Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

2018’de Turizm Sektörünü Etkileyen 5 Teknoloji Trendi

Seyahat sektörünü ne kadar ileriye dönük düşünürsek, sektörden elde edilen başarılardan sonsuz bir seyahat tutkusuna ve asla güç kaybetmeyen bir piyasa talebine erişiriz.

Gerçekte, otelcilik tutkunları uzun zamandır gelişen teknolojilere öncülük etmiş ve fikir liderleri olarak itibarlandırılanların son teknoloji uygulamalarına yatırım yapmışlardır. Seyahat alanı, artan tüketici taleplerini ve beklentileri karşılamak için en yeni yazılımdan yararlanarak inovasyon ve pazarlama başyapıtları ile dolduruluyor.

2018 de bundan farklı olmayacak. Seyahat sektörü, birleştirici önemli gelişmeler ve uyumlu bir satış hunisi sayesinde seyahat tutukunlarına rehberlik etmesi için bir çok kanalın birleştirilmesiyle, her zamankinden daha parlak görünüyor. Hemen her şeyde akıllı bağlantıları görüyoruz; valizler, giriş mekanizmaları, internette orman yangını gibi yayılan hayatı kolaylaştırıcı eşyalar ve sinematik hazineler yakalayarak dijital pazarlamayı yeniden tanımlayan dronların yardımını bekliyoruz.

Tüm bu yeni teknolojler ve konseptin yeniliği, işletmeler tarafından olmasa da olur şeklinde algılanabilir.
Bununla birlikte, kaçınılmaz olarak, önceden var olan bir seyahat operasyonunu büyük ölçüde artırabilecek teknolojik bir gelişme söz konusu. Geçtiğimiz on yıl boyunca tüketici davranışlarında bariz bir değişim oldu ve işletmelerin, ziyaretçilerin beklentilerini daha iyi anlamasına veya bunlardan yararlanmaya yardım cı olan herhangi bir teknoloji, gelir akışları üzerinde büyük bir etki yaratacaktır.

Bu yıl, işletme-tüketici diyaloğunda devrim yaratacak olan beş trend var ve işletmeler kesinlikle bu adaptasyonların gersinde kalmak istemiyorlar. Bu anlamda, seyahat sektörünü gözlerimizin önünde dönüştüren 5 trendi sizlerle paylaşıyoruz.

1. Drone fotoğrafçılığı

Çoğu gezgin, rezervasyon gerçekleştirmeden önce lokasyona gitmediği ve istatistiksel olarak muhtemelen geri dönmeyeceği için, tatil ve otel rezervasyon oyunu çok daha estetik bir oyun. Otellerin kitlelerini büyülemek ve rezervasyon şansını artırmak için küçük bir zaman aralığı var.

Fotoğraf, potansiyel misafirleri arzu ettikleri yerlere taşıyan güçlü bir pazarlama aracıdır ve kendilerini konakladıkları yerden önce konaklamaya dahil etmelerine izin verir. Geçmişte, konaklama tedarikçileri, 3 boyutlu görsel turlara ve bir dizi stok fotoğrafına yoğunlaşarak, misafirleri rekabette seçmeye zorlayarak, çevrimiçi rezervasyon yapanlara görselleştirme yoluyla toplam cazibenin bir örneğini sunmuşlardır.

Dronlar, seyahat destinasyonlarının göz alıcı fotoğraflarını çekerek dijital pazarlamayı geliştiriyor; İnsanlar sadece arzu ettikleri yerlerin fotoğraflarını almakla kalmıyor, bunun yerine görsel perspektiflerin film benzeri bir özünü de alıyorlar.

Manzarayı kuş bakışı olarak gösteren seyahat sektörü liderleri, insanlara daha önce göremedikleri bir bakış açısını gösteriyor ve bu da aslında satış noktası. Gezginler, doğal olarak konaklama tesislerinin ötesinde bir deneyim arayışındalar ve dron görüntüleri onları rezervasyon sürecine yönlendiriyor ve tatillerini netleştirmeye bir adım daha yaklaştırıyor.

2. Alternatif Ödeme Yöntemleri

Mantıken, seyahat tedarikçilerin daha fazla ödeme seçeneği sağlaması, daha fazla iş almaları anlamına geliyor. Alternatif ödeme seçenekleri derken kripto para birimlerinden sadakat puanlarına kadar değişen para birimleri de dahil olmak üzere, tipik kredi kartı veya nakit işlemlerinin ötesinde bir şeyden söz ediyoruz. Tüketiciler, tedarikçi için elverişli olup olmadığına bakmaksızın kendileri için en uygun olanı seçeceklerdir.

Sadakat puanları veya markaların bonus kartları, ağırlama ve seyahat gibi sadakatin gerekli olduğu sektörlerde tamamen gerekli olan tekrarlı iş üretmek için oldukça etkili bir araçtır. Bilinçli alıcı çağında ve doymuş bir pazarda, bir markayı bir diğerine göre yükselten her türlü müşteri kolaylığı sadakatle ödüllendirilir. Tüketicileri, gerçek tasarruflara dönüşen sanal noktalarla ödüllendirirken, seyahat endüstrisindeki oyuncular sadakat bariyerini parçalara ayırıyor ve markalarının rakiplere karşı nasıl değerlendirildiğinin kontrolünü ele alıyor.

Bu yöntem etkili olmasına rağmen seyahat sektörü geleneksel tüketicileri cezbetmenin, geleneksel numaraların ve işlemlerinin ötesine geçerek kripto-para dalgalarını takip eden dijital tüketiciler için kripto ödeme ağ geçitlerini benimsiyor ve uygulamaya geçiyor. Geçtiğimiz yıl, Expedia ve Cheap-O-Air, gezginlere uçuş, otel ve tatil paketleri satın alma imkanı sağlayan kripto para için kapıyı aralayarak onlara tamamen dijital hale getirilmiş teklifler sundu ve seyahat endüstrisi için yeni bir çağ başlattı.

En az bilinen şey, kripto para birimlerinin seyahat sektöründe parasal değerlerinin ötesinde uygulamalara sahip olması ve bu uygulamaların blockchain teknolojisinden kaynaklanması. Kripto-para birimi Bitcoin ile başladı; ancak fikir liderleri, perdeyi geri çekerek ve temel teknolojiyi sindirerek güvenliği artırmak, kolaylık sağlamak ve şeffaflığı yeniden canlandırmak için bu teknolojiden yararlanmaya başladılar. Seyahat endüstrisini dönüştürme yeteneğine sahip olan Blockchain, merkezi olmayan bir büyük defter ve arşiv cihazı.

Yakın gelecekte, seyahat sektörü liderleri, mevcut altyapılarına, geleneksel altyapıdaki mevcut eksikliklerin üstesinden gelmek için kendi blok zincirlerini oluşturmaya başlayacaklar. Blockchain teknolojisi sayesinde, seyahat endüstrisi liderleri, gezginlerin dünyanın her yerinden hizmetlerini satın almalarını sağlayan tek bir para birimi kazandırarak, uluslararası döviz kurlarının üstesinden gelmelerine yardımcı olabilir. Bu sistemi benimseyenler, işlem ücretlerinden ve fiziki madeni paraya bağlı sakat maliyetlerden de kaçınacak.

3. Nesnelerin İnterneti

Geçtiğimiz on yıl boyunca, tüketici iklimleri birbirine karıştı, daha önce birbirinden farklı sistemler gittikçe birbirine bağlı hale geliyor ve bu 2018’de daha da yoğunlaşacak. Bu yıl akıllı sensörlerin yılı; geliştiriciler, akıllı cihazlar ve teknolojik olmayan öğeler arasında diyalog oluşturmak için teknolojik olmayan öğelere odaklandılar; bu, gerçek zamanlı bir kontrol sağlıyor ve genellikle daha organik olarak akan süreçleri içeren mantıksal analize dayanan bir diyalog. Akıllı sensörler, kıyaslama yaparak hakkında daha önce çok az şey bildiğimiz sistemlerden bol miktarda veri topluyor. Operatörler, bu sistemleri akıllı sensörler aracılığıyla bağlarken, kritik veri kaynakları da yaratıyor.

Seyahat sektörü liderleri, özellikle otel deneyiminde IoT’nin popülerliğini görecek ve konuk deneyimini tamamen kişiselleştirmek için gerekli olan verileri sunacaktır. Oteller, otel odasındaki çeşitli unsurlara ve çevredeki olanaklara bağlanan oda içi tabletler aracılığıyla IoT sistemine giriyor. Misafirler, akıllı cihazları bir kontrol ağına bağlarken, deneyimlerini kendi özel ihtiyaçlarına göre değiştirebilirler.

Özelleştirme, oda sıcaklığından televizyon kontrollerine kadar uzanır ve konuklara merkezi bir kontrol panelinden ayarları değiştirebilir. Misafiler artık sadece kontrol sahibi olmakla kalmıyor, bir akıllı cihazdan doğrudan kontrol sahibi oluyorlar, bu değişiklikleri gerçek zamanlı olarak bir düğmeye basarak gerçekleştiriyorlar. Konuk dostu IoT çözümlerini uygularken seyahat sektörü liderleri, aynı zamanda, tüketici taleplerine ve pazarlama ve operasyonlar gibi diğer kanallardan faydalanmak için veri toplamaya eş zamanlı olarak geçiş yapmaktadır. IoT işletmeler için kazan-kazan durumu. İşletmeler, gezginlerin ne istedikleri ve gezginlerle olumlu bir marka etkileşimi kurduklarına dair daha fazla bilgi ediniyorlar.

4. Mobil Etkileşim

Mobil etkileşim kesinlikle yeni bir şey değil, akıllı telefonların gelişinden itibaren sürekli olarak artan bir mobil etkileşim gördük. Bununla birlikte, akıllı telefonlar gittikçe daha akıllı hale geldikçe, seyahat sektörü, kullanıcılarını meşgul etmek için eşit derecede akıllı kampanyalar yürütmelidir.

Bu noktada, tüm masaüstü seyahat portalları ve rezervasyon motorlarının bir mobil karşılığı olmalıdır. Bu, basit bir şekilde pazar için bir zorunluluk. Rezervasyon yapmak isteyen hareket halindeki gezginler, hızlı ve sorunsuz bir rezervasyon ve check-out işlemi için bir mobil cihazla etkileşime geçmek istiyor. Bu, tek tıklatma ödemelerini ve tekrar kullanımını teşvik eden güçlü bir UX / UI da içerir. Mobil nüans, daha az bilinen oyuncuların baskın oyuncular haline gelmesini sağlıyor.

Büyük isimler, ortalama akıllı telefon kullanıcısını barındıracak şekilde, gezginlere cep telefonuyla seyahat bilgilerini vererek ve seyahatlerini anımsatarak, tüketicilere ulaşacaklarını bildikleri kısa mesaj bildirim servislerine abone oluyor, masaüstü-mobil servisler ve çok kanallı sistemlere odaklanıyor.

IoT ile bağlantılı olarak, mobil anahtarların ve biniş kartlarının kabul edilmesine, doğrudan misafirlerin telefonuna teslim edilen ve telefon cüzdanında saklanan geçişlere şahit oluyoruz. Mobil cüzdan gezginlerinden, cihazlarını bir NFC okuyucusuna tarayarak, otel odalarını açmalarını ve uçak biniş kartlarını okutmalarını sağlarken , fiziksel anahtar lar ve biniş kartlarını basma gibi yorucu işleri ortadan kaldırıyor.

5. Yapay Zeka

Bu, turizm sektörünü sallayacak, insan sermayesini ortadan kaldırarak ve kaynakları yapay zeka ile yer değiştirerek tüm sektörler için ek yükü azaltacak olan şimdiye kadarki en umut verici teknolojilerden biri. Yapay zekânın dış bağlantıları olan sohbet robotları, daha önce gerçek hayattaki sorunları çözmek için ortaya çıkmış olan müşteri hizmetlerine sızdı ve basit sorunları çözmeye programlandı.

Yapay Zeka, seyahat planlarını ve sorun giderme işlemlerini organize edebilir. Diyalog, yeteneklerini aştığında ise müşterileri gerçek aracılara aktarabilir. Yapay zekayı benimseyenler, kendilerine uygun çözümlerle, şirketlerinin iç ve dış yapısını bilen botlarla işlemlerini gerçekleştiriyorlar.

Bu beş teknolojinin en iyi yanı, birlikte yaşama yetenekleri ve birbirleriyle birlikte kullanıldığında ne kadar güçlü oldukları. 2018’de ilerlerken, seyahat sektörü liderlerini sistemlerini 2019’a taşımaları için güçlü geliştirme ekipleri oluşturması çok önemlidir. Bu, marka liderlerinin konumlarını muhafaza etmelerini ve arkalarında yer alan tüm oyunculara kıyasla kendilerini yukarı doğru taşımalarını sağlayacaktır. Eğer, kurum içi kaynaklar yeterli değilse, liderler kendi iç ekiplerinin dışından geliştirme hizmetleri de arayabilirler.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir