Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Gökhan Erdoğan’ın Küba Gezi Rehberi

Amerika’nın Rusya’ya yaptırımlarından dolayı Ruble’nin değer kaybetmesi, haliyle uçak biletlerinin ucuzlaması ve Interfly‘daki dostum Mert ÖDEMİŞ’in beni uyarması ile kulaklarımda tek bir söz çınlıyor “Fidel ölmeden Küba’yı mutlaka görün”, bunun üzerine Rusya’nın Milli Hava Yolları olan Aeroflot‘tan ucuz uçak bileti alarak soluğu Küba’da aldım.

Varadero_Building

Havana

Havaalanına indiğim anda kendimi bir garip hissetmedim değil, hani bu ülke 1960’lardaydı hani herşey eskiydi, yolun karşısındaki otobüsler bildiğin 2015 model Mercedes Trivego. Tabi ben bunları düşünürken pasaport polisinin güler yüzlü bir şekilde Küba’ya hoşgeldin sözüyle uyandım ve işlemlerimi yapıp Cadeca denilen döviz bürosuna geçtim. Ülkede 2 para birimi kullanılıyor, biri CUC denilen turistlerin kullandığı para birimi ki kendileri şu aralar 1 Euro’ya eşitlenmiş durumda diğer para birimi de halkın kullandığı Peso, 24 Peso 1 Cuc ediyor ki eğer o pesoları kullanabiliyorsanız ülkeyi bedava bile gezebilirsiniz. Neyse konuya dönelim. Daha önce okuduğum bloglarda havaalanı taksilerinin standart 25CUC istediği bu yüzden yola kadar yürüyerek oradan taksi bularak daha ucuza gidebileceğiniz şeklindeydi, ben de bu şekilde 15CUC’a taksiyi kiraladım.

Havana

Yıllardır bu ada ülkesine uygulanan Amerikan ambargosunun etkileriyle karşılaşmayı beklerken daha ülkeye ilk adımımda gayet modern bir ülke ile karşılaşıyorum. Haliyle endişeleniyorum. Yoksa Küba ben gelmeden değişti mi? Fakat kente yaklaşırken, görüntü değişiyor ve bu sefer farklı bir his oluşuyor “Ulan burası güvenli mi ki? Abi burası yıkık dökük ya”. Ancak bu durum tamamen kapitalizmin göbeğinde büyümüş olmanın bir etkisi ve bundan dolayı bir anda herkesi potansiyel birer suçlu olarak görebiliyorsunuz. Bunun Küba’yla ilgisi yok tabi, bilmediğiniz bir ortamda, bilmediğiniz insanlarla, hakim olmadığınız bir dilin içinde olmanın çok da anormal olmayan bir etkisi, fakat zaman geçtikçe ve Küba’da olduğunuzu kavradıkça, işler öyle bir tersine dönüyor ki, insana gün geçtikçe müthiş bir rahatlık çöküyor.

Havana’da Gezilecek Yerler

Capitolio

Havana El Capitolio

Şehrin her yanından kubbesi görülebilen Capitolio, Washington DC’deki Capitol’ün nerdeyse aynısı. İçine girebilmeniz mümkün fakat restore edildiği için giremedim artık bir sonraki sefere.

Plaza de la Catedral

Katedral Meydanı, Havana’yı gezmeye başlayan birçok turistin başlangıç noktası. Etrafta size rehberlik yapmak isteyen bisikletli taksiler tarafından darlansanız da, hatta fotoğraf çektirmek için ağzında purosuyla bekleyen yerel Küba kıyafetli ablalar tarafından taciz edilseniz de pek beğeneceğiniz lokasyonlardan biri olacak

Plaza de Armas

Küba’nın en geniş meydanı. 17. yy’da Küba’nın  idari merkezi olarak inşa edilmiş. Meydan, Havana’daki en güzel meydanlardan biri; cafeler, müzisyenler ve kitapçılarla dolu. Burada devrim zamanına da ait bir çok eski parça bulmanız mümkün. Hemen meydanın sol tarafında kentin ilk kalesi, Castillo de la Real Fuerza’yı göreceksiniz. Nerede ne yiyelim karmaşasına düşerseniz buradaki kafelerden birine rastgele oturabilirsiniz.

Calle Obispo

Plaza Armas’tan Parque Central’e doğru uzanan sokak Obispo, Küba halkının içine karışabileceğiniz, günlük yaşamlarını bir nebze de olsa inceleyebileceğiniz bir sokak. Havana’nın kalbi burada diyorlar. Bir çok kafe, restoran, alışveriş dükkanı, kitabevleri, bar, oteller mevcut. Bizim istiklal kadar olmasa da canlı bir cadde sayılır. Gündüz kalabalık fakat gece 23.00 gibi buralarda hayat bitiyor.

Malecon

Gunaydin Havana

Havana’daki yolların neredeyse tamamı Malecon’a çıkıyor. Akşamları 8 km.lik sahil şeridi boyunca Küba’daki her restoranda, kafede, barda bulunan amatör müzik grupları Malecon’da çalıyor ve onlarca insan buraya onları dinlemeye geliyor. Biranızı alıp akşamları takılmak için güzel bir lokasyon.

Plaza de la Revolucion

Küba’ya giden herkesin ben de buradaydım dercesine profillerine yüklediği Che ve Camilo’nun silüeti ile Küba’yı İspanyollardan kurtaran Jose Marti’nin anıtının bulunduğu Devrim meydanına mutlaka gidin.

Museo de la Revolucion

Che, Fidel, Camilo ve diğerlerinin gerçekleştirdiği devrimi tüm detaylarıyla anlatıyor. Kesinlikle ziyaret etmelisiniz, gerçekten çok ama çok etkileyici. İçerisinden saatlerce çıkamadım.

Museo Nacional Palacio de Bellas Artes

Devrim müzesinin hemen yanında yer alan Bellas Artes Güzel Sanatlar Müzesini es geçmeyin derim. Sokaklarda devrim ile ilgili ilginç grafitiler, Che ve Fidel Castro fotoğrafları, Küba’yı İspanyollardan kurtaran bu yüzden Kübalılar için özel bir yere sahip Jose Marti’nin özlü sözlerini ve Küba’ya olan yardımları nedeniyle çok sevilen, yakın zamanda vefat eden eski Venezuela devlet başkanı Hugo Chavez’i bolca görebilirsiniz.

Plaza Vieja

Havana Eski Sehir

Bu bölgedeki yapılar sömürge döneminde kurulmuş, yıllara hala direniyor. Tarihi kaleler, kiliseler, katedraller ve saraylar  ile karşılaşacaksınız. Zamanında en görkemli şehirlerden biriymiş. Yapıların çoğu yıllardır restore edilmekte. Çoğu yapının butik otellere, restoranlara veya barlara çevrildiğini göreceksiniz. Bu bölgede gezilecek yerleri ise tarihi meydanlardan yola çıkarak anlatmak en güzeli. Birbirini kesen sokaklar sayesinde elinizde olacak harita ile kaybolmanız mümkün değil.

Museo del Ministerio del Interior

Amerika’nın Küba üzerine oynadığı oyunları çeşitli belgelerle afişe eden Fidel‘in Vedado bölgesinde kurduğu müzeyi kesinlikle ziyaret etmeniz lazım. Böyle bir müzenin varlığı bile çok ilginç geldi.

Havana Gece Hayatı

Havana’nın gündüz hayatı olduğu gibi gece hayatı da çok renklidir. Casa de la Musica gibi eğlence mekanlarında Kübalı genç kızların rengarenk kostümleri ile dans kulüplerinde sergiledikleri salsa şovlar görmeye değer doğrusu. Eğlence kavramını sokaklara taşıyan Havana’da her köşe başında sokaklarda caddelerde gayet profesyonelce şarkılar söyleyip hem kendileri eğlenen hem de çevrelerine neşe ve eğlence veren grupları dinleyerek de çok hoş dakikalar geçirebilirsiniz.

Şehir içi Ulaşım

Havana’da şehir içi ulaşım konusunda biraz sorun yaşadığımı söyleyebilirim. “Omnibus” denilen otobüsleri genellikle dolu oluyor. Bu yüzden şehir içi ulaşımda seçeneğim çoğunlukla taksi dolmuşlar oldu, yerellerin kullandığı para ile 10 peso yani yaklaşık 1 liraya şehrin birçok noktasına ulaşabilirsiniz. Bunun haricinde taksiyi tercih edebilirsiniz.

Konaklama

Kalacak yer için Miramar bölgesinde birçok 5*lı otel mevcut bunlardan birini tercih edebilirsiniz. Ayrıca Casa Particular denilen; yerli halkın evlerinin odalarını devlet gözetiminde, otellere oranla çok daha ucuz bir şekilde kiraladığı bir konaklama seçeneği de mevcut. Ben de bu evlerde kaldım, siz de Havana atmosferinin içinde yer almak ve tabii ki halkın yaşadığı yerlere göre biraz daha konforlu olsa da onların yaşantıları hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz mutlaka bu evlerde kalın derim.

Varadero

Küba’dan farklı bir Küba deneyimi yaşamak istiyorsanız benim gittiğim ilk an itibariyle söylediğim “Miami’ye geldik abi” sözünü dibine kadar yaşayan Varadero’ya gidin derim. Bölgeyi tamamen turistler için oluşturulmuş devasa bir tatil köyü gibi düşünebilirsiniz.

Varadero Beach

Tabi bu söylem bölgenin Küba’nın en güzel deniz, güneş, kum üçlüsünün yaşayacağınız gerçeğini değiştirmiyor.

Ulaşım

Turistik otobüs firması Viazul ile Havana’dan 3-3,5 saat arası bir sürede ulaşabilmeniz mümkün. Ücreti 10 CUC yalnız biz önceden bilet ayırtmadığımız için otobüse binemeyince 4 kişi toplamda 60 CUC’a taksi bulup Havana’dan Varadero’ya bu şekilde seyahat ettik.

Havana_Old_Car

Konaklama

Küçük Miami Varadero’da birçok otel seçeneğiniz bulunmakta bunun haricinde bu bölgede de Casa Particular denilen yerellerin evlerinde konaklayabilirsiniz.

Ne Yapılır?

Burada tabii ki yapılacak tek şey deniz, güneş ve kum üçlemesinden faydalanmak. Akşamları Küba’nın meşhur eğlence mekanı Casa de la Musica’da çılgınca salsa yapabilir ya da ünü sınırları aşan Havana Club’da eğlenebilirsiniz.

Ama bana sorarsanız en büyük eğlence Havana Club’ın sokağına girerken hemen soldaki kafenin düzenlemiş olduğu sokak partileri.

Trinidad

Trinidad, Küba’nın doğu-batı ekseninde ülkenin ortasında ve güney sahiline yakın bir kent. Şehrin adı İspanyolca üçleme (baba-oğul-kutsal ruh) anlamına gelmekte ve Kristof Kolomb tarafından konmuş. Trinidad renkli, çoğunlukla tek katlı olan evleri, dar sokakları ve Küba geneline yayılmış güler yüzlü insan popülasyonu ile hemen ısınacağınız bir şehir. Kent 1988’de Unesco Dünya Kültür Mirası ilan edilmiş.

Ulaşım

Havana, Vinales ve Varadero’dan Küba’nın turistik otobüs firması olan Viazul ile 20-30 CUC arası bir ücrete yaklaşık 6 saat gibi bir sürede ulaşabilirsiniz. Bunun haricinde bizim yaptığımız gibi 4 kişi taksi kiralayarakta ulaşabilirsiniz.

Konaklama

Trinidad’da nerede kalacağım diye düşünüyorsanız, tüm Küba’da en akılcı konaklama sistemi olan Casa Particular‘larda kalabilirsiniz. Bu evleri nasıl bulacağım diye çekinmeyin, turistik noktalara ulaştığınızda siz onları bulmadan onlar sizi bulacaktır.

Bir diğer konaklama şeklide pahalı bir seçenek olsa da otel konaklaması; çok konformist bir yapınız varsa ilk tercihiniz bu yönde olsun.

Trinidad’ın Gezilecek Yerleri

Plaza Mayor

Trinidad Plaza Mayor
Trinidad Plaza Mayor

 

Trinidad’ın eski merkezi bugün de etrafındaki müze, kilise ve galerilerle turistler için cazibe merkezi durumunda. Alçak katlı binalarla çevrili meydan içindeki palmiyelerle ferah bir his uyandırıyor. Eğer meydandaki Trinity kilisesinde gece ayinine denk gelirseniz, gitarlar ve bateri eşliğindeki koroyu es geçmeyin.

Museo Historico Municipal (Casa Cantero)

Servetini köle ticaretinden kazanmış bölgenin en zengin adamı Justo Cantero’nun eski malikanesi olan Casa Cantero’nun içindeki bu müze, hem Cantero’nun servetini hem de o dönemin Trinidad’ını gözler önüne seriyor.

Neler Yapılır?

Trinidad Sokakları
Trinidad Sokakları

Casa de la Musica Trinidad

Turistlerin ve lokallerin akın ettiği, Trinidad akşamlarının vazgeçilmezi olan Casa de la Musica, Plaza Mayor’daki merdivenlere konumlanmış şekilde karşınıza çıkacak. Gece boyunca dans eden insanları kesebilir, rom içerikli kokteyllerle boğulabilir ve oldukça keyifli bir akşam geçirebilirsiniz.

La Chancancara

Her ne kadar adını bir türlü telaffuz edemesem de dünya çapında ün salmış limonlu ballı romlu içkisi Chancancara için bile onlarca kez gidilecek mekan.

Tren Turu

Cubatur ya da Cubanacan’dan bilet alabileceğiniz bu turda, eski buharlı bir trenle Valle de los Ingenios bölgesine seyahat ederek eski şeker değirmenlerini görebilir, 44 m yükseklikteki bir kuleye çıkarak vadinin manzaralarını görebilirsiniz. Asıl keyif elbette buharlı tren. Tur sabah 9:30’da başlıyor.

At Binme

Trenin gittiği Valle de los Ingenios ya da Cascada El Cubano şelalesine düzenlenen at sırtındaki turlar için bağımsız kişilerle de görüşebilirsiniz.

Küba’da Ne Yenir, Ne İçilir?

Karayip ve İspanyol karışımı bir mutfağa sahip olan Küba’da deniz mahsulleri, domuz eti, siyah fasulye ve mısır en fazla tüketilen yiyeceklerdir. Yemeklerdeki baharat kullanımı Küba mutfağında oldukça önemli bir yere sahiptir. Küba’da gidilecek her yerde ızgarada pişmiş ete rastlamak mümkündür. Pirinç, yemek kültürünün en önemli parçalarından biridir. Her yemek çeşidinin yanında lahana, kızarmış muz ve siyah fasulyeli pilav getirilmesi dikkat çekicidir. Mojito olarak adlandırılan Rom ile yapılan Küba’nın meşhur içkisi tadına bakılması gereken bir lezzettir.

Küba’ya Ulaşım

Küba’nın başkenti Havana’ya İstanbul’dan direk uçuş yok. KLM, Airfrance, AirCanada ya da Aeroflot ile aktarmalı olarak yaklaşık 16-20 saati bulan yolculuklar sonrası ulaşabilirsiniz.

Küba’ya Ne Zaman Gidilir?

Küba’da tropikal iklim hüküm sürmektedir. Haziran ve Ekim ayları oldukça fazla yağış alan aylardır. Küba’da özellik ile Ağustos ve Ekim ayları arasında kasırgalar meydana gelmektedir. Küba seyahati planlamalarında bu mevsimsel etkenlerin göz önünde bulundurulması önemli bir husustur.

Küba Vizesi

Küba vizesini Guantanamera seyahat acentasından 35 Euro karşılığında 5dk. içerisinde temin edebilirsiniz.

Ve Son….

Dönüş yolunda aklıma Wade T. Wilson’ın sözü geliyor “Yolculukla ilgili nefret ettiğim tek şey, eve dönüyor olmak.” Ve son olarak; Evet, Havana güzel bir şehir ve her santimetre karesi görülmeye değer fakat hayallerinizde kurduğunuz o gerçek Küba yaşamını gözlemlemek için daha içerilere hareket etmeniz gerekmekte; tıpkı Anadolu insanı gibi misafirperver ve size sıcacık gülümseyen insanlarla karşılacaksınız. Küba’yı anlamak ve deneyimlemek için 15 gün yetmedi diyebilirim, kim bilir belki bir gün yeniden bu topraklara gelebilirim.

“Vaktiniz ve paranız varsa ‎Küba‘yı görmek için çok fazla bir zamanınız kalmadı.”

Kaynak: Oitheblog

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2281 posts

4 Yorum

Bir yanıt bırak
  1. biz 2 kiz arkadas beraber gitmek istiyoruz ama endiseliyiz guvenlik konusunda bana guvenli olup olmadigi hakkinda birseyler soyleyebilir misiniz 2 kiz icin

  2. merhaba gökhan bey, yazınızı çok beğendik. Benim bir sorum olucaktı, amerika üzerinden direk uçuşla kübaya geçebilir miyiz?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir