Dünya’nın En Güzel 10 Köyü

Hallstatt, Avusturya

Hallstatt-Austria-listelist
UNESCO Dünya Mirası olan bu köyde dünyanın en eski tuz madeni de bulunuyor. Hallstatt Gölü kıyısındaki bu köyden etkilenen çinli kardeşlerimiz, büyülü mekanın aynısından bi tane de kendi memleketleri Huizhou şehrinde kopya etmişler. Evet, yanlış okumadınız bütün köyün aynısını Çin’de yeniden yapmışlar.

Manarola, İtalya

Manarola- listelist
İtalya’nın batısındaki bu bölge her gazetenin görseller köşesine en az beş defa konuk olmuştur. La spezia-Cenova arasındaki meşhurlar meşhuru “Cinque Terre” bölgesi toplam beş kasabadan oluşur. Zaten “Cinque Terre” İtalyanca’da beş toprak yani “beş köy” demek. Manarola da bu bölgedeki en küçük ikinci köy.

Cinque Terre’ye gitmişken komşu köyleri de yani Monterosso, Vernazza, Corniglia ve Riomaggiore’yi de gezmelisiniz. Tüm köylerin arasında tren seferi var. La Spazia’dan alacağınız tren bileti ile 24 saat içinde köyler arası geçiş yapabilirsiniz; gerçi hepsi için bir gün biraz yorucu olabilir.

Bibury, İngiltere

Bibury-England
“Köy görmeye İngiltere’ye mi gitcez arkadaşım” dediğinizi duyar gibiyiz… Weeell maybe you’re right. Şaka şaka “maybe” falan değil düpedüz haklısınız. Ama dil kursu olur, Erasmus olur belki Chelsea’ye transfer olursunuz; artık ne olursa… Yolunuz Londra’ya düşerse, otobüsle yaklaşık 3 saatlik mesafedeki Bibury’e mutlaka uğrayınız. İngilizlerin bir demli çayını içip, 17.yy’dan kalma bu şahane evleri neden yıkıp yerine kartonpiyer kaplama binalar yapmadıklarını sorabilirsiniz. Sebebi Türkiye’mizin nüfusunun çok olması, diğer ülkelerin nüfus problemi olmaması mı? Oysa, İngiltere’nin nüfusu hiç de az değil, tam 63 milyon. Yüz ölçümü de Türkiye’nin neredeyse üçte biri kadar. Ama yıkmamış işte insanlar. Çok cahiller, keşke bu bölge komple yıkılsa.

Colmar, Fransa

Colmar-listelist
Şipşirin Colmar’a sarılıp onu sıkı sıkı sarmak istiyoruz. Colmar’ı önce kardeş kasaba ilan ederek yakınlaşıp, sonra kardeşlikten reddedip, Colmar üzerinde hak iddia etmek istiyoruz. Yani öyle ki, bir gece ansızın 81 Düzce, 82 Musul, 83 Colmar!

Hem Fransa hem Almanya etkisinde kalmış bu şahane mekanın mimarisi de oldukça zengin. Fransa’nın Neo-Barok ve Almanya’nın Gotik izlerini her yerde görmek mümkün. Biz de kısmetse fethedince ortama Safranbolu evlerimizden dokunuşlar getireceğiz. Colmar’la ciddi düşünüyoruz.

Reine, Norveç

Reine-listelist
Dünyanın beşinci büyük petrol, ikinci büyük doğalgaz ihracatçısına göre hayli temiz ve masalsı bir bölge değil mi? Avrupa’nın en zengin ülkelerinden olan Norveç’in yaklaşık 30 km.’lik sahil şeridi ve bu uzun sahil boyunca yukarıda gördüğünüz gibi yüzlerce köyü var. Ülkede, petrol ve doğalgazın ardından en büyük gelir kaynaklarından biri de balıkçılık. Reine de bir balıkçı köyü. Fotoğraftaki evlerin arasında görünen kırmızı kulübeler aslında balıkçı barınakları; ama günümüzde turistler için konuk evi görevini üstlenmişler.

Pučiśća, Hırvatistan

???????????????????????????????????
Adriyatik Denizi’nin 3. en büyük adası olan Brač üzerinde yer alan Pučiśća genelde Türk turistlerin Dubrovnik-Hvar turlarından sonra pek de devam etmedikleri bir bölgededir. Adanın genelinde denize girmek için harika alternatifler bulabilirsiniz. Buralara kadar gelmişken Krka Tabiat Parkı’nı da görmenizi öneririz. Bosna’nın da içinde bulunduğu eski Yugoslavya’nın bir çok bölgesinde irili ufaklı akarsularla beslenen muhteşem tabiat parkları, Uzakrota Tur’un siz değerli yolcuları tarafından ziyaret edilmeyi bekliyor. Ne duruyorsunuz çılgınlar, haydi araştırmaya başlayın.

Telč, Czech Republic

Telc-listelist

Bir üstten noktalamalı köy daha. Bizim köylerin sorunu bu mu acaba? “Aşağı Üvecik” köyünü “Aśağı Ṹvečik” diye yazsak tüm estetik sorunlarımız çözülür mü? Neyse konuyu dağıtmadan Türkiye’de yurt dışı tatili denilince Prag’tan dolayı akla gelen ilk ülke olan Çek Cumhuriyeti’ne uzanıyoruz.

Telč, Çek Cumhuriyeti’nin doğu’da kalan Moravya bölgesinde yer alır. Ülkenin diğer bölgesi de Bohemya’dır. Aslında bir de Silezya bölgesi vardır; hatta Çek Cumhuriyeti bayrağındaki üç rengi bu bölgeler simgeler. Ancak Silezya’nın büyük kısmı Polonya sınırları içerisindedir. Hatta bir kısmı da Almanya’ya aittir. Orta ve Doğu Avrupa toprakları tarih boyunca gerçekten de çok fazla karışmış değerli ListeList okurları; hatta öylesine karışmış ki gezi yazısı yazarken birden İlber Hoca’ya bağlayıverip tarih alanına zıplamışız da ancak farkına varmışız…

UNESCO dünya mirası listesindeki Telč’e dönecek olursak, çok iyi korunmuş pazar yerinin çevresine kurulmuş bu görkemli şehir, tarihin her anından dokunuşlar sunuyor. Barok, rönesans ve rokoko etkisi gezenleri dev bir puzzle’ın parçası gibi hissettiriyor. Görkemli rönesans şatosu, surlar ve şehri çevreleyen göletler arasında sürekli şu cümleleri kuracaksınız: Huzur çok cici bir şeydir, tıpkı serçeler gibi, biz de niye yok böylesi, Allah için desin biri!

Cong, İrlanda

cong-listelist

Köy demek koyun demekse köye en yakın bölge sonsuz çayırları ve kıvırcık koyunlarıyla meşhur İrlanda’dır herhalde. Gerçi burada manzaraya kat çıkmak için çatısı yapılmamış 6 katlı, üstü mozaikten kilim desenli apartmanlar yerine Viktorya döneminden kalma kaleler ve 300 yıllık köprüler eşlik ediyor. Yani Cong’un bizim köylerle tek ortak yanı var: koyun.

Resimde gördüğünüz Ashford Kalesi 1228 yılında yapılmış İrlanda’nın en eski kalesi. Zamanında ülkenin en ünlü ailelerinden olan Guinness Ailesi’ne (biracı ve rekorlar kitapçısı olan) ev sahipliği yapan kale bugün dünyanın en lüks otellerinden biri olarak hizmet veriyor.

Gruyères(Gravyer), İsviçre

Gruyeres-listelist

Alp Dağları manzaralı Gruyères, Heidi’nin Peter’in arkasından çılgınlar gibi koştuğu o İsviçre köyüne pek benzemiyor. O tip bir köy için Gruyères’ten daha da yukarılara çıkmalısınız. Şaşıracaksınız ama Alpler’in bir çok bölgesinde tıpkı Heidi’nin evine benzeyen ahşap kulübeler kiralayabiliyorsunuz. Size sadece yatacak yer ve tuvalet sunan bu kulübelerde tabii ki bir Ashford Kalesi konforu yok, e zaten hiçbirimiz Guinness Ailesine mensup olmadığı için pek sıkıntı olacağını sanmıyoruz. Gruyères’te 13. yüzyıldan kalma bir kale var; ayrıca meşhur İsviçre fondülerinde kullanılan “Gruyères” peynirinin de ana vatanı bu köy.

Bled, Slovenya

bled-listelist
Burası için dünya üzerindeki gizli cennet desek abartmış olmayız. Kendisiyle aynı ismi taşıyan Bled Gölü ve bir Lego figürü edasıyla endam eden şatosuyla akılları baştan alan bir köydür Bled. Zamanında Abdülhamid’in de bir Avrupa gezisi sırasında güzelliğine dayanamayıp burada mola verdiği bilinir. Dört mevsimin her birinde ayrı bir renge boyanan bu harikalar diyarı, sırtını Alplere dayamış sizleri bekliyor. İki saatlik bir yürüyüşle kaleye ulaşarak eşsiz manzaranın tadını daha da iyi çıkarabilirsiniz. Slovenya’nın minik başkenti Ljubljana ve Bled arası 30 km. ve otobüsle yaklaşık 1 saatlik mesafede.

Kaynak: Listelist

Kazdağları’ndaki En Güzel Köyler

Assos’u, Altınoluk’u, Edremit’i, Akçay’ıyla bilinen Kazdağları’nın keşfedilmeyi bekleyen bir yüzü daha var: Köyleri… Deniz yerine şelalelerin serinlettiği, gür ormanların gölgesindeki Kazdağları’nın en güzel köyleri Adatepe, Yeşilyurt, Zeytinli ve .

Kaz Dağları, sahil kasabaları kadar eteklerindeki yemyeşil köyleriyle de görülmeyi hak ediyor. Önceleri İda Dağı olarak anılan dağlara Kaz Dağları denmeye göçebe Türkler’in bölgeye gelişleriyle başlanmış. Yörük kültüründe önemli yeri olan kaz, İda Dağları’na yeni adını vermiş. Oksijen deposu Kaz Dağları, bu özelliğiyle tüm dünyada Alpler’den sonra ikinci sırada geliyor. Bölgede yetişen 21 bitki türü endemik kategorisinde yani sadece burada görülebiliyor. Kaz Dağı göknarı, bölgede koruma altına alınan endemik bitkilerden. Köylerde bu ağacın kozalakları çaya karıştırılıyor ve çay hoş bir aromaya kavuşuyor. Kaz Dağı köylerinde Kaz Dağı adaçayı verilen ve Latince adı ‘sideris trojana’ olan bitkinin yanı sıra Kaz Dağı çiğdemi, dağ lalesi, beyaz ve kırmızı şakayık dünyada başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz bitkilerden birkaçı.

Yeşilyurt

Kaz Dağları’nın özgün mimarîsinin restore edilen evlerle korunduğu ve günümüze ulaştırıldığı Yeşilyurt, Kaz Dağları’nın en güzel köylerinden. Burada yörenin klasik mimarî yapıları olan taş evler var. Bir kısmı pansiyon, bir kısmı kafe, bir kısmı da konut olarak kullanılıyor. Yeşilyurt’ta büyük şehirlerden gelip yerleşenler kadar, köyün yerlileri olan yörükler de yaşıyor. Diğer adı Büyük Çetmi olan Yeşilyurt Köyü 90 haneli ve yaklaşık 200 kişilik nüfusa sahip. Büyük Çetmi ismi, köye köyü kuran bey tarafından verilmiş. İki kardeşten küçüğü ise abisinin kurduğu köyün karşısına Küçük Çetmi Köyü’nü kurmuş. Köyler, karşılıklı kuruldukları iki yamaçtan birbirine bakıyor. Büyük Çetmi yani Yeşilyurt, uzun yıllar Rum halkı ile Türkler’e ev sahipliği yapmış. Köyün alt mahallesinde Rum kiliselerinin temlleri yer alıyor. Bugün köyde göreceğiniz camileri inşa edenlerse Rum ustalardır. Mübadele sırasında Rumlar köyden ayrılmış, 1970’te de köyün resmî ismi Yeşilyurt olarak değiştirilmiş. Bugün geçim büyük ölçüde zeytincilikle sağlanıyor. Köydeki çam ağaçlarının nefis kokusu gelenleri büyülüyor. Yeşilyurt’u ziyaret ettiğinizde zeytinler kadar köylülerin yaptığı testi peynirinden ve sepet peynirinden de tadın.  

Adatepe

Yeşilyurt gibi taş evlerden oluşuyor. Ancak burada yaşayanların neredeyse tamamı dışarıdan gelenler. Bu nedenle köyün evleri iyi durumda ancak sokakları bomboş. Adatepe’de görülmesi gerekenlerden biri Zeus Altarı. Köyün girişindeki tabelaya 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde olan Zeus Altarı’nın manzarası nefes kesici. Gargaran Tepesi’ne konuşlanmış altardan baktığınızda bir tarafta Edremit Körfezi, diğer tarafta Midilli Adası’nı görüyorsunuz. Mitolojide Zeus’un, Truva Savaşı’nı buradan izlediği söylenir. Antik Yunan döneminde yerli halk buraya, savaşlarda galip gelmek; kuraklıktan, hastalıktan kurtulmak, bereketli ürün almak, felaketlerden korunmak gibi istekleriyle gelir ve tanrılara kurban sunarmış.

Zeytinli Köyü

Zeytinli hem bir sahil beldesi hem de bir dağ köyü. Belde, denize girmek için, komşu Edremit ve Akçay’dan çok daha sakin ve huzurlu bir alternatif. 2005’ten beri bir rock festivaline de ev sahipliği yapan Zeytinli Beldesi gün geçtikçe daha çok tanınıyor. Zeytinli Köyü içinse sahilden uzaklaşıp dağın eteklerine doğru ilerlemeniz gerek. Köyün en görülmesi gereken noktaları milli park içinde bulunan şelale ve doğal gölet. Akçay’ı geçtikten sonra karşınıza çıkacak Zeytinli tabelasını takip ederseniz Sutüven Şelalesi ve Hasanboğuldu Büveti’ne ulaşabilirsiniz. Burası tertemiz havasıyla düzenli bir piknik alanı. Yaklaşık 15 metreden dökülen Sutüven Şelalesi’ni dere boyunca takip ettiğinizde ise karşınıza akan suyun darbeleri sonucunda uzun sürede oluşmuş doğal bir havuz olan Hasanboğuldu Büveti çıkıyor. Hikayeye göre, Yörük kızı Emine ve ovalı genç Hasan birbirlerine aşık olur. Emine’nin ailesi bu aşka karşı çıkar ve kızlarını ancak bir şartla Hasan’a vereceklerini söyler. Hasan’ın Emine’yle evlenebilmesi için kırk okka tuzu sırtında obaya çıkarması gerekmektedir. Hasan, sevdiğine kavuşmak için tuz çuvalını sırtına alır ve yola çıkar ancak büvete geldiğinde gücü tükenir ve yere düşer. Tuzun ağırlaşmasıyla burada boğulur. İki gencin aşklarının hazin sonu büvete bugünkü ismini verir.

Tahtakuşlar

Tahtakuşlar Köyü’nde sizi ilginç bir gezi bekliyor: Tahtakuşlar Etnografya Galerisi. Burası emekli bir öğretmen olan Alibey Kudar tarafından kurulmuş ve 1994 yılında UNESCO ödülüne layık görülmüş. Galeride Yörük kültürünün gündelik kullanım objeleri ve Kazdağları’nın bitkileri sergileniyor. Dünyada sadece Kazdağları’nda yetişen 21 bitki türünden biri olan Kazdağı Köknarı’nın kozalaklarını buradan alabilir ve köylülerin yaptığı gibi demlediğiniz çaya katabilirsiniz. Burada görebileceğiniz objeler arasında geleneksel Türkmen giysileri, yün torbalar, kaz ayağı motifli para keseleri ve heybeler var. Türkmenler’in göç ederken Kızıldeniz’den topladıkları deniz kabuklarıyla süslenmiş bel bağları, nazarlıkları ve kısa saçlı kız çocularına takılan ‘belik’leri de görmek mümkün.

Bir Türkmen çadırı iskeleti yine müzede görebileceğiniz parçalardan. Ardıç ağacından yapılan bu çadırlar geçtiğimiz yüzyılın ortasına kadar kullanılmış, müzedeki örnek ise kavak ağacından. Müzenin aktar kısmında ise Kaz Dağları’nda yetişen otlar sergileniyor. Paketlenmiş bu otları satın alabilirsiniz. Sarıkız çayı, mor kekik, mersin yaprağı, zeytin otu, pelin, dağ nanesi, karabaş otu, defne, mentollü ada çayı, biberiye, sumak ve ıhlamur burada bulabileceğiniz bitkilerden.

Dünya’nın En Güzel Köyleri

Cesky Krumlov, Çek Cumhuriyeti

Arlington, Bilbury, İngiltere

Chimayó, New Mexico, Amerika Birleşik Devletleri

Chimayó

Cua Van, Vietnam

cua-van-fishing-village-1

Madison, Georgia, Amerika Birleşik Devletleri

Shirakawa-go, Japonya

Pariangan, Endonezya

Sidi Bou Said, Tunus

Sidi Bou Said - , Sidi Bou Zid

Wengen, İsviçre

St. George, Bermuda

Portofino, İtalya

Annecy, Fransa

Motovun, Hırvatistan

 

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe