Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Dünyanın En “Hip” Otelleri

Özgün tasarım, konsept ve hizmet anlayışıyla dikkat çeken, birbirinden farklı yaşam biçimleri sunan dünyanın hip otellerini sizler için bir araya getirdik.

1. Nhow Hotel

Moda ve tasarımın başkenti Milano’da açılan Nhow Hotel, misafirlerini yeni bir yaşam stiliyle tanıştırırken sanatsal arayışlarını da besliyor. Eski bir sanayi binasından otele dönüştürülen Nhow Hotel, ünlü İtalyan tasarımcı Matteo Thun ile mimar Daniele Beretta tarafından tasarlanmış. Otelin tasarım konsepti “şehir hayatı” üzerine kurulmuş. Nhow Hotel’in girişinde yer alan uzun tünel, demir kolon ve kapılar üzerindeki grafitiler ile şehrin enerjisi otele yansıtılmış. 4 katlı otelde yer alan 249 oda, loft stilinde tasarlanmış ve Poltrona Frau, Knoll, Zucchetti ve Artemide gibi ünlü mobilya markaları tarafından özel tasarlanan mobilyalarla dekore edilmiş. Otelin en çarpıcı odası süphesiz 16 m. uzunluğundaki havuzuyla dikkat çeken iki katlı süit odası.

Tüm sanat eserlerinin, otelin sanat departmanı tarafından 3 ayda bir değiştirildiği Nhow Hotel’de bu sayede dinamik bir atmosfer sağlanmış. Oteldeki mobilya ve aksesuarlar dilenirse misafirler tarafından satın alınabiliyor. Oda fiyatları yaklaşık 130 Euro’dan başlıyor.

2. Hotel Fouquet’s Barriére

Paris’te açılan Hotel Fouquet’s Barriére; lüks, sanat, geleneksellik ve teknolojiyi kusursuz bir biçimde bir araya getiriyor. George V ile Champs-Elysees Caddeleri’nin kesiştiği köşede yer alan 5 adet Haussmann stili binanın özenle restore edilmesiyle oluşan Hotel Fouquet’s Barriére; iç ve dış güzelliğini iç mekan tasarımcısı Jacques Garcia ile mimar Éduard Francois’ya borçlu. Lüks otel ve kumarhaneler grubu Lucien Barriére Hotels & Casinos’a ait olan Hotel Fouquet’s Barriére açılmadan önce oldukça geniş ve titiz bir araştırma sürecinden geçmiş. Çalışmaların sonucunda ise, mimarisinden dekorasyonuna, servisinden konfor anlayışına kadar her detayın düşünüldüğü, ultra lüks bir otel ortaya çıkmış. 40 adeti süit olmak üzere 107 odaya ev sahipliği yapan otel; kadife, deri, mermer ve kristal gibi sıra dışı materyallerle dekore edilmiş. Tüm odalarda hızlı internet erişimi, video ve müzik seçenekleri, minibar, yazıcı gibi modern konforlar mevcut. 3 restoran ile 2 barın yer aldığı otelden ayrıca Champs-Elysees üzerinde yer alan ünlü Fouquet’s restorana direk bir geçiş bulunuyor. Otelin spa’sının şehrin en büyük kapalı havuzlarından birine ev sahipliği yaptığını da hemen belirtelim. Oda fiyatları yaklaşık 1238 Dolar’dan başlıyor.

3. Bellinter House

İrlanda’da açılan Bellinter House, dünyanın ilk “hip country evi” olma özelliğine sahip. Klasik country evi konseptini alt üst eden Bellinter House, stil sahibi dekoruyla olduğu kadar keyif ve konfor dolu olanaklarıyla da dikkat çekiyor. Dublin’e 45 dakika uzaklıkta yer alan Bellinter House, şehrin eğlence ve yemek sektörüne büyük katkıları olan Jay Bourke ile John Reynolds tarafından yaratılmış. 37 odanın yer aldığı “bohem-aristokrat” ruhlu lüks butik otelde, odaların her biri farklı stilde tamamıyla el yapımı ve vintage mobilyalarla dekore edilmiş. LCD ekran TV, DVD oynatıcısı, müzik sistemi, hızlı internet erişimi gibi teknolojik konforların bulunduğu otel odaları; deniz yosunundan yapılmış organik bakım setlerinin yer aldığı lüks ve konforlu banyolarıyla da dikkat çekiyor. Yeni jenerasyon country evinin “doğaya dönüş” felsefesi üzerine kurulan spa’sında masaj ve bakım odaları, sauna, buhar odası, chill out odası ve fitness salonunun yanı sıra açık ve kapalı yüzme havuzları da mevcut. Otelin bodrum katında yer alan restoranı Eden, tamamıyla organik yiyeceklerle hazırlanmış modern İrlanda mutfağına ev sahipliği yapıyor. Sezona göre değişen oda fiyatları ortalama 250 Euro’dan başlıyor.

4. Hotel Indigo

Yenilenerek açılan Hotel Indigo, Patagonya’ya özgü sade ve natürel çizgiler taşıyan yeni görünümünün yanı sıra teras katında yer alan modern ve konforlu spa’sı ile de dikkat çekiyor. Şilili mimar Sebastian Irarrazaval tarafından renovasyonu yapılan otelin tasarım konsepti 3 ana tema üzerine kurulmuş; binayı çevreleyen bölgenin karakteristik ve sessiz yapısına sadık kalmak, otel odalarını lobi, restoran gibi kamu kullanımına açık alanlardan radikal bir biçimde ayırmak ve binanın adeta bir gezginin baktığı gözlerle keşfedilmesini sağlamak. 6’sı süit olmak üzere toplam 29 odanın yer aldığı otelin minimalist odaları el dokuması zarif battaniyeleri ve açık banyoları ile dikkat çekiyor. Tüm odalarda hızlı internet erişimi, TV gibi modern konforlar mevcut. Teras katında muhteşem fiyort manzarasını karşı yer alan spa’da ise sauna, masaj odaları ve rahatlama alanlarının yanı sıra 3 açık hava jakuzisi yer alıyor. Özgün ve konforlu stiliyle dikkat çeken Hotel Indigo’da oda fiyatları yaklaşık 155 Dolar’dan başlıyor.

5. Jura Lodge

Dünyaca ünlü İskoç viski markası Jura Whisky’nin hem ada hayatını hem de damıtım evini yakından tanımak isteyenler için açtığı tatil evi Jura Lodge son zamanların en popüler tatil adreslerinden biri. Eksantrik tasarımıyla dikkat çeken 5 adet misafir odası, deniz manzaralı bir lounge’a açılan mutfak ile bir oyun ve müzik odasına ev sahipliği yapan Jura Lodge; Fransız iç mekan tasarımcısı Bambi Sloan tarafından tasarlanmış. Adanın yaşam stilinden esinlenerek tatil evini dekore eden Bambi Sloan, “lüks otel” kavramına uzak durmaya çalışmış. Ayrıca dekorasyonda plastik olan herhangi bir şeyi kullanmamaya özen göstermiş. Misafir odalarında antika bir daktilo, boynuzlardan yapılmış bir sandalye ya da şövalye zırhı gibi esprili detaylara rastlamanız mümkün. Eklektik tarzda dekore edilen oyun ve müzik odasında ise; dev tamburdan tasarlanan sehpa göze çarpıyor. 1950’li yıllardan kalma ikinci el buzdolabıyla dikkat çeken mutfak ise büyük bir masaya sahip. Deniz manzaralı lounge’a açılan açık mutfakta yemekleri kendiniz hazırlayabileceğiniz gibi arzu ederseniz özel bir şef de kiralayabilirsiniz. Jura Lodge’da kalmanın bedeli; haftalık yaklaşık 1500 İngiliz Sterlini (8 kişiye kadar), uzun haftasonları için ise yaklaşık 1000 İngiliz Sterlini. Adada hiçbir cep telefonu şebekesinin olmadığını da özellikle belirtelim.

6. Hotel Bellechasse

Paris’in en yeni butik otellerinden Hotel Bellechasse, seyahat ve moda tutkunlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Dünyaca ünlü Fransız moda tasarımcısı Christian Lacroix tarafından giydirilen otel, “haute couture” dekorasyonuyla dikkat çekiyor.

Christian Lacroix, Hotel Bellechasse’ı dekore ederken; otelin çok sayıdaki sanat galerisi, müze, sinema, tiyatro, kitabevi, kafe, restoran ve butikle dolu kozmopolit çevresini yansıtmasına özen göstermiş. Sonuçta renk, desen ve figürlerin kusursuzca bir araya geldiği, geleneksellik ile modernizm arasında mükemmel dengenin sağlandığı bir otel ortaya çıkmış. Ünlü moda tasarımcısı, 34 odaya ev sahipliği yapan otelin odalarını “çağdaş, rustik, anglo-saxon, neo-fütüristik, İskandinav, oryantal” gibi 7 farklı temada tasarlamış. Tüm odalar LCD ekran TV, kablosuz internet erişimi gibi modern konforlarla donatılmış. Şehrin ünlü simgelerinden Orsay Müzesi’ne yakın mesafede yer alan otelde oda fiyatları 290 ile 490 Euro arasında değişiyor.

7. Ace Hotel Portland

Portland’da açılan Ace Hotel, şehrin yaşam kültürünü yansıtan, vintage detaylarla süslü dekorasyonuyla dikkat çekiyor. Ace Hotel’in hikayesi Seattle’lı 3 yakın arkadaşın çoğunlukla müzisyen, sanatçı ve tasarımcılardan oluşan arkadaş çevreleri için keyifle kalabilecekleri stil sahibi, uygun bütçeli bir otel kurma hayaliyle başlamış. Vintage ve ikinci el mobilya, aksesuar, kıyafet ve plaklarıyla “retro cenneti” olarak anılan Portland’da 1912 yılında inşa edilmiş tarihi ve klasik bir otelin restore edilmesiyle oluşan Ace Hotel Portland; şehrin yaşam stilini yansıtan zevkli dekorasyonuyla dikkat çekiyor. Otelin lobisinde eski bir kütüphaneden oluşan resepsiyon masası, 60’lı ve 70’li yıllara ait orijinal askeri üniformalarla döşenen kanepeler, ikinci el pikap ve plaklar göze çarpıyor. Tipik bir otel odasından ziyade stil sahibi bir ev havasında dekore edilen otel odaları; ikinci el kitaplardan oluşan etajerler, eski orijinal Amerikan postacı çantalarından tasarlanan çamaşır sepetleri ile farklılaşıyor. Şehrin “retro” yaşam stilini yakından gözlemleyebileceğiniz Ace Hotel’de oda fiyatları 85 ile 250 Dolar arasında değişiyor.

8. The Fortress

Sri Lanka’nın güneyindeki Galle kentine birkaç dakika uzaklıkta yer alan The Fortress, lüks ve konforlu olanaklarının yanı sıra zengin mimarisi ve dekorasyonuyla misafirlerini adeta kültürel bir yolculuğa davet ediyor. Galle’ye birkaç dakika uzaklıktaki ünlü plaj Koggala Beach’te yer alan The Fortress; geleneksel Hollanda Kalesi’nden esinlenilerek tasarlanan mimarisinin yanı sıra şehrin tarihi dokusunu oluşturan Hollanda ve Portekiz stillerinden Sri Lanka motiflerine, Güney Asya dokunuşlarından çağdaş tasarıma kadar uzanan “multi-kültürel” dekoruyla da dikkat çekiyor. Sri Lanka’da lüks konaklama anlayışını adeta yeniden tanımlayan Resort’ta bahçe, plaj ve okyanus manzaralı 49 oda bulunuyor. Özel balkon veya avluya sahip tüm odalar plazma ekran TV, DVD oynatıcısı, espresso makinesi, klima, minibar gibi teknolojik konforlarla donatılmış. The Fortress’in keyifli olanakları arasında yüzme havuzu, spa, şarap mahzeni, lounge, restoran ve butikler yer almakta. Oda fiyatları yaklaşık 210 Dolar’dan başlıyor.

9. Cotswolds88 Hotel

Londra’nın güneyinde yer alan, İngiliz aristokrasisinin favori tatil beldesi Cotswolds’da açılan Cotswolds88 Hotel, eski ve yeninin, modern ve klasiğin buluştuğu füzyon bir butik otel. 18. yüzyıla ait bir malikanenin restore edilmesiyle oluşan otelde her biri farklı temada tasarlanan 19 süit oda yer alıyor. David Hiscock, Leigh Bowery gibi ünlü fotoğraf sanatçılarına ait özel tasarımlara ev sahipliği yapan süit odalar; vintage ve modern parçaların yanı sıra tarihi malikanenin ruhunu yansıtan Viktoryen tarzı mobilyalarla dekore edilmiş. Otelin bodrum katında yer alan restoranı The88room’un mottosu “sağlıklı beslenme”. Organik mönüsüyle dikkat çeken restoran aynı zamanda zengin bir şarap ve şampanya listesine sahip.

İngiliz stili kırsal yaşamı yakından gözlemleyebileceğiniz Cotswolds88 Hotel’de oda fiyatları 200 ile 395 İngiliz Sterlini arasında değişiyor.

10. Hotel Particulier de Montmartre

Paris’te açılan Hotel Particulier de Montmartre lüks ve konforun, modern sanatla kusursuzca harmanlandığı sıra dışı bir butik otel. Şehrin sanatçıları ve ressamlarıyla ünlü bohem semti Montmartre’da yer alan otel, tarihi ve aristokratik bir malikanenin restore edilmesiyle oluşmuş. Sadece 5 süit odanın yer aldığı otelin dört bir yanı çoğu Fransız olan dünyaca ünlü birçok sanatçı, tasarımcı, fotoğrafçı, şair, heykeltıraş ve mimar tarafından tasarlanmış. Süit odalar ilginç isim ve temalarıyla dikkat çekiyor. Örneğin “Tree with Ears” (Kulakları olan Ağaç) isimli odanın duvarları Japon kültüründen esinlenilerek zengin materyallerle dekore edilmiş. Fransız sanatçı Pierre Fichefeux tarafından tasarlanan odanın duvarına bir ses kayıt cihazı yerleştirilmiş. Odada kalan misafirler dilerlerse bir düğmeyle odanın bir sonraki ziyaretçilerine mesaj bırakabiliyor.

Fransız şair ve sanatçı Olivier Saillard ise tasarladığı “Hats and Poems” (Şapkalar ve Şiirler) isimli odada yer alan bütün mobilya ve aksesuarlara fiyat etiketi misali küçük birer zarf asmış. Zarfların içine üzerlerinde şiir yazan kağıtlar koymuş. Böylelikle objelerin ve mobilyaların satın alınamayacak sanatsal bir değere sahip olduklarını vurgulamış. Oda fiyatları 390 Euro’dan başlıyor.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2259 posts

2 Yorum

Bir yanıt bırak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir