<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tuna Goker | Uzakrota</title>
	<atom:link href="https://www.uzakrota.com/author/tuna-goker/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Apr 2016 14:54:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/japonya-time-150x150.jpg</url>
	<title>Tuna Goker | Uzakrota</title>
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tuna Göker&#8217;in Rüzgarın Adası Mykonos</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/ruzgarin-adasi-mykonos/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuna Goker]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Mar 2016 10:58:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Elia Beach]]></category>
		<category><![CDATA[Hippie Fish]]></category>
		<category><![CDATA[mykonos]]></category>
		<category><![CDATA[Mykonos havaalanı]]></category>
		<category><![CDATA[Mykonos’da gece hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=17378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rüzgarın Adası Mykonos Aegean Airlines’ın çok uygun fiyatlı bir uçuşuna denk gelip fırsatı kaçırmak istemeyince, uzun zamandır görmek istediğim Mykonos ile buluştuk sonunda. İzmir’den Atina aktarmalı Mykonos’a uçtuk. Atina uçuşumuz çok iyiydi, fakat Atina – Mykonos arası için aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü pervaneli ve küçük bir uçağa denk geldik. Meğer pervaneli uçaklar motorlu uçaklara göre [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/ruzgarin-adasi-mykonos/">Tuna Göker’in Rüzgarın Adası Mykonos</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Rüzgarın Adası Mykonos</strong></p>
<p>Aegean Airlines’ın çok uygun fiyatlı bir uçuşuna denk gelip fırsatı kaçırmak istemeyince, uzun zamandır görmek istediğim Mykonos ile buluştuk sonunda. İzmir’den Atina aktarmalı Mykonos’a uçtuk. Atina uçuşumuz çok iyiydi, fakat Atina – <a href="https://www.uzakrota.com/?s=Mykonos" target="_blank">Mykonos</a> arası için aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü pervaneli ve küçük bir uçağa denk geldik. Meğer pervaneli uçaklar motorlu uçaklara göre epey sallıyormuş.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17599" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/409.jpg" alt="409" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/409.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/409-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/409-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/409-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/409-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/409-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Adada kalacağımız oteli her zamanki gibi booking.com aracılığı ile yaptık ve adanın Ag. Ioannis tarafında “Fos Suites” diye küçük, şirin bir otelde kaldık. Otelde resepsiyon yok ama iletişim kuracak birilerine mutlaka denk geliyorsunuz bir şekilde. Birkaç sefer sahibi ile karşılaştık, ve bize her seferinde gidebileceğimiz plajlarla ilgili güzel önerilerde bulundu.</p>
<p>Bu arada <a href="https://www.uzakrota.com/mykonosa-nasil-gidilir-ne-yenir-icilir/" target="_blank">Mykonos havaalanı</a> çok küçük, zaten ada ne kadar büyük ki : )<br />
Havaalanından çıkınca dışarıda kiralık araç firmaları var, kiraladığımız aracı aldık ve otele doğru yola çıktık.</p>
<p>Adada hep bakkal büyüklüğünde marketler var, daha büyük bir süpermarket yok mu acaba diye düşünürken, ancak son günümüzde kocaman bir süpermarkete denk geldik. Hem de hemen havalimanının karşısında. Süper Flora Market. Ben aslında burayı daha önce görmüştüm ama adı Flora market olduğu için büyük bir çiçek marketi zannetmiştim. Neyse, market gayet büyük, içinde çeşit çeşit ürünler var. Enteresan bir diğer konu ise, markette DJ müzik yapıyordu biz gittiğimizde ve gayet de güzel çalıyordu, uçağımız kalkacak olmasa daha epey bir oyalanırdık içeride.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17600" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-town-sun.jpg" alt="mykonos-town-sun" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-town-sun.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-town-sun-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-town-sun-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-town-sun-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-town-sun-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-town-sun-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ag. Ioannis’de kaldığımız otele çok yakın, <strong>Hippie Fish</strong> diye bir beach club var. Aynı zamanda otel ve restaurant kısımları da var. Rahat koltukları, güzel kokteylleri, cana yakın garsonları ve bir gece denk geldiğimiz inanılmaz güzellikteki ay batışı ile hatıralarımızda yerini etti bile şimdiden burası.</p>
<p>Adada çok fazla plaj var. Neredeyse tüm plajlarda bir işletme var, bu yüzden şemsiye-şezlong kirası istiyorlar. Ama vermek istemezseniz, şezlonların bittiği yere havlunuzu serip yatmanıza da kimse engel olmuyor. Adanın en ünlü 2 plajı Paradise Beach ve Super Paradise Beach. Saat 17:00’ye kadar sakin, 17:00’den sonra gece yarısına kadar sürecek partiler başlıyor.</p>
<p>Bizim en sevdiğimiz plajlardan biri <strong>Elia Beach</strong> oldu. Parti plajlarına göre daha chill-out bir plaj burası. Plajın gerisindeki Elia Mediterranean Restaurant ise denizden uzak olmasına rağmen tüm yeri kapladıkları kum sayesinde size yaşattığı kumsal hissi ile eğlenceli bir yere dönüşmüş bence : )</p>
<p>Kalo Livadi Beach biraz daha kalabalık, daha gürültülü bir plaj. Plajın arka tarafında 2 tane restaurant var. Solymar ve Monarch Beach Bar &#8211; Restaurant. Monarch, Solymar’a göre daha sakin bir restaurant ama fiyatları uçuk.</p>
<p>Panormos beach’i de çok sevdik. Burası da çok sakin ve chill out. Aynı Elia Beach’de olduğu gibi Panormos Beach Bar’da da kumların üstünde yemeğinizi yiyorsunuz. Plajda dolaşan ve 2,5 €&#8217;ya donut satan bir amca var. Tavsiye ediyorum, deneyin . Deniz sonrası mide kazınınca çok iyi gidiyor 🙂</p>
<p>İşletme olmasın, müzik olmasın, şemsiye şezlong olmasın kafasındaysanız, Agios Sostis Beach. Uzun bir kumsal, hiçbir işletme yok sahilde. Bu uzun koyun yanında minik bir koy daha var, yine aynı şekilde sessiz ve sakin, daha çok lokallerin tercih ettiği minik bir plaj. Plajın tepesinde minnacık bir restaurant var, ilk gittiğimizde çok sıra vardı, sonra yeriz dedik, meğer 19:00’da kapanıyormuş. Sahibi 19:10 itibariyle bizi kabul etmedi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17601" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-640x480.jpg" alt="mykonos-640x480" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-640x480.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-640x480-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-640x480-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-640x480-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-640x480-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2016/03/mykonos-640x480-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mykonos</strong>’da her zevke göre plaj var. Modunuz neyse ona göre birini seçip gidersiniz. Tüm plajların ortak özelliği Mykonos’da, denizin berraklığı. Kafanızı suyun içine sokana dek pek bir şey anlamıyorsunuz ama, şansınıza deniz gözlüğü veya maskeniz varsa, o engin mavilik sizi sarıp sarmalıyor.</p>
<p>Ornos da Mykonos’da kalınabilecek keyifli yerlerden birisi bence. Birçok otel, restaurant, cafe var yan yana. Ornos’un hemen arkasında başka bir koy daha var; Korfos. Burası çok rüzgarlı olduğu için genelde wind surf ve kite surf amaçlı kullanılıyor.</p>
<p>Bir dalış merkezi de olan Lia Beach adanın merkezine uzak bir konumda ve gittiğimiz en sakin plajlardan biriydi.</p>
<p>Mykonos’da güneş batışının en güzel izlenebileceği lokasyonlardan biri Little Venice. Buraya bu ismin verilmesinin nedenini orayı görür görmez anlıyorsunuz zaten. Deniz biter bitmez evler başlıyor burada, ve çoğu bar ya da restaurant olarak hizmet veriyor.</p>
<p><strong>Mykonos’da gece hayatı</strong> çok uzun, ada zaten sabaha kadar süren partileri ile meşhur. Ama siz tabi ki parti modunda değilseniz daha sakin alternatifler elbette mevcut. Saat 22:00 olmuş mesela, ama siz henüz akşam yemeği yemediyseniz hiç sorun değil. Zaten insanlar çoğu mekana ancak o saatte oturuyor bir şeyler yemek için. Sonra da ver elini çılgın partiler.</p>
<p><strong>Mykonos</strong>&#8216;u adamı serseme çeviren rüzgarıyla, ama o rüzgar dinince ahh bir rüzgar esseydi söylemleriyle, şirin daracık sokaklarındaki kiklad tarzı evleriyle, daha önce bu kadar mavisini görmediğim muhteşem deniziyle, keşke biraz daha yeşil olsaymış dediğim kurak bitki örtüsüyle ve günün ilk ışıklarına dek süren çılgın partileri ile hatırlayacağım.</p>
<p>Sevdim seni Mykonos, kim bilir belki bir daha buluşuruz &#8230;</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/ruzgarin-adasi-mykonos/">Tuna Göker’in Rüzgarın Adası Mykonos</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuna Göker&#8217;in Güzeller Güzeli Datça Yarımadası</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/datca/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuna Goker]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2016 16:08:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Can Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[datça]]></category>
		<category><![CDATA[Datça Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Datça Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Datça Ulaşım]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Datça]]></category>
		<category><![CDATA[Gabaklar Koyu]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir – Datça arası]]></category>
		<category><![CDATA[Marphe Otel]]></category>
		<category><![CDATA[rakı-balık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=13366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Datça, meğer sen ne güzel memleketmişsin. Çok uzun zamandır gitmek isteyip de bir türlü gidemediğim yerlerden biriydi Datça. Di’li geçmiş zaman kullanıyorum artık çünkü o eşşiz yarımadayı keşfetme imkanım oldu geçenlerde. Datça ile ilgili en çok bilinen şey, yollarının çok kötü olduğudur. Oysa bana hiç de abartıldığı kadar kötü gelmedi. Bilmiyorum ben mi çok alışkınım [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/datca/">Tuna Göker’in Güzeller Güzeli Datça Yarımadası</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Datça, meğer sen ne güzel memleketmişsin.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çok uzun zamandır gitmek isteyip de bir türlü gidemediğim yerlerden biriydi Datça. Di’li geçmiş zaman kullanıyorum artık çünkü o eşşiz yarımadayı keşfetme imkanım oldu geçenlerde.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16002" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/datca.jpg" alt="datca" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/datca.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/datca-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/datca-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/datca-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/datca-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/datca-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Datça ile ilgili en çok bilinen şey, yollarının çok kötü olduğudur. Oysa bana hiç de abartıldığı kadar kötü gelmedi. Bilmiyorum ben mi çok alışkınım yolda olmaya, yoksa yollar bir ara yapıldı da benim mi haberim yok. Sanırım ben alışkınım, neyse, en iyisi bu konuyu çok fazla irdelemeyeyim : )</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İzmir – Datça arası</strong> arabayla yaklaşık 5 saat sürüyor. Bir ara öyle bir yoldan gidiyorsunuz ki, sağınız deniz, solunuz deniz, önünüz yemyeşil ormanlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Datça’da nerde kalınmalı sorusu üzerine uzunca bir süre düşünmüştüm. Kararım 2 gece Datça merkezde, 1 gece Gabaklar Koyu’nda kalmak oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Datça&#8217;nın içinde kaldığımız Marphe Otel denize yakın değil, arabanız yoksa sahil kısmına gitmek biraz zorlu olabilir. Ama sanırım uzuuunca bir zamandan sonra kaldığım her tarafı ayrı bir renk cümbüşü olan, minik minik detaylar bile düşünülmüş en şirin otel burası olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16003" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/ReadImage.jpg" alt="ReadImage" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/ReadImage.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/ReadImage-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/ReadImage-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/ReadImage-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/ReadImage-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/ReadImage-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">Peki Datça’ya gitmişken ne yapmalı ?</h2>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle Datça merkezde sahilde bir rakı-balık. Bunun için de <strong>Kumluk Plajı</strong>’nda yan yana restaurant’lar sizi bekliyor. Ama deniz kenarında en güzel masa için mutlaka rezervasyon yaptırın. Biz Dutdibi Fish Mekan isimli restaurant’ı tercih ettik. Mezeler, ortam her şey çok güzeldi.</p>
<p style="text-align: justify;">El işi incik boncuk, takı tuku gibi şeyleri seviyorsanız, hemen yakınlardaki Sevgi Yolu’na uğramanızı tavsiye ediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Denize girecek o kadar muhteşem koylar, bükler var ki oralarda, insan hangisini tercih edeceğini şaşırıyor resmen. Hayıtbükü ile başladık biz. Yarım saatlik bir araba yolculuğu sonrası vardık <strong>Hayıtbükü</strong>’ne. Çok büyük bir sahil değil, sahilin başında durunca sonunu görebiliyorsunuz. Kumsalda şezlonglar, hemen arkalarında restaurant’lar. Şemsiye şezlong kullanımı  ücretsiz, restaurant sahipleri çok candan. Ufak bir deniz ve bira molası sonrası yolumuza devam ettik. Palamutbükü de aynı tarzda ama biraz daha büyük ve kalabalık.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-16004" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/adv16.jpg" alt="adv16" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/adv16.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/adv16-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/adv16-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/adv16-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/adv16-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/09/adv16-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: justify;">İşletme olmayan, kalabalık olmayan, sakin bir koy arayışı içindeyseniz de, çevrede keşfedilmeyi bekleyen irili ufaklı koylar var.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve, günün en güzel saatlerinde <strong>Eski Datça</strong>. Her köşesinden rengarenk begonviller fışkıran Arnavut kaldırımlı sokaklar, huzur kokan taş evler, şirinlik muskası sokak kedileri. Buraya gelip her köşesini fotoğraflamak isteyeceksiniz. Gelmişken bademli köfte yemeden dönmeyin, benden söylemesi.</p>
<p style="text-align: justify;">Yaşamının son yıllarını <strong>Datça</strong>&#8216;da geçirmiş olan ve &#8220;Mekanım Datça Olsun&#8221; diyen, 1999 yılında vefat ettiğinde de burada toprağa verilen ünlü şair <strong>Can Yücel</strong>&#8216;in neden burayı bu kadar sevdiğini anlıyorsunuz zaten gittiğinizde.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gabaklar Koyu</strong>, Hayıtbükü’nün çapraz komşusu. Biraz daha büyük bir sahil. Tek bir işletme var. Gabaklar Bungalov ve Pansiyon. Sahilden faydalanmak için illa ki burada konaklamanız gerekmiyor. Konaklamak için 2 alternatif var, bungalov veya pansiyon. Biz bungalovda kaldık, açıkçası çok da memnun kaldık. Bütün gün sahilde yattık, berrak sularda yüzdük, güneşlendik, kitap okuduk, çok dingin ve huzur dolu iki gün geçirdik.</p>
<p style="text-align: justify;">Ben <strong>Datça</strong>’yı çok sevdim. Çok kendine has, çok narin, çok yeşil, çok mavi, insanı çok canayakın. Daha ne olsun ki ? Ne olur bozulma Datça, sen hep böyle kal &#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">***    ***    ***   ***    ***    ***   ***    ***    ***</p>
<h2 style="text-align: justify;">Başka türlü bir şey benim istediğim</h2>
<p style="text-align: justify;">Ne ağaca benzer, ne de buluta<br />
Burası gibi değil gideceğim memleket<br />
Denizi ayrı deniz<br />
Havası ayrı hava</p>
<p style="text-align: justify;">Bir başka yolculuk dalından düşmek yere<br />
Yaşadığından uzun</p>
<p style="text-align: justify;">Bir tatlı yolculuk dalından inmek yere<br />
Ağacın yüksekliğince<br />
Dalın yüksekliğince rüzgarda<br />
Ve bir yeni ömür<br />
Vardığın çimen yeşilliğince</p>
<p style="text-align: justify;">Nerde gördüklerim<br />
Nerde o beklediğim<br />
Rengi başka<br />
Tadı başka</p>
<p style="text-align: justify;">Can Yücel</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/datca/">Tuna Göker’in Güzeller Güzeli Datça Yarımadası</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuna Göker&#8217;in Amsterdam Gezi Rehberi</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-amsterdam-gezi-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuna Goker]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2016 10:42:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Görülecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Hava Durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Amsterdam Schiphol Havalimanı]]></category>
		<category><![CDATA[Heineken Experience]]></category>
		<category><![CDATA[Red Light District Amsterdam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=15170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanallar şehri, şiirsel güzelliği ile Amsterdam Amsterdam’a 2014 yılının Kasım ayında gitmek için, aylar öncesinden bir kampanyaya denk geldiğimde almıştım biletleri. Aslında çok uzun zamandır gitmek istediğim bir şehirdi. O sebeple biletleri aldığımda nasıl bir heyecan duyduğumu anlatamam. Kasım ayında gitmek iyi bir fikir mi, acaba hava çok soğuk olur mu, çok yağmur yağar mı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-amsterdam-gezi-rehberi/">Tuna Göker’in Amsterdam Gezi Rehberi</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong><strong>Kana</strong>llar şehri, şiirsel güzelliği ile Amsterdam</strong></h2>
<p><strong>Amsterdam</strong>’a 2014 yılının Kasım ayında gitmek için, aylar öncesinden bir kampanyaya denk geldiğimde almıştım biletleri. Aslında çok uzun zamandır gitmek istediğim bir şehirdi. O sebeple biletleri aldığımda nasıl bir heyecan duyduğumu anlatamam. Kasım ayında gitmek iyi bir fikir mi, acaba hava çok soğuk olur mu, çok yağmur yağar mı gibi sorular vardı aklımda. Oysa Kasım çok da güzel bir zamanmış Amsterdam’ı gezmek için, sonbaharın en güzel renkleri bizi bekliyormuş.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15487" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074.jpg" alt="Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Amsterdam-in-Netherlands_Night-view_2074-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Hava yağışlı değildi ama genel itibariyle kapalıydı. Güneş bir çıkıyor bir saklanıyordu bulutların arkasına. Buna rağmen çok soğuk da değildi hava. Yolculuk öncesi termal kıyafetlerimizi hazır etmiştik yine de, malum İzmir’in sıcağına alışmış bizlere Amsterdam soğuk gelebilir diye. Giydik de termallerimizi, iyi ki almışız, onlar olmadan bu kadar rahat gezemeyebilirmişiz.</p>
<p><strong>Amsterdam Schiphol Havalimanı</strong> büyükçe bir havalimanı, ama çok karışık değil. Yönlendirmeler sayesinde gayet rahat bir şekilde yolunuzu buluyorsunuz. Yolculuk öncesi kalacağımız otelle yazışıp havalimanından otele nasıl gideceğimizi öğrenmiştim. Best Western Leidse Square’de kaldık. Otelin konumu çok iyi, birçok yere çok yakın. Müzeler bölgesine, Vondel Park’a, <strong>Heineken Experience</strong>’e yürüme mesafesinde. Barlar, restaurant’lar ve cafe’lerle çevrili, capcanlıbir yerde. Otel de gayet güzeldi, kaldığımız oda biraz küçük olmasına rağmen şikayet edecek başka hiçbir şey yoktu. Yine gitsem yine burada kalabilirim gönül rahatlığıyla. http://www.leidsesquarehotel.nl/</p>
<p>Otele ulaşmanın en kısa yolu <strong>havalimanı</strong>ndan çıkar çıkmaz karşınıza çıkan otobüs duraklarından 197 nolu otobüse binmek. 15 dakikada bir kalkıyor ve biletleri otobüslerin kalktığı yerden 5 €’ya alabiliyorsunuz. Otobüs yolculuğumuz yaklaşık 30 dakika sürdükten sonra 2 dakikalık kısa bir yürüyüşle otelimize vardık, eşyalarımızı otele attık ve hemen şehri keşfetmeye çıktık. Öncelikle aç olan karnımızı doyurmak istedik ve bir arkadaşımın tavsiye ettiği <strong>Burger bar</strong>’a gittik. <strong>Amsterdam</strong>’ın farklı birçok lokasyonunda şubesi olan bir hamburgerci burası. Sıraya girip siparişinizi söylüyorsunuz, elinize yuvarlak bir alet veriyorlar. Hamburgeriniz hazır olduğunda alet yanıp sönüyor ve gidip alıyorsunuz hamburgerinizi. Gayet güzel bir sistem. Angus burger yedik biz. Dana eti gibi ama daha tuzsuz gibi geldi bana ama gayet güzeldi. Karnımızı doyurup enerjimizi fulledikten sonra attık kendimizi yine Amsterdam’ın güzel sokaklarına. Kendine has, şiirsel bir dokusu var şehrin, her yerde fotoğraf çekmek istiyorsunuz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15488" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Dam_Square_Amsterdam_Tourism.jpg" alt="Dam_Square_Amsterdam_Tourism" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Dam_Square_Amsterdam_Tourism.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Dam_Square_Amsterdam_Tourism-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Dam_Square_Amsterdam_Tourism-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Dam_Square_Amsterdam_Tourism-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Dam_Square_Amsterdam_Tourism-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/Dam_Square_Amsterdam_Tourism-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>İlk gün Çiçek Pazarı, Begijnhof, <strong>Kalverstraat</strong>, Dam meydanı, Red Light District derken harita üzerinde işaretlediğim yerlerin çoğunu farketmeden gezmişiz. Aslında amacımız yol yorgunu olduğumuz için çok açılmayıp otel civarlarında takılmaktı ama şehir bizi alıp götürdü resmen.</p>
<p><strong>Begijnhof</strong> Amsterdam’ın en eski (Orta Çağ zamanından kalma) avlularından birisi. Çoğu özel konutlardan oluşan tarihi binaların çevrelediği bir avlu. Eskiden rahibelerin yaşadığı Begijnhof’ta bugün bekar kadınlar yaşıyormuş. İngiliz Yenilenmiş Kilisesi (<strong>English Reformed Church</strong>) nin de yer aldığı bu avlu, old city’nin diğer kısımlarından 1 metre daha derinde.</p>
<p>Avluda bulunan 34 numaralı (<strong>The wooden house</strong>) ev Amsterdam’ın en eski evi. Begijnhof’a giriş ücretsiz, 08:00 – 17:00 saatleri arasında ziyarete açık. Begijnhof’u şöyle bir turlayıp birkaç fotoğraf çektikten sonra kendimizi Kalverstraat’ta bulduk. Burası birçok mağazaya, restaurant ve cafeye ev sahipliği yapan Amsterdam’ın ünlü alışveriş caddesi. Aradığınız markayı bulmamak imkansız gibi bir şey. <strong>İstiklal Caddesi</strong>ni andırıyor biraz ama tabi ki daha düzenli ve özenli.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15489" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict.jpg" alt="68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/68455435.M8eqydxH.AmsterdamRedlightdistrict-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Burayı da gezerek <strong>Dam Meydanı</strong>’na çıktık, ordan da takip ettiğimiz yol bizi Red Light’a çıkardı.<br />
<strong>Red Light District Amsterdam</strong>’ın en çok ziyaret edilen, en çok turist çeken noktalarından birisi. Restaurant, bar ve kafelerin yanı sıra esas olayı cam bölmelerin içinde vücudunu sergileyen hayat kadınları. Bu bölmelerin tepelerinde kırmızı ışıklar yanıyor. Bölge polis koruması altında ve kamera sistemi ile izleniyor. Red Light District’de birçok randevu evi, sex shop, coffee shop ve smart shop var.</p>
<p>Otelden buraya kadar yavaş yavaş da olsa yürüdüğümüz için bir adım daha atacak halimiz kalmayınca Red Light’ın tam kalbinde yer alan <strong>Old Sailor</strong> isimli bara oturduk, daha doğrusu içerden biralarımızı alıp barın kenarındaki duvara oturduk ve çevremizi izledik bir süre. Çevreyi izlemek için daha güzel bir mekan olamazdı herhalde.</p>
<p>Ertesi gün <strong>Rijksmuseum</strong>’un oraya gidip bir klasiği yerine getirip “i amsterdam” yazısının önünde fotoğraf çekildik, hemen önündeki cafede karnımızı doyurduk. Sonrasında başlayan yağmur kendimizi Heineken Experience’da bulmamıza sebep oldu.</p>
<p><strong>Heineken Experience</strong>’ın biletlerini daha önceden almıştık web sitesinden kişibaşı 16€’ya. Kapıdan alırsanız 18 €. Eğer biletli giderseniz kuyrukta beklemiyorsunuz. İçerisi çok rahat bir şekilde 2 veya 3 saatinizi geçebileceğiniz ve eğlenebileceğiniz şekilde dizayn edilmiş. Kesinlikle sıkılmıyorsunuz; bira tadımı yapıyorsunuz, interaktif oyunlar oynuyorsunuz, biranın yapılışını öğrenip, heineken şişesinin üstüne isim yazdırabiliyorsunuz. Çıkışta fiyata dahil olan kanal turunu da unutmayın. Yarım saatlik çok keyifli bir tur yaptık. <strong>Kanal turu</strong> öncesi de Heineken mağazasından çeşit çeşit hediyelikler alabiliyorsunuz.</p>
<p>Ertesi günü hava durumu güneşli ve daha sıcak bir gün olarak gösteriyordu, biz de o günü <strong>Vondel park</strong>’da değerlendirmeye karar verdik. Gitmeden yanımıza abur cuburlar ve içecekler aldık ve saatlerce sıkılmadan parkta gezdik, yorulunca oturduk, bol bol fotoğraf çektik.</p>
<p>O kadar büyük bir park ki, içinde birden fazla gölet, cafe, oturma alanları, bisiklet yolları var. Bir yaz günü çimlerde yayılmak vardı, ama mevsim itibariyle mümkün olmadı bizim için.</p>
<p>Park dönüşü methini çok duyduğumuz Cafe de Klos’a gittik ve o meşhur kaburgalarından yedik. Gerçekten söylemeliyim ki, yok böyle bir lezzet.</p>
<p>Gitmeden yaptığım araştırmalara göre rezervasyon kabul etmedikleri için uzunca bir bekleme sırası oluyormuş ama biz gider gitmez yer bulduk. Gerçi bizden sonra o sıra yavaş yavaş oluşmaya başladı, ve gelen müşterileri yolun karşısındaki cafede bekletip masa boşalınca çağırmaya başladılar.</p>
<p>Menüde diğer seçeneklerin yanında <strong>Smoked ribbs</strong> ve Normal ribbs var. Normal olan daha yumuşak, diğeri daha aromalı. Ama ikisi de birbirinden lezzetli. Porsiyonlar çok büyük, mideniz küçükse veya çok aç değilseniz bir porsiyon çok rahat iki kişiye yeter.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15490" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/bernardus-christmas-header.jpg" alt="bernardus-christmas-header" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/bernardus-christmas-header.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/bernardus-christmas-header-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/bernardus-christmas-header-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/bernardus-christmas-header-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/bernardus-christmas-header-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/12/bernardus-christmas-header-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Sonrasında De Prael diye kendi biralarını yapan çok keyifli bir bar’a oturduk. Çeşit çeşit bira var ve hepsi kendi üretimleri, gayet de lezzetli ve fiyatları uygundu. <strong>http://deprael.nl/</strong></p>
<p>Son günümüzde Amsterdam’ı çevreleyen köyleri gezmeye karar verdik. Aslında çok fazla var tabi ama hepsini gezemeyeceğimiz için içlerinden <strong>Edam</strong> ve <strong>Volendam</strong>’a gitmeye karar verdik. Bunun için öncelikle tramvaya binip <strong>Central Station</strong>’a gittik. 24 saat geçerli tramvay bileti 7,5 €. Köylere giden otobüsleri bulmak için central station’ın içinden geçip üst tarafına gittik, gişedeki görevliden biletlerimizi aldık. Bir bilet 10 € ve tüm gün iniş – binişleri kapsıyor. Biz ilk olarak Edam’dan geçen otobüse bindik.</p>
<p>Amsterdam –Edam arası yaklaşık yarım saat sürdü. Yolculuk ise hiç sıkıcı değildi, sağımız solumuz her yer yemyeşil alanlarla kaplı, otlayan mutlu ineklerle doluydu. Hollanda peynirlerinin bu kadar lezzetli olmasının sebebi bu olsa gerek.</p>
<p>Edam, küçücük ama çok şirin bir yerleşim yeri. Bir kanal etrafında dizilmiş evler, aralarda köprüler, bir-iki tane cafe, bir küçük peynir dükkanı, bu kadar. Otobüsten indiğimiz yerden başka bir otobüse binerek Volendam’a gittik. <strong>Volemdam Edam</strong>’a göre daha büyük, daha turistik bir merkez. Ama yine de küçük bir balıkçı köyü. Çok taze ve lezzetli balık çeşitleri var. Hediyelik eşya almayı düşünüyorsanız buradan alabilirsiniz, çeşit çeşit mağaza var, ve Amsterdam’ın neredeyse yarı fiyatına.</p>
<p><strong>Volendam</strong>’dan kalkan tekneler ile Marken adasına gidiliyor, gitmediğimiz için bilemiyorum. Biz Volendam’ı çok sevdik, acayip şirin bir kasaba. Yan yana hediyelikçilerin yanında <strong>Cheese factory</strong> isimli bir peynir satış mağazası var. Amsterdam’ın içindeki mağazalar gibi aynı. Buralarda istediğiniz gibi tadım yapıp, beğendiğiniz peynirden alabiliyorsunuz. Bunun diğer peynir mağazalarından farkı alt katındaki peynir müzesiydi.</p>
<p>Kasabayı gezmemiz bitince çok şirin bir cafeye oturup balık çeşitlerinden oluşan bir meze tabağı ve birkaç bira ile yorgunluğumuzu attık. Otobüsten indiğimiz yere geri yürüdük ve Amsterdam’a giden otobüse bindik. Hava kararmıştı ama bizim enerjimiz bitmemişti. Otobüsler kaç kere indi bindi yaptığın fark etmeksizin aynı fiyat olduğu için yol üzerindeki başka bir kasabada inmeye karar verdik; <strong>Waterland</strong>. Tabi çok karanlık olduğu için pek bir şey göremedik ama <strong>Edam</strong> gibi kanal çevresinde toplanmış evlerden oluşan bir kasaba izlenimi verdi bize. Ve otobüste inmeden önce bir bayana sormuştuk, buradaki evlerin çok güzel ve bir o kadar da pahalı olduğunu söylemişti bize.<br />
Ve son gün, otelimizden check out yaptıktan sonra hızlı bir kahvaltı sonrası bindik ilk geldiğimiz günkü otobüse, gittik havaalanına.</p>
<p><strong>Amsterdam</strong>’a dair ayırt edici özelliklerden biri de, şehrin büyüleyici güzelliğinden başka, insanlarının güler yüzlü ve yardımsever olmaları. Otobüse binen herkes şoföre merhaba diyor, inerken teşekkür ediyor, otobüs şoförleri yolda karşılaştıklarında birbirlerine selam veriyorlar. Kuzeyin insanları daha soğuk ve bencil olur derler ama Amsterdam için böyle bir genelleme yapmak çok büyük bir haksızlık olur bence.</p>
<p><strong>Amsterdam</strong>’da daha yapılacak o kadar çok şey var ki.. Biz günlerimizi böyle değerlendirdik ama yapılacaklar listesinde işaretlenmeyi bekleyen daha birçok şey var, müzeleri gezmek, (rijks museum, van gogh museum, stedijk museum, anne frank’ın evi), şehir kütüphanesine gitmek, ünlü konser salonunda bir klasik müzik konseri dinlemek gibi. <strong>Amsterdam</strong>’a bir ziyaret yetmez, bu yüzden, tekrar görüşeceğiz Amsterdam.</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-amsterdam-gezi-rehberi/">Tuna Göker’in Amsterdam Gezi Rehberi</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuna Göker&#8217;in Tarih Kokan Roma ve Muhteşem Amalfi Kıyıları</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-tarih-kokan-roma-ve-muhtesem-amalfi-kiyilari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuna Goker]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2015 15:18:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Amalfi Kıyıları]]></category>
		<category><![CDATA[Aventino]]></category>
		<category><![CDATA[Europcar]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[İtalyan mantığı]]></category>
		<category><![CDATA[Positano]]></category>
		<category><![CDATA[Praiano kasabası]]></category>
		<category><![CDATA[Roma’da gezilecek görülecek yerler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=13454</guid>

					<description><![CDATA[<p>İtalya’ya ilk defa 2011 yazında gitmiştim. İlk İtalya’m aynı zamanda ilk yurt dışı seyahatim olacaktı ve eşimle birlikte bir turla gitmeyi uygun bulmuştuk o zaman. Tabi ki turdan her fırsatta ayrılıp kendimiz keşfetmiştik şehri ama içimizde kalan bazı şeyler olmuştu. Örneğin o zaman kaldığımız otel şehrin çok dışındaydı, ulaşım problemimiz vardı ve Roma’nın gecesini yaşayamamıştık. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-tarih-kokan-roma-ve-muhtesem-amalfi-kiyilari/">Tuna Göker’in Tarih Kokan Roma ve Muhteşem Amalfi Kıyıları</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>İtalya’ya ilk defa 2011 yazında gitmiştim. İlk İtalya’m aynı zamanda ilk yurt dışı seyahatim olacaktı ve eşimle birlikte bir turla gitmeyi uygun bulmuştuk o zaman. Tabi ki turdan her fırsatta ayrılıp kendimiz keşfetmiştik şehri ama içimizde kalan bazı şeyler olmuştu. Örneğin o zaman kaldığımız otel şehrin çok dışındaydı, ulaşım problemimiz vardı ve Roma’nın gecesini yaşayamamıştık.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14594" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/aventino5.jpg" alt="aventino5" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/aventino5.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/aventino5-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/aventino5-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/aventino5-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/aventino5-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/aventino5-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bu gidişimizde şehir merkezine yakın ama merkez kadar pahalı olmayan, daha sakin bir bölge olan Aventino bölgesinde bir otelden yaptık rezervasyonumuzu.</p>
<p style="text-align: justify;">Zaman hızlı bir şekilde uçtu gitti ve yolculuk günü geldi çattı. Büyük bir heyecanla adım attık ikinci kez Roma’ya. Bu sefer bir tur şirketiyle gitmediğimiz için ulaşım konusunda da dersimizi çalışmış ve havaalanından şehir merkezine gitmek için farkı alternatifler olduğunu öğrenmiştik. Bunlar;</p>
<p style="text-align: justify;">1) <strong>Hızlı tren : (The Leonardo Express)</strong> 30 dakikada bir kalkan Leonardo Express non-stop, hiç durmadan Termini&#8217;ye gidiyor. Termini yakınlarına gidecekler veya Termini’den metroyla devam edecekler için uygun.</p>
<p style="text-align: justify;">2) <strong>Şehir metropolitan treni (FM1)</strong> Kişibaşı 8 €. Biz Aventino bölgesine gideceğimiz için lokasyon olarak bize en uygun seçenek buydu. Ostiense Gar’ında indik trenden ve yaklaşık 15 dakika yürüyerek otelimize vardık.</p>
<p style="text-align: justify;">3) <strong>Taxi :</strong> Roma&#8217;da taxiler beyaz renkli ve havaalanının hemen dışında müşteri bekliyorlar. 2006 yılından beri fix ücretler ile çalışan taxilerin havaalanından şehir merkezine tarifesi yaklaşık 40 €. Taksiye binmedik gerçi biz ama okuduğum kadarıyla bagaj için de ekstra para alıyorlarmış.</p>
<p style="text-align: justify;">4) <strong>By Terravision Shuttle Otobüsleri :</strong> Havaalanı ve Termini arasında gidip geliyorlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Otel rezervasyonumuzu yine aylar öncesinden booking.com aracılığı ile yapmış olduğumuz için çok uygun bir fiyata konakladık. Kahvaltı dahil 2 kişi gecelik oda fiyatı €70 civarıydı. Kahvaltısı da daha önce kalmış olduğum otellerle kıyaslarsam çok başarılıydı.</p>
<p><a href="http://www.aventinohotels.com/ha/en/hotel.htm" target="_blank">http://www.aventinohotels.com/ha/en/hotel.htm</a></p>
<p><strong>Aventino bölgesi</strong> o kadar sakin bir bölge ki sabahları bahçede kuşların ve cırcır böceklerinin sesleri arasında yaptık kahvaltımızı. Aventino’dan şehrin Old town bölgesine yürüyerek yaklaşık yarım saatte varılıyor. Ama bu yürüyüş öyle acele acele, hedef odaklı yapılan bir yürüyüş olmuyor çünkü şehrin her yerinden tarih fışkırdığı için etrafa bakına bakına, tatlı tatlı yürünüyor. Yürümek istemezseniz de metro durağı otele çok yakın, yürüyerek birkaç dakika uzaklıkta sadece. Metro sistemi çok basit Roma’da. İki hat var sadece. A hattı ve B hattı. Bu iki hattın buluşma noktası ise Termini.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz metroyu pek kullanmadık, her yere yürüyerek gittik geldik genelde. Ve şöyle söyleyebilirim; otelden çıkıp Tevere Nehri kıyısından şehir merkezine yürümenin keyfi bambaşkaydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aventino bölgesi</strong> old town’a yakın olduğu kadar, <strong>Trastevere bölgesi</strong>ne de çok yakın. Trastevere capcanlı, cıvıl cıvıl, sokak çalgıcılarının müzikleriyle şenlenen sokaklarda birçok restaurant, cafe ve bar’ın yer aldığı hareketli bir semt. Ufak bir trattoria’da akşam yemeğinizi yiyip, şirin bir cafe’de spritz’ini içmeden Trastevere’den ayrılmayın derim ben. Buraya kadar gelmişken de <strong>Cioccalata e Vino</strong>’ya uğramamazlık etmeyin. Burası bir bar evet, ama bildiğimiz tarzda bir bar değil. Minicik bir mekan, oturacak yer yok ve çikolatalı shot’ları ile ünlü. Çikolatalı dediysem, içkiniz çikolatalı değil, bardaklar çikolatadan yapılma. Yani istediğiniz shot’ı menüden seçiyorsunuz, çikolatadan yapılma bardağın içinde servis ediyorlar, ve bir seferde bardakla beraber ağzınıza atıyorsunuz shot’ı. Nasıl, değişik değil mi?</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.uzakrota.com/romaya-gitmek-icin-10-neden/" target="_blank"><strong>Roma’da gezilecek görülecek</strong></a> çok yer var. Aşıklar çeşmesi, İspanyol merdivenleri, Pantheon, Navona Piazza, Çiçek pazarı (Campo di Fiori), Kolezyum, Vatikan, Villa Borghese .. hepsini rahat rahat gezmek için minimum 3 gün istiyor Roma. Kaldığınız otelden ufak bir harita alın, şehri harita üzerinde bölümlere ayırın, ve o gün o bölümü gezin.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Olmazsa Olmazlar :</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Ravioli, gnocchi, lazanya, dört mevsim pizza yanında sofra şarabı olmazsa olmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Pompi pastanesinde tiramisu yiyin, espresso için.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.barpompi.it/" target="_blank">http://www.barpompi.it/</a></p>
<p style="text-align: justify;">Via Albalonga’daki Pompi şubesine gittik biz, gayet büyük ve güzeldi, servis süperdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Kiko’dan makyaj malzemesi, krem, oje vb. alın. Başarılı bir marka olduğu gibi fiyatları da çok uygun.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.kikocosmetics.com/" target="_blank">https://www.kikocosmetics.com/</a></p>
<p style="text-align: justify;">Roma’da 2 gece kaldıktan sonra uzun yıllardır gitmeyi çok istediğim Amalfi kıyılarına geçtik. İtalya’ya gitmeden birkaç hafta önce Europcar’dan arabamızı kiralamıştık, Termini’deki şubeye gidip aracımızı aldık, navigasyona gitmek istediğimiz lokasyonu girdik, ve başladı yolculuğumuz. Roma’dan çıktıktan sonra ver elini otoban, 4 saate yakın neredeyse hiç otobandan çıkmadan <strong>Napoli</strong>’ye vardık. Bu arada belirtmem gerekir ki, otobanlar çok pahalı. Gidiş dönüş toplam 30-35 € civarında para verdik.</p>
<p style="text-align: justify;">Yol üzerinde <strong>Roma</strong>’dan ayrılalı henüz 1 saat kadar olmuşken bir Carrefour mağazası gördük. Amalfi kıyılarında otelde kalmak yerine ev kiralamıştık, Carrefour’da verdiğimiz molada çok uygun fiyatlara ev alışverişimizi de yapmış olduk ve yolumuza devam ettik. Napoli’den sonra evimizi tuttuğumuz <strong>Praiano kasabası</strong>na varmamız da yaklaşık 1 saat sürdü.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14593" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/Amalfi_2.jpg" alt="Amalfi_2" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/Amalfi_2.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/Amalfi_2-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/Amalfi_2-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/Amalfi_2-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/Amalfi_2-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/Amalfi_2-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Amalfi kıyıları</strong> dağların denize dik uzandığı, evlerin yamaçlara kurulduğu, deniz kenarına gitmek için bir sürü basamak inmenin gerektiği yan yana kasabalardan oluşan bir kıyı şeridi. Bu kasabalar sırasıyla; <strong><a href="https://www.uzakrota.com/simdi-positanoda-olmak-vardi/" target="_blank">Positano</a></strong>, Praiano, Conca dei Marini, Amalfi, Atrani, Minori, Maiori, Vietri Sul Mare. Biz Praiano’da kaldık. Evimizi de <span style="text-decoration: underline;">Airbnb</span>’den kiraladık. Booking.com mantığıyla çalışan ama otel yerine ev, daire, villa ya da bir evin odasını seçebildiğiniz bir site burası.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kadar kasaba arasından neden Praiano’da kaldınız derseniz açıkçası bilmiyorum, en çok buradaki evi beğendik sanıyorum. Evimizin artısı garajının olmasıydı bir de, çünkü araba park etmek büyük sıkıntı oralarda. Yollar daracık, bir geliş, bir gidiş sadece. Özel otoparklar çok pahalı, o yüzden arabanız varsa garaj çok önemli bence.</p>
<p style="text-align: justify;">Evimiz <strong>Praiano</strong>’nun merkezinin biraz dışında, Marina di Praia’ya çok yakındı. Marina di Praia çakıl taşlı bir plaj, çok büyük değil ama kalabalık. Plajın biraz gerisinde bir restaurant, bir dalış merkezi ve tekne gezileri yapan birkaç merkez var. Sanıyorum plajın kalabalık olmasından kaynaklı deniz pek temiz değildi burada.</p>
<p style="text-align: justify;">Plajdan ilerleyip kayaların altından geçen bir yol var, o yoldan devam ettiğinizde karşınıza önce İl Pirata çıkacak. Burası gündüzleri beach cafe, akşamları ise restaurant olarak hizmet veriyor. Uğramanızı tavsiye ediyorum, keyifli bir mekan. <strong>İl Pirata</strong>’dan devam ettiğinizde ise karşınıza Praiano’nun meşhur disko’su Africana Famous Club çıkıyor. 23:30-24:00 sonrası açılan <strong>Africana</strong>’da her akşam farklı bir konsept oluyor. Bir akşam ladies night iken, ertesi akşam cooking night olabiliyor. Evimizin dibi olmasına rağmen, Africana’ya gittiniz mi diye soracak olursanız, hayır gitmedik. Yarın gideriz, olmadı bir sonraki akşam gideriz derken günler geçti malesef.</p>
<p style="text-align: justify;">Marina di Praia’dan çıkıp ana yoldan devam ettiğinizde ise Fiorde di Furore’ye ulaşıyorsunuz. Yol kenarında şanslıysanız aracınızı park edecek bir park yeri bulursunuz ve aşağı Fiorde di Furore’ye inen basamakları görürsünüz. Aşağısı huzurlu, birçok balıkçı teknesinin yer aldığı bir fiyord. 25-30 metrelik çakıl taşlı bir plajı var. Sadece sabahları güneş aldığı için günün diğer saatlerinde gölge ve sakin. Minik bir restaurant’ı bile var arka tarafta.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim gibi ev tutmuş olanlar için Praiano’nun merkezinde Tutto Per Tutti isimli minik bir market var. Minik dediğime bakmayın, içinde ne ararsanız var. Alt katında kocaman bir şarap mahseni bile var. Evimiz, terasımız, manzaramız o kadar güzeldi ki, birkaç gece evde yedik. İtalyan peynirlerine, şarabına, makarnasına doyduk.</p>
<p style="text-align: justify;">Praiano merkezinde Piazza San Gennaro’dan çok fazla basamak (ben diyim 300, siz diyin 500 basamak) inerek ulaşabileceğiniz bir diğer plaj ise One Fire Beach. Yol üzerinde plaja doğru inerken ve çıkarken, ara ara çeşme koymuşlar ki, bu sıcakta insanlar helak olmasın. Ama güzel bir plaj, şezlongların bulunduğu esas plajın yanında bir de minik, taşlık bir koy var.</p>
<p style="text-align: justify;">Praiano’dan atladık arabamıza, Positano’ya gittik bir gün. Positano’da otopark konusu biraz sıkıntılı. Saat başına 3 € atılan makineler var yol kenarlarında, veya özel otoparklar var. Bunların dışında bir park yeri bulmak çok zor. Kasabanın tam girişinde bir yer bulduk, attık makineye paramızı, başladık merdivenleri yavaş yavaş inmeye. Hava zaten biraz kapalıydı ama yağacak gibi de gözükmüyordu. Fakat öyle bir yağmaya başladı ki birdenbire, kendimizi bir ağacın altına zor attık. Neyse ki 15-20 dakikada yavaşladı yağmur ama biz bu süre içinde yeteri kadar ıslandık zaten. Beklemekten sıkılınca tekrar başladık merdivenleri inmeye. Manzara görülmeye değer.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aşağılara inmeyi başardıkça mağazaların, restaurant ve cafe’lerin yer aldığı çarşıya vardık. Şirin bir çarşısı var Positano’nun.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sahile varmayı başardığımızda ise bacaklarımız titriyordu yorgunluktan. Yol üstünde bir pastanenin önünden geçerken birkaç tatlı aldık, amacımız sahilde tatlılarımızı yerken biraz olsun dinlenmekti. Vitrindeki pastalara dayanamayıp girdiğimiz mekan meğerse La Zagara imiş. Positano ile ilgili araştırma yaparken buraya denk gelmiş ve yapmadan dönme listeme eklemiştim.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.lazagara.com/" target="_blank">http://www.lazagara.com/</a></p>
<p style="text-align: justify;">Buranın çok şirin bir bahçesi de var, ama hiç yer yoktu. Bu sebeple tatlılarımızı alıp sahile inmeye karar vermiştik.</p>
<p style="text-align: justify;">Positano’da Spiaggia ve Fornillo olmak üzere 2 plaj var. Fornillo Beach Spiaggia’ya göre hem daha az kalabalık, hem de daha uygun fiyatlı.Ana plajdan yürüyerek yandaki Fornillo Beach’e geçiş var.</p>
<p style="text-align: justify;">Positano’da birkaç saat geçirdikten sonra Sorrento’ya gitmeye karar verdik. <strong>Sorrento</strong> diğer kasabalara göre çok büyük, hatta kasabadan ziyade şehir kıvamında diyebiliriz. Diğer kasabalar daha turistik olduğu için en uygun fiyatlı hediyelik eşyaları burada bulabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Sorrento’ya varır varmaz oturup bir şeyler yiyelim içelim, biraz dinlenelim istedik ve ilk gördüğümüz mekanda ufak bir mola verdik.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-14595" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/excelsior-vittoria-sorrento.jpg" alt="excelsior-vittoria-sorrento" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/excelsior-vittoria-sorrento.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/excelsior-vittoria-sorrento-300x225.jpg 300w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/excelsior-vittoria-sorrento-539x404.jpg 539w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/excelsior-vittoria-sorrento-350x263.jpg 350w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/excelsior-vittoria-sorrento-254x191.jpg 254w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/2015/10/excelsior-vittoria-sorrento-125x94.jpg 125w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Adı “Bar la Terrazza” olan bu minik cafe Sant Agnello’da. Seyir terası gibi bir terası var, haliyle deniz seviyesinden bir miktar yukarıda. Hizmet kalitesi hakkında çok iyi yorumlar yapamayacağım, bizdeki belediye işletmeleri tarzında bir yerdi fakat muhteşem bir manzarası vardı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ertesi gün Conca dei Marini Plaj’ında bulduk kendimizi. Yine arabamızı tepelerde bir yere ücretli bir şekilde park ettikten sonra, artık alışmış olduğumuz basamakları inmeye başladık bir bir. Plaj, çevresinde restoran ve trattoria’ların yer aldığı ufak fakat çok sempatik bir plajdı.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.ristorantelatonnarella.com" target="_blank">http://www.ristorantelatonnarella.com</a></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.trattoriaippocampo.com" target="_blank">http://www.trattoriaippocampo.com</a></p>
<p style="text-align: justify;">Biz hiçbirine oturmadık, denizde epey bir yüzdükten sonra Amalfi’ye doğru yöneldik. Amalfi çok şirin bir kasaba. Kasabanın içi, çarşısı Positano ve Praiano’ya göre biraz daha büyük. Büyük bir kilisenin yer aldığı ana meydanına çıkan ufacık sokakları var. Bu sokaklarda limondan yapılmış sabunlar, çikolatalar, limoncellolar satan minik dükkanlar var. İçine girdiğiniz zaman kendinizi kaybedebilirsiniz çünkü hepsinden almak, bütün sevdiklerinize götürmek isteyeceksiniz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Amalfi Kıyıları</strong>’na gitmeden önce internette yaptığım araştırmalarda oraları denizden görmeden giderseniz, Amalfi’yi görmüş sayılmazsınız diyordu. Biz de daha önce bahsettiğim Marina di Praia plajında tekne turları satan bir merkez keşfetmiştik. 3 saati 120 €’ya bir zodiac bot kiraladık. Arkadaşlarımızın kaptanlık ehliyetleri olduğu için tekneyi de kendimiz kullandık. Praiano’dan çıktık önce sol tarafa Minori’ye kadar gittik. Tabi arada yüzme molası da verdik. Minori’den sonra aynı yolu geri döndük, bu sefer de diğer tarafa Positano’ya doğru gittik. Gerçekten dedikleri kadar varmış, Amalfi kıyılarını denizden görmek bambaşka bir duyguymuş. Arabayla gezerken de büyüleniyorsunuz gerçi ama siz siz olun fırsatınız olursa tekne gezisi yapmadan dönmeyin.</p>
<p style="text-align: justify;">Praiano’daki son gecemizde Praiano’da gerçekleşen “Luminaria di San Domenico” festivaline denk geldik. Festival Santa Maria a Castro Manastırında idi. 2 gün süren bu festivalde kasaba sakinleri evlerini, bahçelerini, balkonlarını mumlarla donatıyorlar. Aynı şekilde manastırın da bahçesi kandillerle doluydu, akşam festivalin başlama saatinde görevli çocuklar ellerindeki ateşler ile bir bir bu kandilleri yakıyorlar. Ortaya muhteşem bir görüntü çıkıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Buralara kadar gelmişken yapmayı çok istediğim ama yapamadığım iki şey oldu. Ravello ve Capri adası’na gidemedim. Ama kısıtlı zamanda her şeyi yapmak mümkün olmuyor malesef. Bunlar da bir dahaki sefere inşallah dedik ve üzülerek Praiano’dan ayrıldık.</p>
<p style="text-align: justify;">Uçağımız <strong>Roma</strong>’dan gece saat 02:00’de kalkıyordu. O yüzden hiçbir acelemiz yoktu. Dönüş yolumuzda <strong>La Reggia Designer Outlet</strong> diye bir alışveriş merkezine uğradık. Amaç hem vakit geçirmek hem de outlet olduğu düşüncesiyle uygun fiyata biraz alışveriş yapmaktı. Vaktimizi geçirdik geçirmesine ama fiyatlar pek de umduğumuz gibi olmadı. Outlet olmasına rağmen Türkiye’de tekstil fiyatları çok daha uygun, bu bir gerçek. Alışverişimizi yapıp yolumuza devam ettik. Roma’dayken gidemediğimiz tiramisu’ları ile ünlü Pompi’yi bulduk, yazımın başlarında bahsetmiştim zaten, klasik tiramisu’su gayet güzel ama çok bir numarası yoktu. Fakat muzlu ve ekstra çikolatalı tiramisu muhteşemdi.</p>
<p style="text-align: justify;">Gece saat 12:00 gibi aracımızı havaalanındaki <strong>Europcar</strong> ofisine teslim edecektik, konfirmasyonu o şekilde almıştık. Biz erkenden gidelim, sonra havaalanında vakit geçiririz diye düşündük. Havaalanına gittiğimizde saat 23:00 civarıydı. Meğer havaalanındaki şube 23:00’de kapanıyormuş, Europcar’ın web sitesinde 24:00 yazıyordu oysa. Birkaç dakikayla görevliyi kaçırdık ve teslim edemedik aracı. Daha doğrusu görevli bizi kaile almadı, saat 23:00 ben kapıyorum, siz anahtarı kutuya atın, sabah ilgileniriz dedi. Tipik <strong>İtalyan mantığı</strong> işte. Günün ortasında siesta yapacağım ben diye, mağazasını kapatıp giden bir mantık bu ne de olsa</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye’de olsa görevli birkaç dakika daha kalır ve aracı teslim alırdı büyük ihtimalle. Ama neyse ki, araçla ilgili bir sorun yaşamadık sonradan.</p>
<p style="text-align: justify;">Tabi biz havaalanına erken erken vardık, ne güzel biraz mağaza gezeriz, free shop’tan alışveriş yaparız diye düşünürken, bir hayal kırıklığı da orada yaşadık. Açık olan tek bir mağaza yoktu. Free shop’ta hiçbir yetkili yoktu. Haliyle 2 saat boyunca kös kös oturup uçak saatini bekledik.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bir güzel seyahat de bu şekilde noktalanmış oldu.</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yıllardır hayalini kurduğum Amalfi kıyılarında olmak, oranın o romantik havasını solumak, büyüleyici manzaralar eşliğinde yanında sevgilin ve sevdiğin dostların ile birlikte olmak inanılmaz bir duyguydu. Amalfi kıyıları, gezi planınız içindeyse, daha fazla ertelemeyin ve bu masalsı coğrafyaya bir an önce gidin &#8230;</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-tarih-kokan-roma-ve-muhtesem-amalfi-kiyilari/">Tuna Göker’in Tarih Kokan Roma ve Muhteşem Amalfi Kıyıları</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tuna Göker&#8217;in Como Gölü ve İtalyan Rivierası Anıları</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-como-golu-ve-italyan-rivierasi-anilari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuna Goker]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2015 12:20:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Cinque Terre]]></category>
		<category><![CDATA[Como Gölü Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Como Gölü Nerede]]></category>
		<category><![CDATA[Eataly]]></category>
		<category><![CDATA[portofino]]></category>
		<category><![CDATA[Varenna İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Villa Monastero]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=13386</guid>

					<description><![CDATA[<p>Seyahat etmenin en güzel taraflarından birisi bence uçak biletlerini aldıktan sonraki o sabırsız bekleyiş kısmı. O zaman diliminde yapılan araştırmalar, nereler gezilsin, nerelerde denize girilsin, nerelerde yemekler yensin… Bunu çok seviyorum, gerçekten. Her seyahat benim için yeni bir yolculuk, yeni bir başlangıç. İzmir’den İstanbul aktarmalı Bergamo biletlerimizi aylar öncesinden aldık. Neden Bergamo diye sorarsanız, amaç [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-como-golu-ve-italyan-rivierasi-anilari/">Tuna Göker’in Como Gölü ve İtalyan Rivierası Anıları</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Seyahat etmenin en güzel taraflarından birisi bence uçak biletlerini aldıktan sonraki o sabırsız bekleyiş kısmı. O zaman diliminde yapılan araştırmalar, nereler gezilsin, nerelerde denize girilsin, nerelerde yemekler yensin… Bunu çok seviyorum, gerçekten. Her seyahat benim için yeni bir yolculuk, yeni bir başlangıç.</strong></p>
<figure id="attachment_13440" aria-describedby="caption-attachment-13440" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13440" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/milano-bergamo-airport-646894.jpg" alt="Milano Bergamo Airport" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/milano-bergamo-airport-646894.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/milano-bergamo-airport-646894-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-13440" class="wp-caption-text">Milano Bergamo Airport</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">İzmir’den İstanbul aktarmalı Bergamo biletlerimizi aylar öncesinden aldık. Neden Bergamo diye sorarsanız, amaç Kuzeybatı İtalya ve Ligurya kıyılarını gezmek olunca nerelere uçabiliriz diye yaptığım kısa araştırmanın sonucu en ekonomik uçuş Bergamo’ya oldu. Zaten Bergamo havalimanı da (Orio al Serio) genelde ucuz uçuşların yapıldığı çok büyük olmayan bir havalimanıymış. Gitmeden yaptığım araştırmalarda havalimanının o kadar küçük bir havalimanı olduğu, içinde duty free bile olmadığı hakkında yorumlar okumuştum, Ama hiç de öyle değilmiş. Gayet büyük, içinde çeşit çeşit mağazalar, restaurant’lar, duty free’ler var. <strong>Bergamo, Milano</strong>’ya yakın (sanıyorum 1 saatlik bir uzaklıkta) küçük bir şehir. Biz şehirde hiç vakit geçirmedik, havalimanından arabamızı kiraladık ve hemen <strong>Como Gölü</strong>’ne doğru yola çıktık. <strong><a href="https://www.uzakrota.com/yurtdisinda-nasil-arac-kiralanir/" target="_blank">Araç kiralama firmaları</a></strong> havalimanından çıkınca ayrı bir binada toplanmışlar. Oradaki ofislerden evrak işinizi halledip, havalimanının ücretsiz shuttle servisi ile aracı teslim alacağınız alana gidiyorsunuz. Biz de sorunsuz bir şekilde aracımızı teslim aldık ve <strong>Como gölü</strong>nde kalacağımız <strong>Varenna kasabası</strong>na doğru olan yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğumuza başladık. Varenna’ya varışımız saat 16:00 civarı oldu.</p>
<figure id="attachment_13441" aria-describedby="caption-attachment-13441" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13441" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/varenna-shore.jpg" alt="Görsel: @Darrell Peck" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/varenna-shore.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/varenna-shore-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-13441" class="wp-caption-text">Görsel: @Darrell Peck</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;">Otele varır varmaz hemen attık eşyaları ve çevreyi keşfe çıktık. Göl kıyısından, o heybetli Alp dağlarının eteklerinden dolaştık biraz. Sonra <strong>Lierna</strong> isimli kasabada bir yüzme molası verdik. Göl çevresinde minik taşlık plajlar mevcut. Kasaba sakinleri şemsiyesini şezlongunu alıp göl kenarında vakit geçiriyor. Gölde ördekler yüzüyor, siz de onların yanında yüzüyorsunuz. Ben daha önce hiç gölde yüzmemiştim, çok enteresan bir his : )</p>
<p style="text-align: justify;">Akşam yemeği için yürüyerek <strong>Varenna kasabası</strong>nın merkezine gittik. Kasabanın merkezi çok şirin. Daracık sokakların ucunda muhteşem göl manzarası karşılıyor sizi. Yan yana sıralanmış restaurant’lardan birinde lezzetli İtalyan yemeklerini yiyip kokteylinizi yudumlarken, güneşi Alp’lerin arkasında batırmak ise çok keyifliydi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Varenna</strong>’ya kadar gitmişken çevredeki kasabaları gezmeden dönmek olmaz diye düşünüp 1 günümüzü de buna ayırdık. Sabah kasaba merkezindeki feribot iskelesine gidip tüm gün geçerli feribot biletimizi aldık. Kişibaşı 15 €, <strong>Varenna – Mennagio – Bellagio – Lecco</strong> arasında dilediğin kadar gidip gelinebiliyor bu bilet sayesinde. Biz ilk Mennagio’ya gittik, oradan Bellagio’ya geçtik ve Varenna’ya geri döndük en sonunda.</p>
<p style="text-align: justify;">Mennagio da Varenna gibi şirin bir kasaba, çiçekli tatlı bir sahil yolu var. Burada çeşitli oteller, cafeler ve restaurantlar mevcut. Buradan sonraki durağımız olan Bellagio ise çok turistik ve çok kalabalık geldi bize. Zaten Como gölünün tam ortasında, en merkezi konuma sahip ve en ünlü kasaba burası. Ufak ve şirin bir çarşısı var.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Como gölü</strong>’nü kıyısındaki kasabalardan görmek başka, gölden görmek ise bambaşka bir deneyim. Bunu kasabalar arası işleyen feribotlarla yapabileceğiniz gibi, arzu ederseniz tekne veya yat kiralayıp gölde istediğiniz gibi gezebilirsiniz de. Bu tekneleri de kaptanlı veya kaptansız olarak kiralama imkanınız var.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13442" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Villa-Monastero.jpg" alt="Villa Monastero" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Villa-Monastero.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Villa-Monastero-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: justify;">Varenna’da mutlaka görülmesi gereken bir villa var; <strong><a href="http://www.villamonastero.eu" target="_blank">Villa Monastero</a></strong>. Burası 2004 yılında “<strong>Müze Ev</strong>” ünvanını almış hepsi bir arada bir yapı. Villa Monastero bir konferans merkezi, aynı zamanda bir botanik bahçesi ve bir müze ev. Sadece bahçeyi gezmek 5 €, bahçe + evi gezmek ise 8 €.Biz saat itibariyle sadece bahçesini gezebildik çünkü villa 19:00 itibariyle kapanıyor. Ama bahçesi ile ilgili söyleyebileceğim tek şey; muazzam güzel ve çok büyük.</p>
<p style="text-align: justify;">2 günlük <strong>Como gölü</strong> maceramızdan sonra <strong>Chiavari</strong>’de kiraladığımız eve geçtik. Airbnb’den kiraladığımız evimizin konumunu çok dikkatli seçtik çünkü evin bulunduğu lokasyonun hem kuzeyinde hem de güneyinde görmek istediğimiz yerler vardı. Ev de bunların tam ortasındaydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kuzey İtalya</strong>’ya gitmek istememin en büyük sebebi <strong>Como Gölü</strong>, ikinci sebebi isi <strong>Cinque Terre</strong> idi. 5 toprak anlamına gelen Cinque Terre Unesco Dünya Mirasları listesinde yer alan 5 kasabadan oluşmakta. Bu kasabalar kuzeyden güneye sırasıyla <strong>Monterosso, Vernazza, Corniglia, Manarola</strong> ve <strong>Riamaggiore</strong>. Sadece Corniglia sahile kıyısı olmayan bir dağ köyü. Diğerleri sahil kasabaları.</p>
<p style="text-align: justify;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13443" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/appartamentini-cinque-terre-vernazza.jpg" alt="appartamentini-cinque-terre-vernazza" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/appartamentini-cinque-terre-vernazza.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/appartamentini-cinque-terre-vernazza-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Cinque Terre</strong>’yi gezmenin en kolay yolu tren. Çünkü arabayla gitmek imkansız gibi bir şey. Tren seferleri çok sık, kasabalar arası mesafe trenle çok kısa, ayrıca trenler çok konforlu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Monterosso –Vernazza :</strong> 4 dakika<br />
<strong>Vernazza – Corniglia :</strong> 4 dakika<br />
<strong>Corniglia – Manarola :</strong> 5 dakika<br />
<strong>Manarola – Riomaggiore:</strong> 6 dakika</p>
<p style="text-align: justify;">Her kasaba için ayrı ayrı bilet alabileceğiniz gibi tüm gün geçerli <strong>Cinque Terre Card</strong> isimli kartlardan da alabilirsiniz. Bu kartla, kasabalar arasında istediğiniz kadar yolculuk yapma imkanınız var. Tüm gün geçerli olan Cinque Terre Card 12 €, kasabaların belli noktalarında wi-fi erişimi de sağlıyor. İsterseniz kasabalar arasında tekne ile veya yürüyerek de ulaşım sağlanabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yürüyüş rotalarından en meşhuru “<strong>Aşıklar Yolu</strong>” anlamına gelen “<strong>Via dell&#8217; Amore</strong>”. Manarola ve Riomaggiore arasındaki bu rotayıyürümeye niyetlendik fakat yol kapalıydı, sanırım iyileştirme çalışması gibi bir şey vardı. Girişi ücretli olan bu rotayı yürümek Cinque Terre Card’ınız varsa ücretsiz oluyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Kasabalar arasında en plaj gibi plajı olan kasaba <strong>Monterosso</strong>. Diğer kasabalarda plajdan ziyade kayalık alanlar var denize girmek için.</p>
<p style="text-align: justify;">Ertesi gün, internette araştırma yaparken karşıma çıkan, ve buraya mutlaka gitmeliyim diye düşündüğüm bir yere gittik. <strong>Fiascherino</strong> ve <strong>Tellaro</strong> isimli küçük balıkçı kasabalarına ev sahipliği yapan Lerici.</p>
<p style="text-align: justify;">Lerici, Ligurya Rivierasında, La Spezia’nın güneyinde yer alan, nefes kesen güzelliğinden dolayı Şairler Körfezi (Perla del Golfo) olarak da anılan bir belde. 1900’lü yılların başlarında birçok yazara ev sahipliği yapmış olan Lerici’de İngiliz şair Lord Byron yaşamının bir bölümünü geçirmiş. Bence Fiascherino ve Tellaro İtalya’nın en güzel sahil beldeleri arasında sayılabilir. Fiascherino’da Eco Del Mare diye bir işletme var. Burası hem bir butik otel, hem bir restaurant, hem de plaj. Otel fiyatlarını bilemiyorum ama plajından faydalanmak 2 kişi için 90 €. (girişücreti + şezlong + şemsiye ) Hemen yanındaki sahilden faydalanmak ise 2 kişi için 20 €. (giriş ücreti yok, şezlong + şemsiye fiyatı ise 20 €)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>I found my love in Portofino</strong> . Çocukluğumdan beri ara ara ağzımda dolanan bu şarkıya ilham veren Portofino, bir gün seni göreceğimi biliyordum : )</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Chiavari</strong>’den <strong><a href="https://www.uzakrota.com/italyanin-en-sosyetik-beldesi-portofino/" target="_blank">Portofino</a></strong>‘ya giderken <strong>Rapallo</strong> ve <strong>Santa Margherita Ligure</strong> isimli kasabalardan geçtik, ikisi de Portofino gibişirin sahil kasabaları. Epey turistik ve kalabalık yerler.</p>
<p style="text-align: justify;">Portofino küçücük, birbirinden güzel yatların limanına sığındığı şirin bir kasaba. Hatta çok küçük olduğu için biraz park problemi mevcut. Portofino’nun hemen girişinde sağ tarafta kapalı bir otopark var, aracınızı oraya koymanızı tavsiye ederim. Portofino’nun o dillere destan güzelliğine hakim bir konumda olan Castello Brown kalesi, limandan yukarı doğru biraz tırmanış gerektiriyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Portofino limanı</strong>ndan kalkan tekneler ile yarım saatlik bir yolculuk sonrası “Abbazia di San Fruttuoso”ya ulaşılıyor. Bilet fiyatı kişibaşı gidiş dönüş 12 €. Burada bir manastır yer alıyor. Açıkçası denize girmek, restoranda birşeyler yiyip içmek dışında yapacak pek bir şey yok ama Portofino’ya kadar gelmişken bir-iki saatlik bir ziyarete değer bence. Araba ile ulaşım mümkün değil buraya. Trekking yaparak ya da deniz yolu ile gelinebiliyor sadece.</p>
<p style="text-align: justify;">Koyun sonunda ufak bir cafe yer alıyor, o berrak sularda yüzdükten sonra sahile karşı oturup burada bir şeyler atıştırmak çok keyifliydi. Buranın çok fazla ziyaret edilmesinin başka bir sebebi ise “Christ of the Abyss” dalış noktası.</p>
<figure id="attachment_13444" aria-describedby="caption-attachment-13444" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-13444" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/640px-Portofino_Liguria_8859767966.jpg" alt="Görsel: @Wikimedia" width="640" height="480" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/640px-Portofino_Liguria_8859767966.jpg 640w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/640px-Portofino_Liguria_8859767966-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-13444" class="wp-caption-text">Görsel: @Wikimedia</figcaption></figure>
<p style="text-align: justify;"><strong>Portofino</strong>’dan Cenova’ya doğru giderken yol üzerinde Sori isimli yine küçük bir şehre uğradık. Arabayla şöyle bir şehir turu yaptıktan sonra “Bagni Sillo” isimli kayalıklar üzerine oturtulmuş çok keyifli bir cafe’de mola verdik.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada yemek yok, sadece cips ve birkaç çeşit meze servis ediyorlar. Ama yaptıkları kokteyller çok başarılı. Kayalıkların oradan denize girmek ve burada kısa da olsa biraz vakit geçirmekten o kadar keyif aldık ki, daha sonra tekrar geldik : )</p>
<p style="text-align: justify;">Hava kararmasına yakın Cenova’ya vardık. Ligurya bölgesinin başkenti Cenova, aynı zamanda da Italya’nın en büyük altıncı şehri.Şehre girince bunu hissediyorsunuz zaten. O küçük şirin balıkçı kasabalarından sonra şehrin keşmekeşliği hemen boğuyor sizi.</p>
<p style="text-align: justify;">Arabamızı park edecek bir yer bulduktan sonra limanı gezdik biraz ve İstanbul’da da açılmış bir Italyan markası olan <strong>Eataly</strong>’de bir şeyler yedikten sonra evimize Chiavari’ye doğru yola çıktık.</p>
<p style="text-align: justify;">İtalya’nın kuzeyi güneyine nazaran daha elit. Bunu insanların giyim tarzlarından ve kullandıkları otomobillerden ilk bakışta hissediyorsunuz zaten. Kuzeyi ya da güneyi, doğusu ya da batısı her tarafı ayrı güzel. Üçüncü defa elveda dedim İtalya’ya, ama biliyorum ki tekrar görüşeceğiz …</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/tuna-gokerin-como-golu-ve-italyan-rivierasi-anilari/">Tuna Göker’in Como Gölü ve İtalyan Rivierası Anıları</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
