Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Seyahat Yazarları Yoldayken Nasıl İlişki Sürdürürler?

Yolda olmanın getirdiği bütün o eğlence ile birlikte, geride bıraktığınız kişilerle seyahatte ilişkilerinizi sürdürürken bazı gerilemeler yaşanabilir, şanslıyız ki teknoloji merkezli dünyanın anlamı; sevdiklerinizin seslerini duymak için bir zamanlar pahalı olan uzun mesafe aramalarının yerine sayısız alternatif olması.

Bu yüzden Uzakrota ekibi olarak, zirvedeki seyahat yazarlarından sizler için en iyi tavsiyelerini paylaşmalarını istedik.

1. Rease Kircher-Indecisive Traveler:

Aslında Snapchat’in iletişimde kalmak için olağanüstü olduğunu keşfettim. Ailemin çok fazla üyesi ve çok fazla arkadaşım var, bu yüzden mail yazmak gerçekten berbat bir şey; fakat onlar mutlulukla yüzlerinin hızlı snapini gönderebiliyorlar ya da ne yaptıklarını gösterebiliyorlar. Ayrıca, uzun mailler yazmaktansa görüntülü aramayla onların sesini duymak ya da günlük yaşantılarına devam ederken onları görebilmek bana daha çok bağlantıda kaldığım hissini veriyor.

Bize ait olan şakaları paylaşabiliyoruz ya da mail atmaya veya telefonda konuşmaya değmeyecek olan şeyleri birbirimize gösterebiliyoruz, bu bazen hepimizin hoşlandığı şeyler de olabiliyor. Dürüst olmak gerekirse Snapchat’ten önce neredeyse bir yıl abimin yüzünü görmeden yollarda olabilirdim, fakat şimdi sıklıkla küçük kız kardeşi olarak dikkatini çekmeyi başarıyorum!

2. Sucheta Raval- Go Eat Give:

Ayda en az 2 hafta hatta bazen daha da fazla yollardayım. Evde neler olduğuyla ilgili olarak bağlantıda kalmak için Withings Home adında bir cihaz kullanıyorum. Dünyanın her yerinde wi-fi yoluyla 7/24 akıllı telefonum sayesinde evdeki kamerayla bağlantı sağlayabiliyorum, böylece eve kimin geldiğini, ne zaman geldiğini ve ne zaman gittiğini tam olarak bilebiliyorum.

Bu, bakıcıları kontrol etmenin de iyi bir yolu. Ayrıca uygulamayı kullanarak doğrudan mikrofona konuşabiliyorum ve sesim büyülü bir şekilde bütün evi dolduruyor. Eğer, kocam yalnız olduğunu düşünürken gizlice buzdolabının önünde atıştırmalık bir şeyler yiyorsa sesli bir şekilde bağırmak ve bunu izlemek gerçekten çok havalı! Yine, evcil hayvanlarımı da bu sayede izleyebiliyorum ve onların telefona cevap vermeyi öğrenmesine gerek kalmadan onlarla konuşabiliyorum! En güzel tarafı ise; uygulamanın ücretsiz olması. Sadece 200 Dolara’a cihazı satın almanız yeterli!

3. Jeremy Scott Foster-TravelFreak:

Arkadaşlar ve aileyle iletişimde kalmak yoldayken gerçekten zor olabilir. Bir ilişkiyi sürdürmek ise çok daha zordur. Ne zaman yeni bir ülkede bulunsam eğer bir hat alıyorsam asla mesaj ya da dakika paketlerini sormam,bütün umursadığım internettir. İyi ki iletişimde kalmayı daha kolay hale getiren birkaç seyahat uygulaması var. WhatsApp’ta sadece ailemden oluşan bir grubum var, böylelikle birbirimize mesaj atabiliyoruz ve haftamızla ilgili anıları paylaşabiliyoruz.

Ayrıca, annem ve kız kardeşimle dünyanın her yerinden ücretsiz telefon konuşmaları gerçekleştirmek için WhatsApp’ın wi-fi çağrılarını da kullanabiliyorum. WhatsApp’ın görüntülü sohbet seçeneği olmamasına rağmen, Facebook Messenger şaşırtıcı olarak görüntülü sohbet için elverişli. Aslında, sevdiğin birinden ayrı olmak kolay olmamasına rağmen bu sayede durum biraz daha kolay hale gelebiliyor.

4. Amanda Wiliams-A Dangerious Business:

Birçok insan, her nerede olursanız olun size seyahat ederken internete erişebilmeniz ve uygulamaları kullanabilmeniz için yerel sim kartlarından almanızı söyleyecektir; fakat eğer ABD’liyseniz ve her yıl ülkede belli bir zaman harcıyorsanız çok daha kolay bir yöntem var. T-Mobile kullanıcısı olarak bir telefon planım var ve Simple Choice Plan kullanıyorum. Her ay için sadece 50 Dolar tutuyor ve dünyanın 140’tan fazla ülkesinde seyahat ederken sınırsız internet ve mesaj da içeriyor, bu da sizi sürekli yeni sim kart ve yeni telefon numarası almaktan kurtarıyor. Tabi ki ziyaret ettiğiniz her ülkede cebinizi de!

5. Dave ve Deb-TheplanetD:

Çok seyahat ettiğiniz zamanlarda aile ve arkadaşlarınızla iletişimde kalmak zor olabilir; fakat 2000’de gerçekleştirdiğimiz ilk uzun seyahatimizden beri her şey çok daha kolay bir hale geldi. Biz halen Skype’ın büyük hayranlarındanız. Bir hesap için ödeme gerçekleştirdik ve böylece uzun mesafeli telefon görüşmeleri yapabiliyoruz, ayrıca bir çok arkadaşımız ve ailemizle de Skype üzerinden görüntülü görüşme yapabiliyoruz.

Bir kişinin yüzünü görmek çok daha kişisel bir olay. Son zamanlarda nadiren Facebook’ta düzenli güncellemeler yapıyor ve mesaj atıyoruz. Halen Facebook’ta olmayan arkadaşlarımız ve ailemiz doğrudan konuşmaları daha kişisel yöntemlerle yapmayı istiyorlar. Snapchat ve WhatsApp, hırslı sosyal medya takipçileri ve blogcular arasında popüler olabilir; fakat ailemiz ve arkadaşlarımız bizlerle Skype aracılığıyla iletişim kuruyor. Telefon konuşmaları, Facebook ve mesajlaşma, gelecekte daha neler olacağını kim bilebilir ki?

6. Karen Dawkins-Family Travels on a Budget:

Kızımla iletişimde kalmak için günlük tutuyoruz ve bu günlükleri değiş tokuş yapıyoruz. Seyahatimden önceki gece ona not yazıyorum, eğer yakın zamanda bir sınavı varsa ona en iyisini yapacağını bildiğimi söylüyorum ya da eğer bir gezisini kaçıracaksam ona bunun iyi geçeceğini ve eve geldiğimde hikayelerimizi karşılıklı olarak anlatacağımızı hatırlamasını söylüyorum. Seyahatim boyunca evden gündelik haberleri yazıyor, eve döndüğümde de günlüğü bana okuyor ve ayrıntıları aktarıyor. Ben de ona seyahatimi anlatıyorum. Çok fazla şey kaçırmıyoruz ve bu özel anları sevgiyle geçiriyoruz.

İlk tek başına seyahatimden kızım için küçük basit bir anahtarlık satın aldım ve bu hemen bir gelenek haline geldi. Gerçekleştirdiğim her seyahatten kızıma anahtarlık getiriyorum, eve döndüğümde ilk olarak kızıma anahtarlığı veriyorum ve neden özellikle o destinasyon için o anahtarlığı seçtiğimi anlatıyorum. Bir Önceki anahtarlığın üzerine yenisini takıyor, böylece benim seyahat geçmişimi benden daha iyi biliyor ve herbir anahtarlığı ve arkasındaki hikayeyi de.

7. Anthony Bianco-The Travel Tart:

Seyahatteyken iletişimde kalmak üzere uygulamaları, teknolojileri kullanmak açısından iddia ediyorum ki; bir süre için aşırı kullanımdan uzak durulabilir, sonrasında ise hiçbirini kullanmayacaksınız.

Daimi göçebe dediğiniz insanlardan değilim. Şu anda da orada burada kısa süreli ve sıradışı seyahatlere odaklanıyorum, dolayısıyla aslında dijital detokstan ve ulaşılamaz olmaktan da hoşlanıyorum. Bunu yaptığınızda harika hissediyorsunuz.

Birkaç yıl önce Avustralya’nın doğu kıyısı açıklarında yer alan ve Dünya Mirası listesinde yer alan Lord Howe adasını ziyaret ettim. Adanın internet olanakları sınırlı ve cep telefonları için kapsama alanı bulunmuyor. Telefon şirketleri bu kayıp cennete baz istasyonları kurmak istediklerinde, adanın sakinleri buna hayır dediler, bunu istemediklerini ve ihtiyaçları olmadığını dile getirdiler. Dünyadan kopuk birkaç günün ardından kendimi çok iyi hissettim, bu yüzden kendimi cep telefonu, bilgisayar ve o duygu çemberinden özgür bıraktım. Bu tür zımbırtıları bir dakika bile özlemedim. Aslına bakarsanız anksiyete düzeyim eve döner dönmez havaalanında telefonumu açtığımda yaylım ateşine tutulmuş gibi yağan mesajları beklerken ve sürekli yanan ekranımı gördüğümde zirve yapıyor.

Kaynak: Usa Today

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

2 Yorum

Bir yanıt bırak
  1. İlginç bir yazı olmuş. Hiç bu açıdan bakmamıştım. Eskiden seyahat sırasında iletişim deyince, aklımıza bolca sms ve bütçenin el verdiği kadar telefon konuşması gelirdi. Şimdi teknoloji geliştikçe bu iş de kolaylaştı. Yalnız imkanlar çok fazla olunca seyahat eden kişiden de çok daha fazla iletişim kurması beklenebilir. Halbuki o başka bir dünyada!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir