<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>national geographic | Uzakrota</title>
	<atom:link href="https://www.uzakrota.com/tag/national-geographic/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jan 2018 06:45:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/japonya-time-150x150.jpg</url>
	<title>national geographic | Uzakrota</title>
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gezdiği Yerlerdeki Yerlilerden 7 Farklı Dili Konuşmayı Öğrendi</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/gezdigi-yerlerdeki-yerlilerden-7-farkli-dili-konusmayi-ogrendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2015 16:45:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Seyahat Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Benny Lewis]]></category>
		<category><![CDATA[Farklı Dili Konuşmak]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Dil Öğrenmek]]></category>
		<category><![CDATA[Yılın Gezgini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=13252</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu gezgin, sadece gezdiği yerlerdeki yerlilerle konuşarak 7 farklı dil konuşmayı öğrendi. Başka bir dili öğrenmemek için milyonlarca bahane vardır; çok yaşlısındır, dersler pahalıdır, zamanın yoktur. Liste böyle uzayıp gider. Ama artık bunlar bir bahane değil. İrlandalı göçebe Benny Lewis yeni bir dil öğrenmenin yolunu keşfetti. Ve bunu dünyanın geri kalanıyla paylaşacak kadar da nazik… [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/gezdigi-yerlerdeki-yerlilerden-7-farkli-dili-konusmayi-ogrendi/">Gezdiği Yerlerdeki Yerlilerden 7 Farklı Dili Konuşmayı Öğrendi</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu gezgin, sadece gezdiği yerlerdeki yerlilerle konuşarak 7 farklı dil konuşmayı öğrendi.</strong></p>
<p>Başka bir dili öğrenmemek için milyonlarca bahane vardır; çok yaşlısındır, dersler pahalıdır, zamanın yoktur. Liste böyle uzayıp gider. Ama artık bunlar bir bahane değil. İrlandalı göçebe Benny Lewis yeni bir dil öğrenmenin yolunu keşfetti. Ve bunu dünyanın geri kalanıyla paylaşacak kadar da nazik…</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13255" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis.jpg" alt="Benny-Lewis" width="750" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis.jpg 750w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis-300x160.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<p>32 yaşındaki Lewis’e göre bunda bir sihir numarası yok. Bunun olağanüstü bir zekayla veya binlerce kelime ve kuralı ezberlemek gibi muazzam bir yetenekle ilgisi yok. Yeni bir dil öğrenmek bir şeyle gerçek oluyor: O dili konuşmakla.</p>
<p>Bu kulağa gerçekten de sinir bozucu geliyor, özellikle de geçmişinde yeni bir dil öğrenmeye çalışanlar için; ama doğru.</p>
<p>Hangi bahaneye sahipseniz Lewis o bahaneyi çoktan düşündü. Üzücü bir şekilde okulda aldığı Almanca dersinden kalması sonucu dil öğrenmenin genlerinde olmadığına kadar verdi. Ayrıca, yalnızca küçük yaştayken yeni dilleri öğrenebilirsiniz söylentisi Lewis’e öğrenmek için yaşlı hissettirmeye başladı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13254" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis-2.jpg" alt="Benny-Lewis-2" width="749" height="421" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis-2.jpg 749w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis-2-300x169.jpg 300w" sizes="(max-width: 749px) 100vw, 749px" /></p>
<p>Her şeye rağmen, Lewis dereceyle elektronik mühendisliğinden mezun olduktan sonra İspanya’ya taşınmaya karar verdi. Bu kararıyla birlikte İspanyolca öğrenmek için bilinçli bir çaba harcadı. Pahalı dersler aldı, eğitici kitaplar okudu, hatta Yüzüklerin Efendisi’ni güvendiği sözlüğüyle birlikte İspanyolca okumaya kalkıştı. Şaşırtıcı bir şekilde bunların hiçbiri işe yaramadı.</p>
<p>İşe yarayanın ne olduğunu Lewis dersleri ve kitapları bir kenara koyup, basitçe dili konuşmaya çalıştığında buldu.</p>
<p>Bu söylendiği gibi kolay değildi. Başta telaffuzu bozuktu, dil bilgisi çok kötüydü. Her nasılsa bu yolla aylar sonra kendisini İspanyolca’yla birleşmiş, kusursuz konuşurken ve yerlileri anlarken buldu.</p>
<p>Lewis yeni diller öğrenmek konusunda çok tutkulu, kendi bilgisini blogunda paylaşıyor ve hatta 100 dolar karşılığında dil dersleri veriyor.</p>
<p>Ayrıca yeni bir dile asla sıfırdan başlanmadığını aklında tutman çok önemli. İngilizce farklı dillerin erimesiyle oluşmuş büyük bir kap -büyük kısmını Latin dillerinden almış- yani Fransızca, İtalyanca, İspanyolca ve Portekizce düşündüğünden daha çok alışılmış yabancı dilleri kapsıyor olabilir.</p>
<p>10 yıl kadar dünyayı dolaştıktan ve yabancı dillerle iletişime geçmeyi öğrendikten sonra, Lewis yerlilere konuşmayı öğrenmenin seyahat etmenin en iyi yolu olduğunu anladı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13253" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis-4.jpg" alt="Benny-Lewis-4" width="750" height="564" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis-4.jpg 750w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Benny-Lewis-4-300x226.jpg 300w" sizes="(max-width: 750px) 100vw, 750px" /></p>
<p>Hatta National Geographic tarafından Yılın Gezgini ünvanını almıştı. Röportajı sırasında Lewis insanlarla tanışmanın ve onlarla yerel dilleriyle iletişim kurmanın gezmenin sağladığı en avantajlı durum olduğunu paylaştı: <strong><em>“Benim için seyahat insandır. Onlar güzel bir manzaradan ve iyi yemekten öncelikliler.”</em></strong></p>
<p><strong>Kaynak: </strong><a href="https://gaiadergi.com/gezdigi-ulkelerde-yerlilerle-konusarak-7-dil-ogrenen-seyyah-dil-ogrenme-tabularini-yikiyor/" target="_blank">Gaia Dergi</a></p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/gezdigi-yerlerdeki-yerlilerden-7-farkli-dili-konusmayi-ogrendi/">Gezdiği Yerlerdeki Yerlilerden 7 Farklı Dili Konuşmayı Öğrendi</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emirates Havayolları&#8217;ndan Orada Ol #BeingThere</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/emirates-havayollarindan-orada-ol-beingthere/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jul 2015 06:36:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Emirates Havayolları]]></category>
		<category><![CDATA[Emirates Havayolu]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel gezginler]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[Orada Ol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=12182</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşik Arap Emirlikleri merkezli havayolu firması Emirates Havayolu ve National Geographic ortaklığıyla gerçekleştirilen “Orada Ol” kampanyası, gerçek yolculuk deneyimini seyahat tutkunları ile paylaşarak merak ve macerayı bir arada sunan uygulamasını başlatıyor. İnsanları ve mekânları birbirine bağlayan Emirates Havayolları, yeni hayata geçirdiği uygulaması ile 130’dan fazla milletten oluşan dinamik ve tutkulu çalışanlarını başrolde tutarak Emirates’i “küresel gezgin”e dönüştürüyor. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/emirates-havayollarindan-orada-ol-beingthere/">Emirates Havayolları’ndan Orada Ol #BeingThere</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Birleşik Arap Emirlikleri merkezli havayolu firması Emirates Havayolu ve National Geographic ortaklığıyla gerçekleştirilen “Orada Ol” kampanyası, </strong><strong>gerçek yolculuk deneyimini seyahat tutkunları ile paylaşarak merak ve macerayı bir arada sunan uygulamasını başlatıyor.</strong></p>
<p>İnsanları ve mekânları birbirine bağlayan<strong> </strong>Emirates Havayolları<strong>,</strong><strong> </strong>yeni hayata geçirdiği uygulaması ile 130’dan fazla milletten oluşan dinamik ve tutkulu çalışanlarını başrolde tutarak Emirates’i “küresel gezgin”e dönüştürüyor.</p>
<p>Yeni uygulama kapsamında, Emirates personelinden seçilmiş elçiler altı ay boyunca dünya çapındaki seyahatlerinde “Orada Ol” kampanyası ile kendi hikâyelerini anlatarak seyahat tecrübelerini dijital ve sosyal medya ortamında paylaşıyorlar.</p>
<h2><em><strong>Şehirlerin gizli kalmış yönlerini keşfedecekler</strong></em></h2>
<p>Emirates personeli arasında düzenlenen yetenek yarışması ile seçilen yedi elçiden oluşan “Orada Ol” ekibi, Havayolu’nun küresel ağında bulunan şehirlerin gizli kalmış yönlerini keşfederek müzik, yemek, moda ve macera dolu yolculuklarını filmleştirerek yeni hikâyeler yaratacaklar.</p>
<p>Emirates, bu hikâyeleri küresel kitlelere sunmak amacıyla <strong>National Geographic Kanalı</strong> ile birlikte çalışarak, National Geographic’in geniş çaplı kanalı üzerinden kendi dijital ve sosyal medya kanallarına ulaşmayı planlıyor. National Geographic, yedi kişilik ekibe yaratıcı gelişim ve ilgi uyandıran bir hikâyeyi anlatabilme gibi temel konularda eğitimler vererek projenin başından itibaren içinde yer alıyor.</p>
<p>Konuyla ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Emirates Pazarlama, Marka ve Kurumsal İletişim Kıdemli Başkan Yardımcısı Boutros Boutros</strong>: “Kendimize ‘neden seyahat ediyoruz’ sorusunu sorarken cevap almak için uzaklara gitmeye gerek yok. Bizim yetenekli personellerimiz tarafından “Orada Ol” ekibi için 500’e yakın başvuru olması şirket genelinde muazzam bir destek olduğunu gösteriyor. Çalışanlarımız ve macera ruhumuz havayolumuzun başarısında büyük bir rol oynamakta. Bu kampanya marka olarak desteklediğimiz her şeyi temsil ediyor ve ben Emirates Havayolunu temsil eden ‘Orada Ol’ elçileri ile gurur duyuyorum. Umut ediyoruz ki onların hikayeleri ve seyahat maceraları insanların dünyayı görme isteklerini arttıracak.” dedi.</p>
<p><strong>Fox International Kanalı Reklam ve Ortaklıklar Başkan Yardımcısı Con Apostolopoulos</strong> ise: ‘Orada Ol’ kampanyası iki evrensel marka arasında önemli bir ortaklık oldu. Emirates’in desteğinin ve <strong>National Geographic</strong>’in hikâye anlatma yeteneğinin seyahat tutkunu insanlara ilham vereceğine tüm kalbimizle inanıyoruz” dedi.</p>
<p><em>“<strong>Orada Ol</strong></em>” ekibi başvuruları fotoğrafçılık, moda, müzik, sıradışı sporlar, yemek, sanat gibi pek çok alanı kapsıyor. Çeşitli kültürlerden ve Emirates içerisinde farklı pozisyonlardan gelen ekip, başvurulardan seçilmiş olan 20 finalistin televizyon dünyasının ünlü ismi Silvena Rowe’un da dâhil olduğu güçlü bir jüri karşısında iki dakikalık yeteneklerini sergilemesi sonucu belirlendi.</p>
<p>Kasım ayına kadar devam edecek yolcuklarında 40’tan fazla noktaya seyahat edecek olan “<strong>Küresel gezginler</strong>”in, gidecekleri yerler, onların hikâyeleri ve proje hakkında daha fazla bilgi için <strong><a href="http://www.emirates.com/bethere">www.emirates.com/bethere</a> </strong>adresi ziyaret edilebilir. Yolcukların ayrıntıları bunun yanı sıra National Geographic ve Emirates’in sosyal medya kanallarından – Facebook, YouTube, İnstagram ve Twitter’dan da takip edilebiliyor. Her hafta yeni bir destinasyon paylaşılan sosyal hesaplar üzerinden <strong>#BeingThere</strong> hashtagi ile konuşmalara katılma ve bireysel tecrübe paylaşımı da gerçekleştirilebiliyor.</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/emirates-havayollarindan-orada-ol-beingthere/">Emirates Havayolları’ndan Orada Ol #BeingThere</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>National Geographic’in Fotoğraf Yarışmasında Son Gün 30 Haziran!</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/national-geographicin-fotograf-yarismasinda-son-gun-30-haziran/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2015 12:44:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Fotoğraf Yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Photo Contest]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=11662</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa ve gezi fotoğrafçılığının öne çıkan adresi National Geographic, her yıl düzenlediği fotoğraf yarışmalarına bu yıl bir yenisini ekliyor. National Geographic’in 2015 yılı Gezgin Fotoğrafçılar Yarışması 30 Haziran’a kadar başvuruları almaya devam edecek. Adaylar, yarışmaya fotoğraf başına 15 dolar verilmesi karşılığında sınırsız sayıda eserle katılabilecek. Vee farkındayız &#8220;15 dolar veriyoruz ama ödül olarak ne verecekler&#8221; diyorsunuz. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographicin-fotograf-yarismasinda-son-gun-30-haziran/">National Geographic’in Fotoğraf Yarışmasında Son Gün 30 Haziran!</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1"><span class="s1">Do</span><span class="s2">ğ</span><span class="s1">a ve gezi foto</span><span class="s2">ğ</span><span class="s1">raf</span><span class="s2">çı</span><span class="s1">l</span><span class="s2">ığı</span><span class="s1">n</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">n </span><span class="s2">ö</span><span class="s1">ne </span><span class="s2">çı</span><span class="s1">kan adresi <strong>National Geographic</strong>, her yıl düzenlediği fotoğraf yarışmalarına bu yıl bir yenisini ekliyor.</span></p>
<p class="p1"><span class="s1"><strong>National Geograp<a href="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/national_geographic_traveler_photo_contest_2015.png"><img loading="lazy" decoding="async" class=" size-full wp-image-11665 alignleft" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/national_geographic_traveler_photo_contest_2015.png" alt="national_geographic_traveler_photo_contest_2015" width="310" height="234" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/national_geographic_traveler_photo_contest_2015.png 310w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/national_geographic_traveler_photo_contest_2015-300x226.png 300w" sizes="(max-width: 310px) 100vw, 310px" /></a>hic</strong>’in 2015 y</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">l</span><span class="s2">ı </span><span class="s1">Gezgin Foto</span><span class="s2">ğ</span><span class="s1">raf</span><span class="s2">çı</span><span class="s1">lar Yar</span><span class="s2">ış</span><span class="s1">mas</span><span class="s2">ı </span><span class="s1">30 Haziran’a kadar ba</span><span class="s2">ş</span><span class="s1">vurular</span><span class="s2">ı </span><span class="s1">almaya devam edecek. Adaylar, yar</span><span class="s2">ış</span><span class="s1">maya foto</span><span class="s2">ğ</span><span class="s1">raf ba</span><span class="s2">şı</span><span class="s1">na 15 dolar verilmesi kar</span><span class="s2">şı</span><span class="s1">l</span><span class="s2">ığı</span><span class="s1">nda s</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">n</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">rs</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">z say</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">da eserle kat</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">labilecek. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">Vee farkındayız &#8220;15 dolar veriyoruz ama ödül olarak ne verecekler&#8221; diyorsunuz. </span></p>
<p class="p1"><span class="s2">İşte büyük ödül,</span><span class="s1"> <strong>Kosta Rika ve Panama Kanal</strong></span><strong><span class="s2">ı</span></strong><span class="s1">‘na yap</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">lacak 8 g</span><span class="s2">ü</span><span class="s1">nl</span><span class="s2">ü</span><span class="s1">k bir<strong> Ke</strong></span><strong><span class="s2">ş</span></strong><span class="s1"><strong>if Gezisi</strong>.</span></p>
<p class="p1"><strong><span class="s1">Yar</span><span class="s2">ış</span><span class="s1">man</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">n bu seneki kategorileri d</span><span class="s2">ö</span><span class="s1">rde ayr</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">l</span><span class="s2">ı</span></strong><span class="s1"><strong>yor:</strong> Seyahat portreleri, a</span><span class="s2">çı</span><span class="s1">k hava manzaralar</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">, mekan</span><span class="s2">ı</span><span class="s1">n dokusu ve rastgele anlar.</span></p>
<p class="p1">Yarışmanın sayfasına <strong><a href="http://travel.nationalgeographic.com/photo-contest-2015/" target="_blank">buradan</a></strong> ulaşabilirsiniz.</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographicin-fotograf-yarismasinda-son-gun-30-haziran/">National Geographic’in Fotoğraf Yarışmasında Son Gün 30 Haziran!</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>National Geographic&#8217;ten 10bin dolar Ödüllü Fotoğraf Yarışması</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/national-geographicten-10bin-dolar-odullu-fotograf-yarismasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2014 07:42:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[En iyi fotoğraflar]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Fotoğraf Yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Photo Contest]]></category>
		<category><![CDATA[Ödüllü Yarışma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=8815</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyayı farklı açılardan yakalayan bir fotoğrafçı olarak National Geographic&#8217;in 10.000 dolar ödüllü fotoğraf yarışması tam sana göre. Geçtiğimiz yıl dünya çapında profesyonel ve amatör fotoğrafçılardan oluşan 150 ülkeden 7000&#8217;den fazla fotoğrafın gönderildiği yarışmaya katılmak için acele edin. Katılımcılar bu yıl Doğa, İnsan ve Yerler olmak üzere 3 kategoride doğru zamanda çekilen yani tamamen gerçek fotoğraflarla [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographicten-10bin-dolar-odullu-fotograf-yarismasi/">National Geographic’ten 10bin dolar Ödüllü Fotoğraf Yarışması</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünyayı farklı açılardan yakalayan bir fotoğrafçı olarak National Geographic&#8217;in 10.000 dolar ödüllü fotoğraf yarışması tam sana göre.</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-8816" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/1-Logo-600x439-600x400.png" alt="1-Logo-600x439-600x400" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/1-Logo-600x439-600x400.png 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/1-Logo-600x439-600x400-300x200.png 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Geçtiğimiz yıl dünya çapında profesyonel ve amatör fotoğrafçılardan oluşan<strong> 150 ülkeden 7000&#8217;den fazla fotoğraf</strong>ın gönderildiği yarışmaya katılmak için acele edin. Katılımcılar bu yıl <strong>Doğa, İnsan</strong> ve <strong>Yerler</strong> olmak üzere 3 kategoride doğru zamanda çekilen yani tamamen gerçek fotoğraflarla yarışmaya girecekler.</p>
<p>Büyük ödül 10.000 doların yanı sıra Ocak 2015&#8217;te National Geographic Washington, DC genel merkezinde fotoğraf seminerine davetli olacaksınız.</p>
<p>Yarışma hakkında detaylı bilgiye<strong><a href="http://photography.nationalgeographic.com/photography/photo-contest/2014/" target="_blank"> National Geographic Photo Contest 2014</a></strong> sayfasından ulaşabilirsiniz.</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographicten-10bin-dolar-odullu-fotograf-yarismasi/">National Geographic’ten 10bin dolar Ödüllü Fotoğraf Yarışması</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>National Geographic 4 Mağaza ile Geliyor</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/national-geographic-4-magaza-ile-geliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 03 Sep 2014 20:45:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic cafe-restaurant]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Dublin]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Kuala Lumpur]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic London]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Madrid]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Panama]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Rome]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Singapore]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=8724</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyaca ünlü belgesel kanalı National Geographic, cafe-restaurant ve mağaza konseptini Türkiye&#8217;ye de taşıyor. Türkiye&#8217;de hızla büyüyen doğa sporları pazarına dikkat çeken National Geographic Mağazalan Genel Müdürü Fatma Şahin, 9 ülkede faaliyet gösteren National Geographic mağazalarının artık Türkiye&#8217;de olacağının müjdesini verdi. Yeni yatırımlarda Türkiye gibi belgesellerin sıkça takip edildiği ve doğa sporlarının geliştiği pazarlann öne çıktığını belirten [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographic-4-magaza-ile-geliyor/">National Geographic 4 Mağaza ile Geliyor</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="color: #525252;"><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="http://retailturkiye.com/images/stories/haberler/karma4/national_geographic_magaza.jpg" alt="national geographic magaza" width="256" height="192" />Dünyaca ünlü belgesel kanalı National Geographic, cafe-restaurant ve mağaza konseptini Türkiye&#8217;ye de taşıyor.</strong></p>
<p style="color: #525252;">Türkiye&#8217;de hızla büyüyen doğa sporları pazarına dikkat çeken National Geographic Mağazalan Genel Müdürü <strong>Fatma Şahin</strong>, 9 ülkede faaliyet gösteren National Geographic mağazalarının artık Türkiye&#8217;de olacağının müjdesini verdi. Yeni yatırımlarda Türkiye gibi belgesellerin sıkça takip edildiği ve doğa sporlarının geliştiği pazarlann öne çıktığını belirten Şahin&#8221; Türkiye&#8217;de bir kaç yıl içerisinde mağaza sayısının 4&#8217;e ulaşması bekleniyor. İlk mağaza İzmir&#8217;de açılacak&#8221; dedi.<br />
Madrid, Londra, Singapur, Sidney, Kuala Lumpur, Dublin, Roma ve Panama&#8217;da bulunan mağaza ve kafelerin Türkiye&#8217;de de büyük ilgi görmesini beklediklerini anlatan Fatma Şahin &#8220;Mağazalara yatırım tutarı 550 bin Euro&#8217;yu buluyor. Buraya gelen kişiler hem dünya mutfağının iz bırakan yemeklerini yiyebilecek hem de National Geographic ürünlerini satın alabilecek&#8221; dedi.</p>
<p style="color: #525252;"><strong>Kaynak: <a href="http://retailturkiye.com/acilislar/national-geographic-4-magaza-ile-geliyor" target="_blank">Retail Turkiye</a></strong></p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographic-4-magaza-ile-geliyor/">National Geographic 4 Mağaza ile Geliyor</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu Fotoğrafı Çekti, Alaska Gezisi Kazandı</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/bu-fotografi-cekti-alaska-gezisi-kazandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2014 20:13:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Alaska Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[James Eimmerman]]></category>
		<category><![CDATA[Marko Korošec]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[National Geographic Traveler]]></category>
		<category><![CDATA[Sean Hacker Teper]]></category>
		<category><![CDATA[Sequoia Milli Parkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=8607</guid>

					<description><![CDATA[<p>National Geographic/Korosec National Geographic Traveler 2014&#8217;teki fotoğraf yarışmasına dünyanın her yerinden 18,000 kişi fotoğraflarını yolladı ve büyük ödülü kazanan bu fotoğrafla Marko Korošec oldu. Korošec bu fotoğrafı geçen sene Mayıs ayında Julesburg, Colorado&#8217;da fırtınaları takip ederken çekti. Kararmış gökyüzü neredeyse bir hortum şeklini aldıktan sonra durmuş ve ardından kısa bir süre dolu ve yağmur yağmış. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/bu-fotografi-cekti-alaska-gezisi-kazandi/">Bu Fotoğrafı Çekti, Alaska Gezisi Kazandı</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" src="http://si.wsj.net/public/resources/images/TU-AG312_storm_G_20140805093356.jpg" alt="[image]" width="553" height="369" border="0" hspace="0" vspace="0" /></p>
<p><cite style="color: #666666;">National Geographic/Korosec</cite></p>
<p style="color: #000000;">National Geographic Traveler 2014&#8217;teki fotoğraf yarışmasına dünyanın her yerinden 18,000 kişi fotoğraflarını yolladı ve büyük ödülü kazanan bu fotoğrafla Marko Korošec oldu. Korošec bu fotoğrafı geçen sene Mayıs ayında Julesburg, Colorado&#8217;da fırtınaları takip ederken çekti.</p>
<p style="color: #000000;">Kararmış gökyüzü neredeyse bir hortum şeklini aldıktan sonra durmuş ve ardından kısa bir süre dolu ve yağmur yağmış.</p>
<p style="color: #000000;">Bu senenin jüri üyelerinden National Geographic&#8217;te çalışan Dan Westergren jüri üyelerinin fotoğraf karşısında donup kaldığını belirtti.</p>
<p style="color: #000000;">&#8220;Bulutun dışında bu fotoğrafı özellikle güçlü kılan şey manzaranın geri kalanın olağan olması,&#8221; diyen Westergren, &#8220;UFO&#8217;ya benzeyen bu çılgın şekil bir elektrik süpürgesinin masa örtüsünü içine çekmesi gibi bu bulutun yeryüzünü içine çekmek üzere olduğu izlenimini veriyor,&#8221; ifadesini kullandı.</p>
<p style="color: #000000;"><strong>Korošec bu fotoğrafla <a style="color: #093d72;" href="http://www.nationalgeographicexpeditions.com/expeditions/alaska-cruise/detail?utm_source=NGdotcom-Travel&amp;utm_medium=link&amp;utm_content=20140318_TravelerPhotoContest2014_FirstPlacePrize_AlaskasInsidePassage&amp;utm_campaign=NGdotcom" target="_blank" rel="noopener">Alaska&#8217;da 8 günlük gezi ödülünü</a> kazandı.</strong></p>
<p style="color: #000000;">Büyük ödülü kazanabilecek birçok farklı fotoğraf vardı. Mesela üçüncü sıradaki Marc Henauer Avusturya&#8217;daki Yeşil Göl&#8217;de bahar geldiğinde eriyen karların su seviyesini birkaç haftalığına 10 metre yükseltmesiyle &#8220;büyüleyici bir dalış alanının&#8221; ortaya çıktığını bu fotoğrafla kanıtlamış.</p>
<div class="insetContent embedType-image imageFormat-MG" style="color: #000000;">
<div class="insetTree">
<div class="insettipUnit"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://si.wsj.net/public/resources/images/MW-CP404_lake_MG_20140804195539.jpg" alt="[image]" width="569" height="398" border="0" hspace="0" vspace="0" /></div>
<div class="insettipUnit"><cite style="color: #666666;">National Geographic/Henauer</cite></div>
</div>
</div>
<p style="color: #000000;">Liyakat ödülü&#8217;nü kazanan Sean Hacker Teper&#8217;ın Ekvador&#8217;daki patlayan Tungurahua volkanını gören bir salıncakta sallanırken çektiği fotoğrafın teması &#8220;dünyanın sonu.&#8221; Teper kül bulutları sebebiyle fotoğrafı çektikten kısa bir süre sonra oradan ayrılmak zorunda kalmış.</p>
<div class="insetContent embedType-image imageFormat-MG" style="color: #000000;">
<div class="insetTree">
<div class="insettipUnit"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://si.wsj.net/public/resources/images/MW-CP405_swing_MG_20140804200229.jpg" alt="[image]" width="569" height="398" border="0" hspace="0" vspace="0" /></div>
<div class="insettipUnit"><cite style="color: #666666;">National Geographic/Teper</cite></div>
</div>
</div>
<p style="color: #000000;">Son olarak izleyicilerin seçimi ödülünü Sequoia Milli Parkı&#8217;nda &#8220;şüphe ve korku dolu an&#8221; temalı fotoğrafla James Eimmerman kazandı.</p>
<div class="insetContent embedType-image imageFormat-MG" style="color: #000000;">
<div class="insetTree">
<div class="insettipUnit"><img loading="lazy" decoding="async" src="http://si.wsj.net/public/resources/images/MW-CP406_trees_MG_20140804200559.jpg" alt="[image]" width="569" height="398" border="0" hspace="0" vspace="0" /></div>
<div class="insettipUnit"><cite style="color: #666666;">National Geographic/Eimmerman</cite></div>
</div>
</div>
<p style="color: #000000;">Tüm katılımcıları <a style="color: #093d72;" href="http://travel.nationalgeographic.com/travel/traveler-magazine/photo-contest/2014/entries/recent-entries/" target="_blank" rel="noopener">buraya tıklayarak</a> görebilirsiniz.</p>
<p style="color: #000000;"><strong>Kaynak: WSJ</strong></p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/bu-fotografi-cekti-alaska-gezisi-kazandi/">Bu Fotoğrafı Çekti, Alaska Gezisi Kazandı</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>National Geographic’ten Genç Gezginlere Hibe</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/national-geographicten-genc-gezginlere-hibe/</link>
					<comments>https://www.uzakrota.com/national-geographicten-genc-gezginlere-hibe/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2014 20:01:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Gezginlere Hibe]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Kâşifler Hibe Programı]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[The Young Explorers Grants Program]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=7808</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son başvuru: Devam ediyor Kim başvurabilir? : Proje masrafları diğer burs ve hibe programları tarafından desteklenmeyen 18-25 yaş arası gençler Hibe: $2,000 ve $5,000 arasında değişir Nitelikler Genç Kâşifler Hibe Programı (The Young Explorers Grants Program), çeşitli niteliklerde projeleri ve farklı yaşlardan başvuran adayları başka bir program tarafından burs ya da hibe almadıkları sürece destekler. Adaylar herhangi bir akademik [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographicten-genc-gezginlere-hibe/">National Geographic’ten Genç Gezginlere Hibe</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<header><img loading="lazy" decoding="async" alt="National_Geographic_genc_gezginler_hibe_projelist.com" src="http://www.projelist.com/wp-content/uploads/2014/03/National_Geographic_genc_gezginler_hibe_projelist.com_-640x426.jpg" width="640" height="426" /></header>
<p><b>Son başvuru: </b>Devam ediyor</p>
<p><b>Kim başvurabilir? :</b> Proje masrafları diğer burs ve hibe programları tarafından desteklenmeyen 18-25 yaş arası gençler</p>
<p><b>Hibe: </b>$2,000 ve $5,000 arasında değişir</p>
<h3><b>Nitelikler</b></h3>
<p><strong>Genç Kâşifler Hibe Programı</strong> (The Young Explorers Grants Program), çeşitli niteliklerde projeleri ve farklı yaşlardan başvuran adayları başka bir program tarafından burs ya da hibe almadıkları sürece destekler. <strong>Adaylar herhangi bir akademik dereceye sahip olmak zorunda değillerdir.</strong> Ancak, söz konusu proje ile ilgili olan bir araştırma alanında deneyime sahip olunduğunu belirten bir belge sunulmalıdır.</p>
<p><strong>Başvurular sadece ABD vatandaşlarıyla sınırlandırılmamıştır.</strong> Uluslararası adaylar da başvurabilir. Yurtdışında bir araştırma yürütmeyi düşünen araştırmacılar takımlarında en az bir tane o yerelden gelen ortak bulundurmalıdırlar.</p>
<h3><b>Hibe</b></h3>
<p>Hibe miktarı projeye göre çeşitlilik gösterse de en az $2,000 ve en fazla $5,000 sınır fiyatlar olarak belirlenmiştir. National Geographic ailesi bursları genelde tamamlayıcı burslardır. Bu yüzden program araştırmacıları diğer kaynaklardan da hibe alma konusunda destekler.</p>
<h3><b>Hibe Şartları:</b></h3>
<p>· National Geographic hibeleri direkt olmayan harcamalarda, genel masraflarda ve doğrudan proje ile ilgili olmayan hiçbir harcamada kullanılamaz. Maaş ve maaşa ek diğer her türlü ücret ve haklar da buna dahildir.</p>
<p>· Hibeler, herhangi bir bilimsel toplantı ya da konferansa katılma amacıyla yapılan seyahatlerin harcamalarında, yurtdışı eğitim programlarında, gönüllü aktivitelerinde, yasal faaliyetlerde, kalıcı saha yapılarının inşasında, araştırma sonuçlarının yayınlanmasında veya bağışlarda kullanılamaz.</p>
<p>· Hibeyi almaya hak kazananlar National Geographic’e araştırmaları sonucu buldukları verileri yayınlama ve diğer her türlü medya masrafları için rüçhan hakkı vermeyi kabul etmelidir.</p>
<h3><b>Başvuru</b></h3>
<p>Uygulanan 3 tane hibe programı vardır:</p>
<p>· <em>Hipotez temelli bilimsel araştırmalar için Araştırma ve İnceleme Komitesi hibesi</em>. ( Hibe kapsamına giren araştırma alanları için komitenin web adresini ziyaret edin: http://www.nationalgeographic.com/explorers/grants-programs/cre/ )</p>
<p>· <em>Küresel uygulamada potansiyeli korumaya yönelik yenilikçi ve uygulanabilir yaklaşımlar ile ilgili projeler için The Conservation Trust hibesi.</em> ( hibe kapsamına giren proje çeşitleri için kurumun web adresini ziyaret edin: http://www.nationalgeographic.com/explorers/grants-programs/conservation-trust/ )</p>
<p>· <strong>Dünya keşifleri ve maceraları için Seyahat Kurulu hibesi.</strong> ( desteklenen programları hakkında daha fazla bilgi için web adresi: http://www.nationalgeographic.com/explorers/grants-programs/expeditions-council/ )</p>
<p>Genç Kaşifler Hibesine başvurmak iki adımlı bir süreçtir. Öncelikle online başvuru öncesi formu doldurmalısınız. Eğer bu başvurunuz kabul edilirse, size tam başvuruyu yapabilmenizi sağlayacak ve içinde bir link ile şifre olan bir e-posta gönderilecek. Online başvuru öncesi formunu doldurmadan önce aşağıdaki hususlara dikkat ediniz:</p>
<p>· Bu form farklı bölümlerden oluşur ve formu doldururken girmiş olduğunuz bilgileri kaydedebilir ve daha sonra devam edebilirsiniz.</p>
<p>· Formu doldururken özgeçmişinizin elektronik bir kopyasını yüklemeniz istenecektir. Yönlendirmeler formu doldururken sağlanacaktır.</p>
<p>· Lütfen internet tarayıcınızın çerezleri aldığından emin olun</p>
<p>· Bu sistem Internet Explorer 5.5 ve Netscape 6.0 veya üstü programlarda en iyi çalışır.</p>
<p>Online başvuru öncesi form ile ilgili sorularınız varsa, lütfen Sık Sorulan Sorular bölümümüze göz atın. Ancak yine de sorunuzun cevabını bulamadıysanız hangi hibeye başvuruyorsanız o bölüme e-posta atın: <strong>cre@ngs.org</strong>,<strong>conservationtrust@ngs.org,</strong> veya <strong>council@ngs.org</strong>. Konu kısmına lütfen Young Explorers Grant yazmayı unutmayın.</p>
<p>Bu formları yıl boyu kabul ediyoruz. Araştırma tarihlerinizden sekiz ay ve Seyahat Kurulundan ise 6 ay öncesinden başvurunuzu yapın. Eğer bu ilk başvurunuz onaylandıysa (bu sekiz hafta alan bir süreçtir), diğer aşamaya geçmenizi sağlayacak e-posta size tarafımızdan iletilecektir. Referansınız olarak 3 tane profesör veya akademik kadronun isimleri ve özgeçmişinizi asıl başvurunuza eklemeyi unutmayın.</p>
<p><strong><a href="http://www.nationalgeographic.com/explorers/grants-programs/yeg-application/">Basvuru icin tıklayınız</a></strong></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="http://www.projelist.com/national-geographicten-genc-gezginlere-hibe/" target="_blank">Projelist</a></strong></p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/national-geographicten-genc-gezginlere-hibe/">National Geographic’ten Genç Gezginlere Hibe</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.uzakrota.com/national-geographicten-genc-gezginlere-hibe/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hande Çilek Tanzanya&#8217;yı Anlattı</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/hande-cilek-tanzanyayi-anlatti/</link>
					<comments>https://www.uzakrota.com/hande-cilek-tanzanyayi-anlatti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Nov 2012 05:24:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gezi Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Arusha]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Hakuna Matata Ne Demek]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul – Tanzanya Uçak Bileti]]></category>
		<category><![CDATA[Jurassic Park]]></category>
		<category><![CDATA[Klimanjero]]></category>
		<category><![CDATA[Masai]]></category>
		<category><![CDATA[national geographic]]></category>
		<category><![CDATA[Ngorongoro]]></category>
		<category><![CDATA[Safari Günlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Safari Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı Humma Nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Serengeti]]></category>
		<category><![CDATA[Serengeti Turu]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzanya Gezi Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzanya Turu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=1559</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu anda İstanbul’dan Tanzanya’ya giden THY uçağındayım. Herkes uyuyor bense, kafamda binbir düşünce yol alıyorum.Yaklaştık 1 saat sonra Nairobi’ye varacağız, yolcu indirip Darüsselam’a devam edeceğiz. Sanırım yaptırdığım sarı humma ve tifo aşılarının etkisiyle bir terliyorum bir üşüyorum. Biraz uyuyunca keyfim yerine geldi ve içimdeki heyecan hemen filizlenmeye başladı. Fark ettim ki, çıktığım her yolculuk aslında kendimi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/hande-cilek-tanzanyayi-anlatti/">Hande Çilek Tanzanya’yı Anlattı</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şu anda İstanbul’dan Tanzanya’ya giden THY uçağındayım. Herkes uyuyor bense, kafamda binbir düşünce yol alıyorum.Yaklaştık 1 saat sonra Nairobi’ye varacağız, yolcu indirip Darüsselam’a devam edeceğiz. Sanırım yaptırdığım sarı humma ve tifo aşılarının etkisiyle bir terliyorum bir üşüyorum. Biraz uyuyunca keyfim yerine geldi ve içimdeki heyecan hemen filizlenmeye başladı. Fark ettim ki, çıktığım her yolculuk aslında kendimi derinlerde aradığım içsel bir yolculuk, her yolculuk kendimle ilgili bilmediğim detayları ortaya çıkartıyor ve her dönüşümde farklı bir Hande ile dönüyorum. Ben Indiana Jones filmleriyle büyüdüm ve hala VHS videolarım depomuzun tozlu kutuların içinde durur. Çok neşeli bir insanım, yüzüm hep ama hep güler ve zor ağlarım. Hüzün hayatımda hiç olmadı, başkaları gibi beslenemedim hüzünden. Hani bazılarının hep anlatacak bir sürü mutlu hikayeleri vardır işte ben onlardanım …</p>
<figure id="attachment_1560" aria-describedby="caption-attachment-1560" style="width: 654px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1560 size-full" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/DSC_9924.jpg" alt="Tanzanya" width="654" height="379" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/DSC_9924.jpg 654w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/DSC_9924-300x173.jpg 300w" sizes="(max-width: 654px) 100vw, 654px" /><figcaption id="caption-attachment-1560" class="wp-caption-text">Tanzanya Safari</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tanzanya hakkında pek çok şey duymuştum. Listemde görülecek yerler arasında yanına tik atılmak üzere bekliyordu ama tahmin ettiğimden daha ilginç ve maceralarla dolu bir ülke olduğunu gördüm. İnternette bu ülke ve bu ülkede yapılacaklar ile ilgili açıklayıcı pek bir bilgiye ulaşamadım bu yüzden elimden geldiğince, bu ülkeye gitmek isteyenler ve ya düşünenler için bilgi vermeye çalışacağım.</p>
<p>Tanzanya Doğu Afrika’da Hint Okyanusu kıyılarında bulunan, Unesco’nun koruması altındaki dünyadaki en el değmemiş doğal parklarına sahip büyülü bir ülkedir. Şimdiye kadar insanoğlunun bulduğu en eski insan kalıntılarına hatta ilk ayak izlerine bu topraklarda rastlanmıştır (Olduvai Gorge), yani atalarımızın çok uzun zaman önce geldiği kutsal topraklarda diyebiliriz. Resmi dili Swahili olan bu ülke, Afrika kıtasının gelişmiş ve güvenli ülkerlerinden biri olarak ön plana çıkmaktadır. Güney yarım kürede, ekvatorun hemen altında yer aldığından yaz ve kış sıcaklık farklılıkları çok büyük değişiklikler göstermez. Tropikal iklim hakimdir ve yılın hangi zamanı isterseniz gidebileceğiniz rahat bir iklimi vardır. (Masika denilen uzun yağmurların olduğu Mart-Mayıs ayları arasına denk getirmemeniz daha uygun olacaktır.) Biz seyahatimizi en soğuk olduğu dönem olan Haziran-Kasım ayı arasına denk getirdik. Akşamları ve sabah saatleri biraz serin olması haricinde herhangi bir zorluk yaşamadık. Bu ülkeyle ilgili ilginç bir bilgi ; Dünyada sadece Tanzanya’dan çıkarılan ”Tanzanit” ismindeki oldukça değerli mavi renkte taşları vardır ki 1967 senesine kadar bir Masai Klimanjero’nun eteğinde sürüsünü otlatırken mavi taşı bulmasaymış kimsenin haberi olmayacakmış…</p>
<figure id="attachment_10057" aria-describedby="caption-attachment-10057" style="width: 600px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10057" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Tanzania.jpg" alt="cortosafaristanzania.com'dan alınmıştır." width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Tanzania.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Tanzania-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-10057" class="wp-caption-text">cortosafaristanzania.com&#8217;dan alınmıştır.</figcaption></figure>
<p>Ülkenin en büyük geliri turizmden geliyor yani safarilerden. Serengeti dahil yaklaşık 14 tane doğal parkları bulunuyor. Bu parklarda aklınıza gelebilecek tüm vahşi hayvanları bulabilirsiniz, National Geographic bir çok belgeselini bu parklarda çekmektedir. Tanzanya haricinde safarinin yapılabildiği Kenya ve Uganda’da doğal parklar bulunmaktadır, ki bu 3 ülke zaten komşudur. Öncelikle belirtmeliyim ki Tanzanya dünya standartlarına göre gelişmemiş bir ülke olmasına rağmen oldukça pahalıdır,hele turistler için herşey daha pahalıdır. Otelleri ve uçak biletlerini araştırdıktan sonra gözünüze çarpacaktır rakamlar. Avrupa standartlarında 3 yıldızlı bir otel kalitesini orada 5 yıldızlı bir otelde bulacaksınız. O yüzden otel araştırmasını titizlikle yapmanızı öneririm. Gelelim Safari konusuna… Safari demek, doğal parklara özel modifiye edilmiş üzeri açık arazi jeepleriyle girip, hayvanları doğal ortamlarında gözleme eylemine denilmektedir. Bu parklar hayvanat bahçesi olmadığından, hayvanları aramanız ve hatırı sayılır bir zaman geçirmeniz gerekmektedir, dolayısıyla safariyi 4-5 günden az yapmak hiç yapmamakla aynı kefeye koymak demektir. Bu parklar konumuna göre yeşillik, dağlık ve ya Serengeti gibi dümdüz, geniş açıklıklarda da yapılabilmektedir. Bu arada yol yoktur, Afrika masajı olarak nitelendirilen taşlıklı ve kumluklu, zamanla üzerinde geçilerek yol halini almış topraklardan geçmeniz gerekmektedir. Bu parklara tek başınıza elinizi kolunuzu sallayarak giremezsiniz, rehbersiz almıyorlar. Parklar çok sıkı korunduğundan belli bir sertifikaya sahip rehberler girebiliyor. Dolayısıyla Safari yapmanın 2 yolu var, ya tur firmalarıyla (Leopard Tours gibi) paket olarak anlaşacaksınız ya da otellerle anlaşacaksınız. Bazı otellerin,(bizim kaldığımız Serena Lodge Otelleri gibi) tüm parklarda otelleri bulunuyor. Bildiğiniz vahşi yaşamın içine yapmışlar otelleri. Etraflarını kapatmak yasak olduğundan ”Ranger” denilen silahlı Orman Bekçileri tarafından korunuyorsunuz.</p>
<figure id="attachment_10058" aria-describedby="caption-attachment-10058" style="width: 600px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-10058 size-full" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Masaidance.jpg" alt="Masaidance" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Masaidance.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Masaidance-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-10058" class="wp-caption-text">Wikipedia.com&#8217;dan alınmıştır.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kahvaltınızı ederken önünüzden bir ”Gazel” ve ya ”Leopar” geçebilir ki biz şahit olduk. Eğer daha ucuza gelmesini istiyorsanız parklarda bulunan kamp alanlarında çadırlarda kalabilirsiniz. Tabiki daha maceralı olma ihtimali çok yüksek olacaktır çünkü bu doğal parklarda aklınıza gelebilecek binbir türlü böcek ve yılanlar bulunmakta ama kesinlikle değeceğine garanti verebilirim. Çadırda kalmak isterseniz günlüğü 90-150 dolar, otellerde kalmak isterseniz 150-500 dolar ve üzerinde değişmektedir. Dilerseniz parkın dışında bir otelde kalabilirsiniz ki bence bu seçeneği elemek daha doğru olacaktır. Bu fiyatlara verilen tipler yani bahşişler dahil değildir. Mutlaka gezinin sonunda şöföre ve ya ahçıya bir miktar bahşiş vermeniz gerekecektir. Minimum günlüğü 5 dolar -30 dolar arasında memnuniyetinize göre verebilirsiniz. Bu ülkede halen sıtma ve sarıhumma olduğundan (her ne kadar Tanzanya’da artık yok deselerde kırsal bölgeler için kimse kesin konuşamıyor) Hudut ve Sahiller Sağlık Müdürlüğüne mutlaka gidilip aşı yaptırmanız gerekiyor ve sıtma için Tetradox ilacına 2 gün önceden başlamanız gerekiyor. Parklardaki hayvanlardan korkmayın, şimdiye kadar seyir halinde veya jeepdeyken herhangi bir saldırı kaydedilmemiş. Parklara girişler oldukça yüksek, kişi başı 50 dolar. Parkların girişleri bana Universal Studios’daki ”Jurassic Park” girişlerini hatırlattı. Parkların girişinde herkes safari renkleri olan khaki ve bej tonlarında giyinmiş, şapkalar takılmış, dürbünler elde heyecanla safarinin başlamasını bekliyorlar.Gerçekten tek kelimeyle muhteşem bir atmosfer.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Yemeden dönmeyin: </span></strong>Gittiğimiz şehirler olan Klimanjero,Arusha, Ngorongoro ve Darüsselamda hiç restauranta rastlamadık zaten oldukça fakir olduklarında öyle gidilecek gelişmiş yerleri yok. Mcdonalds, Burger King bile henüz buraya şube açmamış dolayısıyla dışarda ne olsa yerim tabiri burası için geçerli değil. Biz 3 öğün otelde yedik, zaten yemekler paket tura dahildi. Topraklarında çay bol yetiştiğinde çaylarına bayıldım gelirkende free shoptan ( bizim iç hatların çok küçüğü) ”Chai Bora” aldık. Gerçekten çok lezzetli bir çay, yazılarımı yazarken keyifle içmekteyim.</p>
<figure id="attachment_10059" aria-describedby="caption-attachment-10059" style="width: 600px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-10059" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/ngorongoro.jpg" alt="losapos.com'dan alınmıştır." width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/ngorongoro.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/ngorongoro-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-10059" class="wp-caption-text">losapos.com&#8217;dan alınmıştır.</figcaption></figure>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Yapmadan dönmeyin:</span></strong> Safarilere katılmak haricinde bence kesinlikle yapılması gereken birşey var ise o da bir ”Masai Köyünü” ziyaret etmektir. Masailer hala ilkel şartlarda yaşayan kırmızı kıyafetleri ve delikli kulaklarına taktıkları boncuklarla Afrikanın en bilinen kabilelerinden biridir.Kenya’daki Masai Mara bölgesinde ve Tanzanya’da ikamet etmektedirler.Yarı göçebe bir hayat sürerler, hayvanlarını rahat otlatabilmek için en az senede bir olmak üzere göçerler.Temel besin gıdaları et, süt ve hayvan kanından oluşmaktadır, bazen sütle kanı karıştırıp içerler. Meyve ve sebzelerin hayvanların yiyeceği olduğunu düşünüp, yemeyi reddederler. Kökenlerinin Sudan ve Somali olduğu söylenmektedir. Maa’ca konuşmaktadırlar ama aralarında Kiswahili dilini bilenlerinde olduğu gibi şimdi yeni moda olarak kabile şeflerinin oğullarını modern okullara gönderip ingilizce öğrenmelerini sağlıyorlar. Bu da turistlerle ilgilenip daha çok gelir sağlamak anlamında biçilmiş kaftan oluyor. Rehberimiz Peter, bize köyde girişte para verildiğini ve bu paranın köyde su satın almak için kullanılacağını söyledi. Girişte 65 Dolar ücret ödedikten sonra ”Şefin Oğlu” önce bizi karşıladı, daha sonra bize dans gösterileri eşliğinde şarkılarla selamladılar. İnanılmaz bir deneyimdi, zaten yolda köye doğru ilerlerken kitaplardan ve belgesellerden bildiğim bu insanları yakından göreceğim için kalbim pırpır atmaya başladı, ter bastı. Bize istediğimiz kadar resim çekebileceğimizi ve hayatları ile ilgili istediğimiz kadar soru sorabileceğimizi söylediler. Önce bir eve, yani tezekten yapılmış bir kulübeye girdik, ne yediklerini içtiklerini anlattılar. ”Biz poligamiyiz” dedi, yani 1 den çok eşe sahibiz dedi ve yediklerinden, yaşam tarzlarına kadar herşeyi anlattı. Sonra Masai kadınların yaptıkları kolyeleri alarak köye yardımda bulunmak istermiyiz diye sordu, hatta direk alınız dedi. Bir kolyeye 35 Dolar gibi bir fiyat söyledi 🙂 Evet maliyeti ” 1 tl ” ve Tanzanya’da aylık asgari ücret 50 Dolar ama biz 2 tane kolye aldık çünkü gerçekten suları dışardan alıyorlardı, hemde yüksek bir meblağ vererek çünkü temiz içme suyu bulmak hem kolay değil hemde onu getiren arabanın benzin masrafı var. Zaten Peter’a göre 50 sene sonra Masailer kalmayacakmış çünkü hepsi modernleşip şehirlere yerleşmeye başlamış, bu yüzden Masailerle kültürleri kayıp olmadan  tanışabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Almadan dönmeyin :</strong> </span>Yollarda bir sürü küçüklü büyüklü, hediyelik dükkanlar göreceksiniz. Bu dükkanlarda ağırlıklı olarak tahtadan oyma heykeller,masailer,zenciler,filler satılıyor. Bunların yanı sıra maskeler,yağlıboya resimler de bulunabiliyor. Fakat tahmin edebileceğiniz gibi çok ama çok yüksek fiyatlar söylüyorlar, pazarlık yapmak durumundasınız. İnanın sıradan tahta bir maskenin üzerinde 250 Dolar gibi bir fiyat vardı, hiç birşey almadan çıktım. En güzel alışverişi oteldeki dükkanda yaptık, pazarlık yok fiyatı üzerinde ister al ister alma. Yağlıboya resim yapan biri olarak yapılan resimleri vasat buldum, fahiş fiyatlarına göre oldukça basitler. Bol bol hardcover kitaplardan ve safari hayvanlarını anlatan kitaplardan aldık. Mağlum evde oldukça büyük bir kütüphanemiz var ve her gittiğimiz yerden kitap almayı adet edindik, kitap bizim için zenginlik demek. Bir de bende yöresel yemek kitabı ve çay toplama huyu olduğundan, çok değer verdiğim çaylarımı mutfak dolabındaki diğer dünyanın  öbür ucundan alınmış arkadaşlarının yanına koyup misafirlerime ikram ediyorum.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Uyarılar:</strong> </span>Mutlaka en az 1 ay öncesinden sarı humma aşısı olmanızı tavsiye ederiz. Sarı Humma’ya yakalanma riskiniz, uçağınızın kaza yapma riski ile aynı yani çok düşük. Ufak da olsa risk almaya gerek yok, çünkü<strong> Sarı Humma</strong>’nın tedavisi yok ve ölümcül. Eğer sık seyahat ediyorsanız tifo, hepatit gibi hastalıkların da aşılarını olmalısınız. Sarı humma aşısının minimum 10 gün öncesinden yapılması gerekiyor çünkü 10 gün sonra etki etmeye başlıyor. Sıtma için ise seyahatten 2 gün önce başlayıp döndükten sonra 4 hafta daha Tedradox adlı antibiyotikten almanız gerekiyor. 1 gün bile unutsanız bütün aldıklarınız boşa gidiyor. Bol bol böcek ilacı, raid, sinek kovucu sprey (DEET oranı yüksek olanlar tavsiye edilir), bileklik götürünüz. Yüksek faktörlü koruma da teninizi kavrulmaktan koruyacaktır. Safari’de, ev sineğinden biraz daha büyük ve gri renkte olan ‘<strong>Tsetse Fly</strong>‘ ile karşılaşabilirsiniz.Bu böcek bir çeşit parazitsel bir hastalık bulaştırıp, ‘Sleeping Sickness‘ adı verilen ve ileriki safhalarında komaya sokabilen bir hastalığa sebep olabiliyor (bu yüzden Sleeping Sicknesss diyorlar). Bu sineklerin hastalıklı olma oranı çok düşük, fakat ısırdıklarında ciddi bir şekilde acıtıyorlar ve çoğu kişide de büyük miktarda alerji ve kaşınma yapıyor. Bu sineklere, sinek kovucu spreyler çok etki etmiyor. En büyük korunma uzun kollu ve uzun paçalı bol kıyafetler giymek. Dürbünsüz safari düşünemiyorum bile, hayvanların çoğu uzaklarda olacağından çıplak gözle görme olanağınız olmayacaktır (Nikonun çok güzel dürbünleri var biz bir tane edindik) . Bol bol fotoğraf çekileceğinden memory cardlarınızı ve bataryalarınızı önceden hazırlayınız. Götüreceğiniz kıyafetleriniz tahmin ettiğinizden daha çok önem taşıyor. Tozlu topraklı bir yerde olduğunuzdan açık renkler anında kir gösterecektir, koyu renkler ise çok güneş çekerken, kırmızı tonlarındaki kıyafetler ise hayvanları uyaracağından giyilmesi en doğru olan renkler khaki ve bej tonları olacaktır. Bu renkler aynı zamanda sinekler için nötr renkler yani sinekleri çekmiyor, özellikle Tsetse sinekleri ”Mavi ve Siyah” renklere geliyorlar bu yüzden bu renk giysiler getirmeyin. Bunların haricinde hava alan bir şapka, naylon olmayan ürünler almanız tavsiye olunur. Akşamları da oldukça serin olduğundan alabileceğiniz en kalın ve yumuşak sweatshirtlerinizden birini bavulda mutlaka bulundurun. Safari öncesi ; North Face, Columbia,Timberland mutlaka uğranması gereken mağazaların arasında sayılabilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Fotoğraf İpuçları (Talha Çilek): </span></strong>Bu blog’da gördüğünüz tüm fotoğraflar benim, Talha Çilek, tarafından çekilmektedir. Safari için size birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum. Ekipman olarak kesinlikle bir DSLR tavsiye ediyorum. Kompakt bir fotoğraf makinası ile Safari’ye gitmek, misina ile kılıç balığı yakalamaya çalışmak ile aynı şey. Sonuç olarak kompakt makinelerinizi video çekmek için yanınıza alabilirsiniz, bu iş için çok uygunlar. DSLR makinenizin yanında bir de telefoto lense ihtiyacınız var. Bildiğiniz gibi yüksek kaliteli telephoto lensler çok ama çok pahalı. Bu lensleri safarı dışında çok kullanacağınızı düşünmüyorsanız böyle bir yatırım yapmanız çok mantıklı değil. Benim size tavsiyem en azından 300mm’ye çıkabilen bir lensinizin olması. Ben şahsen Sigma 150-500 f:5-6.3 kulandım. Ayrıca ikinci bir body ile devamlı geniş açı lensimi hazır bulundurdum ki çoğu zaman hayvanlar çok yakına gelebiliyor ve daha kaliteli bir geniş açı işe yarayabiliyor. Bunun dışında kesinlikle zoom lens tercih etmenizi öneririm çünkü safari esnasında araçtan inmek yasak, dolayısı ile tamamen sabitsiniz, ileri geri yapma imkanınız yok. Prime lens diye tabir ettiğimiz sabit lensler zoom lenslere oranla daha kaliteli olmasına rağmen safaride çok kullanışsızlar. ISO ayarlarını otomatikte tutmanızı tavsiye ederim çünkü düşük ISO’larda çok iyi sonuçlar elde edemeyebilirsiniz. Enstantene hızınızı min. saniyenin 500′de biri yani 1/500′de tutmanız gerekiyor, yoksa o mesafelerden hareket eden hayvanların net görüntüsünü almanız çok zor. Dolayısı ile süper bir kare yakaladıktan sonra resmin ISO ayarı sabit bırakıldığı için karanlık, yada enstantene hızı yüksek diye titrek çıkmasını istemezsiniz.</p>
<p>Son bir önerimde mutlaka seri çekim modunda tutmanız, diyaframınızı keskinlik için bir miktar kısmanız, ve Autofocus için önceden denemeler yapıp size en uygun ayarı seçmeniz. Kesinlikle tek bir Autofocus noktası ayarına getirip bu noktayı gerektiğinde kaydırmanızı tavsiye ediyorum, Auto ayarında iken arka plana, çalılara yada ağaçlara gereksiz yere odaklanıp şansınızı kaybetmeyin. Ayrıca çoğu zamanda manuel focus yapmaya hazırlıklı olun ve önceden elinizi alıştırın derim. Safari üstü açık jiplerle yapılmakta ve fotoğraflarınızı üstten, yüksek bir açıdan çekmek çoğu zaman fotoğrafın güzelliğini bozmakta. Biraz yerlerde süründürse de tavan yerine pencere hizasında fotoğraflarınızı çekmenizi şiddetle tavsiye ederim. Ayrıca kompozisyonlarınızda 1′e 3 kuralını uygulamayı unutmayın. Ve kesinlikle bir gün uykudan feragat edip sabah gün doğumunda safariye çıkın, özellikle de Ngorongoro kraterinde inanılmaz manzaralar eşliğinde daha yeni avlanmış yırtıcıları görebilirsiniz. Saat ilerledikçe ortam kalabalıklaştıkça hayvanlarda rahatsız olup kaçmakta. Bu arada fotoğaflarınızı mutlaka ve mutlaka RAW formatında çekin. WhiteBalance ayarınızı yaparken 5500K-6000K civarinda bir ayar, sarı otlara ve aslanlara daha güzel bir hava verecektir. Sizden süper fotoğraflar bekliyoruz 🙂 İyi çekimler…</p>
<h3><span style="color: #ff0000;">Safari Günlüğü</span></h3>
<h3><em><strong>Day I</strong></em></h3>
<p><em><strong>İstanbul – Tanzanya                  08/07/11</strong></em></p>
<p><em>Yolculuğumuz sıcak bir Pazartesi günü başladı. Evden çıktığımızda saat öğlen 15:00 sularıydı ve Arushadaki otelimize adım attığımızda saatler yine öğlen 15:00 sularındaydı. Evet yolculuk neredeyse 24 saat sürdü. Tabi direk uçuş 9 saat sürdü fakat Klimanjero’ya rötarlı iç hat uçuşu ile Arusha’ya araba ile gidiş bizi baya bir sarstı. Fark ettiyseniz uykudan hiç bahsetmedim. Eğer 1,2 saat orada burada sızabildiysek ne mutlu bize. Daha da vahimi otele yerleşir yerleşmez, safari kıyafetlerimizi giydik ve atladık jipimize, istikamet Lake Manyara Parkı. Jipin üzeri açılıyor ve arabada ayakta durarak dışarı izleyebiliyorsunuz. İlk başta rehberimiz bizi su alımı için bir markete götürdü, suya ek olarak birkaç redbullda aldık, ne de olsa uykusuzduk ve henüz nerede olduğumuzu algılayamamıştık. Makinalar, lensler, dürbün her şey tamamdı. Bu ilk safarimiz 3 saat kadar sürdü, rehberimiz Peter’ın söylediğine göre kısaymış  çünkü park diğerlerine oranla küçükmüş (Peter deyince aklınıza beyaz biri gelmesin, kendisi has bir Afrikalı). Lake Manyara ‘nın kapısında biraz bekledikten sonra içeri girdik ve içeri girer girmez etrafı babunlar bastı. Yol kenarlarında kah kaşınıyorlar, kah bitlerini ayıklıyorlardı. Hindistan’da maymunlarla oldukça içli dışlı olmuştum ama bunlar oldukça vahşiydi. Yol boyunca impala, zürafa, fil, antilop, zebra gördük ama aslan, çita ve leopara rastlayamadık. Tabiki şans ama leoparlara daha çok Serengeti’de rastlanıyormuş. Vahşi hayat bizi avucunun içine almıştı, resmen büyülenmiştik. Daha dün İstanbul’da evimizdeyken şimdi Afrika’nın el değmemiş vahşi bir parkındaydık. Resimlerimizi çektik ve parka yakın olan sevgili otelimiz Serena Lodge Hotel’e döndük. (Kaldığımız Serena Otellerinden bir tek Lake Manyara’daki park dışında çünkü park otel için küçük, sadece kamp yapılabiliyor.) Otele dönüp açık büfeden yemeklerimizi yiyip , güzelce yıkanıp saat 20:00 gibi uyuduk Zzzz…</em></p>
<h3><em><strong>Day II</strong></em></h3>
<p><em><strong>Arusha – Serengeti</strong></em></p>
<p><em>Sabah 7’de dinlenmiş ve yenilenmiş olarak kalktık. Özenle aldığımız Safari cicilerimizi giydik. Bol mangolu, papayalı bir kahvaltı sonrası bizi 5 gün boyunca taşıyacak olarak Land Cruiserımıza yüklendik. (Serengetideki otelde kalacağımızdan bavulları da aldık.) Peter bize Serengetiye 4 saatlik bir yolculuk sonrasında ulaşacağımızı ve ‘’Afrika Masajına’’ hazır olup olmadığımızı sordu. Talha’da gayri ihtiyari ‘’Aa otelde mi? ‘’ deyince, eğlenmiş bir şekilde ‘’Yolların toprak yol olduğunu ve pek bir sarsılacağımızı söyledi.’’ Herşeye hazırdık, burası Afrikaydı ne de olsa. Dediği gibi de oldu, Ngorongoro Parkının içinden geçerek Serengeti Milli Parkına geçecektik. Arabada klima yok ,dışarısı toz toprak. Açtım camları, safariye gelmemiş miydik, ne olurdu biraz pislenseydik biraz sarsılsaydık. 4 saat sonunda Serengeti sınırına girmiştik, ve inanılmaz heyecanlıydık. Uçsuz bucaksız bir düzlük, ağaç yok, her yer kurumuş sarı çimen git git hayvan yok derken bir sürü jipi durur halde gördük. Neye baktıklarını anlamaya çalışırken kocaman ihtişamlı bir çita gördük. Aman Allahım nasıl bir güzellik, asilliktir bu… Büyülenmiş bir şekilde çitanın her saniyesini fotoğrafladık. Bir baktık bizim Cruiser’ın yanına geliyor resmen mest olduk. Sonrasında neler görmedik ki. Sanki National Geographic’in belgeselini izlerken ekrandan içeri girivermiştik. Aslanlar, Zebra Sürüleri, Ceylanlar, Gazeller, Leopar, İmpala, Antiloplar, Renkli Kuşlar, Kertenkeleler, Zürafalar, Filler ,Kartallar, Su Aygırları . Hem de hemen yanıbaşımızda. Aslan ve Leoparlar tepelerde olduğundan yakından göremedik ama umarım yarın görürüz. Big 5 tamamlanmadan dönüş yok. Peter her gördüğümüz hayvanın yanında durdurup resim çekelim derken saat olmuş 6, ve bizim 7’de otelde olmamız lazım çünkü 7’den sonra Park’ta dolaşmak yasak Peter lisansından oluyordu. Otel deyince 5 yıldızlı büyük bir otel sanmayın. Vahşi parkın içinde tepesi hasırdan yapılmış bir sürü kulübeler hayal edin. Bu tarz parkın içinde olan 10’dan fazla otel var, ya otelde ya da kamp alanında çadırda kalıyorsunuz. Çok isterdim çadırda kalmak fakat tehlikesi yok değil. Gerçi otelin bahçesinde bu yazıyı yazıp çayımı yudumlarken önümüzden bir ‘’dikdik’’ geçti (hayvanların çoğunun Türkçe karşılığı yok kusura bakmayın.) Sabah 6:00-19:00 saatleri dışında otelden çıkmak yasak çünkü çoğu hayvan akşam avlanıyor. Resepsiyondaki sevimli Swazi hayvanlara dikkat etmemizi, balkonda 15 dakikadan fazla kalmamamızı aksi takdirde bir babun veya leoparın gelebileceği hususunda bizi uyardı. Çok çılgındı adamın söyledikleri, bir kez daha doğru yere geldiğimizi anladık. Biz buyduk ve böyle yerlere aittik…</em></p>
<p><em>Güzel bir yemek yedik, şimdi ise bu yazıyı oteldeki Afrika dansçıları ve tamtam şarkıları eşliğinde yazıyorum, Talha’da çektiği resimlerine bakıyor. Şu an birkaç sivrisinek rahat bırakmasada huzurlu ve yeniliklerle dolu bir gün geçirdik. Hakuna Matata! Yani Asayiş Berkemal !</em></p>
<h3><em><strong>Day III</strong></em></h3>
<p><em><strong>Serengeti</strong></em></p>
<p><em>Yine sabah 7’de kalktık, sularımızı aldık, fotoğraf makinalarını kuşandık ve güzel sakin bir kahvaltının ardından yola koyulduk. Tanzanya’da sabahları kış gibi, öğleden sonrası ise yaz gibi oluyor. Sebebi hiç nem olmaması, çok sıcak olsa bile terletmiyor ama sabahları kalın mont giydirecek kadar soğuk olabiliyor. Bugün Talhayı ‘’tse tse fly’’ yani tata fly ısırdı. Burda Peter’ın bize ilk anlattığı şeydi bu sinek. Çok ta oralı olmamıştık ta ki Talha’yı ısırana kadar ! Aynı ev sineği gibi ama daha büyük ve gri renkte. Bu sinek parazit taşıyor ve bu parazit sinir sistemine yerleşip hasta ediyor. Uyku hastalığı olarak da geçiyor ama neyse ki parazitli değilmiş ki sapasağlam oturuyor yanımda. Hergün Tetradox’umuzu aksatmadan içiyoruz (sıtma ilacı) hergün 1 tane dönüşte 4 hafta daha devam edeceğiz… Bugün yolumuzun üstünde olan Olduvai Gorge’yi ziyaret ettik.  Buranın özelliği ilk insan ayak izlerine (Hominid) bu bölgede rastlanmış olması. 3 tane Hominid ayak izi milyonlarca yıl boyunca, volkanik lavlar ve yağmurun sayesinde korunmuş. Buradaki müzede örnek ayak izlerini görebilirsiniz. İlk atalarımız bir zamanlar burada yaşamış, burada doğmuş ve dünyaya yayılmış. Sonrasında burada diğer turistlerle yanımıza getirdiğimiz öğlen yemeğimizi yedik.</em></p>
<p><em>Bugün inanılmaz bir sahneye şahit olduk. İki dişi aslan ve minik yavrusu ağacın altında serinliyorlardı. Anne o kadar sıcaklamıştı ki su birikintisine gidip su içti, tabi peşinden minik yavrusuyla. Sonra ağacın altına gitmek yerine bizim jipin gölgesine uzandılar. Bir süre resim çekip keyiflerini bekledikten sonra yolumuza devam ettik. Sonra bir çitanın sevimli yavrularına av dersi vermesini izledik. Çamurun içinde bir sırtlan, bol bol aslan, çita, fil sürüsü, göçen zebralar ve wildebeestler, kara mamba yılanı, krokodil, dik-dik, akbaba, kartal, renkli egzotik sürüngenler, gökkuşağı misali kuşlar ve leoparlar gördük. Bir tek gergedan göremedik ama yarın Ngorongoro’da görecekmişiz. Daha sonra Maa’ca sonsuz düzlük anlamına gelen Serengeti’de bir kayalıkta piknik yaptık. Peter etrafı kolaçan ettikten sonra ağaç gölgesine kurulduk. 17:00’ye kadar dolandıktan sonra otele döndük. Otelin havuzunda babunlar yıkanıyordu, Otellerin etraflarını kapatması yasak olduğundan onlarda gönüllerince otelin imkanlarından faydalanabiliyor. Akşam odamıza dönerken ‘’Rangerlar’’ odamıza gitmemize yardımcı oldu ve oda numaramızı aldı. Yemek ve favori çayım Chai Bora’nın ardından 22:00 gibi uyuduk. Zzzz…</em></p>
<h3><em><strong>Day IV</strong></em></h3>
<p><em><strong>Serengeti – Ngorongoro</strong></em></p>
<p><em>Gün doğumunu izlemek ve fotoğraflamak için sabah 5:00’te kalktık ve gecenin karanlığında yola koyulduk. Yolda giderken jipin ışığında leopar gördük ki, Peter’a göre leoparı yerde giderken görmek zormuş, pisiciklere genelde ağaç tepelerinde rastlanabiliniyormuş. Bu arada hava aydınlanmaya başlarken, vahşi dünyadaki canlılarında güne başlamalarına şahit olduk.  Hava öyle serindi ki kalın giyinmemize rağmen inanılmaz üşüdük, yani ben titriyordum. Bu gezinin en güzel kısmı hippo havuzuydu. Onlarca aygır suyun içinde kaba sesler çıkarıp keyif yapıyorlardı. Muhteşem bir manzaraydı. Terleme bezleri olmadığından hep suda durmaları gerekiyor, hatta suyun altında 10 dakikadan daha fazla kalabiliyorlar.  Otele döndük, öğlen yemeği yiyip dinlendik. Bugün Ngorongoro’ya 4 saat kadar gidilecek uzun bir yolumuz var. Burada problem saat değil aslında yolun berbatlığı. Kum, toprak ve taşların birliği ile iç organlarımız yer değiştirdi. Yolculuk yorucuydu, her yerimiz toz toprak oldu. Bir ara uyuyakalmışım, uyandığımda önümü göremedim çünkü gözlüklerim bir parmak toz olmuştu. Bugün bizim için önemli bir gündü çünkü Masai Köyünü ziyaret edecektik. Araba başına 65 Dolar verdikten sonra köylerini gezip bol bol fotoğraf çektik. Kabilenin liderinin oğlu İnglizce biliyordu. ( Modern dünyaya ayak uydurup şefin oğullarını okullara yolluyorlarmış) Bizi özel danslarıyla karşıladıktan sonra elele tutuşup şarkı söyledik, yani söylediler. Anlattıklarından en can alıcı olanları, kadınları sünnet etmeleri, sadece et, süt ve hayvan kanıyla beslenmeleri olarak sıralayabiliriz. Su problemleri olduğundan turistlerden kazandıklarıyle köye su alıyorlar. Evleri minicik karanlık kulübeler, çölün ortasında resmen zorluklara baş kaldırıyordu bu insanlar. Ciddi bir kültür şoku yaşadık. Nasıl olabilirdi, bizler hergün yıkanan, yediği önünde yemediği ardında bir yaşam sürerken onlar nasıl bu kadar az ile yetinebilirlerdi. Bu yazıyı yazarken bile şaşkınlık içerisindeyim. Bol bol resim çektikten sonra ‘’Serena’’ diyerek (Maa’ca hoşça kal demek) oradan ayrıldık. Buradan yakında olan Ngorongoro’daki otelimize doğru yol aldık. Ngorongoro 2500 m yükseklikte olduğundan kış mevsimi yaşanıyordu. Odada kalorifer yanacak kadar serindi. Vahşi hayvanlarla ilgili kitapları gözden geçirdikten sonra yarın yine 5’te kalkmak üzere yatıyoruz.</em></p>
<h3><em><strong>Day V</strong></em></h3>
<p><em><strong>Ngorongoro – Lake Manyara</strong></em></p>
<p><em>Sabah 5’te kalktık kalkmasına da ben üşümekten hayvanlara konsantre olamadım bir süre. Allahım ne soğuktu öyle, tir tir titredik. Arabının tepesini açamadık güneş doğana kadar. Neyse sağı solu dürbünle kolaçan ederken yine jiplerin bir noktada toplandığını gördük. O da ne?, 10 tane aslan bir zebrayı yiyor, daha doğrusu yemiş pek bir şey kalmamış. Daha yakına gelince zebrayı akşam sularında avladıklarını anlıyoruz. Zebrayı yiyen yavru ve annesi arkada ağzı kan içinde yalanan tok aslan ailesi. Bir saat kadar durup fotoğraf ve video çektik. Normalde kanlı sahneleri bile izleyemezken böyle bir sahneye şahit olduğum için içten içe sevinip, aslanları pür dikkat izledim. Burada vahşi hayat kanunları geçerliydi, avlanmazsan ölürsün dolayısıyla acıma kelimesinin buralarda yeri yok. Tabi bizde ne üşüme ne uyku kaldı, daha sabah saat 7:00. Çakallar ve sırtlanlar sıralarını bekliyor. Bir çakal, çakallığını yaparak bir organ parçasını kaçırıyor. Aslanlar insanlara ve jiplere alışmış sanki orda 100 adet göz onları izlemiyor gibi davranıyorlar.  Leoparlar ise agresifler, ve zor rastlanılıyor. Peter ‘’Leopar görürsen kaç ve sakın göz teması kurma, yoksa seni tehdit olarak algılayıp saldırır’’ dedi. Peter sağolsun milyonlarca sorumuza hiç bıkmadan, usanmadan cevap verdi. O kadar iyi biliyor ki buraları, 2 km öteden hayvanın türünü, cinsini şıp diye söyleyip, detaylı anlatmaya başlıyor. Neyse ki son dakika bir gergedan görüp ‘’Big Five’’ beşlisini tamamladık. Bugün 20’den fazla aslan,10’dan fazla sırtlan,30’dan fazla zebra, sayısız wildebeest, hippo, çakal, flamingo, gergedan, buffalo ve impala gördük. Şu anda Lake Manyara’daki otelimizin Manyara Gölü manzaralı balkonundan bize ikram edilen egzotik meyveler eşliğinde günlüğümü yazıyorum. Sağımızda havuz kenarında , zenci kızlar Afrika’ya özgü şarkılar söyleyip dans ediyor. Atmosferi tanımlamak için muhteşem kelimesi az bile kalır. Tanzanya’yı çok sevdim. Bugün Safarinin son günüydü ve biraz buruğum. Tanık olduğumuz şeyler ‘’once in a lifetime’’ türünden görüntülerdi. Zihnime tüm gördüklerimi unutmamak üzere kazıdım. Artık içinden hayata bakabileceğim yepyeni bir pencerem var. Ne mutlu bana , ne mutlu Talhaya…</em></p>
<p><strong>Kaynak: <a href="http://www.gumuspusula.com" target="_blank">Gümüş Pusula</a></strong></p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/hande-cilek-tanzanyayi-anlatti/">Hande Çilek Tanzanya’yı Anlattı</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.uzakrota.com/hande-cilek-tanzanyayi-anlatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
