<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yurtdışı Dil Okulları | Uzakrota</title>
	<atom:link href="https://www.uzakrota.com/tag/yurtdisi-dil-okullari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Apr 2013 07:34:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/japonya-time-150x150.jpg</url>
	<title>Yurtdışı Dil Okulları | Uzakrota</title>
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yurtdışı Eğitime Gidecek Öğrenciler için Karar Aşaması</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/yurtdisi-gidecek-ogrenciler-icin-karar-asamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Apr 2013 09:28:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yurtdışı Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika Üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikada Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikada Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[Binghamton Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere'de Üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[Material Engineering]]></category>
		<category><![CDATA[McGill Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Öğrenci]]></category>
		<category><![CDATA[University Guide]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Dil Okulları]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[yurtdışında üniversite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=5511</guid>

					<description><![CDATA[<p>           Akademik kariyerine yurtdışında üniversite okuyarak devam etmek isteyen öğrenciler için üniversitelere başvuru ve kabul bekleme aşaması belki hayatlarının en stresli dönemlerinden bir olacaktır. Bu süreci en doğru şekilde atlatabilmek için öğrencinin, okumak istediği üniversiteyi önceliklerine göre belirlemesi ve bu öncelikleri sıraya koyabilmesi büyük önem taşır. Bu öncelikler; okulun ilgili fakültesinin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/yurtdisi-gidecek-ogrenciler-icin-karar-asamasi/">Yurtdışı Eğitime Gidecek Öğrenciler için Karar Aşaması</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;" align="center">           Akademik kariyerine yurtdışında üniversite okuyarak devam etmek isteyen öğrenciler için üniversitelere başvuru ve kabul bekleme aşaması belki hayatlarının en stresli dönemlerinden bir olacaktır. Bu süreci en doğru şekilde atlatabilmek için öğrencinin, okumak istediği üniversiteyi önceliklerine göre belirlemesi ve bu öncelikleri sıraya koyabilmesi büyük önem taşır. Bu öncelikler; okulun ilgili fakültesinin her yönden başarısı, kampüs hayatı, üniversitenin bulunduğu şehirde sosyal ve ekonomik şartlar şeklinde sıralanabilir. Önceliklerine göre seçeneklerini belirleyen öğrenciler, başvuru yapacakları okulları belirlerken bu üniversitelerin belirlediği kriterlere ne kadar uyduğunu gözden geçirerek daha gerçekçi bir liste yapabilirler. Unutulmaması gereken nokta, kişinin önceliğini en doğru şekilde belirlemesidir. Bu yazıda yurtdışında okumak isteyen bir öğrencinin okumak istediği üniversiteyi nasıl belirleyebileceğinden bahsedeceğiz.</p>
<p style="text-align: left;" align="center"><a href="https://www.uzakrota.com/yurtdisi-gidecek-ogrenciler-icin-karar-asamasi/4-2/" rel="attachment wp-att-5512"><img fetchpriority="high" decoding="async" title="University Guide" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/41.jpg" alt="" width="480" height="330" /></a></p>
<p>            Bir öğrencinin <strong>üniversite</strong> hayatını etkileyecek en önemli unsur şüphesiz üniversitesinin okuduğu bölüme dair başarılarıdır. Bunun için seçimlerinizi yaparken okumak istediğiniz bölüm ve fakülteye göre düşündüğünüz üniversitelerin dünya sıralamalarına bakmalısınız. Bu sıralamalar bölümlere göre farklılık gösterebilmektedir. SHJT-ARWU 2011 olarak bilinen sıralama dünya standartlarında en yaygın hale gelen sıralamalardan biridir. Bir diğer güncel sıralama olan “Times Higher Ranking 2012-2013” üniversite sıralamalarını 13 farklı kritere göre temel almıştır. İngiltere’de okumayı düşünen öğrenciler için “The Times Good University Guide” sıralaması da mevcuttur. Bu sıralamada bölümlere göre sıralamalarda değişiklikler olmaktadır. <strong>Bu listelere daha yakından göz atmak için <a href="http://www.hotcourses-turkey.com/">www.hotcourses-turkey.com</a> sitesini ziyaret edebilirsiniz.</strong></p>
<p><strong>Üniversite seçimi</strong>nde kariyerinin ilerleyeceği yönü de dikkate alan öğrenciler için dünya genelinde geçerli bu listeler elbette ki geçerli olmayacaktır. Gideceğiniz üniversitede okuyacağınız bölümdeki eğitimle ilgili en ufak detayı bile gözden kaçırmamalısınız. Bölümün başarısını ve prestijini elinizden geldiğince araştırmalısınız. Bunu nasıl yapabilirsiniz? İşe o üniversitede bölüm derslerinize girecek hocaları araştırmakla başlamanız en doğrusu olacaktır. Genellikle üniversitelerin fakülte-bölüm sayfalarında öğretmenlerin özgeçmişleri bulunur. En azından internetten araştırdığınızda bu kişiler hakkında bilgiler edinirsiniz. Bir diğer husus da seçenekleriniz arasına katacağınız üniversitede okumak istediğiniz bölümle ilgili olanaklar ve bu olanaklar çerçevesinde yapılan projelerdir. Örneğin; kimya ya da moleküler biyoloji ve genetik gibi bir bölümde okumak istiyorsanız, üniversitenin laboratuvar olanakları hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Ayrıca bölümde hocaların ve ya öğrencilerin yaptıkları projeleri inceleyerek üniversitenin öğrencilerine neler verebileceğini çok daha kolay anlayabileceksiniz.</p>
<p>Bölüm başarısına göre listenizi yaptıktan sonra önemsemeniz gereken bir diğer durum, kampüs içi hayattır. Yurtlar ve diğer konaklama merkezleri hakkında bilgi sahibi olmanız oldukça önemli. Bunun dışında kampüs içerisindeki kulüpleri de araştırmayı ihmal etmeyin. İlgi alanlarınıza uygun sosyal kulüpler üniversite hayatınızı fazlasıyla etkileyecektir. Bunun dışında yine kampüs içerisindeki konser, festival vb. etkinlikler hakkında bilgi edinebilirsiniz. Eğer imkanınız varsa herhangi bir tatilinizde bu okulları gidip kampüslerde tur atmanız sizin için en yararlısı olacaktır. Tabi birden fazla üniversiteyi aynı anda dolaşmanız ne yazık ki pek kolay değil. Bu gibi durumlarda da üniversitenin resmi sitesinde bulunan “<strong>virtual tour</strong>”lar sayesinde kampüsü görebilirsiniz. Ayrıca üniversitelerin Youtube sayfalarında da kampüsü size gösterebilecek videolar mevcuttur. Hala kafanızda soru işareti varsa bu üniversitelerde okuyan insanlarla facebook, twitter gibi sosyal ağlar üzerinden iletişime geçebilirsiniz.</p>
<p>Gideceğiniz yerde zamanınızın tamamı kampüs içinde geçmeyecektir, kampüs dışında şehir hayatını da öğrenmeniz gerekmektedir. En önemlisi, ekonomik hayattır. Gideceğiniz şehirde pahalı ve ucuz yerleri araştırdıktan sonra bütçenizi ve bu bütçenin aylık harcamalarınıza yetip yetmeyeceğini hesaplamalısınız. Bunların yanında part time çalışma olanaklarını gözden geçirerek ailenizin size sağladığı bütçeye katkıda bulunabilirsiniz. Şehrin gezilecek yerleri, sosyal ve kültürel hayatı, gece hayatı vb faktörleri de dikkate alırsanız üniversite yıllarınızda daha iyi bir sosyal hayata sahip olma şansınız da artacaktır. Kanada’nın <strong>McGill Üniversitesi</strong>’nde Material Engineering bölümünde sophomore olan O.R. (21) üniversite seçiminde şehrin etkisini şöyle anlatıyor. “McGill’le Michigan arasında seçim yapmam gerekiyordu. Michigan akademik olarak biraz daha iyiydi <strong>McGill</strong>’den. Fakat okul kasaba gibi bir yerdeydi. Şehre uzaktı. Oysa Montreal kuzey Amerika’nın en eğlenceli şehirlerinden biridir. Istanbul’dan sonra sehirden uzak bir bölgede yasamak korkuttu beni.” Buradan da anlaşılabileceği gibi eğer hareketli bir hayata alıştıysanız şehir merkezine uzak bir üniversitede okumanız zor olacaktır, zira şehre ulaşım hem yorucu hem de masraflı olacaktır. Ama aksine sakin ve gürültüsüz bir üniversite hayatı yaşamak istiyorsanız şehirden uzak kasabalardaki üniversiteleri düşünebilirsiniz.</p>
<p>Ücretlerden bahsetmişken üniversitelerin yıllık ücretleri ve burs imkanlarına değinmemek olmaz. Bir eyalet üniversitesi ve bir özel üniversite arasındaki yıllık ücret farklarını göz ardı etmeyin. Hemen her üniversite Amerika dışından gelecek öğrenciler için özel burs imkanları sağlamaktadır. Bunlar arasında başarı bursları, ihtiyaç bursları ve belli bir alanda kazanılmış başarılara (spor, müzik vb.) verilen özel burslardır.</p>
<p>Tüm bu kriterler ışığında başvuracağınız üniversiteleri sıraladınız. Bundan sonra yapılacak işlem kendi akademik başarınızın üniversitenin başvuru formunda belirtilen kriterlere uyup uymadığını kontrol etmektir. GPA’inizin yüksek olması sizin için bir avantaj, zira dünya sıralaması yüksek okullar 4 üzerinden en az 3.0 ya da 100 üzerinden 75-80 gibi bir ortalama beklemektedir. Ancak elbette daha düşük bir ortalamanız olmasına rağmen kabul alabileceğiniz iyi üniversiteler olabileceğini de unutmayın. Ortalamanın yanı sıra Amerika’ya gidecekler<strong> SAT sınavları</strong>ndan mümkün olduğunca yüksek puanlar almalılar, çoğu okul 2400 üzerinden en az 2000 puan isteyecektir. Puanlarınızın bu kriterlere uyup uymadığını kontrol edin. Akademik başarı bir yana, kimi üniversiteler öğrencinin ders dışı aktivitelerine büyük önem verir. Yurtdışındaki üniversitelerin kabul edecekleri öğrencilerin çok yönlülüğüne önem verdiğini hatırlatmak isteriz. Müzik, spor, dans vb alanlardaki başarılarınız başvuru formlarınızda sizi yükseltecek faktörlerdendir. Bunlardan daha büyük bir avantaj vardır ki, o da okumak istediğiniz bölümü ve fakülteyi ilgilendirecek projeler yapmanız. Eğer bu tarz projeniz ve başarılarınız varsa çok şanslısınız. Dediğimiz gibi, yurtdışındaki üniversiteler için not ortalamanız ne kadar önemli olsa da herşey demek değildir.</p>
<p>Başvurularınızı yaparken dikkat etmeniz gereken çok önemli bir nokta daha var ki o da “safety school” başvurusu. “safety school” terimi öğrencinin sahip olduğu ders içi ve ders dışı başarıları göz önüne alınarak kabul almasının garanti olduğu üniversiteler için kullanılır. Başvuru yaparken en az bu şekilde en az bir seçeneğiniz olduğundan emin olun. Eğer yurtdışına gitmeye karar verdiyseniz ve üniversiteyi Türkiye’de okumak istemiyorsanız ne olursa olsun yurtdışında bir üniversiteden kabul almak zorundasınız, hele ki YGS-<strong>LYS sınavları</strong>na başvurmadıysanız. Sonuçta başvuracağınız üniversitelere dünyanın dört bir yanından başvuracak başka öğrenciler de olacaktır. Her zaman kabul alamama gibi bir ihtimal vardır. Böyle bir durumda eğer girme ihtimaliniz yüzde 90ın üzerinde olan bir okula başvurmadıysanız hayatınızdan 1 sene gitmiş olacak. Bunları okuyarak karamsarlığa kapılmamalı, sadece en kötü olasılık için kendinizi güvence altına almalısınız.</p>
<p>Üniversite başvurularında size en büyük yardımı dokunacak insanlar yurt dışı eğitim danışmanlığı merkezleridir. Eğer bir özel okulda okuyor iseniz, <strong>College Counseling</strong> ofislerinin kapıları size daime açık olacaktır. Buradaki insanlar ihtiyaç ve yeteneklerinize göre en uygun üniversiteleri seçmenize yardımcı olur, başvurduğunuz üniversitelere girebilme ihtimallerinizi hesaplar, başvurularınızı düzene koyup okullara güvenli bir şekilde posta yoluyla ulaştırırlar. Okulunuzda böyle bir birim yoksa üzülmeyin, İstanbul ve Ankara’da yüzlerce danışmanlık merkezi az önce bahsettiğimiz amaca hizmet etmektedir.</p>
<p>Yurtdışında üniversite seçmek ve bu üniversitelere başvurmak uğraştırıcı bir süreçtir ve özen ister. Ancak ne istediğini bilen, hedeflerini belirlemiş öğrenciler olarak siz, dışarıdan da alacağınız yardımlarla sizin için en uygun üniversiteleri belirlemekte sorun yaşamayacaksınız. Organize bir şekilde yapacağınız tercihler ve başvurular istediğiniz üniversitelerden kabul alabilmenize büyük fayda sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: left;" align="right"><strong>Hikmet Emre Kaya</strong></p>
<p>Kaynak: <strong><a href="http://www.hotcourses-turkey.com ">Hotcourses-turkey.com</a></strong></p>
<p><iframe style="width: 480px; height: 360px; padding: 0; margin: 0;" src="http://images1.content-hca.com/widget-cont/html/iframe/240609/6002.html" frameborder="0" scrolling="no" width="320" height="240"></iframe></p>
<div id="hcpowered" style="width: 200px; font-size: 12px; display: block; padding-top: 5px; height: 15px; font-family: arial; margin-left: 144px;">Powered by <a href="http://www.hotcourses-turkey.com?campaign=6002" rel="" target="_blank">Hotcourses Turkey</a></div>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/yurtdisi-gidecek-ogrenciler-icin-karar-asamasi/">Yurtdışı Eğitime Gidecek Öğrenciler için Karar Aşaması</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yurtdışında Eğitimin Zorlukları</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/yurtdisinda-egitimin-zorluklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Apr 2013 07:38:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yurtdışı Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[dil eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[MBA]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Lisans]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı Dil Okulları]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yurtdışı İngilizce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=4545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurtdışında eğitimin, uzunluğu ve yoğunluğu ne olursa olsun, ufuk açan, hayat değiştiren bir tecrübe olduğu konusunda kimsenin bir itirazı olacağını sanmıyorum. Yurtdışında alacağınız eğitimin süresi ve kalitesi elbette çok önemli, ama bir haftalığına bile gitseniz faydasını göreceğinizden emin olabilirsiniz. Peki yurtdışında eğitim aldığınız süre boyunca hayat hep kolay, hep güzel, hep mutlu mu olacak? Hayır, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/yurtdisinda-egitimin-zorluklari/">Yurtdışında Eğitimin Zorlukları</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yurtdışında eğitimin, uzunluğu ve yoğunluğu ne olursa olsun, ufuk açan, hayat değiştiren bir tecrübe olduğu konusunda kimsenin bir itirazı olacağını sanmıyorum. Yurtdışında alacağınız eğitimin süresi ve kalitesi elbette çok önemli, ama bir haftalığına bile gitseniz faydasını göreceğinizden emin olabilirsiniz. Peki yurtdışında eğitim aldığınız süre boyunca hayat hep kolay, hep güzel, hep mutlu mu olacak? Hayır, olmayacak!</p>
<p><strong>Yurtdışı eğitim konusunda ciddiyseniz, kendinizi hayatın zaman zaman acı olabilecek bazı gerçeklerine hazırlamanızda fayda var.</strong></p>
<p>Ben yurtdışına <span style="text-decoration: underline;"><strong>yüksek lisans</strong></span> için gittim. San Diego State University’de MBA yaptım. MBA’e başlamadan önce de, yine San Diego State University çatısı altında bulunan American Language Institute’ta Akademik İngilizce ve <span style="text-decoration: underline;"><strong>Pre-MBA</strong></span> programlarına katıldım. Amerika’da toplam 3 yıl, 2 ay, 10 gün kaldım. Özel günlerde ya da tatillerde Türkiye’ye hiç dönmedim.</p>
<p>San Diego, sunduğu akademik ve profesyonel fırsatlardan, ama dürüst olalım, daha çok havasından ve suyundan kaynaklanan nedenlerle, Türk öğrenciler için tam bir çekim merkezi. Downtown’a indiğiniz her haftasonu, hiç tanımadığınız birilerinin kendi aralarında Türkçe konuştuğunu rahatlıkla duyabilirsiniz. Carlsbad’den dönerken uğrayıp, lastiğe hava basmak için kompresörü aktive etmesini istediğiniz benzinci size (çevirisiz) “Sen nerelisin?” diye sorabilir. Pizzanızı getiren genç, 5 yıl önce Göztepe 60. Yıl Parkı’nda basket oynadığınız genç çıkabilir. Bunların hepsi yaşanmış hikaye&#8230;</p>
<p>Daha yakın çevremden örnek vereyim&#8230; Benim MBA yaptığım sınıfta, ben dahil 6 Türk vardı. Bizden (Ağustos 2001 girişliler) bir dönem önceki <span style="text-decoration: underline;"><strong>MBA </strong></span>sınıfında (Ocak 2001 girişliler) 5 Türk vardı. Seçmeli Management Information Systems dersinde, sınıfta 11 Amerikalı, 12 Türk vardı. Dolayısıyla o zaman benim, şu an sizin içinde bulunduğumuz durumda çok insan tanıdım. Tecrübelerim yalnızca kendime ait değil, tüm çevremden derlediğim tecrübelerdir.</p>
<p>Yurtdışı eğitimin yüksek maliyeti, bu yüksek maliyetten ve günümüz ekonomik şartlarından kaynaklanan sürdürülebilirliği, gider gitmez ya da gittikten sonra değişen şartlar nedeniyle okurken çalışmak zorunda kalmak, okurken çalışmak zorundaysanız iş bulmak, işi bulduktan sonra hem okuyup, hem çalışmak, yurtdışında eğitimin ilk akla gelen, zaten benim yardımım olmadan da düşünebileceğiniz zorlukları&#8230; O sebepten, bu yazıda bunlardan bahsetmeyeceğim. Bu yazıda daha çok, yaşanmadan bilinmesi mümkün olmayan, yurtdışı eğitim danışmanınızın bile size söyleyemeyebileceği zorluklardan bahsedeceğim. Eğitim için uzun süreli olarak yurtdışına gitmekte ciddiyseniz, bunları bilmek de, en az diğerlerini bilmek kadar önemli!</p>
<p><strong>Önce ekonomik zorluklardan başlayalım&#8230;</strong></p>
<p>Malum, yurtdışında hayat şartları daha zor. Birkaç şey (enteresan şekilde, benzin, et ve internet) hariç, herşeyin maliyeti ülkemizdekinden daha yüksek. Özellikle okul harçları, ücretleri ve kitaplar büyük bir mali külfet. Üstelik yurtdışındayken, ailenizle hiçbir ortak gideriniz de yok. Sabit telefona, suya, elektriğe harcadığınız her kuruş sizin cebinizden çıkıyor. Eminim istisnaları çıkacaktır, ama Türkiye’de Fransız dadılarla büyümüş olanlarımız bile, yurtdışında bir bütçe yapmak ve o bütçeye uymak zorunda. O bütçeye uymaksa, siz hesabınızı ne kadar bilseniz, ne kadar disiplinli olsanız da, yeri geliyor, sizin elinizde olmayan, Türkiye’de yaşanan ani kur değişiklikleri (2001’de Türkiye’de yaşanan anayasa fırlatma krizi sonucu dolar kuru bir gecede ikiye katlandığında ben Amerika’daydım), gittiğiniz ülkede başlayan ekonomik kriz sonucu okul ücretlerine yapılan astronomik zam (<span style="text-decoration: underline;"><strong>Amerika’da MBA</strong></span> başvurusuna yardım ettiğim bir gencin yazışmaları devam ederken üniversite senatosu okul ücretini %50 arttırdı) ve benzeri nedenlerle imkansız hale geliyor. O sebeple, yurtdışındayken, alışkın olduğunuz hayat standartlarında bir düşüş yaşanması olası, hatta kaçınılmaz. Söz gelimi, Türkiye’de havuzlu villada yaşıyor, A4’e biniyor olsanız bile, yurtdışındayken bir havuzlu villa (daha), bir A4 (daha) satın almak herkes için fizibil olmayacağından, muhtemelen daha mütevazı bir konutta yaşayıp, daha mütevazı bir araba kullanmak zorunda kalacaksınız. Üstelik, yine söz gelimi, Amerikalı arkadaşlarınız, sizin Türkiye’de sahip olduğunuz imkanlar içinde yaşıyor olacaklar. Alışkın olduğunuzdan daha düşük standartlarda yaşamak zorunda kalınca, başkalarının sizin Türkiye’de sahip olduğunuz imkanlara sahip olduğunu görünce, mutsuz olabilirsiniz; bu gerçeği bilip, dikkatli olmakta fayda var&#8230;</p>
<p><strong>Sosyal zorluklarla devam edelim&#8230;</strong></p>
<p>Özellikle Batı toplumlarında insan ilişkileri ülkemizdeki kadar yakın ve sıcak değil. Arkadaşlık, hatta akrabalık ilişkileri bile, bizdekinden çok daha mesafeli yaşanıyor. Bizdeki yakınlık ve sıcaklık çoğu zaman yadırganıyor, yeri geliyor, hoş karşılanmıyor. Yurtdışında yabancı arkadaşlarınızdan Türkiye’de alışkın olduğunuz yakınlığı göremeyebilirsiniz. Ben pek sosyal olan, etrafında insanlar bulunmasına ihtiyaç duyan insanlardan değilimdir. Bu konuda Amerika’da hiç sıkıntı çekmedim. Ama University of Massachusetts’e Makine Mühendisliği yüksek lisansı için gidip, sırf aradığı ortamı bulamadığı için 3. (yazı ile, üçüncü) gününde Türkiye’ye dönen insanlar tanıyorum. Dil okulundayken, alışkın olduğu arkadaş çevresini bulamadığı için, yalnızca 3 aylık bir programa katıldığı halde, o 3 ay boyunca azap çeken Fransız kızları biliyorum. Özetle, Türkiye’de sık görüştüğünüz akrabalarınız, yakın olduğunuz arkadaşlarınız varsa, yurtdışında aynı yakınlık ve sıcaklığı bulamayıp mutsuz olabilirsiniz; bu gerçeği bilip, dikkatli olmakta fayda var&#8230;</p>
<p><strong>Kültürel zorluklarla tamamlayalım&#8230;</strong></p>
<p>Genelde Amerikan müziğine, sinemasına, televizyonuna, vs., bunlara Türkiye’den de erişebildiğimiz için aşinayızdır. Ama yurtdışı eğitiminiz için Amerika’dan farklı bir ülkeye gidiyorsanız, oranın kültür ve sanat eserlerine, o eserlerdeki tarza, üsluba, dile alışmakta güçlük çekebilirsiniz. Kültürüne aşina olduğunuz bir yere de gitseniz, bu eserleri orijinal dilinde takip etmekte zorlanabilirsiniz. Amerika’dayken ilk gittiğim sinema filmi, büyük şanssızlık eseri, “O Brother, Where Art Thou?” idi. Bilmeyenleriniz için, filmde ağırlıklı olarak Arkaik İngilizce konuşuluyor. Amerika’da sinemada film izlerken altyazı falan da olmadığı için, filmin %2’sini zor anladım. Zaten anladıklarım da çoğunlukla özel isimlerdi. Moralim yerle yeksan oldu. Sinemada izlediğim filmi anlayacak seviyeye gelmem, ortaokul ve lisede 7 sene İngilizce okumuş olmama rağmen, 6 ayımı aldı. İngilizce’yi Türkiye’de İngilizce bilen Türkler’den öğrendikten sonra, İngilizce’yi anadili olarak konuşan insanları anlamak kolay iş değil; siz de zorlanabilirsiniz. Genelde Türk öğrencilerinin yurtdışında alışmakta en çok güçlük çektiği fenomen ise yemekler&#8230; Tamam, McDonald’s her yerde McDonald’s ama, yurtdışında annenizin yemeklerini bulamayacaksınız. Üstelik fark yalnızca pişirme şeklinden de kaynaklanmayacak. Bambaşka bir coğrafyada yetişen, bambaşka tarım ve hayvancılık ürünleriyle, bambaşka yardımcı malzemeler kullanarak, bambaşka lezzetler elde edeceksiniz. Evinizdekine hiç benzemeyecek. Türkiye’deyken kuru fasulyeyi sevmiyor olabilirsiniz; Amerika’dayken özleyeceksiniz! Ben bu konuda pek zorlanmadım ama, domuz eti yemiyorsanız, zorlanacaksınız. Her gittiğiniz yerde “Bu domuz mu?” diye sormak zorunda kalacaksınız. Domuz ürünü tüketimi konusunda paranoya derecesinde hassas olan, garson “domuz değil” dese bile inanmayan, “domuz eti olmayabilir ama, ya domuz yağı kullanıldıysa” diye sorgulayan insanlar tanıyorum. Amerika’nın her yerinde “helal” ürünler satan Arap ya da Kosher (Musevi – Onlar da domuz eti yemiyor) marketleri olsa bile, siz de onlardansanız, mutsuz olabilirsiniz; bu gerçeği bilip, dikkatli olmakta fayda var&#8230;</p>
<p>Eğitim için uzun süreli olarak yurtdışına gittiğinizde, herşeyin üzerine, bir de “kültür şoku” gerçeğiyle karşılaşacaksınız! “Kültür şoku” dört fazlı bir fenomen. Birinci faz, “balayı” fazı&#8230; Gittiğiniz ülkede herşey yeni, herşey güzel; gerçekleşen rüyanızın bizzat içindesiniz&#8230;  İkinci faz, “kriz” ya da gerçek “kültür şoku” fazı&#8230; Çevrenizdeki herşey kötü, herkes şeytan; “burası iğrenç bir ülke”&#8230; Üçüncü faz, “toparlanma” fazı&#8230; “Bir dakika, herşey de kötü değil”; özgüven, motivasyon, kültürel hassasiyet tekrar yükselişte&#8230; Dördüncü ve son faz, “uyum” ya da “adaptasyon” fazı&#8230; “Bu ülkenin kuralları da böyle. Ben de bir şekilde yaşıyorum işte. Oyunu kurallarına göre oynamamak, tadını çıkarmamak için hiçbir neden yok.” Üstelik kültür şokundan kaçış da yok&#8230; Bazılarında erken, bazılarında geç oluyor. Bazılarında kısa, bazılarında uzun sürüyor. Bazılarında hafif, bazılarında şiddetli geçiyor. Bazıları fark ediyor, bazıları farkına bile varmıyor. Ama herkesin başına geliyor! Kültür şoku konusunda bilinçlenmez, ona hazırlıksız yakalanırsanız, bundan dolayı da mutsuz olabilirsiniz; bu gerçeği de bilip, dikkatli olmakta fayda var&#8230;</p>
<p>Bu yazı biraz kafa karıştırmış, moral bozmuş olabilir. Ama yurtdışı eğitim maceranızın baştan sonra bir peri masalı şeklinde geçmeyeceği gerçeğiyle bizzat içine girmeden yüzleşmenizde, onunla bir an önce barışmanızda fayda var. Yaşayabilecekleriniz konusunda önceden bilgilenir, onlar için başınıza gelmeden önce çözüm yolları arar, onlara hazırlıksız yakalanmazsanız, yurtdışı eğitim tecrübesi hala eşsiz, hala paha biçilmez bir deneyim. Bilgilenin, araştırın, hazırlanın; tüm zorluklarına rağmen, hayatta insanın başına muhtemelen yalnızca bir kere gelecek bu müthiş deneyimin tadını çıkarın!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynak: Hot-Courses Turkey</strong></p>
<p><strong>Yazar: Serhat Özdiyar</strong></p>
<p><iframe style="width: 480px; height: 360px; padding: 0; margin: 0;" src="http://images1.content-hca.com/widget-cont/html/iframe/240609/6002.html" frameborder="0" scrolling="no" width="320" height="240"></iframe></p>
<div id="hcpowered" style="width: 200px; font-size: 12px; display: block; padding-top: 5px; height: 15px; font-family: arial; margin-left: 144px;">Powered by <a href="http://www.hotcourses-turkey.com?campaign=6002" rel="" target="_blank">Hotcourses Turkey</a></div>
<p>&nbsp;</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/yurtdisinda-egitimin-zorluklari/">Yurtdışında Eğitimin Zorlukları</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
