<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>londra köprüsü | Uzakrota</title>
	<atom:link href="https://www.uzakrota.com/tag/londra-koprusu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 16 Jan 2016 09:41:01 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/japonya-time-150x150.jpg</url>
	<title>londra köprüsü | Uzakrota</title>
	<link>https://www.uzakrota.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Avrupa’nın En Güzel 12 Köprüsü</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/avrupanin-en-guzel-12-koprusu/</link>
					<comments>https://www.uzakrota.com/avrupanin-en-guzel-12-koprusu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Apr 2015 06:43:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA["En"ler]]></category>
		<category><![CDATA[aşıklar köprüsü paris]]></category>
		<category><![CDATA[asma köprüler]]></category>
		<category><![CDATA[en uzun köprü]]></category>
		<category><![CDATA[En Uzun Köprüler]]></category>
		<category><![CDATA[floransa köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Köprü Trafiği]]></category>
		<category><![CDATA[köprü trafik]]></category>
		<category><![CDATA[londra köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Meşhur Köprüler]]></category>
		<category><![CDATA[Mostar Köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[paris aşk köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[prag köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[rüyada köprü görmek]]></category>
		<category><![CDATA[venedik köprüsü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=5312</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğanın ayırdığı kıtaları birleştirmek isteyen insanın en güzel buluşları köprüler… 1. Le Viaduc de Millau / Fransa Güney Fransa’da Tarn Vadisi boyunca uzanan Millau Viyadükü, Bilbao metrosunun tasarımını yapan İngiliz mimar Norman Foster’ın elinden çıkma. Paris’i Akdeniz’e bağlayan yolu kısaltan viyadük dünyanın en uzun köprüsü ünvanına sahip. En yüksek noktasında 343 metreye çıkan köprünün sütunlarının [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/avrupanin-en-guzel-12-koprusu/">Avrupa’nın En Güzel 12 Köprüsü</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Doğanın ayırdığı kıtaları birleştirmek isteyen insanın en güzel buluşları köprüler…</strong></p>
<h3>1. Le Viaduc de Millau / Fransa</h3>
<p><a href="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/viaduc-millau-aveyron.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10864" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/viaduc-millau-aveyron.jpg" alt="viaduc-millau-aveyron" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/viaduc-millau-aveyron.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/viaduc-millau-aveyron-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></a></p>
<p>Güney Fransa’da Tarn Vadisi boyunca uzanan Millau Viyadükü, Bilbao metrosunun tasarımını yapan İngiliz mimar Norman Foster’ın elinden çıkma. Paris’i Akdeniz’e bağlayan yolu kısaltan viyadük dünyanın en uzun köprüsü ünvanına sahip. En yüksek noktasında 343 metreye çıkan köprünün sütunlarının yüksekliği 270 metreyi buluyor. Bu uzunluğuyla Eyfel Kulesi’ni bile geride bırakan viyadükün yapımında bolca kullanılan çelik viyadükün transparan ve narin bir görünüme sahip olmasını sağlıyor. Sadece taşıt trafiğine açık olan viyadükün yapımında yüzlerce işçi görev aldı ve viyadük 3 senede tamamlanabildi. Empire State Building’den sadece 38 metre daha alçak olan viyadük 2004 yılından beri hizmette. Bu köprüden geçmek uçma hissine yakın bir duygu veriyor. Millau Viyadükü’nden geçmek aşağınızda uzanan vadiyi fotoğraflamak için en muhteşem fırsatsa da vadiye sis indiğinde bu pek mümkün olmuyor. Ancak bu sefer de mistik hatta hafif ürkütücü bir atmosfere tanık oluyorsunuz. Tıpkı bulutların üzerinde gidiyor gibi&#8230;</p>
<h3>2. Ponte di Rialto / Venedik</h3>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10865" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/gondola_rialto_g.jpg" alt="gondola_rialto_g" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/gondola_rialto_g.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/gondola_rialto_g-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Ponte di Rialto Venedik’teki Büyük Kanal üzerinde bulunan dört köprüden en eskisi ve şüphesiz en çok fotoğraflananı. 1255 yılında kereste kullanılarak inşa edilen Ponte di Rialto 1310’da çıkan bir ayaklanmada yandı ancak daha sonra yeniden inşa edildi. Ancak tekne gösterilerini izlemek isteyen çok sayıda Venediklinin aynı anda köprüye doluşması üzerine köprü ağırlığı taşıyamayarak yıkıldı. 1551’de Venedik’teki otoriteler köprünün yeniden yapılmasına dair teklifleri değerlendirmeye başladı. Ancak bu sefer köprünün taştan yapılması kesinleşti. Antonio da Ponte’nin tasarımını yaptığı ve 1591’de tamamlanan taş köprü tahta köprüyle aynı görünüme sahipti. Köprünün yapımındaki mühendislik son derece cesurdu, öyle ki mimar Vincenzo Scamozzi’nin de içinde bulunduğu bir grup mimar tarafından kesinlikle yerle bir olacak gözüyle bakılıyordu. Ancak köprü yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başardı ve Venedik’in mimarî ikonlarından biri haline geldi. Köprüdeki merkez sundurmanın her iki yanında yer alan üstü kapalı rampa bir dizi dükkana ev sahipliği yapıyor.</p>
<h3>3. Charles Köprüsü / Prag</h3>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10866" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/14_other-side-charles-bridge-prague.jpg" alt="14_other-side-charles-bridge-prague" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/14_other-side-charles-bridge-prague.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/14_other-side-charles-bridge-prague-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>İlk adı Taş Köprü olan Charles Köprüsü, Prag’ın eski şehir merkeziyle Malá Strana’yı birbirine bağlıyor. Adını Çek Kralı ve Kutsal Roma İmparatoru 4. Charles’dan alan ve inşaatına 1357’de başlanan köprü aslında Vltava üzerinde bulunan ilk köprü değildi. Judith Köprüsü 1342 yılında çöktükten sonra şimdiki adıyla Charles Köprüsü olan bu köprünün yapılmasına karar verildi. Köprünün her iki ucunda da yükselen kuleler Charles Köprüsü’nün simgelerinden. Ancak bu kulelerden sadece Malá Strana’dakine çıkılabiliyor. Buradan şehrin görüntüsünün muhteşem olduğunu söylemeye gerek yok. Köprünün her iki yanına yerleştirilmiş 30 heykelin çoğu orijinallerinin birer kopyası. Aziz John Nepomuk heykeli bunlardan en ünlüsü. Turistlerin bu heykeli ellediğini görürseniz şaşırmayın zira heykele dokunmanın uğur getirdiğine inanılıyor. Köprüyü ziyaret etmek için en uygun zaman ise kesinlikle gün batımı. Bu vakitte Prag Kalesi gökyüzüne ve nehre muhteşem gölgeler düşürüyor.</p>
<h3>4. Tower Bridge / Londra</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10867" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Tower-Bridge1.jpg" alt="Tower Bridge" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Tower-Bridge1.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Tower-Bridge1-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Londra Kulesi’ne yakınlığı sebebiyle Kule Köprüsü ismini alan Tower Bridge, Thames Nehri üzerinde uzanıyor. Bir baskül ve asma köprü birleşimi olan Tower Bridge, Londra’nın en önemli sembollerinden. Yapımı 1886’da başlayan ve 8 yıl süren köprünün baskül kısmı iki kule arasında 61 metre, asma köprü kısmı ise her biri 82 metre uzunlukta. İki kule arasında, aşağıda bir araba yolu, yukarıda ise iki yürüyüş yolu bulunuyor. Kulelerin her biri 43 metre yüksekliğinde. Horace Jonesve Wolfe Barry tarafından tasarlanan köprü çoğunlukla, nehrin yukarı kısmında Tower birdge’den sonra gelen ilk köprü olan Londra Köprüsü ile karıştırılıyor. Köprünün bir de deniz trafiğine geçiş veren kanatları var. Mal taşımacılığının havadan değil de denizden yapıldığı zamanlarda son derece işlek olan Thames Nehri’ndeki deniz trafiğini aksatmamak için kanatlar günde yaklaşık 50 kez açılıp kapanırdı. Önceleri hidrolik sistemle işleyen kanatlar bugün elektrikli sistemle açılıp kapanıyor.</p>
<h3>5. Széchenyi Lánchíd (Zincir Köprü) / Budapeşte</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10868" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Széchenyi-Lánchíd.jpg" alt="Széchenyi Lánchíd" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Széchenyi-Lánchíd.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Széchenyi-Lánchíd-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Adını, varoluş sebebi Kont Széchenyi’den alan köprü Macaristan başkentinin Tuna Nehri tarafından ayrılan Buda ve Peşt yakalarını bir araya getiren ilk bağlantı. 375 metre uzunluğundaki köprü 1849’da açıldı. 1839 yılında William Tierney Clark tarafından tasarlanan köprü, yapıldığı zaman bir dünya harikası olarak nitelendirilmiş ve ülkenin ekonomisinde ve sosyal hayatında önemli rol oynamıştı. 8 sene sonra köprüyü yapan mühendis Adam Clark (köprünün tasarımcısıyla akrabalığı bulunmuyor) tarafından Kale Tepesi altından bir tünel kazıldı. Bu sayede köprü Buda Tepesi’yle birleştirildi. Köprüyle, altından kazılmış olan tünel tamamen aynı uzunluğa sahip. Köprünün mesnetlerinde bulunan aslan heykelleri ise 1852 yılında eklendi. 1945 kuşatması sırasında Almanlar birçok avrupa şehrinde yaptıkları gibi burada da köprüyü yerle bir etti. Birkaç sene sonra köprü orijinal biçimine uygun olarak yeniden inşa edildi. Köprü önemli politik olaylara da sahne oldu. 1989’da özgürlük ve bağımsızlık isteyen Macarlar’ın protesto gösterilerine sahne olan köprü Macar özgürlüğünün de simgesi oldu. 2001 yılında Macar gösteri pilotu Péter Besenyei köprünün altından baş aşağı uçmuştu; bu hareket bugün Red Bull Hava Yarışları’nda standart haline gelmiş durumda. Köprüyle ilgili ilginç bir anekdot: Köprüyü süsleyen aslan heykellerinin dilsiz yapıldığı, bu yüzden de alay konusu olan heykeltıraşın kendisini köprüden Tuna Nehri’ne attığı rivayet edilir. Köprüyü ziyaret şansı bulursanız aslanların dili olduğunu yalnız biraz kısa kaldıkları için görünmediklerini fark edeceksiniz.</p>
<h3>6. Ponte Vecchio / Floransa</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10869" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/ponte-vecchio-view-hotel-degli-orafi-b.jpg" alt="ponte-vecchio-view-hotel-degli-orafi-b" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/ponte-vecchio-view-hotel-degli-orafi-b.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/ponte-vecchio-view-hotel-degli-orafi-b-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Floransa’da Arno Nehri üzerine inşa edilmiş Ponte Vecchio, Eski Köprü anlamına geliyor.  Köprü, uzunlğu boyunca sıralanmış dükkanlarıyla meşhur. Bu, ortaçağda İtalya’da ve birçok Avrupa ülkesinde sıklıkla rastlanan bir düzendi. Önceleri kasaplar tarafından işgal edilmiş dükkanlarda bugün hediyelik eşyalar, mücevherler ve sanat eserleri satılıyor. Köprüden İtalyan kaynaklarında ilk defa 996 yılında bahsedilmiş. Yani Ponte Vecchio adının hakkını verecek kadar yaşlı. Ancak bir sel sırasında köprü yıkılıyor ve yeniden taştan yapılıyor ancak bir sel daha geliyor ve köprüyü söküp götürüyor. 1333’e kadar defalarca yapılıp yıkılan, en sonunda 1354’te inşa edildiğinden beri ayakta olan Ponte Vecchio, İkinci Dünya Savaşı biterken geri çekilen Almanlar tarafından yıkılmadan bırakılan tek köprü. Ponte Vecchio’ya dair ilginç bir anekdot: İtalyanca’da iflas anlamına gelen ‘Bancarotta’ sözcüğü Ponte Vecchio’da doğmuş. Burada satış yapan her tüccarın bir tahta masası (banca) bulunurmuş, bu masaların üzerine dizdikleri ürünleri satmaya çalışan tüccarlar borçlarını ödeyemediklerinde askerler tarafından kırılırmış (rotta). Bir masası kalmayan tüccar da artık satış yapamaz ve iflas etmiş olurmuş.</p>
<h3>7. Pont Neuf / Paris</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10870" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Pont-Neuf.jpg" alt="Bridge, River Seine, Paris, France" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Pont-Neuf.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Pont-Neuf-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>İsmi her ne kadar Yeni Köprü anlamına gelse de, Pont Neuf Seine Nehri üzerinde halâ ayakta duran en eski köprü. Île de la Cité’yi yani Paris’in ortaçağdaki şehir merkezini nehrin hem sağ (Rive Droite) hem de sol kıyısına (Rive Gauche) bağlıyor. II. Henry, 1550’lerden itibaren Notre-Dame Köprüsü’nün yükünü kaldırması için Seine Nehri üzerine başka bir köprü inşa edilmesi gündeme getirmişti. Ancak köprünün maliyeti çok tutacağından inşaata ancak 1578’de başlanabildi. Bu Paris’te üzerinde ev taşımayan ilk köprüydü ve uzunca bir süre Paris’teki en geniş köprü olarak kaldı. Köprü, nehir üzerindeki benzerlerinden farklı olarak üzerinde ev bulundurmuyordu zira IV. Henry üzerinde evler olduğu takdirde Louvre’un görünüşünün kapanacağına karar vermişti. Krallığı dönemince Louvre’u genişleten ve daha da ihtişamlı hale getiren kral için bu kaçınılmaz bir önlemdi. Çevresindeki diğer köprülerden ayrılacak şekilde Yeni Köprü ismi verilen Pont Neuf’ün inşaatı III: Henry tarafından onaylandı ancak 1588’de din savaşları nedeniyle köprünün yapımına ara verildi. 1599’da inşaatına yeniden başlanan Pont Neuf, 1607’de kullanıma açıldı. Roma dönemi mimarisine bağlı kalınarak yapılan bol kemerli köprü yaya geçişine olanak veren kaldırımlarıyla da atlara ve çamura karşı korunaklı oluşuyla şehirde bir ilkti. Köprünün 1994’te başlayan renovasyonu 2007’de, açılışının 400. yılında tamamlandı.</p>
<h3>8. Stari Most (Mostar Köprüsü) / Bosna Hersek</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10871" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Mostar_Bridge.jpg" alt="Mostar_Bridge" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Mostar_Bridge.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Mostar_Bridge-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Neretva Nehri üzerinde uzanan ve sadece yürüyüşe açık Mostar Köprüsü, orijinal adıyla Stari Most, eski köprü anlamına geliyor. Mostar şehrinin iki yakasını bir araya getiren köprü 1993’teki savaşta yıkıldı ancak 2004 yılında yeniden yapıldı. 30 metrelik köprü iki ucundan da birer kuleyle (kuzeydoğuda Helebija ve güneybatıda Tara) korunuyor. Yapılması 1557’de Kanuni Sultan Süleyman tarafından emredilen köprü 9 senede tamamlandı. Bu tarihten önce nehri geçmek için pek de sağlam olmayan tahta bir asma köprü kullanılıyordu. Köprünün yapılmasıyla birlikte civardaki ticaret canlandı. 427 yıl yıkılmadan ayakta kalan köprünün yıkılması emri 9 Kasım 1993’te Hırvat Savunma Konseyi lideri Slobodan Praljak tarafından verildi. Praljak diğer savaş suçlarıyla birlikte bu tarihî köprüyü yıkma emri verdiği için de halen Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi tarafından yargılanıyor. Köprünün kemeri yöreye ait bir taş olan ‘tenelija’dan yapılmış.</p>
<p>Yaklaşık 30 metre uzunluğundaki köprünün 20 metre yüksekliğinde olması ve buna rağmen tek bir kemerle ayakta surması döneme göre ileri bir teknoloji ve zeka ürünüydü. Ancak daha önce benzeri görülmemiş bu ölçüde bir köprünün ayakta kalamaması halinde ölümle cezalandırılacağını bilen Mimar Hayrettin (Mimar Sinan’ın öğrencisi), bir rivayete göre, inşaatın bittiği gün cenazesine gider gibi hazırlanmış. Ancak köprü yıkılmamış ve Mimar Hayreddin’in tasarımı ve köprünün kusursuz inşaatı, destekler kaldırılacağı vakit köprünün yıkılacağını düşünen sultanı haksız çıkarmış. Köprü bugün dalış ve atlama platformu olarak da kullanılıyor. UNESCO ve Mostar şehrinin iş birliğiyle yeniden yapılan köprünün inaşaatında, bombalanıp suya gömülen kireçtaşları mümkün mertebe çıkartıldı ve inşaatta yeniden kullanıldı. Yeni köprünün açılışını ise Prens Charles yaptı.</p>
<h3>9. Chapel Bridge / Luzern</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10872" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Chapel-Bridge.jpg" alt="Chapel Bridge" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Chapel-Bridge.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Chapel-Bridge-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>İsviçre’nin Luzern kentinde bulunan Kapellbrücke Avrupa’nın en eski tahta köprüsü. Reuss Nehri üzerinde uzanan köprü 1333 yılında inşa edildi. Amacı şehri saldırılardan korumak olan köprünün büyük kısmı, içindeki 17. yüzyıldan kalan ve şehrin tarihini anlatan resimlerle birlikte 1993 yangınında hasar gördü, ancak aradan çok geçmeden yeniden yapıldı. Köprünün hemen yanında bulunan kırmızı tuğlayla örülmüş 43 metre yüksekliğindeki sekizgen biçimli su kulesi uzun yıllar boyunca işkence odası, zindan, hazine odası ve gözlem kulesi olarak kullanıldı. 204 metre uzunluğundaki köprü şehrin turistik mekanları başında geliyor.</p>
<h3>10. Magdeburg Water Bridge / Magdeburg</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10873" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Magdeburg-Water-Bridge.jpg" alt="Magdeburg Water Bridge" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Magdeburg-Water-Bridge.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Magdeburg-Water-Bridge-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Sadece Avrupa’nın değil tüm dünyanın en ilginç ve en güzel köprülerinden… Bir mühendislik ve tasarım harikası olarak adlandırılan bu akuadük, Elbe Nehri’ni Almanya’nın iki önemli kanalına, Elbe-Havel ve Mittelland’a, bağlıyor. İki kanal Magdeburg yakınlarında, nehrin karşılıklı kıyılarında bir araya geliyor ve Almanya’nın sanayi bölgesi  Ruhr Vadisi’ne ulaşıyor. Dev bir banyo küveti görünümündeki köprü bir kilometre uzunluğunda. Mühendisler bu iki su yolunu birbirine bağlamayı 1919’dan beri hayal ediyordu, köprünün yapımına 1930’larda başlandı ancak İkinci Dünya Savaşı ve mali kriz nedeniyle köprünün yapımı durduruldu. Soğuk Savaş döneminde, ülkenin iki parçaya ayrılmasıyla köprü yapımı tamamen rafa kaldırıldı. 1990’da ülkenin tekrar birleşmesiyle köprü projesi yeniden gündeme geldi. Yapım çalışmaları 1997’de başladı ve 500 milyon €’luk maliyetle 6 yılda tamamlandı. Berlin’in iç liman ağını Ren Nehri’ne bağlayan akuadükün yapımında 24 bin ton çelik ve 68 metreküp beton kullanıldı. Köprü ziyaretçilerin dolaşımına açık ve üzerinde bir otopark, bisiklet ve yürüyüş yolu ve köprüyle ilgili detaylı bilginin bulunduğu panolar yer alıyor.</p>
<h3>11. Ponte dei Sospiri / Venedik</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10874" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Ponte-dei-Sospiri.jpg" alt="Ponte dei Sospiri" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Ponte-dei-Sospiri.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Ponte-dei-Sospiri-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>İç Çekme Köprüsü anlamına gelen Ponte dei Sospiri ilk bakışta son derece güzel, hikayesini öğrendiğinizde ise son derece hüzünlü bir köprü. Venedik’teki Dükler Sarayı’nı hapishaneye bağlayan köprü Rio di Palazzo üzerinde uzanıyor. Antonio Contin tarafından tasarlanan her yeri kapalı bu köprü tamamen kireçtaşından 1600-1603 yılları arasında inşa edildi. Köprüye bugünkü adı da 19. yüzyılda ünlü yazar Lord byron tarafından verildi. Rivayete göre müebbet hapse mahkum edilenler hücrelerine götürülmek üzere bu köprüden geçirildiklerinde Venedik’i son kez gördükleri için durup iç çekerlermiş. Ancak bu bilginin gerçeğe dayanmadığı, köprünün inşa edildiği yıllarda engizisyonun çoktan geçmişte kaldığı biliniyor. Bir efsaneye göre, gün batımında bu köprünün altında öpüşen aşıklar sonsuz aşkla ödüllendirilirmiş. Fransız şarkıcı Charles Aznavour ‘Que C’est Triste Venise / Ne Hüzünlüdür Venedik’ isimli parçasında bu köprüden bahseder. Ponte dei Sospiri, Pensilvanya’daki Allegenhy Eyalet Mahkemesi ile Pittsburgh eyalet hapishanesi arasındaki köprüye model teşkil etmiş.</p>
<h3>12. Erasmusbrug / Rotterdam</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10875" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Erasmusbrug.jpg" alt="Erasmusbrug" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Erasmusbrug.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Erasmusbrug-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Nieuwe Maas Nehri üzerinde bulunan bu modern Hollanda köprüsü, kentin kuzey ve güney kısımlarını birbirine bağlıyor. Tek direkli oluşu sebebiyle kentlilerin ‘kuğu’ adı verdiği köprünün yapımı 1996’da sona erdi. 808 metre uzunluğundaki Erasmusbrug’un güney ucunda, gemilerin geçişine olanak vermek için yapılmış bir baskül köprü bulunuyor. Son derece estetik görünümlü köprünün, hizmete açıldıktan hemen sonra kuvvetli rüzgarda sallanabileceği anlaşıldı, ardından köprü rüzgar kırıcılarla desteklendi. 2005 yılında, dünyaca ünlü DJ, Tiesto köprüde havaifişekler ve ışık gösterileri eşliğinde sahne aldı.</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/avrupanin-en-guzel-12-koprusu/">Avrupa’nın En Güzel 12 Köprüsü</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.uzakrota.com/avrupanin-en-guzel-12-koprusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Londra&#8217;da Gezilecek Yerler</title>
		<link>https://www.uzakrota.com/londrada-gezilecek-yerler/</link>
					<comments>https://www.uzakrota.com/londrada-gezilecek-yerler/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gokhan ERDOGAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2015 07:23:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Seyahat Önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkeler Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[londra gezi rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[Londra Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[londra gezilecek yerler blog]]></category>
		<category><![CDATA[londra gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Londra Görülecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[londra hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[londra haritası]]></category>
		<category><![CDATA[londra köprüsü]]></category>
		<category><![CDATA[londra resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Londra'da Gezilecek Yerler]]></category>
		<category><![CDATA[Madam Tussaud’s Müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Notting Hill Karnavalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.uzakrota.com/?p=5772</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki bin yıllık tarihini kentin her köşesinde hissedeceğiniz, dünyanın en önemli sanat eserlerine ev sahipliği yapan bir kültür kentidir Londra. Gecesi ve gündüzüyle capcanlı, pek çok milletin bir arada yaşadığı bu kozmopolit şehirde; ilgi alanınız ne olursa olsun size hitap eden bir şeyler mutlaka vardır. Eğer Londra’yı ilk defa ziyaret ediyorsanız başlangıçta her yeri gezebilmenizin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.uzakrota.com/londrada-gezilecek-yerler/">Londra’da Gezilecek Yerler</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İki bin yıllık tarihini kentin her köşesinde hissedeceğiniz, dünyanın en önemli sanat eserlerine ev sahipliği yapan bir kültür kentidir Londra.</p>
<p>Gecesi ve gündüzüyle capcanlı, pek çok milletin bir arada yaşadığı bu kozmopolit şehirde; ilgi alanınız ne olursa olsun size hitap eden bir şeyler mutlaka vardır.</p>
<p>Eğer Londra’yı ilk defa ziyaret ediyorsanız başlangıçta her yeri gezebilmenizin imkânsız olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak şunu unutmayın; müzeleri, yemyeşil parkları ve hareketli alışveriş merkezleriyle sizi etkileyecek tam bir festival şehridir Londra.</p>
<p>Metre ve gram gibi metrik ölçüleri kullanmayan, araç direksiyonlarının sağda olduğu, Avrupa’nın başkenti tabir edilen bu hareketli ve ilginç şehrin sokaklarında, yaşamın keyfini başka türlü çıkaracağınızdan emin olun.</p>
<h2><strong>Şehir merkezi</strong></h2>
<h2><strong>Buckingham Sarayı</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10939" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Buckingham_Palace.jpg" alt="Buckingham_Palace" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Buckingham_Palace.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/Buckingham_Palace-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>1702 senesinde Buckingham Dükü’nün Londra’daki malikânesi olması için inşa edilmiştir. Londra’ya adeta mührünü vuran ünlü mimar John Nash, IV. George için 1820-1830 seneleri arasında malikâneyi saraya dönüştürmüştür. Ancak hem IV. George’un hem de erkek kardeşi IV. William’ın, çalışmalar tamamlanmadan ölmeleri üzerine sarayda ilk olarak kraliçe Victoria ikâmet etmiştir.</p>
<p>Günümüzde Kraliçe’nin evi ve ofisi olarak kullanılan Buckingham Sarayı, 1993 senesinde ilk defa halkın ziyaretine açılmıştır. Konuk devlet başkanları için verilen ziyafetler ve bazı devlet törenlerinin de düzenlendiği sarayda Kraliçe’nin paha biçilmez resim koleksiyonu da yer almaktadır. 775 odası bulunan sarayın, kraliçeye ait olan özel odalar dışında kraliyet vaftizlerinin gerçekleştirildiği Müzik Odası ve nişan törenlerinin gerçekleştirildiği Balo Salonu, en dikkat çeken yerleridir.</p>
<p>Ziyaretiniz esnasında Kraliçe’nin sarayda olup olmadığını merak ediyorsanız, başınızı biraz yukarı kaldırıp Kraliyet Sancağına bakmanızı tavsiye ederiz. Zira Kraliçe sarayda ise bayrak gökyüzünde dalgalanmaktadır.</p>
<p>Sarayın en ilgi çekiçi tarafı, şüphesiz Muhafız Değişim Törenidir. Yaz aylarında her gün saat 11:30’da renkli bir törenle nöbet değiştiren askerleri izlemek için bir saat önceden orada olmanızı tavsiye ederiz.</p>
<p>Eğer albümünüzde bir saray muhafızıyla çekilmiş resminiz olsun isterseniz bunun için görevli muhafızlar olduğunu bilmeniz iyi olacaktır; sarayın avlusunu geçince köşeden sola dönün ve görevi sizinle resim çektirmek olan muhafızın yanında yerinizi alın.</p>
<h2><strong>Parlamento Binası</strong></h2>
<p>1512’den beri Parlamento Binaları’nın Lordlar ve Avam Kamarası kanatlarına ev sahipliği yapmaktadır. Avam Kamarası, Parlamento’daki partilerin seçimle gelen üyelerinden oluşur. En fazla üyeye sahip olan parti, hükümet; parti başkanı da Başbakan olur. Lordlar Kamarası’nda ise Kraliçe, resmi Parlamento Açılışı’nda bu salondaki tahttan hükümet planlarını içeren bir konuşma yapar. Parlamento Binası’nın en dikkat çekici bölümü, 1097 senesinden günümüze kadar kalan tek bölüm olan Westminster Sarayı’dır. Sarayın tavanındaki oyma ahşaptan yapılan tavanı 14. yüzyıldan kalmıştır.</p>
<p>Parlamento Binası’nı ziyarete gelen turistler, sadece yaz aylarında binayı gezebilmektedirler. Ancak eğer İngiliz vatandaşı iseniz Avam Kamarası’ndaki yasa önerilerini dahi izleme olanağınız bulunuyor.</p>
<h2><strong>Big Ben</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10933" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/31_07_15_web.jpg" alt="Bigben" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/31_07_15_web.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/31_07_15_web-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Parlamento Binası’nın önünde 106 metre yüksekliğinde kulenin tepesindeki dört cepheli dünyaca ünlü saat; Big Ben olarak bilinse de aslında Big Ben, saat başı sesi duyulan 14 tonluk çanın adıdır.</p>
<p>1859 Mayıs’ındaki ilk kuruluşundan bu yana hiç aksatmadan doğru zamanı gösteren saat, İngiltere’nin dünya çapında simgesi hâline gelmiştir.</p>
<p>İngiltere halkı arasında yapılan araştırmaya göre İngilizler Big Ben’i<strong> İngilterenin en önemli simgesi</strong> olarak görmektedirler. Bu saat kulesi Westmnister tube istasyonundan çıktığınız anda tam karşınızda durmaktadır. Thames ırmağının hemen kenarında bulunan Big Ben, Westminister sarayının hemen yanında bulunmaktadır. Burayı görmeden dönen birisi Londra ya gitmiş sayılmaz.</p>
<h2><strong>Londra Kulesi – Tower of London</strong></h2>
<p>Dokuz yüz yıllık geçmişi ile Thames Nehri kenarında bulunan Londra Kulesi, şehrin en eski ve korku salan yapılarından biridir.</p>
<p>Tarihi boyunca Kraliyet Ailesi’nin mücevherlerinin saklandığı bu kule, hapishane ve cephanelik olarak da kullanılmıştır. Monarşiye karşı gelen kişiler buraya kapatılır ve tutuklular burada idam edilirdi.</p>
<p>Londra Kulesi’yle özdeşleşen bir efsaneye göre; buraya gelen büyük siyah kuzgunlar, Kule’yi terk ettikleri takdirde krallığın yıkılacağına dair bir inanış vardır. Aslında, kuzgunların tek kanatları bedenlerine tutturulmuş ve böylece uçmaları imkânsız kılınmıştır. Burada ölen kuzgunların anısını yaşatmak için dikilen anıt, oldukça ilgi çekicidir.</p>
<h2><strong>Kule Köprüsü – Tower Bridge</strong></h2>
<p>Muhteşem bir şehir manzarası sunan ve Londra’ya kadar gidip “görmeden dönme” listenize ekleyeceğiniz başka bir yer de Kule Köprüsü’dür.</p>
<p>1894 senesinde inşa edilen Kule Köprüsü, aynı zamanda Victoria Dönemi’nin süslü bir örneğidir.</p>
<p>Sivri tepeli kuleleri birbirine bağlayan platform, büyük gemilerin geçişi için yolun kaldırılmasını sağlayan mekanizmayı destekler. Bu yönü ile İstanbul’daki Galata Köprüsü’ne benzeyen köprünün mekanizması, 1976 senesine kadar buharla çalışmaktaydı. Günümüzde ise mekanizma elektrikle işlemeye başlamıştır.</p>
<p>Köprünün üzerinden muhteşem şehir manzarasını izlerken köprünün tarihini anlatan fotoğraf sergisini de görebilirsiniz. Köprüye ilişkin daha fazla bilgi almak isteyenler için ise “Kule Köprüsü Deneyimi” adlı interaktif bir gösteri yapılmaktadır. Gösteride köprünün tarihi canlandırılmakta ve köprünün kaldırılmasını sağlayan buharlı motora yakından bakılabilmektedir.</p>
<h2><strong>Westminster Abbey</strong></h2>
<p>Kraliyet ailesi üyelerinin mezarlarının bulunduğu ve taç giyme törenleri gibi önemli tarihi olayların gerçekleştirildiği bir kilise olan Westminster Manastır Kilisesi, ortaçağ mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.</p>
<p>Hem ulusal bir kilise hem de ulusal bir müze olmasının yanı sıra dünyanın en etkileyici mezar ve anıtlarına sahiptir. Taç giyme töreninde kullanılan taht ve İngiliz krallarının mezarlarının bulunduğu St. Edward Şapeli en çok ziyaret edilen bölümlerinden biridir.</p>
<p><strong>Westmnister Abbey</strong> İngiltere nin en meşhur kilisesidir. Bir çok bilim adamının mezarları da bu kilisenin içinde yer almaktadır. Bu bilim adamlarından en bilinenleri Isaac Newton ve Charles Darwin dir. İngiltere kraliyet ailesinden <strong>Prens William ile Kate Middleton&#8217;</strong>un düğünleri burada yapılmıştır.</p>
<h2><strong>St. Paul Katedrali</strong></h2>
<p>Ortaçağdan kalma St. Paul Katedrali, 1666 senesindeki Büyük Yangın’dan sonra harabeye dönüşmüştür. Kilisenin tekrar inşa edilmesi için o zamanın ünlü mimarı Wren’e başvuran yetkililer, tutucu Başrahip’in direnişi nedeniyle ilk planı uygulatamamışlardır. Günümüzdeki St. Paul Katedrali’nin ihtişamı, 1675’te daha ılımlı hâle getirilen ikinci modeldir.</p>
<p>Katedrali ziyaret ettiğinizde dikkatinizi çekecek en önemli unsur, mekânın harika bir düzene sahip olmasıdır. Koro mahallînin planını, ortaçağ katedrallerindeki gibi bir haç oluşturur.</p>
<p>110 metre yüksekliği ile Roma’daki St. Peter kilisesinden sonra dünyanın ikinci büyük kubbesine sahip olan katedralin kubbesindeki kule feneri 850 ton ağırlığındadır.</p>
<p>Katedralin güney koridorundan ilerlediğinizde 259 basamak tırmanarak “Fısıltı Galerisi”nin muhteşem akustiğini dinleyebilirsiniz. Buradaki en küçük fısıltı bile kubbe içerisinde yankılanır.</p>
<p>Döneminin en iyi ustalarının yardımı ile büyük törenlere uygun bir ortam hazırlayan ihtişamlı iç mekânda; Winston Churchill’in cenaze töreni ve Prens Charles ile Lady Diana’nın düğünleri yapılmıştır.</p>
<h2><strong>British Museum</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10934" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/british_museum_london.jpg" alt="british_museum_london" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/british_museum_london.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/british_museum_london-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Kuruluşu 1753 senesine dayanan İngiltere Müzesi, dünyanın en eski müzelerinden biridir. Zengin el işi sanat eserleri koleksiyonunu Sir Hans Sloane başlatmıştır. Yıllar içinde satın alınan ve hediye edilen eserlerle büyüyen müze, dünyanın her köşesinden gelen parçalarla doludur.</p>
<p>4 km uzunluğundaki 94 galeride, iki milyon yıllık dünya ve medeniyet tarihi sergilenmektedir.</p>
<p>Tarih öncesi ve Roma Britanyası’ndan kalma bronz miğfer, Ortaçağ’da Angola-Sakson Kralı’yla gömülen büyüleyici hazineden kalma, altın ve lâl taşından oluşan mücevher, Eski Mısır heykelleri, Çin koleksiyonları ve özellikle porselenler, İslam sanatı eserleri ve Budist tapınağı rölyefleri en dikkat çeken parçalardır.</p>
<h2><strong>Madam Tussaud’s Müzesi ve Gökevi</strong></h2>
<p>Dünyanın başka neresinde Lenin, Shakespeare ve Atatürk böyle yan yana bulunabilirdi ki? Eğer Madam Tussaud’s Müzesi’nde iseniz; politikacılardan sinema ve televizyon oyuncularına, sporculardan dünya liderlerine kadar önemli isimlerin balmumu heykellerini bir arada görmeniz mümkün.</p>
<p>Madam Tussaud’s heykel yapma kariyerine, Fransız Devrimi’nin tanınmış kurbanlarının masklarını yaparak başlamıştır ve ilk sergisini 1835’te açmıştır.</p>
<p>Madam Tussauds’un en tanınmış bölümü, “Dehşet Salonu”dur. Karın deşen Jack ve birer katil olan Dr. Crippen ile Ethelle Neve’i Victoria Dönemi’nin karanlık bir sokağında gösteren ürpertici bir bölümdür.</p>
<p>“Londra’nun Ruhu” isimli sergide ise ziyaretçiler stilize edilmiş bir Londra taksisiyle 1666’daki Büyük Yangın’a yolculuk ederler.</p>
<p>Müzenin hemen yanında ise Gökevi bulunmaktadır. Burada göz alıcı bir yıldız gösterisiyle, güneş sisteminin ve gezegenlerin gizemi keşfedilir.</p>
<h2><strong>National Gallery</strong></h2>
<p>Sürekli sergilenen 2200’den fazla tablosu ile Londra’nın en önemli müzesidir. 1824’te Kral IV. George; hükümeti, 38 parçalık bir koleksiyonu almaya ikna etmiş ve bu da ulusal koleksiyonun başlangıcı olmuştur. Yıllar geçtikçe zengin yardımseverlerden gelen bağışlarla koleksiyon genişlemiştir.</p>
<p>Erken Italyan Rönesansı ve 17. yüzyıl İspanyol tabloları ile ön plana çıkan Ulusal Galeri’de Leonardo Da Vinci’nin “Kara kalem” ve Piero della Francesca’nın “Hz. İsa’nın Vaftizi” tabloları oldukça dikkat çekmektedir.</p>
<p>13. yüzyıldan günümüze kadar tabloların sergilendiği müzede tabloların kronolojik sıra ile sergileniyor olması, ziyaretiniz açısından oldukça kolaylık sağlayacaktır.</p>
<h2><strong>Covent Garden</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10935" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/covent-garden.jpg" alt="Covent Garden Christmas Decorations go up before the end of October, Covent Garden, London" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/covent-garden.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/covent-garden-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><strong>Londra gezilecek yerler</strong> arasında mutlaka uğranılması gereken bir diğer yer Covent Garden’dır. Covent Garden’a , Leicester Square’den 10 dakikalık bir yürüyüş sonucunda yada metroya binerek Covent Garden istasyonunda inerek ulaşabilrsiniz. Covent Garden, da metro istasyonundan çıktığınız anda karşınızda çeşitli kılıklara girmiş olan göstericiler göreceksiniz. Burada dakikalarca hiç hareket etmeyen sadece önüne koymuş olduğu <strong>şapkaya para atınca</strong>hareket eden ve yine para atınca kendileriyle fotoğraf çekilmesine izin veren 3-4 tane göstericiyi izleyen bir kalabalık vardır.</p>
<p><strong>Covent Garden</strong> çok eğlenceli bir yerdir.Kemanıyla gelenden, bisikletiyle gelene,<strong> Charlie Chaplin kılığı</strong>na girmiş birisinden, akrobasi gösterileri yapanlara kadar Covent Garden’ın her köşesinde ayrı bir etkinlik mevcuttur. Bu gösterilerden birkaçına takılınca Covent Garden da vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Alışveriş ve yeme içme mekanları da oldukça fazladır. Her yerde elinde fotoğraf makinesiyle fotoğraf çeken turistler vardır. Londra’da gezilecek yerler arasında ilk sıralarda yer alan <strong>Covent Garden da alışveriş</strong> bir pahalıdır. Burada ki dükkanlar, mağazalar genel olarak turistlere hitap ettiği için fiyatlar Londranın diğer yerlerine göre daha pahalıdır. <strong>Covent Garden</strong>’a uğramadan Londra gezinizi bitirmeyin.</p>
<h2><strong>Trafalgar Meydanı</strong></h2>
<p>Günün her saatinde, hava nasıl olursa olsun, hep cıvıl cıvıl, Londra’nın ikonu sayılabilecek, turistlerin en gözde yerlerinden biridir Trafalgar Meydanı.</p>
<p>Meydandaki 50 m yüksekliğindeki sütun, 1805’de Napolyon’la İngilizler arasındaki Trafalgar Savaşı’nda ölen İngiliz denizci Amiral Lord Nelson adına 1843 senesinde yaptırılmıştır. Sonraki yıllarda nöbetçi olarak sütunun etrafına 4 aslan heykeli yerleştirilmiştir.</p>
<p>Büyük mitingler ve yılbaşı eğlenceleri için de oldukça popüler olan meydana giderken, güvercinleri besleyebileceğiniz yiyecek bir şeyler getirmeyi unutmayın.</p>
<h2><strong>Soho Meydanı</strong></h2>
<p>Popüler mekânlardan biri olan Soho Meydanı’nda dikkatinizi çekecek ilk şey burada bulunan gençlerin görüntüsü olacaktır. Soho’da kendinizi 1960’lar Londra’sındaki hippi’lerin arasına gelmiş gibi hissetmemeniz kaçınılmaz. Soho’nun ana caddesi olan Old Compton Caddesi’nde bulunan mağaza ve restoranlar burada yaşayan pek çok ünlü ressam ve yazarın da uğrak yeri olmuştur. Soho’da birçok başarılı müzikale ev sahipliği yapan Palace Theatre’da mutaka bir performans izlemenizi tavsiye ederiz.</p>
<h2><strong>Notting Hill</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10936" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/shopping-tiendas-notting-hill.jpg" alt="shopping-tiendas-notting-hill" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/shopping-tiendas-notting-hill.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/shopping-tiendas-notting-hill-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Londra’nın batısında, Avrupa’nın en büyük sokak karnavalının düzenlendiği bu bölge 19. yüzyıla kadar çiftlik arazileriyle kaplıydı. 1950’li yıllarda Karayipliler’in bölgeye yerleşmesiyle göçmenlerin merkezi haline gelen Notting Hill, günümüzde Rio’dan sonra dünyanın ikinci büyük karnavalına ev sahipliği yapmaktadır.</p>
<p>Ağustos ayının son haftasında düzenlenen <strong>Notting Hill karnavalı</strong> ile kostümlü sokak gösterilerine ev sahipliği yapan Notting Hill’de bulunan Portobello Çarşısı turistlerin gözde yeridir. Envai çeşit antika, mücevher ve hediyelik eşyayı burada bulabilirsiniz.</p>
<p>Alışveriş yapmayacaksanız bile kafe ve restoranlarında yorgunluğunuzu atarak, renkli kalabalığın arasında Londra’da olmanın tadını çıkarın.</p>
<p>Bir hatırlatma: 1999 senesinde başrollerini Julia Robert’s ve Hugh Grant’in paylaştığı <strong>Notting Hill</strong> filmi burada çekilmiş ve bölgeye olan ilgiyi oldukça artırmıştır.</p>
<h2><strong>Hyde Park</strong></h2>
<p>Dünyaca meşhur Londranın ortasında bulunan enfes bir parktır. Bir ucundan diğer ucunun gözükmediği içinde sincapların dolaştığı, piknik yapanların, güneşlenenlerin, atlayanların, zıplayanların, hoplayanların bulunduğu devasa büyüklükte bir yeşil alandır. <strong>New York taki Central Park</strong> ile yarışır bir şöhrete sahiptir. Yaz aylarında dünyanın en meşhur şarkıcıları burada konserler verirler. Festivaller düzenlenir. Park işte görsemde olur görmesemde demeyin.<strong> Londrada görülmesi gereken</strong> yerlerin başındadır.Buraya gitmek içinde yine tube la <strong>Hyde Park</strong> istasyonuna gitmeniz yeterli olacaktır. Yazdığım bütün bu yerlerin arası tube ile sadece 3-5 durak mesafededir. Hepsi birbirlerine çok yakındır. Londra da Hyde Park dışında<strong> St James Park </strong>ve<strong> Regent’s Park</strong> adında parklarda bulunmaktadır. Buralar da şehir merkezinde diyebileceğimiz yerlerdedir.</p>
<h2><strong>Thames Nehri</strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-10937" src="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/thames_nehri.jpg" alt="thames_nehri" width="600" height="400" srcset="https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/thames_nehri.jpg 600w, https://www.uzakrota.com/wp-content/uploads/thames_nehri-300x200.jpg 300w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p>Londra’yı görmenin en ilginç yollarından biridir tekne üzerinde Thames Nehri’ni gezmek. Süreleri 30 dakikadan 4 saate kadar değişen tekne turları ile Parlamento Binaları’ndan Westminster Sarayı’na kadar şehrin pek çok önemli turistik yerlerinden geçerek muhteşem bir şehir manzarası izleyebilirsiniz.</p>
<p>Westminster İskelesi’nden, Kule Köprüsü’nden veya nehrin güney kıyısında yer alan Waterloo’da bulunan tur firmaları ile bu muhteşem seyre başlayabilirsiniz.</p>The post <a href="https://www.uzakrota.com/londrada-gezilecek-yerler/">Londra’da Gezilecek Yerler</a> first appeared on <a href="https://www.uzakrota.com">Uzakrota</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.uzakrota.com/londrada-gezilecek-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
