Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Ölmeden Önce Yaşamanız Gereken 10 Kültürel Deneyim

Siz de seyahat ederken tarihi eser, müze filan görmek yerine oranın kültürünü, insanını merak edenlerden misiniz? O zaman ölmeden önce Tale.Blog yazarı Onur Kutlu Gago‘nun tavsiyesi olan şu 10 kültürel deneyimi mutlaka yaşayın!

Dünya o kadar uçsuz bucaksız ki, her köşesinde birbirinden çok farklı insanlar, kendilerine özgü kültürleri içerisinde bambaşka hayatlar yaşıyorlar. Bu yenilen çok farklı bir yemek, oynanan çok farklı bir oyun, belki sağlıkla ilgili bir davranış, hayvanlarla yapılan bir aktivite, belki de bir zanaat olabilir. Kendi seyahat tecrübelerimizden sizin için 10 maddelik bir liste derledik. Ölmeden önce yapmanız gereken yüzlerce, binlerce şeyin yanına belki bunları da eklersiniz.

Kırgızistan’da Kartalla Avlanmak

tale-kirgizistan-kartal

Kuş var, kuşçuk var demişler. Daha önce belki bir atmacayı veya şahini avlanırken görmüş olabilirsiniz. Ama kartal dedin mi şöyle bir iki adım geri çekileceksin. Kocaman bir kurdu bile paramparça eden dev bir ölüm makinesinden bahsediyoruz. Kırgız kültürünün bu vazgeçilmez ögesi, bizim listemizin de en tepesine oturuyor. Ama lütfen bu deneyimi canlı bir hayvan üzerinde denemeyin, doldurulmuş kurtlarla da yapılıyor.

Norveç’te Haski Köpekleriyle Kızak Yapmak

tale-norvec-kizak

Tanrı tüm ülkelere aynı cömertlikte davranmıyor, bazılarına iltimas geçiyor. Gidenler bilir, Norveç tam anlamıyla cennetten bir köşe gibidir. Kış aylarında her tarafın karlarla kaplanıp olağanüstü manzaralar oluşturduğu bu ülkede ulaşımı sağlamanın harika bir yöntemi var, haski köpekleriyle kızak yapmak! Yedi tane güçlü, arzulu, koşturmaya can atan köpeğin, ayağınızı frenden çektiğiniz an sizi roket hızıyla uçurduğunu düşünün. Anlatılmaz, yaşanır.

Arjantin’de Gaucholarla Barbekü Yapmak

tale-arjantin-gaucho

Gaucho da ne? dediğinizi duyar gibiyiz. Amerika’nın kuzeyinde kovboy denen şeye güneyinde gaucho deniyor. Bunlar geleneksel kıyafetleri içinde yelekleri ve şapkalarıyla Kevin Costner ile Hugh Jackman arası abiler (biraz abartmış olabiliriz)! Gün boyu ineklerini gezdirip buldukları ilk fırsatta mangalı kurup löp löp Arjantin biftekleriyle muazzam barbeküler yapıyorlar. Tadından yenmez. Kendilerini festivallerde filan da yakalayabilirsiniz.

Mısır’da Günbatımında Nil’de Yelken Yapmak

tale-misir-yelken

Yelken dediysek o Kalamış Marina’daki sosyetik teknelerden bahsetmiyoruz tabii. Tarihi Antik Mısır’a uzanan basit ama bir o kadar da zarif Feluka’lardan söz ediyoruz. Sıcak bir günün ardından güneşin battığı o serin saatlerde, yaşam kaynağı muazzam Nil Nehri üzerinde fışır fışır bir yolculuğa çıktığınızı düşünün. Kaptanla samimi olursanız dümene de geçer, belki de yelkenin ucundan da tutarsınız.

İskoçya’da Highland Oyunlarını Seyretmek

tale-iskocya-highland

Dünyadaki cennet köşelerden bahsetmişken İskoçya’yı anmamak saygısızlık olur. Özellikle Highlands denen bölgede yemyeşil ormanlar, masmavi göller, dereler, şatolar, kaleler sizi sizden alabilir. Viskinin de anavatanı olan bu coğrafyanın çılgın bir ata sporu var, Highland Oyunları. Kimisini Kraliçe’nin bile seyrettiği bu oyunlarda ağaç gövdesi fırlatmaktan kaya atmaya, halat çekmeden bayır aşağı koşmaya seyrine doyulmaz oyunlar oynanıyor.

Piemonte’de Köpeklerle Trüf Mantarı Avlamak

tale-piemonte-truf

Ortaçağdan beri Avrupa saray mutfağının vazgeçilmesi olmuş, kilosuna 5000, bir tutam rendesine 20 avro ödeyeceğiniz bir lezzet fırtınası olan trüf mantarının en çok bulunduğu bölge, İtalya’nın kuzeyinde yer alan Piemonte’dir. Mantar dediysek öyle “tak sepeti koluna hadi mantar toplamaya” gibi bir şey hayal etmeyin sakın, çünkü trüf mantarı toprak altında oluyor ve onu sadece bu konuda özel eğitim görmüş, yavrusu €15000’ya satılan köpekler bulabiliyor. İşte bu köpeklerle ava çıkıp bir trüf mantarı bulmak ve sonra onu afiyetle yemek, gerçekten de harika bir deneyim.

Çin’de Geleneksel Bir Doktora Muayene Olmak

tale-cin-doktor

Ne işim var doktorda demeyin. Bu doktor sizin bildiğiniz doktorlardan değil çünkü. Çin’de tıp dediğiniz şey ikiye ayrılıyor: geleneksel Doğu tıbbı ve modern Batı tıbbı. 25 yıl bir başka doktorun yanında çalışmadan eğitimlerini tamamlayamayan bu yaşlı doktorlar, sizin sadece nabzınıza, dilinize ve cildinize bakarak şak diye böbreğinizdeki taşı veya belinizdeki fıtığı teşhis edebiliyorlar. Oralara yolunuz düşerse bir uğrayın bizce.

Hindistan’da Sokak Satıcılarından Paan Yemek

tale-hindistan-paan

Kimilerine göre Hindistan’a adım atmak bile başlı başına bir deneyim. Hele orada sokak yemeği yemeye cüret etmek gerçekten yürek isteyen bir davranış. Bol baharatlı bir köri ziyafetinden sonra ağızdaki o dayanılmaz kokuyu bizdeki gibi masum bir karanfil tanesi gideremez. O nedenle lokanta çıkışlarına yanaşan seyyar tezgahlarda, bir bitkinin yaprağına sarılan mentol, nane, kakule gibi bilumum ağız ferahlatıcı malzemelerden yapılan paan denen birşey satılıyor. Ferahlığı ağız gargaralarında arayanlardansanız bir de bunu deneyin deriz.

Fas’ta Doğal Boyalarla Deri Tabaklamak

tale-fas-deri

Kötü koku demişken, zirveyi kimselere bırakmayacak bir şampiyon var: deri tabaklama! Fas’ta bugün bile devam ettirilen geleneksel yöntemle ve doğal malzemelerle yapılan deri tabaklama insanın burnunun direğini kırarken bir yandan da görsel bir şölen sunuyor. Rengarenk boya dolu havuzlara atılan deriler ve o havuzlara yarı bellerine kadar giren dericilere yaklaşmak, onların hikayesini dinlemek inanın gerçekten unutamayacağınız bir deneyim olacak.

Brezilya’da Yerlilerden Samba Öğrenmek

tale-brezilya-samba

Bir kültürünün en önemli unsurlarından biri de yerel danslarıdır. Bu dans dünyanın en seksi danslarından biriyse hele bir de o kavruk tenleriyle tüm dünyaya nam salmış yerli bir samba kraliçesinden öğrenilirse ömür boyu unutulmaz ve herkese anlatılan bir anıya dönüşür. Yolunuz Rio de Janeiro’ya düşerse siz de gerçek bir samba hocası bulup kendinizi bu kıvrak dansın kollarına bırakın bizce.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Onur Kutlu Gago tarafından yazılmıştır

Onur Kutlu Gago, pek çoğumuzun söylediği gibi yıllarca “kurumsal köle” olarak çalışıp kazandığı tüm parayı ve yaratabildiği tüm zamanı dünyayı gezmeye harcadı. Ve bir noktada artık böyle bir hayat istemediğine karar verip hayallerinin peşinden koşarak seyahat tutkusunu işe çevirdi. Tale ile dünya kültürünü yakından tanıyabileceğiniz, yerel insanlarla etkileşim halinde unutulmaz deneyimlerden oluşan programlar düzenliyor.

1 posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir