Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Gitmek İçin ‘Aşırı Cesur’ Olmak Gereken 30 Yer

Bu haberde göreceğiniz yerlerin her biri dünyanın farklı bir köşesinde, farklı farklı nedenlerle tehlikeler barındırıyor. Bazılarının fotoğrafına bakmak bile insanın adrenalin seviyesini yükseltiyor. Bazı yerlerde ise hiçbir uyarıcı bilgi yok, atıl kalmış bölgeler ve atıl kalmaya devam edecek gibi duruyorlar. Standart yaşamayı seven, heyecan istemeyen insanların gidemeyeceği, gitmeye cesaret edemeyeceği ya da gitse bile yapamayacağı şeyleri barındıran bu liste, sizlere alternatif tatil olanakları sunmasının yanı sıra, dünyamızın bazı gerçeklerini de gözler önüne seriyor.

‘Yok abi, benim ne işim var böyle yerlerde’ diyenler, haberi okuduktan sonra fikirleriniz değişebilir!

1- Nefes Kesen Kral Aragon Merdivenleri, Korsika Adası

1

Akdeniz’deki Fransa’ya bağlı Korsika Ada’sının Bonifacio Kasabası’nda bulunan ve dik bir uçurumun kenarına oyulmuş orta çağdan kalma Kral Aragon merdiveni efsaneye göre merdivenin sonundaki Bonifacio Kalesi’ne ulaşmak için bir gecede oyulmuş. Uçurumun tepesinden denize 187 dik basamak ile inilebiliyor. Kral Aragon’un merdivenleri denilen bu yeri, 3-4 € ödeyerek gezebilirsiniz. Korsika’ya ulaşım genellikle Paris aktarmalı olarak yapılıyor. Adada 3 tane havaalanı bulunuyor. İstanbul’dan Paris’e uçuş ortalama 3.5 saat, Paris’ten bu güzel adaya uçuş süreniz ise en fazla 1 saat.

2- Mistik ve Gizemli Bagan Bölgesi, Myanmar (Burma)

3

Myanmar’da geniş bir araziye yayılmış 2000′den fazla tapınağı içinde barındıran Bagan bölgesi. Zamanında Burma krallarına da başkentlik yapmış olan bu antik şehrin kesinlikle mistik bir havası var. Bir tapınakta 500 yıllık duvar resimleri öylece sizi bekliyor, başka bir tapınağın tepesine çıktığınızda ise inanılmaz bir manzara ile karşılaşabiliyorsunuz. Hiçbir turistik çalışma olmayan bu bölgede, tamamen hislerinizle hareket ediyorsunuz, tatsız sürprizlerle karşılaşma olasılığınız da oldukça fazla, kesinlikle gitmesi cesaret istiyor, görmesi ise başlı başına mutluluk verici. Türk vatandaşlarına vize isteyen ülkeye uçuş süresi ise 9 saat.

3- Sonu Olmayan Mağara Hang Son Doong, Vietnam

2

Vietnam’da bulunan ve ilk olarak 1991 yılında Vietnamlı bir yerli tarafından keşfedilen dünyanın en büyük mağarası Hang Son Doong. Diğer adıyla Hang En Mağarası. Annemite dağlarının yakınında bulunan ve içine 40 katlı gökdelen inşaa edilebilecek kadar büyük olan yer, birbirine bağlı 150 mağaradan oluşuyor. İçindeki uğultudan dolayı çoğu kişinin girmeye cesaret edemediği mağara, lazer ölçme cihazlarına göre 6.5 kilometre uzunluğunda ve tamamı halen keşfedilemedi. Mağaranın belirli bölgelerinde oluşan çöküntü nedeniyle içeriye giren gün ışığı, içeride bir orman oluşmasını sağlamış. Sadece orman değil, içinde şelaleler ve farklı farklı noktalarda su birikintileri de var. Özetle sonsuzluğa giden mağara diyebiliriz burası için. Güney Asya’da Türkiye’ye vize uygulayan 3 ülkeden birisi olan Vietnam’ın bu güzel ve gizemli mağarasına ulaşmak için 15 saatlik uçuşa hazır olmalısınız.

4- Yükseklik Korkusunun Somut Hali Trolltunga Kayalığı, Norveç

4

Norveç, Odda’daki 700 metre yükseklikteki bir dağın üzerinde bulunan Trolltunga Kayalığı kesinlikle görüntüsüyle büyülüyor. Yalnız Odda’ya gitmek değil de, bu kayalığın en uç noktasına oturmak ya da kayalığın üzerinde zıplamak hatta ve hatta son zamanların popüler pozu olan selfie’yi bu muhteşem manzara eşliğinde çekmek inanılmaz bir deneyim olabilir. Norveç’e gitmek isteyen Türk vatandaşlarının vize alması gerekiyor. İstanbul’dan Oslo’ya 3.5 saatlik bir uçuşla ulaşabilirsiniz.

5- Lavlara Doyamayan Etna Yanardağı, Sicilya, İtalya

5

Sicilya Adası’nın aktifliği hiç bitmeyen volkanik yapısı. 16 Kasım 2013′de lav püskürtmeye başlayan Etna, 28 Kasım 2013′e kadar lav püskürtmeye devam etti. Halen ara ara lav püskürtmeye devam eden Etna’yı görmek isteyenler bireysel olarak Sicilya’ya gidebilirler. Ya da ben bireysel olarak cesaret edemem, arkadaşlarımla gitmem lazım diyenler için de özel turlar düzenlenmekte. Sicilya’ya gitmek için Schengen Vizesi almanız gerekli. Uçuş mesafesi ise Catania’ya aktarmalı olarak 5 saati buluyor.

6- Vahşi Yaşamın Tam Ortası Serengeti Ulusal Parkı, Tanzanya

6

Tanzanya Serengeti Milli Parkı, 14 bin 763 kilometre karelik bir savan alanını kapsıyor. Bu bölgeye insanlar genel olarak zebra ve gnuların (Öküz başlı antilop) göçünü izlemek için gidiyorlar. Parkın ekvator üzerinde yer alması nedeniyle bu bölgede kurak ve yağışlı mevsimler bir arada yaşanır. Bu yüzdendir ki, hayvanlar her yıl parkın kuzeyiyle güneyi arasında gidip gelirler. Parkın tek sahipleri zebralar ve gnular değildir. Afrika’nın 5 büyükleri olarak bilinen, aslan, fil, leopar, gergedan ve buffalo gibi hayvanlar da bu ulusal parkta hayatlarını sürdürmektedir. Özellikle her yıl birçok turistin vahşi hayvanların saldırısına maruz kaldığını göz önüne alırsak, parkı görmenin sizin için kesinlikle harika bir deneyim olacağını ve dikkatli olmanız gerektiğini söylemek çok zor olmayacak. Tanzanya Türk vatandaşlarından vize istemektedir fakat vizeyi 50 $ ve uçakta doldurduğunuz formla havaalanında alabiliyorsunuz. Uçuş süresi ise 7 saattir.

7- Çılgın Romantiklerin Mekanı Kalapana Volkanik Bölgesi, Hawaii

7

Fotoğraf konuşuyor diyebiliriz. Evet, Hawaii’nin Kalapana bölgesindeki volkanik bölgeye turistik gezi yapan karı ve koca, yağmurun dinmesini beklerken tripot kameralarını kurmuş ve fotoğraflarını çekmeye başlamış. Çekimlerin son fotoğrafı ise ortaya böylesine romantik bir kare çıkarmış. Karı koca bu fotoğrafa Lav Öpücüğü demiş ve National Geographic Gezginler Fotoğraf Yarışmasına katılmış. Gitmesi cesaret isteyen böyle bir yere gidip, artı olarak bu çift gibi inanılmaz bir fotoğraf ortaya çıkartabilirsiniz. Lavların arasında, hafif bir yağmur ve romantizm. Hawaii’ye gitmek için ABD vizesi almanız gerekiyor ve aktarmalı olarak 30 saat, direkt uçuş bulursanız (-ki çok zor bulunuyor) 17 saatte ulaşabiliyorsunuz.

8- Sıcaklık ve Nemin Şartları Zorladığı Cueva de los Cristales (Kristal Mağarası), Meksika

8

Cueva de los Cristales, yani Kristal Mağarası, Meksika’da Naica madenlerine bağlı bir mağara. Yerin yaklaşık 300 metre altında keşfedilen bu mağarada 12 metre uzunluğunda, 4 metre çapında ve 55 ton ağırlığında selenit kristal kütleler bulunuyor. Mağaranın şartları ise bir insanın keşif yapabilmesi için çok zorlu. Sıcaklık ortalama 60 derece ve %99′a yaklaşan bir nem oranı var. Özel kıyafetler kullanmadan mağarada keşif yapmak çok tehlikeli ve neredeyse imkansız. Meksika vizesi almak biraz zaman alsa da, bu muhteşem yerde keşif yapmak için biraz beklemenin değeceğine eminim. Uçuş süresi ise 17 saat.

9- Hem Çılgın Hem Aktif Sakurajima Yanardağı, Japonya

9

Japonya’da bulunan Sakurajima Yanardağı hala aktifliğini koruyor. Yaklaşık 5 kilometre karelik bir alanda büyük bir toz bulutu hakim. 2013 yılı içerisinde yanardağ 500. kez faaliyete geçti ve civarda yaşayan halka maskeler, yağmurluklar dağıtıldı. Avrupa’daki kardeşi Etna gibi burayı görmek ve gitmek de cesaret istiyor. Bölgede hakim olan toz bulutu bir yandan, Pasifik fırtınaları bir yandan, lavlar bir yandan, tehlikenin bini bi’ para burada. Turistik amaçlı, 3 aya kadar vizesiz Japonya’da gezebilirsiniz. Uçuş süresi ise Tokyo’ya 11 saat.

10- Uyuşturucu Bağımlısı Herat Şehri, Afganistan

10

Yapılan araştırmalara göre Afganistan’da uyuşturucu kullanan insanların sayısının 1.6 milyona dayandığı tespit edildi. Bu sayı nüfusun %5.3′lük bir kısmına denk geliyor. Fotoğraf ise yüzlerce bağımlının sokaklarda yaşadığı ‘Herat’ şehrinde bir bağımlının fotoğrafı. Afyon üretiminde dünya lideri olan Afganistan artık en bağımlı toplum olma konusunda da dünya lideri. Böylesine garip bir şehri görmek ve oradaki havayı tenefüs etmek oldukça tehlikeli ve adrenalin dolu bir deneyim olabilir. Afganistan’a gitmek için vize almanız gerekiyor ve uçuş süresi İslamabad’a 5 saat 30 dakika.

11- Sonunda 1 Fincan Çayın Sizi Beklediği Qinling Dağı Yürüyüş Parkuru, Çin

11

Çin’in Shaanxi Eyaleti Qinling dağlarında yer alan bu yürüme yolu dünyanın en tehlikeli yürüyüş yolları arasında. Bu dağ Taoizmin kutsal dağlarından biri olarak kabul ediliyor ve yol boyunca Tao manastırları ve diğer sembolik öğeler bulunuyor. Bu patika yaklaşık 2133 metre yüksekliğinde ve bu parkurda yürümek gerçekten büyük bir casaretin de ötesinde çılgın olmayı gerektiriyor. Parkurun sonunu getirecek kadar dayanıklı ve cesursanız, yolun sonunda sizi bir çay evi bekliyor. Yani her şey; bir bardak çay için. Türk vatandaşlarından vize isteyen Çin’in başkentine uçuş mesafesi ise 14 saat 30 dakika.

12- Adrenalin Deposu Bisiklet Parkuru Moher Kayalıkları, İrlanda

12

İrlanda’da bulunan Moher Kayalıkları, dünyanın en tehlikeli ve en korkunç dağ bisikleti parkuru olarak kabul edilir. Fakat maceracı biriyseniz ve bu alanda tecrübeniz varsa tam bir adrenalin patlaması yaşayacağınız garanti. Yaşanabilecek herhangi bir aksaklıkta 700 metre yükseklikten Atlantik Okyanusuna düşmeyi göze alabilen cesur insanlar için burası tehlikeli bir oyun dünyası. Buraya gitmek için İrlanda Cumhuriyeti vizesi almanız gerekiyor ve bu yeşil, güzel ülkenin başkenti Dublin’e uçuş mesafesi 4 saat.

13- 43 Yıldır Sönmeyen Cehennem Kapısı, Türkmenistan

13

Türkmenistan, Darweze, Karakum Çölünde bulunan ilginç krater tam 43 yıldır bu şekilde yanıyor. Görenleri hayrete düşüren bu manzara tam olarak bir doğa olayı sayılmaz. Bölgedeki doğalgaz rezervi 1971 yılında Sovyet bilim adamları tarafından keşfedilmiş. Tam bu noktanın delinmesine karar verilmiş ve bu alan sondaj sırasında çökmüş. Sondaj sırasındaki kazadan sonra kocaman bir krater açılmış ve etrafa gaz sızmaya başlamış. Bilim adamları tehlikeli metan gazının etkilerini azaltmak için buranın yakılmasına karar vermişler. Onlar buranın en fazla 2-3 gün içinde söneceğini düşünmüşlerdi. Aradan tam 43 yıl geçti fakat alev hala parlaklığını koruyor. Bölge şu an turistik amaçla kullanılmaya başlandı. Özellikle geceleri harika bir manzara oluşuyor. Türkmenistan diğer Türki cumhuriyetlerin aksine Türk vatandaşlarından vize istemektedir ve uçuş mesafesi başkent Aşkabat’a 3 saat 30 dakikadır.

14- Efsanevi Tiger Nest Monastery (Kaplan Yuvası Manastırı), Bhutan

14

Bhutan’da bulunan Paro Vadisi’nde 1000 metre yükseklikte kurulan Tiger Nest Monastery (Kaplan Yuvası Manastırı) Bhutan’ın en kutsal yerlerinden. Rivayete göre ikinci buda olarak kabul görülen Guru Rinpoche bir kaplan sırtında bu tepeye uçmuş ve buradaki bir mağarada meditasyona başlamış ve bu meditasyon sürecinden geçerek 8 formda enkarne olmuş. Eski adı Taktshang Geomba olan manastır, 1692′de inşaa edilmiş fakat 1998′de yaşanan bir yangın sonrasında yeniden yapılmıştır. Manastır şu an için turizme açık değildir ve ülkenin yıllık olarak kabul ettiği turist sayısı sadece 40 binle sınırlandırılmıştır. Yabancıları pek sevmedikleri kabul ettikleri turist sayısından anlaşılan Bhutan, gerçekten kapalı bir kutu ve keşfedilmeyi bekliyor. Manastır’ın içerisinden fotoğraf çekmek yasaktır ve sadece ibadet eden budistler manastırda bulunabilir. Tek bir havaalanı bulunan bu küçük ülke, Türk vatandaşlarından vize istemektedir. Bu küçük ülkeye, Nepal, Katmandu aktarmalı olarak gidebilirsiniz.

15- Grönland’ı Çökerten Buz Kanyon, Grönland

15

Grönland’ta bulunan Buz Kanyon, 800 km uzunluğa, 800 metre derinliğe sahip kanyonun, dört milyon yıl önce, buzul tabakası henüz oluşmamışken, oradan akan büyük bir nehir tarafından oyulduğu düşünülüyor. Kanyonu kaplayan 3 km kalınlıktaki buzul tabaka öyle ağır ki, daha önce deniz seviyesinden 500 metre yüksekte olan Grönland’ın ortası çökmüş ve bugün deniz seviyesinden 200 metre aşağıda. Bilim adamları tarafından halen keşfedilecek çok şeyin olduğu düşünülen bu yeri siz de keşfedebilirsiniz. Deniz, güneş, kumdan sıkılanlar, üşümeyi ve kuzey ışıklarını sevenler için ideal bir tatil planı olabilir. Grönland’ın ülkemizde temsilciliği bulunmadığı için vizesini almak çok zor fakat Danimarka’ya bağlı olduğu için Danimarka Konsolosluğu’ndan alınan vizeyle bu güzel coğrafyayı keşfedebilirsiniz. Danimarka ve İzlanda’dan aktarmalı olarak Grönland’a ulaşabilirsiniz.

16- Dudak Uçuklatan Tianmen Dağı Ulusal Parkı, Çin

16

Çin’deki Tianmen Dağı Milli Park içerisinde bulunuyor. Bu dağda bulunan 131 metre yüksekliğindeki Cennet Kapısı Deliği en çok ilgi gören yerler arasında. Dağa çıkmak için 7455 metre uzunluğundaki dünyanın en uzun teleferiğine binmeniz gerekiyor. Teleferikle gitmek istemiyorsanız 11 kilometrelik yolu araç ile de gidebilirsiniz fakat yol 99 tane keskin viraj nedeniyle oldukça tehlikeli. 1432 metre rakımda, 60 metre uzunluğunda inşaa edilen cam tabanlı patika sayesinde doğayı net bir şekilde keşfedebiliyorsunuz. Tabi ki cam tabanlı patika sayesinde 1430 metre yükseklite, boşlukta duruyormuş hissi yaşamanız da ayrı bir güzelliği. Bildiğiniz gibi Çin, Türk vatandaşlardan vize istemekte. Uçuş mesafesi ise Pekin’e 14 saat 30 dakika. Pekin’den buraya ulaşmak ise karayolu veya iç hat uçuşlarıyla mümkün.

17- Hayalet Şehir Pripyat, Ukrayna

17

Ukrayna’nın Pripyat şehri, nüfusu 50.000′ in üzerinde olan bir şehirdi. 1986 Yılındaki Çernobil nükleer felaketinden sonra ise tamamen terk edildi. Yaklaşık 1000 yıl sonra tekrar yaşanabilecek radyasyon düzeyine erişebilecek olan şehir şu an kıyamet filmlerini andırıyor ve burada artık doğanın kanunları geçerli. Ukrayna’ya gidildiğinde özel izinlerle düzenlenen turlara katılma şansınız bulunuyor fakat sadece radyasyon seviyesinin düşük olduğu yerleri görebilme şansı buluyorsunuz. Artı olarak şehire radyasyon ölçen geiger cihazı olmadan girmek de yasak. Ukrayna’da yapılacak turistik geziler için 60 güne kadar vize almanıza gerek yok ve uçuş mesafesi Kiev’e 1 saat 30 dakika.

18- El Yapımı Çukur Mirny, Yakutistan, Rusya

18

Dünyanın en büyük ikinci insan yapımı çukuru olan Mirny, Sovyetler Birliği’nin elmas talebini karşılamak amacıyla Stalin tarafından inşaa ettirildi. Çukur derinleştikçe kazmak daha da zorlaştığı için maden terk edildi. Yaklaşık 525 metre derinliğinde ve 1.25 kilometre çapında olan çukurun üstünde uçuş yapmak yasak, zira birkaç helikopter çukur üstündeyken yer çekimine maruz kalıp düşmüş. Bu çukur insanoğlunun doğanın dengesiyle nasıl oynayabileceğinin bir kanıtı niteliğinde. Rusya’ya 30 güne kadar vizeye gerek yok, uçuş mesafesi ise Yakutistan’ın başkentine 10 saat.

19- Terkedilmiş El Hotel del Salto, Kolombiya

19

1928 yılında açılan ve genelde zengin turistleri ağırlayan El Hotel del Salto, Kolombiya’da Tequendama Şelalesi’nin kenarında bulunuyor. Şelalenin kirlenmesi sebebiyle turistlerin ilgisi sona erdi ve otel kapatıldı fakat görüntüsüyle hala büyülüyor. Hem doğası, hem terk edilmiş olmasının cazibesi gidilip görülmesi gereken yerler sıralarında üstlerde yer almasını sağlıyor. Kolombiya’nın tehlikeli yaşantısında ve güzel doğasıyla iç içe bir tatil gerçekten harika olabilirdi. Kapatılmasaydı burada kalmak için dönem şartlarına göre güzel bir para vermeniz gerekse de, değeceğine eminim. Kolombiya’ya gitmek için vizeye gerek yok, uçuş mesafesi ise İspanya/Madrid aktarmalı 15 saat.

20- Dünyanın En Tehlikeli Salıncağı, Ambato, Ekvador

20

Ekvador’un Ambato şehrinde bulunan ağaç evde, deniz seviyesinden 2600 metre yüksekte eşsiz bir salıncak hizmeti verilmekte. Tabi ki bu salıncağa binmek biraz cesaret istiyor çünkü göründüğü üzere herhangi bir güvenlik önlemi yok ve incecik demir bara bağlanmış ipler pek de güvenli durmuyor. İçinizde bu hizmetten yararlanmak isteyenlere saygı duymakla birlikte tavsiye etmiyoruz:) Yine de dünyanın en güzel manzaralarından biri olan Tungurahua Volkanı’na karşı salıncağa binme keyfinin ilgi çekici olduğu aşikar. Ekvador’a gitmek için vizeye gerek duyulmuyor, uçuş mesafesi ise başkent Quito’ya 15 saat.

21- Korkutucu İç Mimarisiyle San Francisco Kilisesi, Peru

21

Peru’nun başkenti Lima’da bulunan San Francisco Kilisesi’nin bodrumundaki bu odada uyluk kemikleri ve kafataslarıyla oluşturulmuş dairesel bir yapı yer alıyor. Bu mekan turistlerin ilgi odağı olmuş durumda. Bunun gibi insan kemiklerinden oluşan yapılar dünyamızda bolca bulunsa da San Francisco Kilisesi, bu tip yapıların en meşhuru diyebiliriz. Peru, ziyaretçilerinden vize istemiyor ve uçuş mesafesi başkent Lima’ya Paris aktarmalı olarak 16 saat.

22- Ters Kuyu Quinta da Regaleira, Portekiz

23

Quinta da Regaleira, Sintra, Portekiz’de bulunan 27 metre derinliğinde bir kuyu. (Aslında ters bir kule) Seçtiğiniz yöne göre toprağın derinliklerine veya ışığın büyüsüne seyahate çıkabilirsiniz. 27 metre derinliğe kadar inen bu muhteşem yapının en dibine inmek sizi belki korkutabilir fakat gerçekten değeceğine eminim. Sadece bu ters kule değil, bölgede bazı şapaller ve tarihi saraylar da bulunmakta. Portekiz’e gitmek için vize almanız gerekiyor. Uçuş mesafesi ise başken Lizbon’a 5 saat.

23- Asma Köprüde Manzara Keyfi, Ai-Petry Dağı, Kırım

24

Ai-Petry Dağı, Kırım, Ukrayna’da (şimdilerde Rusya) bulunan muhteşem bir dağ ve bu dağın uç noktalarında, birbirlerine bağlanmış asma köprüler üstünde Kırım’ın gece/gündüz manzarasını izlemek oldukça büyük bir keyif, aynı zamanda cesaret isteyen bir deneyim. Bu dönemlerde gidilmesi biraz tehlikeli olsa da, karışıklıkların sona ermesinin ardından Kırım’a uçak bileti alıp, bu muhteşem Kırım manzarasını Ai-Petry Dağı’nın eteklerinden izlemeniz gerçekten harika olacaktır. Şu an için vize işlemleri konusunda net bir bilgi olmasa da, ilerleyen günlerde karışıklıkların düzelmesini umuyoruz. Uçuş mesafesi Kırım’ın başkenti Simferopol’e 1 saat 40 dakika.

24- Taihang Dağı Bitmeyen Spiral Merdiveni, Çin 

25

Çin’in, Taihang Dağları’nda bulunan bu spiral merdiven, insanların daha kolay bir şekilde dağın tepesine çıkması için inşa edilmiş. Bu spiral merdivenle dağın zirvesine çıkmak istiyorsanız, kesinlikle yükseklik korkunuzun olmaması gerekiyor. 92 metre yüksekliğinde ve yukarı çıkarken rüzgarın yüzünüze sert bir şekilde vurduğu, kuşların uçarak yanınızdan geçtiği, basamakların gıcırdadığı korkutucu bir deneyim yaşamak istiyorsanız, bu merdiven bir harika.

25- Diken Üstünde Bir Hayat İçin Aogashima Adası, Japonya

26

Japonya’nın Başkenti Tokyo’nun açıklarında bulunan volkanik ada Aogashima, görüntüsüyle gerçekten büyülüyor. Harikalar diyarı diyebileceğimiz bu ada hayallerinizin yaşam alanı olabilir fakat uzun süredir aktif olmayan volkanın faaliyete geçmesi her zaman muhtemel. Buraya gitmeniz, görmeniz, hayal dünyanızı geliştirebilir fakat dediğim gibi ‘her şey zaten beni buluyor’ diyorsanız, volkanın faaliyete geçebilme tehlikesini göz önünde bulundurun derim. Türk vatandaşlarından 3 aya kadar turistik geziler için vize istemeyen Japonya’nın başkenti Tokyo’ya uçuş mesafesi ise 11 saat.

26- Mola Verilmemesi Gereken Yarım Kubbe Dağı, Yosemite Ulusal Parkı, ABD

27

Yosemite Ulusal Parkı California’daki Sierra Nevada’da bulunuyor. Bu park her yıl 3.5 milyon turist tarafından ziyaret ediliyor. 1983 yılından beri UNESCO Dünya Mirası’na dahil olan ulusal park, granit kayalıklar, şelaleler, berrak akar sular ve dev sekoya ağaçlarıyla bezeli. Halen parkın %95′inde vahşi yaşam devam ediyor. Fotoğrafta gördüğünüz yer ise, Yosemite Ulusal Parkı içerisinde bulunan Yarım Kubbe Dağı. Bu antik granit kubbe 1432 metre yüksekliğe ulaşıyor ve buraya tırmanmak ve manzaranın tadını çıkarmak için oldukça büyük bir cesaret gerekiyor. ABD, Türk vatandaşlarından vize istiyor ve San Francisco’ya uçuş mesafesi 14 saat. San Francisco’dan da Yosemite Ulusal Parkı’na 3.5 saatlik bir kara yolu yolculuğu yapmanız gerekiyor.

27- Aşağıya Bakmayın, Burası Pulpit Kayalıkları, Norveç

28

Norveç, Preikestolen’de bulunan ve yaklaşık 10 bin yıllık olan Pulpit Kayalıkları her sene cesur ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Yaklaşık 604 metre yükseklikteki bu sarp kayalıklar her yıl binlerce insana farklı bir deneyim yaşatıyor. Bazı ziyaretçiler eşsiz güzellikteki manzarayı izlerken, en cesur olanları ise kayalıkların en uç noktasına oturarak hatıra fotoğrafları çektiriyor. Kayalıklarda şimdiye kadar herhangi bir kaza meydana gelmedi fakat bu kazaların hiç olmayacağı anlamına gelmiyor. Norveç’e giden Türk vatandaşlarının vize alması gerekiyor ve uçuş mesafesi ise başkent Oslo’ya 3.5 saat.

28- Sınırın Bahtsız Şehri Kapalı Maraş, Kıbrıs

29

Bir zamanlar Kapalı Maraş yani Varosha, zengin turistlerin bir numaralı tatil mekanıydı. Birçok ünlü yıldız yaz tatillerini burada geçirirdi. Marliyn Monroe’dan, Sophia Loren’e, adını sayamadığımız birçok ünlü yıldızın uğrak mekanı, ikinci Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirildi. Yapılan anlaşmalar sonrasında bölge yerleşime kapatıldı. 1974 yılı öncesinde Akdeniz’in en ünlü tatil mekanı olan Maraş, bu tarihten sonra hayalet bir şehre dönüştü ve Kıbrıs’ı ikiye ayıran yeşil hat tampon bölgesi içerisinde kaldı. Bu bölge BM askerleri haricinde tüm sivil halka kapatılmıştır. Yani buraya gidip gezmek şu aşamada imkansız.

29- Ölüm Yolu, Bolivya

31

Bolivya’da bulunan ve başkent La Paz’dan Coroico’ya giden 56 kilometre uzunluğundaki bu yol, birçok kazaya ve ölüme sahne olduğundan dolayı, ‘death road’ yani ölüm yolu olarak adlandırılmıştır. Alternatif bir yolun bulunmaması ve yolun çift yönlü olması tehlikeyi ikiye katlıyor. Zaman içinde maceracı turistler, sırf adrenalin olsun diye bu yolu kullanmaya başlayınca Bolivyalı yetkililer bu yol için herhangi bir önlem almamış, aksine bu durum yetkililerin işlerine gelmiş ve bölgenin turizm potansiyelini artırmış. Harika bir doğada, tehlikeli bir yolculuk yapmak isteyenler için ise kesinlikle alternatifi yok. Bolivya’ya gitmek için vizeye gerek yok ve başkent La Paz’a gitmek için öncelikle İstanbul’dan Sao Paulo’ya, oradan kara yoluyla Kuzey Arjantin’deki Salta’ya, sonrasında otobüsle Şili’nin San Pedro de Atacama Kasabası’na, oradan da araç kiralayarak Bolivya’ya geçebilirsiniz. Bu yolculuk sırasında İguazu Şelaleleri’ni de görme şansınız olacaktır.

30- Kelimelerin Kifayetsiz Olduğu Ülke; Kuzey Kore 

22 (2)

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, bildiğimiz Kuzey Kore. Gezegenimizin en marjinal ülkelerinden, içe kapanıklıkta bir numara. Kim Jong-il ölümünden sonra ülkeyi oğlu Kim Jong-un’a bıraktı dersek yalan konuşmuş olmayız. Çok ses getiren idam kararlarına imza atan bir lidere sahip olan Kore’ye, sadece devlet turlarıyla 2000 yabancı gidiyor ve yabancıların yolda yürümeleri dahi yasak. Sizi Kore’ye götüren aracı firmanın plan yapıp sizi gezdirmesi gibi bir durum söz konusu dahi değil. Başınızda her zaman devlet görevlileri oluyor ve plan her zaman değişebiliyor. Görevliler sizi sabah otelden alıp istedikleri yerlere götürüyorlar, akşam da geri getirdikten sonra ertesi sabah gelip sizi alana kadar otel hapsi mevcut. Dışarıya çıkmak kesinlikle ve kesinlikle yasak. Heyecan arayanlar için birebir fakat gitmek çok mu çok zor. Bu ülkeye gitmek için öncelikle Pekin’e gitmeniz gerekiyor. Pekin’den de Kuzey Kore’ye geçmeniz mümkün. Vize koşullarını yazmaya gerek olduğunu sanmamakla birlikte, şimdiye kadar yapabileceğiniz en farklı deneyim olacağını garanti edebilirim.

Kaynak: Geziko Blog

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2247 posts

1 Yorum

Bir yanıt bırak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir