işleriniz için çok hırslı davranmayın. Çünkü ” Murphy kanunları” galip gelecektir.

10.Sakin olun ve seyahatinizin tadını çıkarın: Sakin olun, işte budur! Eninde sonunda gideceğiniz yere varacaksınız ve eğer kendinizi bilmediğiniz bir şehrin bilmediğiniz bir havaalanında bulduysanız yalnızca bir seyahatin sağlayabileceği bu benzersiz heyecan için kendinizi şımartın. Macera anlayışınızı asla kaybetmeyin!

Kaynak: Medium

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir