Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Lurento Kendisini Lüks Araç Kiralamanın Booking.com’u Olarak Tanımlıyor

Estonyalı lüks araç kiralama firması Lurento, 40 tedarikçiyle anlaşmasının ardından önümüzdeki iki yıl içerisinde Avrupa pazarının %20’sini almayı umuyor.

İşe yeni başlayan firmanın listesinde; Ferrariler, Lamborghiniler, Porscheler, Mercedesler, Rolls Royceslar ve Range Roverlar yer alıyor, firma ayrıca tedarikçi ve müşteri arasında çevirimiçi aracı rolü üstleniyor.

Sırbistanlı olan kurucu ve genel müdür Mihailo Dhoric, Travolution’a yaptığı açıklamada; Lurento’nun modeliyle pazardaki boşluğu doldurduğunu, kendi tabiriyle bu modelin lüks araçların booking.com’u olduğunu söyledi.

Dhoric; “bana göre bu pazar çok ilginç bir pazar, tatil veya iş için ziyaretlerde bulunan insanlar Europcar ya da Hertz’te bulamayacakları üst sınıf arabalar kullanmak istiyorlar; fakat bu çok kaotik. Avrupa’da en çok iş yapan bir dizi komisyoncu var ve bu kişiler fiyatın üstüne çılgın komisyonlar ekliyorlar.

“Bu kişiler genelde istediğiniz aracı size teslim edemiyorlar ve bir bahaneyle başka bir araçla yola çıkmak zorunda kalıyorsunuz.

“Biz, daha şeffaf fiyatlandırma, şirketler ve müşteriler için arttırılmış güvenlik ve daha iyi bir müşteri deneyimi sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

Lurento, seyahat acentalarını yaptıkları rezervasyonlar için komisyon da öneriyor, rezervasyon ücretini acentalarla %50 %50 olacak şekilde bölüşüyor.

Dhoric; Birleşik Krallık pazarında durumun daha az kaotik olduğunu ve Lurento’nun önemli pazarları arasında Almanya’nın popüler şehirleri, İtalya ve İspanya’nın yer aldığını sözlerine ekledi.

Dhoric; “birçok insan Ferrari ya da Lamborghini kiralamak istiyor, özellikle de İtalya’da, bu isteği belki Riviera’ya indirebilirsiniz.

“Almanya’da ise daha çok iş seyahati gerçekleştiren, süper sınıf değil; fakat Mercedes ya da Porche gibi üst sınıf arabalar kiralamak isteyen insanlarla karşılaşıyoruz.“dedi.

Dhoriç; kiralama dağılımının %60 oranında tatil, %40 oranında ise iş seyahati gerçekleştirenler olarak gerçekleştiğini ve önümüzdeki iki yıl içerisinde ortaklarını doğru seçerek Avrupa pazarından % 20 pay almayı umduklarını belirtti.

300 km yol yapmış bir Lamborghini Huracan 4 gün için Münih’ten 2,185 Euro’ya kiralanabilirken, 3.4 saniyede 0-60 mph hızına erişebilen Ferrari 458 Spider’ı 4 gün için 4,512 Euro’dan başlayan fiyatlarla kiralayabilirsiniz.

Lurento şu anda Avrupa’da 40 tane küçük ve orta ölçekli araba kiralama firmasıyla anlaşmış durumda. Dhoric ise gözünü küresel çapta 700 yerel lüks araç kiralama firması aracılığıyla yılda 2 milyondan fazla rezervasyonun gerçekleştiği Dubai ve Amerika Birleşik Devletleri’ne dikmiş durumda.

38 yaşındaki Dhoric’in ABD’deki limuzin şirketlerinde pazarlama geçmişi var, en son olarak Viyana’da lüks bir araç kiralama şirketi için çalışmış. Ancak, sektörü öğrendikten sonra Estonya’nın başkenti Talinn’de kendi şirketini kurmuş.

Firma, 2016 yılının başlarında “gizli mod” şeklinde faaliyetlerine başladı. Aralık ayında ise resmen faaliyete geçti.

Lurento’nun tam zamanlı çalışan sayısı on, ayrıca gelecekteki yatırımlar için gözünü açık tutuyor; fakat firma, müşteri desteği ile ilgilenirken ortaklarının rezervasyon yönetim sistemlerini geliştirmelerine yardımcı olmak üzere teknolojiye yapmış olduğu büyük yatırım dolayısıyla şimdiden çok harcama yaptı.

Mihailo; “ekibimiz işletme sahipleriyle çalışırken ve müşterilerimizle görüşürken çok fazla vakit harcıyor, her ikisinin de ihtiyaçlarını anlamak misyonumuz için çok önemli. Büyük araba kiralama firmaları pazarın bu segmentine ilgili göstermeye başladı, yerel şirketler ise teknoloji, güvenlik ve pazarlamaya yatırım yapmaya elverişli değil.

“Lurento’dan önce lüks araç kiralamak için rezervasyon gerçekleştirmek gerçekten zordu, müşterilerin istedikleri arabayı kiralamak için araştırma yapması ve talep göndermesi gerekiyordu, ayrıca şirketin gerçekten o arabanın sahibi olup olmadığını, sonunda istedikleri arabayı alıp alamayacaklarını da bilmiyorlardı. Aynı zamanda şirketler de yalnızca %2’si gerçek olan birçok talebe cevap vermek zorunda kalıyorlardı ki bu da hem şirketler hem de müşteriler açısından çok büyük bir zaman ve para kaybıydı” dedi.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir