Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Bir İspanyol Geleneği Olan ‘Siesta’ Yeniden Canlanıyor!

İspanya’nın ulusal markası, iş ve dinlenme süreleri arasında ‘öğle arası molası’ yani ‘siesta’ olarak adlandırdıkları bir zaman yaratarak çalışanlar için denge kurmaya çalışıyor. Yapılan araştırmalar aksini gösterse de yeni trendler oldukça umut verici.

Öyle ki, İspanya dediğimizde aklımıza ilk gelen şeylerden biri siesta olarak adlandırdıkları İspanyollara özgü öğle uykularıdır! Gün ortasında, güneşin en tepede olduğu saatlerde, İspanya’daki küçük kasaba işletmeleri geleneksel öğle arası şekerlemesi yapmak üzere kepenklerini kapatırlar. Büyük kent merkezlerinde ise, modern iş eğilimleri ve turizm bu alışkanlığın sonlanmasına neden olurken uzun çalışma saatleri dolayısıyla bir çok İspanyol’un tükenmişlik yaşıyor.

Şimdi ise Maria Estrella Jorro de Inza çalışanlar için hem öğlen uykusu uyuyabilecekleri aynı zamanda da para kazanmaya devam edebilecekleri harika bir yol bulmuş gibi görünüyor! Uyku barı! Evet yanlış duymadınız. Madrid’in ilk uyku barı olan “Siesta and Go“, HSBC, Google, Deloitte gibi şehrin finansal merkezlerine ev sahipliği yapan Azca’da bulunuyor. Bankacılar, avukatlar, danışmanlar siesta zamanında uyuyabilmek için uyku barına gidiyor. Konsept ise oldukça basit, saatte sadece 14 avro (16 $) ödeyerek işe geri dönmeden önce özel bir yatak otasında dinlenip, gücünüzü tekrar toplayabilirsiniz. 

Uyku barının 32 yaşındaki kurucusu De Inza, siesta ile ün salmış olmalarına rağmen şu ana kadar bunu profesyonel bir zemine hiç taşımamış olmalarını oldukça komik ve çelişkili bulduğunu belirtiyor. Dışarıda takım elbiseler içinde biraz olsun rahatlamayı bekleyen birçok erkek ve topuklu ayakkabılarını çıkartacakları anı dört gözle bekleyen bir o kadar da kadın var. Öğle molasının yoğunluğu düşünüldüğünde, bu bara duyulan ihtiyaç anlaşılacaktır.

TOKYO BAĞLANTISI

Fikir, tabi ki, orijinal değil.  De Inza, Tokyo gezisi esnasında kısa süreli konaklama seçenekleri ile ünlü Japon başkentinde bulunan uyku kafeleri olarak da bilinen kapsül otellerden esinlenmiştir. Bu kafeler, müşterilere gün içinde kısa süreli dinlenme fırsatı sunuyor. Japonlar kısa süreli bu dinlenmelerin sağlık için müthiş faydalı olduğunu düşünüyor.

De Inza, bu fikirden etkilenerek kendi ülke gelenekleriyle oldukça uyumlu olduğunu düşündü. Bir İspanyol iş günü genellikle iki saat süren öğle molaları, öğleden sonra geç saatlere kadar süren toplantılar ve geç saatlerde biten günler olmak üzere bloklara ayrılır. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü verilerine göre, İspanyollar geçen yıl 1.695’e varan mesai saatleri ile komşuları Almanya ve Fransa’yı geçtiler. Sadece İtalya ve Portekiz euro bölge ülkeleri içinde daha uzun mesai saatleri doldurdular.

İspanyol diktatör Franco iktidardayken, ülke saatinin Adolf Hitler’in iktidarda olduğu Nazi Almanyası ile eş zamanlı olması amacıyla, ülkenin saatini bir saat ileri almıştı. Ancak bu durum halkın geç saatlerde yemek yemesine ve daha az uyumalarına sebep oldu.

UZUN ÇALIŞMA SAATLERİ

Avrupa’nın geneli uyuyorken, İspanya’nın hala uyanık olması, onlara yanlış zaman diliminde olduklarını düşündürdü. Barcelona’daki IESE İşletme Okulundaki Örgütlerde Halk Profesörü olan Nuria Chinchilla, kurum kültürü katı kurallar barındırıyorken tüm ülkenin geç kaldığını belirtti.

Vardiyaların çok uzun olması çalışanların bir hayli yorulmasına neden oluyordu. Uzun saatler boyunca çalışmak ve patronunuz ofisten ayrılana kadar sizin ayrılamıyor olmanız da tükenmişliğin bir başka nedeniydi.

Tüm bunlar işçilerin verimini düşürür. Ayrıca, ülkenin düşük doğum oranı da uzun çalışma saatlerinin bir sonucu olabilir çünkü İspanyol çalışanların zaman ve enerjileri iş günü bittiği zaman çoğunlukla bitmiş olur.

Bu sorunların hepsi düşünüldüğünde, İspanya’nın Portekiz ve İngiltere ile aynı zaman dilimine çevrilmesini isteyen Chinchilla 2012 yılında güneşin İspanya’daki üretkenliği nasıl arttıracağı ile ilgili bir çalışma yaptı.

Çalışma o kadar yankı buldu ki, büyük partilerin İspanyolların çalışma saatlerinde kesintiye gitme önlemleri almasıyla birlikte İspanyol parlementosunun gündemine girdi. Başbakan Mariano Rajoy geçen yılki seçim kampanyasında saat 18.00’a kadar sürecek çalışma saatinin sözünü verirken merkez parti Ciudadanos saatin geri alma önerisinde bulundu. Ancak iki önerinin de bir gelişme katettiği söylenemez.

Dolayısıyla, De Inza, uzun çalışma saatlerinden tükenmiş yorgun İspanyollara uyku barını altın tepside sunuyor. Uyku barında şimdilik 19 yatak bulunuyor ve gelenlerin ferahlayabilecekleri temiz çarşaflar, kulaklıklar, terlikler ve bir kahve alanı beraberinde konuklara sunuluyor. Günlük 30’u aşkın kişi bu servisten yararlanmak istiyor, çoğunluğu ise 20, 30’lu yaşlardaki genç çalışanlar ile birlikte 50 yaşlardaki erkekler oluşturuyor.

Mayıs ayında açılmış olan uyku barı orijinalliğini hala koruyor ve De Inza sonbaharda işlerinin oldukça açılacağını öngörüyor. De Inza, farklı yerlerde de uyku barı girişimini devam ettirmek için göz kulak kesilse de şimdilik mevcut merkezi açık tutmaya odaklanmış.

Son olarak, kapanış saatlerini uzatmaları yönünde talep aldıklarını belirten De Inza, uyku barının kapanışını 19.00 yapmış. Eğer gece yarısı açık olmaları talep edilirse bunu düşünebileceklerini belirtiyor.

             

Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir