Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Yurtdışı Eğitime Gidecek Öğrenciler için Karar Aşaması

           Akademik kariyerine yurtdışında üniversite okuyarak devam etmek isteyen öğrenciler için üniversitelere başvuru ve kabul bekleme aşaması belki hayatlarının en stresli dönemlerinden bir olacaktır. Bu süreci en doğru şekilde atlatabilmek için öğrencinin, okumak istediği üniversiteyi önceliklerine göre belirlemesi ve bu öncelikleri sıraya koyabilmesi büyük önem taşır. Bu öncelikler; okulun ilgili fakültesinin her yönden başarısı, kampüs hayatı, üniversitenin bulunduğu şehirde sosyal ve ekonomik şartlar şeklinde sıralanabilir. Önceliklerine göre seçeneklerini belirleyen öğrenciler, başvuru yapacakları okulları belirlerken bu üniversitelerin belirlediği kriterlere ne kadar uyduğunu gözden geçirerek daha gerçekçi bir liste yapabilirler. Unutulmaması gereken nokta, kişinin önceliğini en doğru şekilde belirlemesidir. Bu yazıda yurtdışında okumak isteyen bir öğrencinin okumak istediği üniversiteyi nasıl belirleyebileceğinden bahsedeceğiz.

            Bir öğrencinin üniversite hayatını etkileyecek en önemli unsur şüphesiz üniversitesinin okuduğu bölüme dair başarılarıdır. Bunun için seçimlerinizi yaparken okumak istediğiniz bölüm ve fakülteye göre düşündüğünüz üniversitelerin dünya sıralamalarına bakmalısınız. Bu sıralamalar bölümlere göre farklılık gösterebilmektedir. SHJT-ARWU 2011 olarak bilinen sıralama dünya standartlarında en yaygın hale gelen sıralamalardan biridir. Bir diğer güncel sıralama olan “Times Higher Ranking 2012-2013” üniversite sıralamalarını 13 farklı kritere göre temel almıştır. İngiltere’de okumayı düşünen öğrenciler için “The Times Good University Guide” sıralaması da mevcuttur. Bu sıralamada bölümlere göre sıralamalarda değişiklikler olmaktadır. Bu listelere daha yakından göz atmak için www.hotcourses-turkey.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Üniversite seçiminde kariyerinin ilerleyeceği yönü de dikkate alan öğrenciler için dünya genelinde geçerli bu listeler elbette ki geçerli olmayacaktır. Gideceğiniz üniversitede okuyacağınız bölümdeki eğitimle ilgili en ufak detayı bile gözden kaçırmamalısınız. Bölümün başarısını ve prestijini elinizden geldiğince araştırmalısınız. Bunu nasıl yapabilirsiniz? İşe o üniversitede bölüm derslerinize girecek hocaları araştırmakla başlamanız en doğrusu olacaktır. Genellikle üniversitelerin fakülte-bölüm sayfalarında öğretmenlerin özgeçmişleri bulunur. En azından internetten araştırdığınızda bu kişiler hakkında bilgiler edinirsiniz. Bir diğer husus da seçenekleriniz arasına katacağınız üniversitede okumak istediğiniz bölümle ilgili olanaklar ve bu olanaklar çerçevesinde yapılan projelerdir. Örneğin; kimya ya da moleküler biyoloji ve genetik gibi bir bölümde okumak istiyorsanız, üniversitenin laboratuvar olanakları hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Ayrıca bölümde hocaların ve ya öğrencilerin yaptıkları projeleri inceleyerek üniversitenin öğrencilerine neler verebileceğini çok daha kolay anlayabileceksiniz.

Bölüm başarısına göre listenizi yaptıktan sonra önemsemeniz gereken bir diğer durum, kampüs içi hayattır. Yurtlar ve diğer konaklama merkezleri hakkında bilgi sahibi olmanız oldukça önemli. Bunun dışında kampüs içerisindeki kulüpleri de araştırmayı ihmal etmeyin. İlgi alanlarınıza uygun sosyal kulüpler üniversite hayatınızı fazlasıyla etkileyecektir. Bunun dışında yine kampüs içerisindeki konser, festival vb. etkinlikler hakkında bilgi edinebilirsiniz. Eğer imkanınız varsa herhangi bir tatilinizde bu okulları gidip kampüslerde tur atmanız sizin için en yararlısı olacaktır. Tabi birden fazla üniversiteyi aynı anda dolaşmanız ne yazık ki pek kolay değil. Bu gibi durumlarda da üniversitenin resmi sitesinde bulunan “virtual tour”lar sayesinde kampüsü görebilirsiniz. Ayrıca üniversitelerin Youtube sayfalarında da kampüsü size gösterebilecek videolar mevcuttur. Hala kafanızda soru işareti varsa bu üniversitelerde okuyan insanlarla facebook, twitter gibi sosyal ağlar üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

Gideceğiniz yerde zamanınızın tamamı kampüs içinde geçmeyecektir, kampüs dışında şehir hayatını da öğrenmeniz gerekmektedir. En önemlisi, ekonomik hayattır. Gideceğiniz şehirde pahalı ve ucuz yerleri araştırdıktan sonra bütçenizi ve bu bütçenin aylık harcamalarınıza yetip yetmeyeceğini hesaplamalısınız. Bunların yanında part time çalışma olanaklarını gözden geçirerek ailenizin size sağladığı bütçeye katkıda bulunabilirsiniz. Şehrin gezilecek yerleri, sosyal ve kültürel hayatı, gece hayatı vb faktörleri de dikkate alırsanız üniversite yıllarınızda daha iyi bir sosyal hayata sahip olma şansınız da artacaktır. Kanada’nın McGill Üniversitesi’nde Material Engineering bölümünde sophomore olan O.R. (21) üniversite seçiminde şehrin etkisini şöyle anlatıyor. “McGill’le Michigan arasında seçim yapmam gerekiyordu. Michigan akademik olarak biraz daha iyiydi McGill’den. Fakat okul kasaba gibi bir yerdeydi. Şehre uzaktı. Oysa Montreal kuzey Amerika’nın en eğlenceli şehirlerinden biridir. Istanbul’dan sonra sehirden uzak bir bölgede yasamak korkuttu beni.” Buradan da anlaşılabileceği gibi eğer hareketli bir hayata alıştıysanız şehir merkezine uzak bir üniversitede okumanız zor olacaktır, zira şehre ulaşım hem yorucu hem de masraflı olacaktır. Ama aksine sakin ve gürültüsüz bir üniversite hayatı yaşamak istiyorsanız şehirden uzak kasabalardaki üniversiteleri düşünebilirsiniz.

Ücretlerden bahsetmişken üniversitelerin yıllık ücretleri ve burs imkanlarına değinmemek olmaz. Bir eyalet üniversitesi ve bir özel üniversite arasındaki yıllık ücret farklarını göz ardı etmeyin. Hemen her üniversite Amerika dışından gelecek öğrenciler için özel burs imkanları sağlamaktadır. Bunlar arasında başarı bursları, ihtiyaç bursları ve belli bir alanda kazanılmış başarılara (spor, müzik vb.) verilen özel burslardır.

Tüm bu kriterler ışığında başvuracağınız üniversiteleri sıraladınız. Bundan sonra yapılacak işlem kendi akademik başarınızın üniversitenin başvuru formunda belirtilen kriterlere uyup uymadığını kontrol etmektir. GPA’inizin yüksek olması sizin için bir avantaj, zira dünya sıralaması yüksek okullar 4 üzerinden en az 3.0 ya da 100 üzerinden 75-80 gibi bir ortalama beklemektedir. Ancak elbette daha düşük bir ortalamanız olmasına rağmen kabul alabileceğiniz iyi üniversiteler olabileceğini de unutmayın. Ortalamanın yanı sıra Amerika’ya gidecekler SAT sınavlarından mümkün olduğunca yüksek puanlar almalılar, çoğu okul 2400 üzerinden en az 2000 puan isteyecektir. Puanlarınızın bu kriterlere uyup uymadığını kontrol edin. Akademik başarı bir yana, kimi üniversiteler öğrencinin ders dışı aktivitelerine büyük önem verir. Yurtdışındaki üniversitelerin kabul edecekleri öğrencilerin çok yönlülüğüne önem verdiğini hatırlatmak isteriz. Müzik, spor, dans vb alanlardaki başarılarınız başvuru formlarınızda sizi yükseltecek faktörlerdendir. Bunlardan daha büyük bir avantaj vardır ki, o da okumak istediğiniz bölümü ve fakülteyi ilgilendirecek projeler yapmanız. Eğer bu tarz projeniz ve başarılarınız varsa çok şanslısınız. Dediğimiz gibi, yurtdışındaki üniversiteler için not ortalamanız ne kadar önemli olsa da herşey demek değildir.

Başvurularınızı yaparken dikkat etmeniz gereken çok önemli bir nokta daha var ki o da “safety school” başvurusu. “safety school” terimi öğrencinin sahip olduğu ders içi ve ders dışı başarıları göz önüne alınarak kabul almasının garanti olduğu üniversiteler için kullanılır. Başvuru yaparken en az bu şekilde en az bir seçeneğiniz olduğundan emin olun. Eğer yurtdışına gitmeye karar verdiyseniz ve üniversiteyi Türkiye’de okumak istemiyorsanız ne olursa olsun yurtdışında bir üniversiteden kabul almak zorundasınız, hele ki YGS-LYS sınavlarına başvurmadıysanız. Sonuçta başvuracağınız üniversitelere dünyanın dört bir yanından başvuracak başka öğrenciler de olacaktır. Her zaman kabul alamama gibi bir ihtimal vardır. Böyle bir durumda eğer girme ihtimaliniz yüzde 90ın üzerinde olan bir okula başvurmadıysanız hayatınızdan 1 sene gitmiş olacak. Bunları okuyarak karamsarlığa kapılmamalı, sadece en kötü olasılık için kendinizi güvence altına almalısınız.

Üniversite başvurularında size en büyük yardımı dokunacak insanlar yurt dışı eğitim danışmanlığı merkezleridir. Eğer bir özel okulda okuyor iseniz, College Counseling ofislerinin kapıları size daime açık olacaktır. Buradaki insanlar ihtiyaç ve yeteneklerinize göre en uygun üniversiteleri seçmenize yardımcı olur, başvurduğunuz üniversitelere girebilme ihtimallerinizi hesaplar, başvurularınızı düzene koyup okullara güvenli bir şekilde posta yoluyla ulaştırırlar. Okulunuzda böyle bir birim yoksa üzülmeyin, İstanbul ve Ankara’da yüzlerce danışmanlık merkezi az önce bahsettiğimiz amaca hizmet etmektedir.

Yurtdışında üniversite seçmek ve bu üniversitelere başvurmak uğraştırıcı bir süreçtir ve özen ister. Ancak ne istediğini bilen, hedeflerini belirlemiş öğrenciler olarak siz, dışarıdan da alacağınız yardımlarla sizin için en uygun üniversiteleri belirlemekte sorun yaşamayacaksınız. Organize bir şekilde yapacağınız tercihler ve başvurular istediğiniz üniversitelerden kabul alabilmenize büyük fayda sağlayacaktır.

Hikmet Emre Kaya

Kaynak: Hotcourses-turkey.com

 

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2357 posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir