2016’da Görmeniz Gereken 7 Yer

Eğer para probleminiz olmasaydı 2016 senesinde nereyi görmek isterdiniz? Barbados sahillerinde sere serpe uzanmak mı yoksa Paraty’de caipirinha hüpletmek mi?

2016 için hazırladığımız liste karşınızda:

7. Puerto Varas, Şili

şili
İsa’nın Kalbi Kilisesi

El Tepual Uluslararası Havalimanı (PMC)’na sadece 25 km mesafede olan Puerto Varas  outdoor aktivite cenneti olan Şili Göller Bölgesi’nde.  Almanlar tarafından kolonize edilen ve Alman Mimarisi’nden ve Mutfağı’ndan etkilenen bu bölgede karla kaplı volkanlar ve Llanquihue Gölü sayesinde yeryüzündeki  en güzel yerlerden biri olarak listeye girmiş bulunmakta.

Ne yapılır:

  1. Kendinize yerel bir rehber bulup Llanquihue Gölü etrafında bir yürüyüşe çıkabilirsiniz.
  2. Bir Alman kasabası olan Frutillar’ı ziyaret edebilir ve leziz Alman keklerinin tadına bakabilirsiniz. Ayrıca Alman Kolonial Müzesi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

6. Paraty, Brezilya

praty

Brezilya’nın Costa Verde bölgesinde bulunan Paraty, Rio de Janeiro’ya 4 saat mesafede. 1650 senesinde Portekizliler tarafından kurulan bu güzel sahil şehri tarihi yapılarını ve arnavut kaldırımlı sokaklarını çok iyi muhafaza etmiş. Tabii bütün kolonial yapılar şu anda butik otel, restaurant ve mağaza olmuş. Şehrin en güzel özelliklerinden biri ise dolunay zamanı her ay  deniz sularının yükselmesiyle bu sular şehrin tarihi bölgesine doğru yönelmekte.

Ne yapılır:

  1.  Koyda güzel bir tekne turuna ne dersiniz? Bu beş saatlik tur boyunca civardaki eşsiz güzellikteki adalara ve plajlara uğrayacaksınız. Güneşlenebilir, yüzebilir ve berrak sularda dalabilirsiniz. Tabii sadece tekne ile mümkün.
  2.  Arnavut kaldırımlı sokakları ile tarihi bölgede güzel bir yürüyüş yapabilir ve tarihi restaurantlarında keyifli bir akşam yemeği yiyebilirsiniz.

5. Barbados

barbados

Barbados, Karayipler’in en çok turist alan bölgesi. Senede 3000 saatin üzerinde güneş ışığı almasıyla da zirvede. Kuzeydoğu rüzgarları sayesinde de nem oranı en düşük Karayip Adası konumunda. İnsanlar dostane, yerel lezzetler harika. Daha ne olsun?

Neler yapılır:

  1. Su sporlarının ve muhteşem plajların tadını çıkarın. Daha serin plajlar için ise batı yakasında kalmanızda fayda var.
  2. Oistins Balık Restaurantı’nda her cuma gecesi yapılan etkinliklerde yerellerle tanışın.

4. Porto Riko

porto ric

Porto Riko çok fazla uygun fiyatlı ama lüks konaklama imkanını barındırıyor. 2015’te en iyiler listesindeydi, listedeki yerini hala koruyor.

Tarihi güzelliklerinin yanı sıra, plajları, muhteşem lezzetleri ve eşsiz kahveleriyle sizi bekliyor.

Neler yapılır:

  1.  Yemek turlarına katılın ve Porto Riko’nun mutfağı ve kahveleri karşısında büyülenin.
  2.  Kahve çiftliklerini ziyaret edin.

3. Baykal Gölü, Sibirya

baykal

Baykal Gölü Sibirya’nın güneybatısında yer almakta. Dünyanın en eski ve derin gölü olması, Dünyanın donmuş temiz su kaynaklarının %20’sini barındırmasıyla, eşsiz fauna ve florasıyla “Rusya’nın Galapagos’u” ünvanını hak ediyor. 1996’dan beri ise Unesco Dünya Kültür Mirası Listesi’nde

Ne yapılır:

  1. Baykal Gölü kenarında meşhur Listvyanka Kasabası‘nı ziyaret edin . Yerel marketlerden tütsülenmiş balık almayı ve  Baykal Foku’nu görmeyi unutmayın.
  2. Dünya’daki en güzel yerlerden biri olan Olkhon Adası’nı ziyaret edin.  Bu adadaki Nikita Pansiyonu’nda konaklayın.

2. Sicilya, İtalya

sicilya

Türk Merdivenleri

Napoli’den Sicilya’ya deniz yoluyla ya da Palermo, Katanya ya da Trapani’ye İtalya’nın birçok şehrinden uçabilirsiniz. Sicilya eşsiz kültürü,yemekleri ve tarihi ile İtalya’dan epey farklı. Yunan harabeleri, katedraller, Arap,Yahudi,Gotik ve Bizans’dan etkilenmiş yapıları nefesinizi kesecek.

Ne Yapılır:

  1.  Toarmina, Palermo, Katanya ve Trapani gibi tarihi bölgeleri ziyaret edin.
  2. Scala dei Turchi (Türk Merdivenleri ismini Türk Denizcilerden almıştır) ‘de gün batımını izleyebilirsiniz.

1. Yogyakarta, Endonezya

endonezya

Yogyakarta (Jogja olarak da geçer ) dünyanın en bölgelerinden biri. Bali’den ve Jakarta’dan 1 saatlik uçuş mesafesindeolan bu bölge UNESCO Miras Listesinde olan  Candi Prambanan(Endonezya’daki en büyük tarihi Hindu tapınağı) ‘na evsahipliği yapmakta, Ayrıca Borobudur, UNESCO Miras Listesinde olan dünyanın en büyük tarihi Budist tapınağına sahip Borobudur’da bu bölgede yer almakta.

Neler Yapılır:

  1. Borobudur’u görün.
  2. Candi Prambanan ve Kraton Sarayı’nı ziyaret edin. Taman Sari (Hisar)’ı görün. Ramayana dansını izleyin.

Dünyanın En Etkileyici 8 Tren Rotası

Trenler ile ilgili hemen her alanda faaliyet gösteren Amerikalı GE firması, dünyanın en etkileyici tren rotaları ile ilgili bir mini çalışma yapmış. Trenle seyahat etmeyi sevenler için bu rotalar, bir yere ulaşmaktan ziyade sadece gezmek için bile ziyaret edilebilir.

08. KURANDA, AVUSTRALYA

Kuranda, Avustralya. 1800’lerden beri aktif olarak kullanılan ve yağmur ormanlarının içinden geçen bu yolculuk inanılmaz manzaraları size sunuyor.

GC_Australia_Queensland_Kuranda Scenic Railway_APT_1643_LR

07. ARGO GEDE, ENDONEZYA

Argo Gede, Endonezya. Jakarta’dan Bandung şehrine süren 3 saatlik bu tren seyahatinde gerçekten çok farklı tecrübeler yaşayacaksınız. Yeşilin her türü yanında bu inanılmaz köprü gerçek bir görsel şölen

3678116204_fa96563a79

06. QUTENIQUA CHOO-TJONE, GÜNEY AFRİKA

Outeniqua Choo-Tjoe Treni, Güney Afrika. Dünyanın en tehlikeli rotalarından biri. 1908’de açılmış ve bir çok kazaya sahne olmuş. Şimdilerde nispeten daha güvenli olsa bile, bu köprüden geçmek yine de nefesinizi tutmanızı sağlıyor.

05. TREN A LAS NUBES, ARJANTİN

Tren a las Nubes, Arjantin. Yerel dilde adı bulutlardaki tren olarak da geçiyor. Dünyanın 3. en yüksek rakımda bulunan bu tren yolu yaklaşık 4000 metre yükseklikte bulunuyor. Yüreğinizi ağzınıza getirecek uçurumların arasında yolculuk yapıyorsunuz ama bir yandan da muazzam manzaranın tadını çıkartıyorsunuz.

04. WHITE PASS, ALASKA

White Pass – Yukon Rotası – Alaska: 1800’lerin sonunda altına hücum döneminde açılan bu rota 3bin metre yükseklikteki dik yamaçlardan geçiyor.

03. CHENNAI, HİNDİSTAN

Chennai-Rameswaram Rotası, Hindistan: Hindistan’ın güneyindeki Rameswaram adasına ulaşmanın tek yolu olan bu tren yolu okyanusun üzerinde 15 dakika geçirmenizi sağlıyor. Onlarca talihsiz kazaya gerçekleşse de, ilginç bir rota olduğu kesin.

02. GEORGETOWN, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ

Georgetown Colorado 1800’lerin sonunda madencilik amaçları için kurulan bu tren yolu bugünlerde sadece turistik amaçlarla kullanılıyor.

georgetown_loop_railroad_2_600x600

01. TRANZALPINE, YENİ ZELANDA

TranzAlpine Rotası, Yeni Zelanda. İnanılmaz kış manzaraları arasındaki bu tren rotası kış mevsimini sevenler için birebir.

Endonezya ile Vizeler Kalkıyor

Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 5 Nisan 2011 tarihinde Endonezya’nın başkenti Jakarta’da imzalanan anlaşmaya göre  diplomatik ve hizmet pasaportu hamilleri için vizelerin karşılıklı olarak kaldırılmasına dair anlaşma’ yarın yürürlüğe giriyor.

Anlaşmaya göre en az 6 ay geçerliğe sahip diplomatik ve hizmet pasaport hamili her iki ülke vatandaşları, birbirlerinin ülkesine giriş yaptıkları tarihten itibaren 180 gün içerisinde toplam 90 günü aşmamak kaydıyla, her giriş için 30 günü geçmeyen turistik amaçlı seyahatleri vizeden muaf tutulacak. Vize muafiyeti kapsamı dışında kalan çalışma, öğrenim, eğitim, araştırma, aile birleşimi ve uzun süreli ikamet (30 günden fazla) gibi özel amaçlı seyahatleri, ilgili ülkenin dış temsilciliklerinden alınacak ‘özel meşruhatlı vize’ uygulamasına tabi tutulacak.

Türkiye’den Endonezya‘ya Türk Hava Yolları ile direkt uçabileceğiniz gibi Emirates ve Qatar Airlines gibi firmalarla da aktarmalı olarak gidebilirsiniz. Tüm bu firmaların Endonezya’ya olan en ucuz uçak bileti fiyatlarını bulmak için Skyscanner gibi uçak bileti arama motorlarından faydalanabilirsiniz. Firmanın ayrıca İphone ve Windows Phone 8 uygulamaları da bulunmaktadır.

Melis Rona’nın Toba Gölü Anıları

Toba Gölü‘ne’ Parapat’tan tekne ile varıp, en turistik olan Tuk Tuk bölgesinde, göl kenarındaki Liberta adlı  keyifli bir mekana yerleştik; içinde duş-tuvalet olmayan bir oda 40.000 rupi, yaklaşık 8 TL. Çok yorgunduk, ve 30 saat boyunca yolda doğru dürüst bir şey yiyememiştik. Liberta’nın güzel yemeklerinden tıkınıp, tüm günü uyuklayarak ve dinlenerek geçirdik.. Ertesi sabah erkenden motor kiralayıp tüm adayı dolandık. Aslında bir kaç gün kalmayı planladığımız bu mekanda, Emre’ye bir kaç çeviri işi geldiği için bir kaç gün daha kalmayı planladık, sonra Emre’nin hasta olması sonucu konaklama süremiz 17 günü buldu. Tüm aksiliklere rağmen, çok keyifli ve rahat bir yermiş Toba Gölü; geceleri serin ve battaniye ile uyumayı özlemişiz çok.

melis

75.000 yıl önce çok büyük bir volkanik patlama olmuş ve bu patlama dünyada kısa bir buzul çağı yaratacak kadar etkiliymiş. Volkanik küller ta Hindistana’a kadar saçılmış ve buralarda yaşayan insan sayısı ciddi ölçüde azalmış. Toba Gölü dünyadaki en büyük krater gölü ve bir ada üzerindeki en büyük göl (eni 30 km, boyu 100 km kadar).

Tuk Tuk bölgesine 35 yıl önce ilk hippiler geldiğinde, bölgede turizm patlaması olmuş. Son 12 yıldır bir çok ekonomik kriz yüzünden bu mekanın ziyaretçileri azalmış. Fakat son iki yıldır yeniden turistlerin uğradığı bir mekan haline gelmiş.. Çok değişik bir yer.

Bu bölgenin en keyifli kısmı, buranın yerli haklı. Batak diye adlandırılıyorlar. Şu anda altı ana Batak kabilesi varmış, eski zamanda insan yiyen bu kabilelerin Filipinler’den ya da Burma’dan göç ettiğine inanılıyor. 52 tane kendine özgü dili olan bu kabile, zamanla Hristiyanlaştırılmış. Çoğu Protestan.. Gel gör ki, bu bol bol ‘zehirli’ mantar yiyen, şaman gibi yaşayan ve mimarisiyle birlikte çok ilginç bir kültürleri olan bu kabilelerin Hristiyanlıkla ne alakası var, ben anlayamadım. Zamanla Protestanlaştırılmalarından ötürü, kendilerine has olan dillerini ve alfabelerini yavaş yavaş kaybediyorlar. Fakat belki bölgede televizyon kültürünün pek yaygın olmamasından ötürü, yöre insanları yeteneklerini geliştirmişler. Gitar çalmayan, şarkı söyleyemeyen kimse yok sanki adada.

Medan’dan Butik Lawang’a giderken, fotoğraf makinemizi çaldırmayı başarmış olduğumuz için, bir sürü fotoğrafımız da  makine ile uçup gitti.. O yüzden elimizdeki tüm resimler, Toba’da geçirdiğimiz ilk haftaya ait.

Motor ile ilk gün Simanindo müzesine gittik. Yerel müzik performansının kısa videosu aşağıda. Klasik Batak dansı eller ile yapılıyor ve bir kukla var ortada. Bir süre sonra tüm müzikler aynı, repetatif ama mantar ile işler değişiyor herhalde..

Sonra Motor ile ada çevresinde gezinmeye devam ettik. Etraf nefis. Monokültür de olsa, her yer çok güzel pirinç tarlası ve dağlardan görünen manzara harika..

Akşam döndüğümüzde Bagus adlı bir mekanda yerel Batak dansı gecesi vardı. Biz de gittik. Kıyafetler de, müzik de Latin Amerika ezgilerine benziyordu. Gece sonunda herkesi dansa kaldırıp, Horas (hoşgeldiniz) diye bağırdılar. Batak’lar akşamları kapı önlerinde hep beraber Latin Amerika ezgilerine benzer ezgilerle hep beraber şarkı söylüyorlar. Ve gerçekten çok keyifliler.

Müzik, kültürlerinin büyük bir parçası. Cenaze ve düğün seremonileri de yine müzik eşliğinde yapılıyor. Ve iki seremoni de çok önemli Batak’lar için. Ölüm kötü bir şey değil kültürlerine göre. Hep beraber eğleniyorlar. Fakat bu seremoniler çok önemli olduğu için, ölen veya evlenen kişinin ailesi bu törenleri karşılayabilmek için arazilerini ve bufalolarını satmak zorunda kalıyor.

Erkeklerin hepsi genelde gündüzleri köy kahvesinde. Tuak – orman suyu – denilen palmiye içkisinden içip, satranç oynayarak geçiriyorlar gündüzlerini. Kadınlar arazide, ya da çocuklar ile ilgileniyor. Endonezya’da kürtaj yasak olduğu için, yoksul olan her yerdeki gibi etraf çocuk dolu. Durumu iyi olan ailelerin çocukları zamanlarını internet kafelerde geçiriyor, fakir çocuklar da araba lastiklerini yuvarlayarak oyun oynuyorlar.

Daha sonra Endonezya’nın her yerinde göreceğimiz gibi, bu kadar zengin su kaynaklarına sahip bir ülkede bile Danone marka Fransız şirketinin plastik şişe sularından kaçmak zor gibi. Ve su, çoğu yerde Coca Cola’dan bile pahalı. Geceleri tüm plastik şişeler ve diğer çöpler yakılıyor, diğer Asya ülkeleri gibi. Ya da direk göle atılıyor. Yani çöp içinde yaşanılıyor..

Geriye kalan tüm vaktimizi, Liberta’da günlük 50.000 rupi verdiğimiz, Emre’nin çeviri işi ve hastalığı ile uğraştığı, sıcak suyu olmayan bir duş ve klasik Asya tarzı (bildiğini alaturka) tuvaletli bir oda-evde geçirdik.

Diğer odalardan ucuz olmasına rağmen bu geçici evi çok beğendik; içinde ufak bir çalışma masası, rengarenk perdeleri, kuş sesleri dinleyerek oturduğumuz bir verandası vardı. Bu kadar zaman boyunca bir sürü pansiyon odası değiştirince, böyle ufak şeyler hemen içimizi ısıtıyor. Göl manzaralı odamızda bol bol satranç oynadık, film izledik, muson gözlemledik, çevre ve dünya sorunlarına kafa patlattık. Zaten hem sevgili, hem en iyi arkadaş olarak, Endonezya’nın bu değişik şartlarında iyice kardeş gibi olduk..

***

Melis & Emre Rona

Toba Gölü: Samosir Adası

Kemal Kaya’nın Kaleminden Güney Asya’da 303 Gün

Tamamen yabancı olduğunuz bir kültürde tam 303 gün, keyifli heyecan verici bir 303 gün. Bu süre içerisinde Endonezya, Malezya (3), Singapur (2), Borneo, Filipinler, Tayland (3), Laos ve Kamboçya’da bulundum. Gezime Tayland’tan başladığım ilk 30 günü de eklersek aslında Güney Asya’da 333 gün demek daha doğru olur.

En çok sorulan sorulardan birine vereceğim cevap şu: En çok Endonezya ve Filipinleri sevdim. Ülkeleri birbiriyle karşılaştırmanın yanlış olduğunu düşünürüm. Ancak belli kategorilerde birbirleriyle karşılaştırılabilirler. Doğrusu belirlenmiş kategorilerde bile seçim yapmak kolay değil. Denizin en güzeli hangisinde, en güzel doğa hangisindeydi, macera neredeydi, eğlenceli olan hangisiydi, yaşasan hangi ülkeyi tercih edersin gibi blog üzerinden gelen sorulara gerçekten cevap verebilmem çok zor. Bir gün oturup kategorilere ayırıp enlerüzerinden bir yazı hazırlayacağım. Şu an birikmiş epeyce enler var ama olsun, zamanı gelince.

Güney Asya ülkeleri Endonezya, Malezya, Singapur, Tayland, Myanmar, Laos, Kamboçya, Vietnam, Filipinler, Doğu Timor ve Brunei’dir. Bu ülkelerden Doğu Timor, Brunei, Myanmar ve Vietnam’a gitmedim. Brunei’ye Sarawak eyaleti sınırından girmek istediğimde kapıdan vize vermemişlerdi. Aslında vize vermeyeceklerini biliyordum, ancak Hollandalı yol arkadaşımın zorlamasıyla ona eşlik etmiştim. Sabah Eyaletinden ise vize alıp gitmek istediğimde benden uçak bileti istenince Brunei’ye gitmekten vazgeçmiştim. Çünkü o an bulunduğum şehir Kota Kinabalu’dan Brunei’ye gitmek 2 saat iken uçakla Brunei’ye gitmek hem maliyetli hem de zaman kaybıydı. Doğu Timor’da çok uzaktı. Uzaklık benim için hiçbir zaman sorun değildi, ancak uzaklığın doğurduğu uçuş maliyetleri sorunumdu.

Vietnam Türk pasaportu için vize alması çok zor olan ülkelerden birisi. Ben bir işadamı dostum sayesinde vize engelini aştım ancak vize için ödemem gerekn maliyetler yanında ülkenin yağışlı sezona girmesi nedeniyle rotamdan çıkarmak zorunda kaldım. Myanmar ise ilginç bir şekilde gitmeyi ertelediğim bir ülke oldu. İlginç diyorum çünkü geçen hafta vize almak için Bangkok’taki elçiliklerindeydim. Buddha Günü dolayısı ile tatilde olduklarından kapalıydı. Henüz uçak biletimi ve otel rezervasyonumu yapmamıştım ve her biri uçuk rakamlardaydı. Myanmar’da bu yıl bir turizm patlaması yaşandığından her yer dolu ve kapasiteyi kaldıracak yeteri kadar otel olmadığından fiyatlar daha birkaç ay öncesine göre 2 kat artmış durumda. Bu yüzden Myanmar’ı gelecek seneye erteledim. Bu süre içerisinde çok sayıda otel ve guest house açılıp fiyatların daha da düşmesini umuyorum. Belki yanılıyorum. Olsun, uzun süre tren ve otobüsle seyahat ettikten sonra uçak biletine o kadar para vermek de içimden gelmedi.

Hiç tanımadığınız kültürlerde gezmek, yemek, içmek ve yaşamak hiç kolay değil. Eğer alışkanlıklarınızı geride bırakmazsanız çok zor diyebilirim. Güney Asya demek aslında güler yüzlü insanlar ülkeleri demek. Birçoğunun halkı İngilizce bilmemesine rağmen, onlarla kaynaşmak ve samimi olmak çok kolay. Şu ana kadar aklımda kalan kötü bir hatıram ve deneyimim olmadı, olsa bile bu satırları yazarken hatırlamıyorum. Dünyada çok yeri gezmiş yolda tanıştığım Kanadalı bir arkadaşımın dediğini söylüyorum: Budist ülkeler dünyanın en güvenli yeri. Güney Asya gezimde başıma herhangi kötü bir şey veya hırsızlık da gelmedi.

Benim için zor olan bir şey vardıysa o da yemeklerdi. Benim gibi deniz ürünleriyle pek arası olmayan biri için yemek seçimleri zor olan bir yerdi. Oysa hem fiyatı hem menü zenginliği açısından deniz ürünleri sevenler için bir cennettir. Pirinçten bıktım diyebilirim, zira buradaki pirince pilav diyemezsiniz, sadece haslanarak tüketiliyor. Hiçbir zaman köri sosu ile aram iyi olmadı ve Güney Asya’da kendimi içerisinde buldum. Hemen her yerde, her türlü yemeği yedim ama bazen yiyemediğim zamanlar oldu. Gözümde pizza ve salata tütüyordu. Bunun yanında hiç bilmediğim birbirinden farklı yüzlerce yemek, onlarca çeşit tropikal meyve tattım.

Asya’da gezmek demek sıcak suya hasret kalmak demek. Her ülkede sıcak suyla yaptığım duşun sayısı bir elin parmakalrını geçmez. Örneğin 2 ay kaldığım Endonezya’da sadece 2 defa sıcak su ile duş bulabildim. Her ülkede saç tıraşı olmak yapmam gerekenler listesinde bulunuyor. Gittiğim her ülkede saç tıraşı olacak kadar uzun süre kaldım çünkü. Endonezya, Malezya, Borneo, Filipinler ve Tayland’da dalışlar yaptım. Singapur hariç her ülkede tekne turlarına katıldım, bir çoğunda trekkinglerdeydim yine.

Asya demek milyarlarca milyarlarca sinek, böcek demek, binlerce ama binlerce kez değişik böcekler, sivrisinekler, karıncalar, tahtakuruları, örümcekler ve bilmem neler tarafından ısırılmak demek. Hele benim gibi kanınız lezzetliyse, vücudunuza sizi koruyacak spreyler, losyonlar sürmeden dışarıdaysanız bu her an işlence yaşamak demektir. Ben her yerde işkencedeydim, abartmıyorum. Türkiye’den ayrılırken hiçbir aşı da yaptırmamıştım, ne sıtma, ne sarı humma. Tez elden testler yaptırsam iyi olur doğrusu.

Bu 303 veya 333 gün içerisinde birçok yerini gördüm Güney Asya’nın ve görmek istediğim yerleri için en az bir 333 gün daha ayırmam gerekecek. Sınırlar değişse de kültürler birbirine benzer olduğunu fark edince artık rota değiştirmenin zamanı geldiğini hissediyorum. Rotayı değiştirme zamanı artık!

Endonezya

Uluwatu Tapınağında Maymunlarla, Bali

Aktif Yanardağ Mount Rinjani, 2000 metre Lombok

Dünyanın En Büyük Krater Gölü Lake Toba çevresinde Motosiklet Turu

 

Bali’den Gili Adalarına Balıkçı Teknesiyle 40 km Giderken

Gunung Leuser National Park, Sumatra’da Orangutanların Peşinde

 

Malezya/Borneo

 

Tioman Island

 

Dünyanın En büyük Mağarasında Caving

 

Kinabatangan Yağmur Ormanlarında Trekking

 

UNESCO Dünya Mirası Mulu BNational Park’a Uçuş

 

Singapur

Vivo City Alışveriş Merkezinde Ayak Masajı ile Rahatlarken

Dünya Turuna Çıkmış Gezgin Arkadaşım Bekran İle

Singapur’u 1-Altitude Bar’ın 63. Katından Gece İzlerken

 

Singapur Universal Stüdyolarında Eğlenirken

 

Universal Stüdyolarında Duvar Tırmanışı 11 Metre

The Merlion, Marina Bay, Singapur

 

Filipinler

2000 Yıllık Batad Pirinç Tarlaları

Palawan Adasında, Büyük Lagün’de Tekne Turu

Colasa Beach, Palawan Adası

Coron’da batık Japon Gemilerine Dalış

 

Pinagbuyutan Adasında Hindistan Cevizine Tırmanırken

ve Hindistan Cevizi, Ağacından Kendim Kopardım

Hayatımın En büyük Macerası: Sumaging Mağarasında

Dünyanın Aktif En Küçük Mağarasında Koreli ve Filipinli Arkadaşlarla

Tayland

Bangkok’ta Menemen Yapmak, Couchsurfing

Advanced PADI Kursu, Khao Lak, Tayland

 

Koh Tapu (J.Bond Island).Bond Island)

 

Koh Phangan, Full Moon Party’de Yılbaşını Kutlarken

 

Krabi’de Tekne Turu

 

Krabi Gece Marketinden Böcekleri Tadarken

 

Phuket Old Town

 

Long Neck Karen Hiiltribe, Chiang Mai

 

Türkiye’den Arkadaşlara Rehberlik Yaparken, Pattaya

Laos

Luang Prabang’da Fil Sürerken

Haysoke Guest House, Vientiane

Istanbul Restaurant, Vientiane’de diğer 2 Türk Gezginle

Laos’un Zafer Anıtı

Gizemli Kavanozlar Düzlüğünü İncelerken, Phonsavan

Buddha Park’ta Piknikteyken Kopan Terliğime Ağıt

Vientiane’de Parkta Üniversiteliler Arasında

Xieng Khoung Old City, Phonsavan

Kamboçya

Angkor Wat’da Gün Batımını İzleyen Budist Rahiplerle

Angkor Wat Sunset

Sihanoukville’de Songkran Festivalini Kutlarken

Day 303: Tayland: 13, Bangkok, 10 Mayıs 2012, Perşembe

http://yoldaolmak.com/guney-asyada-303-gun.html

 

YOLDA OLMAK

Kemal KAYA

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe