Tasarımcı Nate Parrott’ın Yeniden Dizayn Ettiği, Kişiye Özel Metro Ağı Haritaları

Tasarımcı Nate Parrott, New York sakini metro yolcularının rota zamanlamalarını, bulundukları konuma göre kişiselleştiren, etkileşimli bir metro ağı haritası ortaya çıkardı. Yolcular kendi metro duraklarını seçtikten sonra harita, tüm metro duraklarının kendilerine olan uzaklıklarını göstermek için yeniden kalibrasyon işlemi gerçekleştiriyor.

Kişiselleştirilmiş bir ulaşım ağı görünümü, ayakta seyahat etmek durumunda kalan metro yolcuları için oyunu âdetâ değiştiren bir hamle ve Parrott, “herkesin haritasının aynı görünüme sahip olması için hiçbir sebep olmadığı” inancını taşıyor. Zaman çizelgeleri, New York’taki ulaşım ağını yöneten Metropolitan Toplu Taşıma İdaresi (MTA)’nin yayınladığı bilgilere dayanıyor; dolayısıyla tren gecikmeleri gibi gerçek zamanlı durumlarda doğruluğunun bulunmaması ihtimalini taşıyor.

Ancak bu haritalar, yeni bir daire arayışı sırasında farklı bir mahallede araştırmalar yapan ve toplu taşıma maceralarının nasıl görüneceğine dair bilgi sahibi olmak isteyen kullanıcılar açısından hayli kullanışlı olabilme potansiyeli taşıyor veya New York’un bir noktasından diğerine tren ile seyahat etmenin tek seçenek olduğu durumlarda, yolculuğun harcanan çabaya değip değmeyeceğini de bu haritalardan anlamak mümkün oluyor.

Bu yeni haritalar gösteriyor ki; kişiselleştirilmiş navigasyon araçlarının ortaya çıkarılması mümkün ve bu araçlar, mobil teknolojiler çağında faydayı ve keyfi aynı anda sunabilir.

Air Canada, Yolculara Dreamliner Deneyimini Yaşatmak İçin Sanal Gerçeklikten Yararlanıyor

Air Canada, filosundaki Boeing 787 Dreamliner model uçaklardaki uçuş deneyiminin simülasyonunu seyahat acentelerine ve potansiyel müşterilere sunmak için sanal gerçeklik teknolojisini kullanmaya başladı. Kullanıcılar, uçakta yer alan her üç sınıf kabinini de dolaşabiliyor, ‘sanal’ bir uluslararası business class yemeği de gezintide yer alıyor.

Bir kulaklık ve elle kontrol desteği ile yönetilen yolculuk, Air Canada’nın global rota ağının bir genel görünümüyle başlıyor ve ardından, hava yolu şirketinin yeni üniformalarının bir görünümü geliyor.

Sesli olarak rehberlik yapmakta olan bir kabin görevlisinin yönlendirmeleriyle seyahat setleri, uçuş sırasında sunulan dergi ve uçuş içi eğlence sisteminin aralarında bulunduğu ögelere dokunulabiliyor, bu ögeler açılabiliyor ve taşınabiliyor.

Söz konusu VR deneyimi, Air Canada’nın 11 Kasım’a kadar Londra’da Shoreditch’te açmış olduğu geçici mağazada görücüye çıkarılmıştı ve Toronto’daki ve Şili’nin Santiago kentindeki etkinliklerde de meraklılarla buluştu.

Şirket ayrıca Boeing 787 kabininin 360 derece görüş sunan videolarını da şu adreste paylaştı.

Air Canada’nın global satışlardan sorumlu başkan yardımcısı Duncan Bureau, bu deneyime dair bazı açıklamalarda bulundu. Air Canada’nın, müşteri deneyimini geliştirmek ve seyahat acenteleri gibi ortaklarıyla etkileşime geçmek için her daim yeni yollar geliştirmekte olduğunu ve bu hamlenin, şirkete, müşterilere en uygun seyahat seçeneklerini seçmelerinde yardımcı olmaya yönelik çabalarında önemli bir rol oynadığına vurgu yapan Bureau, açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü:

Sanal Gerçeklik bizlere, binlerce seyahat acentesini ve potansiyel müşteriyi, interaktif ve sanal bir turun sihri aracılığıyla Air Canada’nın sunduğu hizmetlerle tanıştırma olanağını sunuyor. Bu teknolojiyi kullanmaya başladığımızdan beri, rezervasyonlarda halihazırda bir artış gözlemlemiş bulunuyoruz.”

Thomas Cook Money, Tatilcilere Yönelik Mobil Bankacılık Uygulaması Sumo’yu Kullanıma Sundu

Thomas Cook Money, tatilcilerin paradan tasarruf etmelerini ve işlem ücretlerinden kurtulmalarını sağlamak için tasarlanmış bir mobil bankacılık uygulaması ortaya çıkardı.

Finlandiyalı finansal teknolojiler şirketi Ferratum Group ile yapılan işbirliği çerçecesinde ortaya çıkarılan Sumo, tatilcilerin seyahatleri için plan ve tasarruf yapma ve yurtdışına çıktıklarında harcamalarını yönetme yöntemlerini sadeleştirmek için tasarlandı.

Sumo ilk olarak İsveç’te kullanıma sunulacak, ancak 2018 yılında Birleşik Krallık’ta da faaliyete geçecek.

Müşteriler, yerel para birimlerini otomatik olarak tespit etme becerisine sahip temassız bir hesap kartı ile birlikte gelen ve genellikle 3£ civarında olan, ancak daha yüksek de olabilen ilave işlem ücretleri olmaksızın para çekme işlemlerini tamamlayan bir hesap açtırabiliyor. Bu hesaplar çok sayıda para birimi cinsinden açılıyor ve aidat ücreti bulunmuyor.

Hem normal hem de sabit vadeli tasarruf hesapları da, haftalık veya aylık tasarruf planları sayesinde, tatilleri için para biriktirmelerine yardımcı olmak amacıyla kullanıcıların erişimine açık bulunuyor. Kullanıcılar, yapacakları tatil masrafları düzeyinde birikim yaptıkları zaman, Thomas Cook tatil rezervasyon motoru aracılığıyla, kartlarından ödeme yapabiliyor.

Thomas Cook’un, türünün ilk örneği olduğu iddiasında bulunduğu Sumo mobil uygulaması, 10 dakikadan daha kısa bir süre içinde kurulabiliyor, aralarında Avro ve Sterlin’in de bulunduğu yedi para birimini destekliyor ve ATM’lerden her ay dört ücretsiz para çekme işlemi yapılmasına olanak sağlıyor.

Uygun şartları sağlayan müşteriler, üyelik sürecinin bir parçası olarak, 20,000 İsveç Kronu üst limitine kadar açık kredi için başvuru yapma olanağına sahip olacak. Bu da müşterilere, bütçelerini yönetirken tatil harcamalarını arttırmaları için mobil uygulama aracılığıyla ilave fonları kullanma imkânı sağlayacak.

Müşteriler, ortak tatil harcamalarını karşılamak için arkadaşlarına ve aile üyelerine kısa mesaj (SMS) yoluyla para gönderebiliyor.

Thomas Cook Money’nin idari direktörü Anth Mooney, bu yeni uygulamaya dair bazı bilgiler paylaştı: “Tatillerin büyük bir yatırım olduğunun bilincindeyiz; işte bu nedenle, müşterilerimiz için, güneşin altında geçirecekleri haftaları plan yapmalarını, tüm yıl boyunca bunun için tasarruf etmelerini ve paralarını tatil amacıyla güven içerisinde harcamalarını olabildiğince kolay hâle getiren bir servis tasarladık.

Sumo, müşterilerin geleneksel bir banka hesabından bekleyebilecekleri tüm güvenliğe ve hizmetlere sahip, ancak tatilcilere yönelik olarak tasarlanmış olduğu için, kart işlemlerindeki yabancı ülke yükleme bedellerinin kaldırılmasından, her ay yurt içinde ve yurt dışında dört ücretsiz ATM para çekim işlemi olanağı sunulmasına, harika ilave ekstralar içeriyor.”

Ferratum Group’un kurucusu ve CEO’su Jorma Jokela da geliştirilen bu uygulamaya dair açıklamalarda bulundu: “Müşterilere, hareketli yaşamlarını sürdürmeleri için ihtiyaç duydukları tüm özellikleri sunarken, müşteri deneyiminin süper hızlı ve kolay olmasını sağlayan bir mobil banka inşa ettik. Hızlı bir biçimde gelişen müşteri beklentileriyle, bu platform yaklaşımı, ekosistemimizin her zaman uygun özellikleri ve hizmetleri sunabilmesini sağlıyor.”

Google Haritalar, İnecekleri Durakları Kaçırmalarını Önlemek İçin Otobüs Yolcularını Uyarıyor

Kullanıcılarına GPS destekli navigasyon, trafik, toplu taşıma ve iş yeri bilgileri sunan Google Haritalar mobil uygulaması, yeni gelen bir güncellemeyle birlikte artık, toplu taşıma sistemlerini kullanan gezginlere, yolculuklarının her aşamasında kılavuzluk ederek yardımcı oluyor. Uygulama, kullanıcıların bir otobüsle veya trenle yolculuk ettikleri sırada gerçekleştirilen gerçek zamanlı güncellemeler ile kullanıcılara, gitmek istedikleri durağa vardıklarında inmeleri gerektiğini bildiriyor. Güncellemeler ayrıca kaydırılabilir olma özelliğini taşıyor, böylece kullanıcılar, yolculuklarının herhangi bir anında, rotaları üzerindeki gelecek tüm adımları görüntüleyebiliyor.

Uygulama üzerinde yol tarifi aramasının yapılmasının ardından, güncellemeleri almaya başlamak için ekranın en altında yer alan ‘Başla’ butonuna tıklamak yeterli ve bu güncellemeler, Android kilit ekranında kullanışlı bir biçimde görünmeyi sürdürüyor.

Continental ve Avis Anahtarsız Giriş Cihazı İçin İş Birliği Yaptı

Continental ve Avis yaptığı işbirliği ile araç kiralayan müşterilerinin telefonlarını anahtarsız giriş cihazlarına dönüştürecek.

Araç kiralama şirketi Avis Budget Group ve otomobil üretim şirketi Continental, ABD’deki Kansas City bölgesinndeki gezginlerin anahtarsız giriş ve araç çalıştırma olanaklarını kapsayan bir mobil deneyimi test edebilmelerini sağlamak için işbirliğine vardı. Avis Araç Kiralama şirketinin filosundaki seçili araçlara artık, Continental’ın Hizmet Olarak Anahtar (Key-as-a-service) teknolojisi yerleştirilmiş bulunuyor. Müşteriler, kiraladıkları araçları kilitlemek veya bu araçların kilitlerini açmak ve motoru çalıştırmak için Avis’in mobil uygulamasını kullanabiliyor.

Söz konusu ortaklık hamlesi, gelecekte tamamen anahtarsız araç kiralama hizmetinin yolunu yaparak müşterilere daha fazla kolaylık ve kişiselleştirme sunarken, şirketlere ise kendi ürünlerini yeni pazarlara sürme girişimlerini hızlandırma olanağı sağlıyor.

KLM’nin Sesle Etkinleştirme Teknolojisi, Yolculara Çantalarını Hazırlarken Yardımcı Oluyor

Hollandalı öncü hava yolu şirketi KLM’nin yapay zekâdan güç alan botu, Google Home’daki sesle etkinleştirme teknolojisinden yararlanarak yolculara çantalarını hazırlarken yardımcı olması için eğitildi.

BB ismi verilen bot, kendilerine sorulan soruları Web’de arama yaparak cevaplayan akıllı hoparlörler için geliştirilmiş bir çanta hazırlama yardımcısı olma niteliğini taşıyor. BB, kullanıcıların seyahat edecekleri noktaya, seyahatlerinin süresine ve hava durumuna göre, tatil veya iş amaçlı seyahatlere çıktıklarında yanlarına almaları gereken eşyalarla ilgili tavsiyeler sunuyor.

Kendi kendine öğrenme becerisine sahip olan bot, ayrıca Google Assistant desteğine sahip tüm cihazlarda da erişime açık bulunuyor. Yakın zamanda yayınlanması planlanan bir güncelleme ile müşterilere daha sonra yararlanmak üzere kaydetmek için Google Home aracılığıyla sosyal medya hesaplarına hatırlatma listeleri gönderme imkânı sunulacak.

BB, geçtiğimiz Eylül ayında KLM müşterilerinin Facebook Messenger aracılığıyla yapılan yazışmalarla bilet rezervasyonu yapmalarını sağlayabilmek için faaliyete geçirilmişti.

Air FranceKLM’nin dijital faaliyetlerinden sorumlu başkan yardımcısı Pieter Groeneveld, bu konuya dair yaptığı açıklamalarda KLM’nin kişisel yaklaşımıyla biliniyor olduğuna değindi. Groeneveld ayrıca, Google Home üzerinden BB ile ve yapay zekâ teknolojilerinin yardımıyla sunulan bu kişiselleştirilmiş hizmetin, KLM’nin yenilikçi dijital stratejisindeki bir sonraki, sesle etkinleştirme teknolojilerindeki ilk adımı olduğuna dikkat çekti ve KLM’nin interaktif çanta hazırlama asistanının, şirketin müşteri yolculuğunun tamamı boyunca sunduğu katma değeri gösterdiğini belirtti.

Uzmanlar, Noel döneminin öncesinde geniş bir çapta tanıtılmakta olan sesle etkinleştirme teknolojilerinin, bu yıl içerisinde büyük bir ilerleme kaydettiğini dile getiriyor.

Singapur Havayolları, Müşteri Sorgulamalarına Yönelik Sohbet Robotunu Faaliyete Aldı

Sunduğu dijital seçeneklere yönelik kapsam genişletme çalışmalarını sürdüren Singapur Havayolları, bu çalışmalara dair yeni bir gelişmenin duyurusunu yaptı. Şirket insunduğu hizmetlere yönelik uçuş öncesi konularla ilgili sorgulamalara bundan böyle bir sohbet robotu aracılığıyla yanıt verilecek.

Kris ismini taşıyan beta aşamasındaki bu robot, “sürekli öğrenme modu”nda olacak ve becerileri zaman içerisinde gelişecek.

Singapur Havayolları’nın Facebook sayfasını ziyaret eden ve Facebook Messenger uygulamasını kullanan yolcular, Kris ile özel olarak yazışabilecek ve çeşitli konularda destek alabilecek.

Robot, halihazırda bagaj ve check-in işlemleri, çevrimiçi rezervasyon ve yanı sıra bebek veya çocukla seyahat konularında, İngilizce olarak yapılan sorgulamalara yanıt vermek için eğitilmiş bulunuyor.

Beta aşamasındaki robot, geçmiş verilere dayanarak, müşterilerin Singapur Havayolları’nın web sitesinde en sıkça arama yaptıkları sorgulamalara yanıt vermek üzere de programlandı.

Kris’in verdiği yanıtlar, müşterilerden alınan gerçek soruların çeşitlemeleri kullanılarak, yapay zeka yardımıyla, tekrarlama döngülerinden geçirilerek ince ayara tâbi tutuluyor ve böylece, müşterilerin ihtiyaçlarını hızlı ve verimli bir şekilde karşılayabilecek sohbet formatında yanıtlar verebilmesi için robotun eğitilmesi amaçlanıyor.

Singapur Havayolları, bir süredir dijital becerilerini devamlı olarak geliştiriyor ve Kris’in geliştirme çalışmaları, şirketin bünyesindeki bir takım tarafından yönetildi.

Singapur Havayolları’nın müşteri hizmetleri ve operasyonlarından sorumlu, kıdemli başkan yardımcısı Marvin Tan, Kris ile ilgili bazı bilgiler paylaştı: “Singapur Havayolları, müşterilerimize, bizlerle günün ve gecenin her saatinde etkileşime geçme biçimleri bakımından daha çok seçenek ve daha büyük bir kolaylık sunma taahhüdüne bağlıdır. Kris, bizler müşterilerimizin bizlere en sık olarak ne için ulaştığına dayanan bilgi kütüphanesini daha da geliştirdikçe, sürekli bir gelişim süreci içerisinde olacak. Müşteri tercihleri değişiyor ve bizler, Kris ile, hizmet platformlarımızı geleneksel iletişim merkezlerinin ve e-posta kanallarının ötesine doğru genişleterek geri bildirimleri dikkate alıyoruz.”

Booking.com’un Sohbet Robotu, Dünya Çapında Deneme Sürecine Girdi

Booking.com’un yeni hizmeti ve destek sohbet robotu pilot versiyonu, dünya çapında İngilizce dilinde yapılan rezervasyonları kapsayacak şekilde genişletildi.

Booking Asistanı, müşteriler tarafından en sıkça sorulan soruları tespit etmek için doğal dil işleme teknolojisini kullanıyor.

Bu sorular arasında ödemeler, ulaşım, kalkış ve varış saatleri, tarih değişiklikleri, iptal talepleri, otopark bilgisi, ilave yatak talepleri, evcil hayvanlarla ilgili düzenlemeler, Wi-Fi ve internet erişilebilirliği ve bunların yanı sıra geniş bir karşılama ve teşekkür mesajları yelpazesi gibi başlıklar yer alıyor.

Booking Asistanı, patentli Yapay Zeka teknolojisini, şirketin müşteri hizmetleri desteğiyle birleştiriyor. Sohbet robotu hâlihazırda, müşterilerin “konaklamalar ile ilgili” sorularının %30’una beş dakikadan daha kısa bir süre içerisinde otomatik olarak yanıt verebiliyor.

Booking Asistanı, kendi başına çözemeyeceği bir soru tespit ettiğinde, yapılan sorgunun doğasına bağlı olarak, Booking.com müşteri hizmetleri ekibinden veya söz konusu mülkten destek alıyor ve bu tarafların yanıtını, yapılan yazışmaya doğrudan aktarıyor.

Şirketin 26 ülkeden 19,000 gezgini kapsayan araştırması, bu kitlenin yarısının, soruları cevaplandığı sürece gerçek bir kişiyle veya bir bilgisayar ile muhattap olmakta bir sakınca görmediğini belirledi.

Booking.com’un küresel müşteri hizmetleri direktörü James Waters, Booking Asistanı’na dair açıklamalarda bulundu: “Yapay Zekâ, bizler için insan etkileşimini başka bir şey ile değiştirmekle ilgili değil; aksine, müşteriler için daha da kişiselleştirilmiş, anında hoşnutluk sunacak ve kusursuz bir seyahat deneyimini sağlamaya yönelik bir araç olma özelliğini taşıyor. Bizler son derece kişisel, duygusal ve karmaşık bir sektörde faaliyet gösterirken; gerçek insan etkileşimi ile verimli otomasyon arasındaki doğru dengeyi korumak, tüketici deneyiminin her aşamasında ince ayar yapmaya ve optimize etmeye, Booking Asistanı ile de dahil olmak üzere çalıştığımız bir hedef olma niteliğini gösteriyor.”

Geleneksel Seyahat Acentesi Modeli Miadını Doldurdu Mu?

Bürolarda hizmet veren seyahat acenteleri, günümüzde çok hızlı bir biçimde gelişmekte olan bir piyasanın varlığı karşısında stratejik avantajını korumayı nasıl sürdürecek?

Pazar araştırmaları şirketi Skift’in elde ettiği veriler, hâlihazırda seyahat acentelerinin sayısında sürekli bir azalmaya işaret ediyor. Nitekim, dünyanın bürolar aracılığıyla hizmet veren en eski seyahat acentelerinden birisi olan Thomas Cook, yakın zamanda 195 bürosunu kapattı. Bu gelişme, bürolarda hizmet veren seyahat acenteleri açısından günümüzün sorunlarından birine işaret ediyor.

Tüketiciler, turizm hizmetlerini bir zamanlar sadece bürolarda hizmet veren seyahat acentelerinden satın almayı seçmekteydi. Ancak bu sistem günümüzde ateş hattında. Bilgi teknolojilerinin, elektronik pazarlara aracıları denklemden çıkarmayı teşvik etmelerini sağlamasıyla birlikte, tüketicilere seyahat sağlayıcılarına daha doğrudan erişim elde etme olanağı sunulmaya başlandı.

Bunun başlıca örneklerinden birisi, British Airways ve bünyesinde faaliyet gösteren bir diğer havayolu şirketi olan Iberia’nın, Global Dağıtım Sistemleri üzerinden yapılan tüm satışlara 8 sterlinlik bir ücret getirerek tüketicileri doğrudan rezervasyon yaptırmaya yönlendirme hamlesi oldu. Doğrudan rezervasyonlara yönelim, seyahat sağlayıcılarına, tüketicilerin daha sonra ilave seyahat ürünleri ve ekstralar satın almalarını sağlamak için kullanılabilecek, işe yarar tüketici verilerini kolayca toplamasını sağlayabiliyor.

Bununla birlikte, ortada hâlâ bilgiye ve daha çeşitli turistik etkinliklere yönelik büyük bir tüketici talebi bulunuyor. Elbette Bilgi Teknolojilerine bunu sağlayabildiği için itibar edilebilir; ancak seyahat acentelerindeki insan faktörünün, daha kişiye özgü deneyimler sunduğu ve eşsiz bilgiler sağladığı ileri sürülebilir, ki bunlar gezginlerin hâlâ büyük değer vermeyi sürdürdüğü olanaklar olarak karşımıza çıkıyor.

Sonuç olarak, insan varlığı, gezginin aktif ‘danışmanı’ olması beklenen seyahat acentelerinin en önemli rollerinden birisi olmayı sürdürüyor. Fakat, seyahat bilgilerine erişim sağlamanın bir yolu olarak teknolojinin gelişimi göz önüne alındığında, insan varlığının gerekliliği sorgulamalara açık hâle geliyor.

İnternetin, doğrudan satış yapan tarafların meydana getirdiği rekabet ile dolmasıyla beraber, tüketicilere en alâkalı önerileri sunan tarafın kim olduğunu belirlemek güç bir hâl alabilir.

Avrupa Komisyonu tarafından yapılan bir ankete göre, katılımcıların %19’u, bir seyahat acentesinden gelen önerileri, seyahat planları yaparken yararlanabilecekleri en önemli ilk üç kaynaktan birisi olarak gördüklerini belirtti. Buna karşın Google’ın yaptığı bir anket ise seyahat planları yapan kullanıcıların %60’ının arama motorlarını, %36’sının ise değerlendirme sitelerini kullandıklarını gösterdi.

Ayrıca Travel Weekly tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, seyahat acentelerinden faydalanan kullanıcıların %74’ünün, kendi seyahat acentelerinin alanında uzman olduğunu düşündüklerini ve bir seyahat acentesiyle çalışan gezginlerin, özellikle 8,000$ seviyesini aşan satın alma işlemlerinde daha fazla harcama yapma eğiliminde olduklarını belirledi.

Bir seyahat acentesi için çevrimiçi platformların kullanımı endişe verici olabiliyorsa da, tüketicilerin interneti nasıl kullandıklarına yönelik derinlikli analizler, durumun pek de endişe verici olmadığını ileri sürüyor.

Google’ın yaptığı araştırmalar, acentelerin danışmanlık rollerinin bu sebeple tam anlamıyla engellendiğini ileri sürmüyor. Anket katılımcılarının %65’i, nereye veya nasıl seyahat etmek istediklerine karar vermeden önce çevrimiçi platformlarda araştırma yaptıklarını kabul ederken, %83’lük bir kesim, seyahate çıkmak konusu üzerine düşünmek adına fikir almak için sosyal ağları, video ve fotoğraf sitelerini kullandıklarını belirtti. Temel olarak bakıldığında internet, derinlikli bir bilgi alanından çok, bir fikir edinme alanı olarak değerlendirilebilir.

Seyahat acenteleri, bundan dolayı tüketicilerin interneti kullanma biçimlerini tamamlama yönemi olarak görülebilecek şekilde, bilgilerin doğrulandığı merciler olarak görülebilir. Bunun sonucu olarak, çevrimiçi dünyada erişilebilir olan, tutarsız olma ihtimali taşıyan büyük hacimlerdeki bilgilerin bir doğrulayıcısı olarak seyahat acentelerinin danışmanlık rolü, önemli bir değer alanı olarak kalmayı sürdürebilir.

Bu yöntem, gelecekte muhtemelen, tatiller için araştırma ile rezervasyon yapılırken ve tatil deneyimi yaşanırken, tercih edilen tüketici yolculuğu olacak. Seyahat acenteleri için ise çevrimiçi bilgileri doğrulayan birer merci olarak hareket edebilmeleri için yeni teknolojileri benimsemelerinin yanı sıra yeni, etkili tüketici temas noktaları ve satış kanalları geliştirmeleri önem taşır hâle gelecek.

Kişisel etkileşim de, pahalı ve seçkin seyahat ürünleri satın alan tüketiciler tarafından yüksek oranda tercih ediliyor. Dolayısıyla eğitimli ve deneyimli danışmanlardan oluşan bir ekiple çalışmak, tüm seyahat acenteleri için kritik önem taşıyor olacak. Ayrıca, tüketicilerin daha derinlikli olarak değerlendirebilecekleri eşsiz bilgiler paylaşabilmek için belirli bir alanda uzmanlaşmanın da seyahat acentelerine katkısının olacağı söylenebilir. Tüketiciler bunu daha güvenli bir seçenek olarak değerlendirebilir ve böylesi bir hamle, seyahat acentelerine, kendi seçtikleri özelleşmiş turizm alanında benzersiz fırsatlar aramaları için inisiyatif sağlar.

Ne istediklerini ve ne zaman istediklerini bilen tüketiciler arasında, doğrudan rezervasyon yaptırma eğilimi yüksektir. Bu tüketiciler ayrıca özel seyahat ürünleri ve ilave lüks kalemler satın almaya daha az yatkınlık gösterirken fiyatlar konusunda daha hassastırlar. Daha karmaşık seyahat planları arayışında olan müşterilere odaklanan seyahat acentelerinin merkezi değer alanları genişleme kaydeder.

Bunlara ek olarak, seyahat acenteleri, tüketicilerin arzularına göre tatiller oluşturmanın arzulanabilir bir aracı olarak insan varlığını korumalıdır. Bu ilave hizmet düzeyi, seyahat acentelerini daha büyük ölçekli şirketlerden ayrı bir noktada konumlandıracak, ayrıca seyahat acentelerinin miadının dolmasına engel olacak ve böylece sürdürülebilir bir stratejik pozisyonu korumasını sağlayacaktır.

Air Transat Kids Club, Havalimanlarında Zorluklar Yaşayan Ebeveynlerin Yardımına Koşuyor

Air Transat Kids Club, yaşça küçük çocukları bulunan ebeveynlere kolaylıklar getirecek olan bir dizi hizmetin uygulanması yoluyla aile boyu seyahati daha erişilebilir bir hâle getirmeyi amaçlıyor.

Söz konusu servisin sunduğu olanakların başında, ebeveynlerin uzun kuyruklardan kurtulmasını sağlayan, ailelere özel check-in bankoları geliyor. Aileler check-in işlemlerinin ardından kendi terminallerine puset hizmetinin yardımıyla gidebiliyor, böylece çocuklarını bir noktadan diğerine götürmek, ebeveynler için daha kolay bir hâl alıyor. Kids Club üyeliği, üyelere ayrıca öncelikli biniş ve bagaj alma olanakları sunuyor, böylece uzun bekleme sürelerini daha da kısaltıyor.

Ailelerin tüm üyeleri, çocukların uçakta keyifli vakit geçirmesi hâlinde memnun kalır. İşte tam da bu sebeple Air Transat Kids Club üyelerine, miniklerin eğlenceli bir uçuş deneyimleyebilmesi için içinde oyunların ve boyama kitaplarının bulunduğu, sürprizlerle dolu bir çanta da sunuluyor.

Çocuklu aileler için uçuşları keyifli bir noktaya getiren Air Transat Kids Club’a yönelik ilginin kısa sürede artış göstermesi bekleniyor.

tr_TRTürkçe
en_USEnglish tr_TRTürkçe