Paylaş, , Google Plus, Pinterest,

Yazdır

Yayınlanan:

Antakya’da Mutlaka Yapılması Gereken 10 Şey

St. Pierre Müzesi

Arkeoloji müzesine gitmişken, Hristiyanlık tarihinde çok büyük öneme sahip bu kliseyi ziyaret etmeden olmaz. Antakya irili ufaklı klişelerle dolu ama St. Pierre, dünyanın ilk kilisesi olarak biliniyor ve Hristiyan adının buradan çıktığına inanılıyor.

Uzun Çarşı – Yusuf Usta Künefe

Bugüne kadar yediğiniz künefeleri unutun! Gerçek Antakya künefesi mangalda hazırlanıyor ve bunu en güzel Uzun Çarşı’daki Yusuf Usta yapıyor. Pazar günleri kapalı.

Antakya Arkeoloji Müzesi

Mart ayından itibaren dünyanın ikinci en büyük mozaik koleksiyonuna ev sahipliği yapan bu müzeyi yeni yerinde ziyaret edebilirsiniz.

Saray Caddesi Abdo Döner

“Küçük İstiklal” olarak bilinen bu caddede Abdo Döner yemeden olmaz. Özellikle döner dürüm arasına sürülen acılı salça muhteşem.

Affan Kahvesi

Dönerin üstüne nefis bir kahve iyi gidiyor. Eskiden Fransız Konsolosluğu olan ve İnci Kıraathanesi olarak da bilinen Affan Kahvesi eskinin izlerini koruyor. Kahveyle birlikte muhallebi, dondurma ve gül suyuyla yapılan Haytalı tatlısını mutlaka deneyin!

Tarihi Meclis Binası

1939 yılında Hatay’ın Türkiye topraklarına katılması kararı bu binada alınmış. Binanın öneminden dolayı Hatay’da tüm yollar bu binaya çıkıyor.  Burası şimdilerde kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapıyor. Tarihi meclisi yol boyunca takip eden Asi Nehri’nin yanında hoş bir yürüyüş yapıp şehir merkezini gezebilirsiniz.

Sağıroğlu Kasabı

Antakya’nın kebabı meşhur ama biz kebabı bizzat kasapta yaptırmanızı tavsiye ediyoruz. Burada lahme le varka olarak da bilinen geleneksel kağıt kebabı, parmaklarınızı yedirtecek cinsten.

Musa’nın Ağacı

Bu ağacın öyküsü oldukça ilginç. Hz. Musa’nın Hıdırbey köyünü ziyaret ettiğinde su içerken asasını burada bıraktığına ve Musa Dağı’na ilerlediğine, döndüğünde ise asayı yeşermiş bulduğuna inanılıyor. Çevresi 20 metreyi bulan bu ağaç Kültür Bakanlığı’nın koruması altında. Hz. Musa ile Hz. Hızır buluştuğu nokta olarak bilinen Hz. Hızır Türbesi’ne uğrayabilirsiniz, etrafında birkaç kez dönmek adet olmuş.

Vakıflı Köyü

Türkiye’nin ilk Ermeni köyü olan ve bu özelliğini hala sürdüren bu şirin köy, Samandağ’a 4km uzaklıkta bulunuyor. Burası tam bir organik tarım cenneti ve buram buram portakal kokuyor. Vakıflı da teyzelerin yaptığı likörün tadına da mutlaka bakın ve Aziz Meryem Ana klisesini ziyaret edin.

Harbiye şelalesi

Yunan mitolojisinde Defne’nin göz yaşları olduğuna inanılan bu doğa harikasını gezdikten sonra hemen yukarısındaki Döver Köyüne çıkıp Hannuş’ta kahvaltı edebilirsiniz. Şehre bu açıdan manzaradan bakmak çok keyifli.

Kaynak: Gezlong

Gokhan ERDOGAN tarafından yazılmıştır

Çok Gezen Çok Tozan, Az Biraz Deli, Biraz da Yazan Çizen, Ucundan Web Tasarımcısı, Çılgın bi Proje Canavarı, Aa Unutmadan Az Buçuk da Fotoğrafçı.

2247 posts

2 Yorum

Bir yanıt bırak
  1. vakıflı ermeni köyüne gitmenizi kesinlikle önermiyorum. suratsız, sevimsiz , paragöz tiplerle dolu. 1 hoşgeldin demekten aciz gereksiz kibir sahibi tipler. tam 1 ticari müesseseye dönüşmüş köy. kendilerini bodrumun 1 köyünde sanıyorlar olsa gerek ki fiyatlar çok uçuk. 1 tost 1 çay 2 bardak mandalın şurubu konsantre suyuna 15 lira istediler benden. insafsızca pahalı 1 yer. ben masraf edip gitmekle hata yaptım para harcadım. sakın bu hataya düşmeyin. köy insanının sıcaklığı, dürüstlüğü ve samimiyetinden uzak karanlık suratlı insanların kendini pariste 1 kafede sanıp milletin cebini boşaltma çabaları çok saçma. sizin iyiniyetli ziyaretinizi kesinlikle haketmiyorlar. kesinlikle gidip boşa para harcamayın bu kibirli insanlara. civar köylerde çok şirin sevecen insanlar var. paranızı onlara harcayın. çünkü hakediyorlar. çok sıcakkanlılar ve köy kahvesi fiyatları geçerli. paris cafe fiyatları degil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir