Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Dikkat, Avrupa’yı Gezerken Çarpılmayın

Hevesle çıktığınız gezi, bir yankesici yüzünden birden felakete dönüşebilir. Onun için sizi nerede ne gibi tehlike beklediğini bilmeniz gerekiyor. The New York Times Gazetesi, Avrupa’daki muhabirlerine bu konuda bir araştırma yaptırmış. Faydası olur düşüncesiyle bunu ve kendi önerilerimi sizlerle paylaşıyorum.

LONDRA

Hırsızlar saat sever

İngiltere’nin başkentinde kendinizi güvende hissediyorsanız, yanılıyorsunuz. Polisin açıkladığına göre, Londra’da son bir yılda tam 22 bin 357 kapkaç ve yankesicilik olayı gerçekleşti. Rakamdan anlaşılacağı gibi, kent yankesiciler tarafından adeta parsellenmiş. Örneğin Hampstead, Knightsbridge ve Regent’s Park gibi gelir düzeyi yüksek kişilerin yaşadığı semtlerde yuvalanan yankesicilerin en rağbet ettikleri şey, pahalı marka saatler. Avlarını lüks pub’larda gözüne kestiren yankesiciler ya ıssız bir yerde bıçak tehtidiyle ya da kollardan zorla alıyor. Kadınların boynundaki ve kollarındaki kıymetli takılar da, yankesicilerin ağzını sulandıran nesnelerin başında geliyor. Kuyumcuların sürekli izlendiğini hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. O mağazalardan çıkarken, çantanızı ve elinizdeki poşetleri iyi korumaya bakın. Buradaki kapkaççılar öylesine hızla hareket ediyorlar ki, soyulduğunuzu anladığınızda, çoktan gözden kaybolmuş oluyorlar.

Bir de Leicester Square, Piccadilly Circus ve Oxford Street gibi kalabalık metro istasyonlarındaki, çocuklardan kurulu yankesici çetelerine dikkat etmek gerekiyor. Bu çocuklar birden etrafınızı sarıyor, birisi dikkatinizi başka yöne çekerken, diğeri cüzdanınızı veya çantanızı kapıp kaçıyor. Çalınan eşyalar daha sonra, diğer köşede bekleyen bir başka çete mensubuna aktarılıyor. Böylelikle onların izini bulmak ve yakalamak imkansızlaşıyor. Eğer karşınıza böyle bir grup çıkarsa aman dikkatli olun.

Gece geç saatlerde ise Soho ve West End bölgelerinde, otomobilli kapkaççılar av peşine düşüyor. Onun için buralarda, özellikle kadınların kaldırıma yakın yürümemeleri önerilir.

AMSTERDAM

Bul topu al parayı

Avrupa’nın seks ve uyuşturucu cenneti Amsterdam’da, dikkati elden bırakırsanız yandınız demektir. Polis tarafından yapılan açıklamaya göre, kentteki yankesici ve kapkaçcı sayısı her geçen gün biraz daha artıyor.

Yankesicilerin en gözde av bölgesi müzelere giden tramvaylar. Diğer yerler ise havalanı ile merkez arasında işleyen tren, merkez istasyonu civarı, kanal turlarının düzenlendiği iskeleler. Amsterdam yankesicileri, birkaç kişilik gruplar. Birisi saat veya adres sorarak sizi meşgul ederken, diğeri çalıyor. Üçüncüsü malı alıp kayıplara karışıyor.

Bir de “fincanların altındaki topu bulma” oyununa kurban gitmeyin. Amsterdam kaldırımlarında sıkça rastlayacağınız bu sahtekarlar, oyunu üç fincan ve küçük bir topla oynuyorlar. Topu size göstererek bir fincanın altına saklayıp, bulmanızı istiyorlar. Tezgahın etrafına dizilmiş adamlar, her seferinde topu bulup, bolca para kazanıyor. Tüm bunların bir aldatmaca olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Oynatan da kazananlar da aynı takımın adamları. Maksatları sizi kandırıp, oyuna dahil etmek ve sonra da paranızı söğüşlemek. Bir de bu oyunları seyredenlerin oluşturduğu kalabalığı, yankesicilerin çok sevdiğini unutmayın.

Seks ticaretinin yapıldığı, ünlü “Kırmızı Fener” sokağında da dikkatli olmanızı söylemeye gerek var mı?.. Vitrinlerde beğendiğiniz bir içim su gibi güzel kızın, travesti olabileceğini aklınızın bir kenarına yazın. Bunu anladığınızda, iş işten çoktan geçmiş olabilir. Çünkü peşin ödediğiniz parayı geri almanıza imkan yok.

Son uyarı uyuşturucu bağımlıları için. Amsterdam’da yasal tek uyuşturucu marihuana. Diğerleri yasaktır ama polis genellikle göz yumar. Bu da satıcıların işine gelir. Eğer sokaktan kokain, eroin veya ecstasy türü bir şey almaya kalkarsanız, size genellikle sabun tozu, fare zehiri, toz şeker veya havanda dövülmüş saf C vitamini vereceklerdir. Aldatıldığınızı anlayınca polise gidip, “bana sahte eroin sattılar” diyemiyeceğinize göre, paranız uçup gidecektir.

PRAG

Sırt çantamda kesik var

Prag’ı gezerken veya kahvede otururken, bir dolandırıcılık öyküsü mutlaka kulağınıza çalınır. Ya birisinin cüzdanı veya pasaportu çalınmıştır ya da bindiği taksinin şoförünce feci kazıklanmıştır.

Praglı taksicilerin ünü giderek artıyor. İki kilometrelik yola normal tarifenin 3-4 misli ücret isteyenler arasında en tehlikelileri korsan taksiler. Eğlence yerlerinin önünde bekliyor, bardan veya diskotekten gece geç saatte, kafası dumanlı çıkan müşteriyi, ıssız bir yere götürüp soydukları çok oluyor. Genellikle sahte plaka kullandıklarından şikayetler sonuçsuz kalıyor.

Yankesiciler Prag’da çok can yakıyor. Metroda, tarihi bölgedeki meydanda, Mala Strana gibi turistik ve kalabalık yerlerde, özellikle sırt çantalarınıza dikkat edin. Siz bir şeylere bakarken onlar keskin bir bıçakla çantanızı yarıp, içinde ne var ne yok götürüyor. Böyle yerlerde sırt çantanızı, göğsünüze asmanız yararlı olur.

Yankesicilerin gözde av yerlerinden biri de, Narodni Trida ile Malostranka arasında çalışan ve genellikle turistleri taşıyan tramvaylar. Çek yankesici çeteleri, biri hamile kadın olmak üzre 4-5 kişiden oluşuyor. Kadın sizden yer istiyor. Siz ayağa kalkınca çete etrafınızı sarıyor. Çantanızı veya cüzdanınızı çalan çete elamanı, tramvaydan ininceye kadar etrafınız çevrili kalıyor. Diğer elemanlar bir sonraki durakta tramvayı terk ediyor. Siz siz olun kimseye yer vermemeye çalışın.

MOSKOVA

Çapkınlığın faturası

Bütün büyük kentlerde olan tehlikeler burada da mevcut. Örneğin, yabancı olduğunuzu anlayan taksi şoförü, sizden mutlaka fazla ücret talep edecektir. Aslında bu fazlalık genellikle 3-4 doları geçmez. Ama siz yine de otelden çıkmadan önce, gideceğiniz yere kadar ne ödemeniz gerektiğini görevlilere sorabilirsiniz.

Özellikle kalabalık yerlerde, yankesicilere dikkat etmeniz gerekir. Buradaki yankesiciler, Batı kentlerindeki meslekdaşları kadar acımasız değillerse de, hiç haberiniz olmadan sırt çantanızdan cüzdanınızı alabilir. Karanlık basınca, ıssız sokaklarda ve alt geçitlerde bulunmamaya özen gösterin.

Moskova adeta gece kulübü ve kumarhane cenneti. Eğer eli yüzü düzgün bir yere gitmediyseniz, cüzdanınıza ve içkinize sahip çıkın. Buralarda genellikle, içkiye atılan bir uyuşturucu ile uyutup soygunu gerçekleştiriyorlar. Tabii çapkın erkeklerin de bu konuda dikkatli olmaları lazım. Felekten bir gece çalmak için odanıza götürdüğünüz dilber, sizi aynı yolla uyutup, bütün paranız ve kıymetli eşyanızla kayıplara karışabilir.

Moskova’da asıl tehlike trafik polisleri. Kiralık araçla kenti dolaşıyorsanız, polisler çeşitli bahanelerle önünüzü kesecektir. 50-100 ruble gibi küçük rüşvetlerle bu kontroleri atlatabilirsiniz. Ama alkollü araç kullandığınız saptanırsa, rüşvet miktarı 100-150 dolara kadar çıkabilir.

ROMA

Çocuk çetelere dikkat

Kentte cinayet, tecavüz, gasp gibi suçlara az rastlansa da bu, Roma’nın yüzde yüz güvenilir bir yer olduğunu kanıtlamıyor. Bütün büyük kentlerdeki tehlike burada da fazlasıyla var: “Yankesiciler…”

Roma’da yankesiciler daha çok çocuklardan oluşuyor. Onların mesleklerini icra ettikleri yerlerin başında da Vatikan ve diğer ünlü kiliselerin önleri geliyor. Çocuk çetesi, kurban seçtikleri turistin etrafını çevirip, çeşitli oyunlarla dikkatini dağıtıyor. İçlerinden en ustası tam bu sırada çantayı veya cüzdanı çarpıp, kaçıyor.

Bu çocuklar otobüsleri çok seviyor. Bunları iyi tanıyan Romalılar, onlar otobüse binince, yanlarındaki turistleri dikkatli olmaları konusunda uyarıyor. Yankesicilerin en çok sevdikleri an da, otobüslere inip binerken meydana gelen karmaşa. O karmaşada cüzdanlar çalınıyor, sırt çantaları kesilip, boşaltılıyor. Bütün bu olaylar en çok, Termini tren istasyonu ile Vatikan arasında çalışan otobüste gerçekleşiyor.

Yankesicilerin en sevdikleri yerler şöyle sıralanabilir: Kolezyum, Navona Meydanı, İspanyol Merdivenleri, Trevi Çeşmesi.

Eğer kenti kiralık bir araçla geziyorsanız, otomobilde çanta, bavul, radyo gibi eşyaları sakın bırakmayın. Aracın yanından beş dakikalık bir ayrılışınız dahi, bunların çalınması için yeterli.

Bir de havaalanından kente inerken korsan taksilere rağbet etmeyin. Bunların size sunacakları cazip fiyat önerilerine kanmayın. Bu taksiler büyük bir olasılıkla, otomobil bozuldu bahanesi ile sizi yarı yolda bırakacaktır.

PARİS

Cep telefonunu sıkı tutun

Paris polisi, yabancıları Monmarte ve Pigalle’ın dar sokaklarına, Eyfel Kulesi çevresine ve Gar du Nord istasyonuna karşı uyarıyor. Buralarda hırsızların kol gezdiğini söylüyorlar. Tabii bir de özellikle sabah ve akşam saatlerinde, kalabalık metro istasyonlarında çok dikkatli olmanın yararı var.

MADRİD

Yankesici dalgın sever

Sabah otelinizden çıkıp da caddelerdeki, lokantalardaki, kaldırım kahvelerindeki neşeli kalabalıkları görünce, kendinizi hemen salmayın. Bilin ki, bir yankesici, avına sinsi adımlarla yaklaşan bir panter gibi sizi izlemektedir. En dalgın anınızda harekete geçip, sizi beş parasız bırakacaktır. Buradaki soyguncular, diğer Avrupa kentlerindeki meslekdaşlarından biraz daha cüretli. Issız, karanlık arka sokaklarda bıçak çekip, sizi soymaktan çekinmezler.

Bir de yön sorma, gömleğinizi lekeme ve onun temizlerken soygunu gerçekleştirme gibi eski yöntemler de Madrid’te hâlâ geçerliliğini korumakta.

Eğer otomobiliniz kiralıksa ve lastiği patlaksa, onu değiştirmek için yapılan yardım önerilerini geri çevirmenizi tavsiye ederim. Çünkü yardım teklif eden kişi, büyük bir olasılıkla, ayakabısının ucuna bağladığı keskin bir aletle, tekerleğinizi patlatan kişidir. Siz yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtığınızda, o, bavul, valiz ne varsa kapıp kayıplara karışacaktır.

Kentte en tehlikeli yerlerin başında tren garları, otobüs terminalleri ve havaalanları gelir. Ama tehlike buralarla sınırlı değil. Mayor Meydanı, Santa Ana Meydanı, İspanyol Meydanı, Prado Müzesi civarı, Retiro Parkı gibi ünlü yerler, yankesicilerin ve kapkaççıların en çok sevdiği mekanların arasında yer alır.

BİZİM ÖNERİMİZ

Tehlike sizi yıldırmasın

Yankesici tehlikesi sadece Avrupa’da değil, bütün dünya kentlerinde mevcut. Hatta Afrika, Asya, Uzakdoğu ülkelerinde, daha da ciddi sorunlarla karşılaşılıyor. Tüm bunlara karşı ne yapmalı?.. Yankesiciler sokaklarda cirit atıyor diye, hiç bir yere gitmeden evde oturmak mı lazım? Asla… Ben bu kadar yıldan beri yollardayım, bir iki küçük soygun dışında, öyle büyük olayla karşılaşmadım. Şimdi bizim önerilerimizi sunacağız:

  • Öncelikle her an uyanık olun ve bunu etrafınıza da belli edin. Yankesicilerin safları sevdiğini unutmayın.
  • Geziye çıkarken, pahalı saat ve takılarınızı evde bırakın. O takıların, gittiğiniz ülkede size bir statü kazandırmayacağını, sadece soyguncuların ağzını sulandıracağını unutmayın.
  • Kenti gezerken pasaportunuzu, uçak biletinizi yanınıza almayın. Onu ya otel kasasına teslim edin ya da bavulunuza koyup, kilitleyin. Eğer taşımak zorundaysanız, sayfalarından aldığınız fotokopiyi bavulun bir köşesinde saklayın.
  • Birden fazla kredi kartı taşımamaya özen gösterin ve bütün kart işlemlerinin gözünüzün önünde yapılmasına dikkat edin.
  • Herkesin önünde para tomarını cebinizden çıkartıp, sayma hatasına düşmeyin. Mümkün olduğunca az rakamlı banknotlar taşıyın. Paranızı ceplerinize paylaştırın. En emin yerin, bluejeanlerin ön cepleri olduğunu unutmayın.
  • Cüzdanınızı sağlama alın. Şimdi, zincirle kayışa tutturulan cüzdanlar yapıldı. Ben onları tercih ediyorum.
  • Bir gösteriyi seyrederken çantanıza sahip çıkın. Kucağınızda tutmaya özen gösterin.
  • Toplu taşıtlara binerken itiş-kakıştan uzak durun
  • Çantanızı bir an olsun gözünüzden ayırmayın. Bir kahvede otururken iskemlenizin arkasına asmak yerine, sapını iskemlenin bacağına geçirin.
  • Cep telefonuyla konuşurken suratınızı duvara dönün. Her an tetikte durun.
  • Soyulursanız ve ara sokaklardaysanız, kesinlikle hırsızın peşine düşmeyin. Sizi engellemek isteyen diğer çete mensupları, kaba kuvvete veya kesici aletlere başvurabilir.
  • Tüm bu tedbirler gözünüzü korkutmasın. Siz herşeye rağmen gezmekten vazgeçmeyin.

Kaynak: Hürriyet Seyahat Eki

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2238 posts

5 Yorum

Bir yanıt bırak
  1. Londra, Paris, Amsterdam… Hepsi birbirinden güzel. Eğer bir şehri kendi imkanlarınızla keşfetmeye çalışıyorsanız sizde daha güzel anılar bırakacaktır. 1 gün bile görseniz bir ömür kalacak aklınızda…

  2. Güzel bir özet olmuş. Aslında burada yazılanları şehir şehir ayrı almamak lazım. Her yerde geçerli kurallar ve Prag’da karşılaşabileceğiniz taksi tuzağı ile Moskova’da da karşılaşabilir veya Bul Parayı Al Karayı oyunlarına Barcelona’da La Rambla’da kurban olabilirsiniz. Bu çetelerin ilk hedefi beyaz tenli, spor ayakkabılı, beyzbol şapkalı salak Amerika’lı turist grupları. O yüzden basit güvenlik önlemleri ile tehlikeden uzak bir şekilde şehrin keyfine varabilirsiniz gözünüz korkmasın. Benim en önemli güvenlik kuralım “turist gibi görünme” dir. Kıyafet ile duruş ile bakış ile etrafa “ben turist değilim ve her şeyin farkındayım” mesajı vermeye çalışırım. Yol ortasında asla harita açmam. Harita için telefonumu kullanırım. Zaten sert bir hedef olarak göz çarparsanız sizle uğraşmazlar. Bu gibi şehirlerde tuzağa düşürecek o kadar çok insan var ki… Ancak yine de ıssız sokaklarda gece yalnız dolaşmamak lazım. O zaman sizi ancak kaba kuvvet kurtarır.

  3. Eren’e katılıyorum. Fazla göze çarpmamak için turist gibi ulu orta yerde belli etmemek ve kendinden emin bir şekilde “benimle uğraşmayın” bakışları atmak en güzeli ve en doğrusu :)) yazı için teşekkürler Gökhan, çok bilgili oldu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir